FinTech alanında haftanın gündemi 281 belli oldu. PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım finansal teknolojiler alanında haftanın öne çıkan haberlerini ve gündem başlıklarını derlememde bulabilirsiniz.
2009 yılından bu yana ödeme hizmetleri sektöründe hizmet sunan tamamı yerli sermaye ile kurulmuş olan PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım, 29 Haziran – 4 Temmuz aralığında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını sizin için derledim.
Temmuz ayının ilk haftasında fintek gündemi, ödeme sistemlerinden dijital altyapılara, finansal kapsayıcılıktan sermaye piyasalarına uzanan geniş bir hareketlilikle şekillendi. Paribu’nun “tek uygulama” vizyonuyla duyurduğu yeni ürünler ve ardından opsiyon ile vadeli işlem piyasalarını geçici olarak durdurması, kripto ekosisteminde ürün çeşitliliği kadar regülasyon, zamanlama ve kullanıcı güveninin de belirleyici olduğunu gösterdi. Türkiye’nin SEPA üyeliği için resmi süreci başlatması ise sınır ötesi ödemeler, Avrupa finansal entegrasyonu ve ödeme kuruluşları açısından haftanın en stratejik başlıklarından biri oldu.
Ödeme ve dijital finans tarafında iyzico’nun Kadın Girişimci Destek Programı, Tami ve Ipsos Türkiye’nin işletmelerin dijital ödeme çözümlerine hazır olduğunu gösteren araştırması, Visa’nın tehdit istihbaratı platformu ve Paribu’nun yeni ürün yaklaşımı öne çıktı. İşletmelerin dijital ödeme teknolojilerine ilgisi artarken, güven, kullanım kolaylığı, düşük maliyet ve somut fayda beklentisi pazarın büyüme hızını belirleyen ana unsurlar haline geliyor. Siber tehditlere karşı istihbarat temelli güvenlik çözümleri ise ödeme ekosisteminde yeni koruma katmanlarının önemini artırıyor.
Bankacılık ve finansman gündeminde Garanti BBVA ile KGF’nin teknoloji girişimlerine yönelik finansman desteği, Burgan Bank’ın 150,5 milyon dolarlık sendikasyon kredisi, Hedef Yatırım Bankası’nın portföy yönetim şirketlerine sunduğu dijital çözüm ve Şekerbank’taki üst düzey atama dikkat çekti. Finansal kurumlar bir yandan girişimlerin büyüme yolculuğuna kaynak sağlarken, diğer yandan operasyonel verimlilik, uluslararası fonlama, sermaye piyasası altyapıları ve yönetim kadroları üzerinden daha güçlü bir rekabet zemini kuruyor.
Haftanın sosyal etki ve yetenek gelişimi başlıklarında QNB Türkiye ile İKAD’ın bekar annelerin ekonomik güçlenmesine yönelik projesi, iyzico’nun kadın girişimcilere desteği ve GTech Akademi’nin yeni dönem başvuruları öne çıktı. Fintek ekosisteminde kapsayıcı büyüme artık yalnızca finansal ürün erişimiyle sınırlı kalmıyor; eğitim, mentorluk, finansal okuryazarlık, teknoloji yeteneği ve ekonomik dayanıklılığı birlikte ele alan daha bütünleşik modeller önem kazanıyor.
Kurumsal teknoloji ve dijital güvenlik alanında BTK’nın IMEI kayıt ve cihaz değişim süreçlerine yönelik düzenlemesi, Teknoser’de Murat Atıcı’nın CEO olarak göreve gelmesi ve Cropto’nun Fintech Gate İstanbul Programı’na seçilmesi haftanın tamamlayıcı gelişmeleri arasında yer aldı. Mobil cihaz güvenliği, kurumsal teknoloji hizmetlerinin sürekliliği ve gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu gibi başlıklar, fintek gündeminin yalnızca ödeme ve bankacılık ekseninde ilerlemediğini; altyapı, güvenlik, veri, varlık tokenizasyonu ve küresel büyüme perspektifiyle genişlediğini gösteriyor.
İşte haftanın ajandasında yer edinen, sektörün geleceğine ışık tutan en önemli başlıklar…
Fintechtime Temmuz 2026 Sayısı Çıktı

Finansal teknoloji dünyasının içeriği en dolu dergisi Fintechtime‘ın Temmuz 2026 Sayısı Çıktı.
Güvenin, hızın ve yapay zeka entegrasyonunun belirleyici olduğu bu yeni dönemde, Fintechtime olarak ekosistemin pusulası olmaya devam ediyoruz.
Temmuz sayımızın merkezine Money20/20 Europe’u yerleştirdik. Amsterdam’da konuşulan başlıkları yalnızca aktarmakla yetinmedik; bu gelişmelerin Türkiye fintek ekosistemi açısından ne ifade ettiğini de değerlendirdik. Yapay zekânın finansal servislerde nasıl somut karşılık bulduğunu, dijital varlıkların ödeme ekosistemindeki yeni rolünü, sınır ötesi ödemelerde değişen dengeleri ve Türk finteklerinin Avrupa sahnesindeki yükselen görünürlüğünü sektör liderlerinin değerlendirmeleriyle birlikte ele aldık.
Bu değerli dosyaya katkı sunan Emre Güzer, Fatih Coşkun, Gülçin Aytemizel Telatar, Halim Memiş, İzzet Metcan, Kadir Mustafa Öztürk, Merve Tezel, Murat Kastan, Okan Can Boztepe ve Ömer Önder’e teşekkür ederiz.
Kapak röportajımızda teknoloji dünyasının en kritik gündemlerinden biri olan veri güvenliği ve siber dayanıklılığı ele aldık. Cohesity Doğu Avrupa, CIS ve Türkiye Satış Direktörü Yudum Yönak ile Platin Bilişim Teknolojileri Chief Operation Officer Pınar Bamyacı, kurumların veri yönetiminde yeni dönemin ihtiyaçlarını, siber güvenliğin değişen dinamiklerini ve iki şirket arasındaki stratejik iş birliğinin Türkiye pazarına sağlayacağı katkıları bizlerle paylaştı.

Bu sayımızda ayrıca KOBİ’lere Fintek Gücü dosyasında finansal teknolojilerin reel ekonomiye etkisini mercek altına aldım. Dijital tahsilattan açık bankacılığa, Cep POS çözümlerinden finansmana erişime kadar uzanan geniş bir perspektifte, finteklerin KOBİ’lerin büyüme yolculuğundaki stratejik rolünü inceledim.
Derginin ilerleyen sayfalarında Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan, Hayat Finans Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Alper Dayi, Burgan Bank Kurumsal ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Kerem Sözügüzel, Wechip Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Kenan Şişman, AK Lease Genel Müdürü Eser Okyay ve Treps Kurucu Ortağı Mehmet Evirgen ile gerçekleştirdiğim röportajları bulabilirsiniz. Fintechtime’a Türk Telekom e-dergi, dMags ve Magzter üzerinden ulaşabilirsiniz.
Keyifli okumalar dilerim.
Paribu yeni ürünlerini duyurduktan sonra opsiyon ve vadeli işlem piyasalarını geçici olarak durdurdu

Paribu, kripto varlık, DeFi ve hisse senedi piyasalarını tek uygulama altında buluşturduğunu duyurmasının ardından opsiyon ve vadeli işlem piyasası ürünlerini geçici olarak durdurduğunu açıkladı.
Şirketin yeni yapısında kullanıcılar, Paribu’da listelenen kripto varlıklara ek olarak DEX sekmesi üzerinden self-custody erişilebilen 300’den fazla kripto varlıkta işlem yapabiliyor. Getiri ürünüyle 26 varlıkta farklı APR oranları sunulurken, pay piyasaları tarafında ise BIST’te işlem gören hisse senetlerine erişim sağlanıyor. Paribu, tek uygulama içinde kripto, DeFi, yatırım ve getiri ürünlerini bir araya getiren daha geniş bir finansal deneyim sunmayı hedeflediğini duyurdu.
Ancak 1 Temmuz’da erişime açılan opsiyon piyasaları ve vadeli işlem piyasası ürünleri kısa süre içinde geçici olarak durduruldu. Paribu, kullanıcıların kripto varlık alım satım işlemlerine, DEX erişimine, Getiri ürününe ve pay piyasaları işlemlerine devam edebileceğini belirtti. Şirket, opsiyon ve vadeli işlem piyasalarına ilişkin durdurma kararının geçici olduğunu paylaşırken, sürece dair ek bilgilendirmelerin resmi kanallar üzerinden yapılacağını ifade etti.
Tek uygulama vizyonunda regülasyon ve ürün sıralaması kritik hale geliyor
Paribu’nun kripto, DeFi ve hisse senedi piyasalarını tek uygulamada toplama hamlesi, Türkiye’de dijital varlık platformlarının yalnızca kripto alım satımıyla sınırlı kalmak istemediğini gösteriyor. Kullanıcıya tek ekrandan farklı varlık sınıflarına erişim sunmak güçlü bir vizyon; ancak bu yaklaşım regülasyon, risk yönetimi, ürün uygunluğu ve kullanıcı bilgilendirmesi açısından daha hassas bir zemin yaratıyor. Opsiyon ve vadeli işlem ürünlerinin kısa sürede geçici olarak durdurulması, yeni nesil finans platformlarında ürün lansman hızının tek başına yeterli olmadığını hatırlatıyor. Özellikle türev ürünler gibi karmaşık ve riskli alanlarda düzenleyici çerçeve, yatırımcı koruması, şeffaf iletişim ve operasyonel hazırlık aynı anda ilerlemeli. Paribu açısından yeni dönem, geniş ürün yelpazesini sürdürülebilir ve güven veren bir yapıya oturtma sınavı olacak.
Türkiye SEPA üyeliği için resmi süreci başlattı

Türkiye, Avrupa Ödemeler Konseyi’ne niyet mektubunu ileterek Tek Avro Ödeme Alanı üyeliği için resmi başvuru sürecini başlattı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Brüksel’de gerçekleştirilen Türkiye-Avrupa Birliği Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, SEPA üyeliğinin sınır ötesi ödemeleri daha hızlı, güvenli ve düşük maliyetli hale getireceğini belirtti. SEPA, Avrupa genelinde euro cinsinden para transferlerinin ortak standartlarla gerçekleştirilmesini sağlayan ödeme altyapısı olarak öne çıkıyor.
Sürecin tamamlanması halinde Türkiye’deki bankalar, ödeme kuruluşları, elektronik para şirketleri ve ödeme hizmeti sağlayıcıları Avrupa ödeme sistemiyle daha güçlü şekilde entegre olabilecek. Gelişme; Avrupa ile ticaret yapan şirketler, e-ticaret platformları, ihracatçılar ve sınır ötesi ödeme hizmeti sunan fintekler açısından işlem maliyetlerini azaltabilecek, operasyonel süreçleri hızlandırabilecek ve finansal entegrasyonu güçlendirebilecek stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
SEPA süreci fintekler için Avrupa’ya açılan ödeme altyapısını güçlendirebilir
Türkiye’nin SEPA üyeliği için resmi süreci başlatması, ödeme sistemleri açısından teknik bir başvurunun ötesinde daha geniş bir finansal entegrasyon hamlesi anlamı taşıyor. Avrupa ile çalışan işletmeler için euro transferlerinde hız, maliyet ve standartlaşma önemli rekabet unsurları arasında yer alıyor. Bankalar ve fintekler açısından SEPA uyumu, sınır ötesi ödeme deneyimini sadeleştirirken yeni ürün, iş birliği ve pazar erişimi fırsatları yaratabilir. Özellikle e-ticaret, ihracat, gömülü finans, B2B ödeme ve dijital cüzdan alanlarında faaliyet gösteren oyuncular için Avrupa ödeme standartlarına daha yakın bir yapı, Türkiye’nin bölgesel finansal teknoloji merkezi olma iddiasını destekleyecek önemli bir zemin sunuyor.
Türkiye’nin kara para ve terörizmin finansmanıyla mücadele stratejisi yayımlandı

Türkiye’nin 2026-2030 dönemini kapsayan kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele stratejisi Resmi Gazete’de yayımlandı.
Yeni strateji belgesi, finansal sistemin suç gelirlerinin aklanması, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanı risklerine karşı daha güçlü, koordineli ve risk odaklı bir yapıyla korunmasını hedefliyor. Strateji; mevzuat uyumu, kurumsal kapasite, denetim etkinliği, veri paylaşımı, ulusal ve uluslararası iş birliği, risk analizi ve farkındalık çalışmalarını 2030’a kadar uzanan geniş bir çerçevede ele alıyor.
Belgede finansal kuruluşlar, ödeme ve elektronik para kuruluşları, kripto varlık hizmet sağlayıcıları, bankalar, sigorta şirketleri ve sermaye piyasası kurumları açısından uyum süreçlerinin daha merkezi bir öneme sahip olacağı görülüyor. Risk bazlı denetim, şüpheli işlem bildirimlerinin etkinliği, faydalanıcı sahiplik bilgilerine erişim, yaptırım taramaları, dijital kimlik doğrulama ve yeni teknolojilerin doğurduğu risklerin yönetimi yeni dönemin ana başlıkları arasında öne çıkıyor.
Finansal suçlarla mücadele finteklerde uyum kapasitesini stratejik hale getiriyor
Türkiye’nin 2026-2030 AML/CFT stratejisi, finansal teknolojiler açısından yalnızca düzenleyici bir yol haritası anlamı taşımıyor; sektörün büyüme modelini doğrudan etkileyen bir güven çerçevesi sunuyor. Ödeme kuruluşları, e-para şirketleri ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları büyüdükçe kullanıcı sayısı, işlem hacmi, temsilcilik yapıları, sınır ötesi hareketler ve dijital kimlik riskleri de artıyor. Bu nedenle yeni dönemde lisans sahibi olmak, güçlü ürün geliştirmek veya yüksek işlem hacmine ulaşmak tek başına yeterli olmayacak. Uyum ekipleri, işlem izleme altyapısı, yaptırım tarama mekanizmaları, yapay zeka destekli risk analitiği, iç kontrol süreçleri ve şeffaf raporlama kapasitesi rekabetin görünmeyen ama belirleyici alanlarına dönüşecek. Finansal sistemde güvenin korunması, finteklerin sürdürülebilir büyümesi için en az teknoloji ve müşteri deneyimi kadar kritik hale geliyor.
Visa Infinite yenilenen ayrıcalıklarıyla kullanıma sunuldu

Visa, üst segment kart deneyimini güçlendirmek amacıyla Visa Infinite’i yenilenen ayrıcalık ve hizmetleriyle kullanıcıların hizmetine sundu.
Yenilenen Visa Infinite, seyahat, gastronomi, alışveriş, yaşam tarzı ve güvenlik alanlarında daha kapsamlı bir deneyim sunmayı hedefliyor. Kart sahipleri; havalimanı ayrıcalıkları, concierge hizmetleri, özel etkinlik erişimleri, seyahat destekleri ve seçili markalarda sunulan avantajlarla daha kişiselleştirilmiş bir ödeme ve yaşam deneyimine erişebiliyor.
Visa’nın yeni yaklaşımı, premium kart deneyimini yalnızca ödeme aracı olmanın ötesine taşıyarak kullanıcıların günlük yaşam, seyahat ve harcama alışkanlıklarına daha fazla dokunan bir yapıya dönüştürüyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, Visa Infinite’in yenilenen ayrıcalıklarıyla kart sahiplerine yalnızca ödeme kolaylığı değil; güven, konfor ve seçkin deneyimlerden oluşan daha bütünsel bir değer sunduğunu vurguladı.
Premium kart deneyimi ödeme kolaylığından yaşam ekosistemine genişliyor
Visa Infinite’in yenilenmesi, üst segment kart rekabetinde ayrıcalıkların artık yalnızca limit, statü veya klasik kampanya başlıklarıyla tanımlanmadığını gösteriyor. Premium kullanıcılar ödeme anında güven ve hız beklerken, kartın günlük hayatta hangi deneyimleri kolaylaştırdığına da daha fazla önem veriyor. Seyahat, gastronomi, etkinlik, alışveriş ve kişisel destek hizmetlerinin kart deneyimine entegre edilmesi, ödeme ağlarının kullanıcıyla daha sürekli ve değer odaklı ilişki kurmasını sağlıyor. Bankalar ve ödeme ekosistemi açısından yeni dönem, kart ürünlerinin finansal işlem aracı olmanın yanında yaşam tarzı, sadakat ve kişiselleştirilmiş hizmet katmanı olarak konumlanmasıyla şekilleniyor.
Akbank’ın Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp oldu

Akbank’ta Marka ve İletişim Başkanlığı görevine Seçil Demiralp atandı.
Yeni görevinde Demiralp, Akbank’ın marka stratejisi, kurumsal iletişim, itibar yönetimi, medya ilişkileri, pazarlama iletişimi ve müşteriyle kurduğu marka temaslarının yönetiminden sorumlu olacak. Atama, bankanın dönüşüm, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve müşteri deneyimi odaklı iletişim çalışmalarını daha bütünleşik bir yapıda ilerletme hedefini destekliyor.
Akbank, son dönemde yapay zeka, dijital bankacılık, girişimcilik, sürdürülebilirlik ve kültür-sanat alanındaki çalışmalarıyla marka algısını yalnızca finansal hizmetler üzerinden kurmayan bir iletişim yaklaşımı izliyor. Seçil Demiralp’in göreve gelmesiyle bankanın marka hikâyesini farklı hedef kitlelere daha güçlü, tutarlı ve çağdaş bir dille aktarması bekleniyor.
Bankacılıkta marka yönetimi dönüşüm hikâyesinin merkezine yerleşiyor
Akbank’ta Marka ve İletişim Başkanlığı görevine Seçil Demiralp’in atanması, bankacılıkta iletişimin artık yalnızca kampanya, medya görünürlüğü veya kurumsal duyurularla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Finansal kurumlar için marka; güven, teknoloji, toplumsal etki, çalışan deneyimi, sürdürülebilirlik ve müşteriyle kurulan günlük temasların toplamından oluşuyor. Dijitalleşme ve yapay zeka bankacılık deneyimini dönüştürürken, kurumların bu değişimi anlaşılır ve güven veren bir hikâyeyle anlatabilmesi stratejik önem taşıyor. Akbank açısından yeni dönem, marka iletişimini ürün tanıtımının ötesine taşıyarak dönüşüm vizyonunu daha geniş bir ekosistem diliyle güçlendirme fırsatı sunuyor.
TokenFlex’in yeni Genel Müdürü Erkin Uzun oldu

Çalışan yan hakları ve esnek fayda çözümleri alanında faaliyet gösteren TokenFlex’te genel müdürlük görevine Erkin Uzun atandı.
TokenFlex, şirketlerin çalışanlarına yemek, ulaşım, akaryakıt, hediye, sağlık, eğitim ve farklı yan hak kategorilerinde daha esnek ve dijital çözümler sunmasını sağlıyor. Yeni dönemde Erkin Uzun’un liderliğinde şirketin çalışan deneyimi, kurumsal müşteri yönetimi, ürün çeşitliliği ve dijital yan hak ekosistemi tarafındaki büyüme ajandasını güçlendirmesi bekleniyor.
Yan hak teknolojileri, özellikle KOBİ’ler ve büyük ölçekli işletmeler için çalışan bağlılığı, maliyet yönetimi ve operasyonel verimlilik başlıklarında daha stratejik bir konuma yerleşiyor. TokenFlex’in yeni yönetim dönemi, esnek yan hakların yalnızca insan kaynakları süreçlerini kolaylaştıran bir uygulama olarak kalmayıp, şirketlerin çalışan deneyimini daha ölçülebilir ve kişiselleştirilebilir hale getiren dijital bir platform yaklaşımıyla ilerleyeceğine işaret ediyor.
Yan hak teknolojilerinde liderlik büyüme stratejisini belirliyor
Erkin Uzun’un TokenFlex Genel Müdürü olarak atanması, çalışan deneyimi odaklı fintek çözümlerinde yönetim vizyonunun önemini artırıyor. İşletmeler artık çalışanlarına sundukları destekleri yalnızca ek menfaat kalemi olarak görmüyor; bağlılık, motivasyon, verimlilik ve işveren markası açısından stratejik bir araç olarak değerlendiriyor. Dijital yan hak platformları, şirketlerin farklı çalışan profillerine daha esnek çözümler sunmasını sağlarken harcama kontrolü ve raporlama tarafında da önemli avantaj yaratıyor. TokenFlex açısından yeni dönem, esnek fayda pazarında ürün derinliği, kurumsal iş birlikleri ve kullanıcı deneyimiyle daha güçlü bir konum alma fırsatı sunuyor.
Finrota yeni nesil ödeme geçidi Finrota B2C’yi kullanıma sundu

Finrota, işletmelerin bireysel müşterilerden tahsilat süreçlerini daha hızlı, güvenli ve kolay yönetebilmesi için geliştirdiği yeni nesil ödeme geçidi Finrota B2C’yi kullanıma sundu.
Yeni çözüm, şirketlerin kartlı ödeme, linkle tahsilat, abonelik, taksitli ödeme ve farklı dijital ödeme seçeneklerini tek platform üzerinden yönetmesine imkân tanıyor. Finrota B2C, özellikle müşteri deneyimini sadeleştirmek, ödeme alma süreçlerini hızlandırmak ve tahsilat operasyonlarında daha görünür bir yapı kurmak isteyen işletmeler için geliştirildi.
Finrota’nın açık finans ve tahsilat teknolojilerindeki deneyimi üzerine konumlanan Finrota B2C, işletmelerin ödeme süreçlerini yalnızca teknik bir işlem olarak yönetmesinin ötesine geçerek satış, nakit akışı ve müşteri memnuniyetiyle daha bağlantılı bir yapıya taşıyor. Çözüm, farklı sektörlerde faaliyet gösteren kurumların dijital tahsilat ihtiyaçlarına ölçeklenebilir bir altyapıyla yanıt vermeyi hedefliyor.
Dijital tahsilat deneyimi işletmeler için rekabet avantajına dönüşüyor
Finrota B2C’nin kullanıma sunulması, ödeme geçidi çözümlerinde rekabetin yalnızca işlem kabul etme kapasitesiyle sınırlı kalmadığını gösteriyor. İşletmeler artık müşterilerine daha hızlı, güvenli, esnek ve kesintisiz bir ödeme deneyimi sunarken aynı zamanda tahsilatlarını daha iyi izlemek, nakit akışını yönetmek ve operasyonel yüklerini azaltmak istiyor. Kartlı ödeme, linkle tahsilat ve abonelik gibi seçeneklerin tek platformda birleşmesi, özellikle dijital kanallardan satış yapan şirketler için önemli bir verimlilik alanı yaratıyor. Finrota açısından B2C çözümü, açık finans ve kurumsal tahsilat deneyimini bireysel müşteri ödemelerine taşıyarak ödeme teknolojileri pazarında daha geniş bir konum alma fırsatı sunuyor.
iyzico Kadın Girişimci Destek Programı’nda yeni dönem başladı

iyzico’nun kadın girişimcilerin dijital ekonomide güçlenmesini desteklemek amacıyla yürüttüğü Kadın Girişimci Destek Programı’nın 11. dönem başvuruları başladı.
2021’den bu yana sürdürülen program, bugüne kadar 543 kadın girişimciye ulaştı ve 200 milyon TL’yi aşan iş hacmi yarattı. Yeni dönem başvuruları 1-31 Temmuz 2026 tarihleri arasında alınacak. Programa seçilen kadın girişimciler, ödeme altyapısından dijital pazarlama eğitimlerine kadar işlerini büyütmelerine katkı sağlayacak farklı desteklerden yararlanabilecek.
Program kapsamında kadın girişimcilere ilk 6 ay veya 100 bin TL’ye kadar tek çekim işlemlerde yüzde 0 komisyon, iyzico Cep POS ile mobil cihazlardan komisyonsuz ödeme alma, dijital pazarlama, e-ticaret ve SEO eğitimleri ile iyzico ile Öde üzerinden alternatif ödeme seçenekleri sunuluyor. iyzico Kanal ve Ekosistem Yönetimi Direktörü Demet Pektaş, programın kadınların üretime, ekonomiye ve girişimcilik ekosistemine daha güçlü katılımını destekleyen somut bir etki yarattığını vurguladı.
Kadın girişimciler için ödeme altyapısı büyümenin kaldıraçlarından biri oluyor
iyzico Kadın Girişimci Destek Programı, kadın girişimciliğinde finansal teknoloji desteğinin ne kadar kritik hale geldiğini gösteriyor. Dijital kanallarda satış yapmak isteyen girişimciler için ödeme altyapısı, komisyon maliyetleri, mobil ödeme kabulü, pazarlama bilgisi ve e-ticaret görünürlüğü büyümenin temel parçaları arasında yer alıyor. Programın 543 kadın girişimciye ulaşması ve 200 milyon TL’yi aşan iş hacmi yaratması, doğru ödeme altyapısı ve eğitim desteğiyle küçük ölçekli girişimlerin dijital ekonomide daha güçlü yer bulabildiğini anlatıyor. Fintek şirketleri açısından kapsayıcı büyüme artık yalnızca finansal hizmete erişim sağlamakla sınırlı kalmıyor; girişimcilerin satış, tahsilat, görünürlük ve sürdürülebilir gelir yaratma kapasitesini de doğrudan destekleyen bir ekosistem yaklaşımı gerektiriyor.
Şekerbank’ta üst düzey atama yapıldı

Şekerbank’ta üst yönetim kadrosuna Burak Somer atandı.
Bankacılık sektöründe 25 yılı aşkın deneyime sahip olan Somer, Şekerbank’ta Finansal Piyasalardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapacak. Yeni görevinde finansal yönetim, mali işler, idari süreçler ve kurumsal operasyonların daha etkin yönetilmesine katkı sunması bekleniyor.
Şekerbank, köklü bankacılık geleneği ve Anadolu bankacılığı odağıyla Türkiye’de KOBİ’ler, tarım sektörü ve yerel ekonomilerle güçlü bir bağ kuruyor. Burak Somer’in finans yönetimi alanındaki deneyimi, bankanın sürdürülebilir büyüme, verimlilik, kaynak yönetimi ve kurumsal dönüşüm hedefleri açısından önemli bir katkı sağlayacak.
Finans yönetimi bankacılıkta dönüşümün stratejik parçası oluyor
Şekerbank’ta Burak Somer’in Finansal Piyasalardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı görevine atanması, bankalarda finansal yönetim ve operasyonel verimlilik başlıklarının dönüşüm ajandasında daha merkezi hale geldiğini gösteriyor. Yüksek maliyet, sıkı regülasyon, dijitalleşme yatırımları ve sürdürülebilir büyüme hedefleri, bankaların kaynaklarını daha disiplinli yönetmesini zorunlu kılıyor. Şekerbank gibi KOBİ, tarım ve yerel ekonomiyle güçlü bağ kuran kurumlarda mali işler fonksiyonu yalnızca bilanço yönetimiyle sınırlı kalmıyor. Stratejik planlama, verimlilik, risk dengesi ve uzun vadeli dayanıklılık açısından da belirleyici bir rol üstleniyor.
GTech Akademi’nin yeni dönem başvuruları başladı

GTech’in teknoloji alanında genç yetenekleri sektöre kazandırmak amacıyla hayata geçirdiği GTech Akademi’de yeni dönem başvuruları başladı.
Program, veri teknolojileri, yapay zeka, iş zekası, yazılım geliştirme ve kurumsal teknoloji çözümleri gibi alanlarda kariyer hedefleyen gençlere uygulamalı öğrenme imkânı sunuyor. Katılımcılar, eğitim sürecinde sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek hem teknik yetkinliklerini geliştirebiliyor hem de gerçek iş dünyasına yönelik proje deneyimi kazanabiliyor.
GTech Akademi, teknoloji sektöründe nitelikli insan kaynağı ihtiyacına yanıt vermeyi hedefleyen bir gelişim platformu olarak konumlanıyor. Yeni dönem programıyla gençlerin veri odaklı karar alma, dijital dönüşüm, yapay zeka uygulamaları ve kurumsal teknoloji projeleri alanlarında daha donanımlı hale gelmesi amaçlanıyor.
Teknoloji yeteneği fintek ekosisteminin büyüme kapasitesini belirliyor
GTech Akademi’nin yeni dönem başvurularını açması, teknoloji ve fintek ekosisteminde insan kaynağı yetiştirmenin stratejik önemini bir kez daha öne çıkarıyor. Veri, yapay zeka, yazılım ve iş zekası alanlarında yetkin ekipler olmadan finansal teknolojilerde sürdürülebilir büyüme yaratmak zorlaşıyor. Bankalar, ödeme kuruluşları, sigorta teknolojileri ve kurumsal yazılım şirketleri artık yalnızca iyi ürünlere değil; bu ürünleri geliştirecek, ölçekleyecek ve güvenli biçimde işletecek genç teknoloji yeteneklerine ihtiyaç duyuyor. GTech Akademi gibi programlar, öğrenciler ve yeni mezunlar için sektöre geçişi kolaylaştırırken kurumlar için de uzun vadeli yetenek havuzu oluşturma açısından değerli bir rol üstleniyor.
Garanti BBVA ve KGF’den teknoloji girişimlerine yeni destek

Garanti BBVA ve Kredi Garanti Fonu, teknoloji girişimlerinin büyüme yolculuğunu desteklemek amacıyla yeni bir finansman iş birliği hayata geçirdi.
İş birliği kapsamında teknoloji odaklı girişimler, KGF kefaletiyle Garanti BBVA üzerinden finansmana erişebilecek. Model, özellikle ölçeklenme aşamasındaki girişimlerin işletme sermayesi, yatırım, ürün geliştirme, ekip büyütme ve yurt dışı açılım gibi ihtiyaçlarına destek olmayı hedefliyor.
Garanti BBVA’nın girişimcilik ekosistemine yönelik bankacılık deneyimi ile KGF’nin kefalet mekanizmasını buluşturan yapı, teknoloji girişimlerinin finansmana erişiminde teminat sorununu azaltabilecek önemli bir araç olarak öne çıkıyor. Yeni destek, girişimlerin büyüme potansiyelini daha sürdürülebilir bir finansman modeliyle güçlendirmeyi amaçlıyor.
Teknoloji girişimlerinde finansmana erişim büyümenin ana eşiği oluyor
Garanti BBVA ve KGF iş birliği, teknoloji girişimlerinin büyüme yolculuğunda yalnızca yatırım turlarına bağlı kalmadan farklı finansman kanallarına erişmesinin önemini gösteriyor. Erken ve büyüme aşamasındaki girişimler için teminat, nakit akışı ve ölçeklenme maliyetleri çoğu zaman en kritik engeller arasında yer alıyor. KGF kefaletiyle desteklenen banka finansmanı, girişimlerin ürün geliştirme, satış kanalı genişletme, insan kaynağı yatırımı ve uluslararası pazarlara açılım süreçlerinde daha planlı hareket etmesini sağlayabilir. Türkiye girişimcilik ekosistemi açısından banka, kamu destek mekanizması ve teknoloji girişimleri arasındaki daha güçlü bağlar, finansmanın yalnızca sermaye yatırımcıları üzerinden ilerlemediği daha dengeli bir büyüme zemini yaratıyor.
Hedef Yatırım Bankası portföy yönetim şirketlerine dijital çözüm sunuyor

Hedef Yatırım Bankası, portföy yönetim şirketlerinin operasyonel süreçlerini dijitalleştirmeye yönelik yeni çözümünü hayata geçirdi.
Yeni yapı, portföy yönetim şirketlerinin günlük operasyonlarında ihtiyaç duyduğu nakit yönetimi, saklama, mutabakat, raporlama ve işlem süreçlerini daha hızlı ve bütünleşik biçimde yönetmesine destek olmayı hedefliyor. Dijital çözüm, finansal kurumların manuel iş yükünü azaltırken operasyonel görünürlük ve süreç verimliliğini artıracak bir altyapı sunuyor.
Hedef Yatırım Bankası’nın hamlesi, sermaye piyasalarında teknoloji destekli hizmet modellerinin önem kazandığı bir dönemde geliyor. Portföy yönetim şirketleri büyüyen yatırımcı tabanı, artan ürün çeşitliliği ve daha sıkı raporlama ihtiyaçları karşısında daha esnek, güvenilir ve dijital altyapılara ihtiyaç duyuyor. Banka, geliştirdiği çözümle portföy yönetim ekosisteminde operasyonel süreçleri sadeleştirmeyi ve kurumlara daha ölçeklenebilir bir hizmet deneyimi sunmayı amaçlıyor.
Sermaye piyasalarında dijital operasyon altyapısı rekabeti güçlendiriyor
Hedef Yatırım Bankası’nın portföy yönetim şirketlerine yönelik dijital çözüm hamlesi, sermaye piyasalarında arka ofis verimliliğinin stratejik bir rekabet alanına dönüştüğünü gösteriyor. Fon sayısı, yatırımcı ilgisi ve ürün çeşitliliği arttıkça portföy yönetim şirketlerinin operasyonel süreçleri daha karmaşık hale geliyor. Nakit hareketleri, mutabakat, raporlama ve işlem takibi gibi alanlarda dijitalleşme, yalnızca hız kazandırmakla kalmıyor; hata riskini azaltıyor, denetim izini güçlendiriyor ve kurumların büyüme kapasitesini destekliyor. Sermaye piyasalarının sağlıklı derinleşmesi için yatırım ürünleri kadar bu ürünleri taşıyan operasyonel altyapıların da güçlü, güvenli ve ölçeklenebilir olması gerekiyor.
Burgan Bank uluslararası piyasalardan 150,5 milyon dolar sendikasyon kredisi sağladı

Burgan Bank, uluslararası piyasalardan 150,5 milyon dolar tutarında sendikasyon kredisi temin etti.
Banka, farklı ülkelerden finansal kurumların katılımıyla sağlanan sendikasyon kredisiyle dış ticaretin finansmanı ve reel sektöre kaynak aktarımı tarafındaki kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. İşlem, Burgan Bank’ın uluslararası fonlama piyasalarındaki erişimini ve yabancı finans kuruluşlarıyla kurduğu ilişki ağını destekleyen önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Sendikasyon kredisi, bankanın sürdürülebilir büyüme, müşteri finansmanı ve dış ticaret işlemlerine yönelik kaynak çeşitliliğini artıracak. Burgan Bank Genel Müdürü Mehmet Nergiz, sağlanan finansmanın Türkiye ekonomisine ve reel sektöre destek verme hedefleri açısından önemli olduğunu belirterek uluslararası yatırımcıların bankaya duyduğu güvenin altını çizdi.
Sendikasyon kredileri reel sektör finansmanında güven göstergesi oluyor
Burgan Bank’ın 150,5 milyon dolarlık sendikasyon kredisi sağlaması, bankaların uluslararası fonlama kaynaklarına erişiminin reel sektör finansmanı açısından taşıdığı önemi gösteriyor. Küresel piyasalarda risk iştahının seçici ilerlediği bir dönemde yabancı finansal kurumların Türkiye’deki bankalara kaynak sağlaması, hem banka özelinde güven hem de dış ticaret finansmanı tarafında süreklilik anlamı taşıyor. Sendikasyon kredileri, özellikle ithalat, ihracat ve işletme sermayesi ihtiyacı bulunan şirketler için bankaların daha esnek ve çeşitli finansman kanalları oluşturmasına katkı sunuyor. Burgan Bank açısından yeni kaynak, müşteri tabanına daha güçlü finansman çözümleri sunma ve uluslararası fonlama ilişkilerini derinleştirme fırsatı yaratıyor.
Visa tehdit istihbaratı platformunu kullanıma sundu

Visa, finansal kuruluşları siber tehditlere ve dolandırıcılık girişimlerine karşı daha güçlü korumak amacıyla Visa Tehdit İstihbaratı platformunu duyurdu.
Yeni platform, finans kuruluşlarının siber tehditleri daha erken tespit etmesine, dolandırıcılık eğilimlerini izlemesine ve risklere karşı daha hızlı aksiyon almasına yardımcı olmayı hedefliyor. Visa’nın küresel ödeme ağı üzerinden edindiği tehdit verileri ve analiz kabiliyeti, bankalar ve ödeme ekosistemi oyuncuları için daha proaktif bir güvenlik katmanı sunuyor.
Visa Tehdit İstihbaratı platformu; siber saldırılar, kimlik avı girişimleri, kötü amaçlı yazılımlar, kart bilgisi hırsızlığı, dolandırıcılık şemaları ve ödeme ekosistemini hedefleyen yeni risklere ilişkin içgörü sağlayacak. Platform, finansal kurumların güvenlik ekiplerine yalnızca olay sonrası müdahale değil, tehditleri önceden görme ve savunma stratejilerini güçlendirme imkânı sunmayı amaçlıyor.
Ödeme ekosisteminde güvenlik artık istihbaratla güçleniyor
Visa’nın tehdit istihbaratı platformu, ödeme güvenliğinde rekabetin yalnızca işlem anındaki doğrulama teknolojileriyle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Dolandırıcılık ve siber saldırı yöntemleri hızla değişirken bankalar, ödeme kuruluşları ve fintekler için riskleri erken okumak en az işlem güvenliği kadar kritik hale geliyor. Küresel ödeme ağı üzerinden beslenen tehdit verisi, finansal kuruluşların kendi sistemlerinde henüz görünür hale gelmemiş riskleri daha erken fark etmesini sağlayabilir. Yeni dönemde güvenlik, yalnızca savunma duvarı kurmakla değil; saldırgan davranışlarını, dolandırıcılık kalıplarını ve ekosistem genelindeki zayıf sinyalleri okuyabilen istihbarat altyapılarıyla güçlenecek.
Tami ve Ipsos Türkiye araştırması işletmelerin dijital ödeme çözümlerine hazır olduğunu gösterdi

Garanti BBVA’nın ödeme ve elektronik para kuruluşu Tami, Ipsos Türkiye iş birliğiyle işletmelerin ödeme sistemleri tercih ve beklentilerini ele alan araştırmasını yayımladı.
Türkiye genelinde 1.207 işletmeyle gerçekleştirilen araştırmaya göre işletmelerin yüzde 80’i hâlâ yalnızca banka POS’larıyla çalışırken, yüzde 83’ü ödeme kuruluşlarıyla entegre ek bir çözüm kullanmıyor. Buna rağmen yeni nesil ödeme çözümlerini kullanmayan işletmelerin yüzde 68’i bu çözümleri değerlendirmeye açık olduğunu belirtiyor. Bulgular, işletmelerin dijital ödeme teknolojilerine mesafeli olmadığını; güven veren, kolay yönetilen ve somut fayda sağlayan çözümlere ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.
Araştırmada işletmelerin yüzde 72’si sorunsuz ödeme deneyiminin müşteri memnuniyetini artırdığını, yüzde 59’u satış gelirlerine olumlu katkı sağladığını, yüzde 55’i ise müşteri sadakatini güçlendirdiğini ifade ediyor. Ödeme ve e-para kuruluşları kategorisinde farkındalık ise gelişime açık görünüyor; işletmelerin yüzde 35’i bu kategoride herhangi bir marka adı söyleyemiyor. Tami Genel Müdürü Melda Çetin, işletmelerin teknolojiye değil belirsizliğe mesafeli olduğunu belirterek yeni nesil ödeme çözümlerinin güven, kullanım kolaylığı ve somut fayda üzerinden anlatılması gerektiğini vurguladı.
Dijital ödeme dönüşümünde güven en güçlü eşik haline geliyor
Tami ve Ipsos Türkiye araştırması, işletmelerin ödeme teknolojilerinde dönüşüme açık olduğunu ancak karar anında güven, süreklilik ve anlaşılır fayda beklentisinin belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Çoklu POS, CepPOS, linkle ödeme, cüzdan ve benzeri çözümler işletmeler için yalnızca tahsilat kolaylığı sunmuyor; müşteri memnuniyeti, satış performansı, nakit akışı ve operasyonel verimlilik üzerinde doğrudan etki yaratıyor. Ödeme ve e-para kuruluşları açısından araştırmanın en önemli mesajı, ürün geliştirmek kadar ürünü doğru anlatmanın, marka güveni oluşturmanın ve işletmeye somut iş sonucu gösterebilmenin kritik hale gelmesi. Türkiye’de dijital ödeme pazarının derinleşmesi, teknolojiyi erişilebilir kılan oyuncular kadar işletmelerin güven bariyerini aşabilen kurumlarla hız kazanacak.
QNB Türkiye ve İKAD bekar annelerin ekonomik güçlenmesine destek veriyor

QNB Türkiye, İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği iş birliğiyle bekar annelerin ekonomik güçlenmesini destekleyen yeni bir sosyal etki projesi hayata geçirdi.
Program, bekar annelerin finansal okuryazarlık, girişimcilik, iş hayatına katılım ve ekonomik bağımsızlık alanlarında güçlenmesini hedefliyor. Proje kapsamında katılımcılara eğitim, mentorluk ve gelişim desteği sunularak kadınların gelir yaratma, bütçe yönetimi ve uzun vadeli finansal dayanıklılık kapasitelerinin artırılması amaçlanıyor.
QNB Türkiye’nin finansal kapsayıcılık yaklaşımı ile İKAD’ın kadın odaklı sosyal etki deneyimini bir araya getiren çalışma, özellikle tek başına hane sorumluluğu üstlenen kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını desteklemeyi hedefliyor. Proje, kadınların yalnızca finansal hizmetlere erişimini artırmayı değil; bilgi, özgüven, ağ ve sürdürülebilir gelir yaratma becerileriyle daha güçlü bir toplumsal etki oluşturmayı amaçlıyor.
Finansal kapsayıcılık kadınların ekonomik dayanıklılığıyla güçleniyor
QNB Türkiye ve İKAD iş birliği, finansal kapsayıcılığın yalnızca bankacılık ürünlerine erişimle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Bekar anneler için ekonomik güçlenme; bütçe yönetimi, düzenli gelir yaratma, finansal okuryazarlık, dijital beceriler ve sosyal destek ağlarının birlikte gelişmesiyle mümkün hale geliyor. Finans sektörü açısından bu tür projeler, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal etki başlıklarını kurumsal sorumluluk alanının ötesine taşıyarak sürdürülebilir kalkınma gündeminin parçası haline getiriyor. QNB Türkiye’nin İKAD ile yürüttüğü çalışma, kadınların ekonomik karar alma gücünü artıran modellerin hem bireysel refah hem de yerel ekonomi açısından kalıcı değer yaratabileceğini anlatıyor.
Akbank ödeme çözümlerinde üretken yapay zeka destekli asistanını kullanıma sundu

Akbank, ödeme çözümleri alanında üretken yapay zeka destekli yeni asistanını devreye aldı.
Yeni asistan, ticari müşterilerin ödeme çözümlerine ilişkin ihtiyaçlarını daha hızlı karşılamayı, süreçlerde bilgiye erişimi kolaylaştırmayı ve kullanıcı deneyimini daha akıllı bir yapıya taşımayı hedefliyor. Üretken yapay zeka desteğiyle çalışan çözüm, ödeme ürünleri, başvuru süreçleri, operasyonel adımlar ve müşteri ihtiyaçlarına yönelik yönlendirmelerde daha pratik bir deneyim sunacak.
Akbank’ın ödeme çözümlerinde yapay zeka destekli asistan kullanımı, bankaların kurumsal ve ticari müşterilere sunduğu hizmetlerde otomasyon, hız ve kişiselleştirme beklentisinin arttığı bir dönemde geliyor. Çözüm, müşteri temsilcilerinin iş yükünü azaltırken işletmelerin ödeme altyapılarına ilişkin sorularına daha kısa sürede yanıt bulmasına katkı sağlayacak.
Üretken yapay zeka ödeme çözümlerinde hizmet deneyimini dönüştürüyor
Akbank’ın ödeme çözümlerinde üretken yapay zeka destekli asistanı devreye alması, bankacılıkta yapay zekanın artık yalnızca iç verimlilik projeleriyle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Ticari müşteriler için ödeme altyapısı seçimi, başvuru süreçleri, entegrasyon, ürün karşılaştırması ve operasyonel destek giderek daha karmaşık hale geliyor. Yapay zeka destekli asistanlar, bu karmaşıklığı daha anlaşılır ve erişilebilir hale getirerek işletmelerin karar alma süreçlerini hızlandırabilir. Akbank açısından bu adım, ödeme çözümlerinde müşteri deneyimini güçlendirme, operasyonel yükü azaltma ve ticari bankacılık hizmetlerini daha akıllı bir destek modeliyle geliştirme fırsatı sunuyor.
BTK IMEI kayıt ve cihaz değişim süreçlerinde yeni düzenleme yaptı

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, IMEI kayıt ve cihaz değişim süreçlerine ilişkin yeni düzenlemeyi duyurdu.
Yeni düzenleme, mobil cihazların IMEI kayıt işlemleri, cihaz değişimi ve kullanım süreçlerinde daha kontrollü ve izlenebilir bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Uygulamayla birlikte kayıt dışı cihaz kullanımının önlenmesi, cihaz sahipliği ve değişim süreçlerinde yaşanan belirsizliklerin azaltılması ve kullanıcıların işlemlerini daha güvenli biçimde tamamlaması amaçlanıyor.
BTK’nın adımı, mobil cihaz ekosisteminde güvenlik, tüketici hakları, kayıtlı kullanım ve kamu denetimi başlıklarını öne çıkarıyor. Cihaz değişimi, arıza, yenileme veya farklı teknik ihtiyaçlar nedeniyle ortaya çıkan süreçlerde daha net kuralların uygulanması, hem kullanıcılar hem de operatörler ve satış kanalları açısından daha öngörülebilir bir yapı sağlayacak.
Mobil cihaz kayıt süreçlerinde güven ve izlenebilirlik önem kazanıyor
BTK’nın IMEI kayıt ve cihaz değişim süreçlerine ilişkin düzenlemesi, dijital ekonomide cihaz güvenliğinin finansal hizmetler ve mobil kullanıcı deneyimi açısından da kritik hale geldiğini gösteriyor. Mobil bankacılık, dijital cüzdan, ödeme uygulamaları ve kimlik doğrulama süreçleri giderek daha fazla mobil cihazlara bağlı ilerliyor. Bu nedenle cihazın kayıtlı, izlenebilir ve güvenilir olması yalnızca telekom sektörü için değil, fintek ekosistemi için de önemli bir güven katmanı yaratıyor. Kayıt dışı cihaz kullanımının azaltılması ve cihaz değişim süreçlerinin daha düzenli hale gelmesi, mobil tabanlı finansal işlemlerde güvenlik, dolandırıcılıkla mücadele ve kullanıcı doğrulama tarafında daha sağlam bir zemin oluşturabilir.
Cropto Fintech Gate İstanbul Programı’na seçildi

Tarım ürünlerinin tokenizasyonu ve gerçek dünya varlıkları alanında çalışmalar yürüten Cropto, İstanbul Finans Merkezi bünyesinde yürütülen Fintech Gate İstanbul Programı’na seçildi.
Programın 7 Temmuz 2026’da gerçekleştirilecek kick-off toplantısıyla başlaması planlanıyor. Cropto, programa katılımıyla blockchain, Real World Assets ve tarım ürünlerinin tokenizasyonu alanındaki çalışmalarını yeni iş birlikleriyle güçlendirmeyi hedefliyor.
Şirket, Fintech Gate İstanbul Programı kapsamında küresel büyüme yolculuğunu hızlandırmayı ve tarım emtialarının dijital varlık ekonomisiyle buluşmasına yönelik çalışmalarını daha geniş bir ekosistemde geliştirmeyi amaçlıyor.
Gerçek dünya varlıklarında tarım ürünleri yeni bir tokenizasyon alanı açıyor
Cropto’nun Fintech Gate İstanbul Programı’na seçilmesi, gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonunda tarım ürünlerinin giderek daha görünür hale geldiğini gösteriyor. RWA alanı çoğu zaman gayrimenkul, tahvil ya da fon benzeri finansal varlıklarla anılsa da tarım emtiaları, üretimden ticarete uzanan geniş zinciriyle farklı bir potansiyel taşıyor. Cropto açısından program, yalnızca görünürlük sağlayan bir girişim hızlandırma adımı olarak kalmayacak; İstanbul Finans Merkezi ekosistemi içinde yeni finansal modeller, kurumsal temaslar ve uluslararası iş birlikleri geliştirmek için de önemli bir zemin sunacak.
TCMB ile Hong Kong Para Otoritesi arasında fintek iş birliği mutabakatı imzalandı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile Hong Kong Para Otoritesi arasında finansal teknolojiler alanında iş birliğini güçlendirmeye yönelik Mutabakat Zaptı imzalandı.
Mutabakat, iki kurum arasında bilgi paylaşımı, deneyim aktarımı ve finansal teknoloji alanındaki kurumsal temasların daha sistematik biçimde ilerlemesini hedefliyor. Düzenleyici kurumlar arasındaki iş birlikleri; ödeme sistemleri, dijital finans, veri güvenliği, açık bankacılık, regülasyon teknolojileri ve yeni nesil finansal altyapılar gibi başlıklarda daha sağlıklı politika geliştirilmesine katkı sağlayabiliyor.
Hong Kong, Asya’nın önde gelen finans merkezlerinden biri olarak dijital bankacılık, ödeme altyapıları, finansal inovasyon ve düzenleyici yaklaşım alanlarında güçlü bir deneyime sahip. TCMB’nin Hong Kong Para Otoritesi ile kurduğu iş birliği, Türkiye fintek ekosisteminin küresel düzenleyici ağlarla temasını genişletmesi ve uluslararası deneyimden daha fazla beslenmesi açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Uluslararası düzenleyici iş birlikleri fintek ekosistemine yeni perspektif kazandırıyor
TCMB ile Hong Kong Para Otoritesi arasında imzalanan mutabakat, Türkiye’nin fintek gündemini daha küresel bir çerçevede ele alma iradesini gösteriyor. Finansal teknolojiler sınır ötesi ödemeler, dijital kimlik, veri akışı, tokenizasyon, yapay zeka destekli finansal hizmetler ve regülasyon teknolojileriyle giderek daha uluslararası bir yapıya kavuşuyor. Merkez bankaları ve para otoriteleri arasındaki bilgi paylaşımı, yenilikçi finansal hizmetlerin güven, uyum ve finansal istikrar dengesi içinde gelişmesine yardımcı olabilir. Türkiye açısından bu tür temaslar, yerel fintek ekosisteminin yalnızca iç pazar dinamikleriyle büyümeyen; Asya, Avrupa ve küresel finans merkezleriyle daha güçlü bağ kuran bir yapıya evrilmesi için değerli bir zemin sunuyor.
Global fintek gündemi ve kripto varlık dünyasından kısa özetleri sizlerle paylaşmaya devam ediyorum!

Yeni haftanın yabancı kaynaklı fintek gündemi; kart ihraç altyapılarında küreselleşme, stablecoin temelli ödeme ağları, yapay zeka destekli ticaret, dijital bankacılıkta lisanslı büyüme, Avrupa’da MiCA sonrası kripto rekabeti, açık finans ve ödeme orkestrasyonu başlıkları etrafında şekilleniyor. Pomelo, Bridge, Sygnum, Ripple ve BNY gibi oyuncular regüle dijital varlık altyapılarını güçlendirirken; Visa, Mastercard, Square, Nuvei, Getnet ve Airwallex yapay zeka ajanlarının ödeme yapabildiği yeni ticaret deneyimi için hazırlıklarını hızlandırıyor. Haftanın haberleri, fintek ekosisteminde büyümenin artık tekil ürün başarısıyla sınırlı kalmadığını; lisans, altyapı, güvenlik, veri, yapay zeka ve sınır ötesi erişim gücüyle birlikte şekillendiğini gösteriyor.
Pomelo kart ihraç altyapısını 150’den fazla ülkeye taşıdı
Latin Amerika merkezli fintek şirketi Pomelo, kart ihraç altyapısını 150’den fazla ülkeye genişleterek küresel büyüme stratejisinde önemli bir kilometre taşına ulaştı. Şirket, Visa ve Mastercard ağlarıyla uyumlu çalışan yeni altyapısı sayesinde bankalar, elektronik para kuruluşları ve fintek girişimlerinin tek API üzerinden kısa sürede fiziksel veya sanal kart programlarını devreye alabilmesini hedefliyor.
Yeni platform yalnızca kart üretimini kolaylaştırmakla sınırlı kalmıyor. Stablecoin tabanlı mutabakat altyapısı, çoklu para birimi desteği, kart yaşam döngüsü yönetimi ve sınır ötesi ödeme süreçlerini tek çatı altında bir araya getiriyor. Böylece küresel ölçekte faaliyet gösteren fintek şirketleri, farklı ülkelerde ayrı ayrı altyapı kurma ihtiyacı duymadan modern kart programlarını daha düşük maliyetle hayata geçirebilecek.
Pomelo’nun duyurduğu genişleme, Visa ve Mastercard’ın stablecoin tabanlı ödeme çözümlerine yönelik yatırımlarını hızlandırdığı bir döneme denk geliyor. Kart ihraç süreçlerinin API tabanlı platformlara taşınması, küresel ödeme ekosisteminde rekabetin yalnızca kart sahipliği üzerinden değil, altyapı hizmetleri üzerinden de şekillenmeye başladığını gösteriyor.
LemFi Wealth8 satın almasıyla servet yönetimi ve yatırım hizmetlerine genişledi
Uluslararası para transferi alanında faaliyet gösteren LemFi, İngiltere merkezli Wealth8’i satın alarak büyüme stratejisinde yeni bir sayfa açtı. Satın alma sayesinde şirket, yalnızca sınır ötesi para transferi sunan bir platform olmanın ötesine geçerek yatırım ve servet yönetimi hizmetlerini de ürün portföyüne ekliyor.
Wealth8, özellikle göçmen topluluklara yönelik yatırım ve uzun vadeli tasarruf çözümleriyle tanınıyor. LemFi, bu uzmanlığı mevcut para transferi altyapısıyla birleştirerek müşterilerine maaş yönetiminden yatırım fonlarına, tasarruf ürünlerinden uzun vadeli finansal planlamaya kadar uzanan daha kapsamlı bir finansal deneyim sunmayı hedefliyor.
Küresel fintek sektöründe şirketlerin tek ürüne odaklanan yapıdan uzaklaşarak finansal süper uygulama modeline yöneldiği görülüyor. LemFi’nin satın alması da bu dönüşümün son örneklerinden biri oldu. Kullanıcıların finansal yaşam döngüsünün daha büyük bölümüne dokunabilen platformlar, müşteri sadakati ve gelir çeşitliliği açısından önemli avantaj elde ediyor.
Trade Republic yeni emir gerçekleştirme motorunu devreye aldı
Avrupa’nın en büyük dijital yatırım platformlarından Trade Republic, yatırımcıların işlemlerini daha avantajlı fiyatlarla gerçekleştirmesini amaçlayan yeni emir gerçekleştirme motorunu devreye aldı. Direct Price adı verilen sistem, farklı işlem merkezlerindeki fiyatları gerçek zamanlı karşılaştırarak yatırımcı adına en uygun fiyatın seçilmesini sağlıyor.
Yeni altyapı, Avrupa Birliği’nin yatırım hizmetlerine yönelik düzenlemelerinde yaşanan dönüşüm süreciyle aynı dönemde hayata geçirildi. Özellikle emir yönlendirme süreçlerinde şeffaflığın artırılması ve yatırımcı lehine en iyi fiyatın sağlanmasına yönelik beklentiler yükselirken, Trade Republic de teknoloji yatırımıyla bu alandaki rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.
Şirketin attığı adım, dijital yatırım platformlarının artık yalnızca düşük komisyon politikasıyla rekabet etmediğini ortaya koyuyor. İşlem kalitesi, fiyat optimizasyonu, emir gerçekleştirme hızı ve yatırımcı deneyimi yeni rekabet başlıkları hâline geliyor.
dLocal Russell 2000 Endeksi’ne katıldı
Sınır ötesi ödeme çözümleri geliştiren dLocal, ABD sermaye piyasalarının önemli göstergelerinden Russell 2000 Endeksi’ne dahil edildi. Şirket aynı zamanda Russell 3000 endeksinde de yer almaya başladı. Endeks üyeliği, dLocal’ın küresel yatırımcılar nezdindeki görünürlüğünü artırırken pasif yatırım fonlarından gelecek yeni sermaye akışının da önünü açıyor.
Latin Amerika, Afrika ve Asya başta olmak üzere gelişmekte olan pazarlarda faaliyet gösteren dLocal, küresel şirketlerin yerel ödeme yöntemleriyle tahsilat ve ödeme yapmasını sağlayan altyapısıyla son yıllarda hızlı büyüme kaydetti. Russell endekslerine dahil edilmesi, şirketin finansal performansının ve piyasa değerinin uluslararası yatırımcılar tarafından daha yakından takip edilmesini sağlayacak.
Fintek sektöründe borsaya açılan şirketler açısından endeks üyelikleri yalnızca sembolik bir gelişme olarak görülmüyor. Bu üyelikler, kurumsal yatırımcı tabanının genişlemesi, işlem hacminin artması ve uzun vadeli sermaye erişimi açısından önemli avantajlar sunuyor.
Mastercard Arjantin’de iki stratejik iş birliğiyle dijital ödeme ekosistemini güçlendiriyor
Mastercard, Arjantin’de duyurduğu iki ayrı stratejik iş birliğiyle dijital ödeme ekosistemindeki varlığını genişletti. Şirket, enerji devi YPF ile yaptığı ortaklık kapsamında günlük harcamalarda dijital ödeme deneyimini güçlendirecek yeni çözümler geliştirirken, telekomünikasyon grubu VEON ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında finansal hizmetlere erişimi artırmayı hedefliyor.
YPF ortaklığı, akaryakıt istasyonları ve perakende hizmetlerinde dijital ödeme kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlarken, VEON iş birliği mobil finansal hizmetlerin daha geniş kullanıcı kitlesine ulaşmasını sağlayacak. Mastercard böylece hem tüketici ödemelerinde hem de finansal kapsayıcılık alanında Arjantin pazarındaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.
Latin Amerika; yüksek enflasyon, dijitalleşme ve mobil ödeme kullanımındaki hızlı artış nedeniyle küresel ödeme şirketlerinin en fazla yatırım yaptığı bölgeler arasında yer alıyor. Mastercard’ın aynı gün açıkladığı iki farklı iş birliği, şirketin kartlı ödeme tarafının yanı sıra dijital finansal hizmetlerin tamamında etkin rol üstlenme stratejisini ortaya koyuyor.
Nubank 31,5 milyon ana bankacılık müşterisiyle Brezilya’daki liderliğini güçlendirdi
Latin Amerika’nın en büyük dijital bankalarından Nubank, Brezilya’da 31,5 milyon kullanıcının ana finansal kurumu konumuna ulaştığını açıkladı. Şirketin paylaştığı veriler, milyonlarca müşterinin maaş ödemeleri, günlük harcamaları, tasarruf hesapları ve kredi ürünlerinde ilk tercih olarak Nubank’ı kullandığını ortaya koyuyor.
Nubank son yıllarda kredi kartı, mevduat hesapları, bireysel krediler, yatırım ürünleri, sigorta ve işletmelere yönelik finansal hizmetlerle ürün yelpazesini önemli ölçüde genişletti. Şirket, kullanıcı başına gelirini artırırken aynı zamanda müşterilerin platform üzerinde geçirdiği süreyi ve kullandığı ürün sayısını yükseltmeye odaklanıyor.
Brezilya’da geleneksel bankalarla dijital bankalar arasındaki rekabet her geçen yıl sertleşirken Nubank’ın açıkladığı yeni veriler, müşteri sadakati konusunda önemli avantaj elde ettiğini gösteriyor. Dijital bankacılıkta yeni rekabet dönemi, müşterinin ana finansal ilişkisinin kim tarafından yönetildiği üzerinden şekilleniyor.
Addi 85 milyon dolarlık Seri D yatırımla yapay zeka destekli finansal büyümesini hızlandırıyor
Kolombiya merkezli satın al sonra öde platformu Addi, 85 milyon dolarlık Seri D yatırım turunu tamamladı. Yatırım turuna Citius liderlik ederken BTG Pactual eş lider yatırımcı olarak yer aldı. Mevcut yatırımcılar GIC ve Monashees de yeni finansman turuna katılarak şirkete destek vermeyi sürdürdü.
Addi, yeni kaynağı öncelikli olarak yapay zeka destekli kredi değerlendirme sistemlerini geliştirmek, ürün portföyünü genişletmek ve teknoloji altyapısını güçlendirmek amacıyla kullanacak. Şirket, kredi başvurularının daha hızlı değerlendirilmesini sağlayan algoritmalar geliştirirken risk yönetimi süreçlerini de daha verimli hâle getirmeyi hedefliyor.
Latin Amerika, finansal kapsayıcılık alanındaki yüksek potansiyeli sayesinde küresel yatırım fonlarının ilgi göstermeye devam ettiği bölgeler arasında yer alıyor. Addi’nin tamamladığı yatırım turu, yatırımcıların yapay zeka ile desteklenen sürdürülebilir kredi modelleri geliştiren fintek girişimlerine daha fazla kaynak ayırdığını gösteriyor.
Erebor 8 milyar dolarlık değerleme hedefiyle yeni yatırım turuna hazırlanıyor
ABD merkezli dijital banka Erebor’un, yeni yatırım turunda 8 milyar dolar değerleme üzerinden yatırımcılarla görüşmelere başladığı belirtiliyor. Şirketin kısa sürede ulaştığı büyüme performansı, özellikle teknoloji şirketleri ve dijital varlık sektörüne odaklanan bankacılık modeli sayesinde yatırımcıların dikkatini çekmiş durumda.
Erebor son açıkladığı operasyonel verilerde mevduat hacmini 1,1 milyar dolardan 4,05 milyar dolara yükselttiğini, yaklaşık 400 yeni kurumsal müşteri kazandığını ve yıl sonuna kadar kârlılığa ulaşmayı hedeflediğini duyurdu. Bu büyüme performansı, şirketin potansiyel yatırım turunda yüksek değerlemeye ulaşmasının temel gerekçeleri arasında gösteriliyor.
Girişim bankacılığı alanında yaşanan değişim, belirli sektörlerde uzmanlaşan yeni nesil dijital bankalara önemli fırsatlar sunuyor. Erebor’un savunma teknolojileri, yapay zeka girişimleri ve dijital varlık ekosistemine odaklanan modeli de klasik dijital bankacılıktan ayrışıyor.
Bridge MiCA ve EMI lisanslarıyla Avrupa Birliği’nin 27 ülkesine açıldı
Stripe bünyesinde faaliyet gösteren stablecoin altyapı şirketi Bridge, Avrupa’daki büyümesini hızlandıracak iki önemli düzenleyici onayı aynı anda alarak MiCA ve Elektronik Para Kuruluşu lisanslarına sahip olduğunu duyurdu. Lüksemburg üzerinden alınan lisanslar sayesinde şirket, Avrupa Birliği’nin 27 üye ülkesinde tek düzenleyici çerçeve kapsamında faaliyet gösterebilecek.
Bridge, yeni lisanslarla birlikte euro hesapları, sanal IBAN hizmetleri, stablecoin tabanlı ödeme altyapıları ve sınır ötesi para transferlerini kurumsal müşterilere sunabilecek. Böylece geleneksel ödeme sistemleri ile dijital varlık altyapıları aynı platform üzerinde buluşurken şirketin Avrupa operasyonları da önemli ölçüde genişleyecek.
MiCA düzenlemesinin tam anlamıyla yürürlüğe girmesinin ardından gelen bu gelişme, Avrupa’da lisanslı stablecoin ekosisteminin hızla büyüdüğünü gösteriyor. Stripe’ın Bridge’i satın almasıyla başlayan süreç, şirketin Avrupa pazarındaki stratejik hedeflerini de net biçimde ortaya koyuyor.
Starling Bank yapay zeka odaklı dönüşüm kapsamında 130 pozisyonu kaldırıyor
Birleşik Krallık merkezli dijital banka Starling Bank, operasyonel dönüşüm programı kapsamında yaklaşık 130 pozisyonun kaldırılacağını açıkladı. Karar, bankanın yapay zeka destekli çalışma modeline geçiş sürecini hızlandırmayı ve operasyonel verimliliği artırmayı amaçlayan yeniden yapılanma planının parçası olarak duyuruldu.
Şirket, operasyon ve destek ekiplerinde otomasyonun kapsamını genişletirken veri bilimi, yazılım geliştirme ve yapay zeka alanlarında yeni işe alımların devam edeceğini de açıkladı. Böylece insan kaynağının daha yüksek katma değer üreten alanlara yönlendirilmesi hedefleniyor.
Küresel bankacılık sektöründe benzer dönüşüm adımları hız kazanıyor. Yapay zeka teknolojileri operasyon maliyetlerini azaltırken ürün geliştirme süreçlerini hızlandırıyor ve bankaların rekabet gücünü artırıyor. Starling’in kararı da bu dönüşümün en güncel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
PayPal Avrupa Ödemeler Konseyi’ne katıldı
PayPal, Avrupa ödeme sistemlerinin en önemli kurumlarından biri olan Avrupa Ödemeler Konseyi’ne resmen katıldı. Üyelik sayesinde şirket, Avrupa genelinde kullanılan SEPA ödeme standartlarının geliştirilmesine katkı sağlayan kurumlar arasında yer alacak.
EPC, Avrupa’da anlık ödemeler, hesaplar arası transferler ve SEPA altyapısına ilişkin teknik standartları belirleyen kuruluş olarak faaliyet gösteriyor. PayPal ise dijital cüzdanlar, sınır ötesi ödemeler, dolandırıcılıkla mücadele ve ödeme teknolojileri alanındaki deneyimini EPC çalışma gruplarına taşıyacak.
Avrupa Birliği, gerçek zamanlı ödemeleri yaygınlaştırmaya, açık finans uygulamalarını güçlendirmeye ve dijital ödeme altyapılarını modernleştirmeye yönelik çalışmalarını hızlandırırken, küresel ödeme şirketleri de bu dönüşümün merkezinde yer almak için stratejik pozisyonlarını güçlendiriyor. PayPal’ın EPC üyeliği bu rekabetin önümüzdeki yıllarda daha da hızlanacağını gösteriyor.
Eurobank dijital dönüşüme 1 milyar euro ayırdı
Eurobank, önümüzdeki üç yılı kapsayan Banking Forward stratejisini duyurarak dijital dönüşüm sürecine yaklaşık 1 milyar euroluk yatırım yapacağını açıkladı. Program kapsamında bankanın teknoloji altyapısı yenilenirken, yapay zeka destekli müşteri hizmetleri, dijital kanallar, veri analitiği, operasyonel süreçler ve siber güvenlik alanlarında kapsamlı projeler hayata geçirilecek.
Bankanın yol haritasında yalnızca teknoloji yatırımları yer almıyor. Yeni strateji, açık bankacılık uygulamalarının yaygınlaştırılması, bulut tabanlı mimariye geçiş, yapay zeka destekli karar mekanizmalarının geliştirilmesi ve dijital ürün portföyünün genişletilmesini de kapsıyor.
Avrupa bankacılık sektöründe dijital rekabetin hız kazandığı dönemde açıklanan yatırım planı, bankaların teknoloji bütçelerini artık yalnızca maliyet kalemi olarak görmediğini, uzun vadeli büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri hâline getirdiğini gösteriyor.
MetaMask Money Account ile stablecoin birikimlerini getiri ve harcamayla buluşturdu
Kripto cüzdan sağlayıcısı MetaMask, Money Account adını verdiği yeni çözümünü tanıtarak stablecoin varlıklarının kullanım alanını genişleten önemli bir adım attı. Yeni sistem sayesinde kullanıcılar cüzdanlarında tuttukları stablecoin bakiyelerinden getiri elde edebilirken aynı varlıkları günlük harcamalarda da kullanabiliyor.
Money Account, merkeziyetsiz finans protokollerini günlük finansal işlemlerle buluşturan hibrit bir model sunuyor. Kullanıcıların varlıkları farklı platformlara taşımadan değerlendirebilmesi, Web3 ekosisteminde kullanıcı deneyimini önemli ölçüde sadeleştiriyor.
Stablecoin kullanımının küresel ölçekte hızla arttığı dönemde MetaMask’ın hamlesi, kripto cüzdanlarının yalnızca dijital varlık saklama aracı olmaktan çıkarak günlük finansın aktif bir parçası hâline geldiğini gösteriyor.
Freedom Holding TurkishBank Group satın alımı için düzenleyici onayı aldı
Freedom Holding Corp., TurkishBank Group’u satın alma sürecinde gerekli düzenleyici onayların alındığını duyurdu. Onay süreciyle birlikte satın alma işlemi tamamlanma aşamasına yaklaşırken, şirketin Türkiye ve Birleşik Krallık başta olmak üzere faaliyet gösterdiği pazarlardaki bankacılık operasyonlarını genişletmesi bekleniyor.
TurkishBank Group; ticari bankacılık, yatırım hizmetleri ve uluslararası finans alanındaki faaliyetleriyle uzun yıllardır bölgesel ölçekte hizmet veriyor. Freedom Holding ise son yıllarda finansal hizmetler ekosistemini büyütmek amacıyla farklı pazarlarda satın alma stratejisini hızlandırmış durumda.
Satın almanın tamamlanmasıyla birlikte teknoloji yatırımları, dijital bankacılık ürünleri ve sınır ötesi finansal hizmetlerde yeni entegrasyonların hayata geçirilmesi bekleniyor.
Nubank ve Amazon Brezilya ödeme deneyimi için iş birliğini genişletti
Latin Amerika’nın en büyük dijital bankalarından Nubank ile Amazon Brezilya, kullanıcıların alışveriş deneyimini geliştirecek yeni ödeme entegrasyonlarını duyurdu. Genişletilen iş birliği sayesinde Amazon müşterileri, Nubank’ın sunduğu esnek ödeme seçeneklerinden daha kapsamlı biçimde yararlanabilecek.
Brezilya, dijital ödemelerin ve alternatif finansman modellerinin en hızlı büyüdüğü pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Nubank ile Amazon arasındaki stratejik ortaklığın genişletilmesi, dijital bankaların e-ticaret platformlarıyla daha derin entegrasyon kurduğu yeni dönemin önemli örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Gelişme, müşteri sadakatini artırmanın yanı sıra ödeme deneyimini alışveriş sürecinin doğal bir parçası hâline getirmeyi hedefleyen yeni nesil fintek yaklaşımını da yansıtıyor.
Allianz Trade ve Mastercard B2B seyahat ödemeleri için iş birliği yaptı
Allianz Trade ile Mastercard, kurumsal seyahat harcamalarını daha güvenli ve verimli yönetebilmek amacıyla stratejik bir iş birliği başlattı. Ortak çözüm; sanal kart teknolojileri, ticari alacak sigortası ve ödeme güvenliği hizmetlerini tek platform altında bir araya getirerek şirketlerin seyahat harcamalarını daha kontrollü biçimde yönetmesini sağlayacak.
Kurumsal seyahat sektöründe ödeme süreçleri, yüksek işlem hacmi ve çok sayıda tedarikçiyi kapsaması nedeniyle önemli operasyonel zorluklar barındırıyor. Yeni iş birliği, ödeme onay süreçlerini hızlandırırken dolandırıcılık risklerini azaltmayı ve işletmelerin nakit akışını daha etkin yönetmesini hedefliyor.
Mastercard’ın küresel ödeme altyapısı ile Allianz Trade’in risk yönetimi uzmanlığını buluşturan çözüm, B2B ödeme teknolojilerinde katma değerli servislerin giderek daha fazla önem kazandığını gösteren dikkat çekici örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Maple ve Robinhood kurumsal kredi stratejilerini on-chain finans ekosistemine taşıyor
Kurumsal kredi protokolü Maple Finance, Robinhood’un blokzincir ekosistemiyle gerçekleştirdiği yeni entegrasyon kapsamında kurumsal kredi stratejilerini zincir üstü finans dünyasına taşıdı. Yeni yapı sayesinde Maple’ın kurumsal kredi ürünleri, Robinhood Chain üzerinde syrupUSDG aracılığıyla daha geniş yatırımcı kitlesine erişebilecek.
İş birliği, gerçek dünya finansal varlıklarının blokzincire taşınmasına yönelik büyüyen eğilimin son örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Kullanıcılar, zincir üstü ortamda kurumsal kredi getirilerine erişirken aynı zamanda dijital varlık ekosisteminin sunduğu hız, şeffaflık ve programlanabilirlik avantajlarından yararlanabilecek.
Maple ile Robinhood arasındaki ortaklık, kurumsal finans ile merkeziyetsiz finans arasındaki sınırların giderek daha fazla ortadan kalktığını gösteriyor.
Taxbit CARF ve CRS uyum süreci için ücretsiz öz değerlendirme aracı sundu
Kripto vergi ve regülasyon teknolojileri şirketi Taxbit, şirketlerin OECD tarafından geliştirilen Crypto-Asset Reporting Framework ve Common Reporting Standard yükümlülüklerine hazırlık seviyesini ölçebilmeleri amacıyla ücretsiz bir öz değerlendirme aracı geliştirdi. Yeni çözüm, küresel kripto raporlama kurallarına uyum sürecinde şirketlerin eksiklerini tespit ederek öncelikli aksiyon alanlarını belirlemelerine yardımcı oluyor.
CARF düzenlemeleriyle birlikte kripto varlık hizmet sağlayıcılarının uluslararası vergi otoritelerine daha kapsamlı raporlama yapması beklenirken, birçok finans kuruluşu ve kripto şirketi de yeni yükümlülüklere hazırlık çalışmalarını hızlandırıyor.
Taxbit’in ücretsiz sunduğu araç, kurumların teknik ve operasyonel hazırlık seviyelerini analiz ederek uyum süreçlerini daha planlı şekilde yönetmesini amaçlıyor. Kripto piyasasında regülasyonların hız kazandığı dönemde geliştirilen bu tür çözümler, uyum teknolojilerinin fintek ekosistemindeki stratejik önemini artırıyor.
NatWest 250 milyon sterlinlik iki ayrı dava süreciyle gündemde
Birleşik Krallık’ın önde gelen bankalarından NatWest, aynı dönemde iki ayrı yüksek tutarlı hukuki süreçle gündeme geldi. İlk dava, Thurrock Belediyesi’nin finansal işlemleriyle bağlantılı olarak açılan yaklaşık 250 milyon sterlinlik tazminat talebini içeriyor. Davada, belediyenin geçmiş yıllarda gerçekleştirdiği yüksek tutarlı yatırım işlemleri ve finansman süreçleri kapsamında bankanın sorumluluğuna ilişkin iddialar yer alıyor.
Bankanın karşı karşıya kaldığı diğer süreç ise otomobil finansmanı işlemlerinde uygulanan komisyon yapısına ilişkin 250 milyon sterlini aşan toplu dava oldu. Davacılar, araç finansmanı işlemlerinde aracılara ödenen komisyonların müşterilere yeterince açık şekilde aktarılmadığını ve bunun tüketicilerin daha yüksek maliyetlerle kredi kullanmasına yol açtığını savunuyor.
NatWest iddialara karşı hukuki savunmasını sürdürüyor. Süreçlerin sonucu, bankaların kamu kurumlarıyla yürüttüğü finansman işlemlerinde ve motorlu taşıt kredilerindeki fiyat şeffaflığı konusunda emsal oluşturabilecek nitelik taşıyor.
Plaid ABD’de halka arz seçeneğini değerlendiriyor
Açık bankacılık altyapısının küresel ölçekte önde gelen şirketlerinden Plaid’in, ABD’de halka arz seçeneğini değerlendirdiği öne sürüldü. Konuya yakın kaynaklara dayandırılan bilgilere göre şirket, yatırım bankalarıyla olası halka arz senaryoları üzerine görüşmeler yürütüyor.
Plaid, binlerce finans kuruluşu ile fintek şirketini birbirine bağlayan veri altyapısıyla açık bankacılık ekosisteminin en kritik oyuncuları arasında yer alıyor. Şirketin halka arzı tercih etmesi hâlinde, son yıllarda durağan seyreden ABD fintek halka arz piyasasında önemli bir hareketlilik yaşanabilir.
Faiz ortamındaki değişim ve sermaye piyasalarındaki toparlanma beklentileriyle birlikte büyük ölçekli fintek şirketlerinin yeniden borsaya yönelmeye başlaması, sektör açısından yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Revolut Visa ve IHG ile ortak markalı banka kartı çıkardı
Revolut, Visa ve IHG Hotels & Resorts, Birleşik Krallık’taki IHG One Rewards üyelerine yönelik ortak markalı yeni banka kartlarını kullanıma sundu. Program kapsamında sunulan kartlar, kullanıcıların günlük harcamalarından otel puanı kazanmasını sağlarken seyahat odaklı sadakat programlarını dijital bankacılık deneyimiyle buluşturuyor.
Yeni kart programı ücretsiz ve premium olmak üzere iki farklı seçenekten oluşuyor. Kullanıcılar hem günlük alışverişlerinden hem de IHG otellerindeki harcamalarından ödül puanı kazanabiliyor. Belirli harcama seviyelerine ulaşan müşterilere ücretsiz konaklama, ek sadakat avantajları ve üst segment üyelik hakları da sunuluyor.
Hamle, kredi kartlarında uzun süredir kullanılan ödül programlarının banka kartlarına taşındığını gösterirken, dijital bankaların müşteri bağlılığını artırmak amacıyla yaşam tarzı odaklı hizmetlere daha fazla yatırım yaptığını ortaya koyuyor.
Qonto Acasi satın almasıyla muhasebe hizmetlerini platformuna taşıdı
Avrupa’nın önde gelen KOBİ odaklı finans platformlarından Qonto, Fransız muhasebe teknolojisi girişimi Acasi’nin varlıklarını satın alarak işletmelere sunduğu hizmet kapsamını genişletti. Satın alma ile birlikte Acasi’nin geliştirdiği muhasebe teknolojileri doğrudan Qonto platformuna entegre edilecek ve özellikle Fransa’daki küçük ve orta ölçekli işletmelere sertifikalı muhasebe hizmetleri sunulacak.
Böylece kullanıcılar banka hesabı yönetimi, ödeme işlemleri, faturalandırma ve muhasebe süreçlerini aynı dijital platform üzerinden yönetebilecek. Son yıllarda dijital işletme bankaları, finansal işlemleri yöneten platformlar olmanın ötesine geçerek şirketlerin günlük operasyonlarını tek noktadan yönetebilecekleri kapsamlı iş çözümleri geliştiriyor.
Qonto’nun Acasi satın alması da bu dönüşümün önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Şirket, muhasebe süreçlerini kendi ekosistemine taşıyarak üçüncü taraf yazılımlara olan bağımlılığı azaltmayı ve işletmeler için daha bütünleşik bir finans yönetim deneyimi sunmayı hedefliyor.
PayEm 500 bin dolara satıldı
Kurumsal harcama yönetimi çözümleri geliştiren İsrail merkezli fintek girişimi PayEm, yeniden yapılandırma süreci kapsamında Top Group bünyesindeki Top Nipendo tarafından 500 bin dolar bedelle satın alındı. Bir dönem büyük yatırım turlarıyla dikkat çeken şirketin bu seviyede el değiştirmesi, fintek sektöründe yaşanan değerleme değişiminin en çarpıcı örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
PayEm, geçmiş yıllarda öz sermaye yatırımları ve kredi finansmanlarıyla toplamda yüz milyonlarca dolarlık kaynak sağlamış, kurumsal ödeme otomasyonu ve şirket harcamaları yönetimi alanında hızlı büyüme hedeflemişti. Ancak artan operasyonel maliyetler ve sürdürülebilir kârlılıkta yaşanan zorluklar şirketi yeniden yapılanma sürecine taşıdı.
Satın alma kapsamında Top Nipendo’nun operasyonların devamı için ek finansman sağlaması planlanıyor. Gelişme, fintek sektöründe yatırım büyüklüğünün tek başına uzun vadeli başarı anlamına gelmediğini ve yatırımcıların odağının giderek daha fazla kârlılık ile verimli büyümeye yöneldiğini ortaya koyuyor.
Nuvei ve Visa yapay zeka destekli ilk canlı ajan ödemesini gerçekleştirdi
Ödeme teknolojileri şirketi Nuvei ile Visa, yapay zeka destekli ticaret alanında önemli bir kilometre taşına ulaşarak canlı Visa ağı üzerinde ajan tarafından başlatılan ilk ödeme işlemini başarıyla tamamladı. Gerçekleştirilen işlemde yapay zeka, kullanıcı adına ürün seçimini yaptı, satın alma sürecini yönetti ve ödeme işlemini Visa’nın güvenli ödeme altyapısı üzerinden tamamladı.
Tüm süreç boyunca kullanıcı tarafından belirlenen harcama limitleri ve güvenlik kuralları otomatik olarak uygulandı. Pilot çalışma, yapay zeka destekli ticaretin yalnızca ürün önerileri sunan sohbet deneyiminden çıkarak gerçek ödeme işlemlerini gerçekleştirebilecek olgunluğa ulaştığını gösteriyor.
Nuvei’nin geliştirdiği agentic ödeme altyapısı ile Visa’nın ödeme teknolojileri birlikte çalışarak güvenli ve programlanabilir yeni nesil ticaret modelinin temelini oluşturuyor.
Square ChatGPT ve Claude entegrasyonlarıyla yapay zeka destekli ticareti hızlandırıyor
Block bünyesinde faaliyet gösteren Square, satıcılarını üretken yapay zeka platformlarıyla buluşturan yeni entegrasyonlarını duyurdu. ABD’deki uygun işletmeler artık ChatGPT ve Claude üzerinden kullanıcılar tarafından keşfedilebilecek, ürün ve hizmetlerini tanıtabilecek, sipariş alabilecek ve mevcut Square ödeme altyapısı üzerinden işlemlerini tamamlayabilecek.
Yeni entegrasyon sayesinde kullanıcılar sohbet ekranı üzerinden restoran, mağaza veya hizmet sağlayıcı arayabilecek, menüleri inceleyebilecek ve satın alma sürecini uygulamadan ayrılmadan başlatabilecek. Oluşturulan siparişler doğrudan Square Online Ordering altyapısına aktarılırken satıcıların ek teknik geliştirme yapmasına ihtiyaç duyulmayacak.
Square aynı zamanda Amazon Alexa+ entegrasyonu ve Google ile geliştirilen Universal Commerce Protocol çalışmalarına da devam ediyor. Bu adımlar, yapay zeka asistanlarının yalnızca bilgi veren araçlar olmaktan çıkarak doğrudan ticaret ve ödeme süreçlerini yöneten yeni nesil dijital kanallara dönüşmeye başladığını gösteriyor.
Visa ve BBVA yapay zeka destekli ödemelerde ilk canlı bankacılık pilotunu tamamladı
Visa ile BBVA, yapay zeka destekli ticaretin bankacılık tarafındaki ilk canlı uygulamalarından birini başarıyla tamamladı. Gerçekleştirilen pilot işlemde yapay zeka ajanı, kullanıcı adına alışveriş sürecini yönetti ve ödeme BBVA’nın kart altyapısı üzerinden Visa Intelligent Commerce teknolojisi kullanılarak tamamlandı.
İşlem sırasında tokenizasyon, güçlü kimlik doğrulama ve gerçek zamanlı dolandırıcılık önleme sistemleri devrede tutuldu. Pilot çalışma, Visa’nın Avrupa genelinde yürüttüğü Agentic Ready programının önemli aşamalarından biri olarak öne çıkıyor.
Bankalar, yapay zeka ajanlarının kullanıcı adına güvenli biçimde ödeme yapabilmesini sağlayacak yeni standartlar üzerinde çalışırken, BBVA’nın gerçekleştirdiği canlı uygulama bankacılık sektörünün bu dönüşüme aktif şekilde katıldığını gösteriyor.
MGX 49 milyar dolarlık yapay zeka fonunu hedefini aşarak tamamladı
Abu Dabi merkezli teknoloji yatırım şirketi MGX, yapay zeka altyapısına odaklanan ilk yatırım fonu MGX Fund I için 49 milyar dolarlık yatırım taahhüdü toplayarak başlangıçta belirlediği 45 milyar dolarlık hedefi geride bıraktı. Böylece fon, küresel ölçekte yapay zeka yatırımlarına odaklanan en büyük yatırım araçlarından biri hâline geldi.
Toplanan kaynak; veri merkezleri, yarı iletken teknolojileri, yüksek performanslı bilgi işlem altyapıları ve üretken yapay zeka platformlarına yatırım yapmak amacıyla kullanılacak. MGX, son dönemde OpenAI, Anthropic ve xAI gibi yapay zeka şirketlerine yaptığı yatırımlarla uluslararası teknoloji ekosisteminde dikkat çeken oyuncular arasında yer alıyor.
Fonun hedefini aşarak kapanması, yatırımcıların yapay zeka uygulamalarından çok bu uygulamaları mümkün kılan altyapılara yönelmeye başladığını gösteriyor. Veri merkezleri, çip teknolojileri ve hesaplama kapasitesi finans sektörü ve fintek ekosistemi açısından da stratejik yatırım alanları arasında yer almayı sürdürecek.
Swift Birleşik Krallık’ta sınır ötesi bireysel ödemelerde yeni dönemi başlattı
Swift’in uluslararası bireysel para transferlerini daha hızlı, şeffaf ve öngörülebilir hâle getirmek amacıyla geliştirdiği yeni tüketici ödeme çerçevesi Birleşik Krallık’ta canlı kullanıma alındı. Barclays, HSBC, Lloyds ve NatWest’in sisteme katılmasıyla birlikte ülke, yeni altyapıyı uygulamaya alan ilk pazarlardan biri oldu.
Yeni sistem sayesinde bireysel müşteriler para transferini gerçekleştirmeden önce işlem ücretlerini ve döviz kurunu görebiliyor, gönderilen tutarın eksiksiz biçimde alıcıya ulaşması sağlanırken ödeme süreci de uçtan uca takip edilebiliyor.
Swift, yeni altyapının birçok uluslararası ödeme koridorunda işlemleri dakikalar içinde tamamlayabildiğini, uygun yerel sistemlerle entegre olunan pazarlarda ise neredeyse anlık transfer deneyimi sunduğunu belirtiyor. İlk uygulama kapsamında Birleşik Krallık ile Avustralya, Çin, Hindistan ve Türkiye arasındaki belirli bireysel para transferleri yeni sistem üzerinden gerçekleştirilecek.
Mastercard Afrika’nın dijital ekonomisi için siber güvenlik merkezini hayata geçirdi
Mastercard, Afrika genelinde finansal sistemlerin güvenliğini güçlendirmek amacıyla Africa Cybersecurity Center of Excellence adını taşıyan yeni siber güvenlik merkezini faaliyete geçirdi. Güney Afrika ve Nijerya’da başlayacak girişim; bankalar, kamu kurumları ve özel sektör arasında tehdit istihbaratı paylaşımını artırmayı, siber saldırılara karşı ortak savunma mekanizmaları geliştirmeyi ve finans sektörünün dijital dayanıklılığını güçlendirmeyi hedefliyor.
Yeni merkez, yalnızca teknik destek sağlayan bir yapı olarak tasarlanmadı. Mastercard, kurumlara siber risk analizi, güvenlik tatbikatları, tehdit modelleme çalışmaları ve eğitim programları da sunacak. Ayrıca Recorded Future tarafından geliştirilen tehdit istihbaratı altyapısı üzerinden Afrika’ya özgü siber saldırı verileri finans kuruluşlarıyla paylaşılacak.
Afrika’da mobil para sistemleri ve dijital ödemelerin hızla büyümesi, kıtayı siber suçlular açısından da önemli hedeflerden biri haline getiriyor. Mastercard’ın girişimi, dijital ödeme altyapılarının büyümesini güvenlik yatırımlarıyla destekleyen yeni yaklaşımın dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Mashreq ve Mastercard sınır ötesi para transferlerinde yeni dönem başlatıyor
Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Mashreq Bank ile Mastercard, uluslararası para transferi hizmeti Quick Remit’in kapsamını genişletmek için yeni bir stratejik iş birliği başlattı. Mastercard Move altyapısı üzerinden geliştirilen yeni sistem, bireylerin ve işletmelerin daha fazla ülkeye daha hızlı, daha düşük maliyetle ve yerel para birimleri üzerinden para transferi gerçekleştirmesine olanak sağlayacak.
İş birliği özellikle Körfez ülkelerinde yaşayan milyonlarca yabancı çalışanın düzenli para transferi ihtiyacını karşılamaya odaklanıyor. Yeni ödeme koridorları sayesinde transfer sürelerinin kısaltılması, işlem maliyetlerinin azaltılması ve uluslararası ödemelerde kullanıcı deneyiminin iyileştirilmesi hedefleniyor.
Sınır ötesi ödemeler son dönemde Visa, Mastercard, Ripple ve birçok fintek şirketinin en yoğun yatırım yaptığı alanlardan biri haline geldi. Mashreq ile Mastercard arasındaki yeni ortaklık da küresel para transferi pazarındaki rekabetin daha da hızlandığını gösteriyor.
Checkout.com ve Agoda küresel seyahat ödemelerinde yapay zeka destekli altyapı kuruyor
Checkout.com ile Agoda, küresel seyahat ödemelerini daha verimli hale getirmek amacıyla yapay zeka destekli ödeme teknolojilerini devreye aldı. Yeni iş birliği kapsamında Checkout.com’un Intelligent Acceptance, Network Tokens ve Real-Time Account Updater çözümleri Agoda’nın küresel ödeme altyapısına entegre ediliyor.
Yeni sistem, ödeme onay oranlarını artırırken başarısız kart işlemlerini azaltmayı ve rezervasyon süreçlerinde yaşanan ödeme kaynaklı kesintileri minimum seviyeye indirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda sanal kart altyapısı sayesinde Agoda’nın oteller ve iş ortaklarına yaptığı ödemeler daha güvenli ve ölçeklenebilir hale geliyor.
Seyahat sektörü, yüksek işlem hacmi ve uluslararası ödeme trafiği nedeniyle fintek şirketleri açısından en kritik kullanım alanlarından biri olarak görülüyor. Checkout.com’un Agoda ile gerçekleştirdiği entegrasyon, ödeme altyapılarında yapay zeka kullanımının yeni örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Visa akıllı telefonu küçük işletmeler için yeni nesil POS cihazına dönüştürüyor
Visa, Visa Accept, Visa Pay ve Visa Direct çözümlerini genişleterek küçük işletmelerin yalnızca akıllı telefon kullanarak ödeme kabul edebilmesini sağlayan yeni ekosistemini duyurdu. Yeni yapı sayesinde işletmeler ek POS cihazı yatırımı yapmadan temassız kart ödemeleri alabilecek, ödeme bağlantısı oluşturabilecek ve para transferlerini aynı mobil cihaz üzerinden yönetebilecek.
Visa’nın hedefi yalnızca ödeme kabulünü kolaylaştırmakla sınırlı kalmıyor. Şirket, küçük işletmelerin finansal süreçlerini tek mobil platform üzerinde toplayarak dijital bankacılık, ödeme ve işletme yönetimini aynı deneyim içinde sunmayı amaçlıyor.
Özellikle gelişmekte olan pazarlarda milyonlarca küçük işletmenin POS maliyetleri nedeniyle dijital ödeme kabulüne geçemediği düşünüldüğünde, Visa’nın bu yaklaşımı finansal kapsayıcılığı artırabilecek önemli adımlar arasında değerlendiriliyor.
Stripe verileri yapay zeka şirketlerinin ödeme ekosistemini yeniden şekillendirdiğini gösteriyor
Stripe’ın yayımladığı yeni veriler, yapay zeka ekonomisinin ödeme sektöründe yeni bir büyüme dalgası oluşturduğunu ortaya koydu. Şirkete göre Ocak 2025’ten bu yana yapay zeka odaklı kullanıcı kayıtları yaklaşık dört kat artarken, AI girişimleri bugün Stripe’ın en hızlı büyüyen müşteri gruplarından biri haline geldi.
Yapay zeka şirketleri; kullanım bazlı fiyatlandırma, abonelik modelleri ve küresel ölçekte hizmet sunmaları nedeniyle geleneksel yazılım şirketlerine kıyasla çok daha gelişmiş ödeme altyapılarına ihtiyaç duyuyor. Bu durum ödeme sağlayıcılarını yalnızca tahsilat altyapısı sunan şirketler olmaktan çıkarıp faturalandırma, abonelik yönetimi ve gelir optimizasyonu sağlayan teknoloji ortaklarına dönüştürüyor.
Stripe’ın açıkladığı veriler, yapay zeka ekonomisinin yalnızca teknoloji sektörünü değil, küresel ödeme altyapılarını da yeniden şekillendirmeye başladığını gösteriyor.
Ebury Lumon için 100 milyon sterlinlik satın alma hamlesine hazırlanıyor
Santander’in çoğunluk hissesine sahip olduğu sınır ötesi ödeme ve döviz teknolojileri şirketi Ebury’nin, İngiltere merkezli döviz ve uluslararası ödeme şirketi Lumon’u satın almak üzere ileri düzey görüşmeler yürüttüğü ortaya çıktı. Yaklaşık 100 milyon sterlin seviyesinde değerlendirilen olası işlem, Avrupa’da ödeme teknolojileri ve döviz hizmetleri alanındaki konsolidasyon sürecinin yeni halkalarından biri olmaya hazırlanıyor.
Ebury’nin, Lumon’un sahibi Pollen Street ile yürüttüğü görüşmeler henüz kesin anlaşmayla sonuçlanmış olmasa da süreç sektör tarafından yakından takip ediliyor. Satın alma gerçekleşirse Ebury, uluslararası para transferleri, kur yönetimi ve ticaret finansmanı alanındaki ürün portföyünü genişletirken müşteri tabanını da önemli ölçüde büyütecek.
Avrupa’da faaliyet gösteren ödeme şirketleri organik büyümenin yanında stratejik satın almalara ağırlık vermeye başladı. Regülasyon maliyetleri, teknoloji yatırımları ve uluslararası ölçek ihtiyacı, orta ölçekli ödeme şirketlerini daha büyük oyuncularla birleşmeye yönlendiriyor.
Nubank Banco Caixa Geral Brasil’i satın alma yarışında öne çıktı
Latin Amerika’nın en büyük dijital bankalarından Nubank, Portekiz devlet bankası Caixa Geral de Depósitos’un Brezilya iştiraki Banco Caixa Geral Brasil’i satın almak için bağlayıcı teklif sunarak satış sürecinde öne çıkan adaylardan biri haline geldi. Yaklaşık 42 milyon euro seviyesinde değerlendirilen işlem, Nubank’ın bankacılık altyapısını güçlendirme stratejisinin önemli adımları arasında görülüyor.
Satın alma gerçekleşirse Nubank, mevcut lisanslı bir bankayı bünyesine katarak kurumsal bankacılık, ticari krediler ve finansman hizmetleri alanında daha hızlı büyüme fırsatı elde edecek. Şirket bugüne kadar bireysel bankacılıkta yakaladığı başarıyı daha geniş ürün gruplarına taşımayı hedeflerken, satın alma modeli sayesinde lisans süreçlerini hızlandırmayı amaçlıyor.
Dijital bankalar son dönemde yalnızca müşteri kazanımına odaklanmıyor. Lisanslı finans kuruluşlarını satın alarak regülasyon avantajı elde etmek, yeni pazarlara daha hızlı giriş yapmak ve kurumsal bankacılık alanında büyümek küresel ölçekte yaygınlaşan stratejiler arasında yer alıyor.
Beobank Wero entegrasyonuyla Avrupa’da anlık mobil ödeme dönemini genişletiyor
Belçika merkezli Beobank, yeni Beobank Pay uygulamasını Avrupa’nın hesaplar arası ödeme sistemi Wero ile entegre ederek kullanıcılarına saniyeler içinde para transferi yapma imkânı sundu. Yeni sistem sayesinde kullanıcılar yalnızca telefon numarası, e-posta adresi veya QR kod kullanarak doğrudan banka hesapları arasında ödeme gerçekleştirebiliyor.
İlk aşamada bireyler arası para transferlerine odaklanan uygulamanın ilerleyen dönemde e-ticaret ödemeleri, mağaza içi alışverişler ve NFC tabanlı temassız ödeme özellikleriyle genişletilmesi planlanıyor. Wero’nun Belçika, Fransa ve Almanya’da yaygınlaşmasının ardından Hollanda ve Lüksemburg gibi yeni pazarlara açılması da gündemde bulunuyor.
Avrupa, kendi ödeme altyapısını oluşturma hedefi doğrultusunda önemli yatırımlar gerçekleştiriyor. Wero da kıtanın kart ağlarına alternatif oluşturabilecek ortak ödeme sistemi olarak konumlanıyor.
Sygnum Bank MiCA kapsamında CASP lisansı aldı
İsviçre merkezli dijital varlık bankası Sygnum Bank, Avrupa Birliği’nin Kripto Varlık Piyasaları Düzenlemesi kapsamında CASP lisansı alarak dijital varlık hizmetlerini Avrupa genelinde sunma yetkisi kazandı. Yeni lisans, bankanın saklama, alım-satım ve kurumsal dijital varlık hizmetlerini tek düzenleyici çerçeve altında ölçeklendirmesinin önünü açıyor.
MiCA’nın tam anlamıyla uygulanmaya başlamasıyla birlikte Avrupa’da faaliyet gösteren kripto şirketleri ortak kurallara tabi hale gelirken, lisans alan kuruluşlar da Avrupa Birliği genelinde hizmet sunma avantajı elde ediyor. Sygnum’un yeni lisansı, özellikle kurumsal yatırımcılara yönelik dijital varlık hizmetlerini genişletme planlarında önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor.
Avrupa’da dijital varlık ekosistemi artık teknoloji kadar regülasyon gücüyle de şekilleniyor. MiCA lisanslarının yaygınlaşması, yatırımcı güvenini artırırken bankalar ve fintek şirketleri açısından yeni büyüme fırsatları oluşturuyor.
Klarna bünyesindeki PriceRunner Google’a karşı 2 milyar dolarlık zafer kazandı
Klarna’nın sahibi olduğu fiyat karşılaştırma platformu PriceRunner, Google’a karşı yürüttüğü rekabet davasında yaklaşık 2 milyar dolarlık tazminat kararı elde etti. İsveç Patent ve Pazar Mahkemesi, Google’ın kendi alışveriş hizmetini arama sonuçlarında rakip platformlara göre avantajlı konuma taşıdığına hükmederek önemli bir emsal karara imza attı.
Davanın temeli, Avrupa Komisyonu’nun yıllar önce Google Shopping hakkında verdiği rekabet ihlali kararına dayanıyor. PriceRunner, bu uygulama nedeniyle ticari zarar gördüğünü savunurken mahkeme talebin önemli bölümünü kabul etti. Google ise karara katılmadığını açıklayarak temyiz sürecini değerlendireceğini duyurdu.
Karar yalnızca iki şirket arasındaki hukuki süreci ilgilendirmiyor. Avrupa’da dijital platformların rekabet kurallarına uyumu açısından yeni davalara emsal oluşturabilecek gelişme, teknoloji şirketlerinin pazar gücüne yönelik denetimlerin daha da sıkılaşabileceğine işaret ediyor.
Tide KOBİ’ler için özel yatırım hesabını kullanıma sundu
İngiltere merkezli dijital işletme finans platformu Tide, küçük ve orta ölçekli işletmelerin atıl nakitlerini değerlendirebilmesi amacıyla Tide Investment Account adlı yeni yatırım hesabını tanıttı. Yeni ürün sayesinde işletmeler, günlük bankacılık işlemlerini yürüttükleri aynı platform üzerinden yatırım fonlarına erişebilecek.
Seccl altyapısı üzerine geliştirilen çözüm, ilk aşamada Vanguard yatırım fonlarını destekliyor. İşletmeler risk profillerine göre farklı yatırım seçeneklerini tercih edebilirken, Tide önümüzdeki dönemde otomatik raporlama, vergi yönetimi ve yeni yatırım ürünlerini de sisteme eklemeyi planlıyor.
KOBİ bankacılığı son yıllarda ödeme, muhasebe ve finansman çözümlerinden sonra yatırım ürünleriyle de genişlemeye başladı. Tide’ın yeni hesabı, işletme finansının tek uygulama üzerinden yönetildiği entegre dijital bankacılık modelinin güç kazandığını gösteriyor.
Binance ve CZ Birleşik Krallık’ta 150 milyon sterlinlik toplu davayla karşı karşıya
Kripto para borsası Binance ile kurucusu Changpeng Zhao, Birleşik Krallık’ta yaklaşık 1.700 yatırımcı tarafından açılan 150 milyon sterlini aşan toplu davayla karşı karşıya kaldı. Londra Yüksek Mahkemesi’ne taşınan davada yatırımcılar, Binance’in geçmiş yıllarda gerekli düzenleyici yetkilere sahip olmadan yüksek riskli kripto türev ürünlerini bireysel yatırımcılara sunduğunu ve bu süreçte önemli finansal kayıplar yaşandığını öne sürüyor.
Dava, Birleşik Krallık’ın Financial Services and Markets Act kapsamında yürütülüyor. Davacılar, yetkisiz şekilde sunulduğunu savundukları yatırım ürünlerinin hukuken geçersiz sayılmasını ve uğradıkları zararların tazmin edilmesini talep ediyor. Binance ise iddiaları reddederek faaliyetlerinin yürürlükteki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirileceğini ve hukuki süreci mahkemede savunacağını açıkladı.
ABD ve Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede düzenleyici kurumların kripto platformlarına yönelik denetimlerini artırması, sektörde hukuki süreçlerin de hız kazanmasına neden oldu. Birleşik Krallık’ta açılan dava, yatırımcı koruması ve lisans yükümlülükleri açısından kripto sektörünün karşı karşıya olduğu yeni regülasyon döneminin dikkat çekici örneklerinden biri olarak görülüyor.
Adyen Talon.One ve Orb satın almalarını tamamladı
Küresel ödeme teknolojileri şirketi Adyen, sadakat yönetimi platformu Talon.One ile kullanım bazlı faturalama altyapısı geliştiren Orb’u satın alma süreçlerini resmen tamamladı. Düzenleyici onayların ardından kapanan işlemler, şirketin ödeme altyapısını müşteri sadakati, ticaret teknolojileri ve gelir yönetimi çözümleriyle genişletme stratejisinde önemli bir dönüm noktası oluşturuyor.
Talon.One entegrasyonu sayesinde Adyen, işletmelere kampanya yönetimi, promosyon motoru ve kişiselleştirilmiş sadakat programları sunabilecek. Orb ise özellikle yapay zeka şirketleri ve abonelik ekonomisinde faaliyet gösteren girişimlere yönelik kullanım bazlı fiyatlandırma ve dinamik faturalama altyapısıyla öne çıkıyor.
Bu iki teknoloji, Adyen’in ödeme hizmetlerini ticaretin daha geniş bir bölümünü kapsayan entegre platforma dönüştürmesini sağlayacak. Şirket, satın almalarla birlikte üst yönetim kadrosunda da değişikliklere giderek büyüme stratejisini destekleyecek organizasyonel dönüşümü aynı dönemde hayata geçirmiş oldu.
Tilt Brezilyalı fintek Blipay’i satın aldı
Finansal teknoloji şirketi Tilt, Brezilya merkezli maaş avansı ve dijital finans çözümleri sunan Blipay’i satın alarak Latin Amerika pazarındaki büyümesini hızlandırdı. İşlem kapsamında yaklaşık 6 milyon kullanıcının bulunduğu Blipay ekosistemi Tilt bünyesine katılırken şirket, yapay zeka destekli kredi değerlendirme teknolojisini daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştırmayı hedefliyor.
Tilt’in geliştirdiği nakit akışı analizine dayalı kredi değerlendirme modeli, yalnızca geleneksel kredi skorlarını esas almak yerine kullanıcıların gelir hareketlerini gerçek zamanlı analiz ederek finansman kararlarını destekliyor. Şirket, bu teknolojiyi Blipay’in maaş avansı altyapısıyla birleştirerek finansmana erişimi daha hızlı ve daha kapsayıcı hale getirmeyi planlıyor.
Latin Amerika, dijital kredi ve finansal kapsayıcılık çözümleri açısından dünyanın en hızlı büyüyen bölgeleri arasında yer alıyor. Bu nedenle satın alma, bölgedeki fintek yatırımlarının yeni yönünü göstermesi açısından dikkat çekici gelişmeler arasında değerlendiriliyor.
OCC fintek lisans başvurularında şartları sıkılaştırdı
ABD’nin ulusal bankacılık düzenleyicisi Office of the Comptroller of the Currency, banka lisansı ve trust bank başvurularına ilişkin değerlendirme kriterlerini güncelledi. Yeni uygulamayla birlikte başvuru dosyalarının ilk teslim aşamasında eksiksiz hazırlanması zorunlu hale gelirken, temel bilgi ve belgeleri içermeyen başvurular değerlendirmeye alınmadan iade edilebilecek.
Düzenleme, özellikle banka lisansı almak isteyen fintek şirketleri ile dijital varlık kuruluşlarını doğrudan etkiliyor. Son dönemde OCC’ye yapılan başvuruların artması, kurumun değerlendirme süreçlerini daha disiplinli ve öngörülebilir hale getirmek amacıyla yeni standartlar oluşturmasına neden oldu.
Yeni yaklaşım, teknoloji şirketlerinden yalnızca yenilikçi ürün geliştirmelerini beklemiyor. Aynı zamanda yönetişim yapısı, risk yönetimi, sermaye yeterliliği ve uyum süreçleri açısından da geleneksel finans kuruluşlarına yakın hazırlık seviyesine ulaşmalarını hedefliyor.
Visa Google ve büyük teknoloji şirketleri OpenUSD stablecoin ekosistemine katıldı
Küresel ödeme ve teknoloji şirketleri, stablecoin pazarında ortak standart oluşturmayı hedefleyen yeni bir oluşum etrafında buluşmaya başladı. Visa ve Google, açık yönetişim modeliyle geliştirilen OpenUSD ekosistemine katılarak dijital dolar tabanlı ödeme altyapısının büyümesine destek veren kuruluşlar arasına dahil oldu. Stripe, Mastercard, BlackRock, Coinbase ve çok sayıda finansal teknoloji şirketinin de yer aldığı girişim, stablecoin kullanımını kurumsal ölçekte yaygınlaştırmayı amaçlıyor.
OpenUSD, tek bir şirket tarafından yönetilen geleneksel stablecoin modellerinden farklı olarak bağımsız bir yönetişim yapısı üzerine inşa ediliyor. Katılımcı kurumlar, ekosistemin teknik standartlarının ve gelişim sürecinin belirlenmesinde ortak söz sahibi olurken, işletmelere ücretsiz ihraç ve geri ödeme işlemleri, yüksek ölçeklenebilirlik ve rezerv gelirlerinin paylaşımına dayalı yeni bir ekonomik model sunuluyor.
Visa’nın projeye katılması stablecoin tabanlı ödemelerin mevcut ödeme ağlarıyla entegrasyonunu güçlendirebilecek önemli bir adım olarak görülüyor. Google’ın ekosisteme dahil olması ise dijital ticaret, yapay zeka ve ödeme teknolojilerinin aynı platformlarda buluşacağı yeni döneme işaret ediyor.
Paysafe Primer entegrasyonuyla kartlı ödeme altyapısını genişletti
Küresel ödeme teknolojileri şirketi Paysafe, ödeme orkestrasyonu platformu Primer ile entegrasyonunu tamamlayarak kartlı ödeme hizmetlerini daha geniş bir satıcı ağına açtı. Yeni iş birliği sayesinde Primer kullanan işletmeler, Paysafe’in ödeme kabul altyapısına tek entegrasyon üzerinden erişebilecek ve kartlı ödeme işlemlerini farklı senaryolara göre daha esnek şekilde yönetebilecek.
Entegrasyon, Primer’ın no-code mimariye sahip Primer for Partners altyapısı üzerinden gerçekleştirildi. Böylece işletmeler, farklı ödeme sağlayıcılarını tek panel üzerinden yönetebilecek, işlem bazlı akıllı yönlendirme kuralları oluşturabilecek ve ödeme başarı oranlarını artırabilecek. Çözüm ilk aşamada Kuzey Amerika, Avrupa ve Avustralasya pazarlarında kullanıma sunuldu.
Paysafe, önümüzdeki dönemde Skrill, Neteller, PaysafeCard ve PaysafeCash gibi alternatif ödeme yöntemlerini de Primer platformuna entegre etmeyi planlıyor. Ödeme orkestrasyonu çözümlerinin yaygınlaştığı küresel pazarda bu iş birliği, ödeme sağlayıcılarının farklı ödeme yöntemlerini tek çatı altında yöneten teknoloji ortaklarına dönüştüğünü gösteriyor.
Coinbase ve OKX Avrupa’da Binance boşluğunu hedefliyor
Avrupa Birliği’nde MiCA düzenlemelerinin yürürlüğe girmesiyle birlikte kripto para piyasasında rekabet yeni bir boyut kazandı. Binance’in bazı Avrupa hizmetlerini geçici olarak sınırlandırmasının ardından Coinbase ve OKX, bölgedeki büyüme stratejilerini hızlandırdı.
Her iki platform da MiCA uyumlu lisanslı hizmetlerini öne çıkararak Avrupa’daki bireysel ve kurumsal yatırımcıları hedefleyen yeni bir rekabet sürecine girdi. Coinbase, düzenleyici uyumluluğu merkeze alan stratejisini genişletirken, OKX de Avrupa operasyonlarını yeni lisanslarla güçlendirmeye devam ediyor.
MiCA’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte lisanslı hizmet sunabilen platformların pazar payını artırması bekleniyor. Avrupa kripto piyasasında regülasyona uyum sağlayabilen şirketler önemli bir avantaj elde ediyor.
American Express stablecoin ve blockchain stratejisi için üst düzey yönetici arıyor
American Express, stablecoin ve blockchain stratejisini yönetecek üst düzey bir yönetici için işe alım sürecini başlattı. Yeni pozisyon; dijital varlık stratejisinin oluşturulması, blokzincir tabanlı ödeme çözümlerinin değerlendirilmesi ve gelecekte geliştirilecek finansal ürünlerin şekillendirilmesinde kritik rol üstlenecek.
Visa, Mastercard ve Stripe gibi küresel ödeme şirketlerinin stablecoin alanındaki yatırımlarını hızlandırmasıyla birlikte American Express’in attığı bu adım da sektörün yönünü ortaya koyuyor.
Geleneksel ödeme ağları artık dijital varlıkları yalnızca izleyen kurumlar olmaktan çıkıyor. Yeni ödeme altyapılarının geliştirilmesinde doğrudan rol almaya hazırlanıyorlar.
bKash ve Mastercard Bangladeş’te sınır ötesi para transferlerini hızlandırıyor
Bangladeş’in en büyük mobil finans platformlarından bKash ile Mastercard, uluslararası para transferlerini daha hızlı ve erişilebilir hâle getirmek amacıyla yeni bir iş birliği başlattı. Yeni entegrasyon sayesinde yurt dışından gönderilen havaleler doğrudan bKash dijital cüzdanlarına aktarılabilecek.
Bangladeş, dünyanın en yüksek işçi dövizi alan ülkeleri arasında yer alırken, sınır ötesi para transferleri milyonlarca kullanıcı açısından büyük önem taşıyor. Yeni iş birliği hem transfer sürelerini kısaltmayı hem de kullanıcıların finansal hizmetlere dijital kanallar üzerinden daha kolay erişmesini hedefliyor.
Mobil cüzdanların uluslararası para transferlerinde üstlendiği rol bu adımla daha da güçlenmiş oluyor.
PayU ilk kez yıllık kârlılığa ulaştı
Prosus bünyesinde faaliyet gösteren küresel ödeme şirketi PayU, tarihinde ilk kez yıllık faaliyet kârlılığına ulaştığını açıkladı. Şirket, gelirlerini artırırken yaklaşık 90 milyar dolarlık yıllık ödeme hacmine erişerek ölçeklenme sürecinde önemli bir eşiği geride bıraktı.
Son yıllarda birçok fintek şirketi büyümeye odaklanırken yatırımcıların önceliği giderek sürdürülebilir kârlılığa kaymaya başladı. PayU’nun açıkladığı finansal sonuçlar da ödeme sektöründe operasyonel verimlilik ve kârlılık odaklı yeni dönemin güç kazandığını gösteriyor.
Şirket, gelişmekte olan pazarlardaki güçlü konumunu korurken küresel ödeme ekosistemindeki etkisini artırmayı sürdürüyor.
Goldman Sachs Marcus dijital bankasını İrlanda’da hayata geçirmek için ilk adımı attı
Goldman Sachs, Marcus markasını Avrupa’da yeniden büyütme planı kapsamında İrlanda’da işe alım sürecini başlattı. Bankanın attığı bu adım, Marcus dijital bankasının Avrupa Birliği pazarında yeniden konumlandırılacağı yönündeki beklentileri güçlendirdi.
İrlanda’nın Avrupa operasyonları için merkez olarak değerlendirilmesi, Goldman Sachs’ın dijital bankacılık faaliyetlerini AB regülasyonları çerçevesinde genişletme stratejisinin önemli parçalarından biri olarak görülüyor.
Projenin hayata geçmesiyle birlikte Marcus’un bireysel bankacılık ürünlerini daha geniş bir Avrupa kullanıcı kitlesine sunması ve dijital bankacılık rekabetinde yeniden öne çıkması bekleniyor.
Maya geri dönüştürülmüş plastikten üretilen Mastercard ve Visa kartlarını tanıttı
Filipinler merkezli dijital banka Maya, sürdürülebilirlik odaklı kart programını genişleterek yüzde 100 geri dönüştürülmüş plastikten üretilen yeni Mastercard ve Visa kartlarını kullanıma sundu. Yeni kartlar, çevresel etkiyi azaltmayı hedefleyen ürün stratejisinin önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor.
Maya’nın yeni kartları, geleneksel plastik kart üretiminde kullanılan ham madde ihtiyacını azaltırken, dijital bankacılık ile çevresel sürdürülebilirliği aynı çatı altında buluşturuyor. Son yıllarda ödeme sektöründe birçok finans kuruluşu geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilen kartlara yönelirken, Maya da bu dönüşüme katılan son oyuncular arasında yer aldı.
Finans sektöründe sürdürülebilirlik artık yalnızca kurumsal sosyal sorumluluk başlığı olarak görülmüyor. Kart üretiminden operasyonel süreçlere kadar birçok alanda çevresel etkileri azaltan uygulamalar, müşteri tercihlerini ve marka algısını doğrudan etkileyen unsurlar hâline geliyor.
Revolut Filipinler’de erken erişim sürecini başlattı
Küresel dijital banka Revolut, Filipinler’deki kullanıcılar için erken erişim bekleme listesini açarak Güneydoğu Asya büyüme planlarında yeni bir aşamaya geçti. Şirket aynı zamanda Yeni Zelanda’da tam bankacılık lisansı alma hedefini stratejik öncelikleri arasında tutmayı sürdürüyor.
Filipinler, dijital ödeme kullanımının hızla arttığı, mobil bankacılık penetrasyonunun yükseldiği ve yurt dışı para transferlerinin ekonomik açıdan büyük önem taşıdığı pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Revolut da erken erişim modeliyle pazardaki kullanıcı talebini ölçmeyi, yerel operasyonlarını güçlendirmeyi ve lansman sürecini hızlandırmayı hedefliyor.
Şirketin Yeni Zelanda’daki lisans çalışmaları ise Asya-Pasifik bölgesindeki uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli parçalarından biri olarak görülüyor. Avrupa dışındaki pazarlara odaklanan Revolut, lisans odaklı genişleme modeliyle küresel dijital bankacılık rekabetinde daha güçlü konum elde etmeyi amaçlıyor.
BNY ve Circle kurumsal stablecoin hizmetlerini genişletiyor
ABD’nin en büyük saklama bankalarından BNY ile stablecoin ihraççısı Circle, kurumsal dijital varlık hizmetlerini genişletmek amacıyla stratejik ortaklıklarını yeni bir aşamaya taşıdı. Genişletilen iş birliği kapsamında USDC, BNY’nin dijital varlık platformunda desteklenen ilk stablecoin oldu.
Yeni entegrasyon sayesinde kurumsal müşteriler aynı altyapı üzerinden USDC saklama, transfer, ihraç ve dolaşımdan çıkarma işlemlerini gerçekleştirebilecek. Böylece dijital varlık operasyonlarının daha güvenli, ölçeklenebilir ve tek merkezden yönetilebilen bir yapıya kavuşması hedefleniyor.
Geleneksel finans kuruluşlarının stablecoin altyapılarına yönelik yatırımları hız kazanırken, BNY’nin attığı adım kurumsal dijital varlık hizmetlerinin artık finans sektörünün ana faaliyet alanlarından biri hâline geldiğini gösteriyor.
BR-DGE ödeme orkestrasyonu büyümesini hızlandırmak için 10 milyon sterlin yatırım aldı
İngiltere merkezli ödeme orkestrasyonu şirketi BR-DGE, uluslararası büyümesini hızlandırmak amacıyla 10 milyon sterlin yatırım aldı. Yeni yatırım turuna Bettor Capital liderlik ederken, şirket elde ettiği kaynağı ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırmak, küresel pazarlardaki faaliyetlerini genişletmek ve ödeme altyapısını güçlendirmek için kullanacağını açıkladı.
BR-DGE, işletmelerin farklı ödeme sağlayıcılarını tek platform üzerinden yönetmesini sağlayan ödeme orkestrasyonu teknolojileri geliştiriyor. Platform; akıllı işlem yönlendirme, tokenizasyon, ödeme optimizasyonu ve veri analitiği gibi çözümler sunarak ödeme süreçlerinin daha verimli yönetilmesine katkı sağlıyor.
Şirket, son iki yılda işlem hacmini yaklaşık 15 kat büyüttüğünü açıklarken yıl sonuna kadar aylık 100 milyonun üzerinde ödeme işlemi yönetmeyi hedefliyor. Yeni yatırım, ödeme orkestrasyonu pazarının küresel yatırımcılar açısından stratejik alanlardan biri hâline geldiğini ortaya koyuyor.
Morgan Stanley dijital varlık bankacılığı için ABD’den ilk düzenleyici onayını aldı
Morgan Stanley’in dijital varlık iştiraki, ABD Para Birimi Denetleme Ofisi’nden ulusal dijital varlık trust bankası kurulmasına yönelik şartlı onay aldı. Karar, bankanın dijital varlık hizmetlerini düzenlenmiş bir yapı altında sunabilmesi açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Kurulacak dijital trust bankası; kurumsal müşterilere dijital varlık saklama, transfer, staking, alım-satım altyapısı ve teminat yönetimi gibi hizmetler sunacak. Böylece Morgan Stanley, blokzincir tabanlı finansal hizmetleri mevcut yatırım bankacılığı ve varlık yönetimi faaliyetleriyle daha güçlü şekilde entegre etmeyi hedefliyor.
Wall Street’in önde gelen finans kuruluşları dijital varlık altyapılarına yönelik yatırımlarını hızlandırırken, Morgan Stanley’in aldığı düzenleyici onay sektör açısından önemli bir referans niteliği taşıyor.
Tabby Suudi Arabistan’da tüketici ve KOBİ finansmanı lisanslarını aldı
Körfez bölgesinin en büyük fintek şirketlerinden Tabby, Suudi Arabistan Merkez Bankası’ndan aldığı tüketici ve KOBİ finansmanı lisanslarıyla faaliyet alanını önemli ölçüde genişletti. Yeni lisanslar, şirketin “Şimdi Al Sonra Öde” hizmetlerinin ötesine geçerek daha kapsamlı finansman ürünleri sunmasının önünü açıyor.
Tüketici finansmanı lisansı kapsamında Tabby, daha yüksek tutarlı alışverişler için uzun vadeli finansman sağlayabilecek. KOBİ finansmanı lisansı ise platformdaki işletmelere işletme sermayesi çözümleri sunulmasını mümkün hâle getiriyor.
BNPL şirketleri son yıllarda ödeme çözümlerinden tam kapsamlı finansal hizmet sağlayıcılarına dönüşme stratejisi izliyor. Tabby’nin aldığı yeni lisanslar da bu dönüşümün Körfez bölgesindeki güçlü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
IRIS Payments Yunanistan’ı Avrupa’nın EuroPA anlık ödeme ağına bağladı
Yunanistan’ın ulusal anlık ödeme sistemi IRIS Payments, EuroPA ağına katılarak Avrupa’daki sınır ötesi hesaplar arası ödeme ekosistemine entegre oldu. Yeni bağlantı sayesinde Yunanistan’daki kullanıcılar; İspanya, Portekiz, İtalya ve Andorra’daki kullanıcılara yalnızca cep telefonu numarasıyla saniyeler içinde para transferi gerçekleştirebilecek.
Yeni sistem, uluslararası para transferlerinde IBAN kullanımını ortadan kaldırarak kullanıcı deneyimini önemli ölçüde kolaylaştırıyor. İlk aşamada Eurobank, Piraeus Bank ve Viva.com üzerinden sunulan hizmetin önümüzdeki dönemde diğer Yunan bankalarına da yayılması planlanıyor.
EuroPA girişimi, Avrupa’daki ulusal anlık ödeme sistemlerini ortak standartlar altında buluşturarak kıta genelinde daha entegre bir ödeme altyapısı oluşturmayı hedefliyor.
Banisi Pomelo iş birliğiyle kart altyapısını yeniliyor
Panama merkezli dijital banka Banisi, kart altyapısını modernize etmek amacıyla Latin Amerika’nın önde gelen fintek altyapı sağlayıcılarından Pomelo ile stratejik iş birliğine imza attı. Yeni anlaşma kapsamında Banisi, kart ihraç ve yönetim süreçlerini Pomelo’nun bulut tabanlı platformu üzerine taşıyarak müşterilerine daha hızlı, güvenli ve esnek kart hizmetleri sunmayı hedefliyor.
Pomelo’nun API tabanlı kart altyapısı, bankaların fiziksel ve sanal kart ürünlerini daha kısa sürede geliştirebilmesine olanak sağlıyor. Banisi de bu dönüşüm sayesinde dijital bankacılık stratejisini hızlandırırken değişen müşteri beklentilerine daha çevik yanıt verebilecek.
Latin Amerika’da birçok banka ve fintek şirketinin bulut tabanlı kart platformlarına yönelmesi, bölgede ödeme altyapılarının yeni bir dönüşüm sürecine girdiğini gösteriyor.
Mastercard Google Pay ve MarginEdge iş birlikleriyle ödeme ekosistemini genişletiyor
Mastercard, biri bireysel kullanıcıları diğeri işletmeleri hedefleyen iki yeni iş birliğiyle ödeme ekosistemindeki varlığını güçlendirdi. Sri Lanka’da Seylan Bank müşterileri artık Mastercard kartlarını Google Pay’e ekleyerek temassız ödeme yapabilecek. Yeni entegrasyon sayesinde kullanıcılar fiziksel kart taşımadan mobil cihazları üzerinden güvenli ödeme gerçekleştirebilirken, Mastercard’ın tokenizasyon teknolojisiyle işlem güvenliği de üst seviyeye taşınacak.
Şirketin ikinci hamlesi ise restoran sektörüne yönelik oldu. MarginEdge iş birliğiyle geliştirilen ticari Mastercard kartı, restoran işletmelerinin günlük operasyonel harcamalarını dijital ortama taşıyarak nakit kullanımını azaltmayı ve gider yönetimini kolaylaştırmayı amaçlıyor.
Harcamaların MarginEdge platformuna otomatik aktarılması sayesinde muhasebe süreçlerinin hızlanması ve finansal kontrolün güçlenmesi hedefleniyor. Mastercard’ın aynı gün duyurduğu bu iki gelişme, şirketin hem tüketici ödemelerinde hem de B2B ödeme çözümlerinde büyüme stratejisini eş zamanlı sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
Getnet üretken yapay zeka destekli konuşabilen POS cihazını tanıttı
Santander’in ödeme teknolojileri şirketi Getnet, üretken yapay zekayı fiziksel satış noktalarına taşıyan yeni nesil POS cihazını tanıttı. Konuşmaya dayalı yapay zeka ile çalışan cihaz, satıcının sesli komutlarını anlayarak satış tutarı ve ödeme yöntemi gibi bilgileri otomatik işleyebiliyor. Böylece manuel veri girişinin azaltılması ve ödeme işlemlerinin daha hızlı tamamlanması hedefleniyor.
Yeni POS terminalinde yer alan GetAI isimli dijital asistan ise cihazın en dikkat çekici özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor. İşletmeler; ürünler, hizmetler ve operasyonel süreçlerle ilgili sorularını doğrudan POS cihazı üzerinden yöneltebilirken, yapay zeka anlık destek sağlayabiliyor.
Getnet’in geliştirdiği çözüm, üretken yapay zekanın yalnızca dijital bankacılık uygulamalarında değil, fiziksel ödeme altyapılarında da aktif rol almaya başladığını gösteren önemli örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.
Airwallex yapay zeka destekli dijital cüzdan Airi’yi tanıttı
Küresel ödeme teknolojileri şirketi Airwallex, işletmelerin finansal işlemlerini daha akıllı hale getirmeyi amaçlayan yapay zeka destekli dijital cüzdanı Airi’yi duyurdu. Yeni çözüm, ödeme süreçlerini sadeleştirirken işletmelerin dijital ticaret operasyonlarını daha hızlı ve verimli yönetmesine olanak sağlamayı hedefliyor.
Kullanıcılar, ödeme bilgilerini güvenli şekilde saklayabilirken tekrar eden işlemleri çok daha kısa sürede tamamlayabilecek. Airwallex, Airi’yi yalnızca bir dijital cüzdan olarak konumlandırmıyor. Platform, gelecekte yapay zeka ajanlarının kullanıcı adına ödeme gerçekleştirebildiği agentic commerce ekosisteminin temel bileşenlerinden biri olarak geliştiriliyor.
Şirket, ödeme altyapısından yapay zeka destekli finansal platforma dönüşüm stratejisini bu ürünle hızlandırırken, küresel ticarette yapay zeka destekli ödeme deneyiminin yaygınlaşmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.
Kraken Aave’de yüzde 15 hisse alımı için görüşmelere başladı
Kripto para borsası Kraken’in, merkeziyetsiz finans platformu Aave Group’ta yüzde 15 hisse satın almak amacıyla görüşmeler yürüttüğü ortaya çıktı. Sektör kaynaklarına göre taraflar, yaklaşık 385 milyon dolar değerleme üzerinden olası yatırımın detaylarını müzakere ediyor.
Görüşmelerin gerçekleşmesi halinde Kraken, yalnızca işlem platformu kimliğini güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda merkeziyetsiz finans altyapılarındaki etkinliğini de önemli ölçüde artıracak. Aave cephesinde ise kurucunun değerleme rakamlarına ilişkin temkinli açıklamaları, müzakerelerin devam ettiğini gösteriyor.
Kurumsal yatırımcıların DeFi projelerine yönelik ilgisinin yeniden artması, bu tür ortaklıkların önümüzdeki dönemde daha sık gündeme gelebileceğine işaret ediyor.
Adyen BAE Merkez Bankası’ndan perakende ödeme hizmetleri lisansı aldı
Küresel ödeme teknolojileri şirketi Adyen, Birleşik Arap Emirlikleri Merkez Bankası tarafından verilen Retail Payment Services Kategori II lisansını alarak ülkedeki faaliyetlerini genişletme yolunda önemli bir eşiği geride bıraktı. Yeni lisans, şirketin yerel ödeme hizmetlerini doğrudan sunmasına, ödeme kabulü ve mutabakat süreçlerini kendi altyapısı üzerinden yönetmesine olanak sağlayacak.
BAE, son yıllarda dijital ekonomi ve finansal teknolojiler alanında attığı adımlarla küresel ödeme şirketlerinin öncelikli yatırım merkezlerinden biri haline geldi. Adyen’in aldığı lisans da şirketin Orta Doğu büyüme stratejisinin önemli parçalarından biri olarak değerlendiriliyor.
Yerel lisans sayesinde uluslararası şirketler, BAE pazarındaki ödeme operasyonlarını tek platform üzerinden daha etkin yönetebilecek. Gelişme, Körfez bölgesinde fintek rekabetinin ve lisans odaklı büyüme stratejilerinin hız kazandığını gösteriyor.
Atom Bank’ın 600 milyon sterlinlik satış süreci çıkmaza girdi
Birleşik Krallık merkezli dijital banka Atom Bank için yürütülen yaklaşık 600 milyon sterlin değerindeki satış sürecinin beklenen şekilde ilerlemediği ortaya çıktı. Potansiyel yatırımcılardan gelen tekliflerin hissedarların değerleme beklentisinin altında kalması, görüşmelerin kritik bir aşamaya gelmesine neden oldu.
İngiltere’nin ilk tamamen dijital bankalarından biri olan Atom Bank, son yıllarda özellikle konut kredileri ve tasarruf ürünlerinde büyümesini sürdürmesine rağmen yatırımcıların şirket değerlemesine daha temkinli yaklaşması dikkat çekiyor.
Süreç, dijital bankacılık sektöründe yüksek büyüme beklentilerinden sürdürülebilir kârlılık odaklı yeni değerleme anlayışına geçişin güncel örneklerinden biri olarak görülüyor. Satışın gerçekleşmemesi halinde şirketin bağımsız büyüme stratejisini sürdürmesi veya yeni yatırım seçeneklerini değerlendirmesi bekleniyor.
OpenAI GPT-5.6 modellerine erişimi sınırlı kullanıcı grubuna açtı
OpenAI, yeni nesil GPT-5.6 model ailesini ilk etapta yalnızca belirli kamu kurumları ve güvenilir iş ortaklarının kullanımına açacağını duyurdu. Şirket, ABD hükümetinin talebi doğrultusunda uygulamaya alınan kademeli erişim modelinin güvenlik değerlendirmeleri tamamlanıncaya kadar devam edeceğini açıkladı.
Kararın arkasında gelişmiş yapay zeka modellerinin ulusal güvenlik, siber güvenlik ve kötüye kullanım riskleri açısından daha kapsamlı şekilde değerlendirilmesi amacı bulunuyor. OpenAI, uzun vadede modellerini daha geniş kullanıcı kitlesine açmayı planlasa da frontier AI olarak tanımlanan yüksek kapasiteli sistemlerde güvenlik odaklı dağıtım yaklaşımının giderek önem kazandığı görülüyor.
Gelişme, yapay zeka sektöründe devletler ile teknoloji şirketleri arasındaki koordinasyonun yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor.
Anthropic Mythos 5 modelini yeniden kullanıma sunmak için kısmi onay aldı
Yapay zeka şirketi Anthropic, gelişmiş modeli Mythos 5 için ABD makamlarından yeniden erişim onayı aldı. Alınan izin kapsamında model, ilk aşamada güvenlik değerlendirmelerinden geçen kamu kurumları, araştırma kuruluşları ve belirli özel sektör şirketlerinin kullanımına açılacak.
Anthropic’in aldığı onay, gelişmiş yapay zeka sistemlerinin tamamen kapalı tutulması yerine sınırlı erişim modeliyle kullanılabileceğini gösteren önemli örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. OpenAI’nin GPT-5.6 modelleri için benzer yaklaşımı benimsemesi de ABD’nin ileri düzey yapay zeka modellerine yönelik ortak bir güvenlik politikası geliştirmeye başladığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.
Yapay zeka şirketlerinin bundan sonraki ürün lansmanlarında benzer kademeli erişim modellerini daha sık tercih etmesi bekleniyor.
OpenAI Apple Vision Pro donanım lideri Paul Meade’i kadrosuna kattı
OpenAI, Apple’da Vision Pro ve akıllı gözlük projelerinin donanım geliştirme süreçlerinde görev alan üst düzey yönetici Paul Meade’i bünyesine kattı. Meade’in, şirketin yapay zeka destekli yeni nesil tüketici cihazları üzerinde çalışacak donanım ekibinde görev alacağı belirtiliyor.
Transfer, OpenAI’nin yalnızca yazılım geliştiren bir şirket olmanın ötesine geçerek donanım tarafındaki yatırımlarını hızlandırdığını ortaya koyuyor. Eski Apple Tasarım Direktörü Jony Ive ile yürütülen iş birliği ve yapay zeka odaklı donanım projeleriyle gündeme gelen OpenAI, Paul Meade transferiyle mühendislik tarafındaki yetkinliğini de güçlendirmiş oldu.
Teknoloji sektöründe üst düzey donanım yöneticilerinin yapay zeka şirketlerine yönelmesi, akıllı gözlükler, giyilebilir teknolojiler ve yapay zeka destekli kişisel cihazlar alanındaki rekabetin daha da hızlanacağına işaret ediyor.
Robinhood gerçek zamanlı menkul kıymet takasının yaygınlaşması için çağrı yaptı
Robinhood, sermaye piyasalarında gerçek zamanlı takas sistemlerine geçişin hızlandırılması gerektiğini belirterek mevcut işlem sonrası süreçlerin yatırımcı beklentilerini karşılamakta yetersiz kaldığını vurguladı. Şirket yöneticileri, ödeme sistemlerinde yıllardır kullanılan anlık para transferi deneyiminin artık menkul kıymet işlemlerine de taşınmasının kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.
Robinhood’a göre gerçek zamanlı takas yalnızca kullanıcı deneyimini geliştirmekle sınırlı kalmayacak. Aracı kurumların sermaye verimliliğini artıracak, karşı taraf riskini azaltacak ve piyasa altyapılarının daha etkin çalışmasına katkı sağlayacak.
Şirket, ödeme sistemlerinde yaşanan dönüşümün sermaye piyasalarında da benzer bir değişimi tetikleyeceğini savunurken, sektörün teknoloji yatırımlarını bu doğrultuda hızlandırması gerektiğine dikkat çekiyor.
Geoswift ve SKUx programlanabilir stablecoin ticaret ağı için güçlerini birleştirdi
Küresel ödeme şirketi Geoswift ile dijital ticaret platformu SKUx, programlanabilir stablecoin tabanlı yeni nesil ticaret ağı geliştirmek amacıyla stratejik ortaklık kurduklarını duyurdu. İş birliği kapsamında geliştirilecek platform, stablecoin ödemelerini geleneksel ödeme altyapıları, kurumsal hazine yönetimi ve dijital ticaret süreçleriyle entegre ederek işletmelere daha akıllı finansal altyapılar sunmayı hedefliyor.
Yeni ağ, yalnızca dijital varlık transferine odaklanmak yerine programlanabilir para yaklaşımını ticari süreçlere taşımayı amaçlıyor. Akıllı sözleşmeler sayesinde belirli kurallar çerçevesinde otomatik ödeme, mutabakat ve teşvik mekanizmaları oluşturulabilecek.
Şirketler ayrıca geliştirilecek altyapının yapay zeka destekli ticaret uygulamaları ve agentic commerce senaryolarıyla da uyumlu çalışacağını belirtiyor. Gelişme, stablecoinlerin finansal piyasalardan günlük ticaret süreçlerine taşınmasında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
X Money Premium Plus kullanıcılarına açıldı
Elon Musk’ın X platformu bünyesinde geliştirilen finansal hizmet platformu X Money, ABD’deki Premium Plus abonelerine kademeli olarak açıldı. İlk kullanıcılar; kişiden kişiye para transferi, Visa destekli kart hizmetleri ve yüksek getirili nakit yönetimi hesabı gibi finansal özelliklere erişebiliyor.
Platformun en dikkat çeken özelliklerinden biri, X Cash Sweep Programı kapsamında kullanıcılara 10 milyon dolara kadar FDIC güvencesi sunması oldu. X Money, sosyal medya platformundan kapsamlı finansal hizmetler ekosistemine dönüşme stratejisinin ilk somut adımlarından biri olarak görülüyor.
Şirket, hizmeti ilk aşamada sınırlı kullanıcı grubunda test ettikten sonra daha geniş kitlelere sunmayı planlıyor. Dijital ödeme, para transferi ve nakit yönetimini tek uygulamada buluşturan platform, X’in “everything app” vizyonunun finans ayağını oluşturan en önemli projelerden biri olarak öne çıkıyor.
Pix açık finans desteğiyle temassız ödemelerde bakiye ön izleme özelliğini devreye aldı
Brezilya’nın gerçek zamanlı ödeme sistemi Pix, açık finans altyapısını kullanan yeni özellikle temassız ödeme deneyimini geliştirdi. Kullanıcılar artık ödeme işlemini onaylamadan önce hesap bakiyelerini doğrudan ödeme ekranı üzerinden görüntüleyebilecek.
Özellik, kullanıcı onayıyla çalışıyor ve farklı bankacılık uygulamaları arasında geçiş yapma ihtiyacını ortadan kaldırarak ödeme sürecini daha hızlı ve pratik hale getiriyor. Yeni uygulama, özellikle hesaplar arası ödeme deneyimini güçlendirmeyi ve yetersiz bakiye nedeniyle başarısız olan işlemleri azaltmayı hedefliyor.
Pix, açık finans altyapısını kullanıcı deneyimini geliştiren somut hizmetlerle desteklemeye devam ediyor. Bakiye ön izleme özelliği, açık finans verilerinin yalnızca hesap paylaşımı amacıyla değil, doğrudan ödeme süreçlerini iyileştiren çözümler üretmek için kullanılabileceğini gösteren önemli örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Fintek Sektöründe Haftanın Yönetici Değişiklikleri ve Atamaları

Yeni haftada bankacılık, ödeme sistemleri, fintek, sigorta teknolojileri, yazılım, risk, uyum, fraud, operasyon, insan kaynakları ve ürün yönetimi alanlarında dikkat çeken atama ve terfiler öne çıkıyor. PayTR, DenizBank, Finansal Kurumlar Birliği, Hoppa, iyzico, Garanti BBVA, TurkOnay, Midas, Yapı Kredi Teknoloji, BNP Paribas Cardif Türkiye, Aktif Bank, Ödeal, BKM, Rubikpara ve Vodafone Pay’de yeni görevler haftanın kariyer gündeminde yer alıyor.
Nurettin Kütükcü, PayTR’de İş Geliştirme Müdürü olarak görev almaya başladı.
Mustafa Karataş, DenizBank’ta KOBİ Bankacılığı Pazarlama Ürün Yönetimi Müdür Yardımcısı pozisyonuna terfi etti.
Finansal Kurumlar Birliği Genel Sekreterliği görevine Selahattin Süleymanoğlu atandı.
Yakup Çakmak, Hoppa’da Operasyon Uzmanı pozisyonuna terfi etti.
Oktay Aygün, Hoppa’da Risk ve Uyum Uzmanı pozisyonuna yükseldi.
Saliha Nur Ulusoy, iyzico’da Yazılım Mühendisi pozisyonuna terfi etti.
Nur Canakıymaz, Garanti BBVA’da Servis Modeli Tasarımı Kıdemli Lideri olarak yeni görevini üstlendi.
Sare Gümüş, TurkOnay’da Fraud Uzmanı olarak ekibe katıldı.
Hasan Kutluhan Şıpka, Midas’ta Yazılım Mühendisi olarak yeni rolüne geçti.
Ecem Çetin, Garanti BBVA’da Liderlik ve Yetenek Gelişimi Program Tasarımı Fonksiyon Lideri pozisyonuna terfi etti.
Mehmet Akif Tanrıkulu, Yapı Kredi Teknoloji’de Fraud Veri Analisti olarak görev almaya başladı.
Ümit Helva, BNP Paribas Cardif Türkiye’de Verimlilik, Teknoloji ve Operasyon Genel Müdür Yardımcısı olarak yeni görevine geçti.
Mehmet Suat Şimşek, Aktif Bank Teftiş Kurulu bünyesinde Bilgi Teknolojileri Kıdemli Müfettişi olarak görev üstlendi.
Dilara Akman, Ödeal’de Müşteri Destek Uzmanı olarak ekibe dahil oldu.
Berat Kaan Taş, Garanti BBVA’da Regülasyon Risk Ölçüm ve Geliştirme Fonksiyon Lideri pozisyonuna terfi etti.
Ayla Kara Özmen, BKM Bankalararası Kart Merkezi’nde Bilgi Sistemleri İç Kontrol Uzmanı olarak yeni görevine başladı.
Burakhan Üredi, Rubikpara’da İç Satış ve İş Ortaklıkları Müdür Yardımcısı pozisyonuna terfi etti.
Emre Peker, Rubikpara’da Fraud ve Ters İbraz Takım Lideri pozisyonuna yükseldi.
Rabia Çınarlık, Rubikpara’da Kıdemli İnsan Kaynakları İş Ortağı pozisyonuna terfi etti.
Efe Can Gönenç, Rubikpara’da Kıdemli Operasyon Uzmanı olarak yeni sorumluluğunu üstlendi.
Barış Kadri Arpacı, iyzico’da Kıdemli Fraud Analisti pozisyonuna terfi etti.
Sercan Bıkım, iyzico’da Kıdemli Fiziksel POS Operasyon Uzmanı pozisyonuna yükseldi.
Merve İrem Dönmez, Rubikpara’da Operasyon Takım Lideri pozisyonuna terfi etti.
Can Hakkı Y., iyzico’da Fraud ve Üye İşyeri Karar Yönetimi Müdürü pozisyonuna yükseldi.
Orhun Uğur, iyzico’da Hukuk Müdürü pozisyonuna terfi etti.
Sude Özyılmaz, iyzico’da Kıdemli POS Operasyon Uzmanı olarak yeni görevine geçti.
Ceren Banu İpkıran, Vodafone Pay’de Fraud Uzmanı olarak ekibe katıldı.
FinTech alanında haftanın gündemi 280
PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım, 22 – 28 Haziran aralığında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını hatırlamak isterseniz aşağıdaki derlememi okuyabilirsiniz.



