Brand Week 2015 2. günü notlarıma devam ediyorum. Etkinlik fayda dolu ve katılma fırsatı bulamayanlar aldığım sunum notlarını görmek için lütfen okumaya devam edin.

Tasarımla Harikalar Yaratmak
Ideo Münih Kurucu Ortağı Leif Huff’ın yaptığı sunum tasarımda inovatif yaklaşımlara ve Ideo’nun çalışmalarına odaklanmıştı. Huff bir Alman ve uzun zamandır etkinliklerde Alman firmaların yaptığı odağına insan koyan ve insan haklarına saygıyı içeren çalışmaları çok sık duyuyoruz. Bu açıdan bir Huff ve ekibinin Alman ekolünün devamını sağladıklarını söylemek mümkün.
Huff konuşmasını “İnsanlar geleceği tasarlayabilmek için daha fazla insanı dinlemeye odaklandılar.” diyerek açtı.
“Geleceği nasıl tasarlıyoruz?” sorusuna yanıtlar verdi. Tasarımım yaratıcı bir süreç olduğunu, bu konuda olumlu bakarak prototip geliştirmenin elzem olduğunu belirtti.
Sektör olarak ilk önce masaların yanında olurduk ve yandan bakardık. Bu değişime uğradı ve firmam da bu değişime katkı sağladı.
Tasarımla toplumları değiştirebilirsiniz, yeni bir şey verebilme olasılığı sunabilirsiniz.
Merkezimizde insan var. İnsani süreci tasarım sürecine yerleştiriyoruz. Her şey insanlarla başlıyor daha sonra diğerlerine odaklanıyoruz.
İyimser olamazsanız tasarımcı olamazsınız. Biliyorum bu zor ama böyle olmak zorunda. Büyük resmi görün.
Tasarımcılar sadece sorun çözücü değiller, soru soran kişiler.
Geleceği bilmiyorum ama büyük soruları soracağım bir konumda olduğum için mutluyum.

Müzik > Reklam
Ardından sahneye Nil Karaibrahimgil ve Serdar Erener geldi.
Nil Karaibrahimgil neredeyse hiç konuşmadı ve doğaçlama bir çalışma sergiledi. Serdar Erener ise bize sorduğu sorular üzerinden bir oyun oynatmaya çalıştı. Müzik duyarlılığımızı ise etkisiz buldu. Oyunun detaylarını geçerek Erener’in söylediklerini aktarıyorum.
30 senedir bu işi yapıyorum, kendi dilimde ve İngilizce’de tüm kaynakları okudum. Hayat 3 şekilde yaşanıyor.
- Gerçekimsiler – Farkında olduğumuz yalanlar
- Gerçekler – Bariz ve ortada olanlar
- Gerçek gerçekler – Unutmak istediklerimiz
Sözü müzikle taşımak hangisine giriyor emin değilim. Hepimiz zeki olmaya çalışıyoruz. Satıcılık duygularla ilgilidir. Akıl çelmek değil, gönül çelmektir.
Çığır Açan Yaratıcılık
D&AD Eski Başkanı, Mr.President Kurucu Ortağı Laura Jordan Bambach’ın sunumu hem Cannes’dan örnek gösterdiği başarılı işler hem D&AD’de yaptığı çalışmalar ve yaratıcılık üzerine fikirlerinden oluşuyordu.
Yaratıcı eğitime odaklandık. Bunu Türkiye’de de yapmak istiyoruz. Yaratıcı işler yapmayan hiç kimseyi işe almıyoruz.
Yaratıcı olmak sizi hem harika bir iş yapma olanağı verir hem de avantajlar sağlar.
Yaratıcı olmak için rahat olduğunuz alanlardan çıkın.
Cesur şekilde sorgulayın ve bu şekilde cevap verin.
Farklı yöntemler bulun ve müşterinize daha güçlü cevaplar verin.
Yaratıcı işler yapmayan hiç kimseyi işe almıyoruz. Yaratıcı ekibimizin cesur ve çok yönlü olmasını bekliyoruz.
Yaratıcılık konusunda deneysel çalışmalara yer açın. Çalışmalarda kesip attıklarınız bu işin büyülü alanı.
#LastSelfie Başarılı işlere Türkiye’den bir örnek.
Yaratıcı işler, beklentinin ötesine geçilerek yapılmış işlerden oluşuyor.
Video harika bir sanat işi. Deney yapmanıza, detay kullanmanıza ve yaratıcılığınızı ortaya koymanıza olanak sağlıyor.

Yoksa Sektör Gösteriş Budalası mı?
Jung Von Matt Yönetici Ortağı Peter Waibel’in sunumu eski ekol ve yeni ekol reklamcılığın örnek ve karşılaştırmalarını da içeriyordu.
Eski reklamcılık 7 yıl önce öldü, artık iletişim için kullandığımız farklı kaynaklar var.
Artık veri devrede, geleceği beklemiyor yaşıyoruz.
Yaratıcılık değerleri de değişiyor.
Medya kontrol edilemez biçimde ve sosyal medya patlıyor. Artık blogger’lar ve etkili kişiler var, aslında tüm bunların sebebi büyük veri ile de ilgili. Veri çılgın gibi geliyor ve siz ne yapacağınızı bilemiyorsunuz.
Kişilerin %14’ü reklama güveniyor. Oysa sosyal medya tavsiyelerinin gücü %90.
Reklamcılık önceden kurallara bağlıydı ancak bugün kontrol veya tahmin etmek mümkün değil.
En iyi fikri bulma konusunda Cannes Lions bu işin toplanma noktası. Burada büyük ödül kazananların ortak özelliği – başarılarının sırrı görülme sayısı sebebiyle değil. Sırları “ilgili” olmaları, fikrinizin mutlaka tüketici ile ilgili olması gerekiyor.
Müşteriler tavsiyelere güveniyor çünkü markalara ait diğer bilgiler zaten bulunuyor.
Reklamcılık, günümüzde reklam yapmakla reklam yapmamak arasında kalıyor. Gerçek zamanlı olmak günümüzde çok önemli.
“Hero” büyük fikir bulma konusunda…
Bu işin anahtarı eğlendirmek. İnsanlar sizin ürününüzü parmak gösterilerek almak istemiyor. Büyüleyici olmalısınız, gerçek olmalı ve kıvılcımı başlatmalısınız.
Rekabetçi olma konusunda…
Yaratıcı olarak ödüllendirilen işler 12 kat daha fazla satıyor. Altın ödül aldığınızda cebinize de altın giriyor.
Gelecekte yaratıcılık adına 360 derece videolar ve sanal gerçeklik uygulamaları ravaçta olacak.

İlham Veren Bir Alışveriş Deneyimine Yolculuk Hakkında Bazı Düşünceler
Ebay Gelişen Avrupa Ülkelerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Eben Sermon adının Türkçe’deki anlamı ile eğlenceli bir giriş yaparak hepimizi güldürdü. Sunumunun odağında ebay’in reklam videoları, gelecek planları ve ortaya koyduğu yenilikçi çalışmalar bulunuyordu.
Dünyanın en büyük mağazasıyız ama bunu genişletmek istiyoruz.
Tüketici bağlılığı yaratacak çalışmalar yapmak istiyoruz. Keşfe yönelik, deneyim alanları oluşturuyoruz. 2007 mobil çağa giriş yılıydı.
İnternetten satın alma ve koltuktan kalkmama dönemiydi.
Günümüz ise her şeyin çağı. Yeni network, her şeyin bağlı olması.
Başarımızda mega etkiler var. Dünyamız sosyal ve sosyal medya satın almayı etkiliyor.
Bu konuda major medya twitter olarak gösterildi ve %67 büyüme sağlanmış. Sermon, ebay’in yaratıcı ve harika videolarını bize sundu. Bunlar zaman zaman ekranımıza düşüyor ama belli bir sıralamada izlendiği zaman, markanın yenilikçi akımlara verdiği yön çok açık bir şekilde görülüyor.

Y Kuşağı Çağın Önde Giden Markaları İçin Neler Hissediyor?
Landor Londra Kıdemli Stratejisti Darius Meadon, Y kuşağını aktarmak konusunda çok net tespitler yaptı. Oldukça ilgi çekici ve keyifli bir sunumdu. Çok hızlı anlattığı ve sunu sayfalarını aynı hızda geçtiği için not almakta biraz zorlandım.
Rekabetin çok yoğun olduğu bir çağda yaşıyoruz. Eski analog üreticilerinden yepyeni bir çağa geçildi.
Lider ve gerçek markalar, çevik markaları oluşturuyor. Araştırma yapıyorlar, gelişim içerisindeler, nasıl olduklarını ve neler yapmaları gerektiğini biliyorlar.
Araştırmalarımız şunu gösteriyor.
Önümüzdeki 10 yılda Y kuşağı çok önemli bir konumda olacak.
Y kuşağını yanlış tanıyoruz. Bu konuyu araştırıyoruz ama anlamaya çalışmıyoruz.
Y kuşağı sosyal devrimi başlatan kuşak. Bundan 8 şey öğrendik
Y kuşağı aslında tek tek eşsiz bireyler. En yüksek sadakat bu kuşakta.
Aynı zamanda markalardan en çok nefret eden kuşak Y kuşağı.
Markaya güven sorunları var. Aynı zamanda istikrar sorunları var.
Y kuşağı dürüstlüğe önem veriyor ve seçeceği markalarda buna çok dikkat ediyor.
Türk Y kuşağı, tüm dünyadaki oranlardan daha fazla alışveriş seviyor. Bu oran %74 ve alışveriş yaparken keyif almayı seviyorlar.
Y kuşağı, eski kuşağa oranla daha fazla alışveriş yapıyor ve daha çok para harcıyor.
Markanızın nostaljik özellikleri varsa bu yönünü kullanın çünkü Y kuşağı nostalji seviyor.
Y kuşağı teknoloji ile betimlenen bir kuşak ve inovasyona alışkınlar.
Teknolojinin nedeni nedir’i sorguluyorlar. Teknolojinin insanlaşması ve faydası olmasını olmasını istiyorlar.
“Y kuşağı teknolojinin nedeni nedir?” i sorguluyor.
Bu sebeple teknolojinin arkasına saklanmayın. Faydalarınız somut olmalı.
Offline artık yeni online.
Hizmetleri demokratik hale getirme ve kişiselleştirme konusunda, yıllardır marka fikrini seviyoruz. Ama Y kuşağı artık bunun içinde “bana yönelik ne var” buna bakıyorlar ve kişiye özel çözüm istiyorlar.
Y kuşağı en iyimser nesillerden biri. Günümüzdeki olumsuzluklara rağmen bunu koruyorlar. Özgüvenleri sağlam.
Y kuşağı dijitalde büyüdü ve onlar spesifik. Kendilerini fan – takipçi – hayran olarak görmüyorlar.
Y Kuşağı, her yerde bulunabilen içerikle ilgilenmiyor.
Markaları sosyal medyadan takip etmeyi sevmiyorlar.
Hillary Clinton’ın bir sözüne de yer verildi. “Y kuşağına daha fazla deneyim, eğlence temin edin. Keşfetmelerini, kendilerinin bulmalarını sağlayın.”
Y kuşağı, dil – din – ırk kültürel açıdan ve kendilerini tanımlama açısından da çok değişken.
Bu araştırmalar 3 yıl sonra işe yaramayacak, dünya değişecek. Y kuşağı adapte oluyor ve hemen ayak uyduruyor.
Y kuşağının bazıları erdemli olabiliyor bazıları ise sosyal. Onlara pazarlama yapmayın onlar unicorn’lar.
Y kuşağında çıkar gruplarına pazarlama yapın ve markanızın durumunu çok iyi anlayın.
Son olarak, şimdiye dek bildiklerinizi unutun ve Ctrl + Del. yapın, baştan başlayın ve onları kişiler olarak düşünün.

Güçlü Marka Hikayeleri için Platform Oluşturmak
Efsane isimlerden Luke Sullivan, sunumunda “Reklam yapmayın, gerçek hayattan bir şeyler ortaya koyun.” dedi ve bu konuda örnekler sundu.
Bu örneklerde “Bir reklam yapmak yerine ilginç bir şey yapıyorlar.” diye ekledi.
Basit bir fikirden yola çıkın. Fikriniz bir post-it e sığacak kadar kısa mı?
Bir fikir bulursunuz ve bu fikir yeni fikirleri beraberinde getirir.
Öğrencilerine “Ben reklam istemiyorum, ilginç bir şey yapmanızı istiyorum, ben doğruyu ve gerçeği görmek istiyorum.” yönlendirmesinde bulunmuş. Sonuç ürünleri ise gerçekten ilginçti.
Çok özet olarak;
En doğru, en geçerli şeyi “fikri” alıyorum ve kötüleri ayıklıyorum.
Gerçek + doğru = geçerli formül.
Markanın havalı olmasını birden sağlayamazsınız ama örneğin genç birinin babasını havalı göstererek o genci bu işe dahil edebilirsiniz.
Sullivan’ın vurguladığı örneklerin görselleri bende kayıtlı. Onlar olmadan aktaracağım notlar çok eksik kalacak. Bu sebeple daha sonra eklemek üzere sunum notlarıma burada ara veriyorum.

Ardından “2015’in En Sevilen Markaları & LoveMarks Ödül Töreni” yapıldı.
Ödülleri; MediaCat Genel Yayın Yönetmeni Pelin Özkan, Ipsos Başkanı Vural Çakır ve Ipsos ASI Genel Müdürü Yasemin Özen Gürelli verdi.
2015’in En Sevilen Markaları ise
Türkiye’nin en sevilen bisküvi markası Ülker
Türkiye’nin en sevilen gsm operatörü Turkcell
Türkiye’nin en sevilen teknoloji marketi Teknosa
Türkiye’nin en sevilen süt kategorisi markası Sütaş
Türkiye’nin en sevilen cep telefonu markası Samsung
Türkiye’nin en sevilen kahve markası Nescafe
Türkiye’nin en sevilen süper marketi Migros
Türkiye’nin en sevilen tv kanalı KanalD
Türkiye’nin en sevilen e-ticaret sitesi Hepsiburada
Türkiye’nin en sevilen sabun markası Hacışakir
Türkiye’nin en sevilen deterjanı Fairy
Türkiye’nin en sevilen ambalajlı su markası Erikli
Türkiye’nin en sevilen deodorantı Rexona
Türkiye’nin en sevilen şampuanı Elidor
Türkiye’nin en sevilen Çayı Çaykur
Türkiye’nin en sevilen meyve suyu Cappy
Türkiye’nin en sevilen fast food markası Burger King
Türkiye’nin en sevilen ödeme sistemi Garanti Bonus Kart
Türkiye’nin en sevilen otomotiv markasları BMW ve Volkswagen
Türkiye’nin en sevilen beyaz eşya markası Arçelik

Sürdürülebilir Başarıda Yenilikçilik sunumu için
Garanti Ödeme Sistemleri Genel Müdürü Onur Genç sahneye geldi.

Ardından sahneye “Sürdürülebilir Marka Yönetimi” konusu ile Süperstar Ajda Pekkan geldi.
Kendisini uzun süre alkışladık ve bekledik, ancak Yekta Kopan ağzından laf alabilmek için oldukça çabaladı. Sanırım yorgun veya heyecanlıydı…
Ajda Pekkan markası zihninde oluşmuş ve insanlara tatlı sürprizler yapmayı seviyormuş. Hep vokalist olmak istemiş ve sonrasında Ajda Pekkan markası meydana gelmiş. Ajda Pekkan markasını ilham verici olarak tanımlıyor ve beğendiklerinin başkası tarafından beğeniliyor oluşu, kendisini farklı kılıyormuş. Başarıya odaklanmış biriymiş ve kendisiyle örtüşmeyen projelere hiç el atmamış.
Finali Cem Yılmaz ile yaptık. “Neden Ben Komedyenim de Siz Değilsiniz?” konuşmasında samimiyetine, içtenliğine ve düzgünlüğüne hayran kaldık. Ses kaydını kimseyle paylaşmayacak ve tekrar tekrar dinleyeceğim. Bazı insanlar hepimizden gömlek gömlek üstün oluyor. Cem Yılmaz duruşuyla, yaptıklarıyla ve tavrıyla çok örnek bir isim. Sıkıntılarını anlıyorum ve hayata bakışım ondan farklı değil. Hayatımıza renk katıyor ve iyi ki var. Bir ara el kaldırdım ancak söz alamadım. Bizi bize benzersiz bir şekilde anlatmayı başaran bu değerli insanı ayakta alkışlamanın dışında yapılacak bir şey yok.
Fayda görmeniz dileğiyle, yarın görüşmek üzere 🙂
Brand Week 1. Gün notlarıma buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.


