Ağustos ayı filmlerine hep birlikte göz atalım. Açılış haftasında gerilim ve heyecana hazır olun 🙂
Serbuan Maut “Baskın” sıkı bir aksiyon filmi. Özel bir operasyon timinin uyuşturucu tüccarlarına düzenlediği baskını anlatan film aksiyon ve dövüş sahneleri ile dolu. Filmin senaristliğini ve yönetmenliğini Gareth Evans üstleniyor.
D@bbe: Bir Cin Vakası fenomenleri için korkutmaya hazır. Türk işi korku filminde diğer “Dabbe”leri de yöneten Hasan Kocadağ’ın başından geçen bir olay ele alınıyor. Ankara’da yaşayan evli bir çift ve kızları bir varlığın saldırısına uğruyor. Fragmanında Paranormal Activity tadı vardı. Ürkmek için iyi bir tercih olabilir.
Fransa – İspanya ortak yapımı bu fantastik bilim kurgu filmi 2041 yılında geçiyor. Hikayede, Alex Garel robot programcısı robot çocuk üretim projesi üzerinde çalışmak için doğup, büyüdüğü kente geri dönüyor ve zamanla ailesindeki sırlar ortaya çıkıyor. İlginç bir alternatif olabilir.
David Cronenberg’in son filmi Cosmopolis bu hafta vizyona giriyor. Filmin baş rolünde, Robert Pattinson var, diğer rolleri Jay Baruchel, Paul Giamatti, Samantha Morton ve Juliette Binoche paylaşmış. Konusu genç milyoner Eric Packer’ın sıradan geçeceğini düşündüğü günün adeta cehenneme dönüşmesi ile ilgili. Filmin puanı düşük ama David Cronenberg için izlenebilir
Film, ünlü usta Philip K. Dick’in “We Can Remember It For You Wholesale” adlı kısa öyküsünden esinlenme. 90 yılında ayıla bayıla izlediğimiz Total Recall’ın tekrar çevrimi olan filmde, bu defa Arnold Schwarzenegger’ın yerine Colin Farrell yer alıyor. Len Wiseman’ın yönetmenliğinde çekilen filmin oyuncu kadrosunda Kate Beckinsale, Jessica Biel, Bryan Cranston, John Cho bulunuyor. Bu aksiyon dolu bilim kurgu filmini sakın kaçırmayın.
Emergo & Lanetli Ruh İspanyol yapımı bir korku filmi. Önerdiklerin beni kesmez, korkmam lazım diyenler için bir alternatif olabilir. Film kısaca eşini kaybeden bir adamın çocukları ile birlikte taşındığı yeni evde dünya dışı varlıklar ile tanışması ile ilgili.
Üçüncü hafta fragmanı ilginç ve heyecanlı görünen bir filmle açılıyor.
Bu fantastik korku filminde Abraham Lincoln’un ‘gizli günlükleri’ üzerinden nasıl vampir avcısına dönüştüğü anlatılıyor. Timur Bekmambetov’un yönettiği film yazar Seth Grahame-Smith’in aynı isimli romanından uyarlanmış. İlginç bir alternatif olabilir.
The Expendables & Cehennem Melekleri 2 Sylvester Stallone’un son filmi. Bizzat yönetmenliğini de yaptığı Cehennem Melekleri 1 pek tutmamış ve ses getirmemişti. Sly, sorun yönetememekte deyip koltuğunu bu defa Simon West’e teslim etmiş. Konusu ise malum; Cehennem Melekleri, Barney Ross (Sylvester Stallone), Lee Christmas (Jason Statham), Yin Yang (Jet Li), Gunnar Jensen (Dolph Lundgren),Toll Road (Randy Couture) ve Hale Caesar (Terry Crews), Mr. Church’un (Bruce Willis) liderliğinde yeniden bir araya gelip ortalığı toza dumana katıyor.
Bir sonraki hafta Adam Sandler’ın güldürmeyen komedi filmi That’s My Boy var. Kendisini severim ama bazen kötü filmler seçmekte üstüne yok. Neredeyse iki saat sıkılmak istiyorsanız bu film tam size göre ^^
Tarihi filmlerden hoşlananlar için ise Jin líng shí san chai & Savaş Çiçekleri ise bu haftanın sürprizi. Christian Bale ve Çinli oyuncu Ni Ni başrolde.
Muhteşem filmlerin yaratıcısı Yimou Zhang yönetmen koltuğunda. Sırf onun için bile bu film izlenir, benden söylemesi.
Ağustos ayının son haftası romantik komedi kaynıyor. Heyecan ve aksiyon arayanlar için tek bir film var ve o da çok iyi görünüyor.
The Bourne Legacy & Bourne’un Mirası, The Hurt Locker ile kalbimizde taht kuran Jeremy Renner’ın son filmi. Robert Ludlum’un romanlarından uyarlanan 3 filmlik ilk serisine Matt Damon çok yakışmıştı. Jeremy Renner’e bu filmde Rachel Weisz, Edward Norton, Stacy Keach ve Oscar Isaac eşlik ediyor. Merakla bekliyoruz 🙂
The Watch ise haftanın önerebileceğim bir diğer filmi. Kadro eğlenceli Ben Stiller, Vince Vaughn ve Jonah Hill başrolde. Konusu ailelerinden biraz uzak kalmak ve kafa dinlemek için mahallenin güvenliğini korumak bahanesiyle bir tim kuran erkek grubunun eğlenceli hikayesini anlatıyor. Listenizde bulunsun 😉
Yaz döneminde olduğumuzu düşünürsek listenin oldukça iyi filmlerden oluştuğunu ve geçtiğimiz yıllara göre şanslı olduğumuzu kabul etmek lazım diyerek hepinize iyi seyirler dilerim 😉


