Bazı dilleri konuşan kişi sayısı sadece birle sınırlıyken, bazıları da milyonlarca kişi tarafından konuşuluyor. Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen 6 resmi dilden biri olan İngilizce, dünya üzerinde tahminen 500 milyondan fazla kişi tarafından konuşulmaktadır. İngilizce gramer olarak kolay bir yapıya sahip olduğu için, yabancı dil olarak da oldukça fazla tercih ediliyor. Mandarin ve İspanyolcadan sonra en çok konuşulan diller arasında yer alan İngilizce, ileriki yıllarda daha fazla kişi tarafından konuşulacak gibi görünüyor. Özellikle ülkemizin İngilizce ile olan yakınlığı, Çinceye kıyasla daha sıkı; bu nedenle Türkçe İngilizce tercüme rağbet görmektedir. İngilizce gibi kolay bir dilden, zorluğuyla bilinen Türkçeye çeviri yapmak başlı başına deneyim isteyen bir süreçtir.
İki dilin birbiri arasındaki etkileşimi asırlardır gözlemlenen bir durum. İngilizcenin Almanca ile akrabalığı var; aynı zamanda İran’la da kelime benzerlikleri kurulabilmektedir. Türkçemizde de kullanılan Birader kelimesi, Farsça kökenlidir ve erkek kardeş anlamına gelmektedir; benzer bir telaffuzla İngilizcede de Brother sözcüğüne rastlıyoruz; üstelik anlamları her üç dilde neredeyse aynı. Harita üzerinde İngiltere ile İran arasında binlerce kilometre bulunmasına rağmen dilin etkileşimi net bir şekilde görülebiliyor. İncelendiğinde Türkçe ile İngilizce arasında da benzerliklere rastlanacaktır. Bu benzerliğin asıl kaynağı da gelişen teknolojidir. Türk Dil Kurumu’nun henüz bir isim üretmediği dönemlerde bilgisayarlara Computer diyorduk; şimdi ise computer ifadesinin yerini PC (Personal Computer) kısaltması almaktadır.

İnterneti yaygın olarak kullanan ülkelerden biri olan Türkiye’de yaşayan vatandaşlar, sosyal paylaşım sitelerinde İngilizce sözcüklerle sıkça karşılaşmaktadır. Bu durum sonucunda Türkçe İngilizce tercüme ihtiyacı doğmaktadır. Üstelik İngilizceyle sadece yazılı bir etkileşimimiz de yok; video, resim, oyun gibi görsel materyallerin içerisinde de sözlü olarak İngilizceye aşina olduk. Devlet desteği ile üniversitelerimizden diğer ülkelerin üniversitelerine öğrenci gönderimi (Erasmus) yapılmaktadır. Devlet bu politika ile hem ikinci bir dil öğrenmeyi teşvik etmekte hem de Avrupa’daki bilimsel gelişmeleri takip etmeyi amaçlamaktadır. Öğrencilerimiz bu program çerçevesinde Avrupa ülkelerine gittiğinde genellikle İngilizce öğrenerek geri dönüyorlar. Çünkü Avrupa’da Germen dilleri ve İspanyolca fazlaca kullanılmaktadır. İngilizcenin Germen dilleri ile yakınlığı da kapsama alanını genişletmektedir. Yalnızca Avrupa ile sınırlı değil, bugün Amerika kıtasında İngilizcenin etkisi açıkça ortadadır. İngilizcenin büyük devletlerce kabul görmesi, Türkiye’yi doğrudan etkilemektedir. Çünkü özel ve kamu işlerinde dış devletlerle anlaşmalar yapılmakta, ticari ve hukuki süreçlerden geçilmektedir. Henüz ilkokul seviyesindeki çocuklarımızın eğitiminde İngilizce zorunlu dil haline gelmiştir; bu zorunluluğun gerekli olduğu İngilizcenin kapsamından bellidir. Temel düzeyde eğitim alan bir çocuk bile Türkçe İngilizce tercüme yapabilir; ancak bu çeviri, sadece bireysel iletişim için yeterlidir. Şirket ya da devlet bazında tercüme yapmak profesyonellerin işidir.
Savaşlar nedeniyle Osmanlının son dönemlerinden itibaren başlayan İngilizce etkileşimi, şimdi de teknolojiyle beraber gelişiyor. Çağa ayak uydurmak için İngilizceyi bilmek elzem hale gelmiştir. Bilmek ve tercüme etmek arasındaki farkı da unutmamak gerekir tabi.


