Game of Thrones bizleri merakta bırakarak yeni sezon için ara verdi. Ben de dayanamadım Kılıçların Fırtınası’nı okumaya karar verdim. Artık neler izleyeceğimizi biliyorum 🙂
Fantezi, korku ve bilim kurgu senaryo yazarı George Raymond Richard Martin tarafından yazılan ve iki ayrı cilt halinde satışa sunulan kitapları DNR’dan aldım. Dillere destan serinin üçüncü kitabını Sibel Alaş çevirmiş.

Birinci kitabın arkasında ekler bölümü var. Bu kadar fazla karakter olunca soyağacı çalışması konması gerçekten faydalı olmuş. Yeni karakterler eklenince hem önceden sorduğumuz sorular yanıtlanıyor hem de yenileri ekleniyor.
Dizinin önceki bölümlerinde iktidar mücadelesinde kayıplarla birlikte savaş tüm şiddetiyle devam ediyordu. Yedi krallığın başında Joffrey Demir Taht’ta oturmaya devam ediyordu. Genç Robb kuzeye hükmedip, iyice yayılırken, Daenerys ejderhalarıyla birlikte farklı bir kıtada ilerliyordu. Büyük bir yabanıl ordusu ve ötekiler sura doğru yol almıştı.

Kitap tam da buradan başlıyor, okurken karakterler gözünüzde canlanıyor. İzleme şansım varsa okumam, vakit kaybı olur demeyin, satırlarda derin anlamlar gizli.
Daha ilk sezonda Eddard Stark’ı öldürerek bizi şaşırtan Martin, öykü ilerledikçe zaman zaman kızdırarak lanet okumamıza bile sebep oluyor. Okumuyor adeta yaşıyoruz…

Dikkat! Buradan sonra yazacaklarım spoiler içerecek 🙂
Stark ailesine huzur yok ne yazık ki. Korkarım en kötüsü henüz okumadığımız… Bran Hodor’un sırtında kardeşi Rickon ile gizlenmeye devam ediyor. Arya artık kolayca adam öldürüyor. Bran ve Jon gibi o da bir warg yani deri değiştiren. Warglar, bağlantı kurdukları hayvanın gözlerinden görüp, onları kontrol edebiliyor. Kitapta Jon Snow’a ait bölümler izlemeyi merakla beklediğim ırklar ve olaylara gebe. Mamutları, devleri, surun ötesinin renkliliğine hazır olun. Kendisi artık önemli biri ve piç diye anılmıyor. Robb ise kanlı düğün olarak adı geçen bölümde korkunç bir sona maruz kaldı. O kadar vahşet dolu bir bölüm ki yapımcıların bu bölümü çekip çekmeme konusunda kararsız kaldıklarını okudum. Annesi Catelyn’in ise çekecek çilesi varmış, olayların gidişatını belirleyen bir karakter olduğu için kendisine kin duymayan yoktur sanırım. Sansa ise kurdu öldüğünden beri bir garip. Kraliçe olmak için yanıp tutuşurken bambaşka bir yola doğru ilerledi, intikamını dolaylı bile olsa aldı ama artık cüce bir kocası var ve sonrasında gelmişi, geçmişi belirsiz Petry Baelish Littlefinger ile birlikte.

Lannister ailesinde hayat tepetaklak. Kral Joffrey on dördüncü yaşını göremiyor. Jaime en değerli uzvunu kaybetti ve artık ona kin beslenemiyor – yaptıklarının bir sebebi olduğunu öğreniyoruz. Derin bir aşkla bağlı olduğu kraliçe Cersei ise çevresindeki tüm erkekleri kullanmaya ve oğlunun yasını tutmaya devam ediyor, en büyük düşmanı kardeşi küçük şeytan Tyrion. Küçük dev, zeka dolu espriler yapmaya, intikam almaya ve takdirimizi görmeye devam ediyor. Artık o bir baba katili ve kardeşi gibi kral katili olarak anılıyor.

Dar Denizin kralı Stannis, kırmızılı kadın Melisandre’nin fena halde etkisinde. Melisandre öldürmeye doymuyor…

Geleceği görmesini sağlayan bu kadın onu koltuğunda oturup geleceği bekleyen bir kral haline getirdi. Sör Davos’un yaşayacak ömrü varmış, o artık Lord ve kraleli, Stannis için Ned Stark gibi.

Denizin karşısındaki kraliçe Daenerys Targeryan “khaleesi” Kral Robert’ın çekindiği kadar var. Ejderhaları büyümeye başladı, gittiği yerler daha önce de olduğu gibi en yaratıcı karakterler ve mekanları içeriyor. Savaşlar kazanıyor üstelik bazılarını kan dökmeden. İhtişamlı ordusunu görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Adalar’ın Kralı Greyjoy’lar şimdilik geri planda. Frey, Martell ve Florent’ler önümüzdeki sezon daha iyi tanıyacağımız hanedanlıklar.

Krallıklar ve hanedanlardan bahsetmişken ailelerin armalarından ve sözlerinden bahsetmemek olmaz.
- Stark Hanedanı
Armaları buz beyazı üzerinde gri bir ulu kurt. Sloganları “Winter Is Coming” (Kış Geliyor)
- Baratheon Hanedanı
Arması altınlar üzerinde taç giyen siyah bir geyik. Sloganları “Ours is the Fury” (Gazap Bizimdir)
- Greyjoy hanedanı
Armaları siyah üzerine altın bir deniz canavarı. Sloganları “We Do Not Sow” (Biz tohum ekmeyiz)

- Lannister hanedanı
Armaları kan kırmızı üzerinde altın sarısı bir aslan. Sloganları “Hear me roar!”(Beni kükrerken duy!)
- Martell hanedanı
Armaları altın mızrak saplanmış kızıl güneş. Sloganları “Unbowed, Unbent, Unbroken” (Eğilmez, Bükülmez, Kırılmaz)
- Targaryen hanedanı
Armaları siyah üzerine kırmızı renkli ve üç başlı ateş saçan ejderha. Sloganları “Fire and Blood” (Ateş ve Kan)
- Tully hanedanı
Armaları mavi ve kırmızı çizgili bir alanda zıplayan gümüş bir alabalık. Sloganları “Family, Duty, Honor” (Aile, Görev, Onur)
- Tyrell hanedanı
Armaları yeşil bir alan üzerinde altın sarısı bir gül. Sloganları “Growing Strong” (Güçlenerek Büyür)
- Arryn hanedanı
Armaları mavi gökyüzü üzerinde beyaz bir ay ve şahin. Sloganları As High as Honor (”Onur Kadar Yüksek)

Mevcut hayatınızdan uzaklaştırıp bambaşka bir dünyaya dalmanızı sağlayan bu eseri bir solukta okudum. İnanın izlemek okumanın yarısı bile değil, karakter tarafından aktarılan öykünün alt satırları çok daha fazlasını anlatıyor. Her bölümünü büyük bir heyecanla ve daha da merak ederk okuyorsunuz. Okumaya ara verdiyseniz veya sevmiyorsanız başlamanın tam zamanı…








