Hobbit serisinin 3. ve son filmi “ Hobbit: Beş Ordunun Savaşı & The Hobbit: The Battle of the Five Armies“ 17 Aralık Çarşamba günü tüm dünya ile aynı anda vizyona giriyor.
Warner Bros basın gösterimi ile izlediğim epik seri muhteşem bir finalle son buluyor.
Film, 2 saat 24 dakikalık süresiyle bugüne dek çekilmiş en kısa Orta Dünya filmi ve bir solukta izleniyor.
Filmin çekimleri Peter Jackson’a ait Miramar-Wellington’daki tesisinde ve Yeni Zelanda’da yapılmış.

“Hobbit: Beş Ordunun Savaşı”nın J.R.R. Tolkien’ın romanına dayanan senaryosu Fran Walsh, Philippa Boyens, Peter Jackson ve Guillermo del Toro’nun imzasını taşıyor.

“Hobbit: Beş Ordunun Savaşı”nda Bilbo Baggins (Martin Freeman), Thorin Meşekalkan (Richard Armitage) ve Cüceler Bölüğü’nün maceraları destansı bir şekilde son buluyor.
Gelelim filmimizin konusuna;

Erebor Cüceleri yurtlarının büyük zenginliğine yeniden kavuşur ancak dehşet verici Ejderha Smaug’u Göl Kasabası’nın savunmasız erkekleri, kadınları ve çocuklarının üzerine serbest bırakmış olmanın vicdanı ve sonuçlarıyla yüzleşirler.

Altın deryasının içerisinde ejderha-hastalığına yakalanan Dağın Altındaki Kral Thorin Meşekalkan, efsanevi Arkentaşı’nı ararken verdiği sözleri unutur ve onurunu feda eder. Thorin’in mantıklı düşünmesine yardım edemeyen Bilbo ise, ileride daha büyük tehlikelerin geleceğinden habersiz, umutsuzca ve tehlikeli bir seçim yapmak zorunda kalır.

Bu sırada eski bir düşman Orta-Dünya’ya geri döner. Karanlık Lord Sauron Yalnız Dağ’a gizli bir saldırı için dört Ork bölüğü gönderir. Tırmanan çatışmalarının üzerine karanlık iyice çökerken, Cüceler, Elfler ve İnsanların bir karar vermesi şart olur: Ya birleşerek bir güç olacak ya da toplu halde bir yıkıma sürükleneceklerdir.

“The Hobbit” Üçlemesi Orta-Dünya’da “Yüzüklerin Efendisi/The Lord of the Rings”den 60 yıl önce geçen kesintisiz bir hikayeyi anlatıyor. Bilindiği gibi, Oscar ödüllü sinemacı Peter Jackson ve ekibinin beyaz perdeye taşıdığı “Yüzüklerin Efendisi” üçlemesi, Oscar ödüllü “Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü/The Lord of the Rings: The Return of the King”le sona ulaşmıştı.

Serinin göz kamaştırıcı finali bir solukta izleniyor. Kitapları okuyanlar her ne kadar seriyi eleştiriye boğsa bile bu finalin herkesi mutlu edeceği ve uzun süre belleklerden çıkmayacağını söylemek mümkün.

Filmi IMAX formatında izledim ve daha ilk sahneden itibaren anlatımı hissettim. Ufak tefek eksikler ve teatral oyunculukların dışında kusursuz bir son olmuş. Orta dünya havası korunmuş ve büyük savaş olması gerektiği gibi yansıtılmış.
Bu üçlemede olduğu gibi, “Hobbit: Beş Ordunun Savaşı”nda da Ian McKellen, Gri Gandalf; Martin Freeman ana karakter Bilbo Baggins; Richard Armitage da Thorin Meşekalkan rollerini üstleniyorlar.

Filmin uluslararası oyuncu kadrosunun başını Evangeline Lilly, Luke Evans, Lee Pace, Benedict Cumberbatch, Billy Connolly, James Nesbitt, Ken Stott, Aidan Turner, Dean O’Gorman, Graham McTavish, Stephen Fry ve Ryan Gage çekiyor.

Kadrodaki diğer oyuncular ise şöyle: Cate Blanchett, Ian Holm, Christopher Lee, Hugo Weaving, Orlando Bloom, Mikael Persbrandt, Sylvester McCoy, Peter Hambleton, John Callen, Mark Hadlow, Jed Brophy, William Kircher, Stephen Hunter, Adam Brown, John Bell, Manu Bennett ve John Tui.
“Hobbit: Beş Ordunun Savaşı”nın kamera arkası yaratıcı ekibi ise; görüntü yönetiminde Andrew Lesnie, yapım tasarımında Dan Hennah, kurguda Jabez Olssen, kostüm tasarımında Richard Taylor, Bob Buck ve Ann Maskrey’den oluşuyor.

Filmin müthiş müziği ise besteci Howard Shore’a (kendisine ayrıca bir hayranlığım var) ait.
Cuma gününü iple çekeceğinizden eminim, beklediğinize değecek 🙂 Şimdiden hepinize iyi seyirler…


