İstanbul, kozmopolit yapısıyla yeryüzünün en zengin kültür coğrafyalarının başında yer alır. Ramazan Ayı’nı yüzyıllardır coşkuyla karşılayan İstanbul; ihtişamlı minareleri ve ışıl ışıl mahyaları ile içimizi açar.
Otel ve restoranların zengin sofralarında açılan iftarlar kadar, şehir meydanlarında kurulan çadırlarda ve şehir meydanlarında upuzun masalarda ilk lokmalar paylaşılır.
Bu amaçla sizler için İstanbul’da Ramazan Ayı’nı yaşayanlara özel 7 Sayısında sabitlediğim bir rehber hazırladım.
İşte sizler için seçtiğim 7 İftar Lokantası
Hem iftar hem de sahur yapabileceğiniz bu mekan Ramazan ayı boyunca 24 Saat açık. Özel iftar menüsü yok ama büfesi zengin. 20 TL’ye tıka basa doymanız mümkün.
Özellikle turistlerin uğrak yeri olan mekanın üst kat manzarası müthiş. Ramazan menüsü pahalı 65 TL ama çorba, salata, tatlı ve mutlaka “Urfa Lahmacun” + içecekle 30 TL’ye masadan kalkabilirsiniz.
Servisi oldukça yavaş olan bu mekanın iftar menüsü iki kişi 60-80 TL arasında değişiyor. Özellikle pizzaları ve limonatası enfes.
Bağdat Caddesi Barbekü Polonez
Web sitesinin korkunçluğuna bakmayın bütün et yemeklerini mükemmel yapıyorlar. Porsiyonlar büyük ve dilediğiniz gibi pişiriliyor. Kişi başı ödeyeceğiniz ücret 50-60 TL arasında değişebilir.
İftar şöleni için en bildik adreslerden biri Köşebaşı. Beylikdüzü’nde yeni açılan şubesini öneririm. Hem sakin hem de bildik Köşebaşı lezzetlerini tatmak için 70 TL ödüyorsunuz.
Döneri ve geleneksel Türk mutfağı seçkisi ile özel bir iftar gecesi için düşünebileceğiniz mekanın iftar menüsü zengin ama pahalı. Kişi başı 90 TL.
Ayder’in ünlü lezzeti eşliğinde, pilav ve turşulu iftar açmak isteyenler Capitol’e yürüme mesafesindeki bu mekana mutlaka uğrasın. Fasulye 7,5 – Pilav 5 – Turşu 5 TL.
Sizler için seçtiğim mimarisine, çinilerine bayıldığım 7 Camii ziyaretinizi bekliyor.
Sultanahmet ve Eminönü arasında bulunan bu eşsiz yapı Mimar Sinan’ın eseridir. Mimari geometrisi ile başlı başına bir estetik harikası olan bu eser Klasik Osmanlı Mimarisinin en önemli örneklerinden biridir.
İstanbul’un 7 tepesindeki 7 camiden biridir. Fatih’te Haliç’e hakim bir tepe üzerinde inşa edilmiştir. Büyük bir dış avlusu bulunan caminin manzarası eşsizdir. Bazı pencere kemerlerinde yer alan çini panolarda ve caminin işlemeli mermer minberi eşsizdir. Mimar Acem Ali’ye inşa ettirildiği ileri sürülür.
Cami, mavi – beyaz – sarı ve yeşil renkli İznik çinileri ile bezelidir. Kubbeleri mavi ağırlıklı işlemelerle süslü olduğu için Mavi Cami olarak da bilinir. Osmanlı klasik mimari anlayışının son örneklerinden biridir ve 6 Minaresi bulunur. Mimarı Sedefkar Mehmet Ağa’dır.
Mimar Atik Sinan’ın eseri olan cami, Bizans zamanında Havariyun adlı kilisenin harabesi üzerine inşa edilmiştir. Türk mimari geleneğinin gelişmiş bir örneğidir.
Mimar Sinan’ın çıraklık dönemi eseridir. Caminin bahçesinde ve arka sokağında imaret, medrese ve türbeler bulunur. Şehzade türbesinin içi eşsiz rengarenk çinilerle doludur. Eminönü ilçesi Şehzadebaşı semtindedir.
İstanbul’da inşa edilmiş ilk barok özellikli camidir. Kapalıçarşı’nın Çemberlitaş girişinde bulunur.
Rum olduğu sanılan, külliye baş mimarı Simeon Kalfa tarafından yapılmış olduğu söylenir. Camide bulunan yazıların büyük bir bölümü; Hattat Bursalı Ali Efendi, Mehmet Rasim, Seyyid Abdulhalim ve Fahrettin Yahya tarafından yazılmıştır.
Mimarı Mimar Sinan olup, iç kısmı benzersiz İznik çinileri ile süslüdür. Çinicilik konusunda Osmanlı döneminin üst düzey eseri olarak kabul edilir. Tahtakale bölgesinde bulunan bu camiye ulaşmak için Kurukahveci Mehmet Efendi’ye sırtınızı dönüp sepetçilere doğru ilerlemeniz yeterli.








