Brand Week 2015 yazılarımın finalini yapıyorum. Etkinliğe katılma şansı bulamayanlar için izlenimlerimi ve sunum notlarımı paylaşmaya devam ediyorum.
“Teknoloji Hayata Değer Katmalı Paneli” ile açılış yaptık.
Panelde Vodafone ekibi teknolojiyi kullanarak hangi değerleri kattığı konusunda bizlere bilgi verdi.

Vodafone Türkiye Marka ve Pazarlama Stratejisi Direktörü Bilge Çiftçi;
Dijital dönüşüm çağında yaşıyoruz. Birbirimize insan olarak da nesneler olarak da erişilebilir – bilgi paylaşabilir ve bilgiyi aktarabilir hale geldik. Cihazlar birbirine bağlanmaya başladı ve bu hepimizin hayatına son 20 yılda girdi ve bu muazzam değişimi hissediyoruz. Bu bize birbirimize insan olarak da nesneler olarak da erişilebilir – bilgi paylaşabilir ve bilgi aktarabilir hale geldik. Önceden daha zor ve zahmetli işleri daha kolay hale getirdi. Birbirimize bağlı olmak ve erişilebilir olmak bir haktır.
Vodafone Türkiye Segment Pazarlama Direktörü Fatih Ünsal;
İnternet ortaya çıktığından beri hayatları değiştirdi. İnternet ve pazarlamacıların çıkardığı ürünler birbirinden kopuk ve biz servislerimizi bu alanda birleştirip yeni bir kaynak olarak sunmak istedik. iOT tam olarak da bunu sağlıyor. Baktığınızda hala iyi pazarlama bilgisine ihtiyaç var. Bilgi toplamak ve bilgi paylaşmak #iot’un çıkış noktası. Biz servislerimizi bu alanda birleştirip yeni bir kaynak olarak sunmak istedik. İnternet ortaya çıktığından beri hayatları değiştirdi.
Vodafone Türkiye Kurumsal İletişim, Çeşitlilik ve Dahiliyet Direktörü Gizem Keçeci
Çifte sorumluluğumuz var ve ürün ve servisler geliştirirken, toplumun gelişmesi için de farklı projeler geliştiriyoruz. Vakıf olarak öncelikli ihtiyaçları belirliyor ve proje geliştiriyoruz. Öncelikli ihtiyaç sahipleri olarak kadınları belirledik. Kadınların ekonomiye dahil olduğu bir geleceğe destek oluyoruz. Önce kadın programı geliştirdik. Uygulamamız farkındalık geliştirdi. Kadınlar gelirlerinin aile ve çocuklarına harcama eğilimindeler. Kadınları güçlendirmeliyiz.
Team Red Creative Direktörü Ayşe Aydın ise “Vodafone Kırmızı Işık Uygulaması” hakkında bilgi verdi. Keşke bu uygulamayı kullanmaya gerek kalmasa ama bu topraklar ne yazık ki kadın kanı ile sulanıyor ve kadına şiddet toplumsal bir yaramız…
Cannes Lions’ta Türkiye’ye ilk büyük ödülü kazandırarak ülkemizi gururlandıran “Vodafone Kırmızı Işık Uygulaması” panelde anlatıldı. Şiddeti durdurun adı altında hayatımıza giren bu uygulama ticari tarafının dışında fayda “toplumsal farkındalık” sağlıyor. Uygulama üzerinden “şiddet görme anında – tehlike anında bir yakınınıza tek dokunuşla” ulaşabiliyorsunuz. Kadına şiddet ne yazık ki toplumumuzun yanayan bir kanası. Markaların toplumsal fayda adına, bu tür çalışmalarla ellerini taşın altına koyması bir gereklilik.

Ardından sahneye Garanti Bankası, Genel Müdür Yardımcısı Didem Dinçer Başer’in eşliğinde Simple Finance Kurucusu Shamir Karkal geldi ve “Dijital Banka: Dönüşen ya da Oyun Bozan” sunumu gerçekleştirildi.
Bu sunumda teknolojik gelişmeler karşısında finansın nasıl etkilendiği, gelecek kaygıları ve yapılan çalışmalar anlatıldı. Didem Hanım bu konuda Garanti Bankası’nın çalışmalarına yakınlaşmamızı sağladı ve bunları özetledi. Garanti Bankası en dijital şirket seçilmiş.
Genel Müdür Yardımcısı Didem Dinçer Başer;
Finans sektörü olarak yeni ortama ve rakabete hazır olmalıyız. Hem küresel ve yerel olarak çok fazla start-up var bunlara çözüm geliştirmek için çalışmalıyız.
Dijital bir banka olmak ve dijital ekosisteme katkı sağlamak istiyoruz.
Personelimiz ipadl’lerle çalışıyor ve bu bizi dinamik hale getirdi.
Tüm gelişmeleri takip edip, işlerimize dahil etmeye çalışıyoruz.
Shamir Karkal ise oldukça ilginç bir uygulama olan Simple’ın kuruluş öyküsünü ve işlevini anlattı. Simple’ı duymuştum ancak örnekler üzerinden izlemek oldukça etkileyiciydi. Bu uygulamayı Garanti Bankası müşterileri kullanacağı için gerçekten çok şanslı. Özetle Simple finansal konuda size yol gösteren, motive eden, günlük finansal önerilerde bulunan ve öneri olarak bütçenize göre harcama yapabileceğiniz meblağı tavsiye ediyor. Bir örnekte borç konusunda hedef koyan bir müşterinin, uygulama üzerinden doğru yönlendirmelerle hedefine ulaştığı gösterildi ve oldukça etkileyiciydi.

Bir sonraki sunum Twitter EMEA Satış Ortaklıkları Yöneticisi Niall Horgan’a aitti.
#NOW adından da anlaşılacağı gibi “şimdi” nin herkes için önemini # işareti ile erişilebilirliği ifade ediyordu. Ortada dört karakter olmasına rağmen, bunun anlamını bilenler için çok anlamlı.
Sunum notlarıma gelince…
Mobil tüm değerleri yıktı.
Artık garip olan kişi telefonuna bakmayan kişi.
Tüketiciler şu an ellerinde bir şey istiyor. Artık bisiklet yolları gibi Mobil yürüyüş yolları var.
İnsanlar günde 150 defa telefonlarının kilidini açıyor ve 76 saniye bekleyebiliyorlar.
İnsanların 8 saniye dikkat aralığı var.
Hashtag’ler günlük hayatımıza girdi ve birleştirici bir etkileri var.
Attığınız tweetler kişiliğiniz ve sizin hakkınızda çok fazla bilgi verir. #Now’ın gücünü kullanın.
Videolar 6 kat daha fazla rt alıyor.
Hashtag eşliğinde başlatılan kampanyalar hoş kurgularla çok etkili olabiliyor.
Hashtag’leri kullanarak çok etkileşimli kampanyalar yapabilirsiniz.
Yenilik sunma konusunda çalışıyoruz ve bu konuda öncüyüz. Video paylaşmayı kolay hale getirmeyi istiyoruz.
Horgan, video paylaşma konusunda yakın zamanda yeni bir geliştirme yayınlayacaklarını da aktardı.
Bir sonraki sunumun anlatıcısı benim kahramanlarımdan biri. O kadar tevazu sahibi biri ki, yaptığı işi anlayın, anlamayın en başta buna hayranlık duyuyorsunuz. Kendisi henüz çok genç 28 yaşında ve Samsung Electronics Tasarımcısı Interaktif Grup Başkanı. İnsan odağı koyduğu tasarımlarda teknoloji kullanımını bambaşka noktaya taşıyacak çalışmalara öncülük ediyor. Onunla ilgili, verdiği ilhamla ilgili, açtığı ufukla ilgili sayfalarca yazabilirim…
Jinha Lee “Ekrana Uzan, Veriye Dokun” sunumu notlarım kısaca aşağıda…
Teknolojiyi malzeme olarak kullanıyoruz ve deneyimle şekillendiriyoruz.
Olay teknolojiden ziyade deneyimi nasıl yaratabilirsiniz ile ilgili.
Ben MIT’de iken hocalarım beni çok doğru yönlendirdi ve benzersiz bir bakış açısı sağladı.
Veri ile sürekli etkileşim içerisindeyiz. Bilgisayara gelmeden önce bir veri dünyası vardı. Günlük hayatımızda her şey veri ile ilgili.
Bilgisayar arayüzüne baktığımızda mobil ve dokunmatik ekrandan bahsediyoruz. Bu çok güçlü bir etki ancak bu açıdan bakıldığında öyle görünüyor ki herkes kısıtlı olduğuna dair bir eleştiri içerisinde.
Sanki herkes kaçmak istiyor gibi bu kolaylıktan.
Yaratıcılık ve ifade şekli insanlara sunulsa çok daha farklı şeyler ortaya çıkabilir.
İnsanlar hali hazırda yaratmaya – oluşturmaya müsait. İnsanlar ellerini kullanarak bilgiyi nasıl kullanabilir, bilgisayar teknolojisi gelecek on yılda buna odaklanmalı.
Dijital bilgileri fiziksel biçime dönüştürdüğünüzde, bilgiyi görünen bir boyuta ulaştırabilirsiniz.
Lee, “Zero N” projesinin videosunu paylaştı.
[youtube id=”-i2kJMJz7Wg” align=”center” mode=”normal” autoplay=”no” maxwidth=”720″]
Fiziksel objelerin hareketi programlandığında muazzam sonuçlara ulaşabilirsiniz.
Kas belleği vücudun ağrılığını alır. Vücudumuz bazı bilgileri hatırlıyor. Bu bilgi kas ve beynimize yazılmış durumda. Bu deneyimi yeni tasarımlarımıza yansıtıyoruz.
Önce sanal gerçeklik vardı ama şimdi ticari olarak yaygın. Bunun sadece sinema ve eğlence sekötrünün dışında kullanıldığını düşünün. Tasarım tüm algılara ve vücut fonksiyonlarına hitap ediyor.
Bir takım şeyleri yaratıyorsunuz ve bu yarattığınız şey görme engelli ve gören insanlar için bir çözüm sunuyor. Herkesi dahil ediyorsunuz.
Cep telefonunuzda taşıdınız şeyler artık kimlik kontrolleriniz olacak, dolayısıyla veri paylaşımı da bunun üzerinden gerçekleşecek.

Ardından sahneye “İnovasyonun Temelleri” sunumuyla Terry Jones geldi.
Kendisi Travelocity.com ve Kayak.com Kurucu Başkanı, WayBlazer.com Yönetim Kurulu Başkanı.
İnovasyon önemli ve değişimin hızı gittikçe artıyor.
Günümüzde yeni tüketici türleri var ve istekleri çok hızlı değişiyor. Buna bağlı olarak yöntemler de değişiyor.
Rekabet, savaş tanımlamasından çıktı artık bar savaşı söz konusu.
Geçmişte mağaza bize ürün sunardı artık fiziksel ürün yerine müzik de satın alabiliyorlar.
Bu müzik alanında satışları düşürdü yeni modeller çıkıyor ama iyi haber yeni fırsatlar da ortaya çıkıyor.
Teknik teknolojiyi takip ediyor.
Teknolojinin nereye gittiğini bilmiyoruz. İnternet sayesinde özgürleştik. Bilgi bize akıyor.
İnternet’in yarattığı fırsat müzik ve haber ve fotoğrafçılık işini yıktı ve insanları işsiz bıraktı.
Cep telefonu sayısı kadar bağlantılı kişi sayısı var. Bu sadece bir sayı değil.
Geçmişte her şey iyi bir lokasyonda yer almakla ilgiliydi. Artık lokasyonunun yerini uygulamalar aldı.
Yaratıcılık yeni şeyleri düşünmekle, inovasyon bunları yapmakla ilgilidir.
Başarı istiyorsanız inovasyon iki bacağa dayanır. Kültür ve ekip. Bu ikisi doğru olursa motorunuz hızlı çalışır.
Başarı kalıcı değildir ve başarısızlık ölümcül değildir. Dünyada bir deneme kültürü oluşturmamız gerekiyor.
Başarısızlıktan daha fazla şey öğreniriz.
İnovasyon konusunda başarısız olmaktan korkmayın.
Projelerinizi öldürün, insanları değil.
Eğer denemezseniz başarısız olma riskini daha en başından kabul etmeniz gerekir.

Bu sunumdan sonra MediaCat’in Opet Türkiye işbirliği ile verdiği “Power 100” yemeğine katıldım. Türkiye’nin en etkili 100 Blogger’ında biri olarak bu davete katılmak beni onurlandırdı. Burada Serdar Kuzuloğlu’nun anlatımıyla Opet Türkiye’nin yeni projesi ile tanıştık.
Opet, müşterileri ile daha da yakınlaşmak, yolda onların yanında olmak için yeni bir çalışma başlatmış. “Daha sosyal medya” başlığı altında duyurulan “Sobe” ile Türkiye’nin ilk sosyal medya ekibi bir araçla yollara düşerek markasını müşterileriyle buluşturmaya hazırlanıyor.
3 gencin içerisinde bulunduğu bu araç, yollara düşecek insanlarla iletişim kuracak, onları dinleyecek, görselleyecek ve aldığı tepkileri paylaşacak. Tıpkı bir arkadaşımız gibi hareket edecek ve bizleri de bu heyecana dahil edecek.
Bu heyecanlı yolculuğa yakınlaşmak için Sobe projesinin sosyal hesaplarını takip edebilirsiniz.

Bu ara sonrası Razorfish Global Teknoloji Direktörü Ray Velez’in “Dijital Dönüşüm Kiti” sunumuna ucundan bile olsa yetiştim.
Aldığım notlara gelince;
Tüketicinize uygun içerik oluşturun.
İş yapış şeklinizde sadece reklama odaklanmayın, ezber bozun.
Örgütsel – organizasyon yağınızın değişmesi lazım. Statik olmayın bunu tüketiciler talep ediyor.
Bağlantılı olmayan dünyanın bağlantılı hale gelmesi lazım.
4.2 Milyar insan 2017 yıllında İnternet’te olacak.
Yeni İnternet ekonomileri gelişecek.
Tüketicilerinizi anlamaya ve tanımaya çalışın ve onlara çözüm sunan önerilerde bulunun.
2017 yılında daha önce İnternet’le tanışmamış 4.2 Milyar insan bu yaşama dahil olacak.
Tarayıcıların olmadığını düşünerek deneyim alanları oluşturun.
Edindiğimiz tüm veriler bizim için yol haritası sunuyor.

Sırada hemen her etkinlikte dinlediğim ve artık yarı Türk olarak kabul ettiğim Uber EMEA Genel Müdürü Jambu Palaniappan’ın “İnovasyonun Jeostratejisi” sunumu vardı.
Uber’i artık tanıyoruz. Jambu Palaniappan sunumunda Uber’in çok hızlı büyüdüğünü, bunda en önemli sebeplerin bölgelere göre geliştirdikleri hizmetlerin başarısı olduğunu ve hem müşterilerin hem de araçları kullanan şöförlerin memnuniyetleri olduğunu anlattı. Teknolojiyi kullanarak geliştirdikleri uygulamanın ise paylaşımı kolaylaştırdığı için önemli olduğunu söyledi.

Son olarak Anthony Baker’ın “Deneyimlerin İnterneti” sunumunu izledim. Notlarıma gelince…
Dijital aslında bir mecra, öykü anlatacağınız bir mecra ama iş iot’a gelince işler karışıyor.
Yeni kur ve yeni para birimimiz “veri” Doğru veri sayesinde davranışları güçlendirebiliriz.
Veriden bahsediyorsak tüketicinizi doğru veri vermeleri konusunda ikna edin. Motivasyon için deneyim alanları oluşturun.
Sadece 5 ila 7 kelime hatırlıyoruz. Kadınlar o sözcüklerin hepsini hatılıyor erkekler ise bazılarını hatırlıyor.
Akıllı analiz çok önemli. Önceden eskiye bakılır ve mantığa oturtulurdu. Artık yapay zeka sayesinde hız kazandı.
Baker, yakında Türkiye ofisi açacaklarının müjdesini verdi ve Turkcell için geliştirdikleri uygulamadan da bahsetti. #Selftrak ilk diyabet uygulaması ve ihtiyaca yönelik çözüm sunuyor. Oldukça işlevsel ve özellikle diyabet hastaları için eşsiz bir hizmet. İlk fırsatta bu uygulamayı indirip, test edeceğim.

Brand Week bu yıl Dijital Liderlerini sahneye çıkardı ve onurlandırdı. Bu benim için çok özel ve anlamlı. Geçen yıl da liderlerden biri idim ve bu yıl kendi adıma bunu sürdürebiliyor oluşum beni çok motive etti. MediaCat ailesine hem hediye hem de bu onur için teşekkürü bir borç bilirim.
Fayda ve kazanım dolu bir Brand Week haftasını geride bıraktık. Kendi açımdan çok beslendim ve öğrendiklerimi çalışmalarıma yansıtacağım. Umarım sizlere de aktarımlarım üzerinden fayda sağlayabilmişimdir. Mottom “Bilgi paylaşıldıkça değer kazanır” ve ben öyle yapmaya devam edeceğim.
Brand Week 1. Gün Notlarımı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.
Brand Week 2. Gün Notlarımı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.
Gelecek yıl görüşmek üzere…


