Bill Gates’in Human Reserved önerisi ne anlama geliyor? Yapay zekanın yapabildiği bazı işleri neden insanlara bırakmayı tartışabileceğimizi birlikte inceleyelim.
Bir doktor size hayatınızı değiştirecek kötü bir teşhis verecek. Karşınızdaki yapay zeka, tıbbi verileri doktordan daha hızlı değerlendirebiliyor ve sonucu kusursuz biçimde açıklayabiliyor. Yine de o haberi bir makineden almak ister misiniz? Bill Gates’in yeni “Human Reserved” fikri tam bu sorunun peşinden gidiyor. Yapay zeka bir işi yapabilecek hale geldiğinde, o işi makineye vermek zorunda mıyız?
Bir gün hastaneye gidiyorsunuz. Tetkikleriniz tamamlanmış.
Karşınızda doktor yerine bir ekran var.
Yapay zeka sonuçları incelemiş, hata ihtimali düşük ve size ne söylemesi gerektiğini biliyor. Sonra tedavisi bulunmayan bir hastalığınız olduğunu açıklıyor.
Teknik açıdan sorun yok.
Fakat yine de bir şey eksik.
Bill Gates, 26 Ağustos’ta yayımladığı uzun AI değerlendirmesinde tam olarak bu örneği kullanıyor. Bir robotun kötü teşhisi vermesinin önünde teknik bir engel bulunmadığını, buna rağmen bazı anların insana bırakılması gerektiğini savunuyor. Gates bu alan için yeni bir isim de bulmuş.
Human Reserved.
Türkçeye “insana ayrılmış” veya “insanlara ayrılmış alan” şeklinde çevirebiliriz.
Fikir ilk bakışta oldukça basit. Yapay zeka ve robotlar bir işi insandan daha iyi yapabilecek seviyeye ulaşsa bile toplum bazı görevleri bilinçli olarak insanlara bırakabilir. Gates bunu doğa koruma alanlarına benzetiyor. Bir yere bina yapabilecek teknolojimiz ve paramız vardır ama kaybedeceğimiz şey daha değerli olduğu için yapmamayı seçeriz.
Bence tartışmayı ilginç yapan da burada başlıyor.
Bugüne kadar “AI hangi işleri yapabilecek?” diye konuştuk.
Gates şimdi başka bir kapı açıyor.
AI yapabiliyor diye her işi ona vermek zorunda mıyız?
Bu fikrin arkasında Bill Gates’in babası var
Human Reserved fikri teorik bir ekonomi modeliyle başlamamış.
Gates’in kendi hayatından geliyor.
Babası Bill Gates Sr., Alzheimer hastalığı nedeniyle yaşamının son dönemlerinde 24 saat bakım alıyordu. Gates, babasının zaman zaman aç olduğunu bile ifade edemediğini ancak bakımını üstlenen insanların onu anlayabildiğini anlatıyor.
2020’de hayatını kaybeden babasına verilen bakımın içinde “yerine konamayacak kadar insani” bir şey bulunduğunu düşünüyor.
Gates’in vardığı sonuç oldukça güçlü. Robotlar teknik olarak yaşlı bakımı yapabilecek seviyeye ulaşabilir. Ancak bir insanı beslemek, rahatlatmak, söylediklerinin arkasındaki ihtiyacı sezmek veya yalnızlığını paylaşmak yalnızca görev listesinden oluşmuyor.
Bunu yalnızca yaşlı bakımına da bağlamıyor.
Axios’a verdiği röportajda çocuk bakımı ve jüri hizmeti gibi görevleri de insanların açık biçimde daha uygun olduğu alanlara örnek gösteriyor. Eğitim ve sağlıkta ise AI’ın tamamen dışarıda tutulması yerine insanın yönetimde kaldığı karma modeller düşünüyor.
Buradaki yaklaşımı seviyorum.
Çünkü mesele “insan mı makine mi?” kavgasına sıkışmıyor.
Bazı işlerde makine yardımcı olabilir.
Bazılarında insanın yerine geçebilir.
Bazılarında ise toplum “Bunu yapabiliyor olman, yapman gerektiği anlamına gelmiyor” diyebilir.
Human Reserved tam olarak nasıl çalışabilir?

Gates henüz hazır bir yasa tasarısı ortaya koymuyor. Hatta cevaplayamadığı çok sayıda soru bulunduğunu kendisi de kabul ediyor.
Ama iki farklı Human Reserved modeli düşünüyor.
Birinci model kalıcı olabilir. Toplum bazı görevlerin sürekli insanlar tarafından yapılmasını isteyebilir.
İkincisi ise geçici koruma.
Örneğin hayatı boyunca belirli bir fiziksel işte çalışmış 55 yaşındaki bir insana bir sabah “Artık robot yapıyor, gidip başka meslek öğren” demenin gerçek hayatla pek ilgisi olmayabilir. Gates böyle mesleklerde AI’ın yıllar veya on yıllar içinde daha yavaş devreye alınabileceğini düşünüyor.
Bu ayrım önemli.
Human Reserved yalnızca romantik bir “insan dokunuşu” fikri değil.
İş piyasasının dönüşme hızını yönetme aracı olarak da düşünülüyor.
Gates’e göre eğitim ve ruh sağlığı gibi alanlarda ise daha farklı bir model gelişebilir. İnsan görevde kalır, AI onun kapasitesini büyütür. Öğretmenin yerini alan bir sistem yerine öğretmenin öğrencilerle daha fazla birebir zaman geçirmesini sağlayan teknoloji kullanılabilir.
Aslında yakın zamanda yayımladığım Workslop yazısıyla bu fikir arasında güzel bir bağlantı var. Orada AI’ın işi otomatikleştirmesinden çok, insanın yaptığı işi gerçekten kolaylaştırıp kolaylaştırmadığını tartışmıştım. Workslop Nedir? Yapay Zeka İş Yerinde Neden Daha Fazla İş Çıkarıyor?
Human Reserved tartışması aynı soruyu biraz daha ileri taşıyor.
Bir gün AI gerçekten daha iyi yapmaya başladığında ne olacak?
Yüzde 40 insan kotası gerçekten öneriliyor mu?
Bugünkü haberlerin en çok dikkat çeken rakamlarından biri yüzde 40 oldu.
Ama burada küçük bir düzeltme gerekiyor.
Gates “Bütün ülkeler işlerin yüzde 40’ını insanlara ayırmalı” şeklinde kesin bir kota önermiyor.
Axios röportajında Human Reserved modelinin çok uç bir uygulamasında, başlangıçta mevcut işlerin yüzde 40’ına kadarının insanlar için korunabileceğini hayal edebildiğini söylüyor. Ardından bunun ulaşabildiği en yüksek oran olduğunu ve bu seviyeye çıkmanın bile düşündüğünden zor olduğunu ekliyor.
Yani yüzde 40 hazır politika önerisi değil.
Daha çok Gates’in “Bu sistemi gerçekten çok geniş uygularsak ne kadar ileri gidebilir?” sorusuna verdiği üst sınır.
Bu ayrımı önemli buluyorum çünkü Human Reserved fikri aksi halde kolayca “Gates işlerin yüzde 40’ını yasayla insanlara ayırmak istiyor” gibi daha sansasyonel bir habere dönüşebiliyor.
Asıl tartışma orandan daha ilginç.
Toplum verimlilikten bilinçli olarak ne kadar vazgeçmeye razı olur?
AI daha iyi ve daha ucuzsa insanı neden içeride tutalım?
İşte fikrin en zor tarafı.
Diyelim bir AI sistemi belirli bir işi insandan iki kat hızlı ve yarı maliyetle yapıyor.
Şirket neden çalışan istihdam etmeye devam etsin?
Bir işletmeye “Robot kullanabilirsin ama kullanmanı istemiyoruz” demenin ekonomik bedeli var.
Gates bunun farkında.
Hatta Human Reserved sisteminin ekonomik açıdan tamamen verimli olmayabileceğini kabul ediyor. Ama çalışmanın insan hayatındaki değerinin yalnızca üretim miktarıyla ölçülemeyeceğini düşünüyor.
Bu fikir doğal olarak karşı görüşleri de beraberinde getiriyor.
Adecco Group’un temmuz ayında yayımladığı çalışmada AI’ın şu aşamada işleri ortadan kaldırmaktan daha hızlı biçimde işlerin içindeki görevleri dönüştürdüğü sonucuna varılıyor. Çalışma, 2022–2025 arasında 1,9 milyon yeni AI bağlantılı iş yaratıldığını ve insanlarla AI ajanlarının birlikte çalıştığı hibrit iş gücünün yükseldiğini savunuyor.
ILO da üretken yapay zekaya maruz kalmanın otomatik olarak iş kaybı anlamına gelmediğini vurguluyor. Özellikle ofis işlerinde görevlerin değişmesi ile mesleğin tamamen ortadan kalkması arasında ciddi fark var.
Dolayısıyla iki ayrı gelecek senaryosu masada.
Gates çok büyük bir iş kaybının kaçınılmaz olduğuna inanıyor.
Başka araştırmacılar ve iş gücü uzmanları ise daha çok görevlerin yeniden dağıtılacağı, yeni mesleklerin ortaya çıkacağı ve insan-AI çalışma modellerinin büyüyeceği bir geçiş bekliyor.
Hangisinin ne ölçüde gerçekleşeceğini bugün kesin olarak bilmiyoruz.
Bill Gates neden bu kez daha endişeli?
Gates’in açıklamalarını ilginç yapan başka bir değişim daha var.
Yılın başında AI konusunda daha iyimser bir çerçeve çiziyordu. Bugünkü yazısında ise geçiş dönemini insanlık tarihinin en çalkantılı dönemlerinden biri olarak tarif ediyor ve mevcut liderlerin yeterince hazırlık yapmadığını söylüyor.
Endişesi yalnızca iş piyasasıyla sınırlı değil.
Siber saldırılar, biyolojik riskler, gençlerin AI arkadaşlara bağımlılığı, kritik düşünme becerisinin zayıflaması ve gelir eşitsizliği gibi alanları aynı resmin içine koyuyor.
Bunların yönetilebilmesi için ulusal kurumların yanında uluslararası bir yapı kurulmasını savunuyor. Nükleer denetim sistemlerinden ve uluslararası havacılık kurallarından öğrenilebileceğini düşünüyor. Reuters’a göre kasım ayında planlanan Çin seyahatinde Xi Jinping ile olası bir görüşme için hazırlık yapmasının nedenlerinden biri de bu. Görüşme henüz kesinleşmiş değil.
Gates’in yaklaşımında dikkatimi çeken nokta AI geliştirmeyi durdurmak istememesi.
Tam tersine sağlık, eğitim, tarım ve enerji tarafındaki potansiyeline hâlâ oldukça inanıyor.
Fakat ilk kez fayda ile zarar arasındaki dengenin kendiliğinden oluşacağına güvenmiyor.
Bir de yapay zeka vergisi var
Human Reserved önerisinin yanına oldukça tartışmalı ikinci bir fikir ekliyor.
AI token’ları ve robotlar vergilendirilsin.
Mantığı kabaca şöyle işliyor.
Bir şirket insan çalıştırdığında ücret ödüyor ve bunun üzerinden çeşitli vergiler oluşuyor. Aynı şirket çalışan yerine robot satın aldığında bunu yatırım veya gider olarak değerlendirebiliyor.
Gates’e göre mevcut sistem böylece işletmeyi insan yerine makine seçmeye teşvik edebiliyor.
Önerdiği vergi iki amaç taşıyor.
Otomasyona geçişin hızını bir miktar azaltmak ve işini kaybeden insanların yeniden eğitimini, sosyal güvenlik sistemini ve geçiş dönemindeki destekleri finanse etmek.
Burada da her AI kullanımının vergilendirilmesini istemiyor. Tıbbı veya eğitimi ucuzlatan faydalı uygulamaların önünün kesilmemesi gerektiğini özellikle vurguluyor.
Robot vergisi Gates için aslında yeni bir fikir de değil. Yıllar önce benzer bir öneri yapmıştı ve bugün hâlâ arkasında olduğunu söylüyor.
Yeni olan AI token’larını da aynı ekonomik denkleme dahil etmeye başlaması.
İnsan çalıştırmak bir gün bilinçli bir tercih mi olacak?
Bence bütün tartışmanın en ilginç tarafı burada.
Bugün insan çalıştırmak doğal durum.
AI ise yeni gelen seçenek.
Gates’in öngördüğü gelecek gerçekleşirse denklem tersine dönebilir.
Makine daha ucuz, daha hızlı ve daha iyi olur.
O zaman insan çalıştırmak ekonomik zorunluluktan çok toplumsal tercih haline gelebilir.
Böyle düşününce Human Reserved kulağa ilk başta geldiği kadar tuhaf gelmiyor.
Bugün de sırf daha verimli olduğu için hayatımızdaki her şeyi otomatikleştirmiyoruz.
Bir restoranda yemek hazırlayan insanı görmek hoşumuza gidebiliyor. Bir çocuğun öğretmenle kurduğu ilişkiyi önemsiyoruz. Hasta olduğumuzda karşımızdaki doktorun yüzüne bakmak istiyoruz.
Bunların ekonomik değerini hesaplamak kolay değildir elbette. Ama değerleri olmadığı anlamına gelmiyor.
Yine de “insan işi”ni kim belirleyecek?
Gates de bu sorunun cevabını bilmiyor.
Kim karar verecek?
Devlet mi?
Şirket mi?
Çalışanlar mı?
Sendikalar mı?
Tüketici mi?
Bir ülke belirli üretim alanlarını insanlara ayırırken başka ülke tamamen robotlara geçerse uluslararası rekabet nasıl işleyecek?
Şirketlerin kuralları aşması nasıl engellenecek?
Bir mesleği insanlara ayırmak o çalışanları korur mu, yoksa teknolojik olarak geri kalmalarına mı yol açar?
Gates bunların kamusal tartışmayla çözülmesi gerektiğini söylüyor.
Bence Human Reserved’in bugünkü değeri zaten hazır cevap vermesinde değil.
Daha önce pek sormadığımız bir soruyu masaya koymasında.
AI’ın yapabileceklerinin sınırını teknoloji belirleyecek.
Ama yapmasına izin vereceklerimizin sınırını toplum belirleyebilir.
İşin kendisi yalnızca maaştan mı ibaret?
Bu tartışma başka bir yere daha uzanıyor.
İş yalnızca gelir kaynağı mı?
İnsanların kimliği, sosyal ilişkileri, günlük düzeni ve işe yarama duygusu da çalışmayla bağlantılı.
Gates AI nedeniyle çalışanların saatlerinin ve ücretlerinin azalabileceğini, işini kaybeden insanların yalnızca yeniden eğitimle çözülemeyecek bir geçiş yaşayabileceğini düşünüyor.
Daha önce yapay zekanın en çok kimi hızlandırdığını ve en çok kimi korkuttuğunu incelerken benzer bir paradoksla karşılaşmıştım. Yapay zekadan en fazla üretkenlik kazanan çalışanlar aynı zamanda işlerini kaybetme konusunda ciddi endişe yaşayabiliyor.
Yapay zeka bize çok daha az çalışarak aynı üretimi yapabilecek bir gelecek sunabilir.
Bu kulağa şahane geliyor.
Ama bugünkü ekonomik ve sosyal sistemimizin büyük bölümü insanların çalışacağı varsayımı üzerine kurulu.
Vergilerden emekliliğe, kariyerden toplumsal statüye kadar.
AI yalnızca işi değiştirmiyor olabilir.
İşin hayatımızdaki anlamını da tartışmaya açıyor.
Ben bazı işleri insanlara bırakmak isterdim
Doktor örneğine geri döneyim.
AI bir gün teşhiste doktordan çok daha başarılı olabilir. Bunu istememek için pek neden görmüyorum.
Hatta teşhisimi AI’ın da kontrol etmesini isterim.
Ama tedavisi bulunmayan bir hastalığım olduğunu öğreniyorsam o odada bir insan bulunmasını tercih ederim.
Çocuğun matematik problemini AI daha iyi anlatabilir. Öğretmenin de onu kullanmasını isterim. Ama çocuğun neden iki haftadır derse katılmadığını fark eden kişinin bir algoritma olmasını aynı rahatlıkla karşılamayabilirim.
Yaşlı birinin ilacını robot kusursuz verebilir.
Elini tutmanın performans metriği ise yok.
Belki Gates’in Human Reserved fikrinin en güçlü tarafı da bu.
İnsanla makinenin rekabet ettiği her alanı verimlilik tablosuna çevirmek zorunda olmadığımızı hatırlatıyor.
AI önümüzdeki yıllarda tahmin ettiğimizden çok daha fazla işi yapabilecek hale gelebilir.
Asıl zor karar bundan sonra başlayacak.
Yapabildiği işlerden hangilerini ona vermek isteyeceğiz?



