Fintech ve Riskler

16-17 Temmuz 2020 tarihlerinde dijital ortamda gerçekleşen 4. OpRiskTürkiye Zirvesi’nin açılışını “‪FinTech ve Riskler” oturum ile yaptık.

4. OpRiskTürkiye Zirvesi’nin Ardından

Başta operasyonel riskler olmak üzere Türkiye’nin risk yönetimi alanında devamlılığı süre gelen tek buluşması olan Oprisk Türkiye Zirvesi bu yıl dördüncü defa gerçekleşti. Operasyonel riskin birçok boyutunun ele alındığı zirvenin açılışını “‪FinTech ve Riskler” oturum ile yaptık.

Fintech ve Riskler

Sayın Prof.Dr.Coşkun Küçüközmen’in moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; PayTR CEO’su Tarık Tombul, Blokzinciri Kriptopara Eğitmeni ve Dapps Tasarımcısı Devrim Danyal ve Sosyal Girişim Fonu Yöneticisi, Etkiyap Kurucusu Sertaç Yeltekin ile birlikte yer aldık. En taze ve güncel bilgileri bu değerli isimlerden öğrenmek benim için büyük mutluluk oldu. Coşkun Hocam’a bu harika organizasyon için teşekkür ediyorum.

Kaçıranlar ve izlemek isteyenler için “‪FinTech ve Riskler” oturumunun videosu YouTube üzerinde yayınlandı.

4. OpRiskTürkiye Zirvesi- ‪FinTech ve Riskler

“‪FinTech ve Riskler” oturumunda ele aldığım başlıkları ve akışı aşağıda sizin için özetledim.

Fintech’ler, geleneksel finansal hizmetler ile karşılaştırıldığında benzersiz bir tehdit setiyle karşı karşıya. Bu şirketlerin geleneksel finansal kurum ürünleri tarafından tasarlanmayan benzersiz bir risk kombinasyonu bulunuyor.

Risk öncesi fırsatları ortaya koymak ve potansiyelin altını çizmek adına fintekler için 2019 yılının nasıl geçtiğini anlatarak başladım.

Ben risk faktörü uzmanı değilim ama dilim döndüğünce gözlemlerim dahilinde altı risk faktörünü özetlemeye çalıştım.

Bu riskleri; dijitalleşme, yasal düzenlemeler, mesleki sorumluluklar, bankalarla ilişkiler, teknoloji adaptasyonu, siber güvenlik ve ek madde fraud olarak belirledim.

2019 yılı ekosistem açısından oldukça hareketliydi.

2019’un daha ilk yarısında İyzico, Foriba, Paraşüt, Kredico ve Hesap Kurdu’ndan gelen exit haberleri ve yeni yatırımların duyurulması sektöre 2018 yılında kaybettiği heyecanı geri verdi. (2018 yılında 62 milyon dolar yatırım alarak ikinci lige düşmüştük.)

En başarılı exitleri yapan bu girişimler fintech alanından çıktı.

Bu gelişmeler motivasyon sağlamanın dışında gelen 102 milyon dolar yatırım ile Türkiye’yi yeniden birinci lige taşıdı. Bu yatırımlarla birlikte Türkiye, 36 Avrupa ülkesi arasında 20. sırada yer aldı.

Geçtiğimiz yıl bu zamanlar açıklanan On Birinci Kalkınma Planı’nın ve Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nın sektörün beklentilerine çözüm olacak maddeler içerdiğini gördük.

Akabinde başta açık bankacılık ve Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği’nin kurulmasını içeren kararlar ilan edildi. Yenilerini de bekliyoruz. Aynı zamanda bu yıl testlerine başlanacak olan merkez bankası dijital parası, ekosistemi güçlendirecek önemli adımların başında geliyor.

2020 yılına geldiğimizde ise Covid-19’un etkisini tüm sektörlerde hissediyoruz. Temassız ödemelerin işlem hacmi kredi kartına nazaran 2 kat daha fazla yükseldi ki son dönem veriler fiziksel mağazalara dönüşe henüz hazır olmadığımızı gösteriyor. Ödemeler online’da gerçekleşince fintech’lerin varlığını daha çok hissettik. Maillerimize düşen ödeme bilgilendirmelerinde farklı farklı fintech’lere rast geldik.

Akabinde ilk unicorn’umuz Peak geldi ve hisselerini 1,8 milyar dolara Zynga’ya devretti. Her ne kadar ilk unicorn fintech’ler arasından çıkmasa bile bu yatırım geldiği dönemle birlikte yüzleri gülümsetti.

Son dönem özetinim ardından risk tarafına geçersek, öncelikle Fintech işletmelerinin “geleneksel finansal kurum ürünleri tarafından tasarlanmayan” benzersiz bir risk kombinasyonu olduğunu düşünüyorum. Bu kombinasyonlar bir zincir gibi birbirine bağlı, birinde oluşan risk diğerindeki risk olasılıklarını büyütüyor.

Tüm bu gelişmeler ışığında risk sırlamamın ilkine dijitalleşmeye uyum sağlayamamayı koyuyorum.

Dünya dijitalleşiyor ve petrol – inşaat – toprak gibi geleneksel dokunabildiğimiz faktörlerin önemi azalıyor. Devlet nezdinde atılan adımların koşuya dönüşmesi, bir maraton gibi stratejik ilerlenmesi gerekiyor.  

Finansal teknolojilere, teknolojiye yatırım yapanlara destek olunması, finansman sağlanması şart.

Teknolojiyi üretenler genellikle iyi eğitim almış liderler, en iyi beyinleri, gençleri ve fikir üretenleri ülke koşullarımız kötü olduğu için kaybediyoruz. Beyin göçü bu ülkenin en büyük kayıplarının başında geliyor diye düşünüyorum. 

Dijitalleşme en üst tepeden başlayarak tüm sektörleri ve alanları kapsamalı. 

İkinci sıraya yasal düzenlemelerin yani regülasyonların gecikmesini koyuyorum.

Hedef büyüten fintech’ler arasında regülasyon beklemeyen neredeyse yok.

Fintech pazarı geliştikçe, düzenleyici ortam da değişiyor ve bu ortama uyum sağlayamamak fintech’ler için büyük bir risk.

Düzenleyiciler en son güncellemelere ayak uyduramayınca, fintech’lerin sundukları çözümler de kısırlaşıyor.

Fintech’ler uluslararası faaliyet göstermeleri durumunda birden fazla bölgedeki farklı düzenlemeleri dikkate almak durumunda. Bunlar devlet elinden, merkezden takip edilip hayata geçirilmedikçe, kısır alanda kalıyor olmak fintech’ler için bir başka risk. Fintekleri konuşurken Regtechleri konuşmamak olmaz. Onlara da bu dönemde çok iş düşüyor.

Üçüncü sıraya mesleki sorumluluğu koyuyorum ki bu bir önceki maddelerimle de ilişkili.

Hizmet açısından beklentileri karşılamayan, olumsuz algı yaratan fintech’lerin sektörden elenmesi gerekiyor. Müşteri hizmetlerindeki ihmal ve hatalar, gecikmeler, yaşanan olumsuzluklar zaten hedefte olan güven zincirini zayıflatıyor. Regülasyonlar ve sıkı denetleme ile zaten bu risk azaltılacaktır.

Dördüncü sıraya bankalarla ilişkileri koyuyorum.

Tüm dünyada fintech’ler bankalarla bir masaya oturma zemini bulamadıklarını, geleceği konuşmakta zorlandığını söylüyor.

Ülkemize döndüğümüzde ise fintech’ler ikiye ayrılıyor. Çözümleri ile bankaların yanında olan ve bankalara rakip olanlar.

Bankaların tutumları da değişken. Teknolojiye uyum sağlamak zaten onlar için zorunluluk. Bunun için finteklerle güç birliği yapanlar var, yatırım yapanlar var, satın alma yapanlar var hatta gün geçtikçe fintech’e dönüşmeye başlayan çevik bankalar var.

Bazı fintech’ler bankalar ile sözleşme yapmayı umuyor veya mevcut çalışmalarını sürdürüyor. Daha geniş bir şekilde rekabet edebilmek için sınırların dışında faaliyet göstermenin yolunu arayan fintech’ler de var.

Bankalar fintech’lerin yıkıcı yeteneklerinden yararlanmak ve teknoloji meraklısı (bağımlısı) tüketicilerin taleplerini karşılamak için fintech’lerle yeni iş birlikleri kuruyor.

Yakın zamanda meclisten geçen torba yasayla birlikte artık bütün bankalar müşterilerine ıslak imza olmadan hizmetlerini sunabilecek hale geldi. Elbette yeni düzenlemelerin tamamlanması ve tüketici tarafındaki yansımaların gözlemlenmesi muhtemelen 1 yılı bulacaktır.

Bununla beraber fintech’ler de yeni fırsatları takip ederek sektöre önemli katkılar sunabilecekler.

Banka-fintech iş birliklerinin müşteri değerini artırmaya yönelik çalışması çok değerli. Türkiye’deki fintech’lerin hızlı karar alma yetenekleri onlara pek çok avantaj sağlıyor. Ancak mevcut finansal ekosistemde hala çok güçlü değiller.

Bankalar zaten sert regülasyonlarla çevrili, fintech’lere kol kanat germeleri sektörü büyütebilir. Devlet nezdinde her bankanın fintech’lerle çalışması zorunluluk haline getirilirse sektör çok rahatlar ve daha hızlı büyür diye düşünüyorum.

Beşinci sıraya teknoloji adaptasyonunu ve risk yönetimini koyuyorum

Fintech’ler aynı zamanda teknoloji şirketleri. Daha önce benzeri görülmemiş bir teknolojik değişikliğe uğrayan finansal sistemle birlikte, geleneksel risk yönetimi yapıları artık yeterli değil.

Risk yönetimi fonksiyonunun kapsamını da genişletmek gerekiyor.

Yeni finansal teknoloji dünyası – “dağıtılmış defterler ve robotik süreç otomasyonu, bulut bilişim, makine öğrenimi gibi” ileri teknolojilerle harmanlanıyor. Bunlar fintech’ler için farklı bir yaklaşım gerektiren yeni bir oyun alanını temsil ediyor.

Bu yeni düzende sistem istikrarını ve bütünlüğünü korumak için kullandıkları araçlarını ve sistemleri geliştirmeleri zorunluluk. Bu alandaki riskleri tanımlamak ve azaltmak kolay değil. Risk yöneticilerinin beceri setlerini ve kullandıkları araçları geliştirmeleri çok önemli. Yarının dünya düzenini önceden görüp buna göre çözüm geliştirmeleri gerekiyor. Yani bizler gibi yaşayarak değil, olasılıklar ve öngörüler üzerinden öğrenerek ilerliyorlar. 

Altıncı sıraya siber riskleri koyuyorum

2019, sektörde ve finansal saldırganların işleyişinde bazı önemli gelişmeler gördü. 2020’de finansal tehditler: Fintech, mobil bankacılık ve e-ticaret üçgenine yoğunlaştı. Yatırım uygulamaları, çevrimiçi finansal veri işleme sistemleri ve kripto para birimlerine yönelik saldırılar öne çıktı. ‪fintech’ler, derin müşteri bağlantıları oluşturma konusunda da öncü. Davranışsal ve biyometri verilerinin satışa çıkarıldığını duyuyoruz. Çok katmanlı güvenlik yapılarına rağmen siber suçlular da kendilerini geliştiriyor ve bazen tahmin edilemez bir nokta bile onlar açısından bir değer taşıyabiliyor. Ki 5G ile birlikte olası riskleri çeşitlendirmek gerekecek.

Son madde olarak Fraud’u kullandım.

Büyük risklerden biri olarak dolandırıcılığa yani Fraud’un evrimine dikkat çekmek istiyorum. 80’li yıllardan günümüze gelen dolandırıcılık setleri aslında gelecek açısından olası riskler konusunda da çok şey söylüyor. Bireysel risklerden, küresel olarak yönetilen suç örgütlerine 40 yılda gelmiş durumdayız. Fraud’un küresel boyutta yarattığı olası sorunlar belki en derin risk grubunu oluşturuyor.

En nihayetinde Fintech endüstrisi patlama yaşıyor, finansal sektörün yapısını bozuyor ve yatırım çekiyor. Doğal olarak burada fırsatlar ve akabinde riskler var.

Sektördeki her birimin sorumluluğu, riskleri azaltacak ve küresel finansal sistemin sürekli istikrarını sağlayacak şekilde ilerlemeli. Bu gelişmeyi teşvik eden ortam ise acilen yaratılmalı.

FinTech alanında haftanın gündemi

7  – 12 Temmuz 2020 tarihleri arasında #FinTech alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını hatırlamak isterseniz aşağıdaki yazımı okuyabilirsiniz.

  2Yorum

  1. Pingback: FinTech alanında haftanın gündemi 14 - Fundalina

  2. Pingback: FinTech alanında haftanın gündemi 15 - Fundalina

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir