Sosyal Medyada Gençlere Pazarlama Nasıl Yapılır?
Gençlerin sosyal medya kullanım alışkanlıkları ve gençlere ulaşmanın en iyi yolları yazımda sizi bekliyor.
Herkesin bildiği üzere pazarlama mantığının kökeni kitlenizi anlamaya dayanır. Onların kim olduklarını ve nerede bulunduklarını bilmek temel noktalardan biri. Gazete okuyorlar mı? Twitter’da tweet atıyorlar mı? Instagram’da paylaşım yapıyorlar mı? Linkedin grupları ile etkileşime giriyorlar mı? Ticari yayınları okuyorlar mı? Çevrimiçi video seyrediyorlar mı? Kitlenizi tanımak, bir işletme sahibi olarak pazarlama alanında atacağınız en önemli adımların başında gelir…
Sosyal Medyada Gençlere Pazarlama Nasıl Yapılır?
Bazı alanlarda soru işaretlerini giderecek yanıtlar açıktır. Örneğin; ev hanımı anneler, teknoloji girişimcileri, beyaz yakalılar, mühendisler ya da bankacılar. Ama bazı alanlarda ise cevap pek net değil. Bu alanlara örnek olarak ergen kitleyi gösterebiliriz. Ergenler ne okuyor? Ya da daha iyi bir yaklaşımla, ne okumuyorlar? Onlara ulaşmanın en iyi yolu nedir?
Büyük ihtimalle birçok işletme, hiçbir zaman ergenlere kendi markalarını önermeye yönelik çalışmalarda bulunmamış ya da onlarla marka arasında alakalı, dinamik ve uzun süreli bir ilişki inşa etmenin yolları hakkında bir şeyler aramamıştır. Ama eğer ergenler sizin kitleniz içerisinde yer alıyorsa kesinlikle onların beyninin nasıl çalıştığını anlamanız gerekir.
Onların beyinlerinin nasıl işlediğini ve sosyal medya kullanım alışkanlıklarını öğrendikten sonra geneli ele aldığınız pazarlama yürütmeye başlayabilirsiniz.
Bu yazıda sizlerle elimdeki demografik verilerin de yardımıyla Snapchat ve Instagram gibi platformlarda ergenler için nasıl pazarlama stratejileri belirlenebileceği konusunda fikirlerimi paylaşmak istedim.

Gençler Snapchat’i Nasıl Kullanıyor?
Snapchat’te köpek kulakları, çiçek taçları ve geotagler gibi birçok filtrenin ve özelliklerin keyfini çıkartıyoruz. Bununla beraber platform üzerindeki davranışlarımız da zaman içerisinde değişiyor. Birkaç ay sonra doğal olarak sosyal yorgunluk deneyimi ile karşı karşıya kalıyoruz. POSF olarak da bilinen bu sosyal yorgunluk, bir snap çektikten ya da iki fotoğraf paylaşıp arkadaşları etiketledikten sonra başlayan ve Snap streakleriyle ilerleyen uzun bir periyot sonucu oluşabilir. Snapchat’te “Snap streak” olarak bilinen kavram birbiri ardına gelen günler boyunca arkadaşlarınızla snapleşmenize verilen isimdir.
Snap streaklerimizi gördükten sonra (bu bir dakikadan daha az bir zamana denk geliyor) en yakın arkadaşlarımız ile daha uzun süre boyunca snapleşmeye başlıyoruz. Aslında Snapchat’i kullanarak gerçek bir iletişim deneyimi yaşıyoruz, bu iletişimde görseller aracılığıyla ne yaptığımıza dair eş zamanlı iletişim kuruyoruz ve bu iletişime bazı filtreler de dahil olabiliyor.
Uygulamada aralarında seçim yapabileceğiniz çeşitli markalara ait filtreler de bulunuyor ama yaşınız biraz ilerlediyse onları pek ilgi çekici bulmuyor ve çoğunu kullanmayı tercih etmiyorsunuz. Bunun sebebi ise markaların filtreleri bir marka kampanyası gibi tasarlaması ve filtrelerin kullanıcılar için pek eğlence vaat edecek şekilde olmaması ile ilgili.
Bu filtreler daha çok küçük baskı reklamlar, posta pulları ya da fotoğraf çerçevesi şeklinde görünüyorlar ve çok popüler olan köpek filtrelerine pek benzemiyorlar.
Bu konuda benim tavsiyem ise karakterlere hitap eden ve onlarla etkileşime geçebilecek, daha çok deneyime dayanan ve daha az logo içeren filtrelerin dizayn edilmesi yönünde.

Gençler Instagram’ı Nasıl Kullanıyor?
Instagram bambaşka bir hikayeye sahip. Bu platform daha alakalı bir yapı üzerine inşa edilmiş durumda. Çünkü paylaştıklarımız, gönderilerimiz ve beğenilerimiz Snapchat’e kıyasla Instagram’da daha kalıcı ve görünür durumda.
Tüm bunlarla beraber gördüğüm kadarıyla birçok marka influencer değerini anlama noktasında hata yapıyor. Çoğu marka, eğer bir kişinin çok fazla takipçisi varsa onun yüksek değere sahip olduğu fikrine (bazı durumlarda doğru bir düşünce olabilir) doğrudan balıklama atlıyor.
Buna ek olarak, Instagram hangi hesapların onaylı olacağını da seçiyor ve bunlar genelde ünlüler, markalar ve geniş takipçi kitlesine sahip olanlar oluyor. Markalar genelde bu tip hesapları sponsorlu gönderiler için bir kanal olarak görürler. Onaylanmış hesapta bir gönderiye sponsor olmak bir çeşit strateji olsa da; genelde marka, sponsor olduğu hesabın karakteriyle çelişebiliyor ve bu durumda marka kaybeden tarafta yer alıyor.
Gençler Facebook’u Nasıl Kullanıyor?
Sosyal medya mecraları arasında Facebook, global anlamda gençlerin en çok kullandığı sosyal ağlardan biri.
Tıpkı yetişkinler gibi, gençlerde Facebook’u sohbetle, kişisel mesajlarla ve fotoğraflar, videolar, bağlantılar ve diğer türlerde bilgiler paylaşarak arkadaşlarıyla iletişim kurmak için kullanıyorlar. Facebook’u başarılarını duyurmak, birbirlerinin doğum günlerini kutlamak ve bir filme veya bir arkadaşlarının evine gitme gibi sosyal etkinlikler planlamak için kullanıyorlar. Öte yandan ülkemizde önemli bir genç kesim Facebook hesaplarını kapatıyor. Bunun en büyük sebebi ise ebeveynler. Ebeveynlerin utandıran paylaşımları gençlerin facebook’tan soğumasına ve sahte kimlikle hesap açmasına sebep oluyor.
Burada yalnızım kendi kendime konuşucam
— Batuhan (@etipufyerim) February 16, 2018
Gençler Twitter’ı Nasıl Kullanıyor?
Gençlerin stres kaynaklarının başında vize ve finaller geliyor. Bu dönemden geçenlerin yüzde 31‘i streslerini tweet atarak yansıtıyor. Twitter’a kayıtlı genç kullanıcıların yüzde 25‘i de iş hayatındaki geleceklerine dair kaygılarını dile getiriyor. Atılan tweetlerde genellikle kaygılar ön plana çıkıyor.
Massachusetts Üniversitesi Dartmouth Pazarlama Araştırmaları Merkezi‘nin yaptığı bir diğer araştırmaya göre, genç kullanıcıların bir markayı Twitter’da takip etmelerinin %85 oranla en büyük sebebi, indirim kodu veya kupon kazanabilme fırsatı sunması ile ilgiliymiş. Gençler ayrıca, %80 oran ile sevdikleri markaları desteklemek için Twitter’da takibe alıyor. İndirim ve destek haricinde de diğer hiç bir sebep anlamlı bir çoğunluk oranı yakalayabilmiş değil. Örneğin en yüksek oranlı üçüncü sebep, %47 ile markalardan düzenli haberler alabilmek.
Twitter kullanıcılarıyla yapılan British Council’ın Next Generation araştırması ise, gençlerin yalnızca kendileriyle aynı düşünceleri paylaşan kişilerle etkileşim kurduğunu ortaya koyuyor. Buna göre, sürekli olarak aynı fikirler dile getiriliyor ve bu kapalı çevrede düşüncelerin esnetilmesi zorlaşıyor. Gençlerin çoğu twitter etkileşimlerinde çatışmadan kaçınmaya özen gösteriyor. Gençler sosyal medyada siyaset konuşulmasından hoşlanmasa da meslekî konularla ilgili içerikleri seviyor, bu alandaki güncel gelişmelerden haberdar olmak için pek çok kanal kullanıyorlar. Neredeyse tüm gençler gelecek planlarıyla bir şekilde ilişkili olan gönderileri inceliyor, hesapları takip ediyor.

Gençlerle Uyum Nasıl Yakalanır?
Bence bu iki platformda da gençlerle uyum yakalamanın tek yolu, onları çalışmalarınıza dahil etmek, rakiplerin sunduğu deneyimleri aşmak ve bunu olabildiğince hızlı yapmaktan geçiyor. Gençler bir markaya sadece bir saniye, bazı durumlarda daha az süre tanıyorlar. Gençlerin dikkatini çekebilmek için Instagram akışında ilgi çekici bir şey sunmalı ya da doğru sosyal platformlar veya kişiler ile işbirliği yaparak bu deneyimi geliştirmeye çalışmalısınız.
Geçtiğimiz yıl Brand Week’de dinleme fırsatı bulduğum Lombard Odier, CBO ve Genel Müdür Yardımcısı FABIO MANCONE “Her Şeyi Yeniden Düşünün” sunumunda gençleri imaj yönetiminde kullandıklarından bahsetmişti.
Lombard Odier’in yeni genç müşteri profili için ele aldığı yaklaşımı gerçekten çok beğendim. Firma, yeni nesil gençlerin kişiliklerini tanımlıyor. Bu, sadece bir ünlüye dayalı değil, geniş bir kişilik portfolyosu üzerine inşa edilmiş sosyal bir çerçeve oluşmasına imkan tanıyor. Kampanya skalasını geniş tutarak, en az görünenlerden milyonlarca insanda bulunanlara kadar çeşitli ergen kişiliklerini ele alıyor. Bu yaklaşım, seçilen gençlerin temsil ettiği farklı çıkarlar, kültürler ve deneyimlerle birlikte önemli bir marka birlikteliği yaratıyor. Sonuç ise kitleyle daha alakalı bir kampanya üretme sayesinde ortaya çıkan netlik. Hedef; yaratıcı, akıllı ve trendlere uygun ilerleyen kolektif imajdan yola çıkılarak dizayn ediliyor.
The gender split of wealthy millennials is changing. How is the next-gen disrupting investment opportunities? https://t.co/EOZS1iKMo2 pic.twitter.com/zaZIccZSSB
— Lombard Odier (@lombardodier) January 19, 2018
Sosyal Medyada Gençlere Pazarlama Nasıl Yapılır? noktasında tüm bunlara ek olarak bu yeni yeni ortaya çıkmakta olan kişilik yaklaşımına kayıtsız kalmak zor. Çünkü arkadaşlarımızla paylaşmaktan keyif alacağımız yeni insanların keşfedilmesinin bir parçası olma fikrini sevdik. Bu sebeple, bir marka eğer ki bana benim aktif olarak takip etmediğim birisini, ürün aracılığıyla bulmama yardım edecekse benimle daha büyük bir ilişki kurma şansını yaratmış oluyor.
Bir diğer yaklaşım ise çok orta düzeyde meydana çıkan kişilik ile işbirliği yapmaya dayanıyor. Bu yaklaşım, tek bir kişi ile işbirliği yapmaya odaklanırken, odaklanılan kişilikler onları takip etmeyi daha eğlenceli kılacak farklı, cool ve enteresan şeyler yapıyorlar.
Öyle görünüyor ki 2020 yılına kadar bir markanın imajı ve markalama, imaj yönetiminde birinci sırada olacak.
Bu sebeple müşterinizi kendisinden bile daha iyi tanımanız gerekiyor. Bu ilişkilerinizi daha güçlü kurmanıza yardımcı oluyor. Artan bir müşteri segmenti var ve bunlar genç popülasyondan oluşuyor. Etki çok önemli. Yeni nesiller nasıl farklı yapabilirim ve nasıl etkileyici olurum buna bakıyorlar. Müşterinize bir perspektif sağlamak ve fayda sunmak merkezinizde olmalı. Hangi nesil olursa olsun nerede yaşadıklarına bakılmaksızın onlar 4 ortak değeri paylaşıyorlar.
- Hayal gücü
- İnovasyon
- Farklılık
- Farkındalık
Bu değerlere sahipseniz, gençlerin değerleriyle eşleşmeniz çok daha kolay oluyor.
Fayda görmeniz dileğiyle.



