Kardeşlerim görüntüleriyle acayip ilgilidir. Göz çevresinden tutun, dudak kenarlarına sürdükleri kremden, banyodan çıkınca yaptıkları maskelere, gece yatmadan gül suyuyla silinen – tonikle canlandırılıp nemlendirilen bir bakım anlayışları vardır. Belki doğrusu bu…
Oysa benim cildimle ilişkim pek sıcak değil. Hiçbir zaman kendisine yüz vermediğimi, ilgilenmediğimi sadece sabahları gözümde çapak var mı acaba diye bakarken arada kontrol ettiğimi kabul ediyorum. Nadiren maske kullandığımı, kardeşlerimin ısrarları sonucu bir ton para verip aldığım nemlendiricileri sadece ambalajları güzel diye sakladığım da bir gerçek. Tüm bunların sebebi üşengeçliğim değil elbette, ne sürersem süreyim cildimin bir yerinden pıt diye bir sivilce beliriveriyor. Sıkı bir hayvan sever olarak kaz ayağı denen izi sevdiğim bile söylenebilir. Makyaj konusunda ise türünün son örneğiyim; ruju dudağımdan çok dişlerime, allığı kulaklarıma kadar bulaştırıp, rimel denen fırçayı gözümün içine sokma yeteneğine sahip olduğum için çok ama çok uzak dururum.

Firmalar ise beni cesaretlendirmek için sağ olsunlar ürün gönderiyorlar. Faydalina olduğum için hem deniyor, denetiyor hem de sonuçlarını paylaşıyorum. Cumartesi günü kargodan yine öyle bir ürün geldi. La Roche-Posay’den Hydreane Legere denen bir nemlendirici. Üzerinde; “Hassas ve normalden karmaya dönük ciltleri nemlendirir. Ferahlatıcı ve cildi yağlandırmayan dokusuyla Hydrane Legere La Roche-Posay Termal suyu ve yeni nesil su taşıyıcıların olan hidrolipidleri içerir. Cildi mükemmel bir şekilde nemlendirirken cilt konforu ve esnekliği yeniden sağlanır. Paraben içermez.” diyor.
Yazanlardan sadece termal suyu anladım ve gece yatarken yüzüme sürdüm, sürer sürmez cildime bir ferahlık yayıldı – resmen gevşedim. Ve ne yazık ki bu memnuniyetimi kardeşlerimle paylaştım. Küçücük kremi boyunları dahil her yerlerine sürüp yarısını bitirdiler. Bunca ürün denemiş olmama rağmen cildimi bu kadar rahatlatan ve sivilce çıkarmayı başaramayan bir ürün olmasına şaşırdım. Meğer cildimin ihtiyacı suymuş, çok su içmek demek ki cildini su ihtiyacını karşılamıyormuş.

Nemlendiriciyi sabah uyguladığımda da aynı ferahlık duygusunu yaşadım, üşenmedim gidip eczaneden yenisini aldım üstelik 29 Şubat’a kadar fiyatı 19,90 TL. Erkekler dahil herkese tavsiye ediyorum. Kendime ambalajına bakmadan düzenli kullanacağım bir nemlendirici bulduğum için hem şanslı hem de mutluyum.
L’Oréal Türkiye‘ye teşekkürler, sonunda düzenli kullanabileceğim bir nemlendiriciye kavuştum 🙂



