FinTech alanında haftanın gündemi 289 belli oldu. PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım finansal teknolojiler alanında haftanın öne çıkan haberlerini ve gündem başlıklarını derlememde bulabilirsiniz.
2009 yılından bu yana ödeme hizmetleri sektöründe hizmet sunan tamamı yerli sermaye ile kurulmuş olan PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım, 24 – 30 Ağustos aralığında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını sizin için derledim.
Bağımsızlığımızın ve özgürlüğümüzün sembolü olan 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. 🇹🇷Türk milletine bu eşsiz zaferi armağan eden Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü ve tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.
Ağustos ayının son haftasında finans ve teknoloji gündemi, düzenleyici kararların ağırlığını artırdığı ve yapay zekanın finansal hizmetlerin çekirdek süreçlerine daha güçlü biçimde yerleştiği bir görünüm sundu. SPK’nın serbest fonlar ve büyük pay satışlarına yönelik yeni sınırlamaları, Midas Menkul Değerler’e verilen 24,9 milyon TL’lik ceza ve Dinamikpay hakkında yürütülen soruşturma haftanın en dikkat çekici regülasyon başlıkları arasında yer aldı. TCMB’nin Payco ve Junomoney’nin faaliyet izinlerini iptal etmesi ile FAST işlem limitini 300 bin TL’ye yükseltmesi de ödeme ekosisteminde hem denetim hem ölçek tarafındaki hareketliliği gösterdi.
Fintek ve bankacılık cephesinde Moka United’ın Vavien ile enerji ve mobiliteye açılması, PttAVM’ye N Kolay Alışveriş Kredisi’nin entegre edilmesi ve Akbank’ın ihracat tahsil vesaikini dijitalleştirmesi finansal hizmetlerin farklı sektörlerin operasyonlarına daha derin biçimde yerleştiğini ortaya koydu. Destek Portföy’ün ilk iki fonunu yatırımcılarla buluşturması, Topraktan Proje GYF’nin 985 milyon TL ile başlaması ve Efor Yatırım’ın 3 milyar TL’lik sermaye hamlesi ise sermaye piyasaları tarafında haftanın öne çıkan gelişmeleri oldu.
Yapay zeka tarafında da güçlü bir hareketlilik vardı. Google Cloud’un finans sektörüne özel yapay zeka ajanlarını tanıtması, Garanti BBVA ve ING Türkiye’nin ödül alan uygulamaları ve Mastercard’ın yapay zeka ticaretindeki güven sorununa odaklanan araştırması, agentic AI’ın artık deneysel bir teknoloji başlığından finansal iş akışlarının içine giren somut bir altyapıya dönüştüğünü gösterdi. Bankacılık sektöründe mevduatın 33,65 trilyon TL’ye yükselmesine karşın kredilerin yatay kalması da haftanın makro finans görünümündeki önemli ayrışmalardan biri oldu.
İşte haftanın ajandasında yer edinen, sektörün geleceğine ışık tutan en önemli başlıklar…
SPK Serbest Fonlarda Oyunun Kurallarını Değiştirdi

Sermaye Piyasası Kurulu, 28 Ağustos 2026 tarihli kararıyla Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’i kapsamlı biçimde güncelledi. Yeni düzenleme, özellikle serbest fonların pay yatırımlarındaki yoğunlaşmayı, ilişkili taraf işlemlerini, diğer fonlara yatırımlarını, kamuyu aydınlatma yükümlülüklerini ve portföy yöneticilerinin sorumluluklarını önemli ölçüde sıkılaştırıyor. Rehberde ayrıca serbest fonların borsa dışında ortaklık payı alım ve satımı yapamayacağı açıkça hükme bağlandı.
Yeni sistemde bir serbest fonun bir şirketin fiili dolaşımdaki paylarında sahip olabileceği oran şirketin fiili dolaşım seviyesine göre kademelendiriliyor. Fiili dolaşım yüzde 25’in altındaysa fon dolaşımdaki payların en fazla yüzde 8’ine, yüzde 25-50 arasındaysa yüzde 6’sına, yüzde 50-75 arasındaysa yüzde 4’üne, yüzde 75’in üzerindeyse yüzde 2’sine sahip olabilecek. Aynı yöneticinin yönettiği fonların toplam sınırı ise sırasıyla yüzde 16, yüzde 12, yüzde 8 ve yüzde 4 olacak. Ayrıca aynı yöneticinin fonlarının bir ihraççının sermayesi veya oy haklarının toplam yüzde 20’sinden fazlasına sahip olması da mümkün olmayacak. BIST 30 hisseleri bu yoğunlaşma sınırlarının dışında tutuluyor.
Portföy içindeki yoğunlaşmaya da ikinci bir fren geliyor. Bir serbest fonda portföy değerinin yüzde 5’inden büyük pozisyonların toplamı fon portföyünün yüzde 20’sini aşamayacak. Fon yöneticisinin, yöneticinin üst yönetiminin veya ortaklarının hakimiyetinde bulunan şirketlerin sermaye piyasası araçlarına yapılacak toplam yatırım da yüzde 20 ile sınırlandırılıyor. Fon yatırımcılarının yönetim hakimiyetine sahip olduğu bir şirketin fiili dolaşımdaki paylarından ise tek bir serbest fon en fazla yüzde 1, aynı yöneticinin fonlarının tamamı en fazla yüzde 2 oranında pay tutabilecek.
Serbest fonların diğer yatırım fonlarına yöneltebileceği kaynak da sınırlandı. Fon sepeti serbest fonlar hariç olmak üzere, diğer fonların katılma paylarına yapılabilecek toplam yatırım portföyün yüzde 15’ini, tek bir fona yapılabilecek yatırım ise yüzde 10’u geçemeyecek. Aynı grubun sermaye piyasası araçlarına yapılabilecek toplam yatırım da yüzde 20 ile sınırlandırıldı.
Şeffaflık tarafında da önemli bir değişiklik var. TEFAS’ta işlem gören serbest fonlar artık portföy dağılım raporlarını haftalık hazırlayacak ve takip eden üç iş günü içinde KAP’ta yayımlayacak. Ayrıca bir yatırımcının TEFAS’ta işlem gören fondaki payı yüzde 30, 40, 50, 60, 70, 80 veya 90 eşiklerine ulaştığında ya da bu oranların altına düştüğünde yatırımcının kimliği ve pay oranı MKK tarafından KAP’ta açıklanacak.
Fon yönetimi tarafında da yeni kapasite sınırları getirildi. Bir portföy yöneticisi, serbest fonlar dahil en fazla yedi fonun yönetiminde görevlendirilebilecek; GYF ve GSYF’ler bu sınırın dışında. Ancak bu hüküm hemen tam kapasiteyle uygulanmayacak. 29 Ağustos 2026 itibarıyla sınırı aşan kurumlarda bir yönetici 1 Ocak 2029’dan itibaren en fazla 10, 1 Ocak 2031 itibarıyla en fazla yedi fon yönetebilecek. Dolayısıyla “2029’da yedi fon sınırı geliyor” yorumu doğru değil; nihai yedi fon sınırının tarihi 2031.
ABB ve Blok Satışlarda Yeni Dönem Başlayabilir
Burada iki farklı SPK düzenlemesini birbirinden ayırmak gerekiyor. Aynı dönemde yayımlanan İlke Kararı, Pay Tebliği’nin 27’nci maddesi kapsamındaki büyük ortakların 12 aylık dönemde gerçekleştirecekleri borsa dışı satışlarda yeni eşikler getiriyor. Fiili dolaşımı yüzde 50’nin üzerinde olan şirketlerde yüzde 2’yi, yüzde 50 veya altında olanlarda yüzde 4’ü aşan borsa dışı satışlar için SPK onaylı Pay Satış Bilgi Formu gerekecek. Özel emir, Toptan Satışlar Pazarı, virman ve devir işlemleri de hesaplamaya dahil ediliyor. İşlem bütünüyle yasaklanmıyor ancak önceden Kurul gözetimine bağlanıyor.
Bu nedenle piyasadaki “ABB işlemleri büyük ölçüde bitebilir” yorumu düzenlemenin doğrudan yazdığı bir hüküm değil; güçlü bir piyasa etkisi değerlendirmesi. Accelerated Bookbuilding işlemleri sıklıkla büyük ortakların hızlı ve blok biçimde pay satışı üzerine kurulduğu için yüzde 2-4 eşikleri ve önceden bilgi formu onayı, işlemlerin hız avantajını azaltabilir. Aynı nedenle halka açık şirketlerdeki büyük pay satışları ve bazı public M&A yapıları açısından işlem süresini ve uygulanabilirliği etkileyebilecek bir değişiklik söz konusu.
Serbest Fonların “Serbestliği” Belirgin Biçimde Daraldı
Düzenlemenin bütünü birlikte okunduğunda, serbest fonların önceki geniş hareket alanının önemli ölçüde sınırlandığı açık. Ancak “artık serbest fon olma niteliği tamamen ortadan kalktı” ifadesini haber cümlesi olarak kullanmak yerine piyasa yorumu olarak konumlandırmak daha doğru olur. Çünkü rehber hâlâ serbest fonları standart fonların tabi olduğu birçok oransal sınırlamadan muaf tutuyor; buna karşılık yeni özel sınırlar getirerek özellikle hisse yoğunlaşmasını ve kontrol riskini hedefliyor.
Taksilerde Ödeme Sistemi İçin Tarih 16 Kasım’a Uzatıldı

Taksilerde ödeme sistemini değiştirecek Taksi Mali Cihaz uygulamasında 1 Eylül 2026 olarak belirlenen son tarih 16 Kasım 2026’ya uzatıldı. Gelir İdaresi Başkanlığı, 27 Ağustos’ta yayımladığı duyuruyla 591 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamındaki süreyi yaklaşık iki buçuk ay erteledi. Buna göre taksi ile yolcu taşımacılığı yapan mükelleflerin, Bakanlıkça onaylanmış ve teknik şartları karşılayan Taksi Mali Cihazları 16 Kasım’a kadar satın alarak kullanmaya başlaması gerekecek.
Yeni sistem yalnızca araçlara POS cihazı eklenmesini öngörmüyor. Taksi Mali Cihaz, taksimetreyle bağlantılı çalışacak; yolculuk sonunda oluşan ücret cihaza otomatik aktarılacak ve ödeme ile mali belge aynı kayıt zinciri içinde ilerleyecek. GİB’in 17 Ağustos’ta yayımladığı Teknik Kılavuz Sürüm 2.0’da kartlı ödemenin yanı sıra TR Karekod, FAST, hesap transferleri ve taksi çağırma uygulaması üzerinden yapılan ödemeler de teknik yapı içinde tanımlanıyor.
Düzenleme kapsamında taksi işletmecilerinin Taksi Mali Cihaz kullanmaya başladıkları tarihi izleyen 15 gün içinde en az bir banka veya yetkili kuruluşla üye işyeri anlaşması yaparak cihaz üzerinden kartlı ödeme kabul etmesi gerekiyor. Ayrıca bankalar ve ödeme kuruluşları taksicilere bu sistemden bağımsız seyyar POS, masaüstü POS, SoftPOS veya benzeri ayrı tahsilat altyapıları sunamayacak. Ödeme işlemlerinin Taksi Mali Cihaz ekosistemi üzerinden yürütülmesi hedefleniyor.
Erteleme ödeme ekosistemine hazırlık süresi kazandırdı
16 Kasım’a kadar verilen ek süre, yalnızca taksicilere cihaz temini açısından zaman kazandırmıyor. Cihaz üreticileri, taksimetre şirketleri, bankalar, ödeme kuruluşları ve taksi çağırma uygulamalarının aynı teknik mimariye bağlanması gerektiği için sektörün tamamına ek bir entegrasyon süresi sağlıyor. Düzenleme hayata geçtiğinde takside ödeme deneyimi nakit ve klasik POS ikilisinin ötesine geçerek taksimetre, ödeme, mali belge ve işlem verisinin tek altyapıda birleştiği yeni bir modele dönüşecek.
Google Cloud finans sektörüne özel yapay zeka ajanlarını tanıttı

Google Cloud, sermaye piyasaları ve kurumsal bankacılık için geliştirdiği Gemini Enterprise for Financial Services çözümünü tanıttı. Ön izleme aşamasındaki platform; finansal araştırma, KYC, kredi ve karşı taraf risk analizi, portföy değerlendirmesi ve kurumsal bankacılık araştırmaları gibi süreçleri yapay zeka ajanlarıyla destekliyor. Deutsche Bank ve CME Group çözümü kullanan ilk finans kuruluşları arasında yer alıyor.
Platformun merkezinde yer alan Financial Research Agent, finans profesyonellerinin farklı iş akışları için hazırlanmış 50’den fazla özel beceri ve 13 veri bağlantısı sunuyor. Moody’s, FactSet ve MSCI gibi veri sağlayıcıları da MCP bağlantıları üzerinden sisteme entegre edildi. Böylece finansal araştırmalarda kullanılan veri kaynaklarının, metodolojinin ve veri geçmişinin izlenebilir olması hedefleniyor.
Deutsche Bank, Financial Research Agent’ın tasarım ortaklarından biri olarak geliştirme sürecinde yer aldı ve özellikle kurumsal bankacılık araştırmalarında manuel veri toplama süresini azaltmayı hedefliyor. Google Cloud ayrıca BNY, Citi Wealth, Lloyds Banking Group, Macquarie Bank ve Signal Iduna gibi finans kuruluşlarının da Gemini Enterprise altyapısını farklı agentic AI kullanım alanlarında kullandığını belirtiyor.
Finans sektöründe yapay zeka yarışı hazır ajan altyapılarına kayıyor
Gemini Enterprise for Financial Services’ın dikkat çekici tarafı, yapay zekayı genel amaçlı bir asistandan çıkarıp KYC, risk, araştırma ve portföy analizi gibi doğrudan finansal iş akışlarına bağlaması. Moody’s, FactSet ve MSCI gibi lisanslı veri sağlayıcılarının aynı yapıya dahil edilmesi de doğruluk ve denetlenebilirlik sorununa verilen güçlü bir yanıt. Önümüzdeki dönemde bankalar açısından kritik tercih, kendi yapay zeka altyapısını geliştirmek ile sektör için hazırlanmış hazır agentic AI platformlarını kullanmak arasında şekillenebilir.
SPK kripto listesini güncelledi, platform sayısı 43’e indi

Sermaye Piyasası Kurulu, kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin geçici listelerini güncelledi. CoinO, ICRYPEX ve WH Last Stop, Faaliyette Bulunanlar Listesi’nden çıkarılarak Tasfiye Sürecinde Olanlar Listesi’ne alındı. Böylece faaliyetini sürdürmek üzere geçici listede yer alan kripto varlık alım satım platformlarının sayısı 46’dan 43’e geriledi. SPK’nın güncel Faaliyette Bulunanlar Listesi’nde saklama başvuruları dahil toplam 52 kuruluş bulunuyor.
Tasfiye Sürecinde Olanlar Listesi’ndeki kuruluş sayısı ise 53’ten 56’ya yükseldi. SPK, bu listenin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun geçici 11’inci maddesi kapsamında kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetine devam etmeyecek kuruluşlara ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla hazırlandığını belirtiyor. CoinO, ICRYPEX ve WH Last Stop’un liste değişikliğine ilişkin şirket bazlı ayrı bir gerekçe ise şu aşamada açıklanmış değil.
Burada önemli bir hukuki ayrım bulunuyor. Faaliyette Bulunanlar Listesi, SPK tarafından faaliyet izni verilmiş kuruluşların listesi anlamına gelmiyor. Kurul da liste sayfasında bu hususu açık biçimde vurguluyor. Dolayısıyla son değişikliği “üç şirketin lisansı iptal edildi” şeklinde yorumlamak doğru olmaz; gelişme, geçici faaliyet ve başvuru statüsündeki değişikliği ifade ediyor.
Kripto sektöründe geçiş süreci daralıyor
Platform sayısının 46’dan 43’e gerilemesi, Türkiye’de kripto varlık hizmet sağlayıcıları için başlayan yeni düzenleyici dönemde listenin giderek daraldığını gösteriyor. Ancak mevcut tabloyu “43 lisanslı kripto borsası kaldı” şeklinde okumamak gerekiyor. Önümüzdeki dönemde asıl belirleyici gelişme, geçici listede bulunan platformlardan hangilerinin SPK’nın nihai faaliyet izni sürecini tamamlayabileceği olacak.
Moka United Vavien ile enerji ve mobilitede büyüyor

Moka United, enerji ve mobilite sektörlerine yönelik çözüm setini iştiraki Up Enerji tarafından geliştirilen Vavien ile genişletiyor. Platform; ödeme, tahsilat, cüzdan ve kart çözümlerini bayi, kurumsal filo ve bireysel kullanıcı operasyonlarıyla aynı yapı altında buluşturuyor. Vavien’in modüler mimarisi, farklı marka ve hizmet ağlarına uyum sağlayabilecek şekilde tasarlandı.
Kurumsal şirketler Vavien üzerinden istasyon ağına erişebiliyor; araç ve şoför bazlı yönetim ile limit ve kısıtlama özelliklerinden yararlanabiliyor. Bayiler yeni müşterilere ulaşırken tahsilat süreçlerini yönetebiliyor. Bireysel kullanıcılar ise Vavikey ile QR kod ve mobil ödeme seçeneklerine, Visa altyapılı Vavix ile fiziksel ve sanal kart çözümlerine erişebiliyor. Platform ayrıca farklı fiyat, komisyon, kullanıcı ve yetki modellerinin merkezi olarak yönetilmesini sağlıyor.
Moka United Genel Müdürü Gizem Moral, Vavien ile ödeme ve finansal süreçleri operasyonel ihtiyaçlarla tek altyapıda buluşturduklarını belirtti. UP Enerji CEO’su Suat Dolu ise platformun akaryakıt sektöründeki bayiler, kurumsal filolar ve bireysel kullanıcıları ortak bir dijital yapıda bir araya getirdiğini, bu modelle tahsilat süreçlerini kolaylaştırmayı ve operasyonel verimliliği artırmayı hedeflediklerini ifade etti.
Ödeme teknolojileri dikey sektörlerin operasyonuna yerleşiyor
Vavien’in dikkat çekici tarafı, ödeme altyapısını enerji ve mobilite sektörüne özgü operasyonlarla aynı platformda birleştirmesi. POS, tahsilat, cüzdan ve kart çözümlerinin filo, bayi, limit ve kullanıcı yönetimiyle bütünleşmesi, fintek şirketlerinin genel amaçlı ödeme servislerinden sektöre özel finansal altyapılara doğru ilerlediğini gösteriyor. Bu model, özellikle yüksek işlem hacmine ve karmaşık bayi ağına sahip sektörlerde yeni bir rekabet alanı yaratabilir.
TCMB Payco ve Junomoney’nin faaliyet izinlerini iptal etti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Payco Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. ile Junomoney Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izinlerini iptal etti. Her iki karar da 21 Ağustos 2026 tarihinde alındı ve 26 Ağustos 2026 tarihli, 33352 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Payco’ya faaliyet izni 28 Temmuz 2022’de, Junomoney’ye ise 20 Mayıs 2025’te verilmişti.
İki şirket için kullanılan hukuki dayanaklar aynı değil. Payco kararında 6493 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (e) bentleri ile 19’uncu maddesi esas alındı. Bu hükümler, kuruluşun faaliyet şartlarını kaybetmesi ve faaliyetlerinin devamının ödemelerin güvenliğini tehdit etmesi durumlarını kapsıyor. Payco’nun bazı ödeme hizmetleri ve elektronik para ihracına ilişkin faaliyetleri daha önce TCMB tarafından geçici olarak durdurulmuştu; son kararla süreç faaliyet izninin tamamen iptaline taşındı.
Junomoney kararında ise 16’ncı maddenin (c) ve (ç) bentleri ile 19’uncu maddeye atıf yapıldı. Bunlar, faaliyet izninin gerçeğe aykırı beyan ve belgeyle alınmış olduğunun tespit edilmesi ile kuruluşun faaliyet için gerekli şartları kaybetmesini kapsıyor. Resmî kararlarda Payco’nun hangi faaliyet şartlarını kaybettiği veya Junomoney açısından hangi beyan ya da belgenin değerlendirmeye konu olduğu açıklanmadı. Bu nedenle iki kararın gerekçelerini yayımlanan resmî metnin ötesine taşıyan bir yorum yapmak için yeterli veri bulunmuyor.
İki İptal Kararı Aynı Düzenleyici Mesajı Taşımıyor
Payco ve Junomoney kararlarının aynı gün yayımlanması ödeme ve elektronik para sektöründe denetimin sıkılaştığı görünümünü güçlendiriyor ancak hukuki gerekçelerin farklı olması önemli. Payco’da faaliyetlerin devamının ödeme güvenliğine etkisi öne çıkarken Junomoney kararında izin aşamasındaki beyan ve belgelere ilişkin hüküm de devreye giriyor. Bu ayrım, TCMB’nin denetiminin yalnızca kuruluşların mevcut faaliyetlerini değil, faaliyet izninin alınmasından itibaren lisans koşullarının korunmasını da kapsadığını gösteriyor.
FAST işlem limiti 300 bin TL’ye yükseliyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, FAST Sistemi’nde işlem tutar limitlerini artırıyor. 26 Ağustos 2026 itibarıyla FAST para transferlerinde 100 bin TL olan üst sınır 300 bin TL’ye çıkacak. Aynı limit, Ödeme İste Katman Servisi üzerinden gerçekleştirilen ödemelerde de uygulanacak.
FAST-TR Karekod ile yapılan dinamik doğrulamalı işyeri ödemelerinde ise mevcut 250 bin TL’lik sınır 300 bin TL’ye yükseltilecek. FAST işlem limitlerinde bundan önceki önemli artış 4 Nisan 2024’te yapılmış; standart para transferi limiti 50 bin TL’den 100 bin TL’ye, FAST-TR Karekod işyeri ödemeleri limiti ise 100 bin TL’den 250 bin TL’ye çıkarılmıştı.
8 Ocak 2021’de kullanıma açılan FAST’ta başlangıç limiti 1.000 TL seviyesindeydi. Sistem zaman içinde Kolay Adres, TR Karekod ve Ödeme İste gibi katman servisleriyle genişledi. Yeni düzenlemeyle birlikte para transferleri, Ödeme İste ve dinamik doğrulamalı FAST-TR Karekod işyeri ödemelerinde üst sınır 300 bin TL’de birleşmiş olacak.
FAST ticari ödeme tarafında daha güçlü konumlanıyor
Limit artışının en dikkat çekici tarafı yalnızca bireysel para transferlerini rahatlatması değil, Ödeme İste ve FAST-TR Karekod işlemlerini de 300 bin TL seviyesine taşıması. Bu adım, FAST’ın günlük para transferi altyapısından ticari tahsilat ve işyeri ödemelerinde daha yüksek tutarlara hizmet verebilen bir ödeme altyapısına doğru genişlediğini gösteriyor. Özellikle Ödeme İste’nin ticari kullanım alanlarının büyümesi, bankalar ve ödeme kuruluşları açısından FAST tabanlı yeni tahsilat senaryolarının önünü açabilir.
Türkiye’nin unicorn şirketleri arasına HubX de katıldı

HubX’in 1,2 milyar dolar pre-money değerlemeye ulaşması, şirketi Türkiye’den çıkan unicorn şirketler arasına taşıdı. Böylece Türkiye teknoloji ekosisteminde 1 milyar dolar eşiğini aşan şirket sayısı bir kez daha gündeme gelirken, HubX’in ilk dış yatırımında bu seviyeye ulaşması da hikâyeyi daha dikkat çekici hale getirdi.
Bugüne kadar kamuoyuna yansıyan başlıca unicorn örneklerine bakıldığında, Türkiye’den çıkan şirketlerin farklı iş modelleri ve farklı işlem yapılarıyla 1 milyar dolar eşiğini aştığı görülüyor. Kimi şirket yatırım turuyla, kimi çoğunluk hisse satışıyla, kimi halka arzla bu değere ulaştı.
Türkiye’nin öne çıkan unicorn şirketleri
- Loom Games – 2026 – Scopely çoğunluk hisse alımı, 1 milyar doların üzerinde değerleme
- Dream Games – 2021 – 155 milyon dolarlık Series B yatırımı, 1 milyar dolar değerleme
- HubX – 2026 – 50 milyon dolar yatırım + 25 milyon dolarlık ek yatırım opsiyonu, 1,2 milyar dolar pre-money değerleme
- Getir – 2021 – 300 milyon dolarlık Series C yatırımı, 2,6 milyar dolar değerleme
- Peak Games – 2020 – Zynga’ya 1,8 milyar dolarlık satış
- Insider – 2022 – 121 milyon dolarlık Series D yatırımı, 1,22 milyar dolar değerleme
- Trendyol – 2021 – 330 milyon dolarlık sermaye artırımı, 11 milyar doların üzerinde değerleme
- Hepsiburada – 2021 – Nasdaq halka arzı, 3,9 milyar dolar değerleme ve yaklaşık 500 milyon dolarlık yeni ihraç
HubX’in farkı ilk dış yatırımda gelmesi oldu
HubX’i listedeki birçok örnekten ayıran temel unsur, dört yıl boyunca dış yatırım almadan büyüdükten sonra ilk kurumsal yatırım anlaşmasıyla unicorn seviyesine çıkması. Türkiye’de unicorn hikâyeleri çoğunlukla seri yatırım turları veya büyük ölçekli satın almalarla öne çıkarken, HubX tarafında kârlı büyüme sonrası gelen ilk dış yatırım dikkat çekiyor. Bu yapı, şirketin yeni dönemde yalnızca büyümesini hızlandıran değil, aynı zamanda satın alma kapasitesi yaratan bir sermaye modeline geçtiğini gösteriyor.
Dinamikpay’a Yasa Dışı Bahis Soruşturması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Dinamikpay Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. ile şirket yetkilileri hakkında yasa dışı bahis ve suç gelirlerinin aklanmasına yönelik soruşturma başlattı. İstanbul ve Ankara’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda 13 şüpheli gözaltına alınırken, Dinamikpay’e İstanbul Sulh Ceza Hakimliği kararıyla el konuldu. Soruşturma kapsamında 8 araç, 33 konut ve 50 arsa hakkında el koyma tedbiri uygulanırken 126 banka ve kripto para hesabı bloke edildi.
Başsavcılığın açıklamasına göre soruşturma; MASAK raporları, TCMB denetimleri, TÖDEB tespitleri, finansal hareket analizleri ve dijital inceleme bulguları üzerinden yürütülüyor. Dinamikpay üzerinden 2024 ve 2025 yıllarında yaklaşık 17,9 milyar TL para transferi gerçekleştiği belirlendi. Bu rakamın yasa dışı bahis geliri veya aklandığı kesinleşmiş suç geliri tutarı olarak açıklanmadığının altını çizmek gerekiyor; 17,9 milyar TL, şirket üzerinden gerçekleştiği tespit edilen toplam transfer hacmini ifade ediyor.
Dinamik Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş., TCMB’den 20 Ekim 2023’te elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izni almıştı. Şirketin faaliyet izni 25 Mart 2026’da geçici olarak durduruldu ve Dinamikpay kullanıcı bakiyelerinin kendi banka hesaplarına aktarılabileceğini duyurdu. Güncel durumda şirketin faaliyet izni tamamen iptal edilmiş görünmüyor; TCMB tarafındaki statü geçici durdurma olarak devam ediyor. Soruşturma da halen sürüyor ve şüpheliler hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.
Düzenleyici Denetimden Adli Sürece Uzanan Bir Dosya
Dinamikpay dosyasını ödeme sektörü açısından önemli kılan nokta, sürecin yalnızca son operasyonla başlamaması. Mart ayında gelen geçici faaliyet durdurma kararını, beş ay sonra MASAK, TCMB ve TÖDEB tespitlerinin de yer aldığı adli soruşturmanın izlemesi; ödeme kuruluşlarında işlem izleme, müşteri tanıma, şüpheli işlem kontrolü ve mevzuata uyum süreçlerinin ne kadar kritik hale geldiğini gösteriyor. Bundan sonraki aşamada hem adli soruşturmanın seyri hem de TCMB’nin şirketin faaliyet iznine ilişkin vereceği nihai karar sektör açısından yakından izlenecek.
PttAVM’ye N Kolay Alışveriş Kredisi entegre edildi

PttAVM ile Aktif Bank’ın dijital bankacılık markası N Kolay, alışveriş finansmanına yönelik yeni bir iş birliğini hayata geçirdi. Entegrasyon kapsamında PttAVM kullanıcıları, alışverişlerini tamamlarken N Kolay Taksitli Alışveriş Kredisi’ne doğrudan ödeme akışı içinden başvurabilecek. Kullanıcının ek bir sayfaya ya da farklı bir kanala yönlendirilmesine ihtiyaç duyulmayacak.
Yeni yapı, e-ticaret ile finansman hizmetini aynı müşteri yolculuğunda bir araya getiriyor. Kullanıcı sepetini onaylarken kredi seçeneğini değerlendirebilecek ve başvurusunu PttAVM üzerinden tamamlayabilecek. Haberde kredi tutarı, vade, faiz oranı veya ürün kategorilerine ilişkin bir sınır paylaşılmadığı için bu koşullar henüz açıklanmış değil. N Kolay daha önce Hepsiburada ile de benzer bir alışveriş finansmanı modeli kurmuştu.
PTT AŞ Genel Müdür Yardımcısı Emrah Yoğurtçu, iş birliğinin kullanıcıların ödeme esnekliğini artırmayı ve bütçe planlamasını kolaylaştırmayı hedeflediğini belirtti. Yoğurtçu, dijital finansal çözümleri PttAVM altyapısına entegre ederek müşteri deneyimini güçlendirmeyi ve dijitalleşen alışveriş ekosistemine uyum sağlamayı sürdürdüklerini ifade etti.
Alışveriş Kredisi Ödeme Ekranına Yerleşiyor
PttAVM ve N Kolay iş birliğinin dikkat çekici tarafı, kredi ürününü ayrı bir bankacılık başvurusu olmaktan çıkarıp satın alma anının içine yerleştirmesi. Bu yapı gömülü finans yaklaşımının e-ticaretteki en görünür kullanım alanlarından birini oluşturuyor. Özellikle yüksek tutarlı alışverişlerde kart limitine alternatif bir finansman kanalının doğrudan ödeme ekranında sunulması, bankalar ile e-ticaret platformları arasındaki entegrasyonu daha da derinleştirebilir.
BİM Yemeksepeti ile online satışa başladı

BİM, Yemeksepeti ile yaptığı iş birliğiyle online satış kanalını genişletti. Uygulama ilk aşamada İstanbul, İzmir ve Ankara’da devreye alındı. Kullanıcılar Yemeksepeti uygulamasındaki Marketler sekmesi üzerinden BİM ürünlerini mağazalardaki raf fiyatlarıyla sipariş edebiliyor. İş birliğinin önümüzdeki bir yıl içinde farklı illere yaygınlaştırılması da değerlendiriliyor.
BİM Operasyon Başkanı Tolga Şahin, değişen alışveriş alışkanlıklarını yakından takip ettiklerini ve hizmet kanallarını geliştirmeyi sürdürdüklerini belirtti. Şahin, Yemeksepeti iş birliğini online alışverişi tercih eden müşterilerin BİM ürünlerine ve fiyat avantajına daha kolay ulaşmasını sağlayan yeni bir kanal olarak tanımladı.
Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver ise iş birliğiyle BİM’in ürün yelpazesini mağazalardaki raf fiyatlarıyla kullanıcıların kapısına ulaştırdıklarını ifade etti. Çalapöver, özellikle fiyat duyarlılığının arttığı dönemde kullanıcıların bütçesini koruyan ve zaman kazandıran bir alışveriş deneyimi sunmayı hedeflediklerini vurguladı.
Perakendede fiyat ve dağıtım aynı dijital kanalda buluşuyor
İş birliğinin dikkat çekici tarafı, fiziksel mağazadaki raf fiyatının dijital sipariş kanalına taşınması. BİM açısından mevcut fiyat politikasını yeni bir dağıtım modeliyle genişleten yapı, Yemeksepeti açısından da Marketler alanındaki günlük tüketim alışverişini büyütüyor. Modelin üç büyükşehir sonrasında farklı illere yayılması, hızlı teslimat platformları ile indirim marketleri arasındaki iş birliklerinin ne ölçüde ölçeklenebileceğini gösterecek.
Efor Yatırım’dan 3 milyar TL’lik sermaye hamlesi

Efor Yatırım Sanayi Ticaret A.Ş., 3 milyar TL tutarında tahsisli sermaye artırımı için Sermaye Piyasası Kurulu’na başvurma kararı aldı. Şirketin mevcut 2 milyar 178 milyon TL çıkarılmış sermayesinin, 10 milyar TL kayıtlı sermaye tavanı içinde artırılması planlanıyor. İşlemde mevcut ortakların rüçhan hakları tamamen kısıtlanacak. Efor Yatırım’ın 24 Ağustos 2026 tarihli sermaye artırımı bildirimi KAP’ta da yer alıyor.
Plan kapsamında ihraç edilecek yeni payların tamamı, sermaye avansından doğacak alacağa mahsuben halka arz edilmeksizin Efor Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Akkuş’a tahsis edilecek. Yeni çıkarılmış sermaye tutarı ile ihraç edilecek pay adedi, Borsa İstanbul’un Toptan Alış Satış İşlemlerine İlişkin Prosedürü kapsamında belirlenecek pay satış fiyatına göre netleşecek. Şirket, sağlanacak kaynağı finansal borçların azaltılması ve işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması amacıyla kullanmayı planlıyor.
Kararın arka planında Efor Yatırım’ın yakın dönemde gerçekleştirdiği uluslararası finansman işlemi bulunuyor. İbrahim Akkuş’a ait, şirket sermayesinin yüzde 8,03’üne karşılık gelen 175 milyon adet B grubu pay, 18 Ağustos’ta Efor Capital Teknoloji Yatırımları A.Ş.’ye devredilmişti. Bu işlem de KAP’ta, şirketin orta ve uzun vadeli uluslararası finansman imkânlarına erişim çalışmalarının parçası olarak açıklanmıştı. Akkuş, yeni sermaye hamlesinin finansal yapıyı güçlendirmeyi, işletme sermayesini desteklemeyi ve uzun vadeli büyümeye daha sağlam bir zemin oluşturmayı amaçladığını belirtti.
Pay Satışından Gelen Kaynak Bilançoya Taşınıyor
Efor Yatırım’ın attığı adımın dikkat çekici tarafı, pay satışıyla başlayan uluslararası finansman sürecinin tahsisli sermaye artırımı üzerinden doğrudan şirket özkaynaklarına taşınacak olması. 3 milyar TL’lik kaynak, mevcut 2,178 milyar TL’lik çıkarılmış sermayeye kıyasla oldukça yüksek bir büyüklüğü temsil ediyor. Bundan sonraki kritik aşamalar SPK’nın vereceği karar, Borsa İstanbul prosedürüne göre oluşacak satış fiyatı ve şirketin açıklayacağı ayrıntılı fon kullanım raporu olacak.
TeklifimGelsin Teknolojide En İyi İşverenler arasında

Kişiselleştirilmiş finansal platform TeklifimGelsin, Great Place to Work Enstitüsü tarafından hazırlanan Best Workplaces in Technology 2026 listesinde yer aldı. Şirket, 10-99 çalışan kategorisinde dokuzuncu sıraya yerleşerek teknoloji sektöründe çalışma deneyimi açısından öne çıkan kuruluşlar arasındaki yerini korudu.
Kullanıcıların yatırım ve kredi ihtiyaçlarına yönelik finansal teklifleri tek platform üzerinden görüntülemesine ve işlemlerini tamamlamasına imkân sağlayan TeklifimGelsin, çalışma kültüründe çalışanların kendilerini geliştirebildiği, fikirlerini paylaşabildiği ve ekip olarak üretime katılabildiği bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Şirket, kurum içi kültürü geliştirmeye yönelik çalışmalarını da sürdürüyor.
TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, Great Place to Work listelerinde bir kez daha yer almaktan memnuniyet duyduklarını belirtti. Zararsız, ekip arkadaşlarının kendilerini geliştirebildikleri, fikirlerini özgürce paylaşabildikleri ve birlikte üretmekten keyif aldıkları bir çalışma ortamı yaratmaya önem verdiklerini vurguladı.
Fintekte Rekabet İnsan Kaynağına Da Taşınıyor
Teknoloji ve fintek şirketlerinde ürün ve altyapı kadar yetenek çekmek, ekipleri elde tutmak ve güçlü bir çalışma kültürü oluşturmak da rekabetin önemli parçalarından biri haline geliyor. Özellikle daha küçük ve çevik ekiplerle büyüyen şirketlerde çalışan deneyimi, inovasyon kapasitesi ve sürdürülebilir büyüme üzerinde doğrudan etkili olabiliyor. TeklifimGelsin’in listede yeniden yer alması da insan kaynağının fintech şirketleri için giderek daha stratejik bir alan haline geldiğini gösteriyor.
Topraktan Proje GYF 985 milyon TL ile başladı

Azimut Portföy ve Fuzul Topraktan iş birliğiyle kurulan Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu, ilk aşamada 985 milyon TL büyüklükle yatırımcılarla buluştu. Nitelikli yatırımcılara yönelik ve katılım finans ilkelerine uygun olarak yapılandırılan fonun portföyüne Başakşehir’deki 16.724,39 metrekarelik konut imarlı arsa dahil edildi. Fuzul Topraktan’ın burada geliştireceği proje, şirketin Başakşehir’deki 22’nci projesi olacak.
Fonun modelinde Fuzul Topraktan proje geliştirme tarafında, Azimut Portföy ise fon yönetimi ve sermaye piyasaları tarafında konumlanıyor. Amaç, gayrimenkul geliştirme sürecinde arsa aşamasından itibaren oluşan değeri profesyonel fon yönetimi altında yatırımcılarla buluşturmak. Gerekli başvuru ve onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından fon katılma paylarının Borsa İstanbul Girişim Sermayesi Pazarı’nda işlem görmesi hedefleniyor. Bu sürecin henüz tamamlanmadığının altını çizmek gerekiyor.
Azimut Portföy Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Murat Salar, proje gayrimenkul yatırım fonlarını gayrimenkul sektörü ile sermaye piyasaları arasındaki bağı güçlendiren araçlardan biri olarak değerlendirdi. Fuzul Topraktan Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Akbal ise 985 milyon TL’lik başlangıç büyüklüğünü ilk adım olarak gördüklerini, fonun hem büyüklüğünü hem de yatırım alanlarını artırmayı hedeflediklerini belirtti. Fuzul Holding CEO’su Erdal Erdem de grubun 2026 yılı ikinci döneminde aktif toplamının yüzde 126 artışla 165,2 milyar TL’ye, özkaynaklarının 41,1 milyar TL’ye ve net kârının 10,1 milyar TL’ye ulaştığını açıkladı; kuruluş çalışmaları süren katılım bankasının da bu ekosistemi ileri taşımasını beklediklerini ifade etti.
Gayrimenkul geliştirme sermaye piyasalarıyla daha erken buluşuyor
Topraktan Proje GYF’nin dikkat çekici tarafı, yatırımcıyı tamamlanmış gayrimenkule son aşamada dahil etmek yerine arsa ve geliştirme sürecinden itibaren değer zincirine ortak etmeyi hedeflemesi. Fon katılma paylarının Borsa İstanbul’da işlem görmesi planı da gerçekleşirse, proje gayrimenkul yatırım fonlarının likidite ve ikincil piyasa tarafında yeni bir örnek oluşturabilir. 985 milyon TL’lik başlangıç büyüklüğünün ardından yeni proje alanlarının eklenmesi, bu modelin ne ölçüde ölçeklenebileceğini gösterecek.
SPK’dan Midas Menkul Değerler’e 24,9 milyon TL ceza

Sermaye Piyasası Kurulu, Midas Menkul Değerler AŞ’ye üç ayrı gerekçeyle toplam 24 milyon 924 bin 858,78 TL idari para cezası verdi. Karar, SPK’nın 27 Ağustos 2026 tarihli ve 2026/53 sayılı bülteninde yayımlandı. En yüksek tutarlı ceza, uzaktan kimlik tespitinin görüntülü görüşme olmaksızın yapılması nedeniyle uygulandı. Bu kapsamda şirkete 13 milyon 305 bin 83,37 TL ceza verildi.
İkinci ceza, reklamlarda yatırımcıları yanıltıcı ifadelerin kullanılması gerekçesiyle 7 milyon 184 bin 747,62 TL olarak belirlendi. SPK ayrıca somut olaylar bazında iç kontrol ve iç denetim sisteminin etkin ve yeterli biçimde sürdürülememesi nedeniyle Midas Menkul Değerler’e 4 milyon 435 bin 27,79 TL daha idari para cezası uyguladı. Böylece üç cezanın toplamı 24,9 milyon TL’ye ulaştı.
SPK bülteninde, uzaktan kimlik tespiti için III-42.1 sayılı Tebliğ’in 5’inci maddesine; reklamlar için III-39.1 sayılı Tebliğ’in 41’inci maddesine; iç kontrol ve iç denetim tarafında ise Seri V, No: 68 sayılı Tebliğ’in ilgili hükümlerine atıf yapıldı. İncelemenin kapsadığı müşteri sayısı, uygulamaların hangi dönemde gerçekleştiği veya yanıltıcı bulunan reklam ifadelerinin içeriği bültende ayrıca açıklanmadı. FintekWins haberindeki rakamlar ve gerekçeler SPK’nın resmî bülteniyle örtüşüyor.
Dijital yatırım platformlarında uyum üç ayrı cephede sınanıyor
Midas kararını dikkat çekici kılan nokta, yaptırımın tek bir teknik ihlalle sınırlı kalmaması. Dijital müşteri edinimi, yatırımcıya yönelik iletişim ve kurum içi kontrol mekanizmaları aynı inceleme içinde yaptırıma konu olmuş durumda. Hızlı müşteri kazanımı üzerine kurulu dijital yatırım modellerinde onboarding sürecinin mevzuata uygunluğu kadar reklam dilinin sınırları ve iç denetim kapasitesi de artık doğrudan düzenleyici risk başlıkları arasında yer alıyor.
KVKK biyometrik mesai takibinde sınırları netleştirdi

Kişisel Verileri Koruma Kurumu, çalışanların mesai takibinde biyometrik veri kullanımına ilişkin yeni bir açıklama yayımladı. Kurum, parmak izi ve avuç içi gibi verilerin matematiksel koda dönüştürülmesinin biyometrik veri niteliğini ortadan kaldırmadığını belirtti. Açıklama, 29 Nisan 2026 tarihli ve 2026/921 sayılı İlke Kararı sonrasında gelen görüş talepleri üzerine yapıldı. Söz konusu İlke Kararı 2 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştı.
KVKK’nın yaklaşımına göre işverenlerin çalışma sürelerini takip etme ve belgelendirme yükümlülüğü bulunuyor ancak bu takibin biyometrik sistemlerle yapılmasını öngören açık bir kanuni düzenleme bulunmuyor. Kurul, yalnızca mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlenmesinin Kanun’un 6’ncı maddesindeki işleme şartlarına dayanmadığını, çalışanın açık rızasının da tek başına yeterli olmadığını değerlendiriyor. Aynı amaca kart, PIN, RFID/NFC veya benzeri daha az müdahaleci yöntemlerle ulaşılabiliyorsa biyometrik veri kullanımı ölçülülük açısından sorun yaratıyor.
Yeni açıklamada yüksek güvenlik gerektiren tesisler için ayrı bir değerlendirme alanı da bırakılıyor. Biyometrik sistem, mesai takibinden çok kimlik doğrulama, yetkilendirme veya kritik alanlara erişim amacıyla kullanılıyorsa somut olay bazında farklı değerlendirilebilecek. Ancak bu durumda da kullanımın gerekli kişiler ve alanlarla sınırlandırılması, alternatif yöntemlerin yetersiz kalması ve güvenlik ihtiyacıyla ölçülü olması gerekiyor.
Biyometrik teknolojide belirleyici soru kullanım amacı
KVKK’nın son açıklaması, personel takip ve erişim kontrol sistemleri geliştiren teknoloji şirketleri açısından da önemli. Verinin görüntü olarak saklanmaması veya algoritmayla şablona dönüştürülmesi, onu özel nitelikli kişisel veri kapsamından çıkarmıyor. Bu nedenle şirketlerin yalnızca veriyi nasıl sakladığına odaklanması yeterli olmayacak; neden işlediği, hangi amaçla kullandığı ve aynı sonuca daha az müdahaleci yöntemlerle ulaşılıp ulaşılamadığı da belirleyici olacak.
Yapay zeka ticaretinde güven yarışı başlıyor

Mastercard’ın yeni Signals raporu, yapay zeka asistanlarının alışveriş ve ödeme süreçlerindeki rolü büyürken tüketicilerin kontrolü tamamen devretme konusunda temkinli davrandığını gösteriyor. 16 ülkeden 26 bin tüketiciyi kapsayan araştırmaya göre katılımcıların yüzde 85’i en uygun seçeneği bulmak için bir yapay zeka asistanıyla çalışmaya açık. Satın alma işlemini belirlenen sınırlar içinde tamamen yapay zekaya bırakmaya hazır olanların oranı ise yalnızca yüzde 9.
Araştırmada tüketicilerin yüzde 32’si yapay zekanın ne satın alınacağına karar vermesine sıcak bakarken son ödeme onayını kendilerinde tutmak istiyor. Mastercard, yüzde 85 ile yüzde 9 arasındaki bu farkı yapay zeka asistanlı ticaretin önündeki temel “güven açığı” olarak değerlendiriyor. Raporda yapay zeka asistanlarıyla desteklenen tüketici harcamalarının 2030’a kadar küresel ölçekte 3 ila 5 trilyon dolara ulaşabileceği, işletmeler arası işlemlerde potansiyelin bunun üç katına kadar çıkabileceği tahmin ediliyor. Bugün ise yapay zeka asistanları aracılığıyla yapılan işlemler küresel e-ticaret işlem hacminin yaklaşık yüzde 0,4’ünü oluşturuyor.
Mastercard bu yeni modele yönelik Agent Pay altyapısı üzerinde çalışıyor. Google ile geliştirilen Verifiable Intent – Doğrulanabilir Niyet yaklaşımıyla kullanıcının kimliği, verdiği talimat ve sonuçta gerçekleşen işlem arasında doğrulanabilir bir bağ kurulması hedefleniyor. Mastercard Yapay Zeka ve Veri Başkanı Greg Ulrich, yapay zeka asistanlı ticaretin ölçeklenebilmesi için ödemeler, güvenlik ve yapay zeka destekli hizmetlerin birlikte gelişmesi gerektiğini vurguluyor.
Agentic Commerce’ta Asıl Rekabet Yetki Yönetiminde
Rapordaki yüzde 85 ile yüzde 9 arasındaki fark, agentic commerce tarafındaki asıl rekabet alanını oldukça net gösteriyor. Tüketiciler yapay zekanın arama, karşılaştırma ve öneri süreçlerini üstlenmesine hazır görünürken para harcama yetkisinin devrinde kontrolü korumak istiyor. Bu nedenle ödeme altyapılarının bundan sonra yalnızca “İşlemi kim yaptı?” sorusunu yanıtlaması yeterli olmayacak; “Bu işlem kullanıcının verdiği yetkinin sınırları içinde mi?” sorusuna da cevap vermesi gerekecek. Yapay zeka asistanlı ticaret büyüdükçe kimlik, niyet, yetki, limit ve işlem geçmişini birbirine bağlayan güven katmanı ödeme ağları, bankalar ve fintekler için yeni rekabet alanlarından biri olacak.
Destek Portföy ilk iki fonunu yatırımcılarla buluşturdu

Destek Portföy, kuruluşunun ardından ilk yatırım fonları olan DAP kodlu Para Piyasası Fonu ile DEH kodlu Hisse Senedi Fonu’nu yatırımcıların erişimine açtı. Her iki fon da TEFAS üzerinden işlem görmeye başladı. Fonlara, TEFAS işlemlerine aracılık eden banka ve aracı kurumların yanı sıra DestekBank ve Destek Yatırım kanallarından da erişilebiliyor.
DAP, kısa vadeli ve likit sermaye piyasası araçlarına yönelmek isteyen bireysel ve kurumsal yatırımcılara odaklanıyor. Fonun yıllık yönetim ücreti yüzde 0,25 olarak belirlendi. DEH ise hisse senedi yoğun fon niteliğinde ve hisse senedi piyasalarındaki fırsatlara erişmek isteyen yatırımcılara yönelik yapılandırıldı. Mevcut vergi düzenlemeleri kapsamında DEH’in katılma paylarından elde edilen kazançlarda stopaj oranı yüzde 0 olarak uygulanıyor.
Destek Portföy Genel Müdürü Yasin Atikler, DAP ile kısa vadeli nakit yönetimine, DEH ile de hisse senedi piyasalarındaki fırsatlara odaklanan iki farklı yatırım ihtiyacına yanıt vermeyi amaçladıklarını belirtti. Atikler, DAP’ın yüzde 0,25’lik yönetim ücretini belirlerken maliyet unsurunu önceliklendirdiklerini, önümüzdeki dönemde farklı vade, risk ve likidite beklentilerine yönelik yeni fonları ürün yelpazesine eklemeyi planladıklarını ifade etti.
Portföy yönetiminde ilk rekabet alanı maliyet ve dağıtım oluyor
Destek Portföy’ün pazara aynı anda para piyasası ve hisse senedi fonuyla girmesi, başlangıçta iki farklı yatırımcı davranışına temas eden bir ürün stratejisi kurduğunu gösteriyor. Özellikle DAP tarafında yüzde 0,25’lik yönetim ücretinin öne çıkarılması, para piyasası fonlarında maliyet rekabetinin daha görünür hale geldiğine işaret ediyor. TEFAS erişiminin DestekBank ve Destek Yatırım kanallarıyla desteklenmesi ise grubun farklı finansal hizmetlerini ortak bir yatırım ekosisteminde buluşturma potansiyelini artırıyor.
Bankacılıkta mevduat 33,65 trilyon TL’ye çıktı

TCMB’nin 21 Ağustos 2026 haftasına ilişkin verilerine göre bankacılık sektörünün toplam mevduatı bir haftada 406,3 milyar TL artarak 33,65 trilyon TL’ye yükseldi. Toplam kredi hacmi ise yalnızca 569 milyon TL artışla 26,96 trilyon TL seviyesinde kaldı. Böylece haftanın en belirgin ayrışması mevduat ile kredi büyümesi arasında görüldü.
Yurt içi yerleşiklerin toplam mevduatı 29,49 trilyon TL’ye ulaşırken TL mevduatlar 18,31 trilyon TL’ye çıktı. Yabancı para mevduatın dolar karşılığı 234,03 milyar dolara yükseldi; parite etkisinden arındırılmış gerçek haftalık artış ise 1,136 milyar dolar oldu. Aynı hafta tüketici kredileri 100,2 milyar TL gerilerken bireysel kredi kartı bakiyesi 77,2 milyar TL azalarak 3,35 trilyon TL’ye indi. Buna karşılık ticari krediler yaklaşık 76 milyar TL artarak 18,03 trilyon TL’yi aştı.
Bankacılık sektörünün takipteki alacakları da bir haftada 5,7 milyar TL artarak 838,2 milyar TL’ye çıktı. Takipteki tüketici kredileri 353,2 milyar TL’ye yükselirken bunun 187,4 milyar TL’sini bireysel kredi kartları, 163,7 milyar TL’sini ihtiyaç kredileri oluşturdu. Para piyasası fonları ise aynı dönemde 2,17 trilyon TL’den 2,29 trilyon TL’ye yükseldi.
Mevduat Büyüyor, Kredi Tarafı Beklemede
21 Ağustos haftası, bankacılık sisteminde likidite birikiminin krediye aynı hızda dönüşmediği bir görünüm sundu. Mevduatın 406 milyar TL’den fazla artmasına karşılık toplam kredilerin neredeyse yatay kalması dikkat çekiyor. Tüketici kredilerindeki gerilemeye rağmen ticari kredilerin büyümeyi sürdürmesi ise kredi kompozisyonunun şirketler lehine değiştiğini gösteriyor. Önümüzdeki haftalarda mevduat artışının kredi büyümesine ne ölçüde yansıyacağı ve takipteki alacaklardaki yükselişin hızlanıp hızlanmayacağı izlenecek.
Yapı Kredi FRWRD Global ile 7 girişimin DACH yolculuğunu başlattı

Yapı Kredi, girişimcilik ve inovasyon markası FRWRD çatısı altında yürüttüğü FRWRD Global programının beşinci döneminde seçilen 7 girişimin DACH bölgesine açılma yolculuğunu başlattı. Tenity iş birliğiyle “Road to DACH Region” temasıyla yürütülen programa FileOrbis, SmartIQ, Nextrain, ThinkSuite, Rooca, Portuma ve Singularity dahil oldu. Programın global fazı Münih’te devam edecek.
Katılımcı girişimler, Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesine yönelik hazırlık sürecinde 520’nin üzerinde mentordan oluşan uluslararası mentor ağına erişebilecek. Program kapsamında girişimler, Almanya’da düzenlenen Bits & Pretzels etkinliği öncesinde bire bir yatırımcı ve müşteri görüşmeleri, masterclass’lar ve mentorluklarla desteklenecek. Seçilen girişimler regülasyon teknolojileri, yapay zeka, veri analitiği, İK teknolojileri, siber güvenlik ve gaming gibi farklı alanlarda faaliyet gösteriyor.
Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan, girişimcilik ekosistemini Türkiye’nin inovasyon kapasitesi ve küresel rekabet gücü açısından stratejik bir alan olarak gördüklerini belirtti. Doğan, FRWRD Global’i girişimlerin finansmana, bilgiye, deneyime, iş ağlarına ve uluslararası pazarlardaki fırsatlara erişimini destekleyen bütünsel bir yapı olarak kurguladıklarını, DACH bölgesinin ise kurumsal iş birlikleri, yatırım ve ölçeklenme açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.
Globalleşme programları etkinlik katılımının ötesine geçiyor
FRWRD Global’in bu döneminde dikkat çeken nokta, girişimleri yalnızca uluslararası bir etkinliğe taşımak yerine hedef pazara hazırlayan daha kapsamlı bir model sunması. Mentor erişimi, yatırımcı ve müşteri görüşmeleri ile iş geliştirme adımlarının aynı program içinde buluşması, girişimlerin DACH pazarında daha hazırlıklı ilerlemesine imkân tanıyor. Türkiye’den çıkan teknoloji şirketleri açısından globalleşmede asıl farkı artık yalnızca görünürlük değil, doğru pazara doğru bağlantılarla ve ölçeklenebilir bir planla girebilmek yaratıyor.
Garanti BBVA Partners global inovasyon listesine girdi

Garanti BBVA’nın teknoloji girişimleriyle banka arasında iş birliği geliştirmek amacıyla yürüttüğü Garanti BBVA Partners, Global Finance’in Best Financial Innovation Labs 2026 değerlendirmesinde ödül alan inovasyon yapıları arasına girdi. Program, “Financial Institutions Fintech Labs – Working With External Startups and Scale-Ups” kategorisinde dünyanın farklı bölgelerinden finans kuruluşlarının inovasyon laboratuvarlarıyla birlikte listelendi.
Garanti BBVA Partners bugüne kadar 65 teknoloji girişimini destekledi. Programın 10’uncu döneminde Eriklabs, Text2Test, Rudiq, Freya ve Fraud.com yer alıyor. Girişimler altı ay boyunca mentorluk, eğitim, çalışma alanı, yatırımcı ağına erişim ve Garanti BBVA ile potansiyel iş birliği fırsatlarından yararlanıyor. Yeni dönem girişimlerinde yapay zeka, blokzincir, kimlik doğrulama ve dolandırıcılık önleme teknolojileri öne çıkıyor.
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, Partners Tech Programı’nı yalnızca bir hızlandırma programı olarak görmediklerini, girişimcilerin teknolojileriyle bankanın bilgi birikimi ve ekosistemini buluşturan bir yapı olarak konumlandırdıklarını belirtti. Kaya, programın Global Finance değerlendirmesine girmesini girişimcilik ekosistemine uzun vadeli yaklaşımlarının uluslararası ölçekte karşılık bulması olarak değerlendirdi.
Kurumsal inovasyonda ölçüt ticari entegrasyon oluyor
Bu tür programlarda asıl değer, desteklenen girişim sayısından çok girişimlerin banka ile PoC, ürün entegrasyonu veya gerçek ticari iş birliğine ne ölçüde ulaşabildiğiyle ortaya çıkıyor. Garanti BBVA Partners’ın aynı kategoride Akbank Lab gibi yapılarla birlikte değerlendirilmesi, Türkiye’de bankaların startup iş birliklerine dayalı inovasyon modelinin uluslararası görünürlüğünü artırıyor.
senCard Mobil yenilenen yapısıyla hizmette

Bupa Türkiye’nin entegre sağlık hizmetleri yaklaşımı doğrultusunda yenilenen senCard Mobil, sağlık sigortası işlemleri ile dijital sağlık hizmetlerini tek platformda bir araya getiriyor. Kullanıcılar uygulama üzerinden poliçe bilgilerini görüntüleyebiliyor, provizyon ve limitlerini kontrol edebiliyor, hasar süreçlerini takip edebiliyor. Anlaşmalı sağlık kurumları da harita üzerinden görüntülenebiliyor.
Uygulama içinde yer alan senCard Market üzerinden sağlık sigortalarının yanı sıra kasko ve trafik sigortası gibi farklı ürünler incelenebiliyor ve satın alma süreci dijital ortamda tamamlanabiliyor. Blua dijital sağlık hizmetleriyle uygun branşlardaki hekimlerle online görüşme yapılabilirken, hekimin değerlendirmesi sonrasında uygun görülmesi halinde e-reçete hizmetinden yararlanılabiliyor.
senCard Dental bölümünde ise kullanıcılar anlaşmalı ağız ve diş sağlığı kliniklerini ve tedavi paketlerini inceleyebiliyor, uygun lokasyon ve zamanı seçerek randevularını beş adımda oluşturabiliyor. Böylece sağlık sigortası yönetimi, online doktor görüşmesi, e-reçete, diş sağlığı ve farklı sigorta ürünleri aynı mobil deneyimde buluşuyor.
Sağlık ve sigorta aynı dijital temas noktasında buluşuyor
senCard Mobil’in yenilenen yapısında öne çıkan nokta, uygulamanın yalnızca poliçe görüntüleme ve hasar takibi yapan bir sigorta kanalından daha geniş bir sağlık platformuna dönüşmesi. Sigorta satın alma, doktor görüşmesi, e-reçete ve diş sağlığı hizmetlerinin aynı uygulamada bir araya gelmesi, insurtech tarafında müşteriyle temasın poliçe süresinin tamamına yayılabileceği yeni bir model oluşturuyor.
Akbank ihracat tahsil vesaikini dijitalleştiriyor

Akbank, ihracatçı müşterilerinin tahsil vesaiki işlemlerini daha hızlı yönetebilmesi için Kurumsal İnternet Şube’ye İhracat Tahsil Vesaiki Gönderileri özelliğini ekledi. Yeni uygulamayla ihracat kapsamında yurt dışına gönderilecek evrakların görüntüleri dijital ortamda bankaya iletilebiliyor ve süreç şubeye fiziki evrak teslim edilmeden başlatılabiliyor.
Akbank’ın kontrollerinin ardından hazırlanan banka römiz mektubu ve DHL gönderi dokümanları yine Kurumsal İnternet Şube üzerinden müşteriye sunuluyor. İhracatçı bu dokümanları orijinal evraklarına ekleyerek DHL’i doğrudan kendi adresine çağırabiliyor ve evrakların yurt dışındaki ithalatçı bankasına gönderimini bulunduğu yerden tamamlayabiliyor.
Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, ihracatçıların rekabet gücünde finansmana erişim kadar operasyonların hızlı ve etkin yönetilmesinin de önem taşıdığını belirtti. Bektaş, yeni özellikle fiziki evrak akışındaki zaman kaybını azaltmayı ve müşterilerin dış ticaret süreçlerini dijital kanallar üzerinden daha hızlı yönetmesini sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.
Dış ticarette dijitalleşme operasyon katmanına ilerliyor
Akbank’ın yeni özelliği, dış ticaret bankacılığında dijitalleşmenin yalnızca ödeme ve finansman tarafında kalmadığını gösteriyor. Tahsil vesaiki gibi fiziki belge akışının yoğun olduğu süreçlerin önemli bölümünün dijital kanala taşınması, özellikle ihracatçı KOBİ’ler açısından zaman ve operasyon maliyetini azaltabilecek bir adım. Bankaların dış ticaret ürünlerinde rekabeti de giderek finansman koşullarının yanında süreç hızına ve dijital kullanım kolaylığına kayıyor.
Link Bilgisayar Legalmatic ile iş birliğine gitti

Link Bilgisayar, kullanıcılarının hukuki süreçlerini daha hızlı ve kolay yönetebilmesi amacıyla yapay zeka tabanlı hukuki teknoloji platformu Legalmatic ile iş birliği yaptı. Anlaşma kapsamında Link Bilgisayar ekosistemindeki kullanıcılar, Legalmatic hizmetlerinden yüzde 15 indirimli yararlanabilecek.
Sistem Global tarafından ve Türkiye’deki ilk yapay zeka uzmanlarıyla geliştirilen Legalmatic, Türk hukukuna özel bir platform olarak konumlanıyor. Sistem; mevzuat ve mahkeme kararlarına dayalı hukuki yanıtların yanı sıra yapay zeka destekli hukuki araştırma, sözleşme hazırlama ve sözleşme analizi gibi hizmetler sunuyor. Böylece işletmelerin farklı hukuki ihtiyaçlarının tek bir dijital platform üzerinden karşılanması hedefleniyor.
Link Bilgisayar Genel Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Geyik, 42 yıllık deneyimleriyle işletmelerin dijital dönüşümüne katkı sunarken farklı ihtiyaçlara yönelik çözümleri de geliştirdiklerini belirtti. Sistem Global Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Karslıoğlu ise Legalmatic’in Türk hukukunun mevzuat ve içtihat yapısı dikkate alınarak geliştirildiğini, platformun sunduğu yanıtları ilgili mevzuat ve mahkeme kararlarına dayandırdığını ifade etti.
Hukuki hizmetler kurumsal yazılım ekosistemine giriyor
İş birliği, kurumsal yazılım platformlarının muhasebe, finansman ve insan kaynaklarının yanı sıra hukuki hizmetleri de aynı ekosisteme taşımaya başladığını gösteriyor. Özellikle KOBİ’ler açısından hukuki araştırma ve sözleşme süreçlerinin dijital ortamda erişilebilir hale gelmesi zaman ve kaynak kullanımı açısından avantaj yaratabilir. Burada belirleyici unsur, yapay zekanın sunduğu hız kadar hukuki yanıtların hangi kaynaklara dayandığının açık biçimde gösterilmesi olacak.
Garanti BBVA’ya yapay zekada iki ödül

Garanti BBVA, Global Finance tarafından düzenlenen AI in Finance Awards 2026 kapsamında kişiselleştirilmiş finansal danışmanlık alanında iki ödül kazandı. Banka, “Best Personalized Financial Advice in Turkey” ve “Best Personalized Financial Advice in Western Europe” kategorilerinde ödüle layık görüldü. Program, finans sektöründe yapay zekanın müşteri deneyimi, karar destek sistemleri, operasyonel verimlilik ve inovasyon alanlarındaki kullanımını değerlendiriyor.
Garanti BBVA, 18,5 milyon aktif mobil müşterisine davranışsal veriler ve müşteri geri bildirimleri üzerinden kişiselleştirilmiş öneriler sunuyor. Bankanın dijital asistanı Ugi, son bir yılda 9,2 milyon kullanıcıya ve 76 milyon etkileşime ulaştı. Yapay zeka tarafında 240 veri bilimci ve makine öğrenmesi mühendisinden oluşan ekiplerin geliştirdiği modeller müşteri deneyimi, fiyatlama, risk yönetimi ve dolandırıcılığın önlenmesi gibi alanlarda kullanılıyor. Çalışanlara yönelik copilot çözümleri de yatırım danışmanlığı, müşteri içgörüsü ve bilgi yönetimi süreçlerini destekliyor.
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, yapay zekayı müşterilerin ihtiyaçlarını doğru zamanda anlayan deneyimler sunmanın temel araçlarından biri olarak konumlandırdıklarını belirtti. Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz ise ölçeklenebilir yapay zeka kullanımında güçlü model geliştirme kapasitesi kadar güvenli ve hızlı teknoloji altyapısının da belirleyici olduğuna dikkat çekti. Garanti BBVA, aldığı iki ödülle 13 Ekim 2026’da Singapur’da açıklanacak bölgesel ve küresel sonuçlar için de değerlendirmeye alınacak.
Yapay zekada rekabet model sayısından deneyim kalitesine kayıyor
Garanti BBVA’nın sonuçlarında dikkat çeken taraf, yapay zekanın pilot uygulama ölçeğini aşarak milyonlarca müşterinin günlük bankacılık deneyimine yerleşmiş olması. 9,2 milyon Ugi kullanıcısı ve 76 milyon etkileşim, dijital asistanların müşteri ilişkilerinin ana temas noktalarından birine dönüştüğünü gösteriyor. Önümüzdeki rekabet alanında belirleyici unsur, daha fazla model geliştirmekten çok bu modellerden çıkan içgörüyü doğru müşteriye, doğru anda ve güvenli biçimde taşıyabilmek olacak.
ING Türkiye’nin iki yapay zeka projesine Stevie Ödülü

ING Türkiye, yapay zeka teknolojilerini bankacılık süreçlerine taşıdığı iki projeyle iki Bronz Stevie Ödülü kazandı. Banka, “İş Dönüşümünde En İyi Yapay Zeka Kullanımı” kategorisinde tüzel bankacılık ve yatırım süreçlerine yönelik geliştirdiği iki farklı uygulamayla ödüllendirildi.
Ödül alan projelerden ilki, tüzel müşterilere yönelik yeni iş fırsatlarının belirlenmesini destekleyen Yapay Zeka Destekli Müşteri Adayı Üretim Motoru oldu. Proje; finansal analiz, satış analizi ve müşteri adayı üretimi süreçlerini bir araya getirerek elde edilen verileri ilişki yöneticilerinin kullanabileceği önerilere dönüştürüyor. İkinci ödül ise İlişki Yöneticileri İçin Genel Yatırım Öneri Platformu’na verildi. Platform; piyasa verileri, araştırma raporları, portföy analizleri ve yapay zeka destekli içgörüleri ortak bir yapı altında topluyor.
Her iki projede de yapay zeka, müşteriyle doğrudan iletişim kuran bir araçtan çok çalışanların karar alma kapasitesini destekleyen bir yapı olarak konumlanıyor. Tüzel bankacılık tarafında müşteri kazanımı ve yeni iş fırsatları belirlenirken, yatırım tarafında ilişki yöneticilerinin daha hızlı ve standartlaştırılmış öneriler oluşturması hedefleniyor.
Yapay zeka karar desteğinin merkezine yerleşiyor
ING Türkiye’nin iki ödüllü projesinde öne çıkan ortak nokta, yapay zekanın operasyon otomasyonunun ötesine geçerek satış, müşteri kazanımı ve yatırım karar desteği gibi doğrudan iş sonuçlarına etki eden alanlara taşınması. Bankacılıkta yeni rekabet alanı artık yalnızca yapay zeka modeli geliştirmek değil, bu modelleri çalışanların günlük iş akışına ne kadar etkili biçimde entegre edebildiği olacak.
Özel sermayede yeni rota dayanıklı sektörler

EY Private Equity Pulse 2026 araştırmasına göre küresel özel sermaye piyasasında yatırım tercihleri yılın ilk yarısında belirgin biçimde değişti. Teknoloji odaklı özel sermaye işlemlerinin değeri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50 gerilerken, teknoloji dışındaki işlemlerin değeri yüzde 9 arttı. Enerji, sağlık, dijital altyapı ve savunma gibi uzun vadeli talep dinamikleri daha güçlü görülen sektörler yatırımcıların öncelikleri arasına girdi.
Araştırmaya göre özel sermaye fonu yöneticilerinin yaklaşık yarısı, önümüzdeki 12 ila 24 ayda sağlık hizmetleri ve dijital altyapıyı öncelikli yatırım alanları arasında gösteriyor. Yapay zeka yatırımlarında da odağın yalnızca uygulama şirketlerinde kalmadığı; veri merkezleri, elektrik şebekeleri, enerji üretimi, soğutma sistemleri, yarı iletkenler ve yazılım gibi altyapı katmanlarına doğru genişlediği görülüyor. Aynı dönemde açıklanan çıkış işlemlerinin toplam değeri yıllık bazda yüzde 9 yükselirken, bu değerin yüzde 71’ini stratejik satışlar oluşturdu.
Fon yöneticilerinin yüzde 90’ı uzun süredir portföylerinde bulunan varlıklarda daha hızlı likidite sağlamak için belirli ölçülerde değerleme indirimi kabul edebileceğini belirtiyor. Katılımcıların yüzde 76’sı yapay zeka, otomasyon ve veri altyapısını; yüzde 62’si kârlılık ve maliyet dönüşümünü; yüzde 52’si ise nakit ve işletme sermayesi yönetimini temel öncelikler arasında gösteriyor. EY Türkiye Özel Sermaye Fonları Sektör Lideri Musa Gezer, teknoloji işlemlerindeki yavaşlamaya karşılık enerji, altyapı, sağlık ve savunmaya ilginin arttığını, yapay zeka yatırımlarının da bu dönüşümü mümkün kılan altyapı alanlarına yayıldığını ifade ediyor.
Özel sermayede seçicilik yeni dönemin ana teması
Araştırmanın en güçlü mesajı, sermayenin piyasadan çekilmesinden çok daha dayanıklı ve nakit üretimi daha öngörülebilir alanlara yönelmesi. Yapay zekanın da yalnızca bir yatırım teması olarak değil, portföy şirketlerinde verimlilik ve çıkış hazırlığını güçlendiren operasyonel bir araç olarak öne çıkması dikkat çekiyor. Fintek tarafında bu tablo; altyapı niteliği taşıyan ürünler, güçlü gelir modeli, işletme sermayesi disiplini ve net çıkış perspektifi olan şirketlerin yatırımcı nezdinde daha avantajlı konuma gelebileceğine işaret ediyor.
TOI’den Türkiye’ye 15 milyon avroluk teknoloji yatırımı yapılacak

OYAK ve Umman Yatırım Otoritesi ortaklığında faaliyet gösteren OYAK Turkoman Yatırım A.Ş. (TOI), Türkiye’de çift kullanımlı askeri ve sivil ürünler geliştiren bir teknoloji şirketine 15 milyon avro yatırım yapma kararı aldı. Karar, TOI Yönetim Kurulu’nun Umman’da gerçekleştirilen üçüncü toplantısında alındı. Toplantıda mevcut yatırım süreçleri ile Türkiye ve Umman arasındaki ekonomik iş birliğini geliştirecek yeni fırsatlar da değerlendirildi.
Yatırımın yapılacağı şirketin adı açıklanmadı. TOI, bu yatırımla Türkiye’ye doğrudan yabancı sermaye kazandırmayı ve stratejik sektörlerdeki büyümeyi desteklemeyi hedefliyor. Ortaklık; yüksek teknoloji, katma değerli sanayi, enerji ve madencilik başta olmak üzere farklı alanlardaki yatırım fırsatlarını değerlendiriyor.
OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, Türkiye ve Umman arasındaki ilişkileri somut yatırımlarla ileri taşımayı hedeflediklerini belirtti. Yalçıntaş, çift kullanımlı ürünler geliştiren teknoloji şirketine yapılacak 15 milyon avroluk yatırımın bu hedefin önemli bir göstergesi olduğunu ifade ederek, Türkiye’nin üretim gücü, teknolojik yetkinliği ve nitelikli insan kaynağına güvendiklerini vurguladı.
Stratejik sermaye teknoloji şirketlerine yöneliyor
TOI’nin yatırım kararında dikkat çeken unsur, yabancı sermayenin doğrudan yüksek teknoloji ve çift kullanımlı ürünler geliştiren bir şirkete yönelmesi. Bu tür yatırımlar yalnızca finansman sağlamıyor; aynı zamanda Türkiye’de geliştirilen teknolojilerin uluslararası sermaye açısından taşıdığı stratejik değeri de görünür kılıyor. TOI’nin bundan sonraki yatırımlarında hangi teknoloji şirketleri ve alanlara yöneleceği, Türkiye-Umman yatırım hattının ne ölçüde derinleşeceğini gösterecek.
Arena Bilgisayar Genel Müdürlüğüne Hakan Koçer atandı

Arena Bilgisayar, Genel Müdürlük görevine Hakan Koçer’i atadı. Şirketin 25 Ağustos 2026 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla yapılan atama kapsamında Koçer, 1 Eylül 2026 itibarıyla görevi geçici Genel Müdür Serkan Çelik’ten devralacak. Çelik ise Arena Bilgisayar Yönetim Kurulu Üyesi olarak görevini sürdürecek.
Yaklaşık 35 yıllık kariyeri boyunca bilgi teknolojileri, telekomünikasyon ve küçük ev aletleri sektörlerinde üst düzey görevler üstlenen Koçer, son olarak Londra merkezli Homend UK’de Managing Director olarak görev yaptı. Aynı zamanda Homend UK Limited ve Karaca Porcelain UK Limited şirketlerinde Yönetim Kurulu Direktörü olarak görev alan Koçer, İngiltere’de Karaca ve Homend markalarının büyümesi ile perakende yapılanmasının geliştirilmesinde rol üstlendi.
Arena Bilgisayar yeni yönetim döneminde geleneksel teknoloji dağıtım faaliyetlerinin yanında katma değerli çözümler, yeni nesil teknolojiler ve değişen müşteri ihtiyaçlarına yönelik iş modellerine daha fazla odaklanmayı planlıyor. Şirketin son dönemde OpenAI Select Partner statüsü gibi yeni teknoloji alanlarında da çalışmalar yürütmesi, distribütörlük modelinin çözüm ve teknoloji ortaklığı tarafında genişletileceğine işaret ediyor.
Arena’da yeni dönem çözüm ve teknoloji ortaklığı ekseninde şekilleniyor
Hakan Koçer’in uluslararası büyüme, teknoloji ve ticari operasyon deneyimi, Arena Bilgisayar’ın dağıtımın ötesine geçerek katma değerli hizmetler ve yeni nesil teknoloji çözümlerinde büyüme hedefiyle örtüşüyor. Önümüzdeki dönemde şirketin yapay zeka, çözüm ortaklığı ve katma değerli teknoloji hizmetlerinde hangi alanlara ağırlık vereceği, yeni yönetim döneminin en önemli izleme başlıklarından biri olacak.
Daha fazla okuma yapmak isterseniz!
Bu hafta haber akışının yanında sizlerden gelen soruların ve finans ile dijital dünyada dikkatimi çeken yeni tartışmaların izini sürerek birkaç konuya daha yakından baktım. Fintek tarafında bankaların stabilcoinlere yönelik değişen yaklaşımını ve yurt dışında kartla ödeme yaparken karşımıza çıkan DCC seçeneğinin maliyetini ele aldım. Dijital dünya tarafında ise yapay zeka aramalarının Reddit’i neden markalar açısından önemli hale getirdiğini, AI ile insan emeği arasındaki yeni sınırı ve iş yerlerinde giderek daha fazla konuşulan “workslop” sorununu inceledim.
Biraz daha derinleşmek isteyenler için haftanın içeriklerini burada topladım:
Bankalar Stabilcoin’e Karşıydı, Şimdi Neden Kendileri Çıkarmaya Hazırlanıyor?
Bankaların stabilcoinlere karşı mesafeli yaklaşımı hızla değişiyor. HSBC’den Standard Chartered’a, JPMorgan’dan yeni banka birliklerine kadar farklı oyuncular artık stabilcoin ve tokenize mevduat modellerini aynı stratejinin parçaları olarak değerlendiriyor. Yazıda bu dönüşümün arkasındaki mevduat kaybı riskini, ödeme sistemlerindeki rekabeti ve bankaların neden kendi dijital para altyapılarını kurmaya yöneldiğini inceliyorum.
Yurt Dışında Kartla Öderken TL Seçmek Neden Daha Pahalı Olabilir?
Yurt dışında POS cihazı veya ATM size “TL ile mi, yerel para birimiyle mi ödemek istersiniz?” diye sorduğunda verilen küçük bir karar, işlemin maliyetini değiştirebiliyor. DCC olarak bilinen Dinamik Kur Dönüşümü sisteminin nasıl çalıştığını, kurun kim tarafından belirlendiğini, hangi ek maliyetlerin oluşabileceğini ve ödeme ekranında nelere dikkat etmek gerektiğini adım adım anlattım.
AI Arama Reddit’i Neden Markaların Yeni Savaş Alanına Çevirdi?
ChatGPT, Google AI Overviews ve diğer yapay zeka tabanlı arama sistemleri yanıtlarını oluştururken forumlar ve gerçek kullanıcı deneyimlerinden giderek daha fazla yararlanıyor. Reddit de bu nedenle klasik sosyal medya platformlarının ötesinde yeni nesil arama görünürlüğünün önemli kaynaklarından birine dönüşüyor. Yazıda markaların Reddit’e neden yeniden baktığını, AI arama sonuçlarında kullanıcı yorumlarının nasıl değer kazandığını ve bunun dijital iletişim stratejilerini nasıl değiştirebileceğini ele aldım.
AI Her İşi Yapabilse Bile Bazı İşleri İnsanlara mı Bırakmalıyız?
Yapay zekanın bir işi yapabiliyor olması, o işi mutlaka yapay zekaya bırakmamız gerektiği anlamına geliyor mu? Bu yazıda verimlilik yarışının ötesine geçerek güven, yaratıcılık, empati, sorumluluk ve insan ilişkileri üzerinden farklı bir soruya odaklandım. Teknolojik kapasite büyüdükçe hangi kararların otomatikleştirileceğini, hangilerinde insanın sürecin merkezinde kalması gerektiğini tartışıyorum.
Workslop Nedir, Yapay Zeka İş Yerinde Neden Daha Fazla İş Çıkarıyor?
Yapay zeka çalışanların işini hızlandırmak için kullanılırken bazen tam tersine ekip arkadaşlarının yükünü artırabiliyor. Yüzeysel, eksik veya bağlamdan kopuk AI çıktılarının çalışma hayatında yarattığı bu yeni sorun “workslop” olarak tanımlanıyor. Yazıda workslop’un ne olduğunu, neden ortaya çıktığını, görünmeyen düzeltme maliyetini ve şirketlerin yapay zeka kullanımını yalnızca hız üzerinden ölçmesinin neden yanıltıcı olabileceğini inceliyorum.
Global fintek gündemi ve kripto varlık dünyasından kısa özetleri sizlerle paylaşmaya devam ediyorum!

Yeni haftanın yabancı kaynaklı fintek gündemi; stabilcoin tabanlı ödeme altyapıları, yapay zeka ajanlarıyla finansal işlem deneyimi, dijital bankacılıkta kârlılık ve lisans arayışı, tokenizasyon, sınır ötesi para transferleri, açık bankacılık, kurumsal ödeme teknolojileri ve regülasyon başlıkları etrafında şekilleniyor. PayPal, Stripe, Visa, Circle, Swift, Revolut, Coinbase, dLocal, Paytm, PicPay, Klarna ve Nubank gibi oyuncular ödeme, bankacılık, yatırım ve dijital varlık alanlarının birbirine daha fazla yaklaştığı bir döneme işaret ediyor. Haftanın haberleri, fintek sektöründe rekabetin yalnızca ürün çeşitliliğiyle değil; regülasyon uyumu, dağıtım gücü, yapay zeka kapasitesi, güvenlik, müşteri verisi ve altyapı derinliğiyle şekillendiğini gösteriyor.
Stripe ve Advent PayPal teklifinden çekildi
Stripe ve Advent International’ın PayPal’ı satın almak için yürüttüğü yaklaşık 53 milyar dolarlık girişim sona erdi. Konsorsiyum temmuz ayında PayPal için hisse başına 60,50 dolar teklif etmiş, PayPal yönetimi ise fiyatı yeterli bulmamıştı. Tarafların daha yüksek bir değerleme üzerinde çalıştığı haberleri ağustos boyunca gündemde kaldı.
Satın alma gerçekleşseydi ödeme sektörünün iki büyük güç merkezi aynı yapı altında buluşacaktı. Stripe’ın merchant ve ödeme altyapısı, PayPal’ın tüketici cüzdanı, Venmo ve Braintree gibi ürünleriyle birleşerek son derece geniş bir ödeme ekosistemi oluşturabilirdi.
Görüşmelerin sona ermesi bu senaryoyu şimdilik kapattı. Buna karşılık 53 milyar doları aşan bir teklifin masaya gelmiş olması bile ödeme sektöründeki konsolidasyon iştahının ulaştığı ölçeği göstermesi açısından önemli.
Mapfre ve PayPal sigorta ödemelerini dijitalleştiriyor
Mapfre ve PayPal, Meksika’daki sigorta ödeme süreçlerini dijitalleştirmek üzere stratejik iş birliğine gitti. Mapfre müşterileri poliçe ödemelerini PayPal üzerinden gerçekleştirebilecek, ödeme yöntemlerini kaydedebilecek ve otomatik poliçe yenilemelerini planlayabilecek.
Faizsiz taksit seçenekleri ve uluslararası kart kullanımı da yeni ödeme deneyiminin parçaları arasında yer alıyor. Mapfre, entegrasyonla ödeme onay oranının yüzde 96’ya kadar çıkmasını ve poliçe yenileme olasılığının geleneksel modellere kıyasla üç kata kadar yükselmesini bekliyor.
Ortaklık, ödeme altyapısının sigorta sektöründe yalnızca tahsilat aracı olarak kalmadığını gösteriyor. Ödeme deneyimi artık müşteri devamlılığı, poliçe yenileme performansı ve dijital sigorta kullanıcı deneyimi açısından temel ürün bileşenlerinden birine dönüşüyor.
Bloxley İngiltere pazarına açılıyor
Yapay zeka odaklı finans platformu Bloxley, Avrupa Birliği’ndeki erken erişim sürecinin ardından İngiltere pazarına açılıyor. Platform çoklu para birimi hesapları, sınır ötesi para transferleri ve ödeme hizmetlerini aynı deneyim içinde birleştirmeyi hedefliyor.
Şirket kendi bankacılık lisansı üzerinden faaliyet yürütmek yerine regüle ödeme ve kart altyapısını Equals Money üzerinden sağlıyor. Bloxley’nin ayrışmaya çalıştığı alan ise ürün deneyimi ve yapay zeka katmanı.
Geliştirilmekte olan MoneyPenny adlı asistan, ilerleyen dönemde kullanıcıların sesli komutlarını ödeme ve transfer işlemlerine dönüştürmeyi amaçlıyor. Böylece şirketin modeli, hazır finansal altyapının üzerinde yapay zeka destekli yeni bir kullanıcı deneyimi oluşturma yaklaşımını yansıtıyor.
Swift yapılandırılmış adres geçişini erteledi
Swift, ISO 20022 ödeme mesajlarında yapılandırılmamış posta adreslerinden yapılandırılmış veya hibrit adres formatına geçiş için planlanan Kasım 2026 takvimini uzatma kararı aldı. Bankalar ve ödeme piyasası altyapılarının hazırlık seviyelerindeki farklılıklar kararın temel nedenleri arasında yer aldı.
Swift yeni uygulama tarihini henüz açıklamadı ve güncellenmiş takvimi yıl sonuna kadar paylaşmayı planlıyor. Karar yalnızca adres alanlarını kapsamıyor. Standards Release 2026 içerisinde ödemelerle ilgili planlanan diğer değişiklikler de yeni bir takvime taşınacak.
ISO 20022 mesajlarının kullanım oranı yüzde 98’i aşmış durumda. Bu nedenle dönüşümün yeni aşaması mesaj formatından çok veri kalitesine odaklanıyor. Yapılandırılmış adresler, otomatik işlem oranını artırırken yaptırım kontrolleri, finansal suç taramaları ve sınır ötesi ödeme şeffaflığı açısından daha kaliteli veri kullanılmasını sağlıyor.
LuLu Financial USDC ile mutabakat maliyetini düşürdü
LuLu Financial Holdings, USDC tabanlı sınır ötesi mutabakat altyapısında elde ettiği sonuçları açıkladı. Şirket GCC, MENA ve APAC ödeme koridorlarında mutabakat maliyetlerini yüzde 25 ila yüzde 30 arasında düşürürken işlem hacminde yüzde 40 artış sağladı.
Modelde ABD doları Circle Mint üzerinden USDC’ye çevriliyor ve ödeme ortaklarının dijital cüzdanlarına aktarılıyor. Bu bakiyeler yerel payout işlemlerinde çalışma likiditesi olarak kullanılabiliyor. Böylece şirket farklı pazarlarda önceden fon tutma ihtiyacını azaltırken 7/24 likidite yönetimine daha fazla yaklaşabiliyor.
Mutabakat tamamlandıktan sonra alıcının bir dakikadan kısa sürede kredilendirilebilmesi de modelin hız tarafındaki etkisini gösteriyor. LuLu Financial örneği, stabilcoinlerin sınır ötesi ödemelerde kavramsal vaatlerden ölçülebilir operasyonel sonuçlara geçtiğinin güçlü örneklerinden biri.
Ant Bank ve Bettr yapay zekayı treasury yönetimine taşıyor
Ant Bank ve embedded finance sağlayıcısı Bettr, yapay zekayı treasury ve likidite yönetiminde kullanmak üzere Hong Kong’daki GenA.I. Sandbox++ programına katıldı. Pilot kapsamında Ant International tarafından geliştirilen Falcon Time-Series Transformer 2.0 modeli, nakit akışı, döviz ihtiyacı ve likidite tahmini için test edilecek.
Ant Bank modeli treasury operasyonlarında kullanırken Bettr entegrasyon katmanını destekleyecek. Amaç 7/24 çalışan dijital bankacılık altyapısında daha sık güncellenen likidite tahminleri oluşturmak ve treasury ekiplerinin fonlama kararlarını daha erken alabilmesini sağlamak.
Gelişme, yapay zekanın bankacılıkta yeni bir kullanım alanına ilerlediğini gösteriyor. İlk dalgada chatbotlar, müşteri hizmetleri ve doküman analizi öne çıkarken yeni projeler artık bankaların kendi bilanço, döviz ve likidite yönetimine kadar uzanıyor.
Bank of England’a ödeme inovasyonu görevi geliyor
İngiltere hükümeti, Bank of England’a ödeme sistemleri ve dijital para inovasyonunu desteklemeye yönelik yeni bir ikincil yasal hedef vermeye hazırlanıyor. Düzenleme, stabilcoin ve diğer dijital para biçimleri dahil olmak üzere ödeme teknolojilerindeki yeniliğin desteklenmesini kapsıyor.
Bu adım İngiltere’nin dijital para ve ödeme sistemleri politikasında önemli bir yön değişikliğine işaret ediyor. Merkez bankasının finansal istikrar sorumluluğunun yanında inovasyonu da doğrudan yasal hedefleri arasına alması, stabilcoin, tokenize mevduat ve yeni ödeme modellerinin önümüzdeki dönemde daha bütüncül bir düzenleyici çerçevede ele alınabileceğini gösteriyor.
Block Square ve Cash App’i aynı ağda buluşturuyor
Block, Square ve Cash App ekosistemlerini daha doğrudan birbirine bağlayacak yeni ödeme altyapısı üzerinde ilerliyor. Şirketin hedefi merchant tarafındaki Square ağı ile tüketici tarafındaki Cash App kullanıcılarını aynı ödeme deneyimi içinde buluşturmak.
Block uzun süredir iki güçlü ekosistemi ayrı kulvarlarda büyütüyor. Bunların ortak bir ödeme ağına dönüşmesi şirketin kapalı devre ödeme altyapısı oluşturma kapasitesini güçlendirebilir.
Merchant kabulü ile dijital cüzdan kullanımının aynı ağ içinde birleşmesi, ödeme maliyetleri ve müşteri deneyimi açısından Block’un önemli avantajlar elde etmesini sağlayabilir. Gelişme, büyük fintek platformlarının hem işletme hem tüketici tarafındaki kullanıcı ilişkisini aynı finansal ağ içinde birleştirme arayışını yansıtıyor.
Büyük bankalar küresel stabilcoin planında ilerliyor
Bank of America, Wells Fargo ve Santander’ın da aralarında bulunduğu 12’den fazla büyük finans kuruluşu ortak küresel stabilcoin planı üzerinde çalışmalarını ilerletiyor. İlk aşamada ABD dolarına endeksli bir token, daha sonraki dönemde euro ve diğer G7 para birimlerine bağlı seçenekler değerlendiriliyor.
Projenin public blockchain ağlarında çalışması da gündemde. Bankaların aynı stabilcoin altyapısında birleşmesi, dijital paranın kurumsal bankacılık tarafındaki en büyük adımlarından birine dönüşebilir.
Stabilcoin pazarında bugüne kadar fintek ve kripto şirketlerinin ağırlığı öne çıkarken, büyük bankaların ortak bir yapı kurması rekabetin yönünü değiştirebilir. Bu tablo, bankacılık sisteminin stabilcoinleri yalnızca izleyen değil, kendi kurumsal altyapısıyla şekillendirmek isteyen bir pozisyona geçtiğini gösteriyor.
Mastercard ve QNB Suriye’de uluslararası kart ödemesini tamamladı
Mastercard ve QNB, Suriye’de 15 yılı aşkın sürenin ardından ilk uçtan uca uluslararası kart ödeme işlemini gerçekleştirdi. Bir Mastercard kredi kartıyla POS terminalinde başlayan işlem, yetkilendirme ve merchant mutabakatına kadar tüm ödeme zincirini kapsadı.
Visa’nın da aynı dönemde ülkedeki ilk canlı uluslararası kart işlemini gerçekleştirmesi gelişmenin ölçeğini büyüttü. İki büyük küresel kart ağının yeniden Suriye’de çalışmaya başlaması, ülkenin uluslararası ödeme altyapısına yeniden bağlanması açısından kritik bir gelişme.
Bundan sonraki aşamada POS, SoftPOS ve e-ticaret kabul ağının ne kadar hızlı genişleyeceği izlenecek. Gelişme, ödeme ağlarının jeopolitik ve regülasyon dinamikleriyle ne kadar yakından bağlantılı olduğunu da hatırlatıyor.
Socure yatırım aldı ve Fravity’yi satın aldı
Dijital kimlik ve fraud prevention şirketi Socure, 5,2 milyar dolar değerleme üzerinden 156 milyon dolarlık stratejik büyüme yatırımı aldı. Şirket aynı zamanda agentic fraud, risk ve compliance teknolojileri geliştiren Fravity’yi satın aldı.
Fravity’nin yapay zeka agent’ları Socure’nin RiskOS platformuna RiskOS_Agents adıyla entegre edilecek. İlk kullanım alanları arasında watchlist screening, monitoring ve KYB süreçleri bulunuyor.
Böylece agentic AI yalnızca ödeme yapan sistemlerde değil, finansal suç ve compliance operasyonlarında da daha görünür hale geliyor. Kimlik doğrulama ve fraud önleme alanında rekabet artık yalnızca daha iyi veri modeliyle sınırlı kalmıyor; operasyonel karar süreçlerini yürütebilen yapay zeka ajanları da bu alanın parçası haline geliyor.
OpenPayd Circle Payments Network’e bağlandı
OpenPayd, Circle Payments Network entegrasyonuyla sınır ötesi fiat ödemelerin arka planında stabilcoin tabanlı mutabakat kullanılmasının önünü açtı. İşletmeler kullandıkları geleneksel para birimleriyle ödeme gönderip almaya devam ederken, işlem akışının arkasında USDC ve EURC gibi düzenlemeye tabi stabilcoinler devreye girebiliyor.
Entegrasyon özellikle ödeme altyapısındaki görünmeyen dönüşüm açısından önemli. Şirketlerin ayrıca blockchain altyapısı kurmasına veya stabilcoin yönetmesine gerek kalmadan yerel ödeme rayları, uluslararası bankacılık ağları ve blockchain tabanlı mutabakat tek bağlantıda birleşiyor.
Eurodan Brezilya realine ve sterlinden Meksika pesosuna uzanan bazı ödeme koridorlarında işlemlerin saniyelere yakın sürelerde sonuçlandırılması, stabilcoinlerin sınır ötesi ödeme sistemlerinin altyapı katmanına yerleştiğini gösteriyor.
Imprint 2 milyar dolarlık finansman sağladı
Co-brand finans ve sadakat platformu Imprint, Nisan 2026’dan bu yana toplam 2 milyar dolarlık yeni borç finansmanı kapasitesi oluşturdu. Bunun 1,5 milyar doları ek warehouse kredi kapasitesinden, 500 milyon doları ise AAA dereceli varlığa dayalı menkul kıymetleştirme işleminden geldi.
Özellikle ABS işlemine gelen talep dikkat çekti. Başlangıçta 300 milyon dolar olarak planlanan işlem, yatırımcılardan 2,35 milyar dolarlık emir gelmesinin ardından 500 milyon dolara yükseltildi. Talep, nihai ihraç büyüklüğünün 4,7 katına ulaştı.
Şirket aynı dönemde fonlama maliyeti marjını yüzde 23 azaltmayı başardı. Imprint örneği, co-brand kart ve gömülü finans şirketlerinde teknoloji kadar kredi portföyünün nasıl finanse edildiğinin de ölçeklenme açısından kritik hale geldiğini gösteriyor.
Easypaisa’nın kârı 2,27 kat arttı
Pakistan’ın ilk lisanslı dijital perakende bankası Easypaisa Digital Bank, 2026’nın ilk yarısında vergi öncesi kârını 2,27 katına çıkararak 8,26 milyar Pakistan rupisine ulaştırdı. Vergi sonrası kâr 5,78 milyar rupi olurken müşteri mevduatları yıllık bazda yüzde 67,37 artarak 158,58 milyar rupiye yükseldi.
60 milyondan fazla kullanıcıya sahip Easypaisa’nın sonuçlarında asıl dikkat çeken nokta, geniş dijital kullanıcı tabanının gerçek bankacılık ilişkisine dönüşmesi. Mevduat, kredi ve ücret gelirlerindeki büyüme dijital cüzdandan tam kapsamlı dijital bankaya geçişin bilanço tarafındaki karşılığını gösteriyor.
Bankanın sıradaki ürün alanları arasında BNPL, kredi kartları, döviz ürünleri ve İslami bankacılık bulunuyor. Easypaisa böylece dijital banka lisansı sonrasında ölçeklenmenin nasıl ilerleyebileceğine yönelik önemli bir örnek sunuyor.
TrustLinq Thunes ile ödeme ağını genişletti
TrustLinq, Thunes Direct Global Network entegrasyonuyla stabilcoinlerden yerel banka hesaplarına uzanan sınır ötesi ödeme kapasitesini genişletti. Kullanıcılar self-custody cüzdanlarında bulunan USDT, USDC, EURC veya RLUSD ile ödeme başlatırken alıcı taraf fonları kendi banka hesabında yerel fiat para birimiyle alabiliyor.
TrustLinq’ın toplam ödeme ağı 190’dan fazla ülkeyi ve 80’den fazla para birimini kapsıyor. Modelde stabilcoin işlem kaynağını oluştururken son aşamada geleneksel bankacılık ve yerel ödeme rayları kullanılıyor.
Bu yapı, blockchain tabanlı likiditenin günlük kurumsal ödemelere nasıl bağlanabileceğini gösteren yeni örneklerden biri. OpenPayd ve Circle modelinde stabilcoin arka plandaki mutabakat katmanında çalışırken TrustLinq tarafında işlemin başlangıç noktası olarak kullanılıyor.
Visa stabilcoin mutabakatını 7 güne taşıyor
Visa, Singapur Para Otoritesi liderliğindeki BLOOM girişimine katılarak Nium ile düzenlemeye tabi stabilcoinlerin ödeme mutabakatında kullanımını test edecek. Pilot, geleneksel finansal sistemlerde bankacılık günlerine bağlı ilerleyen mutabakat süreçlerini hafta sonları ve resmi tatiller dahil haftanın yedi gününe taşımaya odaklanıyor.
Çalışmada ABD doları ve euro bazlı düzenlemeye tabi stabilcoinler kullanılacak. Visa’nın mevcut ödeme ağı, güvenlik altyapısı ve uyum süreçleri blockchain tabanlı mutabakat raylarıyla birlikte çalışacak.
Visa’nın stabilcoin stratejisinin son kullanıcı ödemelerinden kurumsal likidite ve mutabakat tarafına doğru genişlemesi, global kart ağlarının blockchain altyapısıyla kurduğu ilişkinin yeni aşamasını oluşturuyor.
Standard Chartered HKDAP’ın ilk banka distribütörü oldu
Standard Chartered Bank Hong Kong, Hong Kong dolarına endeksli ve düzenlemeye tabi HKDAP’ın ilk banka distribütörü oldu. Banka, HKDAP’ın tokenize para piyasası fonlarının abonelik ve mutabakatında, şirket içi treasury operasyonlarında ve sınır ötesi ödeme senaryolarında kullanılmasına hazırlanıyor.
Gelişmenin özellikle tokenize sermaye piyasaları açısından önemli bir yönü bulunuyor. Finansal varlık blockchain üzerinde tokenize edildiğinde işlemin para tarafının da aynı hız ve teknolojik yapı içinde hareket etmesi gerekiyor.
HKDAP bu tokenized cash ihtiyacına çözüm oluşturabilecek araçlardan biri olarak konumlanıyor. Standard Chartered’ın aynı dönemde tokenized deposit projeleri üzerinde çalışması da bankaların farklı dijital para modellerini paralel biçimde geliştirdiğini gösteriyor.
Stripe Singapur’da finansal altyapısını genişletiyor
Stripe, Singapur’daki 10. yılında ödeme kabulünden uluslararası para yönetimine uzanan finansal altyapısını genişletiyor. Managed Payments, yeni yerel ödeme yöntemleri ve çoklu para bakiyelerinin ardından Stripe Treasury’nin 2027’nin başında Singapur’da kullanıma sunulması planlanıyor.
Samsung Pay, MoMo, GCash, Touch ’n Go, PromptPay ve TrueMoney gibi bölgesel ödeme yöntemlerinin sisteme eklenmesi, Stripe’ın global satıcılarla yerel ödeme alışkanlıklarını aynı altyapıda buluşturma stratejisini güçlendiriyor.
Treasury tarafında ise işletmelerin farklı para birimlerinde bakiye tutması, döviz dönüşümü yapması ve dünyanın farklı ülkelerindeki tedarikçilere ödeme göndermesi hedefleniyor. Stripe’ın yönü, ödeme şirketlerinin checkout sağlayıcısından işletmelerin finansal operasyonlarını yöneten daha kapsamlı platformlara dönüşmesini gösteriyor.
Revolut euro stabilcoini EURR’yi başlattı
Revolut, euroya endeksli stabilcoini EURR’yi Danimarka, Polonya ve Portekiz’deki seçili müşterilere açtı. Ethereum ve Polygon üzerinde çalışan tokenın 2026 içinde Avrupa Ekonomik Alanı’ndaki diğer uygun pazarlara taşınması planlanıyor.
EURR’nin hukuki ihraççısı Stripe bünyesindeki Bridge Building. Bridge ihraç ve rezerv altyapısını sağlarken Revolut müşteri deneyimini ve dağıtım kanalını üstleniyor.
Bu görev paylaşımı, stabilcoin üretiminin ayrı bir altyapı hizmeti haline gelmeye başladığını gösteriyor. Revolut’ın başka para birimlerine bağlı stabilcoinler üzerinde de çalışması, EURR’nin daha geniş bir çok para birimli on-chain finans stratejisinin ilk adımı olabileceğine işaret ediyor.
Scalable Capital yatırım hesaplarını yapay zeka ajanlarına açtı
Scalable Capital, Agentic Investing hizmetiyle yatırım hesaplarını ChatGPT, Claude ve Grok gibi uyumlu yapay zeka asistanlarına açtı. Kullanıcılar portföy analizi yapabiliyor, hisse ve ETF araştırabiliyor, fiyat alarmları oluşturabiliyor, tasarruf planlarını yönetebiliyor ve yatırım emirleri hazırlayabiliyor.
Sistem Model Context Protocol üzerinden çalışıyor. Yapay zeka ajanı finansal işlemi hazırlarken nihai alım-satım emri kullanıcı onayıyla tamamlanıyor. Para yatırma ve çekme fonksiyonları agent erişiminin dışında tutuluyor.
Scalable Capital’ın yaklaşımı yapay zekayı finans hakkında bilgi veren araçtan kullanıcının finansal niyetini gerçek aksiyona dönüştüren yeni bir arayüze taşıyor. Agentic finance alanındaki en somut kullanım örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Rubean SoftPOS’a Bizum ödemelerini ekledi
Rubean, İspanya’daki SoftPOS altyapısına Bizum’u entegre ederek ülkenin yaygın hesap bazlı ödeme çözümlerinden birini fiziksel ödeme kabul noktasına taşıdı. Kullanıcılar Bizum üzerinden ödeme yaparken işletmeler aynı SoftPOS uygulaması içinde farklı ödeme raylarını kabul edebilecek.
Gelişme SoftPOS teknolojisinin geçirdiği dönüşümü de gösteriyor. İlk dönemlerde akıllı telefonu kart terminaline dönüştürmeye odaklanan sistemler artık yerel anlık banka ödemelerini ve dijital cüzdanları da aynı kabul katmanında topluyor.
Bizum’un fiziksel perakendeye açılması, Pay-by-Bank modelinin e-ticaret ekranlarından mağaza içi ödeme deneyimine doğru genişlediğini gösteren önemli örneklerden biri.
Coinbase tokenize ABD hisselerini Base’e taşıdı
Coinbase, Apple, Nvidia, Meta ve Alphabet hisselerinin 1:1 desteklenen tokenize versiyonlarını Base üzerinde kullanıma sundu. Ürünler ABD dışındaki uygun pazarlardaki yatırımcılara sunulurken tokenlar self-custody cüzdanlarında tutulabiliyor ve desteklenen on-chain piyasalarda 7/24 işlem görebiliyor.
Coinbase’in B20 standardıyla ihraç edilen tokenlarda dayanak hisseler düzenlemeye tabi saklama altyapısında tutuluyor. Tokenların DeFi protokollerinde teminat, lending veya otomatik stratejilerde kullanılabilmesi ise hisse senedini programlanabilir finansal varlığa dönüştürüyor.
Aynı dönemde yapay zeka ajanlarının yatırım hesaplarına bağlanmaya başlaması düşünüldüğünde agentic finance ile tokenize varlıkların gelecekte daha fazla kesişmesi beklenebilir.
Kraken’a 12 bin şüpheli transfer gönderildi
Kraken bağlantılı adreslere HTX ile ilişkilendirilen bir cüzdandan yaklaşık 12 bin küçük tutarlı kripto transferi gönderilmesi, bazı müşteri hesaplarında yaptırım ve uyum kontrollerini tetikledi. Kraken olayı olası bir dust attack olarak değerlendirirken HTX transferleri gerçekleştirdiği iddiasını reddetti.
Olay, kripto sektöründe compliance altyapısının karşılaştığı yeni riskleri görünür hale getirdi. Açık blockchain ağlarında kullanıcı kendi adresine gönderilen istenmeyen fonları her zaman engelleyemiyor. Buna karşılık düzenlenmiş platformların yaptırım bağlantılı fonları incelemesi gerekiyor.
Birkaç sentlik işlemlerin dahi kapsamlı AML kontrolleri yaratabilmesi, işlem izleme sistemlerinin adres riskinin yanında transfer bağlamını ve kullanıcı davranışını da dikkate alan modellere yönelmesini gerektiriyor.
Tayland Bitcoin ve Ethereum ETF kurallarını açıkladı
Tayland Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu, ülkede kurulacak kripto ETF’lere yönelik ayrıntılı taslak düzenlemeyi kamuoyu görüşüne açtı. İlk aşamada Bitcoin ve Ethereum’u takip eden fonların kurulması planlanıyor. Fonların ilgili kripto varlığa yıllık ortalama net maruziyetinin en az yüzde 80 olması öngörülüyor.
ETF’lerin Stock Exchange of Thailand üzerinde işlem görmesi ve kripto varlıkların öncelikli olarak yerel lisanslı dijital varlık saklama kuruluşlarında tutulması planlanıyor.
Böylece geleneksel varlık yönetim şirketleri, lisanslı kripto saklama altyapıları ve borsa aynı düzenleyici zincir içinde birleşiyor. Tayland örneği, kripto varlıkların klasik sermaye piyasası ürünlerine kontrollü biçimde taşınmasının Asya’daki güncel adımlarından biri.
BankChain Alliance 39 bankacılık birliğiyle kuruldu
ABD’de 39 eyalet bankacılık birliği, bankaların ortaklaşa sahip olacağı ve yöneteceği BankChain Alliance’ı kurdu. 2027’de faaliyete geçirilmesi planlanan blockchain ağı; tokenize mevduatlar, stabilcoinler, akıllı ödeme araçları ve otomatik mutabakat çözümlerini destekleyecek.
Girişimin önemli yönlerinden biri, blockchain ve tokenizasyon altyapısını yalnızca global bankaların yatırım yapabildiği bir teknoloji alanı olmaktan çıkarıp bölgesel ve yerel bankaların erişimine açmayı hedeflemesi.
Bankaların kendilerinin sahip olduğu ve yönettiği ortak bir altyapı, stabilcoinlerin yarattığı programlanabilir para ve 7/24 ödeme rekabetine bankacılık sisteminin verdiği yanıtlardan biri olabilir. Teknoloji ortağının kim olacağı ve 2027’ye kadar hangi kullanım senaryolarının şekilleneceği yakından izlenecek.
Shinhan Visa ile stabilcoin altyapısını test edecek
Shinhan Financial Group ve Visa, stabilcoinlerin ihraç, transfer ve itfa süreçlerini test etmek üzere stratejik bir iş birliği başlattı. Çalışma kapsamında stabilcoinlerin kart mutabakatında, B2B ve B2C ödemelerde nasıl kullanılabileceği de araştırılacak.
Anlaşmanın bir diğer ayağını yapay zeka tabanlı yeni ödeme modelleri oluşturuyor. Böylece aynı proje içinde paranın blockchain tabanlı altyapıda hareket ettiği ve işlem tarafında yapay zeka teknolojilerinin devreye girdiği iki ayrı dönüşüm hattı birleşiyor.
Visa’nın farklı bankalar ve ödeme şirketleriyle peş peşe geliştirdiği stabilcoin projeleri, şirketin bu teknolojiyi küresel ödeme ağının yeni altyapı unsurlarından biri olarak konumlandırdığını gösteriyor.
Moniepoint MonieWorld’ü kapatıp Afrika’ya odaklanıyor
Moniepoint, İngiltere’de yaşayan Nijeryalılara yönelik diaspora para transferi hizmeti MonieWorld’ü yaklaşık 16 aylık faaliyet döneminin ardından kademeli olarak kapatıyor. Şirket teknik, operasyonel ve sermaye kaynaklarını Afrika’daki ana faaliyetlerine yeniden yönlendirmeyi planlıyor.
Kararın en dikkat çekici tarafı, MonieWorld’ün aylık işlem hacminde yüzde 70 büyüme kaydetmiş olmasına rağmen alınması. Sınır ötesi ödeme pazarında yüksek işlem hacminin yanında döviz marjları, compliance maliyetleri, müşteri edinme giderleri ve yerel rekabet de iş modelinin sürdürülebilirliğini belirliyor.
Moniepoint’ın kararı, finteklerin uluslararası genişleme stratejilerinde pazar seçimi ve sermaye tahsisinin önemini gösteren güncel bir vaka oluşturuyor.
Razorpay Curlec DuitNow Pay’i başlattı
Razorpay Curlec, Malezya’daki online checkout altyapısına DuitNow Pay’i ekledi. Early access kapsamında sunulan çözüm, banka hesapları ve e-cüzdanlardan gerçekleştirilen ödemeleri tek DuitNow Pay seçeneği altında topluyor.
Müşteri checkout ekranında DuitNow Pay’i seçtikten sonra bankasını veya e-cüzdanını belirleyerek ödemeyi kendi finans kuruluşunun kanalında onaylıyor. PayNet’in daha geniş DuitNow Pay mimarisi kaydedilmiş hesaplar, tek tıkla ödeme ve tekrarlayan AutoDebit işlemlerine de hazırlanıyor.
Bu yapı Pay-by-Bank modelinin kartların uzun süredir güçlü olduğu abonelik ve recurring payments kullanım alanlarına doğru genişleme potansiyelini güçlendiriyor.
Payouts.com Casper’ı mutabakat katmanı seçti
Payouts.com ile Casper Association, yapay zeka ajanlarının gerçekleştireceği ödemeleri x402 protokolü üzerinden kurumsal finansal altyapıya taşımak için iş birliği başlattı. Casper Network, Payouts.com’un AgentWallet ve Digital Employees çözümlerinin mutabakat raylarından biri olacak.
İşlemlerin csprUSD ile gerçekleştirilmesi planlanıyor. Payouts.com ajanların neye, ne kadar ve hangi koşullarda harcama yapabileceğini yöneten kontrol katmanını sağlarken x402 ödeme iletişimini, Casper ise blockchain tabanlı mutabakatı destekliyor.
Entegrasyon henüz kademeli devreye alma aşamasında olsa da agentic payments altyapısında görevlerin farklı teknoloji katmanlarına ayrılmaya başladığını göstermesi açısından dikkat çekiyor.
Avustralya finansal lisans sürelerini 120 güne indirmeyi hedefliyor
Avustralya Menkul Kıymetler ve Yatırımlar Komisyonu ASIC, rutin ve eksiksiz finansal hizmet ile kredi lisansı başvurularının yüzde 80’ini 120 gün içerisinde sonuçlandırmayı hedefliyor. Önceki performans hedefi 150 gün seviyesindeydi.
Yeni uygulama özellikle fintek şirketlerinin pazara giriş planları açısından önem taşıyor. Lisans sürecinde geçen süre; teknoloji yatırımı, ekip büyüklüğü, sermaye planlaması ve ürün lansmanı üzerinde doğrudan maliyet yaratıyor.
ASIC’in hedefi 30 gün kısaltması, regülasyonun yalnızca kapsam ve denetim üzerinden değil, işlem hızı ve öngörülebilirlik üzerinden de ülkeler arasındaki fintek rekabetinin bir parçasına dönüştüğünü gösteriyor.
Neno 6,6 milyon euro yatırım aldı
Amsterdam merkezli yapay zeka destekli finans platformu Neno, AlleyCorp liderliğinde gerçekleştirilen seed yatırım turunda 6,6 milyon euro topladı. Motive Partners ve Firstminute Capital’ın da katıldığı tur, şirketin KOBİ’lere yönelik finansal yönetim altyapısını geliştirmesine ve Avrupa’daki büyümesini hızlandırmasına kaynak sağlayacak.
Neno’nun yaklaşımı klasik muhasebe yazılımlarından daha geniş bir finansal operasyon katmanı oluşturmayı hedefliyor. Banka hesapları, kurumsal kartlar, faturalar, ödemeler, alacaklar, vergi ve bordro süreçlerini yapay zeka destekli ortak bir yapıda birleştiren şirket, agentic general ledger modeli üzerinde çalışıyor.
2026’nın ilk çeyreğinde Hollanda’da faaliyete başlayan Neno’nun yaklaşık 200 müşteriye ulaşması, yapay zekanın KOBİ finans yönetimindeki kullanımına yönelik talebin hızla büyüdüğünü gösteriyor.
WhatsApp Payments için yeni ülke sinyali geldi
WhatsApp’ın iOS beta sürümünde ortaya çıkan yeni Payments bölümü, şirketin ödeme hizmetlerini mevcut pazarların ötesine taşıyabileceğine ilişkin güçlü bir sinyal verdi. Geliştirme aşamasındaki yapı, kullanıcıların kişilere para göndermesinin yanı sıra kredi ve banka kartı bilgilerini, fatura adreslerini ve alışverişlerde kullanılabilecek teslimat verilerini saklayabileceği daha kapsamlı bir ödeme merkezi oluşturuyor.
Beta sürümündeki ülke seçeneklerinde Hollanda, Avustralya, Avusturya, Kanada, Almanya, Gana, İtalya, İspanya ve ABD gibi pazarların görülmesi genişleme ihtimalini güçlendiriyor. WhatsApp veya Meta tarafından yeni ülkeler için resmî lansman takvimi henüz açıklanmadı.
Mevcut yapı, mesajlaşma uygulamasının sohbet, ticaret ve ödeme yolculuğunu tek deneyimde birleştirme stratejisinin sürdüğünü gösteriyor. Türkiye şu aşamada görünen ülke seçenekleri arasında yer almıyor.
Shukria ve Mastercard ticari kart başlattı
BAE merkezli dijital ödeme ve işletme çözümleri markası Shukria, Mastercard iş birliğiyle Shukria Commercial Card’ı kullanıma sundu. Ürün; tedarikçi ödemeleri, satın alma giderleri, iş seyahatleri ve farklı operasyonel harcamaların yönetimini Mastercard’ın global kabul ağıyla buluşturuyor.
Shukria’nın mevcut portföyünde POS, SoftPOS, ödeme geçidi, QR ödeme, payout, sadakat ve işletme finansmanı çözümleri bulunuyor. Ticari kartın eklenmesiyle şirket, merchant’ların yalnızca tahsilat yaptığı noktadan işletmenin harcama ve gider yönetimi tarafına doğru genişliyor.
Bu yapı, ödeme şirketlerinin KOBİ’lere sunduğu hizmetlerin tahsilat, kart, finansman ve nakit akışı yönetimini aynı ekosistem altında birleştirdiği yeni rekabet alanını güçlendiriyor.
İngiltere’de fintek yatırımları son 10 yılın en düşük seviyesinde
KPMG’nin Pulse of Fintech verileri, İngiltere’de fintek yatırımlarının 2026’nın ilk yarısında 1,8 milyar sterline gerilediğini gösterdi. Geçen yılın aynı döneminde 5 milyar sterlin olan yatırım hacmindeki düşüşe işlem sayısındaki gerileme de eşlik etti. İlk altı ayda 205 fintek işlemi gerçekleşirken bu sayı 2025’in aynı döneminde 281 seviyesindeydi.
Tablonun dikkat çekici tarafı, genel yatırım ortamı zayıflarken yapay zeka odaklı finteklerin sermaye çekmeye devam etmesi oldu. İngiltere’de yapay zeka bağlantılı fintek yatırımları 445 milyon sterline ulaştı ve toplam yatırımların dörtte birini oluşturdu.
Küresel tarafta fintek yatırım hacmi büyürken işlem sayısının azalması, sermayenin daha az sayıda ve daha büyük ölçekli şirkette yoğunlaştığı daha seçici bir döneme işaret ediyor.
Paytm ilk kârlı yılını tamamladı
Hindistan’ın en büyük fintek şirketlerinden Paytm, FY26 döneminde tarihindeki ilk tam yıl kârlılığına ulaştı. Şirketin ana kuruluşu One 97 Communications, 552 crore rupi net kâr açıklarken faaliyet geliri yüzde 22 artarak 8.437 crore rupiye yükseldi. Bir önceki mali yılda 663 crore rupi zarar açıklanmıştı.
Paytm’in yeni dönem stratejisinde finansal hizmetler ile yapay zekanın ağırlığı artıyor. Şirket kredi, servet yönetimi ve farklı finansal ürünlerin dağıtımını genişletirken yapay zekayı fraud tespiti, merchant onboarding, tahsilat, müşteri etkileşimi ve operasyonel verimlilik gibi alanlarda kullanıyor.
Regülasyon kaynaklı zorlu bir dönemin ardından gelen ilk tam yıl kârlılığı, Paytm’in ödeme tabanını daha geniş finansal hizmetlerle birleştiren modelinin finansal performansa yansımaya başladığını gösteriyor.
NBK çocuk hesaplarında dijital müşteri edinimini başlattı
National Bank of Kuwait, çocuklara yönelik Zeina hesaplarının açılışını uçtan uca dijital ortama taşıdı. Ebeveynler ve yasal vasiler, NBK Mobile Banking üzerinden çocukların kimlik doğrulama ve KYC işlemlerini tamamlayarak şubeye gitmeden hesap açabiliyor. Banka uygulamayı Kuveyt bankacılık sektöründe bir ilk olarak konumlandırıyor.
Zeina Package doğumdan 13 yaşına kadar çocukları kapsıyor. Yeni dijital süreç, çocuğun bilgilerinin doğrulanmasından gerekli belgelerin yüklenmesine, KYC kontrolünden hesap türü seçimine kadar farklı adımları mobil kanalda bir araya getiriyor.
Çocuk ve ebeveyn ilişkisinin ek kontrol gerektirdiği başvurular ise uzman ekiplerin değerlendirmesine aktarılıyor. Böylece dijital müşteri edinimi daha karmaşık doğrulama gerektiren aile bankacılığı segmentine doğru genişliyor.
Mısır Merkez Bankası eKYC kurallarını onayladı
Mısır Merkez Bankası, banka müşterilerinin elektronik ortamda tanınmasını ve kimlik doğrulamasını sağlayacak yeni eKYC düzenlemelerini kabul etti. Dijital Finansal Kimlik Platformu üzerine kurulan yapı, şubeye gitmeden hesap açılışının yanında müşteri bilgilerinin güncellenmesi, ödeme ve transfer talimatlarının elektronik doğrulanması ve şartların dijital olarak kabul edilmesi gibi süreçleri kapsıyor.
Düzenlemenin en dikkat çekici taraflarından biri, doğrulanmış finansal kimliğin müşterinin onayıyla sisteme katılan başka finans kuruluşlarında kullanılabilmesinin önünün açılması.
Bu yaklaşım Mısır’ın dijital bankacılık altyapısında ortak bir kimlik katmanı oluşturuyor. Onebank ve CIB’nin dijital bankası Yomo gibi yeni oyuncuların pazara hazırlandığı dönemde gelen karar, Mısır’daki dijital bankacılık ekosisteminin ölçeklenmesi açısından kritik bir altyapı adımı olarak öne çıkıyor.
RAKBANK Islamic Bitpanda ile Bitcoin işlemlerini başlattı
BAE merkezli RAKBANK, Bitpanda iş birliğiyle Bitcoin alım satım hizmetini RAKBANK Islamic müşterilerine açtı. Kullanıcılar mobil bankacılık uygulaması üzerinden mevcut AED bakiyelerini kullanarak Bitcoin satın alabiliyor, satabiliyor ve varlıklarını tutabiliyor.
Kripto işlemlerinin altyapısı Dubai’de VARA tarafından düzenlenen Bitpanda Broker MENA DMCC üzerinden sağlanıyor. RAKBANK böylece kripto hizmetini kendi mobil bankacılık deneyimine gömerken işlemin arka planında lisanslı üçüncü taraf altyapı kullanıyor.
Kripto hizmetlerinin İslami bankacılık müşteri tabanına taşınması, Körfez bölgesinde dijital varlıkların ana akım finansal hizmetlere entegrasyonunda yeni bir aşamaya işaret ediyor.
Viva.com Kıbrıs’ın kamu ödeme altyapısını üstlendi
Viva.com, Kıbrıs Cumhuriyeti Hazinesi tarafından yürütülen ihale sonucunda ülkenin kamu elektronik ödeme altyapısının yeni teknoloji sağlayıcısı oldu. Şirket, Gov.cy Payment Gateway’in işlem motorunu yönetecek ve sistem üzerinden yıllık 1,5 milyar euronun üzerinde kamu ödemesinin gerçekleştirilmesi bekleniyor.
Yeni yapı kart ödemelerinin yanında hesaptan hesaba ödeme seçeneklerini de destekleyecek. Viva.com ayrıca kamu kurumlarında kullanılacak fiziksel POS terminallerinin tedarik, kurulum ve bakımından sorumlu olacak.
Vergiler, sosyal sigorta primleri, araç ruhsat yenilemeleri ve farklı kamu tahsilatlarının aynı altyapıda işlenmesi, ödeme şirketlerinin kamu ölçeğinde kritik teknoloji sağlayıcılarına dönüşmesinin güncel örneklerinden birini oluşturuyor.
CommBank karmaşık ödemeler için PaidIt’i başlattı
Commonwealth Bank of Australia, kurumların iade, tazminat ve uzlaşma ödemelerini dijital ortamda yönetmesini sağlayan PaidIt platformunu hayata geçirdi. Platform özellikle alıcının banka bilgilerinin eski, eksik veya güncel olmadığı durumlarda ödeme sürecini otomatikleştirmeye odaklanıyor.
PaidIt; alıcı doğrulama, iletişim ve ödeme süreçlerini aynı altyapıda bir araya getirirken Avustralya’nın New Payments Platform, PayID ve ConnectID sistemlerinden yararlanıyor. CommBank verilerine göre alıcının işlemi başlatmasından paranın hesaba ulaşmasına kadar geçen medyan süre iki dakikanın altında.
Platformun zamanlaması da önemli. Avustralya çek düzenlenmesini 2028’de, çek kabulünü ise 2029’da sona erdirmeye hazırlanıyor. PaidIt bu dönüşüm sırasında eski ödeme yöntemlerinin çözüm sunduğu karmaşık payout senaryolarını dijital ortama taşıyor.
Revolut PRAGMA için yapay zeka araştırma birimi kurdu
Revolut, finansal davranışları analiz etmek üzere geliştirdiği PRAGMA adlı yapay zeka temel modelinin çalışmalarını hızlandırmak amacıyla Revolut Research birimini kurdu. PRAGMA genel amaçlı bir sohbet modelinden farklı olarak finansal işlem ve müşteri davranışı dizilerini analiz ederek kredi riski, fraud tespiti, kişiselleştirme ve operasyonel karar süreçlerini destekliyor.
Revolut, şirket içindeki ilk karşılaştırmalarda modelin kredi riski tahmininde, dolandırıcılık tespitinde ve ürün önerilerinde mevcut sistemlerin üzerinde performans gösterdiğini açıkladı.
Şirketin 80 milyonu aşan müşteri tabanından gelen işlem ölçeği, kendi finansal modelini geliştirme stratejisinin en önemli veri avantajlarından birini oluşturuyor. Revolut Research aynı zamanda akademik çalışmalar, açık kaynak projeler ve teknoloji ortaklıkları üzerinden yapay zeka araştırmalarını daha kurumsal bir yapıya taşımayı hedefliyor.
Gemini ve Apex kripto tahmin piyasaları için iş birliğine gidiyor
Gemini ile Apex Fintech Solutions, düzenlenmiş kripto tahmin piyasalarını Apex’in aracı kurum ağına taşımak amacıyla bağlayıcı olmayan bir niyet mektubu imzaladı. Planlanan model kapsamında Gemini Titan, Apex üzerinden dağıtılan kripto bağlantılı event contract işlemlerinin düzenlenmiş işlem platformunu sağlayacak.
İş birliği hayata geçtiğinde Apex altyapısını kullanan brokerlar ve yatırım uygulamaları, müşterilerine kripto bağlantılı tahmin sözleşmelerini kendi arayüzlerinden sunabilecek.
Apex kısa süre önce Kalshi ile de tahmin piyasalarına yönelik bir entegrasyon açıklamıştı. Gemini iş birliğindeki münhasırlık kripto event contract’larıyla sınırlı tutuluyor. Bu yapı, tahmin piyasalarının bağımsız platformlardan broker altyapılarının içine taşındığı yeni bir dağıtım modelinin oluştuğunu gösteriyor.
FGV Capital fintek fonunu 35 milyon dolarla kapattı
Fintek odaklı yatırım şirketi FGV Capital, ikinci fonunu 35 milyon dolarla kapattı. Başlangıçta 25 milyon dolar olarak belirlenen hedefin aşılması, erken aşama fintek yatırımlarına yönelik seçici fakat güçlü yatırımcı talebinin sürdüğünü gösteriyor.
Fund II ile en az 25 girişime yatırım yapılması planlanırken şirket başına 1 milyon ile 1,5 milyon dolar arasında sermaye ayrılması hedefleniyor. Fonun yatırım tezinde fintek ile yapay zeka, sağlık, ticaret ve finansal erişimin kesiştiği iş modelleri öne çıkıyor.
Bank of America, MassMutual, Reinsurance Group of America ve Stellar Development Foundation gibi kurumların yatırımcılar arasında bulunması, portföy şirketleri açısından sermayenin yanında stratejik bağlantı ve dağıtım fırsatları da yaratabilecek bir yapı oluşturuyor.
Mollie ve Guzco harcama itirazlarını otomatikleştiriyor
Avrupalı ödeme şirketi Mollie, e-ticaret işletmelerinin harcama itirazı ve ters ibraz süreçlerini otomatikleştirmek amacıyla Hollandalı girişim Guzco ile iş birliğini genişletti. API üzerinden çalışan entegrasyon, kargo, teslimat, iade ve sipariş kayıtlarını otomatik biçimde toplayarak işletme adına savunma dosyası hazırlayabiliyor.
Guzco’nun sistemi Visa ve Mastercard işlemlerinin yanı sıra Klarna, Riverty ve PayPal üzerinden gerçekleşen ödemelerde de itiraz süreçlerini destekliyor.
Mollie’nin yaklaşık 250 bin üye işyerine ulaşabilecek entegrasyon, ödeme sektöründe rekabetin tahsilat anının ötesine geçtiğini gösteriyor. Dolandırıcılığın önlenmesi, harcama itirazlarının yönetimi ve kaybedilen gelirin geri kazanılması merchant deneyiminin giderek daha önemli parçaları haline geliyor.
Google Cloud finans sektörüne özel yapay zeka ajanlarını tanıttı
Google Cloud, sermaye piyasaları ve kurumsal bankacılık için geliştirdiği Gemini Enterprise for Financial Services platformunu tanıttı. Ön izleme aşamasındaki yapı, finansal araştırma, KYC, kredi ve karşı taraf riski, portföy değerlendirmesi ve yatırım fırsatlarının taranması gibi iş akışlarını sektöre özel yapay zeka ajanlarıyla destekliyor.
Financial Research Agent 50’den fazla özel finans becerisi ve 13 veri bağlantısıyla geliyor. Moody’s, FactSet, MSCI, S&P Global ve PitchBook gibi profesyonel finansal veri sağlayıcılarının platformla bağlantı kurması, genel amaçlı yapay zeka ile kurumsal finans uygulamaları arasındaki en önemli farklardan birini oluşturuyor.
Deutsche Bank’ın geliştirme sürecine dahil olması da yapay zeka ajanlarının deneysel projelerden bankacılığın günlük operasyonlarına taşınmaya başladığını gösteriyor.
EDX Markets YLDS’yi teminata ekledi
Kurumsal dijital varlık işlem platformu EDX Markets, Figure tarafından geliştirilen YLDS’yi işlem ve merkezi takas ekosistemine entegre etti. Kurumsal müşteriler getiri sağlayan dijital menkul kıymeti teminat olarak kullanabilecek, EDX ise YLDS’yi kendi bilançosunda hazine varlığı olarak tutacak.
YLDS, Provenance Blockchain üzerinde çalışan SEC’e kayıtlı dijital bir menkul kıymet. Entegrasyonun önemi, tokenleştirilmiş finansal varlıkların yalnızca yatırım amacıyla tutulmasından daha geniş bir kullanım alanına geçmesinde yatıyor.
BlackRock BUIDL ve Franklin Templeton’ın tokenleştirilmiş ürünlerinde görülen benzer modellerle birlikte değerlendirildiğinde, teminat yönetimi tokenizasyon pazarının yeni rekabet alanlarından biri haline geliyor. Kurumlar böylece işlem teminatı olarak ayırdıkları sermayenin getiri üretmeye devam etmesini hedefliyor.
PicPay kârını yüzde 135 artırdı
Brezilyalı dijital banka PicPay, 2026’nın ikinci çeyreğinde gelir ve kârlılıkta güçlü büyüme kaydetti. Net gelir yıllık yüzde 67 artışla 4,1 milyar Brezilya realine ulaşırken düzeltilmiş net kâr yüzde 135 yükselerek 283 milyon reale çıktı. Şirketin toplam müşteri sayısı 70,4 milyona ulaştı.
PicPay açısından bir diğer dikkat çekici veri aktif müşteri başına ortalama gelirin yüzde 52 artması oldu. Toplam kredi portföyü 31,9 milyar reale yükselirken şirket sigorta tarafındaki faaliyetlerini Kev Seguros satın almasıyla genişletiyor.
PicPay’in performansı, dijital bankacılıkta rekabetin yalnızca müşteri edinimi üzerinden ilerlemediğini; mevcut müşteriye daha fazla finansal ürün sunma, kullanıcı başına geliri artırma ve ölçeği sürdürülebilir kârlılığa dönüştürme becerisinin giderek daha belirleyici hale geldiğini gösteriyor.
Fasset 1 milyar dolar değerlemeye ulaştı
Stabilcoin odaklı neobank Fasset, SBI Group liderliğinde tamamladığı 68 milyon dolarlık Seri C yatırım turuyla 1 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Şirket böylece unicorn statüsüne yükselirken 2026 yılında aldığı toplam yatırım 119 milyon dolara çıktı.
Fasset’in yıllıklandırılmış işlem hacmi 40 milyar doları aşarken şirket 125 ülkede 3 milyondan fazla cüzdana ve 1.000’in üzerinde kurumsal müşteriye hizmet verdiğini açıkladı.
Yatırımın fintek açısından ağırlığını artıran unsur, SBI Group’un Fasset’te yalnızca finansal yatırımcı olarak kalmayı planlamaması. Japon finans grubu ilerleyen dönemde şirketteki payını artırmayı, Fasset’i iştirak konumuna taşımayı ve Malezya’da birlikte dijital banka işletmeyi hedefliyor. İki şirket stabilcoin tabanlı uluslararası para transferi ve mutabakat altyapısında da ortak çalışmalar yürütüyor.
Miracle Pay ve zerohash güçlerini birleştirdi
Miracle Pay ile zerohash, ABD’deki işletmelerin stablecoin ödemelerini kabul edebilmesine yönelik yeni bir iş birliği başlattı. Modelde Miracle Pay, merchant onboarding ve ödeme kabul deneyimini yönetirken zerohash dönüşüm, saklama, likidite, işlem izleme ve mutabakat altyapısını sağlayacak.
İş birliği, stabilcoin kullanımının sınır ötesi transferlerden doğrudan ticari ödeme kabulüne doğru genişlediğini gösteriyor. İşletmeler blockchain altyapısının teknik süreçlerini kendi sistemlerinde ayrı ayrı yönetmeden stabilcoin tabanlı ödeme kabul edebilecek.
zerohash’in Visa Direct ve Marqeta ile geliştirdiği çözümler de düşünüldüğünde şirketin kart, payout ve merchant acceptance alanlarını ortak bir stabilcoin altyapısı üzerinde bir araya getirmeye çalıştığı görülüyor.
Payward ABD dışında banka lisansını değerlendiriyor
Kraken’ın ana şirketi Payward, ABD dışındaki bazı pazarlarda tam kapsamlı banka statüsü kazanma seçeneklerini araştırıyor. Payward ve Kraken Eş CEO’su Dave Ripley, şirketin gelecek stratejisinin ticaret, bankacılık ve varlık yönetimi ekseninde şekillendiğini açıkladı.
Payward halihazırda ödeme, kredi, getiri ürünleri ve dijital varlık saklama alanlarında farklı hizmetler sunuyor. Tam bankacılık lisansı şirketin bu ürünleri daha geniş müşteri gruplarına ulaştırmasını ve Kraken üzerinden başlayan müşteri ilişkisini çok daha kapsamlı bir finansal hizmet modeline taşımasını sağlayabilir.
Payward’ın kripto dışındaki gelir kaynaklarını büyütmesi de bu dönüşümü destekliyor. Şirketin ikinci çeyrek düzeltilmiş geliri 508 milyon dolara ulaşırken fonlanmış hesap sayısı 6,6 milyona çıktı.
Revolut kendi ETF serisini hazırlıyor
Revolut, yatırım ürünleri tarafındaki büyümesini kendi markalı ETF’lerle genişletmeye hazırlanıyor. Şirketin İrlanda’da Revolut Strategies ICAV adı altında bir fon platformu oluşturması, ETF ve geleneksel UCITS fonlarının çıkarılabileceği yapının temellerinin atıldığını gösteriyor.
Revolut henüz ilk ETF’lerin yatırım stratejisini veya piyasaya çıkış tarihini açıklamadı. Buna karşılık şirket fon operasyonlarını yönetecek ekip için işe alımlar yapıyor ve yatırım ürünlerini sistematik biçimde genişletiyor.
75 milyondan fazla müşteriye ulaşan Revolut bugün hisse senetleri, tahviller, üçüncü taraf ETF’ler, robo-danışmanlık ve özel piyasa fonlarını aynı uygulama içerisinde sunuyor. Kendi ETF’lerinin eklenmesi şirketi yatırım ürünü dağıtan platform konumundan ürün üretim ve varlık yönetimi katmanına taşıyabilir.
KakaoBank kartına ChatGPT ve Claude indirimi ekledi
Güney Kore’de KakaoBank ile Shinhan Card’ın geliştirdiği yeni kredi kartı, ChatGPT ve Claude aboneliklerinde yüzde 10 indirim sunmaya başladı. KakaoBank Chak-Boot Shinhan Card, yapay zeka servislerini KakaoPay, Naver Pay, dijital üyelikler, perakende ve günlük harcama avantajlarıyla aynı sadakat programı içinde topluyor.
Kart ürününün fintek açısından dikkat çekici tarafı, üretken yapay zeka aboneliklerinin artık finans kuruluşları tarafından ayrı bir düzenli harcama kategorisi olarak ele alınmaya başlaması.
Streaming platformlarının yıllar içinde kredi kartı kampanyalarının standart parçalarından biri haline gelmesine benzer bir süreç şimdi yapay zeka servislerinde ortaya çıkıyor. Bankaların kullanıcıların ChatGPT, Claude ve farklı SaaS ürünlerine yaptığı düzenli ödemeler üzerinden yeni segmentasyon ve sadakat modelleri geliştirmesi önümüzdeki dönemde kart rekabetinin yeni alanlarından biri olabilir.
Ramp yapay zeka ajanlarına ödeme yetkisi veriyor
Kurumsal finans ve harcama yönetimi platformu Ramp, yapay zeka ajanlarının şirket adına programatik ödeme yapmasını sağlayan x402 desteğini altyapısına ekledi. Şirketler yapay zeka ajanları için cüzdan oluşturabiliyor, bütçe ve harcama yetkisi tanımlayabiliyor ve x402 destekli dijital servisler için ödemelerin ajan tarafından gerçekleştirilmesini sağlayabiliyor.
Ramp’ın modelinde yapay zeka ajanı yalnızca ödeme talimatı üreten bir yazılım olarak çalışmıyor. Ajanın kimliği, sorumlu yöneticisi, bütçesi ve kullanabileceği ödeme yöntemleri tanımlanabiliyor. Yapılan işlemler de kurumsal muhasebe ve denetim kayıtlarıyla ilişkilendiriliyor.
Bu gelişme agentic commerce açısından temel sorulardan birini öne çıkarıyor. Şirket adına para harcayan yazılım ajanının yetkisi, kimliği ve finansal sorumluluğu nasıl yönetilecek? Ramp bu soruya ilk ürün mimarilerinden biriyle yanıt veriyor.
Natural yapay zeka ajanları için 100 milyon dolarlık kredi limiti sağladı
Agentic payments girişimi Natural, Upper90 Capital Management ile 100 milyon dolara kadar çıkabilecek kredi limiti anlaşmasına imza attı. Finansman klasik girişim sermayesi turundan farklı olarak Natural’ın ödeme hacmi büyüdükçe ihtiyaç duyacağı likidite ve mutabakat kapasitesini destekleyecek.
Natural, yapay zeka ajanları için hesap, cüzdan, ödeme ve transfer altyapısı sunarken ürün yol haritasında kart, ödeme kabulü, otomatik faturalama ve kredi çözümleri de bulunuyor. Şirket ilerleyen aşamada işletmelerin yapay zeka ajanlarına kredi limiti tanımlayabileceği bir yapı kurmayı hedefliyor.
Agentic payments tartışması böylece “yapay zeka ödeme yapabilir mi?” sorusundan “yapay zeka finansmana erişebilir mi?” aşamasına ilerliyor. Natural’ın 100 milyon dolarlık kredi kapasitesi, bu yeni ekonomik aktörlerin arkasındaki bilanço ve likidite altyapısının da kurulmaya başladığını gösteriyor.
Kakao KakaoAI ve KakaoX olarak bölünüyor
Güney Koreli teknoloji grubu Kakao, faaliyetlerini KakaoAI ve KakaoX adı altında iki ayrı yapıya ayırmaya hazırlanıyor. KakaoTalk, yapay zeka, reklam ve ticaret operasyonları KakaoAI çatısında toplanacak. KakaoX ise KakaoBank, KakaoPay, KakaoPay Securities, Kakao Mobility ve grubun diğer yatırımlarını yönetecek.
Kakao’nun planının en dikkat çekici bölümü, yaklaşık 50 milyon kullanıcılı KakaoTalk’u Agentic AI Interface haline getirme hedefi. Kullanıcı ihtiyacını mesajlaşma ekranında ifade edecek, yapay zeka ajanı uygun ürün veya servisi bulacak ve süreç satın alma ile ödeme aşamasına kadar ilerleyebilecek.
Bu yaklaşım yapay zeka, ticaret ve ödemeler arasındaki ilişkinin tüketici tarafında nasıl şekillenebileceğine dair önemli bir örnek sunuyor. KakaoBank ve KakaoPay gibi finansal varlıkların aynı grup ekosisteminde bulunması da gelecekteki agentic commerce senaryolarını daha ilgi çekici hale getiriyor.
Hindistan ilk tokenlaştırılmış tahvilini çıkarıyor
Hindistan, Eylül ayında ülkenin ilk tokenlaştırılmış kurumsal tahvil ihracını gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Devlet kontrolündeki enerji finansmanı şirketi REC Ltd’nin 5 milyar rupinin altında, yaklaşık 57 milyon dolar büyüklüğünde tahvil çıkarması planlanıyor.
Pilotun en önemli tarafı tahvilin yalnızca DLT üzerinde temsil edilmesi değil, ödemenin Hindistan Merkez Bankası’nın toptan CBDC’si üzerinden yapılacak olması. Böylece tokenlaştırılmış menkul kıymet ile merkez bankası dijital parası aynı işlem mimarisi içerisinde bir araya gelecek.
Hindistan’ın yaklaşık 60 trilyon rupiyi aşan kurumsal tahvil piyasasında başlatacağı pilot, gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonunun büyük sermaye piyasalarında mutabakat altyapısına nasıl taşınabileceğine ilişkin güçlü bir test olacak.
Itaú ABD’de banka kurmak için ön onay aldı
Brezilyalı finans devi Itaú Unibanco, Miami merkezli Itaú Bank, National Association için OCC’den koşullu ön onay aldı. Bankanın 507 milyon dolar başlangıç sermayesiyle kurulması ve özellikle Brezilya ile Latin Amerika bağlantılı yüksek ve ultra yüksek varlıklı müşterilere hizmet vermesi planlanıyor.
Yeni banka mevduat, mortgage, kredi kartı, kredi ve wealth management bağlantılı fiduciary hizmetler sunabilecek. Itaú’nun stratejisi ABD’de geniş bir perakende şube ağı kurmak yerine Latin Amerika’daki mevcut müşteri ilişkisini Miami üzerinden bankacılık, yatırım ve varlık yönetimi hizmetleriyle devam ettirmeye dayanıyor.
Model, geleneksel büyük bankaların da yeni pazarlarda daha hedefli, dijital ağırlıklı ve segment odaklı dağıtım stratejilerine yöneldiğini gösteriyor.
Fintek Sektöründe Haftanın Yönetici Değişiklikleri ve Atamaları

Yeni haftada ödeme sistemleri, elektronik para, bankacılık, fintek, kredi kayıt, risk, uyum, fraud, ürün geliştirme, yazılım, operasyon, iş geliştirme ve pazarlama alanlarında yoğun bir kariyer hareketliliği öne çıkıyor. ZiraatPay, Aköde, PayTR, Nearpay, Payinall, Şekerbank, İktisat Katılım, Kuveyt Türk Katılım Bankası, getirfinans, Midas, Garanti BBVA International, iyzico, Vakıf Katılım Bankası, ColendiBank, KKB Kredi Kayıt Bürosu, Yapı Kredi Teknoloji, QNBpay, Turk Eximbank, Opes Borsa Technologies, TOM Bank, HangiPara, Albaraka Türk, ING, Dünya Katılım, Papara ve TKPAY’de yeni görevler ile terfiler haftanın gündeminde yer alıyor.
Yusuf Can Özdemir, ZiraatPay’de Uyum Uzman Yardımcısı olarak görev almaya başladı.
Yasin Aşçı, PayTR’de Risk Operasyonları Direktörü olarak görevine başladı.
Ege Ediz, Nearpay’de İş ve Ürün Geliştirme Lideri olarak yeni rolüne geçti.
Kaan Karışmaz, PayTR’de Junior İş Analisti olarak ekibe katıldı.
Nihan Baksı, Payinall bünyesinde Tahsis biriminde yeni bir iş sürecine başladı.
Nisa Nur Yaban, Şekerbank T.A.Ş.’de Nakit Yönetimi Bölge Satış Yönetmen Yardımcısı pozisyonuna terfi etti.
Ümit Yalçın, Şekerbank’ta Uygulama Güvenliği Direktörü olarak görev üstlendi.
Emre İnsan, PayTR bünyesinde İçerik Yöneticisi olarak ekibe dahil oldu.
Semanur Çelik, PayTR bünyesinde Onboarding Uzmanı olarak göreve başladı.
Sena Uçar, Şekerbank T.A.Ş.’de İnsan Kaynakları Yönetmeni pozisyonuna terfi etti.
Hakan Paycı, İktisat Katılım’da Risk Yönetimi Yöneticisi olarak görev almaya başladı.
Mücahit Sami Tanel, Kuveyt Türk Katılım Bankası bünyesinde İş Ortaklıkları Geliştirme Yönetmeni pozisyonuna terfi etti.
Selehattin Fırat, getirfinans’ta Finansal Ürünler ve Hizmetler Müdürü olarak yeni görevini üstlendi.
Burçin Yıldız, Midas’ta Sanat Yönetmeni olarak ekibe katıldı.
Hikmet Serdar Turgut, Garanti BBVA International’da Temel Bankacılık ve Ödeme Sistemleri departmanında İş Analisti olarak kariyerine devam ediyor.
Furkan Aşık, iyzico’da Yazılım Mühendisi olarak görev almaya başladı.
Serkan Uzun, Vakıf Katılım Bankası’nda Genel Müdürlük Üye İşyeri, POS ve ATM Hizmetleri Birim Müdürü olarak yeni sorumluluğunu üstlendi.
Berat Erik, ColendiBank’ta Takım Lideri olarak yeni görevine geçti.
Doğukan Can, KKB Kredi Kayıt Bürosu’nda Siber Teknoloji Yönetimi Uzmanı pozisyonuna terfi etti.
Aleyna Akkaya, Yapı Kredi Teknoloji bünyesinde İş Analisti olarak ekibe katıldı.
Kerem Karabulut, KKB Kredi Kayıt Bürosu’nda Sürdürülebilir Ürün Uzmanı olarak görev almaya başladı.
Hilal Çelik, KKB Kredi Kayıt Bürosu’nda Kurumsal Risk Yönetimi Uzmanı pozisyonuna terfi etti.
Buğra Görgün, KKB Kredi Kayıt Bürosu’nda Uzman Middleware Sistem Mühendisi pozisyonuna yükseldi.
Aybüke Salur, getirfinans’ta Kıdemli UX Tasarımcısı olarak yeni rolünü üstlendi.
Abdullah Berat Beket, QNBpay’de Operasyon Uzman Yardımcısı olarak göreve başladı.
Metehan Gültekin, Turk Eximbank Uyum Birimi’nde Uzman Yardımcısı olarak ekibe katıldı.
Pınar Bilge, KKB Kredi Kayıt Bürosu’ndaki kariyer yolculuğuna Bordro ve Özlük Yönetimi Uzmanı olarak devam ediyor.
Beren Uyan, Opes Borsa Technologies’te Makine Öğrenimi Mühendisi olarak yeni görevine geçti.
Emre Dolay, KKB Kredi Kayıt Bürosu’nda Ürün Geliştirme Uzmanı pozisyonuna terfi etti.
Doğukan Karaman, TOM Bank’ta Saha Operasyon Yönetmeni olarak atandı.
Büşra Arık, KKB Kredi Kayıt Bürosu’nda BT Denetim Uzmanı pozisyonuna yükseldi.
Helin Dalgic, KKB Kredi Kayıt Bürosu bünyesinde Pazarlama İletişimi ve Marka Yönetimi Uzmanı olarak kariyerine devam ediyor.
Medet Caner Özyümlü, HangiPara’da Fraud Uzmanı olarak ekibe dahil oldu.
Gökdeniz Yayla, Albaraka Türk’te Portföy Yöneticisi olarak yeni bir göreve başladı.
İlker Canki, ING’de İş Ortaklıkları Satış Birimi Bölge Müdürü olarak yeni rolünü üstlendi.
Seher Dursun, Dünya Katılım bünyesinde Kıdemli Kredi Analitiği Uzmanı olarak göreve başladı.
Senem Yalın, getirfinans’ta Kıdemli Android Geliştirici pozisyonuna terfi etti.
Nazlı Atilla, Papara’da Kıdemli İşlem Kontrol Yöneticisi olarak görev almaya başladı.
Hatice Duman, Papara’daki eski görevine Core Uzmanı olarak geri döndü.
Yaşar Dalkılıç, TKPAY bünyesinde Satış ve İş Geliştirme Uzmanı olarak ekibe katıldı.
FinTech alanında haftanın gündemi 288
PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım, 17 – 23 Ağustos aralığında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını hatırlamak isterseniz, aşağıdaki derlememi okuyabilirsiniz.


