Modern masaüstü işletim sistemi için gerçekten bir casus yazılım önleme yazılımına ihtiyacınız var mı?

Casus yazılımlar, günümüzde bilgisayar kullanıcıları için veri güvenliği anlamında çeşitli sorunlara neden olabiliyor. Bu nedenle bu tür yazılımlara karşı casus önleme yazılımları ile önlem alınmaya çalışılıyor. Peki, modern masaüstü işletim sistemleri için casus yazılım önleme yazılımlarını kullanmak gerçekten gerekli mi? Bu yazımda bu sorunun cevabı ile birlikte casus yazılım ve casus yazılım önleme yazılımları ile ilgili bilinmesi gerekenleri ele aldım.

Casus Yazılım Nedir ve Nasıl Çalışır?

Casus yazılımlar (spyware); kullanıcıların bilgisi ve onayı olmadan onlara ait bilgisayarlara bulaşan ve gizli bir şekilde kişisel verilerini depolayan kötü amaçlı yazılımları ifade ediyor. Neredeyse kullanıcıya ait her tür veriyi kaydeden bu tür yazılımlar, özellikle aşağıdaki bilgileri hedef alıyor:

  • İnternet gezinme geçmişi,
  • Oturum açma bilgileri,
  • Banka ve kredi kartı bilgileri,
  • Kullanıcıya ait parolalar.

Bu tür yazılımlar, başka programlar kurulurken kullanıcı iznini almadan ya da bir anlık dalgınlıktan yararlanarak bilgisayara yüklenebiliyor. Ayrıca kötü amaçlı web sitelerini ziyaret eden ya da virüs içeren e-postalardaki bağlantılara ve eklere tıklayan kullanıcılar da buna benzer yazılımları bilgisayarlarına istemeden kurabiliyorlar. Sonrasında casus yazılım, işletim sistemine erişim sağlıyor ve arka planda sessizce çalışarak verileri kaydediyor. Daha fazla bilgi edinmek için casus yazılım türleri ve teknolojileri makalesini inceleyebilirsiniz.

Casus Yazılım Hangi Sorunlara Neden Olur?

Casus yazılımların neden olduğu en önemli sorun, veri güvenliği açısından tehdit oluşturmalarıdır. Çünkü böyle bir yazılım programı, gizlice kaydettiği bilgileri sonrasında programı yapan bilgisayar korsanlarına (hacker) iletebiliyor. Bilgisayar korsanları ise bu verileri kendi kötü amaçları için (dolandırıcılık, sahte profil oluşturma, banka hesaplarını boşaltma vb.) kullanabildiği gibi üçüncü kişilere de satabiliyor.

Casus yazılımlar ayrıca bilgisayarların çalışma performansını da olumsuz etkileyebiliyor. Bu tür yazılımlar; bilgisayarı yavaşlatıyor, uygulamalar arasında veya internette gezinirken gecikmeler oluşturuyor ve işletim sisteminin donmasına ya da çökmesine sebep olabiliyor. Hatta bilgisayarın aşırı ısınarak kalıcı hasar görmesine bile yol açabiliyorlar. 

Bunların dışında şirketlerde casus yazılımlar nedeniyle oluşan zararlar her geçen gün artıyor. 2005 yılında Amerika’da FBI tarafından 2000’den fazla şirket için yapılan bir araştırma, bu şirketlerin %64’ünün casus yazılımlar nedeniyle mali zarara uğradığını gösteriyor. Bu zararın yaklaşık 62 milyar ABD doları olduğu tahmin ediliyor. Aynı araştırmaya göre casus yazılımların firmalarda oluşturduğu hasarlar ise şu şekilde sıralanıyor:

  • Sistem performansının düşmesi,
  • Sistemin bozuk kalma süresinin (down time) artması, 
  • Çalışanların üretkenliğinin azalması,
  • Şirketlerin yardım masasına gelen çağrıların artması,
  • Maaşlarda kayıplar yaşanması,
  • Gizli bilgilerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi, 
  • İşle ilgili verilerin tekrar kurtarılmasına (backup) sebep olması.

Casus önleme yazılımları (antivirus software), kötü amaçlı casus yazılımlarına karşı bilgisayarınızı ve verilerinizi koruyan programları ifade ediyor. Bu programlar, casus yazılımları tespit edip ortadan kaldırarak bilgisayar korsanlarına karşı güvende olmanızı sağlıyor. Böylelikle hem kişisel bilgileriniz korunuyor hem de internette güvenle gezinebiliyorsunuz.

Modern işletim sistemleri, casus yazılımlara karşı kendi uygulamalarına sahip olabiliyor. Peki, bu durumda casus yazılımlara karşı geliştirilen üçüncü parti yazılımlara yani işletim sisteminin ana üreticisi olmayan bir firma tarafından üretilen yazılımlara ihtiyaç var mı? 

Her geçen gün internet dünyasına yeni casus yazılımlar ve yeni çevrimiçi tehditler dahil oluyor. Örneğin, casus önleme yazılımlarını çeşitli kriterlere göre değerlendiren ve derecelendiren bağımsız bir kuruluş olan AV-TEST’e göre her gün yaklaşık 350.000 kadar kötü amaçlı yazılım ve potansiyel olarak istenmeyen uygulama (PUA) üretiliyor. Bu nedenle modern işletim sistemleri virüslere karşı zamanla daha hassas olabiliyor.

Bu durum göz önüne alındığında, işletim sisteminin kendi koruma yazılımlarının tek başına yeterli olamayacağı görülüyor ve modern masaüstü işlemleri için iyi bir casus önleme yazılımının kullanılması zorunluluk haline geliyor. Yazılım piyasasına göz attığımızda casus yazılımları önlemeye yönelik pek çok programın olduğunu görebiliyoruz. Bu durumda ister istemez şu soru aklımıza geliyor: En iyi casus yazılım önleme programı acaba hangisi? Yüzlerce incelemeyle kanıtlanmış araçlardan size uygun olanı seçin. Lütfen unutmayın, farklı casus yazılım türleri, farklı bilgi türlerini izlemeye odaklanır. Bazıları nispeten masumdur ve verileri reklam verenlere göndermek için web’de gezinme davranışınızı izlemek ister. Bazıları ise kişilerinizi veya coğrafi konumunuzu takip eder. Ağ kimlik bilgilerini ve parolaları çalmaya odaklananlar ise alenen suçludur.

Bunun dışında WordPress altyapısını kullanıyorsanız casus yazılımlara karşı WordPress güvenlik eklentilerini kullanarak sisteminizi sağlamlaştırabilirsiniz. WordPress için güvenlik eklentileri hakkındaki yazımdan detaylara ulaşabilirsiniz. 

Casus Yazılım Önleme Yazılımları Hangi Özelliklere Sahiptir?

Casus yazılım önleme yazılımlarının ana özellikleri aşağıdaki gibi sıralanıyor: 

  • Mevcut veri tabanlarında olmayan virüsleri ve kötü amaçlı yazılımları bulabiliyorlar.
  • Planlayabileceğiniz, sürekli çalıştırabileceğiniz veya istediğiniz zaman çalıştırabileceğiniz tarama modlarına sahipler.
  • Algılanan herhangi bir virüsü cihazınızın geri kalanına bulaşmasını önlemek için karantinaya alıyor ve sonrasında sistemden tamamen siliyorlar.
  • Oltalama (Phishing) e-postalarından kötü amaçlı web sitelerine kadar birçok tehdit için hem çevrimiçi hem de çevrim dışı koruma sağlıyorlar.
  •  Bu tür yazılımlar ayrıca aşağıdaki ekstra özeliklere de sahip olabiliyor:
  • Çocukları çevrimiçi ortamda güvende tutmak ve ekran başında kalma sürelerini sınırlamak için ebeveyn kontrolü,
  • Cihazınızın ağındaki tehditleri engelleyen güvenlik duvarı,
  • İnternet servis sağlayıcılarının çevrim içiyken ne yaptığınızı görememesi için özel tarayıcı,
  • Tüm oturum açma kimlik bilgilerinizi güvende tutan parola yöneticisi,
  • Hassas dosyalarınız için şifreli bulut depolama sistemi,
  • Kullanmadığınız dosyaları ve programları silerek sistem performansınızı artıran sistem optimizasyonu,
  • Kişisel verilerinizi koruyan kimlik hırsızlığı koruması,
  • Daha fazla gizlilik oluşturmak ve internet kısıtlamalarına karşı VPN hizmeti.

İşletim Sistemleri Casus Yazılımlara Karşı Ne Kadar Güvende?

İşletim sistemlerinin kendi koruma yazılımlarının casus yazılımlara karşı tek başına yeterli olmama ihtimali olduğunu daha önce belirtmiştim. Her ne kadar kendi yazılımları, kötü amaçlı yazılımlara karşı iyi koruma sağlasa da tüm işletim sistemlerinin büyük güvenlik açıkları bulunuyor. Bu nedenle herkesin hatta Mac kullanıcılarının bile casus yazılım önleme yazılımı kullanması öneriliyor. Yaygın kullanılan işletim sistemlerindeki güvenlik açıkları ise şu şekilde:

  • Windows: Windows, dünyada en çok siber saldırıya uğrayan işletim sistemi olarak biliniyor. Casus yazılımlara yönelik “Windows Defender” geliştirilmeye çalışılsa da bu program yeterince sık güncellenmiyor ve yeni tehditlere karşı yapay zeka gibi yöntemlerden de faydalanmıyor.
  • macOS: Birçok Mac kullanıcısı bilgisayarına asla virüs bulaşmayacağını sanıyor. Ancak, Mac’in “File Quarantine” özelliği yeni virüslere karşı etkili olabilse de kendi yazılımında olabilecek açıklar nedeniyle bilgisayarlar tehditlere açık hale gelebiliyor. 
  • Android: Dünyada en yaygın kullanılan mobil işletim sistemi olan Android, bilgisayar korsanlarının sıklıkla hedefi olabiliyor. Her Android cihazda bulunan “Google Play Protect” oldukça iyi bir uygulama olsa da casus yazılımlara karşı gerekli korumayı sunamayabiliyor. 
  • iOS: App Store’un geliştiricilere yönelik katı protokolleri ve koruma prosedürleri sayesinde bir iOS cihazına virüs bulaşması temelde çok zor. Bununla birlikte iOS kullanıcıları, oltalama (phishing) sitelerine, kötü amaçlı Wi-Fi ağlarına ve kullanıcı verilerini izleyen kötü amaçlı uygulamalara karşı savunmasız olabiliyor. 

Sonuç olarak, hangi cihazı kullanırsanız kullanın internet güvenliğini tam olarak sağlamadan çevrimiçi olmanın çok ciddi riskleri bulunuyor. Bu durumda, cihazınızda yer alan her türlü bilginin bilgisayar korsanları tarafından ele geçirilebileceğini unutmamanız gerekiyor. Nasıl ki arabanız, eviniz veya sağlığınız için sigorta ödüyorsanız her gün kullandığınız bilgisayar, tablet ve akıllı telefonlarınızı da casus yazılım önleyen yazılımlar kullanarak sigorta altına almanız mantıklı olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir