Uzun zamandan beri izlemeyi beklediğim ancak az önce izleyebildiğim Looper “Tetikçi” yakın bir gelecekte, zaman yolculuğu paradokslarını inceleyen harika bir bilim kurgu.
İzledikten sonra zihnimi zorlayan ve öyküyü sorgulamamı sağlayan heyecanlı ve taptaze bir film.

Filmde 2047 yılında Amerika Kansas şehrinde elinde alaybozan adı verilen tüfekvari bir silahla başına çuval geçirilmiş elleri bağlı bir adamı vuran tetikçi Joe(Joseph Gordon-Levitt)’yu izliyoruz. Sırtında gümüş külçeler bulunan adamı bir kazanda yakan Joe için bu bir kazanç kapısıdır. Jo gibiler renkli eğlence hayatı ve uyuşturucu dolu bir yaşam sürerken, dışarıda sefil içerisinde, elinde silah bulunan herkesin kolayca adam öldürebildiği bir distopik hayat yaşanmaktadır. Zamanda yolculuk mümkündür ancak sadece Abe (Jeff Daniels) ve adamlarının kontrolündedir.

Gelecekte karanlık işlere karışmış kişiler, dev bir kazana benzeyen zamanda yolculuk kabinine bindirilerek 30 yıl geriye çekilip, looperlar tarafından vurulmakta ve gelecekte sebep olacakları suçlar ve karmaşa ortadan kaldırılmaktadır. Bir akşam Seth (Paul Dano) korkuyla Joe’nun evine sığınır ve tetikçilik yapması gereken adamın kendi yaşlılığı olması sebebiyle elinden kaçırdığını anlatır. Abe ve adamları Seth’in peşinde düşmüştür ve Joe’da arkadaşını ele verir. Gözler üzerindeyken, arkadaşının yaşadıkları kendi başına gelir.

Öldürmek için görevlendirildiği kişinin kendi yaşlılığı olduğunu görünce şaşırır ve elinden kaçırır. Yaşlı Joe (Bruce Willis) ise, ileride iktidara geçip tam bir katliam yaşatacak Rainmaker- Yağmurcu adlı kişiye daha çocuk yaştayken ulaşıp, ortadan kaldırma konusunda kararlıdır. Bir yanda konforlu yaşamına devam edebilmek için öldürmek zorunda olduğu yaşlılığı, diğer yanda filmi bambaşka bir noktaya çeken telekinetik özelliklere sahip Rainmaker- Yağmurcunun çocukluk hali genç Joe’yu ikilemde bırakır.

Film baştan sona bir bilim kurgu harikası. Zamanda yolculuk daha önce de çok defalar izlediğimiz bir konu aslında. Son zamanlarda bayat konularıyla dayatılan süper kahraman ve vizyonu dar bilim kurgu filmlerinden sonra, hem zamanda yolculuk hem de telekinetik gücün geliştirilebildiği bir gelecek fikri filmi daha da sağlam kılıyor. Yakın ve öngörebileceğimiz geleceğin tasarımında hatalar veya eksikler yok değil. Arkasında enerji panelleri ile çalışan ancak günümüzdeki hallerine benzeyen araçlar, yerden bir miktar havalanarak giden motorlar, saydam iletişim araçları, dijital kütüphane ve ileride kullanacağımızın düşünüldüğü disksiz – klavyesiz monitörler… basit görünebilir. Ancak anlatılan geleceğin günümüzden çok farklı olmaması öyküyü daha gerçekçi kılıyor. Günümüzde geliştirmeyle belli bir noktaya gelebileceğimiz telekinetik güç çok etkileyici ve sürprizli bir şekilde kullanılmış. Filmde neden var dediğim sahne, genç Joe ve Sara (Emily Blunt) ’nın yakınlaşma sahnesi oldu. Yaşlı Joe bir yanda döktürürken, Sara’nın oğlu Cid (Pierce Gagnon)’in bulunduğu sahneler filmi bambaşka bir noktaya taşıdı. Zaman zaman iki farklı öykü ve film izleniyormuş hissi yaşatmasına rağmen bütününe bakıldığında tekrar tekrar izlemek istediğim bir film olmuş Looper.
Oyunculuklar konusunda Joseph Gordon-Levitt ve Bruce Willis arasındaki karmaşık ilişkiyi izlemek şaşırtıcıydı. Bruce Willis belki bildik bir rolde ama bana ne kadar başarılı bir oyuncu olduğunu hatırlattı. Joseph Gordon-Levitt ise genç Jeo’yu canlandırmasından mütevellit görüntü olarak acayip Atilla Taş’ı andırmasına rağmen – mimik ve bakışlar konusunda abartmadığında tam bir Bruce Willis olmuş. Abe rolü ile Jeff Daniels, Sara rolüyle Emily Blunt’ın hakkını yememek lazım. Çocuk oyuncu Pierce Gagnon ise ürkütücü derecede başarılıydı.
Böyle bir film yapan Rian Johnson’ı alkışlamak lazım. Böyle bir konuyu hem yazıp hem de yönetiyor olmak inanılmaz. Gerçi kullanılan film öğeleri bildik, zamanda yolculuk, mısır tarlaları, telekinetik özellikler gibi ama izlediğimiz haliyle kullanımı gerçekten basit ve etkileyici. Film bittikten sonra kitabı var mıdır acaba diye düşünüyorsunuz ama yok. Adaleti kendi günahkar geleceklerinden sorumlu tutulan genç tetikçiler, başarısız olan tetikçiden alınan sadist işkence, genç ve yaşlı Joe’nun gelecek hakkında konuştukları kafe sahnesi, dünyanın %10’unun telekinetik güce sahip olması, deriye kazılmış olarak gelen mesajlar… aklımda kalan pek çok sahne var. Devam filmleri genelde başarısız oluyor ama ben Looper’ın öncesi ve sonrasını çok merak ettim. Belki (umarım) daha sadeleştirerek çekerler. Hala gösterimdeyken mutlaka bu filmi izleyin 🙂
★★★ Filmi İzleyenler İçin! ★★★

Filmi izledikten sonra döngüler arasında kafanız bir miktar karıştıysa, film.com’da yer alan infografik toparlamanıza yardımcı olacaktır.



