Suyun Sesi Filmi

Suyun Sesi Filmi  – The Shape of Water bu cuma vizyona giriyor 🎬

13 dalda Oscar adaylığı bulunan yapım ile ilgili merak edilenleri ve yorumumu yazımda bulabilirsiniz.

Guillermo del Toro tarafından yönetilen ve senaryosu del Toro ile birlikte Vanessa Taylor tarafından yazılan yapım, başka bir dünyaya ait ve 1962 dolaylarında Soğuk Savaş dönemi Amerika’sının zemininde geçen fantastik bir aşk hikayesini konu alıyor.

Suyun Sesi, en iyi film dahil 13 dalda Oscar için yarışıyor. Bu yıl 90. kez düzenlenecek olan Akademi Ödülleri, 4 Mart 2018’de sahiplerini bulacak. Oscar adaylarının tam listesini ve favorilerimi sizinle paylaşmıştım.

2018 Yılı Oscar Adayları Açıklandı

Suyun Sesi Filmi 

Guillermo del Toro tarafından yönetilen ve senaryosu del Toro ile birlikte Vanessa Taylor tarafından yazılan, 123 dakika süreli ve fantastik dram türündeki filmimizin konusuna gelince…

 

Suyun Sesi Filmi Konusu

Elisa (Sally Hawkins) küçükken geçirdiği bir kaza sonucu boynunda izler oluşmuş, konuşma engelli ve sadece işaret dili ile iletişim kurabilen genç bir kadındır. Eski bir apartman dairesinde yaşayan Elisa, gizli bir hükumet laboratuvarında temizlik görevlisi olarak çalışır.

 

Bir gün çalıştığı tesise Albay Strickland (Michael Shannon) tarafından Amazon’da yakalanarak hapsedilen insansı bir yaratık (Doug Jones) getirilir. Elisa ve arkadaşı Zelda ( Octavia Spencer) yaratığın getirildiği bölümde temizlik yapmaktadırlar. Elisa, getirilen bu yaratığa ilgi duymaya başlar ve zamanla ikisi arasında yakın bir bağ oluşur. Albay Strickland, yaratığa yaptığı işkencelerin dozunu artırır.

 

Elisa ve yaratık arasındaki bağ gittikçe güçlenirken, yaratığın olası yararlarından faydalanmak için incelenip öldürülmesi için Strickland’a emir verilir. Laboratuvarda çalışan Doktor Robert Hoffstetler (Michael Stuhlbarg) ise yaratığı canlı tutmak için çabalar. Elisa, yaratık için endişelidir ve hükümetin planladıklarını öğrenir. Komşusu Giles’ı (Richard Jenkins) yaratığı laboratuvardan kaçırmak için ikna eder, olaylar gelişir.

 

Suyun Sesi Filmi Oyuncuları

Guillermo del Toro tarafından yönetilen ve senaryosu del Toro ile birlikte Vanessa Taylor tarafından yazılan filmin oyuncu kadrosunda Sally Hawkins, Michael Shannon, Richard Jenkins, Doug Jones, Michael Stuhlbarg ve Octavia Spencer’ı izliyoruz.

Filmin görüntü yönetmeni Dan Laustsen, kurgu ise Sidney Kraus’un imzasını taşıyor. Suyun Rengi Filmi, 75. Altın Küre Ödülleri’nde En iyi yönetmen ve en iyi özgün müzik ödüllerini kazanmıştı.

Bu yılki Oscar Ödülleri‘nde ise, En İyi Film, En İyi Film Kurgusu, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, En İyi Özgün Senaryo, En İyi Görüntü Yönetimi, En İyi Film Müziği, En İyi Yapım Tasarımı, En İyi Ses Miksajı dallarında aday gösteriliyor.

Venedik’teki Altın Aslan ile Altın Küre’nin en iyi yönetmen ödülünü alan del Toro, bu son yapımı ile bildik güzel ve çirkin öykülerine kendi imzasını atmış. Filmin özellikle set tasarımları, müzikleri ve görüntü yönetimi çok başarılı. Verdiği mesaj ise çok ortalama, hatta genel olarak tahmin edilebilir bir olay örgüsüne sahip.

Fantastik bir hikayeyi olabildiğince yalın anlatan, Amerika ve Sovyetler Birliği çekişmesinin en yoğun olduğu dönemle ilişkilendirilen film, politik göndermeleri ile de dikkat çekiyor.

Atmosferi ve masalsı anlatımı ile belleklerde yer eden, aksiyonu ve gerilimi tadında olan ve de başarılı oyunculukları ile öne çıkan yapım, zaman zaman bana Jean-Pierre Jeunet’nin Amelie’sini hatırlattı. Daha başarılı bulduğum Michael Shannon yerine Richard Jenkins’in en iyi yardımcı erkek oyuncu adayı gösterilmesini yadırgadım. Irkçılığı gönderme yapan her filmde Octavia Spencer’ı görmekten de biraz sıkıldım. Oyunculuğuna sözüm yok ama onu görünce bile artık klişeler başımın etrafında uçuşmaya başlıyor.

Genel olarak filmin sinematografisini, müziklerini ve masalsı anlatımını sevdiğimi belirtmek isterim, ancak duygu olarak fazla etkileyici bulamadım. Bu açıdan büyük beklenti ile izlememenizi öneririm.

Şimdiden hepinize iyi seyirler 🎬

 

Suyun Sesi Filmi Fragmanı

Suyun Sesi Filmi Yorumu

 

Suyun Sesi Filmi Yapım Notları

Usta hikaye anlatıcı Guillermo del Toro’dan, başka bir dünyaya ait, 1962 dolaylarında Soğuk Savaş dönemi Amerika’sının zemininde yer alan masal Aşkın Gücü geliyor. Çalıştığı yüksek güvenlikli devlet laboratuvarında izole bir hayat yaşıyordur yalnız Elisa (Sally Hawkins). Elisa ve meslektaşı Zelda(Octavia Spencer) gizli bir deney keşfettiğinde hayatları sonsuza dek değişir. Oyuncular arasında Michael Shannon, Richard Jenkins, Doug Jones ve Michael Stuhlbarg bulunuyor.

“Su o sırada onu tutan ne ise onun şeklini alır ve su çok nazik olabilse de, aynı zamanda evrendeki en güçlü ve yumuşak güçtür. Bu aynı zamanda da sevgi, değil mi? Sevgiyi hangi şekle koyarsak onun halini alır, ister bir erkek ister bir kadın ya da canlı olsun. “

–Guillermo del Toro on AŞKIN GÜCÜ

 

 

Soğuk Savaş’ın ortasında gizli bir hükümet laboratuvarında, görsel olarak göz kamaştırıcı, duygusal açıdan cesur bir hayal gücü ortaya çıkar. Usta hikaye yazarı Guillermo Del Toro, AŞKIN GÜCÜ ile klasik canavar film geleneğinin duvarlarını bir aşk hikayesiyle birleştirerek yıkar.

Del Toro masalını su altının derinlerinde başlatıyor. Buradan itibaren tüm film, nefes kesici bir su altında kalma eylemi haline geliyor ve izleyicileri tanıdığımız şeylerle dolu, 1960’lı yılların dünyasına götürüyor – güç, öfke, tahammülsüzlük; yanı sıra yalnızlık, kararlılık, ani bağlantılar ve bizde olmayan olağanüstü bir yaratık. ABD hükümetinin açıklanamayan bir biyolojik “varlığı”, sessiz bir kadın, en yakın arkadaşı, Sovyet casusları ve cüretkar bir hırsızlık, tüm sınırların ötesine yükselen tekil bir romantizm içine akıyor.

Bu gizemli amfibi varlık sadece karanlık, sulu derinliklerden çekilmenin ötesinde, suyun temel adaptif özelliklerine sahip gibi görünmektedir; gördüğü her insanın psişik çizgilerini alıp, saldırganlığı ve acımasız sevgiyi yansıtır.

Del Toro hikayesini anlatırken, iyi ve kötü, masumiyet ve tehdit, tarihsel ve ebedi, güzellik ve canavarlık temalarını birbirleriyle iç içe işler ve karanlığın ışığı tamamen yenemediğini açığa çıkarır. Del Toro şöyle özetler: “Özgürlüğün hakim olduğu, kim olmak istiyorsan olabileceğinin mesajının verildiği filmler yapmayı severim” ve muthiş bir oyuncu kadrosunun oluşu da bu filmi ayrıcalıklı kılıyor.

Del Toro için, eşzamanlı olarak izleyicileri büyülemeye olan arzusu çok eskiye dayanıyor. Guadalajara, Meksika’da geçirdiği çocukluğu boyunca dinlediği hayalet hikayeleri ve izlediği canavar filmleriyle genişlettiği yaratıcı hayal dünyasını, yazdığı ve yönettiği filmlere kendi tarzında içtenlikle ve büyüleyici bir şekilde yansıtıyor.

Del Toro, en çok Oscar Ödülü kazanan PAN’IN LABİRENİ, CRONOS ve ŞEYTANIN BEL KEMİĞİ adlı bu türü yeniden keşfetmemizi sağlayan ilham kaynağı İspanyolca filmleri ile ünlüdür.

Her bir hayal oyunu, otoriterlikle savaş dünyasının ahlaki ve fiziksel tehlikelerine eğiliyor. Doğaüstü aksiyon filmleri eşit derecede yaratıcıdır; BLADE II, HELLBOY serisi ve PASİFİK SAVAŞI’nın  yanı sıra gotik romantizmi KIZIL TEPE.

AŞKIN GÜCÜ bu geleneği takip ediyor, ancak bu sefer 1960’lı yıllarda Amerika, nükleer savaş ve değişen kültürel değişimlerin eşiğinde bir zamanda geçiyor. Travmatik bir geçmişi olan yalnız bir kadın, baş döndürücü bir şekilde aşık oluyor ve bu aşkın; baskı, şüphe, korku ve biyolojiye meydan okuyacak kadar güçlü oluşunu keşfediyor.

Del Toro da film için olağanüstü bir oyuncu kadrosu hazırladı. Bu yetenekli topluluğun içinde Sally Hawkins, Michael Shannon, Richard Jenkins, Doug Jones, Michael Stuhlbarg ve Octavia Spencer’da var.

Sevgiyi ve onun iç ve dış engellerini keşfetmek, Del Toro’nun en büyük önceliğiydi. “Umut ve kurtarmayla ilgili güzel, zamanımızın kinizmine panzehir olacak zarif bir öykü yaratmak istedim. Bu hikayenin bir masal biçimini almasını istemiştim, çünkü mütevazi bir insana sahip olmanız hayatınızdaki her şeyden daha görkemli bir durumdur. Ve sonra bu sevgiyi, Soğuk Savaş, uluslar arasındaki düşmanlık ve insanların ırk, renk, yetenek ve cinsiyet ayrımından kaynaklanan nefretleri kadar banal ve kötü bir şeyle birleştirmenin harika bir fikir olacağını düşündüm “diyor.

Filmin iki öncüsünün konuşmaması, insanlar arasında sıklıkla rastlanan yanlış iletişimleri ortadan kaldıran aşk hikayesini aktarıyor. “Sevgi hakkında bir şey inanılmaz güçlüdür; sevgi kelimeleri gerektirmez” diyor Del Toro.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir