Geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin ilk kongre, toplantı ve etkinlik sektörü fuarı ACE of M.I.C.E yapıldı. Turizm Medya Grubu’nun düzenlediği fuar, Türkiye ve dünyadan birçok hosted buyer ve etkinlik sektöründe faaliyet gösteren 150’den fazla firmanın katılımıyla gerçekleşti.
Gezdiğim standlar ise ilginç çalışmaları sergiliyordu. Bunlardan biri de Hologram Teknolojisinin öncülerinden Musion Türkiye oldu.
Hologram teknolojisi hem dünya hem de ülkemiz için oldukça yeni bir teknoloji. Geliştirilmesini en çok umut ettiğimiz teknolojilerin başında gelen Hologram, hayal gücünün desteği ile ucu bucağı görünmeyen bir yaratıcılık ve görsel şölen sunuyor. Bu sebeple hem bu teknoloji hakkında bilgi almak hem de ülkemizde yapılan çalışmaları yakından tanımak için bir röportaj yaptım.
Gelin bu teknolojinin altında yatan fikri, gelişimini ve ileride teknolojik hayatımıza getireceği yenilikleri bilikte öğrenelim.

Musion Türkiye, İngiltere’de yaşayan ve geçen seneye kadar IBM’de Medya ve Eğlence sektörünün iş geliştirme yöneticisi olarak çalışan Murat Günenç’in girişimi. Şirketin kuruluş öyküsü oldukça ilginç. Murat Bey, “Ingiltere’de sıklıkla rastlanan ve toplumsal bir sorun olan 18 yaşından genç annelerin bebek ve çocuk bakımı gibi temel eğitimleri üzerine çalıştığı bir eğitim projesi” toplantısı yapıyor ve bu projede çalışan ekibine “finansal hiçbir endişeniz olmasa nasıl bir proje yapardınız” diye soruyor. Gençlerden birinin cevabı “hologram yapardım” oluyor ve Murat Bey bu cevaptan çok etkilenip, araştırmalarına başlıyor. Böylece Hologramı icat eden Musion’a ulaşıyor ve idealleri uğruna 12 yıllık işini bırakıp Musion teknolojisini Turkiye’ye taşıyor.
Türkiye’ye geldiğinde yakın dostlarına açıyor ve bu röportajı yaptığımız eski dostu Volkan Dere de projeye gönülden inanıp, birlikte çalışmaya başlıyor. Böylelikle Musion Türkiye 2013 yılında çalışma hayatına başlıyor.
Hologram teknolojisi ile ilgili merak edilenleri Volkan Dere’ye sordum.
Sunduğunuz ürünler son derece ilginç, öncelikle bu teknolojinin kökeninden söz edebilir misiniz? Nerede ve nasıl yaratıldı?
Hologram, Amerikada 19. Yüzyılda sirklerin geleneksel panayırlarında kullandıkları pepper’s ghost illüzyon gösterisinden geliyor. İllüzyon aslında aynada kendi aksini görerek kendi esasıyla bütünleşen görüntünün 3 boyutlu olarak algılanması teknolojisi. Bundan yıllar sonra Musion Hologram’ın mucidi de olan Alman bir mühendis, bu illüzyonun daha ince – daha uygun bir filmle kullanılabilir hale gelebileceğini keşfediyor ve kendi dizaynı olan patentli sahne ile daha da kullanılabilir ve yaygınlaştırılabilir bir hale getiriyor. Böylece 2000 li yılların başında Hologram teknolojisi İngiltere kökenli olarak kullanılmaya başlıyor.

Bu çeşit 3 Boyutlu hologramları ancak filmlerde görürdük. Son zamanlarda başbakanımızın bu teknolojiyi kullanmasıyla yine gündeme taşındı. Peki günümüzde bu teknoloji nasıl bir altyapı ile sağlanıyor? Son zamanlarda başbakanın hologram görüntüsü kullanılınca günlük hayatımızda bu teknolojiyi daha bir konuşur olduk.
Aslına bakarsanız başbakanımızın uygulaması veya herhangi bir görüntünün projeksiyondan bir perdeye yansıtılması değil de “havada asılı tutulması” işine hologram denmeye başlandı ama gerçekte böyle değil. Hologram aslında Latince kelime anlamı olarak ışık oyunları ile yaratılan ve 3 boyutlu görüntü oluşturulması demek. Bizim teknolojimizin kaynağı da görünütünün havada yansıyarak tutulması üzerine. Bu daha önce de farklı şekillderde denendi ama görüntü havada bağımsız bir şekilde belirmeyince bu bir yansımadan öteye geçemiyor. O yüzden başbakanımızın uygulamasında da görmüşsünüzdür mavi ve devasa bir görüntü elde edildi ve youtube da da bolca konuşuldu. Aslında normal bir hologram görüntüsü benim sizi şu anda gördüğüm netlikte . Bu göz aldanmasından kaynaklanan “acaba gerçek mi” yanılsamasına sebep olur. Musion tarafından yapılan araştırmalara göre, insanlar yansıtılan görüntünün 3 dakika içerisinde gerçek olup olmadığını algılayabiliyor. Yani siz, bu 3 dakika içerisinde “bu gerçek algısını yaratarak” başarılı sonuç elde edebiliyorsunuz.
Bu teknoloji sayesinde sahne sanatları müthiş bir görsele şölene dönüşebilir, eğitim ve etkinliklerde de kullanarak güzel sonuçlar alınabilir. Farklı mecralarda farklı kullanımlar mümkün mü örnek verebilir misiniz?
Aslında en çok istediğimiz teknolojimizin eğitim alanında kullanılması. Bununla ilgili olarak üniversietelerle çalışmalarımız sürüyor.
Sahne sanatlarında kullanılmasının ise avantajları çok fazla. Örneğin aynı sanatçının 5 yıl – 10 yıl önceki görüntülerini bir araya getirerek kendisiyle düet yapmasını hatta kendisiyle dans etmesini sağlayabiliyorsunuz. Geçtiğimiz aylarda Koreli şarkıcı PSY bizim teknolojimiz ile çalışarak tamamen hologram tekniği kullanarak bir sahne Gösteri yaratıp turnesinde kullanmaya başladı.
Hologram görsel teknolojinin yeni ve en ileri dallarından. Aslında bu alan, ucu bucağı olmayan, tamamen hayal gücüyle bambaşka görsellikler yakalayabileceğiniz ve yansıtabileceğiniz bir mecraya dönüşüyor.
Video ile ilgili olarak, ölmüş olan bir sanatçının karşınızda canlı bir şekilde belirmesi, bu ışık huzmeleriyle birlikte izlediklerimize bambaşka bir boyut ve derinlik katıyor.
Sağlık alanında kullanılabiliyor. Bir insan vücudunu kadavraya gerek kalmadan inceleyebiliyorsunuz. İnteraktif olarak konuyu detaylandırmak mümkün. Londra da King Collegue akademisyenleri bu şekilde eğitime başladılar. Profesörler ilaç kongrelerine bu şekilde katılmaya başladı.
Kurumsal Şirketler için iletişim mecrası olarak çok önemli bir mecra. Dünyanın önde gelen teknoloji dergilerinden Wired, yaz aylarında yaptığı incelemede Musion Hologram ürününü en iyi Telepresence – Video Konferans teknolojisi seçti.
Medyada kullanılabiliyor. Bu konuda yaratıcı olan genç bir nesil yetişiyor. Gençler çalışmak için kendilerine bir plato bulamıyor. Dünyanın en büyük 3.Hologram stüdyosunu kurduk ve bunu gençlerin kullanımına sunuyoruz. Dilerlerse kısa film yapmak için stüdyomuzu kullanabilirler. Bununla ilgili olarak üniversitelerle bağlantı içerisindeyiz, teknolojimizi keşfetmek isteyen, yaratıcı çalışmalarını gerçekleştirmek isteyen tüm gençlere kapımız açık.
Ülkemizde Musion’a talep var mı? Genelde hangi mecralar tercih ediyor?
Musion geçtiğimiz sene sonlarına doğru girdiği Türkiye’de iki proje gerçekleştirdi çalışma var. İlki Mercan Dede konseri. Diğeri ise Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının açılış şurası. İkisi de ses getiren çalışmalar. Genelde aldığımız teklifler ürün lansmanları şeklinde oluyor. Hologram bir şey anlatma mecrası değil, bir şaşırtma mecrası. Ürün lansmanlarında da ürünün ne kadar yeni olduğu, ne kadar modern ve teknolojik, şaşırtıcı olduğunu anlatmak için kullanılabilecek doğru bir mecra. Sonuçta geçmiş tecrübemizi de yansıttığımız bu işte biz ürün değil müşterimizin satışını , prestijini , bilinirliliğini artıracak bir çözüm sunuyoruz. Bazı projeler direkt maliyeti azaltmaya dahi yardımcı oluyor. Sosyal medya etkileşiminde inanılmaz sonuçlar getiriyor.
Bunun dışında eğitimle ilgili projelendirdiğimiz ve gerek Tübitak gerekse üniversitelerle konuştuğumuz projeler var.
Ticari faaliyetler ve eğitim konuları dışında bizim kültürel odaklı projelerimiz de mevcut. Sanat dünyası ile yaptığımız bazı çalışmalar 2014de gerçekleşecek ve oldukça da ses getirecek.

Bir kaç farklı üründen söz ediyorsunuz bu ürünler arasındaki farklar ve kullanım alanları nedir?
Hologram sahne gösterisi şu an kullanılan teknolojinin ulaşabildiği en üst nokta aynı zamanda. Şirketimizin amiral gemisi de hologram sahne gösterisi.
Bunun yanında patent başvurusu devam eden 4 taraflı holografik görüntü veren ürünümüz var. ACE of Mice’daki standımızda da bu ürünü görebiliyorsunuz. Şu ana kadar hep yurtdışında sattığımız bu ürünü bu fuar ile Türkiye piyasına açtık. İçeriğini detaylandırdığınızda ve hayal gücünüzle desteklediğinizde ürünümüz kullanım açısından sınırsız bir alan sunuyor. Örneğin bir müzede sergilediğiniz çalışmanın, her açıdan görünmesini sağlayabilir, hatta koku unsurunu da ekleyerek daha da etkileyici bir hale getirebilirsiniz. Yapılabilecek çalışmalarla ilgili içerik üretebilmemiz gerekiyor, dünyanın sayılı Hologram content library oluşturmayı hedefliyoruz, bu konuyla ilgili gençlerin yaratıcılık gücüne inanıyoruz ve desteklerini bekliyoruz.
Biz yaptığımız işten para kazanmayı hayal etmedik. Tek hayalimiz Hologram teknolojisi ile içerik üretebilmek ve oluşacak bu içeriği tüm dünyaya sunmak. ‘Önce fikirler sonra fiyatlar şirketimizin mottosu’.
Yüksek teknoloji ürünü Musion’dan faydalanmak isteyenler nasıl bir bütçe ayırmalılar? Bu çok pahalı bir teknoloji mi?
Sahne gösterisi açısından ele alırsak işimizin içinde sahnenin kurulumu da var, fiyatı belirleyen şey ise gösterinin içeriği. Hayatta olan birininin sahnede canlandırılması en ucuz prodüksüyon. Fiyat ortalama olarak sahne başına 100.000 TL; sahnesi, ışığı, yabancı ve yerli sahne ve ışık mühendisleri,podyumu, filmi, cihazların günlük kirası herşeyi bu fiyata dahil. Eğer hologram perdesi kurulmak isteniyorsa içerik konusunda fikirlerin çok net olması, verilmek istenen mesajının açık olması yani “net bir beklentinin” olması gerekiyor.
Beklenti olarak; “şöyle bir efektle böyle bir algı yaratmak istiyoruz denirse” o fikri canlanıp somut bir hale getirebiliyoruz. Bunları yapmak için çok üstün teknolojiler gerekmiyor. Yapabileceklerimizin ucu bucağı yok, sadece kurduğunuz hayali net bir şekilde bilmemiz gerekiyor.
Musion ile gelen hologram teknolojisi gözlüksüz 3 boyutun ilk adımları olabilir mi?
Evet kesinlikle ilk adımıdır. En nihayetinde televizyon teknolojisindeki gelişmelerle birlikte 3D teknolojisi gözlükleriyle birlikte evlerimize girdi. Artık 4K var! Bildiğiniz gibi 4K çözünürlüğü çoğunlukla dijital filmlerde ve bilgisayar grafiklerinde kullanılan bir çözünürlük formatı. HD görüntüden 4 kat daha üstün bir teknolojiden bahsediyoruz ve bu konuda yaşanan gelişim de oldukça hızlı. 3D nin amacı, net bir görüntüm yok ama gerçeğe benziyor algısını yaratılmasıdır. Gerçek görüntünün karşınızda olması efekti, insanlar için görüntünün netliğinden daha önemli. Şu anda kullandığımız teknoloji kısa sürede çok daha gelişecek. Hem ışık oyunuyla hem de somut bir gerçek olacak, ama bunun içine bir çok yan faktör de girecek. Örneğin her açıdan bir Kate Moss’u evimizde gördüğümüzde “Peki ama neden Kate Moss gibi kokmuyor ki” nin lüksüne ve sorgulamasına gireceğiz. Önceden siyah beyaz TV’nin renkliye geçişinde yaşadığımız heyecanı bugün duymuyoruz. Her şey çok hızlı gelişiyor. İleride paket uygulamalar geliştireceğiz ve teknolojimiz evlerde de kullanılabilir olacak. Sene sonuna kadar teknolojimizi, geliştirdiğimiz uygulamalar sayesinde evinize gönderebileceğimiz setler halinde sunmayı hedefliyoruz. Böylece, örneğin sevdiğiniz DJ evinize konuk olacak ve hatta size selam vereecek ve şarkılarını çalmaya başlayacak. İnternet üzerinden kiralayabileceğiniz sistemi, işiniz bitince geri kargolayabileceksiniz.
Sizce bu teknolojinin yakın gelecekte kişisel kullanıma indirgenip evlerimize ya da iş yerlerimize girmesi söz konusu mu?
Bu teknolojiyi sadece görsel, işitsel olarak değil evinizde herhangi bir bilgisayar oyununu hologram üzerinden oynanabilme imkanını da bulacaksınız. Musion Türkiye Ses Mühendisi Bora Bey, kinect ve interaktif sanatlarla ilgili çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ediyor. Ses içeriği ile birlikte vücudun iletişime geçmesi, hologramın sunduğu derinlikle birlikte bu alanda bambaşka bir dünya yaratıyor. Yaza doğru bu çalışmalar hız kazanacak ve ilk çalışmaları sunabileceğiz. Biz de bu konudaki gelişimi heyecan ve merakla bekliyoruz.
Musion’un bir adım sonrası sizce nasıl bir teknoloji olur, bize neler getirir? Bu konudaki beklentileriniz nelerdir ?
Musion’dan bir sonraki teknoloji ne olacaktan öte, Musion teknolojiyi nereye taşıyacak sorusu da önemli. Bizim uluslararası olarak koordineli yaptığımız Ar-GE yoğun şekilde sürüyor ve teknolojik olarak ne kadar ilerleyeceğini henüz kestiremiyoruz. Türkiye’de bu konuyla ilgili talepkar bir müşterimiz yok. Hologram teknolojisinin gelişmesi, insanların hayal dünyasını açması ile ilgili bir süreç. Önce bununla ilgili hayal gücünün gelişmesi gerekiyor. Moda uygulaması, kinect ve hologramla birlikte kullanılan vitrinlerin artması, kitle iletişim aracı olarak hayatımızda yer bulması, örneğin herhangi bir yere gittiğinizde – gittiğiniz mekanın gerçek sahibinin sizi hologram görüntüsü ile karşılaması gibi günlük hayatımızda biraz daha yaygınlaşması gerekiyor.
Teknoloji ucuzladıkça yaygınlaşması da hızla artacaktır. Kinect’in yaygınlaşması ile birlikte, ses – ışık – görüntüyle daha fazla hizmet vermesi, küçük görüntülerin boyutuyla oynanarak büyük gösterilmesi, sistemin kullanımını daha cazip hale getirebilir. Bu teknoloji henüz çok yeni. “Bundan sonrası ışınlanmadır” diyen oldu. Değildir elbette ama düşünsenize ileride telefon kulübeleri hologram teknolojisi ile donatılırsa görüntülü görüşmeler bambaşka bir boyut kazanabilir. Bu teknoloji bizde var kullanım açısından geliştirilmeyi bekliyor. Sonuç olarak aslında her şey hayal gücümüzle alakalı.
Gelişmeler sevindirici ve heyecan verici öyle değil mi? Ben Musion Turkiye’yi ve çalışmalarını takip etmeyi sürdüreceğim. Çok yakında tekrar görüşmek üzere…



