Ragıp Savaş’la yeni filmi üzerine…

2 Nisan’da vizyona girecek “Herkes mi aldatır” filminin başrol oyuncularından Ragıp SAVAŞ ile hayata dair sohbet ettik. Bu sohbette hem filmden hem de filme konu olan aldatmak üzerine bir söyleşi yaptık.  İlgiyle okuyacağınızı umuyorum 🙂


Ragıp Bey, sizi daha önce tiyatro oyuncusu olarak tanıdık. Daha sonra sinemayla birlikte dizi oyuncusu olarak kariyerinizi devam ettirdiniz. Bir süredir sizi “Sen Harikasın” dizisinde izliyoruz. Burada karısını çok seven ve ona bağlı eşi canlandırıyorsunuz. Oysa son filminiz “Herkes mi aldatır” da çapkın ve aldatan bir koca rolündesiniz.

“Sen harikasın” dizisindeki karakterden “Herkes mi aldatır” a keskin geçiş sizi nasıl etkiledi?

Seyirciyi etkilemiş olabilir ancak bir oyuncu olarak benim için zor olmadı. Zaten oyuncunun yapması gereken bu her rolde farklı karaktere bürünebilmek o yüzden benim için çok keskin bir geçiş olmadı. Seyircinin gözünde eşine insanüstü sabır gösteren bir eş rolündeyim 🙂 Tabii orada da bir mizah da var, eşinin üzerine çok düşen bir kadın var ki, gerçek hayatta öyle bir kadın olduğunu sanmıyorum. Mizah yüzünden biraz abartılı her şey. Ama dediğim gibi seyircinin gözünde çok abartılı bir geçiş olsa bile benim için çok keyif verici bir rol, farklı tipte karakterleri oynamaktan büyük keyif alıyorum ve doğrusunun da bu olduğuna inanıyorum. Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunuyum, aynı yıl kurulan Bakırköy Belediye Tiyatrolarının kurucularından biriyim. Bu sene tiyatroda 20. senem ve bugüne dek 30 oyunda rol aldım. Tiyatro kariyerime de böyle devam ediyorum. Şu anda 3 yıl önce kurduğum İzmit Sanat Merkezi ve İzmit Sanat Tiyatrosunun Sanat Yönetmenliğini yapıyorum ve bundan büyük keyif alıyorum. Birilerini yetiştirmek onlara bir şeyler öğretmek, sonrada onları sahnelerde görebilmek büyük mutluluk. Paylaşmak, öğrendiğini öğretmek lazım. Sanat açısından Türkiye’de bu eksik.

Film bize ne anlatıyor? Canlandırdığınız karakter nasıl biri ve hikâyeyi nasıl destekliyor?

Hakan çok zengin bir adam. Holding sahibi iyi bir ailenin çocuğu, hoş bir eşi var fakat sekreteriyle eşini aldatıyor ve eşinin takibi sonucunda yakalanıyor. Bu, Hakan’ın eşini ilk aldatması değil, Hakan bunu hep yapıyor… Aslında şu anda bu zamanda etrafımızda çok gördüğümüz hikayeler bunlar. Üstelik sebebi de yok, mutsuz da değil, eşini çok seviyor ama bu aldatmasına engel değil. Hikayede başka aldatan çiftler de var. Zaten film aldatmayı sorgulayan bir film.  Elbette ki  bu   durum eğlenilecek bir durum değil,    aldatan için de aldanan için de kötü. Bu bir sinema olduğu için travmatik ve psikolojik yanlarını irdelemedik, daha eğlenceli yanlarını göstermek istedik. Film bir durum komedisi ve kara mizah var işin içinde. Biraz da kadın – erkek ilişkilerine ve aldatmanın sebeplerine dair  mesajlar veriyor.

Bu karakteri oynamak hangi yönlerden zordu?

Bana zor gelmedi. Eşcinsel rolü de olabilirdi bu, deli veya sapkın bir rol de olabilirdi.   Rolü nasıl oynayacağım gibi kaygılarım olmadı. Rolünüze hazırlanıyorsunuz ve oynuyorsunuz. İşim bu benim…

Geçen hafta bir magazin programında daha önce pek çok defa sevgililerimi aldattığımı söyledim ve bu olay oldu. Magazin basını da elbette ki bu konunun üzerine çok gitti. Kırk yaşında evlendim, dört yıl oldu ve dönüp baktığım zaman şunu gördüm; geçmişi sorguladığımda ne yazık, ben kimseyi yeteri kadar sevememişim o dönemlerde sevseydim gerçekten aldatmazdım. Akrep burcuyum, sevdiğim zaman gerçekten severim ve o söylediklerim aslında biraz kendime acıma duygumun dile getirilmesiydi. Bir dönemi çok eşli yaşadım ve bunları söyleyince de ortalık karıştı. “Ragıp savaşmamış – sevişmiş, herkesi aldatmış” diye dillerde sakız olmaya başladı. Magazinin diline düşünce durum bu hale getiriliyor…  İnsan sevdiği zaman aldatmaya ihtiyaç duymuyor. Aldatma hikayesi dipsiz bir kuyu maalesef ama artık kadınlar da aldatıyor. Sonuçta erkeklerin eşlerini aldattıkları partner de bir kadın 🙂

Oyunculuk gözleme dayalı bir meslek…

Çevrenizde canlandırdığınız karaktere yakın birileri var mı? Bu kişilerden esinlendiniz mi?

Tabii var. Çok görüyorum, tanışıyorum. Özellikle Özal döneminden sonra bir gecede ortaya çıkan zenginler, parasının limitini bilmeyenler hayatlarına birden sihirli değnek değmişçesine zengin olan kişiler üç dört eşle birlikte yaşıyorlar. Aldatanlar, dost tutanlar, tek gecelik ilişkiler yaşayanlar da var ama bunlar daha çok, çok eşli yaşamayı tercih ediyorlar. Görsel ve yazılı medya, internet her şey seks satıyor, izliyoruz… Kadınlar ve erkekler kliplerde çıplak, dizilerde ensest hikayeler var. Özellikle erkekler seksi çok düşünür. Seks, görsel olarak sürekli göze sokulduğunda insanların seks isteğinin artmasına ve dolayısıyla da aldatmalara yol açıyor. Dış etkenler çok fazla. Ama bu tabi ki aldatma sebeplerinden birkaçı. Daha o kadar çok aldatmaya dair sebep ve durumlar var ki…

Bir yakınınız size eşini aldattığını söylese ona ne tür tavsiyelerde bulunurdunuz?

Hiç girmem o toplara Çünkü ofsayt’a düşürür bu konular fena halde. Çok üzülürüm belki, ama karı – koca arasına girilmez. Sonra onlar barışırlar ve kabak sizin başınıza patlar.

Evli bir erkeğin özgürlük sınırları nerede başlar ve biter?

Erkeğin, karısıyla olmak dışında seksüel anlamda bir özgürlüğü yok zaten. Belki geç evlendiğim için rahat konuşabiliyorum bunları. Evlenmeden önce her anlamda ilişkilerimde doygunluk yaşadım ve epey tecrübeliyim. Erken evlenenler sıkıntı yaşıyor ve erkeğin bu konuda bir özgürlüğü yok. Bu olgunluğa sahip değilseniz o zaman evlenmeyeceksiniz. Tek eşli yaşayacağım, çocuk sahibi olacağım demek  ve karar vermek gerekiyor. Ben, kendimi eşime ve çocuğuma adadım, bu da ayrı bir keyfi ve zevk. Hani derler ya “Kırkından sonra azanı teneşir paklar” diye aslında bunlar doğru, çok erken evlendiğinde ten bıkkınlığı – ruh bıkkınlığı olabiliyor bazen…

Çocuk sahibi olmayan bir erkek daha mı kolay aldatır?

Çocuk insanda farklı bir duygusallık yaratıyor tabi ki. Çocuk sahibi değilseniz o sorumluluğu yüklenmeden belki daha kolay aldatabilirsiniz. Çocuğunuz olunca aranızda kuvvetli bir bağ oluyor ve doğal olarak, sürekli onu- ailenizi düşünüyorsunuz.

Anlayışlı partner karşısında eş daha mı kolay aldatır? Eşin durumu kabullenmesi aldatmayı meşru kılar mı?

Tam tersi anlayışlı kadının aldatması daha zordur. Erkeği çok sıkıştıran, erkeği anlamayan kadınların eşleri daha çok aldatır. Erkek ne kadar çok sıkıştırılırsa aldatma potansiyeli o kadar artar, mutsuzlaşır… Yani erkeği evlendiği zaman tamamen eve kapatmamak gerekiyor. Haftada bir gün, iki gün serbest bırakmakta fayda var. Erkek sohbeti denen bir şey var; küfür, maç, içki sofrası… Evlilik denge meselesi, evlilikte dengeyi kurarsanız her şey yolunda gider. Evlilik bir gemi ise bu geminin kaptanı kadın. Kadın çok baskıcı, hesapçı ve sıkıcı olmaya başlarsa bir süre sonra sevgisizlik ve bıkkınlık yaratıyor ve bu defa erkek başka arayışların içerisine girebiliyor.

Son zamanlarda çok tartışılan bir konu “İngiliz bilim adamlarına göre zeki erkekler aldatmıyormuş” bu fikre katılıyor musunuz?

Kıyaslama yaparsak bu çok normal. Kültürsüz – eğitimsiz kişilerin aldatması daha kolay olabilir. Onlar, işin duygusal travmatik tarafını düşünmedikleri için daha kolay aldatıyor olabilirler. Zeki erkekler aldatmıyormuş lafı bana saçma geldi. Bence zeki insanların aldatma potansiyeli daha yüksektir. Karısını aldatmayan erkek yoktur, aldatamayan erkek vardır derler ya o misal yani.

Aldattığını kabul etmek mi, inkar etmek mi daha zor?

Kabul etmek zor tabii ama doğru olan da bu. Allah korusun insanların başına geldiği zaman gerçekten zor bir durum. Şöyle bir şey var, belki diğer toplumlar için de bu durum söz konusu… Adam aldatıyor ama bir yandan karısını da seviyor. O benim karım, namusum onunla da birlikte olurum ama dışarıda da bir hayatım var  ve isteğim kadınla da birlikte olabilirim gibi acayip bir düşünce içerisine giriyor. Aldattığı zaman, insanın gerçekten bunu itiraf etmesi lazım. Ben aldatıyorum ama karıma niye söyleyeyim ki! Onu seviyorum hala diyenler var. Aldattıysan eğer, sevgin bittiyse ve aldatmaya devam ediyorsan zaten bu ilişkiyi bitirmek zorundasın. İstemediğin biriyle aynı ortamda bulunmak, sevişmek aynı yatağı paylaşmak çok anlamsız. Bir şey devam etsin diye devam ettirilemez, zor olan kabul edip bunu söylemek ve doğru olan da bu.

Aldatılan kişi daha mı kolay aldatır?

Kişiye göre değişir. Bunu duyup, karım – kocam beni aldattı, bende karşılığını vermeliyim demeyecek bir sürü düzgün insan var çevrede. Kadınlar aldatsa bile neden aldattığının altında affedilebilir sebep vardır. Aldatmanın affı olmaz ama kadın aldattığında biliriz ki ya kadınlığını unutmaya başlamış, ya da ona kötü davranılmış… Toplumumuzda öyle adamlar var ki… Neden lezbiyenlik bu kadar arttı? Bence bunun en büyük sebebi, erkeklerin kadınlara kötü davranmasıdır. Lezbiyenlik sadece seksüel değildir, duygusal da bir durumdur aynı zamanda. Birbirine dokunmak, anlamak, sarılıp ağlamak… Artık kadınlar birbirlerinden medet umar hale geldiler. Erkekler daha hayvani dürtülerle aldatıyorlar, erkek karısını çok sevse bile başka kadınlarla birlikte oluyor. Niye diye sorulduğunda, canım çekti diyebiliyor ama kadınlar bunu yapmaz. %80’i bence yapmıyordur, ama kadınların aldatmalarının altında mutlaka inandırıcı bir hikaye vardır erkeklere oranla.

Aldatmak hangi değer yargılarımızı sorgular?

Aldatma durumunda erkek çapkın, kadın ise kötü olarak adlandırılıyor. Kendim olarak baktığımda, toplum değerlerinden çok kendi değer yargılarımla, kendimi sorgularım. Bu durum en çok psikolojik durumumu etkiler.

Evlilik rekabeti öldürür mü?

Bence tam tersi. Ben evlendikten sonra kadınların daha fazla ilgisini çekmeye başladım. Bu durum ünlü olmamla ilgili değil, bir gece kulübüne yalnız gidersiniz sağa sola bakarsınız kimse sizinle ilgilenmez, ama iki tane kadınla gittiğinizde bütün kadınlar size bakar. Kişi kendine bekar iken de bakabilir, evliyken de… Bu yapıyla alakalı. Ben, kendime iyi bakamaya çalışan ve görüntüsüne dikkat eden biriyim.

Filmin adı “Herkes mi aldatır” buna katılıyor musunuz?

Herkes aldatmaz ama istisnalar da kaideyi bozmaz. Başkalarının adına böyle bir şey söyleyemem ama herkesin aldatma potansiyeli çok yüksektir. Elbette ki, çok düzgün yaşayan, birbirini seven çiftler var. Mesela benim annem ve babam. Ben babamla bu konuyu konuştum ve merak ediyordum, dedim ki “annemi hiç aldattın mı?” Cevabı hayırdı. Zaten bunu çok net olarak görüp, hissedebiliyordum da…

Röportaj için çok teşekkür ederim.

Rica ederim, ben de çok teşekkür ederim.

  7Yorum

    • Fundalina Fundalina   •  

      Teşekkür ederim Yunus 🙂

  1. Avatar ems   •  

    çok iyi 🙂

  2. Avatar esra   •  

    süper olmuş!: )

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir