Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü.
Nüfusunun yarısı kadın olan bir ülkede yaşıyoruz ve her gün kadın olmak çok zor diyor, zorluklara göğüs germeye çalışıyoruz. Kadına şiddetin ve baskının olmadığı tek bir günün bile yaşanmadığı bu zamanlarda, farkındalığı arttırmak için hepimizin yapacağı – destek vereceği onlarca organizasyon ve çalışma var.
Biz kadınlar bugünü ne yazık ki çiçeklerle ve mutlulukla kutlayamıyoruz.
Ayşe Paşalı’nın öfkeli, kırgın ve bıkkın, Özgecan Aslan’ın masum bakışları gözümüzün önünden gitmiyor…
Çalışan kadının desteklendiği, yaşanan şiddetin önüne geçildiği, kadına hak ettiği önemini verildiği ve gerekli özenin gösterildiği bir gelecek istiyoruz. Çok mu?
Bu konuda destek verebileceğiniz, dahil olabileceğiniz organizasyonlardan biri de KAGİDER. Bu özel güne dair basın açıklamasını sizlerle aşağıda paylaşıyorum…
8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle, KAGİDER olarak zihinsel dönüşüm için açık çağrıda bulunuyoruz: Kadının yeri yalnızca evi değildir! Hem kadın hem erkek tüm bireyler, cinsiyetlerinden bağımsız olarak duracağı, çalışacağı, kazanacağı ve yaşayacağı yeri seçmekte özgürdür. Nüfusun yarısının kadın olduğu bir ülkede, kadının evinde oturmaya zorlanmasının tek sonucu, ekonomik zarardır. Daha iyi bir ekonomi için, sadece 8 Martlarda değil, her gün çalışan kadını desteklemek ve yüceltmek zorundayız.
Kadının Türkiye ekonomisindeki yerinin sadece bir cinsiyet meselesi değil, ekonomi meselesi olduğunu savunan Türkiye Kadın Girişimciler derneği olarak, 8 Mart 2015 günü ve her gün, ülkemizin, çocuk sahibi olma kararının kariyere engel olmayacağı şekilde, düzenlemelere sahip olabilmesini diliyoruz. Mevcut kadın potansiyelinin “kadının yeri evidir” anlayışı yüzünden değerlendirilememesi, kadının istihdam ya da girişimcilik yoluyla ekonomiye katılımının önünde duran en büyük duvardır. Nüfusunun yarısı kadın olan bir ülkede, yalnızca erkeklerin üretmesi yetersizdir. Çalışma hayatında kadın yoksa ekonomi de yoktur. Kadın çalıştığında ülke ekonomisi büyür, kalkınma ve refah düzeyi artar. Çalışan kadın kazandığı parayı çocuklarının, kendisinin ve eşinin eğitimine yatırır. Ailenin geliri artar, sosyal statüsü yükselir, tasarruf eden aile zenginleşir. Aile içi sorunlar azalır, maddi ve manevi refah sağlanır ve toplum gelişir.

Kadının işgücüne, ekonomiye ve girişimcilik dünyasına katılımının bir dilek değil bir mecburiyet olduğunu savunuyor, bu yoldaki engellerin kaldırılması için cinsiyetten bağımsız olarak herkesi göreve davet ediyoruz.
KAGİDER olarak, gelişmiş dünya ekonomilerini yakalayabilmek için kadın istihdamının ve kadın girişimciliğinin potansiyeline inanıyor, hükümet, kurumlar, toplum ve kadınlar olmak üzere dört koldan yürüttüğümüz çalışmalarımızı bu inancımıza dayanarak sürdürüyoruz. 2023 hedefleri doğrultusunda dünyanın 10. büyük ekonomisi olmayı hedefleyen Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşmak için en büyük kaynağının kadın olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyoruz.
Kadın, istihdama ve girişimciliğe katılımı yolunda yaşadığı aile ve benzeri çevrelerden gelen sosyal baskıları kaldırarak, fırsatlara dönüştürecek güce sahiptir. Engelleri ortadan kaldırmak ve kadının ekonomiye katılımının güçlü toplum ve büyüyen ekonomi için şart olduğunu toplumda herkese ulaştırmak hepimizin görevidir.
Çalışan kadınların 8 Mart’ını anıyor ve kadına dair istatistiklerin her geçen gün daha olumlu tablolar sunacağı yarınlar diliyoruz.
Türkiye Kadın Girişimciler Derneği
Yönetim Kurulu adına
Dr. Gülden Türktan
Başkan

KAGİDER
Türkiye Kadın Girişimciler Derneği KAGİDER, Eylül 2002’de 38 kadın girişimci tarafından ülke çapında faaliyet gösteren ve kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum örgütü olarak İstanbul’da kuruldu. Dernek bugün farklı sektörlerde aktif olarak çalışan ve değer üreten 300 kadın girişimci üyesiyle büyümeye devam ediyor. Sivil Toplum Kuruluşu statüsündeki KAGİDER, kadın girişimciliğini geliştirmek, ekonomik ve sosyal yaşamda kadının konumunu güçlendirmek ve tüm karar alma süreçlerinde etkin rol alması için çalışıyor.



