The Avengers “Yenilmezler”

Mayıs ayı izleme listemde olan, Marvel çizgi roman karakterlerinin ekip olduğu The Avengers “Yenilmezler” nihayet vizyonda. İzleyenlerin yere göğe koyamadığı film, aslında uzun süredir özlemle beklenen bir projeydi. Neredeyse boş koltuğun olmadığı bir sinema salonunda Real D olarak izlediğim film, hem keyifli hem de eğlenceli bir seyirlik.

Filmin konusuna gelince; Uzayda bir yerde dünyayı işgal etme planları yapılır ve “Thor” dan hatırladığımız Odin’in evlatlığı ezik prens Loki bu amaçla dünyaya gönderilir. Açılan geçitle sonsuz güce sahip kristalin korunduğu S.H.I.E.L.D’e (uluslararası barışı koruma teşkilatı) ulaşan Loki, sihirli asasının yardımı burada hem kendine yandaş bulur hem de eşsiz kristali çalarak kaçar. Çaresiz kalan SHIELD‘in direktörü Nick Fury, dünyayı yakıp yıkmaya hazırlanan bu istilacı güce karşılık süper kahramanlardan yardım ister. Hepsi ayrı telden çalan, çoğunun egosu tavan yapmış kahramanları bir araya toplamak zordur bu yüzden 45 dakika kadar ikna turları ile dolu sıkıcı sahneleri izlemek zorunda kalırız.

Ekibin toparlanmasına yardım eden süper ajan Kara dul Natasha Romanoff (Scarlett Johansson), yıllarca dondurularak saklandığı için uyum sorunu yaşayan ve çağın gerisinde kaldığı için en fazla dalga geçilen karakter olan süper asker Kaptan Amerika (Steve Rogers), kardeşi Loki’den yaka silken ve dünyayı yok etme planlarını onaylamayan asi kahraman Thor (Chris Hemsworth), ukalalığın doruğunda yaşayan Tony Stark – Iron Man (Robert Downey Jr.), sinirlenmediğinde pamuk gibi bir bilim adamı olan Hulk/Bruce Banner (Bu defa Mark Ruffalo) yüzen – uçan – denizaltı olan uçak gemisinde bir araya gelir. Politikacıların onaylamamasına rağmen yenilmezler takımı, komutan Nick Fury’nin yönetiminde Loki ve açılan geçitten oluk gibi yağan uzaylı ordusunun istilasına karşı koyar.

İlk yarının gereksiz uzunluğuna rağmen ikinci yarının akıp geçtiği film hoş bir seyir keyfi yaşatıyor. Öykü Marvel karakterlerinin güçlü yönlerini vurgularken ince bir mizah ile aynı zamanda dalga da geçiyor. Aksiyon sahneleri başarılı ve dengeli dağıtılmış – sahneleri izlerken konudan ve diğer karakterlerden uzaklaşmıyorsunuz. Filmin birden çok kahramanı var ama uzun zamandır gözümüzden ve gönlümüzden ırak olan Hulk ilk defa sinirlendiği için bu kadar eğlendiriyor ve aklıma geldikçe hala beni güldürüyor 🙂 Mark Ruffalo umarsız ve sakin tavırlarıyla Hulk’ı iyi oynamış görünüyor ancak benim favorim hala Eric Bana.

Çizgi roman uyarlaması seven herkesin görmesi gereken filmin yönetmeni “Serenity“, “Buffy the Vampire Slayer” ve “Angel” dan tanıdığımız Joss Whedon. Esprili ve akıcı senaryo ise Whedon ile Zak Penn’in imzasını taşıyor. Bu kadar kahramanı bir araya getirmek ve yönetmek zor iş, son zamanlarda favorilerim arasına giren Joss Whedon’a hayranlığım artıyor. Yönetmenliği mi, yazarlığını mı daha çok seviyorum henüz karar veremedim.

 

 

 

  1 Yorum

  1. Pingback: Marvel Filmleri İzleme Listesi - Fundalina

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir