The Amazing Spider-Man vizyona girdi. 3D teknolojisini başarıyla kullanmasıyla dikkat çeken film bu kez yeni bir oyuncu ve yeni bir hikayeyle karşımıza çıktı. İşte Peter Parker’ın nasıl örümcek adam olduğunu anlatan İnanılmaz Örümcek Adam!

Sam Raimi’nin 2002’den bu yana üç filmlik serisinde Tobey Maguire’ın canlandırdığı Örümcek Adam süper güçleri olan, ancak ezik ve kırılgan bir karakterken; Marc Webb yorumuyla Andrew Garfield’lı yeni Örümcek Adam sempatik, cool ve insancıl. 136 dakikalık uzun anlatımıyla zaman zaman sıkan filmin gelelim konusuna.
Küçük bir çocukken annesi ve babası tarafından terk edilen Peter Parker (Andrew Garfield), Ben Amca (Martin Sheen) ve May Teyze (Sally Field) tarafından büyütülür. Gittiği okulda zaman zaman tartaklanan ancak bundan yılmayan bir öğrencidir. Gwen Stacy(Emma Stone) ise hem güzel hem de akıllı bir genç kız olarak Peter’ın gönlünü kazanır. Evde yaşanan su baskının ardından depoda babasına ait bir çanta bulunca içini kurcalar ve babasına ait gizli evraklara ulaşır. Bundan sonrası internette google’lamaya kalır.

Ailesinin izini süren Parker, bir anda kendisini devasa bir araştırma şirketi olan Oscorp’ta bulur. Burada gizlice daldığı mükemmel bir şifreleme sisteminin olduğu kapıyı açarak içeri girer ve bu odada kendisini bir örümceğin ısırmasıyla mutasyona uğrayarak üstün yeteneklerine kavuşur. Peter yeteneklerini keşfederken, kafasındaki soru işaretleri artar ve babasının eski ortağı Dr. Curt Connors’a (Rhys Ifans) kendisi ve ailesi hakkında sorular sormaya başlar. Bir kolu dirseğinden itibaren eksik olan Dr. Conners’ından hem geçmişle ilgili bilgi alır hem de babasının evraklarında yer alan formülü paylaşır.

Formülü üzerinde deneyen Dr. Conners filmin kötü karakteri kertenkele olarak başkalaşır. Ben amcasının bir hırsız tarafından öldürülüşüyle sokaklarda katili arayan, Peter artık başkalaştığında canavarlaşan kertenkele ile de mücadele etmek zorundadır. Sonrasında olaylar olaylar…

Yeni bir oyuncu ve yeni bir hikaye ile yola çıkan ‘İnanılmaz Örümcek Adam’, acıklı hikayesi, durağan anlatımı ile 17 yaşında bir gencin kahraman oluşunun öyküsünü başarıyla anlatıyor. Güçlü görünmeye çalışan ama duyguları bakışlarından okunan Andrew Garfield’ın Örümcek Adam’a bir ruh getirdiği gerçek. Gwen Stacy rolüyle Emma Stone, korkusuz ve akıllı bir kadın karakter olarak parlıyor. Ürkek ve narin, kurtarılmayı bekleyen kız arkadaş karakterinden sıkılmıştık 🙂 Yeni örümcek adam karakteri daha insancıl. Sevgilisine güveniyor, aralarında sır yok – gerekli gördüğü zamanlarda maskesini çıkarmaktan korkmuyor.

Raimi’nin serisinde ‘Yeşil Işın’, ‘Doktor Octopus’, ‘Venom’ ve ‘Kum Adam’ı izlemişken bu defa kertenkele ile tanıştık. Mutasyon sonucu gücün karanlık tarafına geçen Dr. Curt Connors rolüyle Rhys Ifans da oldukça başarılıydı. Captain Stacy rolüyle Denis Leary’nin de filme değer kattığı muhakkak.
Filmde kullanılan 3D teknolojisine gelince, son zamanlarda kullanılmamasının daha iyi olduğunu düşünmeme rağmen dövüş sahneleri ve örümcek adamın gökdelenlerde tur attığı sahnelerde farklılık yarattığı bir gerçek. İzlerken ürperip, heyecanlanıyorsunuz.
Genele baktığımız zaman ise süreyi fazla uzun buldum ve sıkıldım. Öykünün bir başlangıç hikayesine ihtiyacı olabilir ama sonraki film için merak duygusu bende uyandırmadı. Nihayet Tobey Maguire’dan kurtulmuş olmak, kadınlara hitab eden bir örümcek adamla karşılaşmak güzel ama sonrası için acaba ne olacak algısı yaratılmadığı sürece tüm bunların pek de önemi yok. Üst üste izlediğimiz Marvel hikayeleri bir süre sonra birbirlerine benzemeye başlayınca gereksiz ve içi boş geliyor. Sonuç olarak film uzun süresine rağmen hoş bir seyirlik. İzlemek isteyenlere iyi seyirler diyerek altyazılardan sonra ek bir sahne olduğunu belirtmek isterim 🙂


