Ünlüler de Atla Gelişiyor!  

Hayatınızda bir mola vermek istediğinizde ya da kendiniz, işiniz, çevrenizle ilgili bir değişimi yönetmek konusunda sorularınız olduğunda At Rehberli Eğitmen(Equine Guided Educator) İlginay Göbüt Göksel’den destek alabileceğiniz Atla Gelişelim’e ilgi büyüyor.

Hayatlarında, çevrelerinde ve dünyada sürdürülebilir değişim yaratmak isteyen kişi, ekip ve konuları geliştirmeyi hedef alan At Rehberli Değişim Danışmanlığı “Atla Gelişelim” in bu haftaki konuğu Suna Yıldızoğlu idi.

 

Suna Yıldızoğlu 1976 senesinden beri Türkiye’de yüzünü tanıdığımız bir sanatçı. İstanbul’a ilk geldiğinde şaşırmış. “Herkes yabancı dil konuşuyordu. Ben de 4 dil konuşuyordum ama İngiltere’de kimse yabancı dil bilmezdi, bu beni çok şaşırttı. İnsanların kültür seviyeleri çok yüksekti.” diye anlatıyor o günleri.

Türkiye’de geçen senelerden sonra 2000-2008 arasında kızı ve oğluyla beraber Avusturalya’da yaşıyor. Çok da akıllı hareket ediyor. Türkçeyi unutmasınlar diye Avusturalya’da çocuklarıyla Türkçe konuşmaya devam ediyor. Yasemin’in (Allen) Türkçe konuşuyor olmasının, bugün Türkiye’de ünlenen bir oyuncu olmasına katkısı tabi ki yadsınamaz.

Suzan Hanım’la keyifli bir sohbet yapıyor ve ardından da atla bir uygulama yapıyoruz. İngiltere’de köyde büyüdüğü için atlara yakın, at binmiş. Atların rehberliğinde yaptığımız Atla Gelişelim uygulaması ise onun için yeni.

Teorik bilgimizi veriyor ve kafamızda aydınlatmak istediğimiz konuyu atın yanında soralım diyoruz. Bugünkü rehberimiz Diamond. Amacımız Diamond’a fal baktırmak değil tabi ki. Kendi içimizde duyamadıklarımızı sezgileri güçlü atın görmesini ve bize yansıtmasını sağlamak.

Kafasında İngiltere’de bahçeli bir eve taşınmak var. Ancak emin de değil. Ata bunu soruyor. Aldığı yanıt ise “too soon” at ona daha erken diyor, daha hazır değilsin diyor.

 

ATla_geliselim_SunaYildizoglu

 

SY –  Demek ki erken daha. O mu söylüyor ben mi söylüyorum ama bilmiyorum ama.

İGG – Sizin içinizdekini o söylüyor. Değişim aşamalı bir süreçtir. Demek ki siz şimdi ilk evrelerdesiniz.

SY – Ben hayvanları huzur bulmak için arıyorum. Onlara soru sorduğumda bütün ilişki başka türlü oluyor

İG – Köylerde atları taşımacılıkta kullanıyorlar. Ben onlara diyorum ki, siz derman olarak da görün onları. Sadece bir yerden bir yere götürmesin sizi, faydalanın dibindesiniz. Her gün sorun, endişelerinizi paylaşın dediğim zaman onlar da başka bakmaya başlıyorlar olaya. Henüz işin bu iletişimsel boyutunu keşfetmemiş oluyorlar.

Suna Hanım bir endişesini gidermek istiyor.

“Sahipleri atları seviyor değil mi?” diye soruyor. Benim cevabım hazır.

–        Gayet tabi seviyorlar. Gönül ister ki her sahip gerçekten atını gönülden sevsin.

SY – Ben pet shoplardan alınan marka köpeklere çok kızıyorum. Sokakta o kadar hayvan varken…

İG –  Atlar da öyle, at satın alınmaz, at kurtarılır. Sahip çıkılacak bir at vardır mutlaka bir yerde bekleyen.

SY – İngiltere’nin güneyinde bana yakın bir yerde bir çiftlik vardı. Yaşlı atları alıyor, son günlerini güzel yaşasın diye. Aynı şekilde yaşlı eşekleri alıp ölünceye kadar baktıkları bir çiftlikte var. İnsanların hayat standardı yükseldikçe etraflarını görmeye başlıyorlar. Maddi durumun müsait olmayınca, kiranı nasıl ödeyeceğini düşünürken, gidip de sokaktaki kediyi alamıyorsun. Çocuklarını düşünüyorsun, başka endişelerin var.

İngiltere’de ekonomi o kadar iyi olmamakla beraber belli bir düzey var, yerleşmiş bir hayvan sevgisi var. Avrupa da öyle. Biz henüz o seviyeye gelemedik.

İGG – Biraz evvel yaşlı atlardan bahsettiniz.  Biz Atla Gelişelim’de yaşlanmış, artık koşmayan hatta kulüp atı olarak da kullanılamayan atlarla çalışıyoruz. Bizim için sakat olması önemli değil. Çünkü biz uygulamalarda at binmiyoruz. Onları da faydalı, üreten canlılar olarak harika değerlendirmeye devam ediyoruz.

SY – Bu çok güzel. Bir de çocuklar için yapılsa.

İGG – 10 yaş üstü çocuklar anne ya da babalarıyla birlikte geliyorlar. Aile içi iletişimde gerginlikler, kopukluklar oluyor.  Evde ilişkiyi iyi yönetemiyoruz. Veliler atın yanında çocukları ile iletişimde nerede takıldıklarını gözlemleme imkanı buluyorlar. Bu konfor alanlarının dışında çok farklı bir atmosferde gerçekleşiyor.

SY – Benim evim genellikle huzurlu ama çocuklarla bazen kavgamız oluyor. – Çocuk diyorum ama Yasemin 25 yaşında-.  Ama inan evdeki kediler bunu önlüyor. Biz birbirimizle tartışırken, birdenbire bir tanesi geçiyor, şirin bir şeyler yapıyor. Benim çocuklar,  birden bire “ay canım” diyor ve kavga bitmiş oluyor.

Benim hayvan delisi bir arkadaşım var. Solucanı kurtarır. Yaşadığı yere yakın yerde bir keçinin satıldığını görünce sahibine “bunu satma yazık” diyor. Sahibi “abla paraya ihtiyacım var satmam lazım deyince”,  arkadaşım keçiyi kurtarmak için cebinden çıkarıp parasını ödüyor. Adamla 1 hafta sonra karşılaşınca keçinin hatırını soruyor. Adam demesin mi “Allah razı olsun abla sayende güzelce bir mangal yapıp ailecek lezzetli bir akşam yemeği yedik”

İGG – Neyseki at eti Türkiye’de yaygın değil, üzülürdüm. Avusturya’da yaygın yenilen bir etti.

SY – Ben küçüklükten beri et yerim, ete alışığız ama artık son yıllarda iyice uzaklaştım. Et önüme geldiğinde onun canlı hali aklıma geliyor. Keşke daha küçükken bu bilinçte olsaydım.

İGG – Suna Hanım bugün bizimle beraber olduğunuz için teşekkür ediyoruz.  Sayenizde güzel bir gün geçirdik. Kendinizle ilgili de kafanızdaki bir soru işaretinde sanki net olmadığınızı gördük. Diamond size henüz hazır olmadığınızı daha düşünme evresinde olduğunuzu gösterdi.

SY – Evet daha düşüneceğim.

 

AtlaGeliselim_Suna_yildizoglu1

 

İGG – Yine yol ayrımına geldiğinizde buraya atlara geliriz ve bakarız sezgilerimiz ne söylüyor.

SY – Teşekkür ederim, çok güzel bir gün geçirdim.

 

Atla Gelişelim Hakkında!

 

Atla_geliselim_Logo

 

Web sitesi

Facebook

Twitter

Instagram

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir