Marketing Meetup’ın Ardından neler oldu neler…
Alanında önemli isimlerden Pazarlama dünyasını dinlediğimiz “Marketing Meetup” sona erdi. “Değişim” başlığı altında ele alınan konferansta aldığım notları sizin için derledim.
Marketing Meetup, iş zekasına, analitiğe ve entelektüelliğe odaklanarak pazarlama ekosistemini geliştirmeyi amaçlayan bir konferans serisi. Yılda iki defa Nisan ve Ekim aylarında düzenleniyor.

Marketing Meetup’ın sunuculuğunu ve moderatörlüğünü bu defa Hakan Akben gerçekleştirdi. Açılış konuşmasında ana başlık olan “Değişim” konusunda şunları söyledi…
Değişim hemen her yerde karşımıza çıkıyor. Twitter’da değişimi 140 karakterde karşılamaya çalışıyoruz. Sosyal mecralarda görüyorum ki insanlar değişim içeren sözler paylaşıyor ve bu sözler tehdit dolu. Oysa değişim çok yavaş ve bu yavaşlıktan hareketle acılarla dolu. Hızlıca değişmek istiyoruz…. Değişim yavaş ve istikrarlı olmalı. Değişmek istiyorsak, sağlam nedenlere ihtiyacımız var.
Marketing Meetup

Ardından sahneye Migros Türkiye CRM Direktörü Kına Demirel Beskinazi geldi. Sunumundan aldığım notlara gelince…
Nasıl bir ortamda yaşıyorum size anlatmak istiyorum.
Migros Türkiye’nin ilk onunda bulunan bir şirket. 20.000 den fazla çalışanı var. Toplam mağaza sayısı 1.537 ve 9 milyon aktif müşterisi var. Süpermarketin lovemark’ı olarak bilinmemiz en önemli özelliğimiz. Bu hepimiz için çok değerli.
Bizler dönüşüyoruz ve değişim içerisindeyiz. Şu günlerde Migros TV’nin YouTube kanalı üzerinden ilk kadın programını yayınlayacağız. Bu hem bir yenilik hem de bizi heyecanlandırıyor.

Kına hanım günümüzün trendleri ile devam etti ve yeni nesil pazarlamacıların 5 özelliğinin açılımını yaptı.
Meraklı.
“Yeni nesil müşteriyi anlamalısınız” dedi ve hybrid müşterinin açılımını yaptı. “Müşterileri kafası kombinleyerek hayatına devam etmek istiyor. Buna Masstige adı veriliyor. H&M, Balmain ile böyle bir çalışmaya imza attı. Lüks tüketim markası Balmain ile bir koleksiyon çalıştı ve bunu kısıtılı sayıda satışa sundu. Bu ürünleri almak istiyorsunuz ve bu bir masstige deneyimi sunuyor.”
Kına hanım Uber’i de bu konuda örnek gösterdi ve Uber’in yolculuğunuzu güzel araçlarla geçirme fırsatını taksi fiyatına sunduğunu belirtti ve “bunları anlatacak ekip arkadaşlarınız olmalı” dedi.

Deneyimleyen.
Bazen çok hızlı adapte olmak gerekiyor. 20 yıl önce alanımızda televizyon, gazete ve radio kanalları vardı. Şu anda çok daha fazla deneyimleme alanı var. Web siteleri, bloglar, google, facebook, twitter, instagram, snapchat ve dijital uygulamalar gibi…
Markanızın müşteriyi nasıl gördüğünü anlamak için sosyal mecraları aktif olarak kullanın, mış gibi yapmayın, içinde olun. Yeni nesil müşteri neredeyse orada da olmalısınız, ona tercih ettiği kanallarda doğru şekilde hitap etmelisiniz.
Data Okuyucu.
Hiçbirimiz veri okumuyoruz. Tarihte başarılı olan çoğu insan bilgiyi kullanarak başarıya ulaştı. Biz pazarlamacıların zavallı durumları var. Çevremizde yakınımız olan iki kişinin fikriyle pazarlama yürütemeyiz. Veriyi içselleştirmek gerekiyor. Migros data zenginliğine sahip. Bu datayı sorgulayıp işlerimize dahil eden bizleriz. Ölçemediğiniz şey size çok para kaybettirir. Markanız tüketiciyi ne kadar duyuyor? Bunları araştırıp, veriyi inceleyerek tümü ile işlerinizi yürütebilirsiniz.
Kendinize şu soruları sorun ve cevapları üzerinde düşünün.
- Müşteriniz neden sizden alıyor?
- Müşteriniz size hangi kanallardan ulaşıyor?
- Müşterinizin markanıza ayırabileceği cüzdan büyüklüğü ne kadar?
- En değerli müşteriniz kim?
- Değerli müşterinizin kaybını nasıl önleyebilirsiniz?

Dönüştürücü.
- Bilmek önemli değil, bunları anlatmanız lazım. Pazarlamacılara çok iş düşüyor. Önceden böyle değildi ama şu anda 20 ayrı kanalı ikna etmemiz gerekiyor. Daha çok konuşmalısınız. Tüm şartların iyi olmasını beklemeyin.
- Hata yapmaktan değil, hataları tekrar etmekten korkun. Bilginizi yenileyin.
- Anlatmaktan ve tekrar anlatmaktan çekinmeyin. Bilginizi kendinize saklamayın.
- İyi bir hikaye anlatıcı olun.
- Tüm şartların iyileşmesini beklemeyin.
- Herkesin nasıl kazanacağını anlatın, bunu tüm meslektaşlarınıza anlatın.
Yeni nesil pazarlamacılar umut elçileridir.
Yeni nesil pazarlamacılar müşterisine ve firmasına onları en iyi şekilde anladığını ifade edebilen umut elçileri olmalıdır.

Ardından sahneye gelen, Think Neuro CEO’su Yener Girişken‘in Nöro Marketing sunumu ile ilgili aldığım notlara gelince…
Pazarlamanın en temel fonksiyonu insanı anlamaktır. Bunu anlamadığınız takdirde bir pazarlamacı olarak strateji geliştiremezsiniz. İnsanı anlamak istiyorsanız onun temel karar mekanizmalarını iyi bilmelisiniz. 99 yılından önce değerlendirme mekanizmaları “Algıla, Satın al ve Düşün” şeklinde idi. 99 yılından sonra Düşün, Algıla ve Satın al” olarak değişti.
Önce karar veriyor, sonra satın alma mantığına oturtmaya çalışıyoruz.
Bizler faydayla ilgileniriz, özellikleriyle ilgilenmeliyiz. Ürünün nasıl hissettirdiği, işlevinden ve özelliklerinden daha önemli. İnsanların kararları bilinç dışında gerçekleşir.
“Eski bilgi : İnsanlar rasyoneldir ve düşünerek karar verir” şeklindedir.
“Yeni bilgi : İnsanlar duygusaldır ve daha çok duygularıyla karar verir”şeklinde.
Bu bir paradigma değişimi.
İnsanları harekete geçirmek istiyorsanız duygularını harekete geçirin. Mantıksız olun, insanlar mantıklı ve rasyonel değil. Siz de öyle olun.

Marketing Meetup:
“Endüstri’nin yeni markası : Endüstri 4.0” konusuyla Siemens Türkiye İcra Kurulu Üyesi Ali Rıza Ersoy’un sunumu ilham vericiydi ve geleceğe ilişkin her ne kadar karamsar olsak bile umut ve motivasyon doluydu.
Aldığım notlara gelince…
Siemens olarak Endüstri 4.0’a öncülük yapan bir firmayız.
Endüstri 4.0’ı “Bilgi ile üretim yaparak, üretimi fabrikanın dışına çıkarmak.” olarak tanımlayabiliriz. Google’a baktığımızda bu konuları yoğun olarak konuşmaya Kasım 2015’de başladık. Günümüzde doğu batının gücünü ele geçirmiş durumda ve Çin lider. Batı olarak esnek hatlar yapmalıyız. Hattın hızını kesmeden üretim yapmalıyız. Eğer batı krallığı ele geçirecekse bunu yapması lazım.
Üretimi daha ucuza yapmalıyız. Sistemden insanı çektiğinizde sistem ucuzlar ve mükemmelleşir.
Ersoy, “Endüstri 4.0” için “bu bir devrim değil evrim” dedi ve 8 madde ile açılımını yaptı.
Siber Fiziksel Sistemler
Geleceğin tüm hatları üç boyutlu sistemde geliştirilecek. Bu çok daha hızı getirecek. Simülasyon tekniklerini kullanmaya başlayacağız.
IoT
29 milyar nesne 2020’de birbirine bağlı olacak. Her birimizin birer IP’si olacak. Yoğun etkileşimi ancak bu şekilde yönetebiliriz.
Robotlar Otonom
Birbirleri ile iletişim halinde olan robot sistemleri var. Biz şu anda bunu yapıyoruz. Tüm bunları kişiselleştirilmiş beklentilerinizi karşılamak için gerçekleştiriyoruz. Geleceğin fabrikalarının adı Light Out Factories olacak. Mavi yakalıya bir ömür aynı vidayı sıktırarak ona kötülük yapıyoruz. Geleceğin fabrikalarında robotların karanlıkta 24 saat çalıştığı fabrikalar olacak. Bunları bozkırlara kuracağız.
Big Data ve Analiz
Şimdiye dek hiçbir şey 50 kat hızla artmadı. İvmelerin yükseldiği bir çağda yaşıyoruz. Çok gelişmik analitik sistemlere ihtiyaç duyacağız. Datayı işe dönüştürmek bir zorunluluk.

Cloud
Cloud kullanmak tavsiye değil gereksinim oldu. 2020 yılında, üretilen datanın %35’nin cloud’ta olacağı var sayılıyor. İşimizi cloud’a taşımak için hemen ilgili planlamaları yapmalıyız.
Augmented Reality
Artırılmış Gerçeklik 4.0’da daha çok işimize yarayacak. Bunların hepsi günümüzün teknikleri ve teoriden çıktı.
Cyber Security
Siber güvenlik konusu çok önemli. Data güvenliği çok kritik bir noktada. Gelecekte bir hacker iyi niyetli bile olsa 10 kat daha fazla riske sebep olacak.
4.0 çok soğuk ve elektronik gelebilir oysa felsefi boyutta insan ve gezegen sever. İnsana insanca yaklaşıyor, daha az enerji ve dünyayı tüketerek üretim yapmanızı sağlıyor. Üstelik, akıl, öngörü, problem çözme gibi insani özellikleri ön plana çıkıyor.

Ersoy, ilham, umut ve motivasyon dolu konuşmasında Endüstri 4.0 konusunda günümüz çalışmalarından ve gelecekte ülke olarak bizi bekleyen gelişmelerden de bahsetti ve bu konuda geliştirdikleri Endustri40.com platformundan bahsetti ve herkesi “Bu yolculukta ben de varım” demeye davet etti.
Devlet, ilkbahara kadar Türkiye’nin 4.0 yol haritasını açıklayacak. Türkiye’nin Endüstri 4.0 yol haritası açıklandıktan sonra teşvikler gelecek. Endüstri 4.0 sayesinde orta gelir tuzağını aşma fırsatını yakayacağız. Komşu ülkelerden daha fazla endüstriyel güce ve eğitimli genç nesile sahibiz. Gençler artık markalı gömlek peşinde koşmuyor gençler artık bunları üretiyor. 9 yaşındaki çocuklar “maker çocuk” hareketi ile artık 3 saatte kodlamasını tamamlayıp ürün geliştiriyor. Bu jenerasyon, 4.0 fabrikalarını yönetiyor olacak.

Marketing Meetup:
Fujitsu Türkiye Pazarlama Direktörü Meltem Yeğen “Dijital dünyada dönüşen pazarlama trendleri” sunumundan aldığım notlara gelince…

Yeni nesil müşteri kontrol onda olsun istiyor. Müşteri deneyimi temel zorunlu noktalardan biri olacak. Yıllara göre teknoloji gelişimi eğrisine baktığımızda süreç bizi bambaşka bir yere sürüklüyor ve bizi derinden etkiliyor. Müşterilerin satın alma yolculuğu karışık. Teknoloji iç görü edinmemizi kolaylaştırıyor.
Tüketiciler artık tercihlerini yaparken dijital ayak izlerini ve satınalma verilerini bırakıyor. Pazarlamacılar açısından bu çok değerli. Bu ayak izlerine iç görü oluşturmak için çok değer veriyoruz. Dijitalleşme pazarlamacıların işini zorlaştırdı ama dertlerine de deva oldu. Bu sayede müşteri iç görülerini çok kolay anlayabiliyoruz. Müşterinin aklındakileri müşteri kadar hızlı düşünüp, gerekli yanıtları vererek ilerlemeliyiz.

Stratejiniz olmazsa yapılan çalışmalar bir işe yaramaz. Pazarlamacılar birer mühendis gibi çalışmaya başladı. Dataları anlamlı verilere dönüştürüp doğru iç görülerle işleyerek sunmak bir zorunluluk haline geldi. Pazarlamacının bir stratejisi yoksa kullandığı araç gereçlerin de bir önemi yoktur. Beklentiler çok yüksek ve veriler çok fazla. Strateji olmazsa olmaz…
Yeğen, geleceğin pazarlaması için başarı stratejisini aşağıdaki formülle açıkladı.

Bireylere ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyor. Kişiler kurumların önüne geçti. Kurumların içindeki kişiler önemli bir hale geldi. Kişiselleştirilmiş bilgi ve çalışmaya sahip çıkıyoruz. Bireyselleşme bir sonraki aşamaya geçmede çok önemli. Kişiselleştirilmiş veriler daha çok ilgi görüyor.
Fikir liderleri ile yapılan kampanyalar 5,2 kat daha güçlü. Fikir liderleri olarak anılan kişiler sıradan insanlar ve bir anda fenomen hale gelebiliyorlar. Yeni trendde fikir liderleri her alandan sesini duyurmaya çalışan kişiler olabilir.
Şirketlerin yarattığı marka algısının önemi artıyor.
Geleceğin Pazarlaması konusunda kullanılabilecek temel strateji formülü aşağıda.

Kreatif Veri
Kreatif veri, müşteri ve pazar iç görüsü toplama konusunda ufuk açıyor. Markalar tüketiciyi anlamak için veriye büyük önem veriyor. Big, smart, small data derken artık ‘Usable data’ diye bir kavram duymak üzereyiz. Yeğen, “yeni nesil deneyimler için hepimizi farklı şeyler bekliyor” dedi. Sanal gerçeklik ve deneyim pazarlaması konusunda ise “The next Rembrand” projesini örnek olarak gösterdi.
Yapay Zeka
Yeğen bu konuyla ilgili olarak editörlük tarihe karışabilir dedi ve “Automated insights” ın “Let your data tell it’s a story” örneği ile yapay zekanın otomatik içerik oluşturma konusundaki çalışmasını özetledi.
Adaptif yaratıclık & Programatik yaratıcılık
Ayak izlerimizi toplayan ve iç görülerimizi anlayan markaların geri dönüş verdikleri bu alan geleceğin pazarlamasının önemli bir bölümünü oluşturacak.
Topluluk pazarlaması
Niche toplulukları özel ve önemli. Burada marka temsilcileri önemli konumda ve etkileri önemsenmeli.
Yeni Deneyimler AR / VR / IoT
Yeğen sanal gerçeklik ve deneyim pazarlaması konularının güncel uygulama örneklerine değindi. Pokemon Go ve cam teknolojisinini gelişimi ile alakalı “The field trip to mars” projelerini örnek olarak gösterdi.
Etkinlik ile aldığım notların bir kısmını bu yazımda sizlerle paylaştım. Geri kalan kısımları farklı yazıların içerisine kararak derliyor olacağım.
Fayda görmeniz dileğiyle.



