The Conjuring filmleri hangi sırayla izlenmeli? The Nun, Annabelle, Korku Seansı ve Son Ayin dahil 2026 güncel kronolojik izleme sırasını benimle keşfedin.
The Nun, Annabelle, Korku Seansı ve Son Ayin… The Conjuring evreni 1950’lerden 1980’lere uzanan dokuz filmle oldukça geniş bir korku hikayesine dönüştü. Filmler vizyona kronolojik sırayla girmediği için Valak’ın, Annabelle’in ve Warren çiftinin hikayeleri zaman içinde birbirinin arasına yerleşiyor. 2026 itibarıyla The Conjuring evrenini hikayenin geçtiği yıllara göre hangi sırayla izlememiz gerektiğini birlikte toparlayalım.
The Conjuring ile ilişkim oldukça eski.
2013 yılında ilk filmi izlediğimde Korku Seansı & The Conjuring için uzun uzun yazmıştım.
Aradan yıllar geçti.
Annabelle geldi.
Valak geldi.
Annabelle’in geçmişine gittik.
Warren çiftinin başka vakalarını izledik.
Bir ara Romanya’da 1952’ye kadar geri döndük.
Sonra 1986’ya kadar ilerledik.
En son da Korku Seansı 4 Son Ayin ile Ed ve Lorraine Warren’ın sinemadaki hikayesine veda ettik.
Bugün bütün filmleri yan yana koyunca ortaya ilk filmin tek başına vaat ettiğinden çok daha büyük bir evren çıkıyor.
Warner Bros.’un güncel resmi koleksiyonunda dokuz The Conjuring Universe filmi bulunuyor. Dört Korku Seansı filmi, üç Annabelle filmi ve iki The Nun filmi bu yapıyı oluşturuyor.
Ancak yayın sırası ile hikayenin geçtiği tarih birbirinden oldukça farklı.
O yüzden bu kez filmleri vizyon tarihine göre değil, yaşanan olayların kronolojisine göre açalım.
Önce kısa cevap
2026 itibarıyla The Conjuring evreninin pratik kronolojik izleme sırası şöyle
- The Nun – 1952
- Annabelle: Creation – 1955
- The Nun II – 1956
- Annabelle – 1967
- The Conjuring – 1971
- Annabelle Comes Home – 1972
- The Conjuring 2 – 1977
- The Conjuring: The Devil Made Me Do It – 1981
- The Conjuring: Last Rites – 1986
Burada küçük bir not gerekiyor.
Bazı filmlerin açılış sahneleri ana hikayeden daha eski yıllarda geçiyor.
Örneğin Annabelle: Creation’ın geçmişe uzanan bölümü 1955’ten önce başlıyor. The Conjuring içindeki Annabelle vakası da Perron ailesinin 1971’deki hikayesinden önce yaşanıyor.
Bu nedenle filmleri sahne sahne bölmeden tamamen matematiksel bir kronoloji oluşturmak mümkün olmuyor.
Alien ve Predator evreninde yaptığımız gibi burada da filmin ana hikayesinin geçtiği yılı esas alıyorum.
Bence izleme deneyimi açısından en mantıklı yöntem bu.
The Nun bizi 1952’ye götürüyor
Kronolojik yolculuğun ilk durağı Romanya.
1952.
Dehşetin Yüzü – The Nun filmini basın gösteriminde izlediğimde filmin Annabelle ve The Conjuring’den önceye gittiğini özellikle anlatmıştım.
Aradan yıllar geçti ama kronolojik olarak hâlâ evrenin başlangıç noktalarından biri.
Bir manastırdaki rahibenin gizemli ölümünü araştırmak üzere Peder Burke ile henüz yeminlerini tamamlamamış Rahibe Irene Romanya’ya gönderiliyor.
Ve karşımıza Valak çıkıyor.
The Conjuring 2’yi izleyenlerin çok iyi tanıdığı o korkunç rahibe.
The Nun’un evren için önemi yalnızca yeni bir korku karakteri yaratmasından gelmiyor.
Valak’ın geçmişini açıyor.
Frenchie olarak tanıdığımız Maurice’i hikayeye sokuyor.
Ve yıllar sonra Warren çiftinin hayatına girecek kötülüğün çok daha eski bir halkasını gösteriyor.
Filmi ilk izlediğimde beklentimi tamamen karşılamamıştı. Ancak bütün evreni kronolojik izlediğinizde The Nun’un işlevi değişiyor.
Tek başına bir spin-off olmaktan çıkıp uzun hikayenin ilk karanlık kapısını açıyor.
Annabelle Kötülüğün Doğuşu – 1955
Sonra başka bir ikonik karaktere geçiyoruz.
Annabelle.
Ama bildiğimiz Annabelle’den önce.
Annabelle Kötülüğün Doğuşu’nu izlediğimde serinin neden geriye gitmek istediği aslında çok belliydi.
Herkes aynı şeyi merak ediyordu.
Bu bebek nasıl başladı?
Film bizi oyuncak bebek üreticisi Samuel Mullins ve ailesinin evine götürüyor.
Mullins ailesinin kızlarını trajik bir kazada kaybetmesinin ardından yaşadıkları yas, evin içine çok daha karanlık bir varlığın girmesine kapı açıyor.
Ana hikaye 1955 yılında geçiyor. Warner Bros.’un kendi Conjuring zaman çizelgesi de Annabelle: Creation’ı 1955’e yerleştiriyor.
Film aslında Annabelle filminin prequel’i.
Yani bir spin-off’un geçmişini anlatan başka bir spin-off izliyoruz.
Kulağa karmaşık geliyor.
Ekranda ise oldukça güzel çalışıyor.
Özellikle final bölümüne geldiğinizde ilk Annabelle filmiyle bağlantı çok net biçimde kuruluyor.
Daha önce Annabelle 3 yazımda da ilk iki filmi birbirine bağlayan bu hikayeyi hatırlatmıştım.
Kronolojik izlediğinizde bağlantı çok daha tatmin edici oluyor.
The Nun II – 1956
The Nun’un olaylarından dört yıl sonra Fransa’ya geçiyoruz.
1956.
Rahibe Irene bu kez başka bir manastırda yaşamını sürdürüyor.
Ancak Avrupa boyunca meydana gelen gizemli ölümler Valak’ın hikayesinin henüz bitmediğini gösteriyor.
The Nun II, ilk filme kıyasla The Conjuring evreniyle bağlantı kurma konusunda çok daha istekli.
Maurice’in hikayesi devam ediyor.
Rahibe Irene’ın geçmişi biraz daha açılıyor.
Valak’ın ne aradığına ilişkin mitoloji genişliyor.
Filmin 1956 Fransa’sında geçtiği resmi tanıtım materyallerinde de açık biçimde belirtiliyor.
Bence kronolojik maratonda The Nun ile The Nun II’yi art arda izlemek filmleri ayrı zamanlarda izlemekten daha iyi çalışıyor.
Çünkü Valak’ın hikayesini kesintisiz takip edebiliyorsunuz.
Sonra Valak bir süreliğine sahneden çekiliyor.
Sıra Annabelle’e geliyor.
Annabelle – 1967
1956’dan 1967’ye sıçrıyoruz.
John Form hamile eşi Mia’ya güzel bir hediye almak istiyor.
Oldukça nadir bir porselen bebek buluyor.
Bebeğin adını tahmin etmek zor değil.
Annabelle.
2014 yılında Annabelle filmini sizlerle paylaşırken filmin The Conjuring’den önce yaşananları anlattığını yazmıştım.
Bugün bütün zaman çizelgesini bildiğimiz için konumu daha da anlamlı.
Çünkü Annabelle: Creation’ın finaliyle Annabelle’in başlangıcı neredeyse birbirine kilitleniyor.
İlk filmi tek başına izlediğinizde bazı karakterler yalnızca hikayenin parçası gibi görünüyor.
Creation’dan hemen sonra izlediğinizde ise “Aa, şimdi anladım” anları geliyor.
Bence kronolojik sıranın en güzel çalıştığı yerlerden biri burası.
Annabelle’in yolculuğu da burada bitmiyor.
Bebek birkaç farklı kişinin elinden geçerek sonunda Ed ve Lorraine Warren’ın karşısına çıkacak.
The Conjuring – 1971
Ve sonunda başladığımız yere geliyoruz.
Korku Seansı.
Ana hikaye 1971’de Rhode Island’daki Perron ailesine odaklanıyor.
Carolyn ve Roger Perron beş kızlarıyla birlikte eski bir çiftlik evine taşınıyor.
Sonrası benim hâlâ serinin en sevdiğim bölümü.
Soğuyan odalar.
Garip kokular.
Gecenin belirli saatlerinde duran saatler.
Görünmeyen varlıklar.
Ve Bathsheba.
Korku Seansı’nı ilk izlediğimde beni asıl etkileyen şey korkutucu görüntülerden çok filmin atmosferiydi.
James Wan bize yalnızca ani korkular göstermiyordu.
Evin içinde bir şey olduğunu sürekli hissettiriyordu.
Serinin sonraki filmleri ölçeği büyüttü.
Demonlar daha görünür hale geldi.
Mitoloji genişledi.
Ancak ilk filmin sadeliğini hâlâ çok seviyorum.
Kronolojik maratonda buraya geldiğinizde başka bir şey daha oluyor.
Annabelle’i zaten tanıyorsunuz.
Valak’ı biliyorsunuz.
Warren çiftinin koleksiyonunda gördüğünüz objelerin artık tek tek hikayeleri olduğunu biliyorsunuz.
2013’te bir korku filmi olarak başlayan The Conjuring, kronolojik izlediğinizde çok daha büyük bir evrenin merkezi gibi görünüyor.
Annabelle Comes Home – 1972
Annabelle’in hikayesine bir kez daha dönüyoruz.
Bu defa Warren çiftinin evindeyiz.
Annabelle 3 – Annabelle Comes Home filmini izlediğimde benim için en eğlenceli taraf Warren’ların kilitli paranormal obje odasını daha yakından görmekti.
Annabelle artık burada.
Kutsanmış cam dolabın içinde.
Ve üzerinde herkesin uyması gereken küçük bir uyarı var.
Kesinlikle açılmamalı.
Tabii bir korku filmindeyiz.
Dolayısıyla biri açıyor.
Filmin ana hikayesinde Ed ve Lorraine evden ayrılıyor. Kızları Judy, bakıcısı Mary Ellen ve Daniela evde kalıyor.
Daniela’nın paranormal obje odasına girmesiyle Warren müzesindeki varlıklar hareketlenmeye başlıyor.
Bu film kronoloji açısından biraz ilginç.
Açılışı Annabelle bebeğinin Warren çiftinin eline geçmesine bağlanıyor. Ana olaylar ise daha sonra, Judy Warren’ın doğum günü çevresinde gelişiyor ve pratik Conjuring kronolojisinde 1972’ye yerleştiriliyor.
Ben bu yüzden filmi The Conjuring’in ardından izlemeyi tercih ediyorum.
Ayrıca Perron vakasından sonra Warren evindeki paranormal obje odasını görmek hikaye açısından daha anlamlı oluyor.
The Curse of La Llorona bu listede neden yok?
Burada küçük ama önemli bir düzeltme yapmam gerekiyor.
Son Ayin yazımda La Llorona’yı Conjuring spin-off’ları arasında anmıştım.
Bunun çok anlaşılır bir nedeni var.
Filmde Annabelle’den tanıdığımız Peder Perez bulunuyor.
Annabelle’e açık bir gönderme yapılıyor.
Yönetmen Michael Chaves.
Yapımcı tarafında James Wan var.
Film de uzun süre Conjuring Universe listelerine dahil edildi.
Ancak daha sonra hem Michael Chaves hem de yapımcı Peter Safran durumu netleştirdi.
The Curse of La Llorona resmi The Conjuring Universe kanonunun parçası olarak kabul edilmiyor.
Safran’ın açıklamasına göre filmin resmi evrene dahil olamamasının temel nedenlerinden biri Conjuring evreninin çekirdek yapımcı yapısının projede bulunmaması. Bağlantılar daha çok küçük bir crossover ve Easter egg olarak tasarlanmış.
Warner Bros.’un güncel dokuz filmlik resmi Conjuring koleksiyonunda da La Llorona bulunmuyor.
Yine de merak ediyorsanız bonus olarak izleyebilirsiniz.
Hikayesi 1973 yılında geçiyor.
Bu nedenle kronolojik maratona eklemek isteyenler Annabelle Comes Home’dan sonra, The Conjuring 2’den önce yerleştirebilir.
Ben ana listede tutmuyorum.
The Conjuring 2 – 1977
Sonra Valak geri dönüyor.
Hem de çok daha güçlü biçimde.
Korku Seansı 2’yi basın gösteriminde izlediğimde ilk filmden sonra beklentim oldukça yüksekti.
James Wan bence o beklentiyi büyük ölçüde karşıladı.
Film önce 1976’daki Amityville vakasına uğruyor.
Ardından ana hikaye bizi 1977 Londra’sına, Enfield’a götürüyor.
Peggy Hodgson ve çocuklarının evinde açıklanamayan olaylar yaşanıyor.
Özellikle 11 yaşındaki Janet giderek olayların merkezine yerleşiyor.
Mobilyalar hareket ediyor.
Sesler duyuluyor.
Janet’in konuşma biçimi değişiyor.
Ve Warren çifti İngiltere’ye geliyor.
Ana Enfield hikayesinin 1977’de geçtiği hem filmde hem de vakaya ilişkin tarihsel kayıtlarda yer alıyor.
Kronolojik izleme açısından The Conjuring 2 çok daha farklı hissettiriyor.
Çünkü Valak’ı artık ilk kez görmüyoruz.
The Nun ve The Nun II sayesinde bu varlığın geçmişini biliyoruz.
Dolayısıyla Lorraine Warren’ın karşısına çıktığı anda seyirci karakterden daha fazla bilgiye sahip.
Prequel izlemenin keyifli taraflarından biri de bu.
The Conjuring The Devil Made Me Do It – 1981
Takvim 1981.
Ana Conjuring serisinin üçüncü filmi bu kez lanetli ev formülünden biraz uzaklaşıyor.
Arne Cheyenne Johnson davası hikayenin merkezinde.
Johnson, cinayet suçlamasıyla yargılanırken savunmasında şeytani bir varlığın etkisi altında olduğunu öne sürüyor.
Film de Warren çiftini bu davanın arkasındaki doğaüstü bağlantıyı araştırırken takip ediyor.
Bu nedenle üçüncü film önceki iki Conjuring yapımından biraz farklı.
Ev araştırması yerine daha fazla soruşturma var.
Daha geniş bir alan var.
Daha karanlık bir okült hikaye var.
James Wan bu kez yönetmen koltuğunda bulunmuyor. Yönetmen Michael Chaves.
Serinin görsel dili devam etse de ritim değişiyor.
Kronolojik açıdan ise önemli bir nokta.
Ed ve Lorraine artık deneyimli araştırmacılar.
İlk filmde gördüğümüz çiftle 1981’deki çift arasında yılların biriktirdiği yorgunluğu hissetmeye başlıyoruz.
Bu bizi doğrudan final filmine hazırlıyor.
Korku Seansı Son Ayin – 1986
Ve 2025 yılında çıkan The Conjuring: Last Rites ile takvim 1986’ya ulaşıyor.
Korku Seansı 4 Son Ayin’i izledikten sonra filmin seriye nasıl bir veda sunduğunu detaylı biçimde paylaşmıştım.
Hikayenin merkezinde Smurl ailesinin yaşadıkları bulunuyor.
Ed ve Lorraine Warren artık kariyerlerinin daha farklı bir noktasında.
Yıllarca gördükleri ve yaşadıkları paranormal olayların hem fiziksel hem duygusal izleri üzerlerinde.
Warner Bros. da filmi Smurl ailesinin yaşadıklarından ilham alan ve Patrick Wilson ile Vera Farmiga’nın Warren çifti olarak son kez yer aldığı yapım şeklinde konumlandırıyor.
Ben filmi izlediğimde korku dozundan çok veda duygusunun öne çıktığını düşünmüştüm.
Kronolojik maratonun sonunda izlendiğinde bu yönünün daha güçlü çalışacağını düşünüyorum.
Çünkü artık Warren’larla yalnızca dört film geçirmemiş oluyorsunuz.
Annabelle’in hikayesinden Valak’a kadar bütün evrenin içinden geçiyorsunuz.
Ve Son Ayin gerçekten bir kapanış gibi hissetmeye başlıyor.
The Conjuring filmleri vizyon sırasına göre nasıl izlenir?
İlk kez izleyecekler için başka bir seçenek daha var.
Ben bazı evrenlerde kronolojik sırayı, bazılarında ise vizyon sırasını daha çok seviyorum.
The Conjuring ilk kez izlenecekse vizyon sırasının da güçlü bir avantajı var.
Çünkü karakterler seyirciye yapımcıların tasarladığı sırada tanıtılıyor.
Vizyon sırası şöyle
- The Conjuring – 2013
- Annabelle – 2014
- The Conjuring 2 – 2016
- Annabelle: Creation – 2017
- The Nun – 2018
- Annabelle Comes Home – 2019
- The Conjuring: The Devil Made Me Do It – 2021
- The Nun II – 2023
- The Conjuring: Last Rites – 2025
Warner Bros.’un 2026 itibarıyla resmi koleksiyonundaki dokuz film de bunlar.
İlk kez izleyecek biri hangi sırayı seçmeli?
Burada Alien ve Predator rehberinde verdiğim cevaba benzer bir yere geliyorum.
İlk kez izliyorsanız vizyon sırasını seçerdim.
Çünkü The Conjuring 2’de Valak’ın ilk kez karşınıza çıkmasının etkisi başka.
Ardından The Nun ile geçmişine dönmek başka.
The Conjuring’in açılışında Annabelle’i ilk kez görmek başka.
Daha sonra bebeğin kökenini öğrenmek başka.
Prequel filmler aslında bu merak duygusu düşünülerek çekiliyor.
Önce sonucu görüyorsunuz.
Sonra “Buraya nasıl geldik?” sorusunun cevabını alıyorsunuz.
Daha önce Tüm Star Wars külliyatını kronolojik sıraya dizerken aynı konuyla karşılaşmıştım.
Kronoloji hikayeyi düzenliyor.
Vizyon sırası ise sürprizleri koruyor.
Bu nedenle The Conjuring evrenini hiç bilmiyorsanız vizyon sırası güzel başlangıç.
Filmleri daha önce izlediyseniz kronolojik maraton çok daha eğlenceli.
Annabelle filmlerini kendi içinde hangi sırayla izlemeliyiz?
Yalnızca Annabelle maratonu yapmak isteyenler için işler oldukça kolay.
Kronolojik sıra
- Annabelle: Creation – 1955
- Annabelle – 1967
- Annabelle Comes Home – 1972
Bu üç filmi art arda izlemek bence serinin en tatmin edici mini maratonlarından biri.
Kötülüğün Doğuşu bize başlangıcı anlatıyor.
Annabelle bebeğin yeni sahiplerini gösteriyor.
Annabelle Comes Home ise onu Warren çiftinin paranormal koleksiyonunun merkezine yerleştiriyor.
Üç film vizyona neredeyse tersine açılan bir hikaye gibi geldiği için kronolojik izlemek bütünlüğü özellikle artırıyor.
The Nun filmlerini hangi sırayla izlemeliyiz?
Burada daha da kolay.
- The Nun – 1952
- The Nun II – 1956
- Ardından The Conjuring 2 – 1977
İlk iki film doğrudan Rahibe Irene ve Maurice üzerinden ilerliyor.
The Conjuring 2 ise Valak’ın Warren çiftinin dünyasına girdiği ana yapım.
The Nun’u ilk izlediğim dönemde Conjuring bağlantısının daha güçlü olmasını istemiştim.
Bugün üç filmi arka arkaya düşündüğümüzde o bağlantı çok daha belirgin hale geliyor.
Peki Warren çiftinin hikayesini izlemek istersek?
Spin-off’larla ilgilenmiyorsanız en sade maraton şu
- The Conjuring – 1971
- The Conjuring 2 – 1977
- The Conjuring: The Devil Made Me Do It – 1981
- The Conjuring: Last Rites – 1986
Böylece doğrudan Ed ve Lorraine Warren’ın sinemadaki yolculuğunu izlersiniz.
İlk filmde Perron ailesi.
İkinci filmde Enfield.
Üçüncü filmde Arne Johnson davası.
Son filmde Smurl ailesi.
Yaklaşık 15 yıllık kurmaca zaman dilimi Warren çiftinin hem mesleki hem de kişisel değişimini gösteriyor.
Bence ana serinin gücü hâlâ burada.
Demonlar, lanetli objeler ve korkunç evler hikayeyi taşıyor.
Ama bizi dört film boyunca içeride tutan şey Ed ile Lorraine arasındaki ilişki.
The Conjuring evreni gerçekten bitti mi?
Warren çiftinin sinemadaki ana hikayesi Son Ayin ile kapanmış durumda.
Ama Conjuring evreninin kendisi kapanmış görünmüyor.
Warner Bros. 2026 itibarıyla hâlâ The Conjuring’i aktif korku markaları arasında konumlandırıyor. HBO Max için geliştirilen bir The Conjuring televizyon projesi de bulunuyor. Proje ilk olarak 2023’te duyuruldu ve sonraki süreçte geliştirme çalışmaları devam etti.
Henüz yayımlanmış bir dizi olmadığı için doğal olarak kronolojik listeye eklemiyorum.
Yeni yapım geldiğinde bu rehberin sırası da yeniden değişebilir.
Zaten The Conjuring evreninin güzel taraflarından biri tam olarak bu oldu.
Her yeni film eski bir boşluğu açtı.
Önce Annabelle’in geçmişini öğrendik.
Sonra Annabelle’in geçmişinin geçmişine gittik.
Valak için 1977’den 1952’ye döndük.
Sonra 1956’daki hikayeyi ekledik.
Warren çiftinin 1971’de başlayan ana yolculuğunu 1986’ya kadar taşıdık.
Bugün bütün filmleri kronolojik izlediğinizde tek tek korku filmlerinden daha fazlası çıkıyor karşımıza.
Bir bebeğin, bir demonun, yüzlerce lanetli objenin ve bütün bunları yıllarca evlerinin bir odasında saklayan iki paranormal araştırmacının otuz yılı aşan hikayesi.
Sanırım asıl korkutucu olan da son kısım.
Ben o odada tek gece kalmazdım.



