Haziran ayı yaz sezonuna girdik demeden hem gözümüzü doyurdu hem de gönüllerimizi. Bakalım Temmuz ayında neler izleyeceğiz.
Only God Forgives & Sadece Tanrı Affeder
İlk hafta, Drive ile sevdiğimiz Nicolas Winding Refn’in yazıp – yönettiği gerilim dolu bir intikam hikayesi var.
İşlediği cinayet yüzünden Bangkok’ta sürgün hayatı yaşayan Julian (Ryan Gosling) kardeşi ile işlettiği boks kulübümde uyuşturucu ağı kurmuştur. Birlikte çalıştığı kardeşi Billy (Tom Burke) bir genç bir kızı öldürür ve ortalık karışır. Kısa süre sonra Billy’de intikam meleği olarak anılan emekli polis Chang (Yayaying Rhatha Phongam) ‘ın onayıyla kızın babası tarafından öldürülür.
Fragmanından da anlaşılacağı üzere oldukça sert bir film bizleri bekliyor.
The Lone Ranger & Maskeli Süvari
Karayip Korsanlarının yönetmeni Gore Verbinski, Jerry Bruckheimer’ın yapımcılığını üstlendiği eğlenceli bir western aksiyon filmi ile karşımızda.
Kızılderili ruhani savaşçı Tonto (Johnny Depp) ve hukuk adamı John Reid (Armie Hammer) bir araya gelerek yolsuzluklara karşı gelmek ve adaleti sağlamak için çalışıyor.
İkinci hafta zorlama bile olsa izleyebileceğiniz iki film var.
The Internship & Genç Çıraklar
Vince Vaughn ve Owen Wilson beni her zaman güldürmüştür. Bu defa yine bir komedi filminde bir araya gelmişler.
Billy ve Nick iki pazarlama elemanıdır ancak iş hayatının yeniliklerine ayak uydurmakta zorlanınca işsiz kalırlar. Bir plan yaparak google’a başvurmaya karar verirler ve eğlence başlar. Buraya sadece alanlarında çok zeki ve genç insanların çalıştığını gören ikili kendilerini kanıtlamak için yoğun bir çabaya girişirler. Yönetmen koltuğunda en son Çelik Yumruklar’da gördüğümüz Shawn Levy var. Kendisi hem kötü bir oyuncu hem de orta karar bir yönetmen. Çelik Yumruklar gibi kült olabilecek bir filmi orta karar bir hale dönüştürmüştü, bakalım bu defa ne yapacak.
Gerçek bir hikayeden uyarlanan kara mizah – aksiyon türündeki filmde başrolleri Mark Wahlberg, Anthony Mackie’nin ve Dwayne Johnson paylaşıyor.
Vücut geliştirme salonunda antrenör olarak çalışan Daniel Lugo (Mark Wahlberg) ve Adrian Doorbal (Anthony Mackie) düşük maaş ve olumsuz iş koşulları yüzünden bunalmıştır. Bir gün zengin müşterilerini kaçırarak, zengin olma hayaliyle bir plan yaparlar. Hapisten yeni çıkan Paul Doyle’u (Dwayne Johnson) da yanlarına alarak planı gerçekleştirirler ancak birden işler sarpa sarar.
Yönetmenliğini Michael Bay’in üstlendiği film hoş bir eğlencelik olabilir.
Üçüncü hafta bomba gibi…
Pacific Rim & Pasifik Savaşı uzun zamandan beri beklenen aksiyon dolu bir bilim kurgu.
İnsanoğlunu ve dünyanın temel kaynaklarını yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakan Kaiju isimli yaratıklar denizin altından gelmiş ve canlı nüfusu yok etmeye başlamıştır. İnsanları kurtarabilmek için tek çare olarak üretilen dev robotlar ise bu felaketi durdurmaya çalışır. Jeager adı verilen bu robotlar talimatları iki pilottan alan ve onların beyin gücüyle çalışan güçlü ve donanımlıdır. Pilotların bu robotları kullanırken birbirlerini iyi tanıması ve ortak hareket etmesi şarttır.
Charlie Hunnam, Idris Elba ve Charlie Day’in başrollerini paylaştığı film, ünlü yönetmen Guillermo del Toro’nun imzasını taşıyor. Konusuyla olduğu kadar fragmanını da etkileyici bulduğum filmi merakla bekliyorum.
Bir bilim kurgu gerilim filmi daha. Suçun iyice yaygınlaştığı ve suçluların sayısındaki artışla birlikte iyice kontrolden çıktığı Amerika’da, hükümetin başı derttedir. Hapishaneler kapasitelerinin üzerine çıkınca sorunları çözmek için bir karar alırlar. Bir suçun işlenişinden sonra suçlu veya suçlular 12 saat boyunca ne yakalanacak ne de cezalandırılacaktır. Polise başvurulmayacak, hastanelerden de yardım istenmeyecektir. Bu 12 saat boyunca suçluların cezasını, suçtan etkilenen insanlar ya da sıradan vatandaşlar verecektir. Sıradan bir Amerikan ailesi olan Sandin’ler güvenlikli evlerinde yaşarken, sokaktan gelen yardım sesine kulak veren kızları kovalanan bir adamı eve alır ve ortalık karışır.
Ethan Hawke, Lena Headey ve Adelaide Kane’in başrollerini paylaştığı filmin imdb ortalaması düşük ancak konusu ve fragmanı gerçekten ilgi çekici. İzleme listenizde bulunsun.
Dördüncü haftanın ışıl ışıl parlayanı ise Wolverine
Başrollerini Hugh Jackman, Will Yun Lee ve Tao Okamoto oynadığı filmin yönetmeni Walk the Line’dan sonra kendini televizyon dizilerine adayan James Mangold.
Jean Grey’in ölümünün ardından depresyona giren ve kimliğinden kurtulmak isteyen Wolverine, yıllar önce hayatını kurtarmış olan bir arkadaşının ortaya çıkıp kendisinden yardım istemesi sonucu Japonya’ya gider. Burada kendisine sunulan öneriyi kabul eden Wolverine, bu sayede ölümsüzlük yetisinden kurtulup ölümlü bir canlıya dönüşecektir. Ancak yeni bir düşmanı vardır, Silver Samurai Bu düşmana acımasız Viper’ın da eklenmesiyle, tarihi bir savaş başlar.
Şimdiden hepimize iyi seyirler 🙂



