Finans Kurumları Z Kuşağına Nasıl Yakınlaşabilir

Finans Kurumları Z Kuşağına Nasıl Yakınlaşabilir ? Fintechtime Dergisi Yaz 2019 sayısı için kaleme aldığım yazımı sizler için derledim.

2013-2030 yılları arasında doğanlardan oluşacak Alfa kuşağı büyüyedursun, bir finans kurumu olarak sınırsız yeni bilgiye erişerek büyüyen Z kuşağına nasıl ulaşabilir ve iletişiminizi sürdürebilirsiniz? 

Finans Kurumları Z Kuşağına Nasıl Yakınlaşabilir ?

Yazımda teknolojiyle içiçe yaşayan, 21. yüzyılın ilk nesli olma ünvanını taşıyan Z kuşağına hedefleme yapabilmenin ve iletişiminizi güçlendirmenin püf noktalarına değindim.

Bu kuşak, teknolojiye erişimi ve bir parça bireysel hırsları yüksek oluşları sebebiyle iGen olarakta anılıyor.

Z Kuşağı ile Yakınlaşın

Bazı kaynaklarda 1995 yılından itibaren doğanları kapsasa da, 2000 yılından itibaren dünyaya gelmiş bireylerin oluşturduğu kuşağa Z Kuşağı adı veriliyor.

Bu kuşak, teknolojiye erişimi ve bir parça bireysel hırsları yüksek oluşları sebebiyle iGen olarakta anılıyor.

nternet, çoklu kanallar üzerinden kablosuz iletişim, e-ticaret’te sınırların kalktığı bir dönem, sipariş sonrası ertesi gün teslimat gibi teknolojinin tüm nimetleri ile erken yaşta tanışan bir nesli memnun etmek elbette hiç kolay değil. Hele de yarınların hizmetlerini yeni teknolojiler üzerinden kurgulayan finans şirketleri için bu çok çok daha zor.

Arayüzler, geliştirmeler, cihazlar, uygulamalar ve daha da fazlası, yüz yüze iletişim kurmanın önemine inanan, sadece mesajlaşmaktan hoşlanmayıp gerçekten duyulduklarını hissetmek isteyen bu yeni nesil için tasarlanıp, hayata geçiyor.

Markaların tüketiciye pazarlandığı bir dünyadan, markaların tüketicilerle pazarlandığı dijital dünyaya merhaba.

Z kuşağı, gerçek olmayan marka deneyimlerini tanıma ve markayı görmezden gelme konusunda oldukça becerikli. Marka ile etkileşime geçmeleri için, iletişimin bir parçası olduklarını hissetmeleri de gerekiyor. Markaların tüketiciye pazarlandığı bir dünyadan, markaların tüketicilerle pazarlandığı dijital bir dünyanın kapılarını aralamaya vesile oluyorlar.

Mobil Cihaza Bağlı Yaşamlar

Z kuşağı davranışları ile ilgili pek çok farklı çalışma var. Bunlardan biri telefonla geçilen zaman ile ilgili.

Cogniant’ın (CGK) yaptığı son araştırmaya göre, Z kuşağının % 55’i akıllı telefonlarında günde en az beş saat geçiriyor. Bu kuşağın kadınlarının üçte birinin telefonlarında yedi – on saat arasında zaman harcadığını ortaya koyuyor. Aygıtlar arası bağlantıya önem vermeleri, işletim sisteminde son sürüm kullanmaya dikkat etmeleri de cabası. Sessiz ve basit, ekrana dokunma ve hızlıca geçme şeklinde bir kullanım alışkanlıkları var. Z kuşağı ses etkileşimi ile en az ilgilenen kuşak.

Bu, hedef kitlesi Z kuşağı olan finans kurumları için önemli bir kriter yaratıyor. Uygulamaların en yeni özellikleri taşıması, basit arayüzle tasarlanması ve çok gürültülü olmamaları gerekiyor.   

Çok Kanallı, Entegre bir Nesil

Dijital yerliler tüm kanallarınızı tek bir entegre deneyim olarak görüyor. Bu çok yönlü dijital deneyim sayesinde, işlemleri tamamen dijital olarak gerçekleştirebilmeyi umuyorlar. Aynı zamanda verileri tekrar girmek veya bir işlemi yeniden başlatmak zorunda kalmadan kanallar arasında sorunsuz bir şekilde hareket etmek istiyorlar.

Onlar için tasarlanacak mobil uygulamalar, sesli asistanlar, giyilebilir teknoloji ürünleri, IoT cihazları… tümü birbirine bağlı ve dolayısıyla kendileri ile iletişim halinde olmalı.  

Z kuşağının sosyal medya kullanım alışkanlıkları tüm platformları değişime zorluyor.

Z Kuşağının Sosyal Medya Kullanım Alışkanlıkları

Bu kuşağın  % 81’i sosyal medyayı kullanıyor. Z kuşağının sosyal medya kullanım alışkanlıkları tüm platformları değişime zorluyor. Bir finans kurumu olarak hedef kitleniz Z kuşağı ise, bu grubun sosyal medya alışkanlıklarını ve bunların binlerce yıllık demografik özelliklerinden nasıl farklı olduklarını anlamanız çok önemli. Markanızı uzun vadeli bir başarı için konumlandırmak için bu grubu yakın gözlem altına almanız esas.

İşte Z Kuşağı ile iletişiminizi güçlü ve güncel tutmak için bilmeniz gerekenler.

Yürümeden önce tablet ekranı kaydırmayı öğrendiler. Ekranlar her zaman hayatlarının bir parçasıydı. Ebeveynleri ilk doğum günlerini, ilk adımlarını ve ilk sözlerini sosyal medya hesaplarından hatta bloglarından paylaştı. İlk okulda dizüstü bilgisayarları vardı, ev ödevleri için bol bol Google’ladılar. Video oyunları ve sosyal ağlarda dünya çapında çevrimiçi arkadaşlar edindiler. Bu dijital yerliler, her zaman çevrimiçi durumdalar ve sosyal medyayı hiç olmadığı kadar aktif kullanıyorlar.

Ancak bu durum sizi yanıltmasın.

Tüketim Konusunda Seçiciler

Bu kuşak hayatını çevrimiçi yaşıyor ama şimdiye dek bilinen en seçici tüketici. Uygulamaları ve mecraları keşif alanı olarak değil, işlevselliği için kullanıyorlar. Bu alışkanlıkla ilgili olarak Snapchat’a olan tutkuları gösterilebilir. Kendi kendini imha eden mesajlaşma uygulaması, bir Facebook takipçisi beslemesinden ziyade, doğrudan bir arkadaşınıza veya belki de bir avuç arkadaşınıza kişisel ve özel bir fotoğraf veya video göndermeyi mümkün kılıyor.

Canlı Yayınlara Tutkulular

Bu kuşak bir şeyler paylaşmak yerine, ortaklaşa bir şeyler yapmaktan hoşlanıyor. Hep birlikte buluştukları belki oyun oynadıkları twitch ve tüm platformlardan canlı yayınlar buna örnek olarak gösterilebilir. Z kuşağının % 50’sinden fazlası boş zamanlarını grafik tasarım, video üretimi ve uygulama geliştirme gibi yeni beceriler üzerine harcadığı dünya çapında bilinen bir gerçek.  Fotoğraf veya video çekiyorlar ama bunları mükemmelliğe ulaştırmak için de çabalıyorlar.

Metin Yerine Görüntü Tercih Ediyor

Bu kuşak hızlı dikkat süresine hitap eden kısa ve tatlı içeriklerle ilgilleniyor. Doyurucu içerik metinlerinin yerini atıştırmalık sayılabilecek; emojiler, AR filtre kullanılan fotoğraflar, kısa videolar ve GIF’ler alıyor.

Bu neslin, yüksek çözünürlüklü video ve fotoğrafların yanı sıra, simgeleri olan dokunmatik ekran iPhone’larla büyüdüğünü de unutmayın. YouTube, Instagram ve Snapchat gibi platformların bu kadar büyük ilgi görmesi hiç şaşırtıcı değil.

Ünlülerin Yerine Influencer’ları Koyuyorlar

Bu kuşaktakiler, her ne kadar telefonlarına bağlı olsalar da, gerçek insanlarla ilişki kurma arzusundalar. Ünlülerin yerine kendilerine yakın gördükleri ve samimi buldukları influencer’ları takip etmek yönünde bir eğilim gösteriyorlar. Daha erişilebilir, ulaşılabilir olmak onların gözünde geçer akçe. İzledikleri reklamlar konusunda da aynı tutumdalar. Reklamlarda da gerçek insan görmek istiyor, YouTube başta olmak üzere tüm mecralarda görüş ve yorumlarının önemsenmesini istiyorlar.

Dijital Mahremiyetlerini Koruyorlar

Bu kuşak mahremiyetine çok meraklı. Günlük hayatta tanışmadıkları kişileri takip listelerine dahil etmiyorlar. Hesapları genellikle gizli, Snapchat gibi gruplar dahilinde iletişime imkan veren mecraları tercih ediyorlar. Bu ayrımları kampanya performanslarınızı etkileyebilir. Öte yandan tercihlerini ve kuşaklarına özgü davranışlarını bilmek bilmek, işletmeniz için büyük bir etki yaratacaktır. Onların dikkatini çekmek için kişiselleştirilmiş ve entegre bir pazarlama yaklaşımı işe yarayacaktır.

Hızlı Tepki Vermenizi Bekliyorlar

Bu kuşağın dikkatini çekmek istiyorsanız, hızlı tepki veya yanıt vermeniz gerekiyor. Ama çok çok hızlı olmalısınız, tercihen sekiz saniye veya daha kısa sürede yanıt vermezseniz şansınızı kaybedersiniz.

Chatbot’ların dijital hayatımıza iyice yerleşmesinin önemli nedenlerinden biri Z kuşağı.

Stresli, Sabırsız ve Endişeliler

Z kuşağı stresli ve sabırsız. Bu her sektör için önemli bir endişe kaynağı. Teknoloji işe yaramazsa, çabucak düzeltilmesini istiyorlar. Gelecekleri konusunda kaygılılar. Paralarını yönetmek ve gelecekleri için tasarruf etmek ve bunun için dijital araçları kullanmaya yatkınlar. Bu kuşağın bireyleri finansal yönetim ve planlama için ödeme yapmaya hevesli görünüyor.

Bu kuşağın bireyleri finansal yönetim ve planlama için ödeme yapmaya hevesli görünüyor.

Bir Finans Kurumu nasıl favori marka haline gelir?

Finans kurumları Z kuşağının nereye gittiğini yakından izlemek zorunda.

  • Snapchat ve YouTube’a şimdi Twitch ve Tik Tok eklendi. Daha fazla eğlence imkanı sunan, ortaklaşa yapılabilecek müzik, oyun gibi etkinlikleri mümkün kılan platformlar favorileri.
  • Z kuşağı web ve mobil reklamlarınızı engelliyor. Reklamları müdahaleci, çok sayıda, sinir bozucu ve alakasız buluyorlar.
  • Sosyal medya içeriklerine ve buradan gördükleri reklamlara meraklılar. En sevdikleri markaların içeriğinin yayınlanmasından mutluluk duyuyor.
  • Çevrimiçi reklamları kendi gereksinimlerine göre uyarlanırsa faydalı buluyorlar.
  • Bu kuşak için içerik pazarlaması video anlamına geliyor. Video izleyerek öğreniyor, eğleniyor ve bağlı kalıyorlar.

Uygulamalar, programlar, cihazlar bu kuşağa göre tasarlanıyor – güncelleniyor. Yayınevleri bile “mobil hissi” yaşatabilmek için kitapların boyutlarını değiştirme kararı aldı. Okumayı tercih etmeyen bir nesil, herkes için zorlayıcı.

Daha geleneksel reklamcılık biçimleri, gençler ve genç yetişkinlerin dikkatini çekmekte zorlanıyor. Bundan mütevellit stratejinizi kurgularken; sosyal medya ortaklıkları kurmak, basit arayüzler üzerinden tasarlamak, eğlenebilecekleri ek fonksiyonlar sunmak ve tüm bunların faydasını kavratmak üzerine pazarlamak genç tüketicilerinize ulaşmanın en doğru yollarından biri olacaktır.

Aşağıda Dell Technologies‘in dünya çapında yaptığı Z Kuşağı Araştırması sonuçlarını bulabilirsiniz.

Fayda görmeniz dileğiyle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir