Bu cuma vizyona girecek Non-Stop ile kemerlerinizi bağlamaya hazırlanın.
Beyazperde.com un ön gösterim olanağı ile izleme şansı bulduğum film, 1 saat 46 dakikalık süresi boyunca sizleri gerilimli bir hayatta kalma mücadelesinin şüpheci kuytularına çekmeye aday.
Filme kahramınımız Bill Marks’ın (Liam Neeson) gözünden dahil oluyoruz. Kendisi yıkılmış bir evliliğin ardından kendisini alkole vermiş ve Hava Kuvvetleri’nden emekli olmuş bir asker.

Hava polisi olarak çalıştığı bir havayolu şirketinde yeni görevine bütün bıkkınlığı ve isteksizliği ile uçuşa dahil oluyor. En az onun kadar kuşkucu ve şüpheci baktığımız yolcular ise uçağa bir bir yerleşiyor. İngiltere’ye doğru yola çıkan uçağın havalanmasıyla birlikte Bill’in telefonuna, “her 20 dakikada bir uçaktaki yolculardan birinin öleceği” mesajı geliyor. Gördüğü herkese potansiyel suçlu olarak bakan Bill, yerden 12.000 metre yükseklikte içinden çıkılması zor bir bulmacanın ipuçlarını yakalamaya çalışıyor.

İlk 20 dakikada biri ölünce panik başlıyor çünkü yol uzun ve iniş yapılabilecek yakın bir yer yok. Hava korsanın 150 milyon dolar yatırılmasını istediği hesap numarası kendisine ait olduğu ortaya çıkınca işler iyice karışıyor. Bil, uçaktaki hava korsanını yakalamaya çalışırken kendini uçağı kaçırmakla suçlanan kişi olarak buluyor.

Non stop, gerilim dozajı gittikçe yükselen ve içimizdeki şüpheyi her daim canlı tutan bir film. İlk sahnesinden itibaren kendimizi Bill ile özdeşleştirip, sahnelere ve karakterlere hava polisi gibi gibi bakmaya başlıyoruz. Kuşkusuz bu duruma sebep, İspanyol yönetmen Jaume Collet-Serra’nın tekniği. Hitchcock filmlerinde olduğu gibi hava korsanının kim olduğunu tahmin etme çabamız, filmin nefes aldırdığı sahnelerde açığa çıkıyor. Zamanla yarışa girilen bu klostrofobik yolculuk ve hayatta kalma mücadelesi zevkle izleniyor.

Uzun zamandır kendisine kötü filmler seçen Liam Neeson, bir aksiyon yıldızı olarak tekrar geri dönüyor. Bu tür filmler için alternatifi yok. Sağlam, yalın, güvenilir ve etkili… Uçak yolcularından Jen Summers rolü ile Julianne Moore ise her zamanki gibi başarılı. Diğer oyunculuklar ise ortalama bir çizgide.
Non-stop, Jaume Collet-Serra ve Liam Neeson’ın Unknown & Kimliksiz’den sonraki ilk buluşması. Bu ikili yine başarılı bir film ortaya çıkarmış. Aksiyon ve gerilim sevenler kemerlerini sıkı bağlasın ve bir iki mantık hatası dışında sağlam bir film izleyeceklerini unutmasın ☺
Not : Filmde yoğun bir mesajlaşma trafiği oluyor. Telefon erkanına gelen mesajların Türkçe oluşu, izleyici olarak filme odaklanmam konusunda oldukça etiki oldu. Küçük bir detay ama bence önemli.

Şimdiden iyi seyirler.

Ön gösterim şansı yakalamak, yarışma ve duyurulardan habersar için Beyazperde.com’un sosyal hesaplarını takip edebilirsiniz.



