Akıllı Şeyler – Bilen Teknolojiler

Gelin sizi Akıllı Şeyler – Bilen Teknolojiler ana temasıyla gerçekleşen 18.Bilişim Zirvesi‘ne götüreyim.

İlk günün ardından zirvede konuşulanlar yazımda.

 

Akıllı Şeyler – Bilen Teknolojiler

Bilişim Zirvesi’18, Akıllı Şeyler – Bilen Teknolojiler ana teması ve “Beyond the Wall” mottosuyla İstanbul Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. 21-22 Kasım tarihlerinde düzenlenmekte olan zirve, yapay zekâ ve robotlarla birlikte kurgulanacak yeni yaşamı ve insanın bu gelecekteki rolünü, farklı sektörlerden uzmanların ve fikir liderlerinin görüşleriyle zenginleşecek bir düzlemde masaya yatırıyor.

Nesnelerin interneti, güvenlik, bulut, büyük veri analitiği, Endüstri 4.0, yapay zekâ, artırılmış sanal gerçeklik, robot teknolojileri gibi güncel konular, zirve süresince düzenlenecek konuşma, seminer ve panellerde katılımcılarla paylaşılıyor.

 

 

 

Zirvenin açılış konuşmasını BTHABER Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe yaptı.

BTHABER Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe, “Geçtiğimiz yıl teknolojinin, zihnimizde ve gerçek dünyada oluşturduğumuz, tüm geleneksel duvarları birer birer yıkmaya başladığına işaret ederek, yıkıcı ve yenilikçi özellikler barındıran, dijital ekonominin ayak seslerini duyurduğumuz Bilişim Zirvesi’nde, bu yıl sizi duvarın ötesine taşıyacağız. Akıllı Şeyler ve Bilen Teknolojiler tanımlayacak, duvarın ardındaki yeni dünyayı beraber keşfedeceğiz.” dedi. Göçe, önümüzdeki yıl gerçekleştirilecek olan Bilişim Zirvesi 19’un ana temasının “Data Talks – Veri Konuşur” olacağının duyurusunu yaptı.

 

Zaman’lı Teknoloji Sohbetleri

Bilişim Zirvesi’18’in açılış programı Gazeteci ve YouTuber olan İlkay Zaman‘ın moderatörlüğünde gerçekleşen, Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aran ve Hewlett Packard Enterprise Genel Müdürü Güngör Kaymak’ın katıldığı “Zaman’lı Teknoloji Sohbetleri” ile devam etti.

Ğanelde, “Yapay zeka gerçekte ne kadar ‘akıllı’?” ve “Öğrenebilen teknolojiler ne kadarını öğrenebilecek?” soruları yanıt buldu.

 

 

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aran dünyada teknolojinin hemen hemen her alanında çok sıra dışı, şaşırtıcı gelişmeler, değişiklikler olduğunu belirterek İş Bankası’nın müşterilerine daha iyi hizmet sunabilmek için bu alandaki çalışmalarını geniş bir perspektifle sürdürdüğünü belirtti.

 

 

 

Aran şöyle konuştu: “Türkiye İş Bankası olarak, operasyon merkezinde robot yazılımları kullanmaya başladık. Şubelerimize de ilk robotu koyduk. Mobil uygulamamız yapay zeka kullanarak müşterilerimizle Türkçe işlem yapmaya başladı. Geçtiğimiz 2-3 yılda teknolojiye her yıl düzenli olarak 500 milyon TL yatırım yaptık. Bu yatırımlarla Türkiye’nin en büyük yazılım şirketi olarak bugün 1.000 kişiye istihdam sağlayan Softtech’i kurduk. Silikon Vadisi’nde ve Çin’de inovasyon merkezleri açtık. 2019 yılında Londra’da bir ofis açacağız. Dünya çapında start-up şirketlerinden 1.000 tanesini taradık. Bunlardan 300’e yakını ile birebir temas kurduk ve 100’e yakını ile birlikte çalışmalar yaptık. Ülkemizin girişimcilik ekosistemine katkıda bulunmak için Workup Girişimcilik Programı’nı başlattık. Kısa süre önce bu girişimlere bizlerin de yatırımcı olabilmesi için 100 milyon TL sermaye ile Maxis Girişim Fonu’nu kurduk. Türkiye’den Unicorn ligine en azından bir şirket çıkartmak istiyoruz. 3’ü Teknokent bölgesinde, 2’si yerinde Ar-Ge merkezi olmak üzere toplam 5 ayrı Ar-Ge merkezi oluşturduk. Altıncısı seneye Kıbrıs’ta Kalkanlı Teknoloji Vadisi’nde ODTÜ ile birlikte açıyoruz. Bütün bunları yaparken en üst seviyede sağlam, güvenli ve çevre dostu sertifikalara sahip veri merkezimizi iki aktif modda çalışacak şekilde yeniledik. 153 milyon dolar sadece veri merkezimize yatırım yaptık.”

 

Akıllı Şeyler – Bilen Teknolojiler

 

“Her Şeyin Veri Ürettiği Bir Dünya”

HPE Genel Müdürü Güngör Kaymak, Her Şeyin Veri Ürettiği Bir Dünya sunumunda ” Dünyada her gün üretilen devasa miktarda verinin tümünü bugünkü teknolojiyle anlamlandırmak mümkün değil. Uç noktalarda üretilen verinin %94’ü bugün kullandığımız teknolojiler itibarıyla hiçbir veri merkezine uğramadan, değerlendirilmeden kayboluyor. Kameralar, sensörler, akıllı telefonlar vb. Bizim elimizdeki bu veri kaynağını daha verimli değerlendirmemiz gerekiyor. Bu verilerin etkin biçimde analiz edilmesi, anlamlandırılması, geleceğe açılan kapımız olacaktır. Şirketlerin nasıl ki bir mali sermayesi varsa, bir veri sermayesi de olmak zorundadır. Biz veriyi yeni iş modelleri ortaya çıkarıp, yeni kitlelere ulaşacak şekilde değerlendirdiğimizde bu finansal sermayeyi de destekleyecektir. ” diye konuştu.

 

Akıllı Şeyler – Bilen Teknolojiler “Dijitalleşmede Hasat Zamanı”

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aran “Dijitalleşmede Hasat Zamanı” başlıklı konuşmasında, dünyada teknolojinin hemen hemen her alanında çok sıra dışı, şaşırtıcı gelişmeler ve değişiklikler olduğunu belirterek, “Ülke, sektör, kurum olarak bugüne kadar her ne yaptıysak artık bunların sonuçlarını da alma zamanımızın geldiğine inanıyorum. Çünkü zaman artık teknolojiyle verimliliğimizi artırma, dışa bağımlılığımızı azaltma ve teknoloji ihracatını hızlandırma zamanıdır. Atacağımız adımlar, bundan sonraki yatırımların da önünü açacaktır” dedi.

Aran, Türkiye’nin en büyük özel bankası olan ve ülkemizin bankacılık tarihinde teknolojik alanda imza attığı pek çok ilk ile öncü konumunda bulunan İş Bankası’nın, bir taraftan müşterilerine en kaliteli, en iyi ve en hızlı hizmeti sunma anlayışı ile hareket ettiğini, bir taraftan da iş yapış süreçlerini dünyadaki teknolojik gelişmelere adapte ettiğini söyledi.

 

 

Pepper, ilk olarak İstanbul Şubesi’nde müşterilerin karşısına çıktı

Bankanın, operasyon merkezinde robot yazılımları kullandığını ve yapay zeka altyapısıyla kişisel bankacılık asistanı Maxi’nin İşCep’te müşterilerle konuşarak işlem yapmaya başladığını aktaran Aran, Pepper adını verdikleri robotun ilk olarak İş Bankası İstanbul Şubesi’nde müşterilerle buluştuğunu ifade etti. Bankanın teknoloji ve dijitalleşme alanındaki yatırımlarına değinen Aran, şöyle konuştu: “Geçtiğimiz 2-3 yılda teknolojiye her yıl düzenli olarak 500 milyon TL yatırım yaptık. Ülkemizin en büyük yazılım şirketi olan ve bugün 1.000 kişiye istihdam sağlayan Softtech’i kurduk. Silikon Vadisi’nde ve Çin’de inovasyon merkezleri açtık. 2019 yılında Londra’da da bir ofis açacağız. Dünya çapında 1.000 startup şirketini taradık. Bunlardan 300’e yakını ile birebir temas kurduk ve 100’e yakını ile birlikte çalışma yaptık. Ülkemizin girişimcilik ekosistemine katkıda bulunmak için Workup Girişimcilik Programı’nı başlattık. Bu girişimlere bizlerin de yatırımcı olabilmesi için 100 milyon TL sermaye ile Maxis Girişim Sermayesi Fonu’nu kurduk. 1 milyar dolar değerini aşan fintech’lerin olduğu ‘unicorn’ ligine Türkiye’den en azından bir şirket çıkartmak istiyoruz. Bu fon ile ‘bir Türk şirketine iştirak ettik ve onu da 1 milyar dolar değerinin üzerine çıkarttık’ diyebilmenin hikayesini yaratmak istiyoruz.”

 

 

 

2030’a kadar yapay zekanın dünya ekonomisine katkısının 15,7 trilyon dolar olacağı hesaplanıyor

Hakan Aran; 3’ü Teknokent bölgesinde, 2’si yerinde Ar-Ge merkezi olmak üzere toplam 5 ayrı Ar-Ge merkezi oluşturduklarını, altıncısını önümüzdeki yıl Kıbrıs’ta Kalkanlı Teknoloji Vadisi’nde ODTÜ ile birlikte açacaklarını belirtti. En üst seviyede sağlam, güvenli ve çevre dostu sertifikalara sahip veri merkezi olan ATLAS Veri Merkezi için de 153 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını hatırlatan Aran, “Tüm uygulamalarımızı dijital çağın prensiplerine uygun olacak ve açık bankacılık modellerini destekleyecek şekilde modernize ettik, KARINCA adını verdiğimiz bu program kapsamında 4 yılda 100 milyon dolarlık yatırım yaptık. İngiltere’de Açık Bankacılık Platformu’na üye olduk ve onlarla birlikte biz de aynı deneyimi yaşamaya başladık” dedi.

 

 

Bunların yanı sıra insan kaynağına da çok önem verdiklerini vurgulayan Aran, üniversiteleri doğrudan ziyaret ederek yetkin olduklarını düşündükleri bilgisayar mühendisliği ve elektronik mühendisliğinde okuyan 1.000 öğrenci ile çalışma fırsatı elde ettiklerini ifade etti. Aran, ayrıca çevik çalışma yaklaşımını benimseyerek, çalışma ofislerini yenilemeye başladıklarını söyledi.

Yapılan hesaplamalara göre 2030 yılına kadar yapay zekanın dünya ekonomisine katkısının 15,7 trilyon dolar olacağına dikkat çeken Aran, “Tüm ülkelerin gayri safi hasılalarını 15,7 trilyon dolar artırması bekleniyor. Bunun sadece 6,6 trilyon doları verimlilik artışından gelecek. 9,1 trilyon doları ise günümüzde mevcut olmayan servisler, hizmetler ve hizmetlerin kalitesinden, yani inovasyon ve inovasyonun yarattığı kaliteli kişiselleştirilmiş hizmetlerden gelecek. Biz Türkiye İş Bankası olarak kendi payımıza talibiz ve herkesi de önce kendi payını hesaplamaya, sonra da onu sonuna kadar gerçekleştirecek olan projeleri hayata geçirmeye davet ediyoruz. 2019 yılının ülkemizde dijitalleşmenin hasat yılı olmasını umut ediyoruz” şeklinde konuştu.

 

Akıllı Şeyler – Bilen Teknolojiler

Akıllı Şeyler – Bilen Teknolojiler  “Yeni Veri Çağı”

KoçDijital Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Ali Akarca, “Doğada baş döndürücü bir nöral ağ var. Nesnelerin İnterneti ve ileri analitik gibi teknolojiler sayesinde aynısını hayatımıza taşıyoruz. Doğadan ilham alarak, bunları uygulamaya almamız gerekiyor. KoçDijital olarak bizler de veri analitiği ve Nesnelerin İnterneti alanındaki uzmanlığımızla, dijital dönüşümü kurumlar için katma değerli bir sürece dönüştürmek istiyoruz.” dedi.

 

 

Akıllı Şeyler – Bilen Teknolojiler  “Yerli ve milli 5G için çalışmalar devam ediyor”

Açılış programının protokol konuşmasını gerçekleştiren Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Sn. Dr. Ömer Fatih Sayan, Türkiye’de Akıllı Şeyler, Bilen Teknolojiler başlıklı konuşmasında ” Gerçek makine zekası oluşturulması ve insanlığın ortak bir sayısal şebekeyle birbirine bağlanması, ortaya çok büyük miktarda veri çıkarıyor. Yeni bir makine çağı başlıyor ve bu yeni çağ hepimizin hayatını yeniden tasarlayacak. Yapay zeka muazzam bir değişime neden oluyor. Tüm akıllı şeylerin IoT ile sinir sistemi gibi birbirine bağlanması hayatımızı kökten değiştirecek. Sayısal teknolojilerin olumsuz gelecek senaryolarına odaklanmak yerine, mevcut veri ve teknolojilerin insanımıza ve ülkemize nasıl fayda sağlayacağı üzerinde çalışmamız gerekiyor.” dedi.

4.5G ihalesinin 5G hizmeti sağlanabilecek şekilde tasarlandığını hatırlatan Dr. Ömer Fatih Sayan, “Şimdi önümüzde iki önemli hedef var: Ülkemizde her haneye fiber internet sağlayabilmek ve Türkiye’de yerli ve milli imkanlarla 5G geçişini gerçekleştirmek. Bunun için sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek bir çalışma grubu kurduk ve üzerinde çalışıyoruz. Hedefimiz, Türkiye’nin yerli ve milli imkanlarla dünyada 5G’ye geçen öncü ülkelerden biri olmasını sağlamaktır.” açıklamasını yaptı.

 

Akıllı Şeyler – Bilen Teknolojiler  “Yapay Zekâyı Takım Arkadaşı olarak Tasarlama”

Bilişim Zirvesi’18 keynote konuşmacısı Fjord Accenture Interactive EALA Veri Tasarım Direktörü Connor Upton, yapay zekânın insan merkezli tasarlanmasına ilişkin sunumunda ” Kurumların yapay zekaya karşı yaklaşımı değişse de, yapay zeka çoğu şirket için karmaşık ve kafa karıştırıcı görünüyor. Bunun arkasında ise yapay zekanın basit tanımı yatıyor. Yapay zeka temelde bir makinenin, akıllı insan davranışını taklit etmesi olarak açıklanıyor. Yapay zekayı bu tanımla aslında bugün farkında bile olmadan fotoğraflarımızı otomatik olarak etiketleyen telefonlarımızda, nereye gideceğimizi bilip, bize yön gösteren navigasyon cihazlarında ve hatta ne izlemek isteyeceğimizi tahmin eden akıllı televizyonlarımızda kullanıyoruz. Yapay zeka sürekli gelişiyor, kendini yeniliyor ve taklit edebileceği akıllı insan davranışları artıyor. Şirketlerin de evrimleşen bu teknolojiyle tanışarak, kendi iş süreçlerine en uygun şekilde uygulamaya alması önem taşıyor.” dedi.

 

Akıllı Şeyler – Bilen Teknolojiler “Herkese Bir Robot”

Yarının teknolojileri arasında vazgeçilmez bir yere sahip olan robotik alanındaki gelişmeleri katılımcılarla paylaşan UiPath Türkiye Genel Müdürü Tansu Yeğen, Herkese Bir Robot başlıklı konuşmasında “İş dünyasının gündeminde üç ana konu başlığı var; iş süreçleri optimizasyonu, yapay zeka ve robotlar. Bu başlıkların altında ise bilgisayarlı görü, yapay zeka ve süreç otomasyonu teknolojileri bulunuyor. Bunların neticesinde robotik süreç otomasyonu (RPA) sektörü ortaya çıktı. Robotik süreç otomasyonuyla insana ait yükümlülükleri robotlar gerçekleştiriyor ve insana daha katma değerli işler yapmak için vakit kalıyor. Yeni olmasına karşın olağanüstü bir gelişim gösteren robotik süreç otomasyonu sektörü, geçtiğimiz yıla ait 500 milyon dolarlık hacmini bu yıl 1,2 milyar dolara taşıdı. Önümüzdeki iki yıl içinde 3,3 milyar dolar öngörülüyor.” diye konuştu.

 

Fayda görmeniz dileğiyle.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir