Dennis Crowley ve Naveen Selvadurai’nin Amerika’da kurduğu sosyal ağ sitesi Foursquare’in “check in” kavramını hayatımıza getirmesinin üzerinden tam 5 yıl geçmiş.
Zaman çabuk geçiyor, ilk duyurulduğunda “ne yapacağız ki biz bununla” deyip, bir kenarda tuttuğumuz ve yayıldıkça daha sıkı sahip çıktığımız hesaplarımızın bir kutlama günü bile var. 16 Nisan tüm dünyada 4sqDay olarak kutlanıyor.
Günümüzde gittiğimiz mekana ait genel fikrimizi paylaştığımız, siparişimizi yorumladığımız ve karşılığında puan ve rozetler kazandığımız bu sosyal oluşum, aslında “neredeyiz, kiminleyiz, ne yapmaktayız” konulu paylaşımlarımıza temel oluşturan bir sistem.
Paylaşmaya meraklı bir milletiz, tüm sosyal paylaşım sitelerinde zirveyi zorlayışımız Foursquare için de geçerli. Check in yarışında ülkemiz dünya sıralamasında ikinci.

Her ne kadar bazı çevrelerde yediğimiz – içtiğimiz – gittiğimiz mekanları paylaşmamız görgüsüzlük olarak nitelendirilse bile, yeni mekanlar keşfetmek, kullanıcı deneyimlerine – yorumlarına kolayca ulaşabilmek açısından oldukça değerli bir sosyal paylaşım sitesi Foursquare.
Değeri bununla da sınırlı değil elbette. Mekanlar için ürünlerini pazarlamanın, yeni müşterileri içeriye çekmenin bir yolu. İlk kullanmaya başladığımızda rozet ve puanlarla idare edip – minik bir yarışa girmiş olsak da, artık check in lerimiz ile indirim, kahve – kahvenin yanında pasta gibi minik ödüller kazanabiliyoruz. Bir grupla birlikte #hashtag eşliğinde yaptığımız ziyaretler, işe ticari bir boyut bile katabiliyor. Ne de olsa markalar ve mekanlar tanınmaya, bizim de yeni yerler keşfetmeye, yeni deneyimlere ihtiyacımız var.

Sadece bu kadar da değil. Arkadaşlarını tek tek aramak yerinde, haydi gel buradayım, bulunduğun yere de yakınım, birlikte sosyalleşelim demenin de diğer bir yolu check in yapmak. Yani gizliden bir davet anlamını da paylaşımlarınıza yüklüyor. Belki dedikoduculuk olacak ama Foursquare’i bir çöpçatan sitesi olarak kullanan arkadaşlarım var. Sistem, çekingen bir karşı cins için yakınlaşmaya – yakınlarında durmaya da ev sahipliği yapıyor.
Güvenlik konusunda takıntılı bir insan olarak çekincelerimi de paylaşmak isterim. Hem öğrencilerimle hem de yakınlarımla paylaştığım bir endişem var. Evde yaptığım check in ile yaşadığım bölgeyi, paylaştığım fotoğraflarla aşağı yukarı maddi gelirimi, gittiğim mekanlarla sosyal statümü ortaya çıkarabilecek bir data sunuyorum. Teknoloji ile iç içe yaşayan – sıkı takipçi bir hırsız için “o an bulunduğum mekanı google map’de görüp mesafeyi hesaplayarak, en azından 2 saat evin boş olduğu fikrini” verebilirim. Fazla olumsuz bir teori mi? Belki evet ama böyle bir riski olduğunu da kabul etmek lazım.
Hi! I want to learn more about foursquare! from Foursquare on Vimeo.
Kuruluşundan beri geçmiş tam beş yıl, teknoloji dolu gündelik hayatım için nice paylaşımlarla dolu bir hesap. Alışkanlıklarım, tükettiklerim, paylaşımlarım, kişisel zevk ve tercihlerim… Okunmayı bekleyen renkli sayfalarla dolu bir kitap gibiyim. Güvenliğimi de hesaba katarak check in yapmaya, deneyimlerimi hayata katmaya devam ediyorum. Bu akşam yapacağınız her check in biraz da sosyal paylaşımlarınızın yeni yaş kutlaması olarak görün ve kutlayın.
4sqDay hepimize kutlu olsun, nice “efkarla değil belki ama keyifle” kutlayacağımız senelere…



