Alien ve Predator filmleri hangi sırayla izlenmeli? Prey, Alien, Predator, Romulus, Alien: Earth ve Badlands dahil 2026 güncel kronolojik izleme sırasını sizin için bir araya getirdim.
Alien, Predator, Alien vs. Predator, Prey, Prometheus, Alien: Romulus, Alien: Earth, Predator: Badlands… İki büyük bilim kurgu evreni yıllar içinde birbirine yaklaşırken kronolojik sıra da giderek karıştı. Alien ve Predator evrenini hikayenin geçtiği zamana göre izlemek isteyenler için 2026 itibarıyla en güncel sırayı hazırladım.
Alien ve Predator evrenleriyle ilk kez karşılaşıyorsanız önünüzde oldukça uzun bir yol var.
Bir tarafta 1979’da başlayan Alien serisi.
Diğer tarafta Arnold Schwarzenegger’in 1987’de Orta Amerika ormanlarında karşılaştığı Predator.
Sonra iki yaratığı aynı filme taşıyan Alien vs. Predator yapımları geldi.
Ardından Prometheus bizi Alien hikayesinin geçmişine götürdü. Prey ise Predator’ların Dünya’ya gelişlerini 1700’lere kadar taşıdı.
Son birkaç yılda işler daha da ilginç hale geldi.
Alien: Romulus, ilk Alien ile Aliens arasındaki boşluğa yerleşti. Alien: Earth bizi 2120 yılına götürdü. Predator: Killer of Killers farklı tarih dönemlerinde Predator avlarını gösterdi. Predator: Badlands ise Weyland-Yutani bağlantısını kullanarak iki evreni yeniden birbirine yaklaştırdı.
Daha önce Alien: Romulus filmini izledikten sonra Alien serisinin kronolojik sırasını da paylaşmıştım. Ancak bugün geldiğimiz yerde yalnızca Alien filmlerini sıralamak yetmiyor.
Predator tarafı artık hikayenin çok daha büyük bir parçası haline geldi.
Bu yüzden bu kez iki evreni birlikte açalım.

Alien ve Predator aynı evrende mi geçiyor?
İlk cevap kolay görünüyor.
Alien vs. Predator filmleri varsa aynı evrende olmalılar.
Ancak mesele biraz daha karışık.
2004 yapımı Alien vs. Predator, Predator’ların Dünya’da Xenomorph’ları avladığı bir hikaye kuruyor. 20th Century Studios’un resmi tanımı da Predator’ların Xenomorph’ları bir tür yetişkinliğe geçiş avı için kullandığını açıkça anlatıyor.
Ardından Alien vs. Predator: Requiem geliyor.
Bu iki film Alien ve Predator dünyalarını doğrudan bir araya getiriyor.
Ancak sonradan gelen Prometheus, Alien: Covenant ve Alien: Earth gibi yapımlar Alien tarafında kendi mitolojisini genişlettiği için bütün parçaları kusursuz biçimde tek zaman çizgisine yerleştirmek giderek zorlaştı.
Ben bu nedenle Alien vs. Predator filmlerini ana hikayenin içinde bulunan bir crossover kolu olarak düşünüyorum.
İzlemek kesinlikle anlamlı.
Ancak Alien hikayesini anlamak için zorunlu değiller.
İlginç olan, Predator: Badlands ile iki evren arasındaki bağın tekrar güçlenmiş olması. Filmde Alien evreninden tanıdığımız Weyland-Yutani şirketi ve şirketin sentetikleri doğrudan hikayenin parçasına dönüşüyor. 20th Century Studios da filmin resmi materyallerinde bu bağlantıyı özellikle öne çıkarıyor.
Yani yıllar önce Alien vs. Predator ile kurulan ilişki artık daha incelikli bir yoldan geri dönüyor.
Önce kısa cevap
Alien ve Predator yapımlarını hikayenin geçtiği zamana göre izlemek istiyorsanız pratik sıra şöyle:
- Predator: Killer of Killers
- Prey
- Predator
- Predator 2
- Alien vs. Predator
- Alien vs. Predator: Requiem
- Predators
- The Predator
- Prometheus
- Alien: Covenant
- Alien: Earth
- Alien
- Alien: Romulus
- Aliens
- Alien 3
- Alien: Resurrection
- Predator: Badlands
Ancak ilk filmde küçük bir kronoloji problemi var.
Predator: Killer of Killers üç farklı tarihi anlattığı için teknik olarak Prey filminin hem öncesine hem sonrasına uzanıyor.
Birazdan oraya geleceğim.
Predator: Killer of Killers ile hikaye 841 yılına kadar gidiyor
2025 yapımı animasyon Predator: Killer of Killers, Predator evreninin zaman algısını tamamen değiştiren yapımlardan biri oldu.
Film üç ayrı av hikayesi anlatıyor.
İlk bölüm bizi 841 yılı İskandinavya’sına götürüyor.
İkinci hikaye 1609 Japonya’sında başlıyor ve yaklaşık 20 yıllık bir zaman sıçraması içeriyor.
Üçüncü bölüm ise 1942’de, İkinci Dünya Savaşı sırasında geçiyor.
Dolayısıyla mutlak kronolojik sıralama yapmak istersek aslında filmi üç parçaya ayırmamız gerekiyor.
Önce Killer of Killers’ın Viking bölümünü izlemeliyiz.
Sonra Japonya bölümü geliyor.
Ardından Prey.
Sonra tekrar Killer of Killers’a dönüp 1942 bölümünü izlememiz gerekir.
Bunu kimsenin yapmasını önermiyorum.
Filmi bütün olarak izlemek çok daha keyifli.
Bu nedenle pratik izleme listesinde Killer of Killers’ı en başa koyuyorum.
Film bize önemli bir şey anlatıyor.
Predator’lar insanlarla 1987’de tanışmadı.
Bizi yüzyıllardır avlıyorlar.
Prey – 1719
Sırada benim Predator evrenindeki en sevdiğim fikirlerden biri var.
Prey, hikayeyi 1719 yılında Kuzey Amerika’nın Büyük Ovalarına taşıyor.
Comanche savaşçısı Naru, kendisini kanıtlamaya çalışırken çok daha gelişmiş teknolojiye sahip bir Predator ile karşılaşıyor. Film böylece Predator mitolojisini modern silahlardan ve askeri birliklerden uzaklaştırarak en temel haline geri götürüyor.
Prey’i kronolojik sırada erken izlemek ayrıca güzel bir şey sağlıyor.
Predator teknolojisinin insanlar için ne kadar anlaşılmaz olduğunu daha net hissediyorsunuz.
Sonraki filmlerde insanlar bu yaratıkların varlığından giderek daha fazla haberdar oluyor.
Burada ise her şey yeni.
Predator – 1987
Sonra her şeyin başladığı filme geliyoruz.
Predator.
Arnold Schwarzenegger’in canlandırdığı Dutch ve özel operasyon ekibi Orta Amerika’daki bir görev sırasında kendilerini görünmez bir avcının hedefinde buluyor.
Bugünden baktığımızda filmin hikayesi son derece basit görünebilir.
Ama Predator evreninin bütün temel kuralları burada kuruluyor.
Avcı güçlü rakipleri seçiyor.
Görünmezlik teknolojisi kullanıyor.
Isı üzerinden görüyor.
Avını gözlemliyor.
Kendisini kanıtlamaya değer gördüğü rakiplerle karşılaşmak istiyor.
Serinin sonraki bütün filmleri bir şekilde bu kuralların üzerine yeni bir şey ekliyor.
Predator 2 – 1997
İkinci film bizi ormandan çıkarıp Los Angeles’a götürüyor.
Film 1990 yılında çekilmiş olsa da hikaye 1997 yılında, ilk Predator karşılaşmasından on yıl sonra geçiyor.
Predator 2’nin bugün bütün evren açısından çok daha önemli görünen küçük bir ayrıntısı var.
Predator’ın gemisindeki ödül koleksiyonunda bir Xenomorph kafatası görüyoruz.
O yıllarda bu yalnızca hayranları heyecanlandıran bir gönderme gibi görünüyordu.
Sonradan Alien vs. Predator filmlerinin önünü açan en önemli görüntülerden birine dönüştü. Filmin yapım sürecine ilişkin kaynaklarda da Xenomorph kafatasının bilinçli olarak Predator’ın ganimetleri arasına yerleştirildiği aktarılıyor.
Bazen birkaç saniyelik bir sahne gerçekten yıllarca sürecek bir evren yaratabiliyor.
Alien vs. Predator – 2004
Şimdi iki dünya gerçekten birleşiyor.
Bir ekip Antarktika’da yeraltında bulunan gizemli bir piramidi araştırıyor.
Ancak burası sıradan bir arkeolojik yapı çıkmıyor.
Predator’ların Xenomorph’ları avlamak için kullandığı bir tür sınav alanıyla karşılaşıyoruz.
20th Century Studios’un resmi özetinde Predator’ların burada Alien’ları bir av ritüelinin parçası olarak kullandığı açıkça anlatılıyor.
Alien mitolojisini Ridley Scott’ın sonraki filmleriyle birlikte düşündüğümüzde bazı sorular ortaya çıkıyor.
Ama yalnızca Alien-Predator ortak evrenini izliyorsanız bu film vazgeçilmez.
Çünkü Xenomorph ile Yautja’nın karşı karşıya geldiği ilk uzun metrajlı sinema hikayesi burada.
Alien vs. Predator: Requiem – 2004
Requiem ilk filmin hemen arkasından devam ediyor.
Alien vs. Predator’ın finalinde yaşananların sonucu Dünya’ya taşınıyor.
Ve serinin en ilginç yaratıklarından biri ortaya çıkıyor.
Predalien.
Xenomorph biyolojisi ile Predator’ın özelliklerini taşıyan hibrit yaratık iki evren arasındaki biyolojik bağın en uç örneği.
Film kendi başına Alien veya Predator serilerinin en güçlü halkalarından biri sayılmayabilir.
Ama bu kronolojik yolculukta atlamazdım.
Çünkü Alien vs. Predator hikayesinin gerçek finali burada geliyor.
Predators – 2010 civarı
2010 yapımı Predators, hikayeyi Dünya’dan çıkarıyor.
Bir grup asker, paralı asker ve suçlu gözlerini hiç tanımadıkları bir gezegende açıyor.
Çok geçmeden gezegenin aslında Predator’ların av sahası olduğunu anlıyorlar.
20th Century Studios filmi Predator evreninde yeni bir bölüm olarak tanımlıyor ve karakterlerin Predator’lar tarafından avlanmak üzere yabancı bir gezegene götürüldüğünü anlatıyor.
Filmin kesin hikaye yılı konusunda diğer yapımlardaki kadar açık bir tarih bulunmuyor.
Bu nedenle onu dönem olarak 2010’lar çevresine yerleştirmek daha sağlıklı.
Kronolojik liste hazırlarken her boşluğu kesin bir tarihle doldurmak yerine belirsizliği olduğu yerde bırakmayı tercih ediyorum.
The Predator – 2018
Shane Black’in yönettiği The Predator, hikayeyi yeniden günümüz Dünya’sına taşıyor.
Bu kez Predator’ların başka türlerden elde ettikleri genetik materyalleri kullanarak kendilerini geliştirdiklerini öğreniyoruz.
Film aynı zamanda insanlığın Predator teknolojisini ele geçirmeye ve anlamaya başladığı aşamayı büyütüyor.
20th Century Studios da yapımı Predator serisinin yeni bölümü olarak konumlandırıyor ve genetik olarak geliştirilmiş yeni avcıları hikayenin merkezine yerleştiriyor.
Buradan sonra Dünya tarihinden ayrılıyoruz.
Alien zaman çizelgesine giriyoruz.
Prometheus – 2093
Alien evrenini kronolojik izlemek isteyenlerin başlangıç noktası uzun süre Prometheus oldu.
Ridley Scott bizi doğrudan Xenomorph’tan daha büyük bir soruya götürüyor.
İnsanlığı kim yarattı?
Weyland şirketinin finanse ettiği Prometheus görevi, insanlığın kökenlerine ilişkin yıldızlar arası bir ipucunu takip ediyor.
Ancak bulunan cevaplar beklenenden çok daha karanlık.
Prometheus, klasik Alien filmlerinden farklı bir tona sahip olsa da Engineer’lar, biyolojik silahlar, Weyland şirketi ve David üzerinden daha sonraki hikayelerin temelini kuruyor.
Alien: Covenant – 2104
Prometheus’tan yaklaşık on yıl sonra Alien: Covenant geliyor.
Covenant adlı koloni gemisinin mürettebatı yaşanabilir görünen bir gezegene ulaşıyor.
Ve burada David ile yeniden karşılaşıyoruz.
20th Century Studios filmi Ridley Scott’ın Alien evrenindeki yeni bölümü olarak tanımlıyor.
Alien mitolojisinin en tartışmalı bölümlerinden biri burada şekilleniyor.
Xenomorph’un kökeni.
David’in deneyleri.
Engineer teknolojisi.
Siyah biyolojik madde.
Bunların hepsi klasik Alien hikayesinin birkaç yıl öncesine yerleşiyor.
Alien: Earth – 2120
2025 yılında Alien evreni ilk kez büyük ölçekli bir televizyon dizisine kavuştu.
Alien: Earth.
Ve hikayenin geçtiği tarih oldukça önemli.
2120.
Yani ilk Alien filminden yalnızca iki yıl önce.
FX’in resmi açıklamasına göre Dünya bu dönemde beş büyük şirketin kontrolünde bulunuyor. Bunların arasında elbette Weyland-Yutani da var. İnsanlarla birlikte sentetikler, cyborg’lar ve yeni bir hibrit sınıfı yaşamaya başlıyor.
Bu yüzden Alien: Earth’ü Prometheus ve Covenant’tan sonra, Alien’dan hemen önce izlemek mantıklı.
Dizinin yaptığı en ilginç şeylerden biri de hikayeyi uzayın karanlık koridorlarından çıkarıp Dünya’ya getirmesi.
Alien evreninde yıllarca adını duyduğumuz şirketlerin nasıl bir düzen kurduğunu ilk kez bu kadar geniş biçimde görüyoruz.
Alien – 2122
Ve sonunda Nostromo’ya ulaşıyoruz.
Alien 2122 yılında geçiyor.
Bir ticari uzay gemisinin mürettebatı bilinmeyen bir sinyali araştırmak için rotasından çıkıyor.
Gerisini biliyoruz.
Ya da henüz izlemediyseniz bilmeyin.
Çünkü Alien hakkında spoiler vermeden konuşmak hâlâ mümkün ve ilk kez izleyecek birinin o deneyimi yaşamasını isterim.
1979 yapımı film yalnızca Alien serisini yaratmadı.
Bilim kurgu ile korkunun sinemada nasıl bir araya gelebileceğine dair de yeni bir standart oluşturdu.
Bugün Alien: Earth’ten Romulus’a kadar bütün yapımlar dönüp dolaşıp Nostromo’nun o karanlık koridorlarına bakıyor.
Alien: Romulus – 2142
Burada Fundalina okurlarının tanıdığı bir filme geliyoruz.
Alien: Romulus’u basın gösteriminde izledikten sonra detaylı olarak yazmıştım.
Fede Álvarez’in filmi Alien’dan yaklaşık 20 yıl sonra, Aliens’tan ise 37 yıl önce geçiyor. Bu da hikayeyi yaklaşık 2142 yılına yerleştiriyor.
Romulus’un en güzel taraflarından biri kronolojik konumunu gerçekten kullanması.
İlk Alien’ın yaşattığı olayların izleri hâlâ ortada.
Weyland-Yutani hâlâ araştırıyor.
İnsan hayatı şirket açısından hâlâ oldukça ucuz.
Ancak Ripley’nin ikinci büyük hikayesine henüz yıllar var.
Bu nedenle filmi Alien ile Aliens arasına koymak yalnızca takvim açısından doğru olmuyor.
Hikayenin hissini de daha iyi tamamlıyor.
Aliens – 2179
Ripley’nin hikayesine yeniden döndüğümüzde takvim 2179.
Nostromo olaylarının üzerinden 57 yıl geçmiş durumda.
James Cameron burada ilk filmin korku atmosferini daha büyük ölçekli bir askeri bilim kurgu hikayesine dönüştürüyor.
Xenomorph kolonisi.
Colonial Marines.
Alien Queen.
Serinin bugün kullandığı birçok temel fikir Aliens ile geliyor.
20th Century Studios da Alien serisinin ana filmleri arasında Aliens’ı Alien, Alien 3, Resurrection, Prometheus, Covenant ve Romulus ile birlikte konumlandırıyor.
Alien 3 – 2179
Alien 3, Aliens’ın ardından neredeyse hiç zaman kaybetmeden başlıyor.
Bu yüzden kronolojik olarak aynı yıl içinde kalıyoruz.
Ripley bu kez Fiorina 161 adlı hapishane gezegeninde.
Film ton olarak Aliens’ın büyük savaş atmosferinden yeniden karanlık, kapalı ve umutsuz bir yapıya dönüyor.
Serinin en tartışmalı filmlerinden biri.
Ama Ripley’nin hikayesini takip ediyorsanız elbette atlanamaz.
Alien: Resurrection – 2379
Sonra büyük bir zaman sıçraması geliyor.
200 yıl.
Alien: Resurrection bizi 24. yüzyıla taşıyor.
Ripley uzun süre önce ölmüş durumda.
Ancak bilim insanlarının bununla ilgili başka planları var.
Klonlama teknolojisi sayesinde Ripley yeniden yaratılıyor.
Tabii yanında başka bir şey daha geliyor.
Resurrection klasik Ripley hikayesinin kronolojik olarak en ileri noktası.
Uzun yıllar boyunca Alien evreninin de en ileri tarihi olarak kaldı.
Predator: Badlands gelene kadar.
Predator: Badlands – uzak gelecek
Buraya kadar yılları oldukça rahat yazabildik.
Predator: Badlands ise bunu bilinçli biçimde zorlaştırıyor.
20th Century Studios filmi yalnızca gelecekte, uzak bir gezegende geçen bir hikaye olarak tanımlıyor. Kesin yıl açıklanmıyor.
Ancak filmin dünyası Alien bağlantısı açısından son derece önemli.
Elle Fanning’in canlandırdığı Thia, Weyland-Yutani bağlantılı bir sentetik.
Alien evreninden bildiğimiz şirket teknolojisi Predator hikayesinin merkezine taşınıyor.
Yönetmen Dan Trachtenberg de bağlantıyı geçmiş Alien vs. Predator yaklaşımından daha doğal biçimde kurmak istediğini anlatıyor.
Badlands’ın kesin tarihini bilmediğimiz için onu herhangi bir Alien filminin üzerine matematiksel olarak yapıştırmak istemiyorum.
Ancak film açık biçimde uzak gelecek Predator anlatısı olarak tasarlanmış durumda ve yapım ekibine ilişkin röportajlarda da serinin en ileri gelecek noktalarından biri olarak tarif ediliyor.
Bu yüzden pratik izleme sırasında sona koyuyorum.
Ve bence bu tercih ayrıca güzel çalışıyor.
Çünkü bütün maratonun sonunda iki evren tekrar birbirine yaklaşıyor.
Peki Alien vs. Predator filmleri gerçekten kanon mu?
Bu sorunun etrafında yıllardır süren tartışma var.
Ben izleme rehberinde daha pratik davranmayı tercih ediyorum.
Alien vs. Predator filmleri resmi olarak çekilmiş, iki serinin karakterlerini aynı hikayede buluşturan yapımlar.
Bu yüzden Alien + Predator ortak maratonu yapıyorsanız kesinlikle izlenmeli.
Ancak Prometheus’tan Alien: Earth’e uzanan ana Alien hikayesini anlamak için AVP filmlerindeki olayları bilmeniz gerekmiyor.
Ayrıca daha sonraki Alien yapımlarında bazı fikirlerin AVP’deki tarihsel anlatıyla kolayca örtüşmediği noktalar var.
O yüzden zihnimde üç katman bulunuyor.
Alien ana zaman çizgisi.
Predator ana zaman çizgisi.
Ve ikisini birbirine bağlayan AVP crossover kolu.
Predator: Badlands ise bu üçünü tekrar birbirine yaklaştırabilecek yeni bir kapı açmış durumda.
Bence önümüzdeki yıllarda bu ayrım daha da ilginç hale gelecek.
İlk kez izleyecekler kronolojik sırayı mı seçmeli?
Burada cevabım biraz farklı.
Bu evrene ilk kez giriyorsanız ben vizyon sırasını daha çok seviyorum.
Çünkü bazı sürprizler böyle daha iyi çalışıyor.
Örneğin Predator 2’de Xenomorph kafatasını ilk kez görmek, Alien ve Predator filmlerini zaten biliyorsanız çok daha anlamlı.
Prometheus’u Alien’dan önce izlediğinizde ise bazı gizemlerin cevabını daha en baştan öğrenmiş oluyorsunuz.
Benzer durum Star Wars için de geçerli.
Daha önce hazırladığım Tüm Star Wars külliyatı kronolojik sıra rehberinde de aynı sorunla karşılaşmıştım. Kronoloji evreni anlamayı kolaylaştırıyor ama yapımların seyirciye bilgiyi açıklama sırası her zaman takvim sırasıyla aynı olmuyor.
Bu yüzden iki seçenek var.
Evreni daha önce izlediyseniz kronolojik sıra harika.
İlk kez izliyorsanız vizyon sırası bazı sürprizleri daha iyi koruyor.
Ben hangi sırayı tercih ederdim?
Alien ve Predator filmlerini yıllar içinde zaten izlemiş biri olarak bugün yeniden başlayacak olsam kronolojik sırayı seçerdim.
Çünkü böyle izlediğinizde çok ilginç bir hikaye ortaya çıkıyor.
Önce Predator’ların yüzyıllardır Dünya’ya geldiğini görüyorsunuz.
Sonra insanlık bu varlıkların farkına varıyor.
Predator teknolojisini araştırmaya başlıyor.
Yüzyıl sonra Weyland-Yutani gibi dev şirketler yıldızlararası hakimiyet kuruyor.
İnsanlık Engineer teknolojisiyle karşılaşıyor.
Sentetik insanlar gelişiyor.
Xenomorph ortaya çıkıyor.
Weyland-Yutani onu ele geçirmeye çalışıyor.
Ve bütün bu hikayenin çok daha ilerisinde Predator ile Alien dünyaları yeniden birbirine yaklaşmaya başlıyor.
Filmler farklı yönetmenler, farklı dönemler ve farklı yaratıcı fikirlerle üretildiği için her şey kusursuz biçimde birbirine bağlanmıyor.
Bence zaten işin eğlenceli tarafı biraz burada.
Bir filmin arka planında gördüğümüz küçük bir kafatası yıllar sonra başka bir seriye dönüşebiliyor.
1987’de ormanda Arnold Schwarzenegger’i avlayan yaratığın hikayesi bizi 841 yılı İskandinavya’sına götürebiliyor.
1979’da Nostromo’nun koridorlarında başlayan kabus, 2025’te Dünya’ya taşınabiliyor.
Ve yıllarca birbirinden ayrı ilerlediğini düşündüğümüz iki evren Predator: Badlands ile yeniden birbirine göz kırpabiliyor.
Alien ve Predator evreninin kronolojik sırası muhtemelen burada da kalmayacak.
Ama 2026 itibarıyla haritanın geldiği yer oldukça güzel.
Av çok uzun zaman önce başlamış. Görünüşe göre daha uzun süre devam edecek.


