Innovera Genel Müdürü Murat Tora Röportajı

Türkiye’nin lider siber güvenlik entegratörü Innovera’nın Genel Müdürü ve sektörün duayeni Murat Tora ile özel bir röportaj gerçekleştirdim.

2020 yılı için artık son viraja girdik. Başta siber güvenlik sektörü olmak üzere tüm dünya için oldukça ilginç ve elbette sağlığımız için çok endişelendiğimiz bir yıldı. Siber güvenlik son dönemlerde çok sık konuştuğumuz bir sektör olmayı sürdürdü.

Röportajda Murat Tora’ya 2020 yılı genel değerlendirmelerini, Innovera’nın sunduğu çözümleri ve gelecek dönem çalışmalarını sordum. Atar Labs’ın satın alma süreci ve perde arkasında yaşananlar, girişimlerin izlemesi gereken yol, önümüzdeki dönemde yoğun tehdit altında olacak sektörler, siber saldırıların evrimi, yeni nesil siber güvenlik tehditleri ve alınabilecek önlemler ele aldığımız diğer başlıklar arasındaydı.

Innovera Genel Müdürü Murat Tora Röportajı

Aşağıda röportajın kısa bir özetini bulabilirsiniz.

Murat ToraSahip olmama maliyetinin sahip olma maliyetinden çok yüksek olduğu asla unutulmamalı“.

Siber güvenlik sektöründe sürekli bir devinim var ve dinamik bir yapıyla çalışıyoruz. Neredeyse her gün bir siber saldırı haberiyle karşılaşıyoruz. Her gün yeni yöntemler ve teknikler ile gerçekleştirilen siber saldırıların dünya ekonomisine etkisi milyar dolarlar ile ölçülüyor. Kuruluşlar siber saldırıları engellemek için güvenlik alanında büyük yatırımlar yapıyor fakat yine de saldırıların kurbanı olmaktan kurtulamıyor. 

Yakın dönemde en çok saldırı alan sektörlerin başında; teknoloji ve e-ticaret şirketlerinin yanısıra kamu kurumları, banka ve finans kurumları ile enerji ve sağlık sektörleri geliyor. Küçük orta işletmeler de sistem zafiyetleri sebebiyle özellikle fidye yazılımlarından zarar gördü. Gereki önlemleri almayan her kurum ve birey tehdit altında. 

Innovera olarak sahip olduğumuz bilgi birikimini yaptığımız etkinliklerle, müşterilerimizle ve bu alana ilgi duyan herkesle paylaşıyoruz. Temel amacımız farkındalık yaratmak. Son derece dinamik bir dünyanın ve gelişmelerin sık yaşandığı bir sektörün içerisinde danışmanlık yaptığımız firmaları güncel tutmaya ve yeni tehditlere karşı önlem almalarını sağlamaya çalışıyoruz. Yeri geldiği zaman ek hizmet ve servislerle onlar adına bu güvenliği sağlayacak çözümler sunuyoruz. 

İhtiyaçlara bağlı olarak verdiğimiz hizmet ve sistemler de sürekli değişiyor. 

Sektörün en büyük sıkıntılarından biri yetişmiş insan kaynağının bulunmaması ile ilgili. Bu durum sadece ülkemiz değil, tüm dünyada karşılaşılan bir güçlük. Her yıl siber kamplar düzenleyerek, ilgili gençlere ücretsiz eğitimler veriyoruz. Bunu bir anlamda sosyal bir görev edindik. 

Naurolink’i bile tartıştığımız günümüz dünyasında geleceğin dünyasının çok daha dijital olacağını söylemek bir sürpriz değil. Her yeni teknolojik gelişme ardından pek çok yeni tehdidi beraberinde getiriyor. Bireysel olarak bunun farkında olmak, gençleri ve çocukları bu farkındalık ile tanıştırmak çok önemli. Saldırılar yaş grubu ve sektör tanımıyor. Şirketlerin ise kendi risklerini belirleyip, buna göre danışmanlık alması ve çözüm geliştirmesi çok önemli. 

Sahip olmama maliyetinin sahip olma maliyetinden çok yüksek olduğu asla unutulmamalı.

Çok geniş bir dünyadan bahsediyoruz, öte yandan farkındalık ile yola çıkıldığı zaman bu alanda önemli sonuçlar almak mümkün. Her gün inanılmaz olaylar ve yeni tehditlerle karşılaşıyoruz. Bizi bile şaşırtacak saldırı türleri ve yaratıcı teknikleri görüyoruz. İşin kötü tarafı da şu, saldırganlar tarafından baktığınız kolobrasyon çok daha gelişmiş durumda. Saldırganlar güçlü bir kolobrasyon ve örgütlenme ile hareket ediyor, bunun da faydasını görüyorlar. 

Şirketlerin siber güvenlik politikalarında gözlemlediğimiz en büyük sorun, siber güvenlik uygulamalarının birbirinden bağımsız, koordine olmayan bir biçimde kullanılması. Oysa siber güvenliği bir bütün olarak ele almak, tüm süreçleri ilgili ürün ve servislerle birlikte uçtan uca birbirine bağlamak gerekiyor. Firmalar bunu sağlayamadıklarında, bir saldırı anında sorumluluğu üstlenip, destek sağlayacak bir iş ortağı bulmaları neredeyse imkânsız hale geliyor. Bu nedenle Innovera gibi siber güvenliği uçtan uca kapsayan çözümler üzerinde tecrübeli, onlarca farklı üreticinin ürün ve servislerini portföyünde bulunduran, güvenilir bir çözüm ortağıyla çalışmak gerekiyor.”

Röportaj Soruları

Sayın Tora’ya aşağıdaki soruları ilettim. Röportaj fırsatı için kendisine çok teşekkür ederim.

2020 yılı için artık son viraja girdik. Pandemi sebebiyle bazı sektörler yükseldi, bazıları zorlandı. Başta siber güvenlik sektörü olmak üzere tüm dünya için oldukça ilginç ve elbette sağlığımız için çok endişelendiğimiz bir yıldı. Genel değerlendirmeleriniz ışığında 2020 yılı için neler söylemek istersiniz?

Atar Labs konusunda size tebrik ederim, gurur duyduğumuz bir başarıydı. Sektör için büyük bir motivasyon kaynağı oldu. 2019 ve 2020 yılı Atar Labs’ın başarılarını, aldığı ödülleri çokça konuştuğumuz bir yıldı. Temmız ayında ise Micro Focus Atar Labs’ı satın aldı ve bu başarılı süreci taçlandırdı. Labs hangi özellikleri ile Micro Focus’un ilgisini çekti, süreç ne kadar sürede tamamlandı?

Türkiye’de başarılı olan veya olmaya çalışan pek çok teknoloji ve yazılım şirketi var. Atar Labs gibi bir başarı yakalamak için neler yapmalılar veya neyi yanlış yapıyorlar?

Siber saldırılar ne yöne evriliyor? Yeni nesil siber güvenlik tehditleri konusunda neler söylemek istersiniz? Önlem almak zorlaşıyor mu?

2020 ve önümüzdeki dönem için en yoğun tehdit altında olan sektör hangisi? Kimler daha fazla endişelenmeli?

Siz geleceğe nasıl hazırlanıyorsunuz? Biz nasıl hazırlanalım?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir