Her ne kadar X-Men hayranlarınca çizgi roman serilerine aykırı hikayeler içerse de, X -Men filmlerinin tadı bir başka. Serinin en yeni filmi X-Men:First Class ise doyumsuz bir seyirlik olmuş.
İlk üç X-Men filmi ve X-Men Origins serisinden Wolverine ile pekiştirdiğimiz X-Men dünyasında bu kez geriye yolculuk ediyoruz, Profesör X olmadan önceki Charles Xavier’i, Magneto olmadan önceki Erik Lehnsherr’i, Mystique olmadan önceki Raven’i görüp izlemek hikayelerini öğrenmek zevkli.
Öte yandan fimin ilginçliği ve merak ettiğiniz sorulara yanıtlar bulmasının yanısıra gayet başarılı bir de sound track’i var.
Gerek oyuncu kadrosu, gerekse oyunculuklar ise başarılı sayılabilir. Daha önce ismini duyduğumuz veya önceki serilerde izlediğimiz olayların aslında nasıl şekillendiğini öğrenmek büyük zevk.
Bu arada Sebastian Shaw rolünde harika bir portre çizen Kevin Bacon’a ayrı bir parantez açmak lazım. Magneto’nun gençliği rolü ile Michael Fassbender’in performansını da unutmamak gerek.
Çizgi romanları okumamış, ancak filmi izlediğinde Azazel karakteri için “NightCrawler”a ne kadar benziyor diyenler için ise Azazel’in, Mystique ile fazla yakınlaşmasından meydana gelen bebeklerinin NightCrawler olduğunu hatırlatmakta fayda var!
Film biraz uzun sürmekle birlikte, hiç sıkmıyor, temposundan ve gelişen olay örgüsünden sapmıyor ve sonuna kadar zevkle izleniyor. Filmin içindeki minik sürpriz yumurtalar da cabası.
Eğer hala görmediyseniz fragman işte burada
Eğer sizde X-Men serisinden hoşlanıyorsanız, özellikle de çizgi romanlarını okumayıp filmler ile başladıysanız bu gözlerimizin pasını atan filmi sakın kaçırmayın derim 🙂
X-Men: First Class
Michael Fassbender’in canlandırdığı Magneto ve James McAvoy’un canlandırdığı Professor X’in bir grup genç mutanta liderlik yaptığı yeni X-Men, efsanenin başlangıcını anlatıyor ve tarihin akışını değiştiren küresel olayların arkasındaki sır perdesini aralıyor.






