FinTech alanında haftanın gündemi 288 belli oldu. PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım finansal teknolojiler alanında haftanın öne çıkan haberlerini ve gündem başlıklarını derlememde bulabilirsiniz.
2009 yılından bu yana ödeme hizmetleri sektöründe hizmet sunan tamamı yerli sermaye ile kurulmuş olan PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım, 17 – 23 Ağustos aralığında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını sizin için derledim.
Ağustos ayının son haftasına yaklaşırken fintek ve finans gündemi yine çok katmanlı ilerledi. Ödeme teknolojilerinde İş Bankası’nın MaxSticker hamlesi, MagicPay-Payguru açık bankacılık entegrasyonu ve Protel Holding-TKPAY iş birliği öne çıktı. Bankacılık tarafında Akbank Business Plus ve Artı Para İşsizlik Sigortası gibi ürünler müşteri deneyimini daha kişisel ve daha bütünleşik hale getirirken, Kuveyt Türk Elit Patron da segment bazlı hizmet modelini derinleştirdi.
Haftanın bir diğer güçlü ekseni sermaye ve finansman oldu. Figofinans ilk tahvil ihracını tamamlarken 212’nin Provenance yatırımı, Goldman Sachs’ın EFOR sermayesine girişi ve İş Bankası’nın TGA ihalesi sermaye piyasaları tarafında dikkat çekti. Kartlı ödemelerin temmuzda 3 trilyon TL’ye yaklaşması, bireysel finansta kısa vadeli borçlanmanın hızlanması ve bankacılık sektöründe toplam mevduatın 33,24 trilyon TL’ye ulaşması ise finansal davranışlardaki değişimi rakamlarla ortaya koydu.
Yapay zeka, girişimcilik ve dijital dönüşüm de haftanın ana başlıkları arasındaydı. Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı için yayımlanan genelge, Yapı Kredi’nin FRWRD AI Akademisi ve EY’nin girişimcilik araştırması bu dönüşümün hem kamu politikası hem yetenek gelişimi hem de şirket stratejileri tarafında hızlandığını gösterdi. E-ticarette veri taşınabilirliğine yönelik düzenleme hazırlıkları, Aras Kargo’nun 100 milyon Euro’luk yatırım planı ve Paribu’nun iOS deneyimini genişleten yeni özellikleri de dijital ekonominin altyapı katmanında hareketliliğin sürdüğünü ortaya koydu.
İşte haftanın ajandasında yer edinen, sektörün geleceğine ışık tutan en önemli başlıklar…
Mastercard Doğu Avrupa Bölge Başkanlığına Avşar Gürdal atandı

Mastercard, Doğu Avrupa Bölge Başkanlığına Avşar Gürdal’ı atadı. Gürdal, 1 Eylül 2026 itibarıyla göreve başlayacak ve Avrupa ile Kafkaslar’da 12 ülkeyi kapsayan bölgenin yönetimine İstanbul’daki bölge merkezinden liderlik edecek.
Mastercard’da 2015 yılından bu yana farklı görevler üstlenen Gürdal, 2022’de Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü olmuş, ardından EEMEA Bölgesi’nde Strateji, Şirket Birleşmeleri, Satınalmalar ve Analitikten Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcılığı görevine geçmişti. Yeni görevinde bölgesel iş stratejisi, büyüme öncelikleri, müşteri ve iş ortaklıkları ile ödeme teknolojilerinin yaygınlaştırılmasından sorumlu olacak.
Gürdal’ın ataması, Mastercard’ın bölgesel yönetiminde İstanbul’un artan ağırlığını da güçlendiriyor. Şirket kısa süre önce 81 ülkeyi kapsayan EEMEA Bölge Başkanlığına Yasemin Bedir’i atamış, Kutay Ak da yılın başında Doğu Avrupa Müşteri Çözümleri Merkezi Lideri olmuştu.
İstanbul Mastercard’ın bölgesel yönetim merkezi rolünü güçlendiriyor
Avşar Gürdal’ın 12 ülkelik Doğu Avrupa organizasyonunun başına geçmesi, Türkiye’den yetişen yöneticilerin Mastercard’ın bölgesel karar mekanizmalarında daha görünür hale geldiğini gösteriyor. Yasemin Bedir ve Kutay Ak ile birlikte değerlendirildiğinde İstanbul, Türkiye operasyonlarının ötesinde Doğu Avrupa ve Kafkaslar’daki strateji, müşteri yönetimi ve ürün yapılanmasının da önemli merkezlerinden biri haline geliyor.
İş Bankası MaxSticker’ı kullanıma sundu

Türkiye İş Bankası, kredi kartı özelliklerini etiket formuna taşıyan MaxSticker Kart’ı kullanıma sundu. Cep telefonu veya günlük hayatta kullanılan kişisel eşyalara yapıştırılabilen MaxSticker, mobil uygulamaya girmeden ve telefonun şarjına ihtiyaç duymadan fiziksel POS cihazlarında temassız ödeme yapılmasını sağlıyor.
MaxSticker’ın kullanım limiti İşCep üzerinden yönetilebiliyor. Kullanıcılar bağlı kredi kartlarından etikete istedikleri tutarda limit tanımlayabiliyor. Üzerinde kart numarası, son kullanma tarihi ve CVV gibi hassas bilgiler bulunmayan ürün, standart temassız ödeme limitleri içinde kullanılabiliyor; limit üzerindeki işlemler POS cihazına şifre girilerek tamamlanıyor. MaxSticker, bağlı olduğu kredi kartının MaxiPuan ve Maximil avantajlarından da yararlanabiliyor.
Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, bankanın yüzle ödeme, akıllı saat ve mobil temassız ödeme çözümlerinin ardından MaxSticker’ı ürün portföyüne eklediğini belirtti. Lüle, ürünün fiziksel ödemelerde kart ve cüzdan taşıma ihtiyacını azaltırken telefon şarjına veya mobil uygulamaya bağımlı olmadan kullanılabildiğini vurguladı.
Temassız ödeme kart formunun dışına çıkıyor
MaxSticker’ın dikkat çekici tarafı, temassız ödemeyi yeni bir cihaz satın alma zorunluluğundan ayırması. Saat, telefon ve biyometrik ödeme çözümlerinin ardından etiket formunun da aynı kart hesabına bağlanması, ödeme kimliğinin giderek daha taşınabilir hale geldiğini gösteriyor. İşCep üzerinden ayrı limit tanımlanabilmesi ise kullanım kolaylığını risk kontrolüyle birlikte ele alan önemli bir detay.
MagicPay ve Payguru açık bankacılığı aynı ekosistemde buluşturuyor

MagicPay ve Payguru, ödeme teknolojileri ile açık bankacılık servislerini aynı altyapıda bir araya getirmek üzere iş birliğine gitti. Anlaşma kapsamında Payguru’nun açık bankacılık API altyapısı MagicPay teknoloji platformuna entegre edilecek ve MagicPay müşterilerinin kullanımına sunulacak.
Entegrasyon sayesinde işletmeler, farklı banka hesaplarından gelen finansal verileri ortak bir yapı altında değerlendirebilecek; ödeme ve tahsilat süreçlerini banka verileriyle birlikte yönetebilecek. MagicPay, bu yapıyla finans ekiplerinin manuel operasyonlarını azaltmayı ve şirketlerin kendi ürünlerine açık bankacılık yeteneklerini daha hızlı ekleyebilmesini hedefliyor.
MagicPay Kurucusu Latif Vardar, şirketin hedefini ödeme işlemlerinin ötesine uzanan kapsamlı bir finansal teknoloji altyapısı oluşturmak olarak tanımlıyor. Payguru entegrasyonuyla ödeme, tahsilat ve açık bankacılık servislerinin aynı ekosistemde sunulması planlanıyor.
Açık bankacılık kurumsal ödeme altyapısının parçasına dönüşüyor
MagicPay ve Payguru iş birliği, ödeme kabulü ile finansal veri yönetimi arasındaki sınırın giderek daha fazla ortadan kalktığını gösteriyor. İşletmeler açısından hesap hareketlerini görmek, tahsilatı banka verisiyle eşleştirmek ve finans operasyonlarını otomatikleştirmek artık aynı teknoloji yolculuğunun parçaları haline geliyor. Bu entegrasyon, özellikle B2B fintek tarafında platformlaşma eğilimini güçlendirebilir.
Protel Holding ve TKPAY uzaktan tahsilatta iş birliğine gitti

Protel Holding ile Türk Hava Yolları Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. (TKPAY), otel ve restoran işletmelerinin uzaktan tahsilat süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla iş birliği yaptı. Anlaşma kapsamında Simpra Link kullanan işletmeler, mevcut tahsilat paneli üzerinden TKPAY’in ödeme altyapısına erişebilecek ve iş birliğine özel komisyon oranlarından yararlanabilecek.
Simpra Link, işletmelerin müşterilerine e-posta veya SMS üzerinden ödeme bağlantısı göndermesine imkân tanıyor. Sistem; ödeme ve misafir bilgilerinin dijital ortamda yönetilmesini, işlemlerin kayıt altına alınmasını ve satıştan ödemeye uzanan sürecin tek noktadan takip edilmesini sağlıyor. TKPAY entegrasyonuyla otel ve restoranlar, özellikle farklı lokasyonlardan ve yurt dışından gelen tahsilatlarda aynı panel üzerinden işlem yapabilecek.
Protel Holding Genel Müdürü Cenk Temiz, Simpra Link’i uzaktan tahsilatın tek merkezden yönetilebildiği bir çözüm olarak konumlandırdıklarını belirterek, TKPAY iş birliğiyle kullanıcıların ödeme altyapısının yanı sıra özel komisyon oranlarına da erişeceğini söyledi. TKPAY Genel Müdürü Mustafa Ekmen ise Türk Hava Yolları’nın yüzde 100 iştiraki olan TKPAY’in seyahat ekosistemine finansal çözümler sunmayı hedeflediğini, konaklama ve restoran sektörlerinin de bu ekosistemin önemli parçaları arasında yer aldığını vurguladı.
Ödeme altyapısı HoReCa operasyonlarının içine yerleşiyor
Protel Holding ve TKPAY iş birliği, ödeme teknolojilerinin otel ve restoranların kullandığı operasyon sistemlerine daha derin biçimde entegre olduğunu vurguluyor. Rezervasyon, sipariş, müşteri yönetimi ve tahsilat süreçlerinin aynı akışta buluşması işletmeler için operasyonel verimlilik yaratırken, TKPAY açısından da Türk Hava Yolları çevresindeki seyahat ekosisteminde daha geniş bir finansal hizmet alanı açıyor.
Figofinans ilk tahvil ihracını gerçekleştirdi

Figopara’nın yüzde 100 iştiraki Figofinans, finansman kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla ilk tahvil ihracını tamamladı. Nitelikli yatırımcılara yönelik 75 milyon TL tutarındaki ihraç, 6 ay vadeli ve TL REF + 4,75 ek getiri yapısıyla gerçekleştirildi. Yatırımcılara üç ayda bir kupon ödemesi yapılacak.
KOBİ finansmanına odaklanan Figofinans, 2026’nın ilk yedi ayında KOBİ’lere 8,4 milyar TL finansman sağladı. Şirketin toplam plasmanı da 2026’nın ilk altı ayında, 2025 yılına kıyasla yaklaşık 12 kat arttı. İlk tahvil ihracıyla birlikte büyüyen finansman hacminin banka kaynaklarının yanı sıra sermaye piyasası araçlarıyla da desteklenmesi hedefleniyor.
Figofinans Yönetim Kurulu Başkanı Koray Bahar, ilk tahvil ihracının şirketin sermaye piyasalarındaki başlangıç adımı olduğunu belirtti. Bahar, finansman kaynaklarını sermaye piyasası araçlarıyla çeşitlendirdiklerini ve önümüzdeki dönemde yeni tahvil ihraçlarının da planlandığını ifade etti.
KOBİ finansmanında yeni fonlama kanalı açılıyor
Figofinans’ın ilk tahvil ihracı, alternatif KOBİ finansmanı sunan teknoloji odaklı şirketlerin kendi büyümelerini desteklemek için sermaye piyasalarına daha fazla yönelmeye başladığını gösteriyor. 75 milyon TL’lik ilk adımın ardından yeni ihraçların gelmesi, şirketin fonlama yapısını çeşitlendirebilir ve KOBİ’lere sağlanan finansmanın ölçeğini artırabilir. Asıl dikkat çekici gelişme, finteklerin yalnızca finansmana erişimi kolaylaştıran araçlar sunmakla kalmayıp kendi kaynak yapılarını da sermaye piyasaları üzerinden derinleştirmeye başlaması ile ilgili.
212’den Provenance’a 500 bin dolar yatırım geldi

212, ABD merkezli fintek girişimi Provenance’a 500 bin dolar yatırım yaptı. Tuna Üsküdar, Arda Dinç ve Chris Risio tarafından kurulan girişim, yeni yatırımı ürün geliştirme çalışmalarında ve Orta Doğu, Amerika ile Asya’daki büyüme planlarında kullanacak.
Provenance, yatırım bankaları, özel sermaye fonları ve kurumsal finans ekipleri için yapay zeka destekli finansal doğrulama ve kontrol altyapısı geliştiriyor. Platform, finansal modeller ve sunumlardaki verileri kaynak dokümanlarla gerçek zamanlı karşılaştırarak hata ve tutarsızlıkları tespit ediyor. Excel ve PowerPoint üzerindeki değişiklikleri takip eden yapı, dijital kontrol ve onay akışlarıyla finansal model inceleme süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor.
212 Yatırım Direktörü Özge Sevim, finansal modellerin güvenilirliği ve izlenebilirliğinin finans dünyasında kritik bir ihtiyaç haline geldiğini belirtirken, Provenance’ın veri odası girdileriyle canlı finansal modeller arasında denetlenebilir bir iz oluşturduğunu vurguladı. Provenance Kurucusu ve CEO’su Tuna Üsküdar ise yapay zekayla üretilen finansal çalışmalar için güven, doğrulama ve izlenebilirlik katmanı oluşturduklarını, yatırımla birlikte ürünü küresel ölçekte referans bir çözüme dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi.
Yapay zeka finansın kontrol katmanına yerleşiyor
Provenance’ın yaklaşımı, yapay zekanın finans ekiplerinde yalnızca analiz veya içerik üretimi için kullanılmasının ötesine geçtiğini bizlere hatırlatıyor. Finansal modellerin kaynağa kadar izlenebilmesi, yapılan her değişikliğin denetlenebilir olması ve kontrol süreçlerinin otomatikleşmesi özellikle yatırım bankacılığı ve özel sermaye tarafında güçlü bir kullanım alanı yaratabilir. 212’nin yatırımı da finansal yapay zeka alanında “üretkenlik” kadar doğrulama ve güven altyapısının yeni yatırım temalarından biri haline geldiğine işaret ediyor.
Kartlı ödemeler temmuzda 3 trilyon TL’ye yaklaştı

Türkiye’de kartlı ödeme hacmi temmuz ayında yıllık yüzde 37 artarak 2 trilyon 974,9 milyar TL’ye ulaştı. Aynı dönemde kredi kartı, banka kartı ve ön ödemeli kartlarla toplam 1 milyar 998 milyon işlem gerçekleştirildi. İşlem adedindeki yıllık artış yüzde 11’de kaldı.
Kredi kartlarıyla yapılan ödemeler yüzde 38 artışla 2 trilyon 541,8 milyar TL, banka kartı ödemeleri yüzde 39 artışla 425,8 milyar TL oldu. İnternetten kartlı ödemeler yüzde 34 büyüyerek 908,9 milyar TL’ye çıkarken, toplam kartlı ödeme hacmi içindeki payı yüzde 30 seviyesinde gerçekleşti. Temassız ödemelerde ise işlem tutarı yüzde 44 artarak 1 trilyon 15,3 milyar TL’ye ulaştı. Temmuz ayında mağaza içinde yapılan her beş kartlı ödemenin dördü temassız gerçekleşti.
Kart sayısı tarafında kredi kartları yüzde 11 artışla 151,7 milyona, banka kartları yüzde 4 artışla 223,2 milyona yükseldi. Ön ödemeli kart sayısı yüzde 3 gerileyerek 101,3 milyon oldu. Bu segmentte ödeme tutarı yüzde 43 düşüşle 7,3 milyar TL’ye, işlem adedi de yüzde 35 düşüşle 33,2 milyona indi.
Kartlı ödemelerde hacim işlem sayısından hızlı büyüyor
Temmuz verilerinde en dikkat çekici nokta, ödeme tutarındaki yüzde 37’lik artışa karşılık işlem adedinin yüzde 11 büyümesi ile ilgili. Söz konusu ayrışma, işlem başına düşen harcamanın yükseldiğini gösteriyor. Temassız ödemelerin ilk kez 1 trilyon TL sınırını aşması da teknolojinin günlük küçük harcamaların çok ötesine yayıldığını ortaya koyuyor. Ön ödemeli kartlardaki keskin gerileme ise önümüzdeki aylarda özellikle elektronik para ve ödeme kuruluşları açısından yakından izlenmesi gereken ayrı bir başlık.
Kadınların tasarruf sahipliği yüzde 60 ile tarihi zirveye ulaştı

ING Türkiye’nin NielsenIQ iş birliğiyle hazırladığı Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2026 yılı ikinci çeyrek sonuçlarına göre, Türkiye’de tasarruf sahibi olanların oranı yüzde 54’e yükseldi. Kadınlarda tasarruf sahipliği ise bir önceki döneme göre 5 puan artarak yaklaşık yüzde 60’a ulaştı ve araştırma tarihindeki en yüksek seviyeyi gördü. Düzenli tasarruf yaptığını belirtenlerin oranı da yüzde 82 olarak ölçüldü.
Tasarruf yapma nedenlerinde yüzde 34 ile geleceğe yatırım ilk sırada yer alırken, beklenmedik risklere karşı güvence oluşturmak yüzde 26 ile ikinci sırada yer aldı. Tasarruf sahiplerinin ortalama iki farklı araç kullandığı araştırmada, yastık altı altın ve değerli madenler yüzde 40 ile en çok tercih edilen araç oldu. Yastık altı döviz ve TL nakit yüzde 38, altın ve diğer değerli maden hesapları yüzde 24, TL vadeli hesaplar yüzde 23 ve hisse senedi ile borsa yatırımları yüzde 17 pay aldı.
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu gençlerdeki değişim oldu. 18-24 yaş grubunda altın ve değerli maden hesaplarını tercih edenlerin oranı 7 puan artarak yüzde 34’e yükselirken, yastık altında altın ve değerli maden tutanların oranı 6 puan gerileyerek yüzde 30’a indi. Katılımcıların her 10 kişiden 9’u son bir ay içinde internet veya mobil bankacılık kullandığını belirtti. ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken, tasarruf bilincindeki güçlenme ve kadınların tasarruf eğilimindeki artışa dikkat çekerken, finansal okuryazarlığın geliştirilmesi ve yatırım araçlarına erişimin kolaylaştırılmasının önemini vurguladı.
Kadınlar tasarrufta güçlenirken yatırım tarafında yeni alan açılıyor
Kadınlarda tasarruf sahipliğinin yüzde 60 sınırına ulaşması, finans sektörünün müşteri tabanındaki dönüşüm açısından önemli bir gösterge. Buna karşılık yatırım ve birikim ürünleri konusunda kendisini bilgili görenlerin oranının kadınlarda erkeklere kıyasla 9 puan düşük kalması, bankalar ve yatırım platformları için finansal okuryazarlık ve ürün tasarımı tarafında hâlâ önemli bir alan bulunduğunu gösteriyor. Gençlerde yastık altından hesap tabanlı yatırım araçlarına yöneliş ise tasarruf davranışının giderek dijitalleştiğine işaret ediyor.
SKYALP’ın ilk yarı hasılatı 153,6 milyon TL oldu

SKYALP Finansal Teknolojiler ve Danışmanlık, 2026 yılının ilk yarısında 153,6 milyon TL hasılat ve 113,6 milyon TL brüt kâr açıkladı. Şirketin esas faaliyet kârı 8,8 milyon TL olurken, konsolide net dönem zararı 36,8 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Ana ortaklık paylarına düşen zarar ise 30,3 milyon TL oldu. Söz konusu finansal sonuçlar 19 Ağustos 2026 tarihinde KAP’ta yayımlanan altı aylık konsolide finansal raporla doğrulanıyor.
30 Haziran 2026 itibarıyla şirketin toplam varlıkları 391,3 milyon TL’ye ulaştı. 2025 yıl sonunda 369,5 milyon TL olan toplam varlıklar böylece artış gösterdi. Toplam yükümlülükler 110,1 milyon TL’ye gerilerken, toplam özkaynaklar 254,7 milyon TL’den 281,2 milyon TL’ye yükseldi. Ana ortaklığa ait özkaynaklar ise 257,3 milyon TL olarak kaydedildi.
SKYALP’ın finansman geliri ve gideri öncesi faaliyet kârı 26,5 milyon TL olurken, sürdürülen faaliyetler vergi öncesi sonuç 16,2 milyon TL zarar verdi. Burada özellikle 30,3 milyon TL’lik ana ortaklık payına düşen zarar ile 36,8 milyon TL’lik konsolide net dönem zararını birbirinden ayırmak gerekiyor; şirketin toplam konsolide dönem zararı 36,8 milyon TL.
Operasyonel kâr ile dönem zararı ayrışıyor
SKYALP’ın ilk yarı sonuçlarında en dikkat çekici tablo, esas faaliyet tarafında kâr üretilmesine karşın dönemin konsolide zararla tamamlanması. Buna karşılık varlıkların ve özkaynakların artması bilanço tarafında büyümenin sürdüğünü gösteriyor. Önümüzdeki dönemde operasyonel kârlılığın net sonuca ne ölçüde taşınabildiği, şirketin finansal performansını değerlendirirken izlenecek temel başlıklardan biri olacak.
Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması 20. yıl başvurularını açtı

Garanti BBVA, KAGİDER ve Ekonomist Dergisi iş birliğiyle düzenlenen Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması için 20. dönem başvuruları başladı. Beş kategoride toplam 3 milyon TL ödül verilecek yarışmaya başvurular 15 Kasım 2026’ya kadar devam edecek. Yarışma bugüne kadar 50 binden fazla başvuruya ulaştı.
Türkiye’nin Kadın Girişimcisi kategorisinin kazananı 1 milyon TL ödül alacak. Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi, Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi, Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi ve Türkiye’nin Kadın Kooperatifi kategorilerinin kazananlarına ise 500’er bin TL verilecek. Kazananlar ayrıca bir yıl boyunca KAGİDER üyeliği, dergi abonelikleri, Garanti BBVA iletişim desteği ve networking imkânlarından yararlanacak.
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, bankanın son beş yılda kadın girişimcilere 350 milyar TL finansman sağladığını ve Kadın Girişimci Akademisi’nden 6 bin kişinin yararlandığını belirtti. KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, görünürlüğün yeni rol modeller oluşturmadaki etkisine dikkat çekerken, Ekonomist Dergisi Yayın Yönetmeni Talip Yılmaz kadınların girişimcilik ekosistemindeki payının yarışmanın başladığı dönemde yüzde 3 seviyesindeyken bugün yaklaşık yüzde 18’e ulaştığını söyledi.
Kadın girişimciliğinde finansman kadar görünürlük de büyüyor
Yarışmanın 20 yıldır sürmesi, kadın girişimciliğinin bankacılık ve girişimcilik ekosisteminde kalıcı bir başlığa dönüştüğünün simgesi niteliğinde. 350 milyar TL’lik finansman hacmi önemli bir ölçeğe işaret ederken, teknoloji kategorisinin ayrı bir başlık altında değerlendirilmesi kadın kurucuların teknoloji ve fintek ekosistemindeki görünürlüğünü artırabilecek güçlü bir kanal yaratıyor. Önümüzdeki dönemde bu tür programların yatırım fonları, kurumsal girişim sermayesi yapıları ve fintek platformlarıyla daha fazla kesişmesi beklenebilir. Geçtiğimiz Nisan ayında 19. kez düzenlenen Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması ödül töreni için bir araya gelmiştik. Garanti BBVA’nın kadın girişimciliği alanındaki 20 yıllık yolculuğunun da kutlandığı gecede, farklı şehirlerden, sektörlerden ve üretim alanlarından gelen kadın girişimciler başarı hikayeleriyle öne çıkmıştı. Geceyi hatırlamak isterseniz aşağıdaki bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz
Şirketlerde nakit dönüşüm süresi 105 güne çıktı

TCMB’nin Mayıs 2026 tarihli Finansal İstikrar Raporu’na göre Borsa İstanbul’a kote şirketlerde nakit dönüşüm süresi 2026’nın ilk çeyreğinde 105 güne yükseldi. Raporda 2022’den bu yana artan finansman maliyetleri, talep kompozisyonundaki değişim ve ticari vadelerdeki uzamanın nakit dönüşüm süresini yukarı taşıdığı belirtiliyor. Şirketlerin likit aktif oranı da 2023’ten bu yana gerileyerek yılın ilk çeyreğinde yüzde 18,7 seviyesinde gerçekleşti. TCMB, sıkı finansal koşullar nedeniyle firmaların dış finansman yerine içsel kaynaklara daha fazla yönelmesini bu gerilemede etkili unsurlardan biri olarak değerlendiriyor.
Raporda stok devir süresinin 2026’nın ilk çeyreği itibarıyla 157 güne ulaştığı, alacak tahsil sürelerinin bir miktar uzadığı ve borç ödeme sürelerinin dalgalı seyrettiği görülüyor. Finansman koşullarındaki sıkılığın sürdüğü ortamda tahsilat süreleri, ödeme vadeleri ve işletme sermayesinin kullanımı şirketlerin finansal dayanıklılığı açısından daha fazla önem kazanıyor.
Octet Türkiye Chief Revenue Officer Fırat Uysal, yüksek finansman maliyetleri ve uzayan ticari vadeler karşısında şirketlerin nakit akışını bütüncül biçimde yönetme kapasitesinin rekabet avantajı yarattığını belirtiyor. Uysal, tahsilat sürelerinin kısaltılması, ödeme planlarının nakit akışına göre düzenlenmesi ve finansal hareketlerin anlık izlenmesinin likidite yönetimini güçlendirdiğine dikkat çekiyor. Octet Türkiye; DBS, Tedarikçi Finansman Sistemi, Sanal POS ve banka entegrasyonlarını aynı platform altında sunuyor.
İşletme sermayesi B2B finteklerin yeni rekabet alanı oluyor
105 güne ulaşan nakit dönüşüm süresi, şirketlerin finansman ihtiyacını yalnızca kredi maliyetleri üzerinden okumayı yetersiz bırakıyor. Satış gerçekleşse bile tahsilatın gecikmesi işletme sermayesi ihtiyacını büyütebiliyor. Bu tablo, B2B finteklerde ödeme ve tahsilat hizmetlerinin yanına nakit akışı görünürlüğü, vade yönetimi ve tedarikçi finansmanını ekleyen platformların önemini artırıyor. Özellikle geniş bayi ve tedarikçi ağına sahip şirketlerde finansal verinin tek noktada izlenebilmesi önümüzdeki dönemde daha güçlü bir değer önerisine dönüşebilir.
Rubikpara sosyal etki çalışmasıyla uluslararası ödül aldı

Fuzul Holding iştiraki Rubikpara, çalışan deneyimi ile toplumsal faydayı buluşturan çalışmasıyla 2026 Brandon Hall Group Excellence Awards kapsamında “Best Social Impact” ödülüne layık görüldü. TCMB lisanslı elektronik para ve ödeme hizmetleri kuruluşu olan şirket, sosyal etki yaklaşımını kurum kültürünün süreklilik taşıyan bir parçası haline getirmeyi hedefliyor.
Rubikpara’ya ödülü getiren model, şirket içindeki özel günleri toplumsal faydaya dönüştüren bir yapı üzerine kuruldu. Çalışanların da sürece katıldığı uygulamayla kurum içindeki anlamlı anların sosyal etki yaratan çalışmalara dönüşmesi amaçlanıyor. Böylece çalışan deneyimi ile sosyal sorumluluk aynı yapı içerisinde buluşuyor.
Brandon Hall Group Excellence Awards kapsamında projeler; tasarım, uygulama ve yarattıkları ölçülebilir etki gibi kriterler üzerinden bağımsız jüri tarafından değerlendiriliyor. Rubikpara, önümüzdeki dönemde finansal teknoloji alanındaki faaliyetleriyle toplumsal fayda çalışmalarını birlikte geliştirmeyi planlıyor.
Sosyal etki finteklerde kurum kültürünün parçasına dönüşüyor
Fintek şirketlerinin rekabet alanı ürün, kullanıcı sayısı ve işlem hacminin ötesine taşınıyor. Yetenek kazanımı, çalışan bağlılığı ve işveren markası giderek daha fazla önem kazanırken sosyal etki çalışmalarının kurum kültürüyle bütünleşmesi de ayrı bir değer yaratıyor. Rubikpara’nın yaklaşımında öne çıkan nokta, sosyal faydayı dönemsel bir proje yerine çalışanların günlük kurum deneyimine bağlaması. Bu tür modellerin asıl gücü, zaman içinde sürdürülebilir ve ölçülebilir etki üretip üretememesiyle daha net görülecek.
Akbank Business Plus 10 Eylül’de kullanıma açılıyor

Akbank, tüzel müşterilere yönelik yeni ticari kart programı Akbank Business Plus’ı duyurdu. Axess Business ve Wings Business sahibi tüzel müşterileri kapsayan program, 10 Eylül 2026 itibarıyla Akbank Mobil üzerinden kullanıma açılacak. Business Plus; Silver, Gold ve Platinum olmak üzere üç farklı seviyeden oluşacak.
Müşterilerin programdaki seviyesi Akbank’taki ticari varlıkları, kredi kartı hacmi, kredi kullanımı ve POS hacmi gibi kriterlere göre belirlenecek. Seviyeye bağlı olarak akaryakıt ve restoran harcamalarında yüzde 15’e varan indirim, dünya genelinde 1.800’ü aşkın havalimanında lounge hizmeti, belirli yurt içi havalimanlarında otopark indirimi ve fast track hizmetleri sunulacak. Program ayrıca SGK ve vergi ödemelerinde üç taksite kadar ödeme kolaylığı ile faaliyet alanlarına göre toptan market, kurum faturası ve HGS yüklemelerinde çeşitli avantajlar sağlayacak.
Akbank Dijital Çözümler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Dağ Güven, altı ülkede işletme sahipleri ve finansal karar vericilerle gerçekleştirilen bir araştırmada katılımcıların yüzde 54’ünün standart bankacılık ürünleri yerine kendilerine uyarlanmış finansal araçları tercih ettiğini belirtti. Güven, Business Plus ile kart, POS, mevduat ve diğer bankacılık hizmetlerini aynı değer modeli altında buluşturduklarını, müşterilerin Akbank ile ilişkisini seviyelere göre artan fayda ve ayrıcalıklara dönüştürmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Ticari kart rekabeti ilişki bazlı modele kayıyor
Business Plus’ın dikkat çeken yanı, ticari kartı tek başına bir ödeme ürünü olarak konumlandırmak yerine işletmenin bankayla kurduğu toplam ilişkiye bağlaması. Kart harcaması, POS kullanımı, mevduat ve kredi ilişkisini aynı fayda modelinde bir araya getiren yapı, ticari bankacılıkta müşteri sadakatini ürün bazından ekosistem bazına taşıyor. Silver, Gold ve Platinum seviyeleri de bankaların bireysel müşteri segmentasyonunda uzun süredir kullandığı ayrıcalık modelinin ticari müşteriler tarafında daha görünür hale geldiğini gösteriyor.
E-ticarette 650 bin satıcı için yeni dönem başlıyor

Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı yeni yönetmelik taslağı, pazaryerleri ile işletmeler arasındaki ilişkilerde önemli değişiklikler öngörüyor. Düzenleme; veri taşınabilirliği, teslimat ve iade süreçleri, marka hakları ve sosyal dayanışma kampanyaları gibi başlıkları kapsıyor. Türkiye’de pazaryerlerinde faaliyet gösteren 650 binden fazla satıcıyı ilgilendiren taslak, satıcıların farklı platformlarda daha rahat hareket edebilmesini hedefliyor.
Taslağa göre orta, büyük ve çok büyük ölçekli pazaryerleri, işletmelerin talep etmesi halinde ürün açıklamaları, görseller, satış ve iade bilgileri, müşteri soru-cevapları, değerlendirmeler ve performans puanları gibi verilerin başka platformlara ücretsiz aktarılmasını sağlayacak teknik altyapıyı sunacak. ETBİS 2025 verilerine göre pazaryerleri üzerinden satış yapan işletmelerin yüzde 79’u yalnızca tek bir pazaryerinde faaliyet gösteriyor. Bu nedenle veri taşınabilirliği, satıcıların yeni satış kanallarına geçiş maliyetini azaltabilecek önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
TOBB E-Ticaret Meclisi Üyesi ve ideasoft CEO’su Sinan Akdal, işletmelerin ürün içeriklerini, değerlendirmelerini ve satış geçmişlerini farklı satış kanallarına taşıyabilmesinin kendi ticari varlıkları üzerindeki kontrolü güçlendireceğini belirtiyor. Taslak ayrıca kayıp ve hasar durumlarında pazaryeri, işletme ve lojistik şirketlerinin sorumluluklarının daha açık tanımlanmasını, tescilli markaların izinsiz arama motoru reklamlarında kullanımına sınırlama getirilmesini ve sosyal dayanışma kampanyalarında reklam bütçesinin yüzde 5’ine kadar olan bölümüne esneklik sağlanmasını öngörüyor.
Veri taşınabilirliği e-ticaret rekabetini yeniden şekillendirebilir
Taslağın en güçlü tarafı veri taşınabilirliği. Bir satıcının satış geçmişi, müşteri değerlendirmeleri ve performans puanları zaman içinde önemli bir ticari varlığa dönüşüyor. Bu verilerin platformlar arasında taşınabilmesi satıcıların pazarlık gücünü artırabilir ve çok kanallı satış stratejilerini hızlandırabilir. Fintek tarafında ise daha fazla kanalda faaliyet gösteren işletmeler; ödeme, tahsilat, finansman, açık bankacılık ve e-ticaret yazılımlarını daha bütünleşik kullanmaya başlayabilir.
Tam Finans 54’üncü şubesini Topkapı’da açtı

Tam Finans, İstanbul Topkapı’da açtığı yeni şubeyle Türkiye genelindeki şube sayısını 54’e, İstanbul’daki hizmet noktası sayısını ise 11’e çıkardı. Şirketin hizmet ağı 37 ile yayılırken, 1.200’ü aşkın çalışanla faaliyet gösteren Tam Finans’ın yıl sonu hedefi 60 şubeye ulaşmak.
Topkapı Şubesi; bölgede faaliyet gösteren esnaf, mikro KOBİ ve işletmelerin ticari alacak finansmanı ile işletme sermayesi ihtiyaçlarına odaklanacak. Tam Finans, özellikle tahsilat ve ödeme vadeleri arasında oluşan nakit akışı ihtiyacına yönelik çözümleri sahadaki müşteri temasıyla desteklemeyi planlıyor.
Tam Finans CEO’su Hakan Karamanlı, Topkapı’nın İstanbul’un yoğun ticari merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekerek yeni şubenin daha fazla işletmeyi ticaretin finansmanına dahil etme hedeflerinin parçası olduğunu belirtti. Tam Finans Satış ve Pazarlama Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Hayati Çelikcan ise dijital altyapının sağladığı hız ile saha ekiplerinin müşteri ilişkisini birlikte kullanarak İstanbul’daki erişim güçlerini artıracaklarını söyledi.
Faktoringde fiziksel temas önemini koruyor
Tam Finans’ın şube yatırımı, faktoring sektöründe dijital kanallar büyürken esnaf ve mikro KOBİ tarafında fiziksel erişimin hâlâ güçlü bir değer taşıdığını gösteriyor. 54 şubeden 60 şubeye uzanan büyüme planı da şirketin dijital altyapıyı saha organizasyonuyla birlikte ölçeklendirmeyi tercih ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle işletme sermayesi ihtiyacının arttığı dönemlerde müşteriye yakınlık, faktoring şirketleri açısından hız ve güven kadar önemli bir rekabet unsuruna dönüşüyor.
TSKB Sermaye Piyasaları Müdürlüğüne Uğur Aydın Ünüvar atandı

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nda (TSKB) yeni bir atama gerçekleşti. Uğur Aydın Ünüvar, 31 Temmuz 2026 itibarıyla TSKB Sermaye Piyasaları Müdürü olarak göreve başladı. Ünüvar, 2021 yılından bu yana TSKB bünyesinde farklı pozisyonlarda görev yapıyor.
TSKB’nin Sermaye Piyasaları Müdürlüğü; kurumsal müşterilere portföy yönetimi, tahvil ve bono ihracı ile finansal aracılık hizmetleri sunuyor. Ünüvar da bankadaki kariyeri boyunca halka arzların yapılandırılması ve koordinasyonu, borçlanma aracı ihraçları ve şirket değerlemeleri başta olmak üzere şirketlerin sermaye piyasalarına erişimine yönelik projelerde görev aldı.
Atılım Üniversitesi İnşaat Mühendisliği mezunu olan Ünüvar, University of Greenwich’te İnşaat Mühendisliği yüksek lisansını tamamladı. Ardından Koç Üniversitesi’nde MBA ve Finans Yüksek Lisansı programlarını bitirdi. Uzmanlık alanları arasında halka arzlar, borçlanma aracı ihraçları, proje finansmanı, şirket değerlemeleri ve finansal modelleme bulunuyor.
Sermaye piyasalarında kurum içi uzmanlık öne çıkıyor
Uğur Aydın Ünüvar’ın ataması, TSKB’nin sermaye piyasaları tarafında kurum içinde yetişen uzmanlığı yönetim sorumluluğuna taşıması açısından dikkat çekiyor. Şirketlerin banka kredilerinin yanı sıra tahvil, bono ve halka arz gibi alternatif finansman kanallarına ilgisinin arttığı bir dönemde, sermaye piyasaları ekiplerinin kurumsal bankacılık içindeki ağırlığı da büyüyor. Ünüvar’ın hem finansman hem de yapılandırma tarafındaki deneyimi, TSKB’nin bu alandaki faaliyetlerinin devamlılığı açısından önemli bir avantaj sağlayabilir.
Akbank Artı Para kullanıcılarına işsizlik sigortası sundu

Akbank, kredili mevduat hesabı ürünü Artı Para için yeni bir sigorta çözümünü devreye aldı. Artı Para İşsizlik Sigortası, müşterilerin gelir kaybı yaşayabileceği durumlarda Artı Para ana para borcunu 50 bin TL’ye kadar güvence altına alıyor. Ürün; istem dışı iş kaybı, geçici iş göremezlik ve hastaneye yatış gibi durumları kapsıyor.
Sigorta ürününün primi, hesaplama tarihinde müşterinin mevcut Artı Para borcunun yüzde 2’si üzerinden belirleniyor. Artı Para’ya yeni başvuran müşteriler ürünü başvuru sırasında seçebiliyor. Mevcut Artı Para kullanıcıları ise Akbank Mobil’deki sigorta menüsü üzerinden başvuru yapabiliyor. Böylece kredi ve sigorta deneyimi aynı dijital müşteri yolculuğu içinde bir araya geliyor.
Akbank, yeni ürünü nakit yönetimi çözümlerini tamamlayan bir finansal güvence katmanı olarak konumlandırıyor. Artı Para borcunun belirli bir bölümünün gelir kesintisine karşı korunması, özellikle kısa vadeli nakit ihtiyacında kredili mevduat hesabını kullanan müşteriler için ek bir güvence sunuyor.
Sigorta kredi ürününün içine yerleşiyor
Artı Para İşsizlik Sigortası, bankacılık ve sigorta ürünlerinin dijital kanallarda giderek daha iç içe geçtiğini gösteren güncel örneklerden biri. Buradaki güçlü taraf, sigortanın ayrı bir satın alma deneyimi olarak sunulması yerine müşterinin kullandığı finansman ürününün doğal bir tamamlayıcısına dönüşmesi. Gömülü sigortacılık açısından bakıldığında, riskin ortaya çıktığı finansal ürünle koruma katmanının aynı anda sunulması bankaların çapraz satıştan daha bütünleşik finansal hizmet modellerine ilerlediğini gösteriyor.
TOM Katılım Bankası ilk yarıda 895 milyon TL zarar açıkladı

TOM Katılım Bankası, 2026 yılının ilk yarısını 895 milyon TL net zararla tamamladı. Bankanın 30 Haziran 2026 itibarıyla toplam aktif büyüklüğü 29,932 milyar TL’ye ulaştı. 2025 yıl sonunda toplam aktifler 23,278 milyar TL seviyesindeydi.
Bankanın özkaynakları yılın ilk yarısında 7,122 milyar TL’ye yükselirken, ödenmiş sermayesi 6 milyar TL’den 10,5 milyar TL’ye çıktı. Aynı dönemde vergi öncesi zarar 1,392 milyar TL oldu. Net ücret ve komisyon gelirleri 1,204 milyar TL, ticari kâr ise 1,228 milyar TL olarak gerçekleşti. Diğer faaliyet gelirleri 210 milyon TL, faaliyet brüt kârı da 2,013 milyar TL seviyesinde kaydedildi.
Net kâr payı gideri 629 milyon TL olurken banka dönemi 1,392 milyar TL net faaliyet zararıyla kapattı. Vergi etkisinin ardından net dönem zararı 895 milyon TL olarak gerçekleşti.
Dijital bankacılıkta ölçek büyürken kârlılık sınavı sürüyor
TOM Katılım Bankası’nın ilk yarı sonuçlarında aktif büyüklüğü ve sermaye tarafındaki genişleme dikkat çekerken, aynı büyümenin henüz net kârlılığa taşınmadığı görülüyor. Ödenmiş sermayenin 10,5 milyar TL’ye yükselmesi büyüme dönemindeki sermaye desteğini güçlendiriyor. Dijital bankacılık modelinde bundan sonraki önemli gösterge, artan müşteri ve işlem ölçeğinin gelir üretme kapasitesine ne hızda yansıyacağı olacak.
Kuveyt Türk Elit Patron ile müşteri deneyimini kişiselleştiriyor

Kuveyt Türk, firma sahiplerine yönelik geliştirdiği Elit Patron uygulamasında dinamik segmentasyon modelini kullanıyor. Bankada kişisel varlıklarını değerlendiren firma ortakları, aylık ortalama varlık büyüklüklerine göre belirlenen segmentler üzerinden kampanyalardan seyahat hizmetlerine uzanan farklı ayrıcalıklara Kuveyt Türk Mobil üzerinden erişebiliyor.
Müşterilerin segmentleri, aylık ortalama varlık büyüklüklerinde yaşanan değişimlere göre otomatik olarak güncelleniyor. Varlık seviyesi yükselen müşteriler daha üst segmentlere geçerek kapsamı genişleyen hizmetlerden yararlanabiliyor. Elit Patron kapsamında kişiselleştirilmiş kampanyalar, özel teklifler, piyasa analizleri ve finansal bültenlerin yanı sıra havalimanı lounge kullanımı, hızlı geçiş, vale, otopark, restoran ve konaklama indirimleri ile çeşitli sağlık hizmetleri sunuluyor. Müşteriler varlık büyüklüklerine bağlı olarak hoş geldin millerinden de faydalanabiliyor.
Kuveyt Türk KOBİ Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Delipoyraz, Elit Patron ile firma ortaklarının kişisel finansal ihtiyaçlarını bütüncül biçimde ele aldıklarını belirtti. Delipoyraz, kampanyalar, finansal içerikler, seyahat hizmetleri ve farklı ayrıcalıkların Kuveyt Türk Mobil üzerinde tek noktada toplandığını, müşteri deneyimini merkeze alan yeni çözümler geliştirmeyi sürdüreceklerini ifade etti.
Ticari bankacılıkta kişiselleştirme firma sahibine uzanıyor
Elit Patron’un dikkat çekici tarafı, ticari müşteri ilişkisini yalnızca şirketin finansal ihtiyaçları üzerinden kurmaması. Firma sahibinin kişisel varlıkları, yaşam tarzı beklentileri ve bankayla kurduğu ilişki aynı segmentasyon modeli içinde değerlendiriliyor. Dinamik yapı sayesinde müşteri profili sabit kalmıyor; finansal büyüklük değiştikçe sunulan hizmetler de güncelleniyor. Bu yaklaşım, ticari bankacılık ile varlık yönetimi arasındaki sınırın giderek daha geçirgen hale geldiğini gösteriyor.
Bireysel finansta kısa vadeli borçlanma öne çıktı

Hesap.com’un 2026’nın ilk yedi ayına ilişkin analizine göre, bireysel kredi hacmindeki büyümede ihtiyaç kredileri gibi planlı finansman ürünlerinden çok kredi kartı bakiyesi ve kredili mevduat hesabı gibi kısa vadeli borçlanma kanalları öne çıktı. BKM verilerine göre kartlı harcamalar yıllık bazda yaklaşık yüzde 45 artarken, banka ve kredi kartlarıyla yapılan haftalık harcama 31 Temmuz 2026 haftasında 750,6 milyar TL ile serinin en yüksek seviyesine ulaştı.
İhtiyaç kredisi hacmi yılbaşından bu yana yüzde 16,6 büyürken, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı hacmi yüzde 22’nin üzerinde artış gösterdi. Konut tarafında ise yılın ilk yedi ayında toplam satışlar yüzde 6 gerilemesine rağmen kredili satışlar yüzde 31 arttı. Konut kredilerindeki büyüme de aynı dönemde yüzde 20’yi aştı. Tasarruf tarafında vadeli mevduat ağırlığını korurken, vadeli mevduat hacmi temmuz ayında ikinci kez 10 trilyon TL’nin üzerine çıktı.
Hesap.com Genel Müdür Yardımcısı Özgür Göçen, mevduat hacminin haziran sonundaki geçici gerilemenin ardından temmuz ayında toparlandığını belirtti. Göçen ayrıca tasarruf finansmanı şirketlerinin müşteri sayısının Mart 2025-Mart 2026 döneminde yüzde 112 artarak 1,3 milyona ulaştığına dikkat çekti. Hesap.com da ağustos ayında tasarruf finansmanı kategorisini platformuna ekledi.
Bireysel finansmanda davranış değişimi belirginleşiyor
İlk yedi aylık tablo, yüksek faiz ortamında tüketicinin borçlanmadan tamamen uzaklaşmak yerine daha esnek ve anlık kullanabildiği finansman kanallarına yöneldiğini gösteriyor. Kredi kartı ve kredili mevduat hesabındaki büyümenin ihtiyaç kredilerinin önüne geçmesi, bireysel nakit yönetiminde kısa vadeli ürünlerin ağırlığını artırıyor. Tasarruf tarafında vadeli mevduatın güçlü kalması ve tasarruf finansmanına ilginin yükselmesi ise aynı tüketicinin bir yandan likidite ihtiyacını yönetirken diğer yandan getiri ve alternatif finansman seçeneklerini daha aktif karşılaştırdığını düşündürüyor.
Goldman Sachs EFOR sermayesinde yüzde 8,03 pay sahibi oldu

Goldman Sachs International, Efor Yatırım Sanayi Ticaret A.Ş.’nin çıkarılmış sermayesinin yüzde 8,03’üne karşılık gelen 175 milyon adet B grubu payı devraldı. İşlemin karşı tarafında, EFOR’un hâkim ortaklık yapısı içinde bulunan Efor Capital Teknoloji Yatırımları A.Ş. yer aldı.
KAP’ta 18 Ağustos’ta yayımlanan açıklamaya göre söz konusu 175 milyon pay, ilk aşamada EFOR Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Akkuş’tan Efor Capital’e devredildi. Paylar Borsa İstanbul’da işlem görmeyen nitelikteydi ve şirketin toplam çıkarılmış sermayesinin yüzde 8,03’ünü temsil ediyordu. Şirket, bu adımı orta ve uzun vadeli uluslararası finansman imkânlarına erişim çalışmalarının parçası olarak tanımladı.
Ardından Efor Capital’e ait payların Goldman Sachs International’a devri gerçekleşti. İşleme, Efor Capital’e vade sonunda payları geri satın alma imkânı sağlayan “call spread” yapısında bir alım opsiyonu yayılma işlemi eşlik etti. Goldman Sachs International ayrıca gerektiğinde payların borsada işlem gören tipe dönüştürülmesi için başvurma ve payları riskten korunma işlemlerinde kullanma hakkına sahip oldu.
İşlemin asıl önemi finansman modelinde
Goldman Sachs’ın yüzde 8,03’lük payla EFOR sermayesinde yer alması kadar, işlemin nasıl yapılandırıldığı da dikkat çekiyor. Pay devrinin geri alım imkânı sağlayan bir türev işlemle birlikte yürütülmesi, Efor Grubu açısından uluslararası finansmana erişim ile sermaye sahipliğinin yönetimini aynı yapıda buluşturuyor. Borsa İstanbul’da sınırlı örneği bulunan bu tür finansman modellerinin yaygınlaşması, Türk şirketlerinin küresel sermaye piyasalarından kaynak sağlama yöntemlerinin çeşitlenmesi açısından izlenmeye değer.
Bankacılıkta toplam mevduat 33,24 trilyon TL’ye ulaştı

TCMB’nin 14 Ağustos 2026 haftasına ilişkin verilerine göre bankacılık sektörünün toplam mevduatı bir haftada 448,04 milyar TL artarak 33,243 trilyon TL’ye yükseldi. Aynı dönemde toplam kredi hacmi 26,961 trilyon TL’ye çıktı. Böylece mevduattaki haftalık artış kredi büyümesinin üzerinde gerçekleşti.
Toplam TL mevduat 20,461 trilyon TL, yurt içi yerleşiklerin TL mevduatı ise 18,214 trilyon TL oldu. Yabancı para mevduat nominal olarak yükselirken, parite etkisinden arındırılmış veriler yurt içi yerleşiklerin yabancı para mevduatında 297 milyon dolarlık gerilemeye işaret etti. Gerçek kişilerin yabancı para mevduatı 1 milyar 56 milyon dolar azalırken tüzel kişilerin mevduatı 759 milyon dolar arttı.
Bireysel kredi kartı bakiyesi bir haftada yaklaşık 66,54 milyar TL artarak 3,430 trilyon TL’ye ulaştı. İhtiyaç kredileri 2,577 trilyon TL’ye, konut kredileri 821,2 milyar TL’ye çıkarken kredili mevduat hesabı bakiyesi 946,9 milyar TL oldu. Bankacılık sektörünün toplam takipteki alacakları da 832,6 milyar TL’ye yükseldi. Bunun 349,9 milyar TL’sini takipteki tüketici kredileri oluşturdu.
Kredi kartlarının bireysel finansmandaki ağırlığı artıyor
14 Ağustos haftasının verilerinde mevduat büyümesi güçlü seyrini korurken bireysel tarafta kredi kartları yeniden öne çıkıyor. Tüketici kredilerindeki yaklaşık 89,7 milyar TL’lik haftalık artışın 66,5 milyar TL’sinin kredi kartlarından gelmesi, kısa vadeli finansman ihtiyacında kartların ağırlığını gösteriyor. Takipteki alacakların da yükselmeyi sürdürmesi nedeniyle önümüzdeki haftalarda kredi kartı ve ihtiyaç kredilerindeki büyümenin varlık kalitesi üzerindeki etkisi yakından izlenecek.
İş Bankası TGA ihalesinde 1,5 milyar TL’lik portföy sonucu

Türkiye İş Bankası’nın 19 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirdiği tahsili gecikmiş alacak satışında Gelecek Varlık Yönetimi, Birikim Varlık Yönetimi ve Sümer Varlık Yönetimi, toplam 1 milyar 508,65 milyon TL anapara büyüklüğündeki dört bireysel portföy için en yüksek teklifleri verdi. İhaleye toplam 18 varlık yönetim şirketi katıldı.
Gelecek Varlık Yönetimi, satışa çıkarılan 9 bireysel ve 1 perakende portföy arasından toplam 754,8 milyon TL anapara büyüklüğündeki iki bireysel portföyü kazandı. Birikim Varlık Yönetimi ise 377,4 milyon TL anaparaya sahip bir bireysel portföy için en yüksek teklifi verdi. Sümer Varlık Yönetimi de 376,45 milyon TL anapara büyüklüğündeki bir bireysel portföyün ihalesini kazandığını açıkladı.
Açıklanan rakamlar portföylerin anapara büyüklüğünü ifade ediyor; bu tutarlar satış bedeli olarak değerlendirilmemeli. Üç şirketin KAP açıklamalarında portföylerin satın alma bedellerine ilişkin rakam paylaşılmadı. İhale sonuçlarının kesinleşmesi İş Bankası Yönetim Kurulu’nun onayına bağlı. Onayın ardından sözleşmelerin imzalanması ve alacakların devir süreçlerinin başlatılması bekleniyor.
Varlık yönetim sektöründe portföy rekabeti sürüyor
18 varlık yönetim şirketinin katıldığı ihale, bankaların takipteki alacak portföylerinin sektör açısından hâlâ güçlü bir büyüme alanı oluşturduğunu gösteriyor. Burada özellikle anapara büyüklüğü ile gerçek satın alma bedelini birbirinden ayırmak önemli. Portföylerin tahsilat performansı, satın alma fiyatı ve tahsilat maliyetleri şirketlerin bu işlemlerden yaratacağı gerçek ekonomik değeri belirleyecek. İş Bankası’nın aynı ihalesinde dört portföyün şimdiden üç farklı varlık yönetim şirketine dağılması da sektördeki rekabetin geniş bir oyuncu grubuna yayıldığını ortaya koyuyor.
TCMB Disiplin Yönetmeliği yenilendi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası personeline yönelik disiplin süreçlerini düzenleyen yeni yönetmelik 21 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle disiplin amirlerinin yetkileri, soruşturmanın başlatılması, ihbar ve şikâyetlerin değerlendirilmesi, savunma hakkı, Disiplin Kurulu kararları ve itiraz süreçleri ayrıntılı kurallara bağlandı.
Yeni düzenlemenin hukuki altyapısı, 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7587 sayılı Kanun ile oluşturuldu. 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’na eklenen hükümler kapsamında disiplin cezaları; uyarma, kınama, kısa süreli ücret kesintisi, uzun süreli ücret kesintisi ve işe son verme olarak sıralandı. Kısa süreli ücret kesintisi üç ay boyunca ücretin yüzde 15’i, uzun süreli ücret kesintisi ise altı ay boyunca yüzde 30’u olarak uygulanabilecek.
Disiplin soruşturmalarının Başkanlık Makamının onayıyla başlatılması ve banka denetim elemanları tarafından yürütülmesi öngörülüyor. Personelin savunması alınmadan ceza verilemeyecek ve savunma için yedi günlük süre tanınacak. Disiplin Kurulu dosyanın kendisine ulaşmasından itibaren 30 gün içinde karar verecek. Uyarma, kınama ve ücret kesintisi cezalarına karşı tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilecek; idari yargı yolu da açık olacak. Somut konu veya delil içermeyen ihbar ve şikâyetlerin işleme alınmamasına yönelik hükümler de yeni yönetmelikte yer alıyor.
Disiplin süreçlerinde süre ve yetki sınırları netleşiyor
Yeni yönetmeliğin öne çıkan tarafı, TCMB personeline ilişkin disiplin sürecinin her aşamasını süre ve yetki bakımından daha açık bir çerçeveye bağlaması. Soruşturmanın kim tarafından başlatılacağı, savunma süresi, kurulun karar takvimi ve itiraz mekanizmasının ayrı ayrı tanımlanması hem kurum içi işleyiş hem de personelin haklarının korunması açısından daha öngörülebilir bir yapı oluşturuyor. Özellikle isimsiz başvurularda somut delil şartı ve kurul üyelerine getirilen tarafsızlık hükümleri, sürecin usul güvencelerini güçlendiren başlıklar arasında yer alıyor.
Yapı Kredi’nin FRWRD AI Akademisi ilk dönemini tamamladı

Yapı Kredi’nin lise öğrencilerine yönelik hayata geçirdiği FRWRD AI Akademisi’nin ilk dönemi tamamlandı. Birleşmiş Milletler Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından desteklenen programda 40 lise öğrencisi, 8 hafta boyunca toplam 15 oturumda eğitim, atölye ve mentorluk desteği aldı. Öğrenciler program sonunda 8 ekip halinde geliştirdikleri 8 yapay zeka destekli iş modeli ve ürünü Bahçeşehir Üniversitesi’nde düzenlenen Jüri Günü’nde sundu.
Programın müfredatı yapay zeka, inovasyon ve girişimcilik başlıkları etrafında oluşturuldu. Öğrenciler fikir ve proje geliştirme, iş modeli oluşturma, sunum becerileri, prompting, kişisel yapay zeka asistanı geliştirme ve AI agent sistemleri üzerine çalıştı. Programı başarıyla tamamlayan öğrencilere UNITAR onaylı sertifika verildi.
Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan, programı gençlerin yapay zeka, girişimcilik ve inovasyon alanlarında küresel ölçekte geçerli yetkinlikler kazanmasını sağlayacak bir deneyim olarak tasarladıklarını belirtti. Doğan, öğrencilerin sekiz hafta boyunca fikirlerini araştırıp geliştirerek yapay zeka destekli çözümlere dönüştürmesinin önemine dikkat çekerken, programın UNITAR, CIFAL Istanbul ve Bahçeşehir Üniversitesi iş birliğiyle ilerleyen dönemlerde daha fazla gence ulaştırılmasının hedeflendiğini ifade etti.
Yapay zeka eğitiminde odak ürün geliştirmeye kayıyor
FRWRD AI Akademisi’nde agent sistemleri, kişisel yapay zeka asistanları ve ürün geliştirme gibi konuların lise seviyesine kadar inmesi dikkat çekici. Yapay zeka eğitiminde yalnızca araç kullanımına odaklanan yaklaşımın yerini, problemi tanımlayan, iş modeli kuran ve çözüm geliştiren bir yapı almaya başlıyor. Bankaların bu alandaki eğitim programları da uzun vadede teknoloji yeteneği havuzunun genişlemesine ve fintek ekosistemine daha erken yaşta yeni yetkinliklerin kazandırılmasına katkı sağlayabilir.
Fibasigorta ve Index Grup cep telefonu sigortasında iş birliğine gitti

Fibasigorta, Index Grup şirketleri HB Bilişim ve Datagate ile yaptığı iş birliğiyle cep telefonu sigortasını akıllı telefon satış noktalarına taşıdı. Model kapsamında Index Grup iş ortaklarının mağazalarından telefon satın alan müşteriler, Fibasigorta’nın Ekran Kırılması ve Tam Koruma teminatlarını içeren cep telefonu sigortasını cihazla birlikte satın alabilecek.
İş birliği, sigorta ürününü telefon satın alma sürecinin içine yerleştiriyor. Fibasigorta Genel Müdür Yardımcısı Buket Erşan, ekran kırılması, sıvı teması ve beklenmedik hasarların kullanıcılar açısından yüksek maliyet yaratabildiğine dikkat çekti. Erşan ayrıca Index Grup’un 200’ün üzerinde dünya teknoloji markasının resmi distribütörlüğünü yürüttüğünü ve 8 binden fazla aktif iş ortağına ulaştığını belirtti.
HB Bilişim Genel Müdürü Barış Karaman ise teknoloji ürünlerinde müşteri beklentilerinin yalnızca cihaz seçimiyle sınırlı kalmadığını, satış deneyimini tamamlayan hizmetlerin giderek daha fazla önem kazandığını ifade etti. Karaman, iş birliğinin Index Grup iş ortaklarına müşterilerine satış anında hızlı erişilebilen bir sigorta seçeneği sunma imkânı sağlayacağını söyledi.
Sigorta teknoloji satışının içine yerleşiyor
Bu iş birliğinin güçlü tarafı, sigortayı ayrı bir satın alma adımı olmaktan çıkarıp cihaz satışının doğal parçasına dönüştürmesi. Özellikle yüksek fiyatlı elektronik ürünlerde koruma ihtiyacının satış anında karşılanması, gömülü sigortacılığın en somut kullanım alanlarından birini oluşturuyor. Index Grup’un geniş dağıtım ağı da Fibasigorta açısından bu modeli hızlı biçimde ölçeklendirebilecek önemli bir kanal yaratıyor.
Türkiye girişimcileri yapay zekada hızlandı

EY Girişimcilik Barometresi 2026’ya göre Türkiye’de girişimcilerin yüzde 82’si yapay zeka ve makine öğrenimi, yüzde 79’u ise veri analitiği kullanıyor. Dijital müşteri deneyimi platformlarının kullanım oranı yüzde 70’e, bulut teknolojilerinin kullanımı yüzde 63’e ulaşıyor. Teknoloji yatırımlarının inovasyona katkısı yüzde 71, teknolojiye adaptasyon hızına katkısı yüzde 70 seviyesinde ölçülürken, gelir büyümesine etkisi yüzde 36’da kalıyor.
Araştırma, Türkiye’nin de dahil olduğu Europe Central bölgesinde 1.000’in üzerinde aile şirketi sahibi, start-up kurucusu ve şirket liderinin katılımıyla hazırlandı. Türkiye’de girişimcilerin yüzde 71’i finansmana erişimi, yüzde 70’i ekonomik belirsizliği temel zorluklar arasında gösteriyor. Yatırım tarafında BT yatırımı planlayanların oranı yüzde 50, otomasyon yatırımı planlayanların oranı yüzde 45 olurken, yatırımların yüzde 61’i öz kaynakla finanse ediliyor. Kredilerin payı yüzde 20, teşvik ve hibelerin payı ise yüzde 14 seviyesinde.
EY Türkiye Şirket Ortağı, Girişimci Kadın Liderler Programı ve EYnovation Start-up Programı Lideri Müge Tan Belviso, girişimcilik ekosistemine duyulan güvenin yükseldiğini, buna karşılık büyüme ve yatırım kararlarının maliyet ve belirsizlikler nedeniyle daha seçici hale geldiğini belirtti. EY Türkiye Şirket Ortağı ve Girişimci Kadın Liderler Programı Lideri Ferzan Ülgen ise Türkiye’nin teknoloji ve yapay zeka kullanımında araştırmaya katılan ülkelerin ortalamasının üzerinde seyrettiğine dikkat çekti.
Yapay zekada asıl sınav finansal değere dönüşüm
Türkiye’de yapay zeka kullanımının yüzde 82’ye ulaşması güçlü bir adaptasyon hızına işaret ediyor. Buna karşılık teknoloji yatırımlarının gelir büyümesine katkısının yüzde 36 seviyesinde kalması, önümüzdeki dönemin asıl meselesini ortaya koyuyor: teknoloji kullanımını ölçülebilir verimlilik ve gelir artışına çevirmek. Finansmana erişimin yüzde 71 ile en büyük sorunlardan biri olması da alternatif finansman, KOBİ finansmanı, açık bankacılık ve nakit akışı yönetimi çözümleri açısından fintek ekosistemine önemli bir alan açıyor.
Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı için Genelge yayımlandı

Türkiye’nin 2026-2030 dönemindeki yapay zeka politikalarının çerçevesini belirleyen Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı için 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlandı. Genelge, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yer aldı. Planın koordinasyonu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülecek.
Eylem Planı, “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” olmak üzere dört temel ilke üzerine kuruluyor. 2026-2030 döneminde yapay zeka farkındalığının artırılması, nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi, veri ve hesaplama altyapılarının güçlendirilmesi, yapay zeka uygulamalarının kamu ve özel sektörde yaygınlaştırılması ve uluslararası ölçekte rekabet edebilen güvenilir bir yapay zeka ekosisteminin oluşturulması hedefleniyor. Plan; teknolojik egemenlik, rekabet gücü, veri odaklı kalkınma, güvenilir yapay zeka ve sürdürülebilir dijital dönüşüm başlıklarını birlikte ele alıyor.
Yeni dönem, 2021-2025 Ulusal Yapay Zeka Stratejisi’nin devamı niteliğinde hazırlanırken kamu kurumlarına da doğrudan uygulama sorumluluğu getiriyor. Kamu kurum ve kuruluşlarının plan kapsamındaki görevlerini yerine getirmeleri ve ihtiyaç duyulan desteği sağlamaları istenirken, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları da sürecin paydaşları arasında bulunuyor. Planın ayrıntılı uygulama başlıklarının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının internet sitesinde yayımlanması öngörülüyor.
Yapay zekada stratejiden uygulama dönemine geçiliyor
Yeni Eylem Planı’nın önemli tarafı, yapay zekayı yalnızca teknoloji geliştirme başlığında ele almaması. Veri altyapısı, hesaplama kapasitesi, insan kaynağı, özel sektör kullanımı ve yönetişim aynı politika çerçevesinde buluşuyor. Fintek ve bankacılık sektörü açısından özellikle güvenilir yapay zeka, veri yönetişimi ve kurumsal kullanımın yaygınlaşması önümüzdeki dönemde daha somut düzenleme ve yatırım başlıklarına dönüşebilir. 2026-2030 dönemi bu açıdan Türkiye’nin yapay zeka politikasında strateji metinlerinden uygulama ve ölçüm aşamasına geçişi temsil ediyor.
Aras Kargo üç yılda 100 milyon Euro yatırım yapacak

Aras Kargo, teknoloji, operasyon, müşteri deneyimi ve sürdürülebilirliği kapsayan dönüşüm programı kapsamında önümüzdeki üç yılda 100 milyon Euro yeni yatırım yapacağını açıkladı. Şirket son yıllarda da 100 milyon Euro’nun üzerinde yatırım gerçekleştirdi. Aras Kargo bugün 28 transfer merkezi, 800’ü aşkın şube, 6 bine yakın Aras Burası esnaf noktası ve 14 bin kişilik ekibiyle her gün 1 milyondan fazla adrese ulaşıyor.
Yatırım programının önemli bölümünü operasyonel kapasite ve teknoloji oluşturuyor. Şirketin saatte 365 bin, saniyede yaklaşık 100 kargo işleme kapasitesine ulaşan ağına 2026 boyunca İstanbul Fenertepe, Afyonkarahisar, Denizli, Diyarbakır, Düzce ve Kayseri’de yeni sorter ve transfer merkezi yatırımları eklenecek. 2025’te 8,3 milyon Euro yatırımla yenilenen Hadımköy Transfer Merkezi günlük 600 binin üzerinde kargo işleme kapasitesine ulaştı. Aras Digital tarafından geliştirilen NESY sistemi altı ülkede kullanılırken, Aras DigiCore yapay zeka, otomasyon, bulut, siber güvenlik, sensör ve veri teknolojilerini tek çatı altında topluyor.
Uluslararası büyümesini Aras Global çatısı altında sürdüren şirket, yaklaşık 4 bin KOBİ’nin dijital platform üzerinden 120’den fazla ülkeye ihracat yapmasına aracılık ediyor. Azerbaycan, Gürcistan ve Özbekistan’daki operasyonlarını büyüten Aras Kargo, Türkiye’de yeni nesil şube dönüşümünü 2027 sonuna kadar tamamlamayı ve tamamen elektrikli teslimat yapılan ilçe sayısını 2026 sonunda 10’dan 13’e çıkarmayı hedefliyor. Aras Kargo CEO’su Barbara Hagen, son yıllardaki 100 milyon Euro’nun üzerindeki yatırıma önümüzdeki üç yılda aynı büyüklükte yeni yatırım ekleyeceklerini, bu yatırımları Türkiye’nin gelecekteki ticaret ve e-ticaret büyümesini taşıyacak altyapının parçası olarak gördüklerini belirtti.
Lojistik yatırımı e-ticaret altyapısına dönüşüyor
Aras Kargo’nun yatırım programı yalnızca kargo kapasitesini artıran fiziksel yatırımlarla sınırlı kalmıyor. Otomasyon, yapay zeka destekli rota optimizasyonu, yazılım ihracatı, uluslararası teslimat ağı ve KOBİ’lerin sınır ötesi ticarete erişimi aynı dönüşüm planında buluşuyor. E-ticaret hacmi büyüdükçe ödeme altyapısı kadar teslimatın hızı, maliyeti ve ölçeklenebilirliği de dijital ticaret deneyiminin belirleyici unsurlarından biri haline geliyor. Aras Kargo’nun üç yıllık 100 milyon Euro yatırım planı bu nedenle lojistik sektörünün ötesinde Türkiye’nin e-ticaret altyapısı açısından da izlenmeye değer.
Paribu iOS’a widget ve Canlı Etkinlikler desteği ekledi

Paribu, iOS uygulamasına eklediği yeni özelliklerle kullanıcı deneyimini iPhone ana ekranı, kilit ekranı, Dinamik Ada ve Apple Watch’a taşıdı. Güncellemeyle birlikte kullanıcılar portföy ve piyasa verilerini uygulamayı açmadan takip edebilirken, Canlı Etkinlikler özelliği doğrulama ve para transferi süreçlerinin anlık olarak izlenmesini sağlıyor.
Paribu, iOS kullanıcılarına altı farklı widget seçeneği sunuyor. Bu araçlarla favori kripto varlıkların güncel durumu, yükselen ve düşen varlıklar, hacim liderleri, kâr-zarar analizleri, piyasa haberleri ve piyasa metrikleri doğrudan ana ekrandan görüntülenebiliyor. Getiri ürünündeki varlıkların durumu da widget üzerinden takip edilebiliyor. Desteklenen bilgiler kilit ekranı ve eşleştirilmiş Apple Watch cihazlarına da taşınıyor.
Canlı Etkinlikler tarafında ise kimlik ve adres doğrulama süreçlerinin yanı sıra TL ve kripto varlık yatırma ve çekme işlemlerinin hangi aşamada olduğu görülebiliyor. Özellik, desteklenen iPhone modellerinde Dinamik Ada’da ve Apple Watch üzerinden de çalışıyor. Paribu, temmuz ayında Getiri, merkeziyetsiz token’lar, borsa veri yayını ve yenilenen sadakat sistemi; ağustos başında ise yeni emir tipleri ve Düzenli Alım özelliklerini kullanıma sunmuştu.
Kripto uygulamalarında rekabet işlem ekranının dışına taşıyor
Paribu’nun güncellemesi, kripto platformlarındaki ürün rekabetinin yalnızca alım-satım özellikleri üzerinden ilerlemediğini gösteriyor. Portföy ve piyasa bilgilerinin ana ekrana, devam eden işlemlerin ise kilit ekranı ve Dinamik Ada’ya taşınması kullanıcıyla temasın gün boyunca sürmesini sağlıyor. Özellikle transfer ve doğrulama gibi bekleme içeren süreçlerin anlık görünür hale gelmesi, kullanıcı deneyiminde küçük görünen ancak günlük kullanım alışkanlığını doğrudan etkileyen bir avantaj yaratabilir.
Dijital Finansın Öncüleri 2026 başvuruları başladı

KPMG Türkiye ve İstanbul Fintech Week iş birliğiyle düzenlenen Dijital Finansın Öncüleri ödül programının 2026 başvuruları açıldı. Bu yıl dördüncü kez gerçekleştirilecek programa bankalar ve fintech girişimleri 18 Eylül 2026’ya kadar başvurabilecek. Ödüller, 5-7 Ekim 2026 tarihlerinde Hilton İstanbul Maslak’ta düzenlenecek İstanbul Fintech Week kapsamında sahiplerini bulacak.
Programda banka ve fintech projeleri toplam sekiz kategoride değerlendirilecek. Bankalar; Öncü Banka, İş Birliğine En Açık Banka, Vizyoner Banka ve Finansal Kapsayıcılık kategorilerinde yarışacak. Fintech girişimleri için ise Küresel Fintech, Yükselen Fintech, Yenilikçi Fintech ve Finansal Kapsayıcılık kategorileri bulunuyor. Başvuruların ardından projeler, bankacılık ve fintech sektöründen yöneticilerin yer aldığı jüri tarafından değerlendirilecek.
Dijital Finansın Öncüleri programı, finansal hizmetler sektöründe yeni ürün, hizmet ve iş modelleri geliştiren kurumların çalışmalarını görünür kılmayı amaçlıyor. Banka ve fintech tarafının ayrı kategoriler altında değerlendirilmesi, farklı ölçeklerdeki oyuncuların yenilikçilikten küresel büyümeye, iş birliğinden finansal kapsayıcılığa uzanan farklı başlıklarda öne çıkmasına imkân tanıyor.
Fintek ekosisteminin öncelikleri ödül programlarına da yansıyor
Dijital Finansın Öncüleri’nin asıl değeri yalnızca kazananları belirlemesinde yatmıyor. Başvuru yapan projelerin niteliği, Türkiye fintech ekosisteminin hangi alanlarda yatırım yaptığını ve hangi teknolojilerin ölçeklenmeye başladığını görmek için de önemli bir gösterge sunuyor. Yapay zeka, gömülü finans, dijital ödeme altyapıları ve yeni nesil müşteri deneyimi çözümlerinin 2026 başvurularında ne ölçüde ağırlık kazanacağı özellikle takip edilmeye değer.
Global fintek gündemi ve kripto varlık dünyasından kısa özetleri sizlerle paylaşmaya devam ediyorum!

Yeni haftanın yabancı kaynaklı fintek gündemi; stabilcoin tabanlı ödeme altyapıları, yapay zeka ajanlarıyla finansal işlem deneyimi, sınır ötesi para transferleri, dijital bankacılıkta kârlılık ve lisans arayışı, tokenizasyon, açık bankacılık, kurumsal ödeme teknolojileri ve finansal altyapı yatırımları etrafında şekilleniyor. Mastercard, Visa, PayPal, Stripe, Swift, Circle, Coinbase, Robinhood, Flutterwave ve dLocal gibi oyuncular ödeme ekosisteminin yeni katmanlarını güçlendirirken; Revolut, Nubank, Chime, Klarna, Monzo ve OPay gibi şirketler dijital finansın bankacılık, yatırım, kredi ve günlük ödeme alanlarına doğru genişleyen yapısını öne çıkarıyor. Haftanın haberleri, fintek sektöründe büyümenin artık yalnızca kullanıcı sayısıyla okunamayacağını; regülasyon uyumu, veri güvenliği, yapay zeka kapasitesi, dağıtım gücü, stabilcoin stratejisi ve operasyonel dayanıklılıkla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Tuum ve CoorB MENA’da İslami bankacılık altyapısı için güçlerini birleştiriyor
Tuum ve CoorB, MENA bölgesinde dijital bankacılık ve İslami finans altyapılarının dönüşümünü hızlandırmak amacıyla stratejik iş birliği başlattı. Ortaklık, Tuum’un bulut tabanlı ve API odaklı core banking teknolojisini CoorB’un bölgesel uygulama deneyimi ve Şeriat uyumluluğu konusundaki uzmanlığıyla bir araya getiriyor.
İş birliğinin kapsamı core banking modernizasyonundan Banking-as-a-Service ve dijital cüzdanlara, gömülü finans çözümlerinden İslami finans ürünlerine kadar uzanıyor. Tuum’un altyapısında İslami hesap ve mevduat yapıları, kâr hesaplama ve dağıtım modelleri ile varlığa dayalı finansman senaryoları destekleniyor.
MENA’da dijital bankacılık pazarı büyürken, İslami finansın yalnızca ürün düzeyinde kalmayıp çekirdek bankacılık katmanına taşınması dikkat çekici bir dönüşüm yaratıyor. Tuum ve CoorB ortaklığı, bu dönüşümün altyapı tarafındaki önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Cash App MoonPay ile kriptoya erişim alanını genişletiyor
Cash App ile MoonPay arasındaki yeni entegrasyon, ABD’deki kullanıcıların mevcut Cash App bakiyelerini kullanarak daha geniş bir kripto varlık yelpazesine erişmesini sağlıyor. Kullanıcılar MoonPay üzerinden ETH, SOL, XRP ve USDT gibi desteklenen varlıkları Cash App Pay aracılığıyla satın alabilecek.
Buradaki önemli ürün ayrımı, Cash App’in bu varlıkları doğrudan kendi kripto kataloğuna eklememesi. Kripto işlemi MoonPay altyapısında gerçekleşirken Cash App ödeme ve bakiye katmanını sağlıyor.
Model, fintek uygulamalarının her finansal ürünü kendi içinde geliştirmek yerine uzman teknoloji sağlayıcılarını mevcut kullanıcı deneyimine bağlamasının güçlü bir örneği. MoonPay açısından Cash App’in geniş kullanıcı tabanı yeni bir dağıtım kanalı yaratırken Cash App de kendi kripto altyapısını büyütmeden ürün kapsamını genişletiyor.
Yugo ödeme kontrolünü kullanıcıda tutan agentic commerce prototipi geliştirdi
Yugo’nun URBO ile geliştirdiği agentic commerce prototipi, yapay zeka ajanlarının alışveriş sürecinde ne kadar yetki alacağı sorusuna hibrit bir modelle yanıt veriyor. Yapay zeka ajanı kullanıcı adına ürün veya hizmet araştırabiliyor, seçenekleri karşılaştırabiliyor ve sepet oluşturabiliyor. Para hareketinin gerçekleşeceği aşamada ise kullanıcı yeniden sürece dahil oluyor.
Yapily’nin açık bankacılık altyapısıyla desteklenen Pay by Bank akışı üzerinden kullanıcı kendi banka uygulamasına yönlendiriliyor ve işlemi burada onaylıyor. Böylece yapay zeka ajanı alışverişin araştırma ve hazırlık kısmını üstlenirken ödeme yetkisi kullanıcıda kalıyor.
Prototip henüz genel kullanıma açık ticari ürün niteliği taşımıyor. Buna rağmen agentic commerce alanında açık bankacılığın güven ve yetkilendirme katmanı olarak nasıl konumlanabileceğine dair önemli bir örnek sunuyor.
Standard Bank OPay’e halka arz öncesi ortak olmayı değerlendiriyor
Afrika’nın önde gelen bankacılık gruplarından Standard Bank’ın, Nijerya merkezli dijital finans platformu OPay’e halka arz öncesi yatırım yapmak için görüşmeler yürüttüğü bildiriliyor. Görüşmeler henüz erken aşamada ve taraflardan resmî yatırım açıklaması gelmiş durumda bulunmuyor.
OPay’in ABD’de olası bir halka arz için hazırlık yaptığı ve yaklaşık 4 milyar dolarlık değerleme hedeflediği daha önce gündeme gelmişti. Standard Bank’ın yatırımcı olarak şirkete girmesi halinde Afrika’daki banka ve fintek ilişkisinin yeni bir örneği ortaya çıkacak.
Geleneksel bankaların hızlı büyüyen finteklere stratejik sermaye sağlayarak dijital ödeme pazarına ekonomik erişim kazanması ve olası halka arz öncesinde pozisyon alması, banka ve fintek yakınlaşmasının sermaye tarafındaki yeni modelini gösteriyor.
Upstox 400 milyon dolarlık halka arz için bankalarla görüşüyor
Tiger Global destekli Hindistan merkezli dijital yatırım platformu Upstox’un yaklaşık 400 milyon dolarlık halka arz için yatırım bankalarıyla ön görüşmelere başladığı bildiriliyor. Olası halka arzın yeni hisse ihracı ile mevcut yatırımcıların pay satışını birlikte içermesi bekleniyor.
Süreç henüz başlangıç aşamasında ve halka arzın büyüklüğü, zamanı ve değerlemesi kesinleşmiş durumda bulunmuyor. Buna rağmen haber, Hindistan’daki dijital yatırım platformlarının özel şirket aşamasından halka açık finans kuruluşlarına doğru ilerlediğini gösteriyor.
Groww’un halka arzının ardından Upstox’un da benzer bir yola yönelmesi, wealthtech ve dijital broker kategorisinde yeni değerleme referanslarının oluşmasına katkı sağlayabilir.
PayPal ve Venmo ABD’de üniversite ödemelerine açılıyor
PayPal ve Venmo, Illumia, Nelnet Campus Commerce ve TouchNet entegrasyonları üzerinden ABD’de seçili üniversitelerin öğrenim ücreti ve ilgili harç ödemelerinde kullanılmaya başlıyor. Öğrenciler ve aileleri, katılımcı üniversitelerin mevcut ödeme portallarında PayPal veya Venmo’yu seçebilecek.
Hamlenin dikkat çeken tarafı, PayPal’ın üniversitelerle ayrı ayrı yeni sistemler kurmak yerine yükseköğretim sektöründe kullanılan mevcut ödeme altyapılarına bağlanması. Böylece dijital cüzdan, kurumun mevcut operasyonunun içine yerleşiyor.
Üniversite ücretleri yüksek tutarlı ve dönemsel ödemeler olduğu için bu açılım, dijital cüzdanların günlük P2P işlemlerden eğitim, sağlık, kira ve benzeri büyük yaşam ödemelerine doğru genişleyen stratejisini de destekliyor.
HSBC ve Standard Chartered tokenleştirilmiş mevduatları Swift üzerinden birbirine bağladı
HSBC ve Standard Chartered, Swift’in blokzincir tabanlı ledger’ı üzerinde ilk canlı bankalar arası tokenleştirilmiş mevduat işlemini tamamladı.
HSBC kendi Tokenised Deposit Service altyapısını, Standard Chartered ise kendi tokenleştirilmiş mevduat sistemini kullandı. Swift’in blokzincir ledger’ı iki yapı arasındaki ödeme yükümlülüklerini kaydetme, eşleştirme ve netleştirme görevini üstlendi. Nihai mutabakat mevcut ödeme sistemlerinde gerçekleşti.
Bu teknik ayrım önemli. Swift burada yeni bir kapalı ödeme ağı kurmaktan çok farklı bankaların dijital para altyapılarını birbirine bağlayan orkestrasyon katmanına doğru ilerliyor. İlk canlı işlem, tokenleştirilmiş mevduatların ölçeklenmesinde uzun süredir tartışılan birlikte çalışabilirlik sorununa somut bir yanıt sunuyor.
Revolut Japonya’da banka acenteliğine başladı
Revolut, Minna no Bank ile yürüttüğü iş birliğini yeni bir aşamaya taşıyarak Japonya’da banka acenteliği faaliyetlerine başladı.
Anlaşma kapsamında Revolut, Minna no Bank’ın yen cinsinden mevduat hesaplarına ilişkin sözleşme süreçlerine aracılık edebilecek. Böylece Revolut’un Japonya’daki kullanıcıları, Minna no Bank’ın bankacılık ürünlerine daha doğrudan erişebilecek.
İki şirket arasındaki ilişki birkaç yıldır adım adım gelişiyor. 2023’te başlayan BaaS iş birliğini API entegrasyonu ve hesaplar arası para aktarımı takip etmişti. Banka acenteliği ise ortaklığı teknik bağlantıdan ürün dağıtımına taşıyor.
Revolut açısından model, Japonya’da kendi bankacılık altyapısını sıfırdan kurmadan yerel bir lisanslı bankayla birlikte daha geniş finansal hizmetler sunma imkanı yaratıyor.
Ingenico 150 milyon euro sermaye sağladı
Ödeme teknolojileri şirketi Ingenico, PIMCO liderliğindeki yatırımcı grubundan 150 milyon euro yeni sermaye sağladı.
Yeni kaynak şirketin ürün geliştirme, ödeme operasyonları, müşteri hizmetleri ve küresel büyüme yatırımlarında kullanılacak. Ingenico özellikle AXIUM Android ödeme cihazları ve Ingenico 360 bulut platformuna yönelik yatırımlarını hızlandırmayı planlıyor.
Bu hamle şirketin klasik POS terminali üreticisinden daha geniş bir ödeme teknolojileri platformuna doğru ilerleyişini destekliyor. Android tabanlı cihazlar, bulut üzerinden terminal yönetimi, API bağlantıları ve katma değerli servisler aynı ekosistem içinde daha fazla ağırlık kazanıyor.
Türkiye açısından dikkat çeken ayrıntı ise İstanbul. Ingenico, Londra ve San Francisco ile birlikte İstanbul’daki müşteri ve teknik ekip yapılanmasına da yatırım yapmayı planlıyor. Bu karar Türkiye’nin ödeme teknolojileri alanındaki insan kaynağı ve bölgesel konumu açısından önemli bir sinyal taşıyor.
Thunes Fiserv’in küresel ödeme ağını güçlendirecek
Thunes ile Fiserv, platformlar ve pazaryerlerinin sınır ötesi para çıkışlarını daha geniş bir küresel ağ üzerinden yönetebilmesi için iş birliğine gitti.
Fiserv müşterileri Thunes’un Direct Global Network altyapısıyla 140’tan fazla ülkede, 90 para biriminde yaklaşık 12 milyar banka hesabı ve mobil cüzdana erişebilecek.
Entegrasyon özellikle çok ülkeli e-ticaret platformları, pazaryerleri ve kurumsal müşteriler açısından önem taşıyor. Şirketler çalışanlara, satıcılara, tedarikçilere ve diğer alıcılara yönelik ödemelerini çok sayıda yerel bağlantı kurmak yerine daha merkezi bir altyapı üzerinden gerçekleştirebilecek.
Sınır ötesi ödeme pazarında rekabet artık yalnızca ülke sayısı üzerinden ilerlemiyor. Yerel banka ağlarına, mobil cüzdanlara ve farklı ödeme yöntemlerine tek entegrasyonla erişebilmek giderek daha belirleyici hale geliyor.
Flagstar Bank core banking altyapısını Finxact ile yeniliyor
Yaklaşık 87,7 milyar dolarlık aktif büyüklüğe sahip Flagstar Bank, çekirdek bankacılık altyapısını yenilemek için Fiserv’in Finxact platformunu seçti.
Bulut tabanlı ve API-first mimariye sahip Finxact, Flagstar’ın yeni kayıt sistemi ve işlem motoru olacak. Banka mevcut altyapısını aşamalı biçimde taşıyarak zaman içinde tek bir core banking sistemi üzerinde konsolide olmayı hedefliyor.
Bu tercih, bankacılıktaki dijital dönüşümün müşteri arayüzlerinden çekirdek teknoloji katmanına doğru ilerlediğini gösteriyor. Yeni nesil ürünlerin daha hızlı geliştirilmesi, gerçek zamanlı veri kullanımı ve üçüncü taraf servislerle entegrasyon için core banking altyapısının esnekliği giderek daha fazla önem kazanıyor.
BRICS sınır ötesi ödemelerde yeni bağlantıları gündemine aldı
BRICS ülkeleri sınır ötesi ödemelerin maliyetini azaltmak ve işlem sürelerini kısaltmak amacıyla ulusal anlık ödeme sistemlerinin birbirine bağlanması ile merkez bankası dijital paraları arasında birlikte çalışabilirlik seçeneklerini değerlendiriyor.
Masada henüz ortak bir ödeme ağı veya uygulama takvimi bulunmuyor. Tartışmalar daha çok ülkelerin mevcut ödeme altyapılarının birbirleriyle nasıl konuşabileceği üzerine yoğunlaşıyor.
Hindistan’ın UPI ve Brezilya’nın Pix gibi sistemleri kendi iç pazarlarında büyük ölçeğe ulaştı. Bir sonraki aşama bu altyapıların sınır ötesinde birbirine bağlanabilmesi olabilir. CBDC tarafı ise daha uzun vadeli bir alan oluşturuyor.
Afriex GIB ile küresel ödeme altyapısını genişletiyor
Afriex, Global Innovations Bank ile kurduğu sponsor ve settlement banking ortaklığıyla sınır ötesi ödeme altyapısını genişletiyor.
İş birliği Afriex’in B2B PaymentsAPI hizmetinde daha hızlı settlement, Global USD Account erişimi ve daha geniş bankacılık desteği sağlayacak. Şirket 35’ten fazla ülkede yıllık 600 milyon doların üzerinde ödeme hacmi işlediğini açıklıyor.
Afriex’in dönüşümü sınır ötesi ödemeler alanındaki daha geniş eğilimi de yansıtıyor. Şirket tüketici para transferlerinden başlayarak finteklerin, bankaların, e-ticaret platformlarının ve payroll sağlayıcılarının kullanabileceği B2B ödeme altyapısına doğru ilerledi.
Planlanan treasury, FX ve yeni global hesap ürünleri devreye girdiğinde Afriex’in rolü para transferi API’sinden daha geniş bir finansal altyapı sağlayıcısına dönüşebilir.
BEAC SYSTAC 2’yi devreye aldı
Orta Afrika Devletleri Bankası BEAC, altı CEMAC ülkesinin perakende ödeme altyapısını modernize eden SYSTAC 2 sistemini devreye aldı.
Yeni altyapıya 59 banka, altı ulusal hazine ve BEAC’ın altı ulusal direktörlüğü olmak üzere toplam 71 katılımcı bağlandı.
SYSTAC 2, kredi transferleri, otomatik ödemeler ve toplu işlemler gibi perakende ödeme süreçlerinin ortak bir bölgesel sistem üzerinden yönetilmesini sağlıyor. ISO 20022 standardının kullanılması da bölgedeki finans kuruluşlarının aynı veri ve mesajlaşma yapısı üzerinden çalışmasına imkan veriyor.
Anlık ödeme modülü sonraki aşamada sisteme eklenecek. CEMAC’ın PAPSS bağlantısıyla birlikte değerlendirildiğinde Afrika’da ülke içi ödeme altyapılarından bölgesel ve kıta çapında birlikte çalışabilir sistemlere doğru önemli bir dönüşüm yaşanıyor.
Revolut Avustralya’da mortgage pazarını radarına aldı
Revolut, Avustralya’da yaklaşık 1,2 milyon müşteriye ulaştığı dönemde mortgage pazarına girmeyi değerlendiriyor.
Şirket kısa süre önce ülkede tam bankacılık lisansını aldı. Konut kredileri bu nedenle Revolut’un ödeme, kart ve döviz ürünleriyle kurduğu müşteri ilişkisini daha uzun vadeli bankacılık ürünlerine taşıyabilecek önemli bir adım olabilir.
Avustralya’nın konut kredisi pazarı 2,5 trilyon Avustralya dolarının üzerinde bir büyüklüğe sahip. Pazarın büyük bölümü dört büyük banka tarafından kontrol ediliyor.
Revolut bu alana girerse güçlü dijital kullanıcı deneyiminin yanında fonlama, kredi fiyatlaması, sermaye kullanımı ve risk yönetimi gibi geleneksel bankacılığın temel alanlarında da rekabet etmek zorunda kalacak.
Suudi Arabistan BAE transferlerinde kontrolleri artırıyor
Suudi Arabistan’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki bazı banka hesaplarına yapılan para transferlerinde finansal suç risklerine yönelik ek kontroller uygulanıyor.
Bazı şirketlerin işlemlerinin geciktiği veya geri çevrildiği bildirilirken ek uyum kontrollerinin transferleri manuel inceleme süreçlerine taşıyabildiği görülüyor.
Suudi Arabistan Merkez Bankası SAMA, BAE’ye yönelik resmî ülke bazlı bir transfer kısıtlaması bulunmadığını belirtiyor. Uygulamalar risk temelli kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele kontrolleri çerçevesinde yürütülüyor.
Gelişme sınır ötesi ödemelerde teknoloji kadar uyum altyapısının da belirleyici olduğunu gösteriyor. Para hareketi teknik olarak saniyeler içinde gerçekleşebilecek kapasiteye ulaşsa bile coğrafi risk, yaptırım taraması ve işlem izleme süreçleri ödeme deneyimini doğrudan etkileyebiliyor.
Checkr Truv’u satın alarak doğrulama platformunu genişletti
Checkr, açık finans ve finansal doğrulama şirketi Truv’u satın aldı. İşlemin finansal büyüklüğü açıklanmadı.
Truv, kullanıcı izniyle bordro sistemleri ve finans kuruluşlarına bağlanarak gelir, istihdam ve varlık bilgilerinin doğrudan kaynak sistemlerden doğrulanmasını sağlıyor.
Checkr bu teknolojiyle mortgage, kiralama ve kamu programlarına yönelik doğrulama hizmetlerini genişletmeyi planlıyor. Özellikle konut kredisi başvurularında gelir ve çalışma bilgilerinin belge üzerinden kontrol edilmesi yerine doğrudan güvenilir veri kaynaklarından doğrulanması süreçleri hızlandırabilir.
Satın alma, yapay zeka kaynaklı fraud riskinin yükseldiği dönemde ayrıca önem taşıyor. Sahte bordro veya finansal doküman üretimi kolaylaştıkça finans kuruluşlarının kaynağa bağlı doğrulama teknolojilerine ilgisi artıyor.
Klarna kâra geçti ve kart kullanıcıları 6,5 milyona ulaştı
Klarna 2026’nın ikinci çeyreğinde gelirini yüzde 27 artırarak 1,04 milyar dolara çıkardı ve 9 milyon dolar net kâr açıkladı.
Şirketin en dikkat çekici verilerinden biri Klarna Card tarafında geldi. Aktif kart kullanıcı sayısı bir yıl içinde 1,3 milyondan 6,5 milyona yükseldi.
Bu büyüme Klarna’nın BNPL kimliğinin ötesine geçme stratejisinin önemli göstergelerinden biri. Şirket kart, üyelik, kredi ve tasarruf ürünleriyle kullanıcıların günlük finansal hayatında daha fazla yer edinmeye çalışıyor.
Güçlü ikinci çeyrek sonuçlarına karşın şirketin yıl sonu GMV ve gelir beklentilerini aşağı çekmesi hisselerde sert satış getirdi. Klarna ise işlem marjına yönelik beklentisini yukarı yönlü güncelledi.
Rain Agentic Payments Alliance’ı kurdu
Rain, yapay zeka ajanlarının ödeme dünyasında güvenli biçimde işlem yapabilmesi için Agentic Payments Alliance’ı başlattı.
Visa, Mastercard, Fiserv, Circle, Solana, Chainalysis, Fireblocks, Shift4 ve Yuno’nun da bulunduğu 26 şirket kurucu üye olarak ittifakta yer alıyor.
İlk çalışma alanları agent kimliği, ödeme yetkilendirmesi, fraud yönetimi ve regülasyon olacak. Yapay zeka ajanlarının kullanıcı adına alışveriş ve ödeme yapmaya başlamasıyla ödeme sektörünün çözmesi gereken yeni sorular ortaya çıkıyor.
Bir yapay zeka ajanının gerçekten hangi kullanıcı adına hareket ettiği, hangi tutara kadar harcama yapabileceği, hangi satıcılarda işlem gerçekleştirebileceği ve olası fraud durumunda sorumluluğun nasıl paylaşılacağı yeni ödeme altyapısının temel konuları arasında yer alıyor.
Monzo Yönetim Kurulu Başkanı Gary Hoffman görevden ayrılıyor
Monzo Yönetim Kurulu Başkanı Gary Hoffman, eylül ayının başında görevinden ayrılacak.
Düzenleyici onayın ardından Karen Peacock geçici Grup Başkanı olarak görevi devralacak. Monzo aynı zamanda kalıcı başkan arayışına başlayacak.
Değişim şirketin yönetim yapısında önemli dönüşümlerin yaşandığı bir döneme geliyor. Diana Layfield CEO görevini TS Anil’den devralırken Monzo Avrupa büyümesini hızlandırıyor, mortgage alanında Habito satın almasını gerçekleştiriyor ve ABD operasyonlarından çıkıyor.
Monzo’nun kârlılığını artırdığı ve olası halka arz adayları arasında gösterildiği düşünüldüğünde yeni başkanın seçimi bankanın önümüzdeki dönem kurumsal yönünü şekillendirecek kritik kararlardan biri olacak.
Stripe OpenRouter anlaşmasında sona yaklaştı
Stripe’ın yapay zeka modellerine erişim ve model yönlendirme altyapısı sunan OpenRouter’ı 7 milyar doların üzerinde bir bedelle satın almak üzere anlaşmayı sonuçlandırdığı bildirildi. Şirketlerden ortak resmî satın alma açıklaması henüz gelmediği için işlem kaynaklara dayanan bir anlaşma haberi olarak izleniyor.
OpenRouter, yüzlerce yapay zeka modeline tek API üzerinden erişim sağlayarak geliştiricilerin maliyet, performans ve kapasiteye göre farklı modeller arasında yönlendirme yapmasına imkan tanıyor. Stripe ile OpenRouter halihazırda ödeme, faturalama ve kullanım bazlı fiyatlandırma alanlarında birlikte çalışıyor.
Olası satın alma, Stripe’ın ödeme altyapısının çevresine yapay zeka ekonomisinin yeni katmanlarını ekleme stratejisini güçlendirebilir. Para hareketini yöneten Stripe ile model trafiğini yönlendiren OpenRouter’ın aynı yapı altında buluşması, agentic commerce döneminde ödeme orkestrasyonu ile model orkestrasyonunu birbirine yaklaştırabilecek önemli bir hamle olarak öne çıkıyor.
BLIK Recurring ve Pay Later Solidgate üzerinden kullanıma açıldı
Polonya’nın güçlü yerel ödeme sistemi BLIK, Solidgate entegrasyonunu iki yeni ürünle genişletti. BLIK Recurring ve BLIK Pay Later, Solidgate üzerinden işletmelerin kullanımına açılırken tek seferlik ödeme modeli abonelik ve ertelenmiş ödeme seçenekleriyle tamamlandı.
BLIK Recurring, kullanıcıların ilk yetkilendirmenin ardından düzenli ödemelerini tekrar işlem onayı vermeden gerçekleştirmesine imkan tanıyor. BLIK Pay Later ise uygun müşterilere alışveriş bedelini 30 güne kadar erteleme seçeneği sunuyor. Merchant ödeme bedelini işlem sırasında alırken finansman süreci BLIK tarafında yönetiliyor.
Entegrasyon, yerel hesap tabanlı ödeme sistemlerinin ürün kapsamını nasıl genişlettiğini gösteriyor. BLIK artık tek seferlik hesaptan hesaba ödemelerin yanında abonelik ve alışveriş finansmanı alanına da girerken Solidgate bu hizmetleri kendi ödeme orkestrasyonu üzerinden global işletmelere taşıyor.
Nubank’ın ikinci çeyrek kârı 1 milyar doları aştı
Nubank, 2026’nın ikinci çeyreğinde tarihindeki önemli finansal eşiklerden birini geçti. Dijital bankanın net kârı 1,06 milyar dolara ulaşırken çeyreklik kâr ilk kez 1 milyar dolar seviyesinin üzerine çıktı. Şirketin özkaynak kârlılığı yüzde 33’e yükseldi.
Toplam müşteri sayısı 139 milyona ulaşırken kredi portföyü de yıllık yüzde 37 artarak 39,4 milyar dolara çıktı. Nubank’ın büyümesinde Brezilya ana pazar olmayı sürdürürken Meksika, şirketin ikinci büyük ölçek hikayesine dönüşüyor.
Sonuçlarda teknoloji tarafı da dikkat çekiyor. Nubank’ın finansal davranışlar için geliştirdiği NuFormer modeli kredi kararlarında kullanılmaya başlanırken yapay zeka ajanları Brezilya’daki müşteri hizmetleri görüşmelerinin büyük bölümünü yönetiyor. Böylece yapay zeka bankanın müşteri deneyiminin yanında kredi ve risk kararlarının içine de yerleşiyor.
Airwallex Affirm ile ABD ödemelerini genişletti
Airwallex, Affirm ile yaptığı entegrasyon sayesinde 35 ülkedeki uygun işletmelerin ABD’deki müşterilerine BNPL seçenekleri sunabilmesinin önünü açtı. Merchant’lar Affirm için ayrı bir teknik altyapı kurmadan hizmeti mevcut Airwallex ödeme deneyimine ekleyebiliyor.
ABD’deki uygun müşteriler satın alma bedelini dört faizsiz taksite bölebiliyor veya koşullara göre 24 aya kadar aylık ödeme planlarından yararlanabiliyor. Airwallex bu entegrasyonla global işletmelerin ABD pazarına açılırken yerel tüketicilerin alışık olduğu finansman yöntemlerini checkout deneyimine taşımasını hedefliyor.
İş birliği, sınır ötesi ödeme platformlarının rolünün genişlediğini gösteriyor. Global merchant’ın yalnızca farklı para birimlerini kabul etmesi yeterli görülmüyor. Yerel cüzdan, hesaptan hesaba ödeme veya BNPL seçeneklerini aynı ödeme altyapısı üzerinden sunabilmek de sınır ötesi ticaret rekabetinin parçasına dönüşüyor.
dLocal ödeme hacmini yüzde 92 artırdı
Gelişmekte olan pazarlara odaklanan ödeme altyapısı şirketi dLocal’ın toplam ödeme hacmi ikinci çeyrekte yıllık yüzde 92 artarak 17,7 milyar dolara ulaştı. Gelir yüzde 56 büyüyerek 399,7 milyon dolara çıkarken net kâr yüzde 28 artışla 54,8 milyon dolar oldu.
Şirketin güçlü hacim büyümesine karşılık brüt kâr marjında gerileme yaşandı. Büyük merchant’ların daha yüksek hacimli fiyatlama kademelerine geçmesi ve local-to-local işlemlerin payının artması işlem hacmi ile monetizasyon arasındaki dengeyi yeniden gündeme taşıdı.
dLocal güçlü sonuçların ardından 2026 yılı için toplam ödeme hacmi büyüme tahminini yüzde 60 ila yüzde 70 aralığına yükseltti. Şirketin Latin Amerika’nın yanında Afrika, Asya ve Orta Doğu’daki büyümesi, global merchant’ların gelişmekte olan pazarlardaki yerel ödeme altyapılarına olan talebinin güçlü seyrettiğini gösteriyor.
PicPay finansal verileri ChatGPT’ye taşıdı
Brezilyalı dijital banka PicPay, müşterilerinin belirli finansal bilgilerini ChatGPT üzerinden doğal dil kullanarak sorgulayabileceği yeni deneyimini kademeli olarak kullanıma sunmaya başladı.
Kullanıcılar hesap ve birikim bakiyeleri, bekleyen faturalar, yatırımlar, aktif kartlar ve son işlemler gibi bilgilere sohbet üzerinden erişebiliyor. Sistem şu aşamada bilgi görüntüleme ve finansal takiple sınırlı çalışıyor. Para transferi veya Pix işlemleri ChatGPT üzerinden gerçekleştirilemiyor.
PicPay’in hamlesinin asıl önemi müşteri arayüzünde ortaya çıkıyor. Mobil bankacılığın yıllardır kendi uygulaması içinde tutmaya çalıştığı kullanıcı ilişkisi artık üretken yapay zeka ortamlarına taşınmaya başlıyor. Finansal kurum veriyi ve hizmeti sağlarken müşterinin ilk temas noktası giderek bir yapay zeka asistanı olabilir.
RedotPay’in ABD halka arzı ertelenebilir
Stabilcoin ödeme şirketi RedotPay’in ABD’de planladığı halka arzın düzenleyici süreçler ve devam eden hukuki ihtilaflar nedeniyle 2027 veya sonrasına kalabileceği bildiriliyor.
Şirketin New York’ta gerçekleştirmeyi değerlendirdiği halka arzla 1 milyar doların üzerinde kaynak toplamayı ve 4 milyar doların üzerinde değerlemeye ulaşmayı hedeflediği gündeme gelmişti. RedotPay halka arz takvimindeki değişikliği resmî olarak teyit etmiş durumda bulunmuyor.
Sürecin önemli başlıklarından biri Binance bağlantılı şirketlerle devam eden yaklaşık 473 milyon dolarlık hukuk mücadelesi. RedotPay suçlamaları reddederken şirket ABD’deki operasyonel büyüme ve lisans çalışmalarını sürdürüyor. Gelişme, stabilcoin şirketlerinde hızlı büyümenin yanında düzenleyici uyum, partner sözleşmeleri ve müşteri sahipliğinin de sermaye piyasalarına açılmada belirleyici hale geldiğini gösteriyor.
Bank Leumi dijital varlık işlemlerine hazırlanıyor
İsrailli Bank Leumi, Galaxy ile yaptığı iş birliği kapsamında müşterilerine Bitcoin, Ether ve Solana alım satımı sunmaya hazırlanıyor. Hizmetin 2027’nin başında Bank Leumi’nin yatırım uygulaması Leumi Trade içine yerleştirilmesi planlanıyor.
GalaxyOne Institutional alım satım altyapısını sağlarken Galaxy’nin custody teknolojisi dijital varlıkların saklanmasında kullanılacak. Böylece banka müşteri ilişkisini ve yatırım arayüzünü kendi bünyesinde tutarken dijital varlıklara özgü teknoloji katmanını uzman bir sağlayıcıdan alacak.
Plan hayata geçerse Bank Leumi müşterilerinin ayrı bir kripto platformunda hesap açmadan dijital varlıklara erişebilmesi mümkün olacak. Model, bankaların kripto şirketine dönüşmeden dijital varlıkları yatırım ürünleri arasına ekleyebileceği yeni bir B2B altyapı yaklaşımını gösteriyor.
OPay 358 milyar dolarlık hacme ulaştı
Afrika’nın büyük dijital finans oyuncularından OPay’in 2025 yılı brüt işlem değeri 358 milyar dolara ulaştı. Bir yıl önce 166,2 milyar dolar seviyesinde bulunan hacim böylece yüzde 115 büyüdü.
Finansal performansta daha dikkat çekici değişim kârlılıkta yaşandı. OPay 2024 yılında yaklaşık 51 milyon dolar net zarar açıklarken 2025’i 72,47 milyon dolar net kârla kapattı. Gelir yüzde 161 artışla 536,3 milyon dolara ulaştı.
Şirket aynı zamanda kredi alanında büyüyor. 2025 boyunca kullandırılan yeni krediler 938 milyon doları aşarken OPay’in ödeme ve transferle kurduğu müşteri ilişkisini daha geniş finansal hizmetlere taşıdığı görülüyor. Şirketin ABD’de planlanan olası halka arzında yaklaşık 4 milyar dolar değerleme hedeflendiği bildiriliyor.
PayPal Stripe ve Advent ile satış görüşmelerini sürdürüyor
Stripe ve Advent International’ın PayPal’ı satın almak için yürüttüğü görüşmelerin sürdüğü, tarafların temmuz ayında yapılan ilk teklifin üzerinde bir fiyat üzerinde çalıştığı bildiriliyor.
İlk teklif PayPal’a yaklaşık 53 milyar dolar değer biçiyordu. Görüşmeler henüz bağlayıcı bir satın alma anlaşmasına dönüşmüş durumda bulunmuyor. Olası işlemin büyüklüğü nedeniyle finansman ve rekabet incelemeleri sürecin en kritik başlıkları arasında yer alıyor.
Stripe için stratejik fırsat oldukça büyük. PayPal cüzdanı, Venmo, BNPL ve geniş tüketici tabanı Stripe’ın güçlü merchant altyapısıyla birleşebilir. OpenRouter hamlesi de hesaba katıldığında Stripe’ın ödeme işleme şirketinden ödeme, cüzdan, yapay zeka ve agentic commerce katmanlarını birleştiren daha geniş bir teknoloji platformuna doğru ilerlediği görülüyor.
Bitpanda’ya MiCA kapsamında 70 bin euro ceza
Avusturya Finansal Piyasalar Otoritesi, Bitpanda GmbH’ye MiCA kapsamındaki white paper ve pazarlama iletişimi yükümlülükleriyle bağlantılı ihlaller nedeniyle 70 bin euro para cezası verdi.
Karar, Avusturya düzenleyicisinin kamuoyuna açıkladığı ilk kesinleşmiş MiCA yaptırımı olarak önem taşıyor. İhlaller white paper’ın düzenleyici kuruma zamanında iletilmesi, pazarlama iletişiminin zamanlaması ve materyallerde bulunması gereken zorunlu bilgiler üzerinde yoğunlaşıyor.
Cezanın büyüklüğünden daha önemli mesaj ise MiCA’nın uygulama biçiminde görülüyor. Avrupa’daki kripto şirketleri için lisans süreci tamamlandıktan sonra ürün, pazarlama ve kurumsal iletişimin günlük işleyişi de aktif uyum denetiminin parçasına dönüşüyor.
Western Union Intermex alımında New York onayını aldı
Western Union, yaklaşık 500 milyon dolarlık Intermex satın alımı için New York’tan gerekli onayı aldı. İşlemin tamamlanması için California’daki ek düzenleyici incelemenin sonuçlanması gerekiyor.
New York onayı bazı tüketici koruma şartlarıyla geldi. Western Union, belirli Latin Amerika para transferi koridorlarında fiziksel hizmet erişimini korumayı, bazı ücret artışlarını sınırlandırmayı ve düzenleyici kuruma düzenli raporlama yapmayı kabul etti.
Intermex özellikle ABD’den Latin Amerika ve Karayipler’e gerçekleştirilen para transferlerinde güçlü bir dağıtım ağına sahip. Western Union’ın hamlesi remittance pazarındaki konsolidasyonu hızlandırırken New York’un fiyatlandırma ve hizmet erişimini satın alma koşullarına dahil etmesi finansal hizmet satın almalarında tüketici korumasının artan rolünü gösteriyor.
MoneySuperMarket KOBİ bankacılığına adım attı
MoneySuperMarket, Birleşik Krallık’taki küçük işletmeler ve serbest çalışanlara yönelik kendi markasını taşıyan yeni bir işletme bankacılığı hizmetini kullanıma sundu.
Ürünün arkasında üçlü bir altyapı bulunuyor. MoneySuperMarket marka ve müşteri dağıtımını sağlıyor. Countingup uygulama, muhasebe ve vergi teknolojisini yönetiyor. Lisanslı banka Griffin ise hesap ve bankacılık altyapısını sunuyor.
Yeni model MoneySuperMarket açısından önemli bir iş modeli değişimi anlamına geliyor. Kullanıcıyı finansal ürünleri karşılaştırdıktan sonra başka kuruma yönlendiren platform, artık müşterinin finansal ilişkisinin kendi markası altında devam etmesini hedefliyor. Böylece lead generation modelinden gömülü finans ve tekrarlayan gelir modeline doğru yeni bir geçiş başlıyor.
Daha fazla okuma yapmak isterseniz!
Bu hafta haber akışının yanında sizlerden gelen soruların izini sürerek birkaç farklı konuya da daha yakından baktım. Fintek tarafında TCMB lisansı, ödeme kuruluşu, elektronik para kuruluşu, sanal POS ve linkle ödeme gibi günlük hayatta sık karşımıza çıkan başlıkları sadeleştirmeye çalıştım. Dijital dünya tarafında ise yapay zeka içerikleri, LinkedIn’in yeni ortak gönderi özelliği ve pazarlamada AI sistemlerinin yarattığı dönüşüm üzerine yazdım.
Biraz daha derinleşmek isteyenler için haftanın içeriklerini burada topladım:
Fintek ve dijital cüzdan güvenilir mi? TCMB lisansı nasıl kontrol edilir?
Yeni bir dijital cüzdan ya da fintek uygulaması gördüğünüzde arkasındaki şirketi nasıl kontrol edebilirsiniz? Bu yazıda TCMB’nin ödeme kuruluşları ve elektronik para kuruluşları listeleri üzerinden lisans kontrolünün nasıl yapılacağını, marka adı ile resmi şirket unvanı arasındaki farkı ve faaliyet izninin kapsamına neden bakmak gerektiğini anlattım.
Ödeme kuruluşu ile elektronik para kuruluşu arasındaki fark nedir?
Kullanıcı tarafında iki uygulama birbirine çok benzeyebilir. Para gönderebilir, kartla ödeme yapabilir ya da cüzdan kullanabilirsiniz. Arka tarafta ise ödeme kuruluşu ve elektronik para kuruluşu arasında önemli düzenleyici farklar bulunuyor. Bu içerikte 6493 sayılı Kanun çerçevesinde iki yapının hangi hizmetleri sunabildiğini ve elektronik para ihraç etme yetkisinin neden ayrı bir başlık olduğunu sade bir dille ele aldım.
Sanal POS ile linkle ödeme arasındaki fark nedir?
Online ödeme almak isteyen işletmelerin en sık karşılaştığı iki seçenek sanal POS ve linkle ödeme. Bu yazıda iki yöntemin entegrasyon, kullanım alanı, müşteri deneyimi, güvenlik ve maliyet açısından nasıl ayrıştığını anlattım. E-ticaret sitesi olan işletmeler, WhatsApp veya Instagram üzerinden satış yapanlar ve uzaktan tahsilat almak isteyenler için hangi yöntemin daha uygun olabileceğini örneklerle değerlendirdim.
Pazarlamanın yeni işletim sistemi
Yapay zeka pazarlamada artık yalnızca metin yazan ya da görsel üreten bir yardımcı olarak konumlanmıyor. Bu yazıda AI’ın pazarlama ekiplerinin verisini, araştırmasını, kampanyalarını, raporlarını ve karar süreçlerini birbirine bağlayan daha geniş bir çalışma katmanına nasıl dönüşebileceğini ele aldım. Prompt döneminden sistem dönemine geçişi, CMO rolündeki değişimi ve junior çalışanların işi nasıl öğreneceği sorusunu tartıştım.
AI slop nedir? Sosyal medya neden yapay zeka içerikleriyle doldu?
Sosyal medyada birbirine benzeyen metinler, gerçek gibi görünen ama iz bırakmayan görseller ve seri üretilmiş içerikler giderek artıyor. Bu yazıda AI slop kavramını, düşük emekli yapay zeka içeriklerinin algoritmaları ve kullanıcı güvenini nasıl etkilediğini, LinkedIn’in bu konuda neden adım attığını ve her yapay zeka içeriğinin aynı kefeye konmaması gerektiğini anlattım.
LinkedIn ortak gönderi nedir, nasıl kullanılır?
LinkedIn’in ortak gönderi özelliği, bir paylaşımın birden fazla kişi veya şirket sayfası adına birlikte yayınlanmasını sağlıyor. Bu yazıda ortak gönderinin klasik etiketlemeden farkını, kişilerin ve şirket sayfalarının nasıl ortak eklenebileceğini, hangi içerik formatlarında kullanılabildiğini ve özellikle marka iş birlikleri, röportajlar, etkinlikler ve ortak projeler için nasıl değerlendirilebileceğini anlattım.
Fintek Sektöründe Haftanın Yönetici Değişiklikleri ve Atamaları

Yeni haftada bankacılık, yatırım, ödeme sistemleri, elektronik para, fintek, dijital satış, büyüme, operasyon, iş zekası, stratejik planlama, kalite güvence ve iş geliştirme alanlarında dikkat çeken atama ve terfiler öne çıkıyor. VakıfBank, Garanti BBVA, Halkbank, Fibayatırım, VakıfPayS, Akbank, Finmaks, Paywall, Kuveyt Türk Katılım Bankası, wamo, SağlamPay, Yapı Kredi, KKB, Burgan Bank Türkiye, TKPAY ve Fairpay’de yeni görevler haftanın kariyer gündeminde yer alıyor.
Murat Güleç, VakıfBank’ta Bankacılık Operasyonları Başkanı olarak yeni görevini üstlendi.
Batuhan Yaman, Garanti BBVA’da KOBİ Segment Yönetimi’nde edindiği deneyimin ardından Kamu ve Pazar Ortaklıkları – Ekosistem ve Pazarlama Koordinasyon ekibinde Associate olarak görevine devam ediyor.
Ersin Ayran, Halk Katılım Bankası’nın kuruluş sürecindeki görevinin ardından Halkbank’a döndü. Ayran, Ortaklıklar Yönetimi ve Yatırımlar Daire Başkanlığı’nda Bölüm Müdürü olarak yeni sorumluluğunu üstlendi.
Seda Yüksel, Paycell bünyesinde Revenue Assurance Process Manager olarak işe başladı.
Kemal Kandemir, Fibayatırım’da Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladı. Fiba Grubu bünyesinde 17 yılı aşkın süredir farklı görevlerde bulunan Kandemir, yeni görevinde Fibayatırım’ın finans ve yönetim süreçlerine katkı sunacak.
Selim Tağa, VakıfPayS’te Uzman Yardımcısı olarak yeni kariyer yolculuğuna başladı.
İrem Koloğlu, Akbank’a Dijital Satış ve Büyümeden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak katıldı.
İclal Kabak, Finmaks’ta Satış Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladı. Kabak, fintech alanındaki 13 yılı aşkın sektör deneyimini Finmaks’ın büyüme vizyonuyla buluşturacak.
Aylin Polat, Paywall’da Operasyon Uzmanı olarak ekibe katıldı.
Ali Önal, Kuveyt Türk Katılım Bankası’nda KOBİ Bankacılığı alanında görevine devam edecek.
Jeff Tijssen, wamo Yönetim Kurulu’na Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak katıldı.
Abdullah Tarık Daldal, SağlamPay’de Sistem Analisti olarak yeni görevine geçti.
Yunus Emre Urgun, Yapı Kredi’de Ticari Kredi Tahsis Başkan Yardımcısı pozisyonuna terfi etti.
Meltem Kutlu, Akbank’ta Dijital Satış ve Büyüme Müdürü olarak görev almaya başladı.
Bengisu Akbaba, KKB Kredi Kayıt Bürosu ailesine İş Zekası ve Raporlama Uzman Yardımcısı olarak katıldı.
İlyas Eren Aşkın, Burgan Bank Türkiye’de Stratejik Planlama Uzmanı olarak yeni rolünü üstlendi.
Merve Özgül, Finartz üzerinden TKPAY’de Kalite Güvence Takım Lideri olarak göreve başladı.
Yıldız Çakal, Fairpay’de İş Geliştirme Müdürü olarak görev almaya başladı.
İlayda Deniz Turan, Garanti BBVA’da Organizasyonel Çözümler Fonksiyon Lideri olarak yeni görevine geçti.
Gökhan Baştuhan, Halkbank Firma ve Proje Analiz Daire Başkanlığı’nda Bölüm Müdürü olarak göreve başladı.
Eren Menteşe, TKPAY’e Pazarlama Uzman Yardımcısı olarak katıldı.
FinTech alanında haftanın gündemi 287
PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım, 10 – 16 Ağustos aralığında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını hatırlamak isterseniz aşağıdaki derlememi okuyabilirsiniz.



