Acil İhtiyaç API Entegrasyonu

Acil İhtiyaç API Entegrasyonu başlıklı yazımda, Türkiye’deki API sağlayıcılarına ve son dönem geliştirme ve yaptıkları çalışmalara yer vermeye çalıştım.

Acil İhtiyaç API Entegrasyonu

Finans kurumlarının teknolojik gerilikten kurtulmak için, açık bankacılık ile birlikte, API’lerin desteğiyle yeni üçüncü taraf uygulamalar ve ürünlerle ortak çalışacak bir iş modelini oturtmaları gereklilik. Fintechtime Dergisi Yaz 2019 sayısı için API’ler konusunda özel bir dosya hazırladım. Dergide Türkiye’deki API sağlayıcılarına dair detay bilgileri bulabilirsiniz. Bu yazımda ise dosya konusunun daha kısaltılmış bir özetini toparlamaya çalıştım. Hazırsanız başlayalım.

API’ler veya uygulama programı arayüzleri, tüm endüstrilerdeki işletmeler için hayati araçlar. Kuşkusuz sektör ne olursa olsun işletmeleri dönüştürme potansiyeline de sahipler.

Geleneksel stratejiler, işleri yürütmek için büyük satış güçlerine, evrak işlerine ve diğer zaman alıcı pahalı önlemlere dayanıyor ve uygulama her zaman daha az sürdürülebilir hale geliyor.

Yüzünü gelceğe çeviren şirketler ise zamanlarını, çözümlerini API’lar yoluyla erişebildikleri en iyi bileşenlerle üreterek harcadıkları için maliyetleri düşürüyorlar.

API’lerin potansiyeline baktığınızda ise etkisinin teknoloji tabanlı şirketlerin ötesinde arttığını görebilirsiniz. 

Tüm Sektörler için Acil İhtiyaç, API Entegrasyonu

API’ler veya uygulama programı arayüzleri, kuşkusuz tüm endüstrilerdeki işletmeler için hayati araçlar. API’lerin teknik açıdan önemi, bir bilgisayar programının yeteneklerinin başkaları tarafından kullanılmasını sağlamasıyla ilgili.

API’ler şirketlerin işlerini her zamankinden daha hızlı büyütmelerini sağlarken, ayrı sistemlere entegre olarak harcama yapan kuruluşlar için de bir çözüm sunarlar. Tıpkı İnternet’in potansiyelini büyüten Web’de olduğu gibi, API’ler de paylaşım hizmetleri odaklı yeni bir inovasyon dalgasını yaratıcısı.

API’lerin modern pazarlarda bu kadar önemli olmasının temel nedeni, daha hızlı inovasyona izin vermeleri ile ilgili. API değişimin önündeki engeller azaltıyor ve daha fazla geliştiricin kuruluşun başarısına katkıda bulunabilmesine imkan tanıyor. 

Şirketler bir rekabetten uzak dururken, diğer yandan daha iyi ürünler yaratabilir. API’ler ayrıca para kazanmayı kolaylaştırır. Daha fazla platformda varlığa sahip olmak, şirketlerin daha fazla reklam alanı satabileceği anlamına da gelir.

API’ler ayrıca para kazanmayı kolaylaştırır.

API’ler şirketlerin asla dikkate almadıkları pazarlara girmelerini sağlar. En bildik örnekleri geçmişten günümüze hatırlatmak gerekirse;

  • Uber, kendi haritalandırma, ödeme veya iletişim hizmetlerini kurmak yerine, bu programların en iyisini kullandı ve hepsini API’lerle bağladı. Bir zamanların tüm sunumlarında baş köşede yer alan Uber’in API hizmetleri ile yarattığı ekosistem ve sonuçları ortada.
  • Twitter’ın ilk günlerine tanık olanlar, kullanıcı arayüzünün her zaman bu kadar sezgisel olmadığını hatırlayacaktır. Ancak, TweetDeck, Twitter motorunun üzerine daha iyi bir kullanıcı arayüzü kurdu, bu da daha sorunsuz bir kullanıcı deneyimi ve iş akışı sağladı.
  • Üçüncü taraf bir uygulama Google Haritalar’ın emlak konumlarını haritada göstermesine izin vererek katlanarak popülerliğin artmasına neden oldu. Yıllar sonra, Google, Google Haritalar’a ve diğer birçok ürününe API erişimini genişletti.
  • API entegrasyonunun en iyi örneklerinden biri, PayPal’ın API’sını Siri ile entegre etmeye karar vermesi olabilir. iPhone kullanıcıları Siri ile konuşarak PayPal üzerinden para gönderip alabilir durumda.
  • İşletmeler ve bireyler tarafından kullanılan bir faturalandırma ve muhasebe yazılımı olan Wave, kullanıcıların tüm işletme finansmanlarını tek bir yerde kontrol etmelerine yardımcı olmak için bankacılık API’leri kullanıyor. Wave, çeşitli kaynaklardan mümkün olduğunca çok veri topluyor ve OnDeck’in platformunda sağladığı kredileri uygun kullanıcılara pazarlıyor.
  • HSBC, müşterilerin HSBC’nin başvurusundan ayrılmadan hesap ayrıntılarını diğer 21 bankada görebildiği Connected Money uygulamasını başlatmıştı.
  • Facebook Messenger ödemeleri, Facebook kullanıcılarının hiçbir zaman ağdan ayrılmak zorunda kalmadan arkadaşlarına para transferi yapmasını sağlıyor. Facebook platformuna PayPal, Stripe, Visa, MasterCard, American Express ve diğerlerinin API’lerini entegre etmiş durumda.

Dönüşüm ve gelişimin kalbinde konumlandı

Günümüzde geleneksel düşünceye sahip pek çok ticari kurum özellikle mecbur kalmadıkça verilerini API ile üçüncü partilere açmaya niyetli görünmüyor. Öte yandan fintek dünyasını geliştirecek ve bir sonraki aşamaya taşıyacak olan adım API’lerden geçiyor.

E-ticaret ve servis hizmetleri, açık bankacılık için müşteri merkezli bir talep yaratmıştı. Nesnelerin İnterneti (IoT) özellikli cihazlar, akıllı cihazlarda mevcut olan akıllı çözümlere ve bankacılık hizmetlerine duyulan ihtiyacın artmasına neden oldu.

Çok kanallı bankacılık deneyimi, uygulamalar arasında veri alışverişini gerektiriyor ve müşteriler bu özelliği şimdiden benimsemeye başladı. Bankaların teknolojik bozulmadan kurtulmak için, açık bankacılık ve yeni üçüncü taraf uygulamalar ve ürünlerle ortak olmayı içeren iş modeli yeniden icat etmeleri gerekiyor.

Üretici pazarı ürün ve hizmet yaratan bankalar ve diğer finansal işletmelerden oluşurken, müşteriler bu ürün ve hizmetlere üçüncü taraf uygulamalar, web siteleri üzerinden erişebilir ve kullanabilir. API’leri açarak bu dağıtım kanallarından yararlanmak, bankaların hayatta kalabilmesi için çok önemli.

Bankacılık uygulamalarıyla API entegrasyonuna ihtiyaç duyan yeni hizmetler ve uygulamalardan bazıları şunlar;

  • Ödemeler, takas ve uzlaşma hizmetleri
  • Mobil ve web tabanlı ödeme uygulamaları
  • Dijital para birimleri (DC’ler),
  • Blockchain ve Dağıtılmış Defterler
  • Mevduat, borç verme ve sermaye artırma hizmetleri
  • Crowdfunding
  • Akıllı sözleşmeler
  • Pazar tedarik hizmetleri
  • Büyük Veri, bulut bilişim, Yapay Zeka (AI) ve robotik (Robo-danışma) gibi yeni gelişen teknolojiler
  • Elektronik ticaret ve sigortacılık
Son dönem yapılan araştırmalar Y ve özellikle Z kuşağının 35 yaş üzeri kullanıcılardan çok daha fazla beklenti içerisinde olduğunu ortaya koyuyor.

Uzun vadede başarılı olmak en iyi şekilde adapte olmakla ve geleceği tahmin etmekle mümkün olabilir.

Davranışsal değişiklikler ve müşteri tercihleri ​​yıllardır büyük ölçüde değişti. Geleneksel bakış açısı ile yaklaşmayan ve dinamik iş yapış biçimini benimsemeyen oyuncuların başlattığı yenilikçi ürün ve geliştirmeler sebebiyle mükemmel müşteri hizmeti ve harika bir mobil uygulama sağlamak artık kimse için yeterli değil.

Finans kurumlarını ve teknoloji şirketlerini değişime ve farklı açılar geliştirmeye zorlayanlar ise 35 yaşa kadar olan kullanıcılardan başkası değil.

Kullanıcıların hızlı adaptasyonuna ve yüksek beklentilerine karşılık vermekte zorlanan, hız kaybeden kurumlar telaşlı.

Son dönem yapılan araştırmalar Y ve özellikle Z kuşağının 35 yaş üzeri kullanıcılardan çok daha fazla beklenti içerisinde olduğunu ortaya koyuyor. 18 ve 34 yaşları arasındaki kişiler, mobil ödemeleri ve P2P borç verme ürünlerini kullanma açısından eski müşterilere göre iki kat daha fazla istekli.

Intelligent Finance tarafından yayınlanan rapora göre;

  • Baby Boomers (1946 ve 1964 arasında doğanlar) yüz yüze müşteri hizmetlerinin kötü olduğunu ve alınan bu hizmetin banka ile vedalaşma konusunda ana belirleyicisi olarak kabul edildiğini ortaya koyar nitelikte.
  • Diğer kuşaklar ise mobil uygulamaların kullanıcı deneyim ve entegrasyonları ile güvenlik ihlalleri olup olmadığının derdinde.
  • Yaş olarak daha da küçük müşteriler ise, banka hesaplarında üçüncü taraf uygulamalara ve ürünlere ulaşamadıkları takdirde mevcut çalıştıkları bankayı bırakmaları da muhtemel.
  • Kalabalık gelen yeni nesil, geleneksel olmayan oyuncuların sağladığı faydalara açık, doğan bu boşluk ise geleneksel bankalar için varoluşsal bir tehdit.

Z kuşağı, büyüdükçe ve Y kuşağı dediğimiz 1977-2000 arası doğan grubun yerini aldıkça ve daha da zengin hale geldikçe üçüncü taraf ürünlerle zenginleşen dijital bankalara talepleri artacak. Ürün ve müşteriler tarafından kullanılan hizmetlerden oluşan bütünsel bir finansal ekosistem ise daha belirgin hale gelecek.

Günümüzde sektörde fiyatla rekabet eden ürünlerin yerine; teknoloji çözümlerinin ve dijital banka imajlarını ortaya koyan reklamların yapılıyor olması, geleceğe dair bir algı oluşturmak istemeleriyle ilgili. Beklenen regülasyonlar gerçekleştiğinde tercih edilebilmek için bir dayanak oluşturuyorlar.

Böylesi sıkı yaşanan bir rekabet ortamında yeni teknolojiler sunmak geçer akçe.

Finans kurumlarının teknolojik gerilikten kurtulmak için, açık bankacılık ile birlikte, API’lerin desteğiyle yeni üçüncü taraf uygulamalar ve ürünlerle ortak çalışacak bir iş modelini oturtmaları gereklilik. Her geçen gün değişen ve dijitalleşen finans dünyasının liderleri, kendilerini ve sektörü dönüştürenler arasından çıkacak.

Fintechtime Dergisi İlkbahar 2019 Sayısı hakkında merak edilenleri aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz.

Fayda görmeniz dileğiyle.

  1 Yorum

  1. Pingback: Fintechtime Dergisi Sonbahar 2019 Sayısı Yayında - Fundalina

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir