Üstün İnsan Teknolojisi: BioHacking

90’lı yılların en büyük biyolojik atılımlarından biri klonlama idi. 2000’li yıllara DNA’nın çözümlenmesi ve kök hücre teknolojisindeki gelişmeler damga vurdu. 2010’lar ise BioHacking ile anılacak… 

İnsanoğlu hack edilebilir mi?

Çeşitli uzuv ve organlara, teknolojik eklemeler yapılarak ya da kandırılarak süper insan formuna erişmek mümkün mü?

Son yıllardaki gelişmelere bakılırsa imkansız görünmüyor.

Peki bugüne kadar BioHacking konusunda neler yapıldı ve bizleri gelecekte neler bekliyor olabilir?

Öncelikle konuya son dönemlerin en taze haberi ile başlayalım.

Kaliforniya’dan bir grup bağımsız bilim adamı bir deneğin gözlerine kontrollü olarak Klorin e6 molekülleri enjekte ederek bir süreliğine gece görüş özelliği kazandırdılar. Üstelik sonuç beklenenin çok üzerinde oldu. Bu teknoloji geliştirilebilirse, gerek özel gerekse askeri alanda sıradan insanlar, pahalı gece görüş cihazları kullanmadan bir kediden daha fazla görüş imkanına ulaşabilecekler.

gece

Bir başka ilginç örnek ise Amerika’daki ünlü Mayo klinikten geldi.

68 yaşında ve uzun süredir görme özürlü olan Allen Zderad, özel hazırlanan elektronik bir göz implantı sayesinde piksel piksel de olsa yeniden görmeye başladı ve yıllar boyunca görmediği eşini görme şansı buldu. Ancak uzmanlar Zderad’ın bu cihazı uzun bir psikolojik ve fiziksel terapiden sonra tam kapasite ile kullanabileceğini belirtiyorlar.

Bu işin gideceği son nokta elbette yapay zekaya sahip biyonik insanlar olacak. Ancak bugün için bu teknolojiler ile ilgili neler planlanmakta, yakın gelecekte bizleri neler bekliyor gelin kısaca göz atalım.

BioHack konusunu iki farklı başlık altında incelemek mümkün,

çeşitli protez ve yapay uzuvları mekanik üst başlığında,

yeniden üretilen kimi organ ve biyolojik ilerlemeleri ise organik üst başlığında ele alabiliriz.

ekso

Exo-Skeleton Teknolojisi

Daha çok filmlerde gördüğümüz, sıradan insanlara insan üstü kuvvet kazandıran bu teknoloji, yürüme zorluğu çekenlerden ağır işlerde çalışan işçilere kadar geniş bir yelpazede fayda sağlayabilir.

Bu teknoloji ile sıradan insanlar ekstra kas ve iskelet gücüne erişerek hayal eidlemeyecek ağırlıkları kaldırabilir. Hiç yürüyemeyen hastalar rahatça yürüyebilir. Harvard üniversitesi Exo-Skeleton Teknolojisi için yıllardır çok ciddi araştırmalar yapmakla birlikte Amerikan Savunma ve Ar-Ge Ajansı DARPA 3 milyon dolar’lık bütçesi ile kendi projesinde uzun yol katetmiş durumda.

Yeniden Üreyen Kemikler

UCLA üniversitesindeki araştırmalarda ise ciddi sonuçlar alınmaya başlandı.

UCB1 adı verilen bir protein ile, spesifik olarak tanımlanan hücreler istenen kemik grubunu yeniden yapılandırabiliyor. Daha anlaşılır olmak gerekirse; kafatasında kırık olan biri için oraya bir protez eklemek yerine, emir verilen hücreler o alanda yeniden kemik oluşumunu sağlayarak eksik kısmı kapatacak. Normalde hücrelerin bu tip bir görevi olmamasına rağmen özel protein bileşeni sayesinde kandırılarak bu gelişmeyi sağlıyorlar. Tam bir BioHack aslında.

pankreas

Taşınabilir Pankreas

Pankreasın görevlerini tam olarak yerine getiren ve bir insülin pompası ile yakın zamanda piyasaya çıkması beklenen portatif pankreas eklentisinin tek yan etkisinin zaman zaman kandaki şeker değerlerinin dengesizleştirmesi olarak açıklandı.

Pankreasın günlük olarak salgılaması beklenen insülin ve glukoz dengesini hastanın durumuna göre ayarlayabiliyor olmak ise büyük avantaj.

Yapay Dil

Austin’deki Texas üniversitesinden Dr.Dean Neikirk’in projesi olan yapay dil, aynı organik olan dilimizdeki gibi tat alma sensörlerinden oluşacak bir yapı hedefliyor.

Yapay dillerin insandan daha çok endüstriyel alanda yiyecek üreticileri tarafından kullanılması beklenebilir. Her türlü hasat ve farklı üretim teknikleri ile ürünlerin tadını bozmadan hep aynı tadı koruyarak üretim yapmayı arzulayan üreticiler için bulunmaz bir nimet.

kol

Yapay Kol

Chicago Rehabilitasyon Enstitüsünden Dr. Todd Kuiken ise amputeler için umut ışığı olacak çalışmalarda oldukça yol kat etmiş.

Kolun kesik olan kısmına eklenen elektronik sinir alıcıları ile beyinden gelen sinyalleri anlayabilecek ve yorumlayabilecek bir kol ve el protezini üreten Kuiken ve ekibi, çalışmalarında artık daha çok yapay uzvun hissetmesi ve baskılama kısımları üzerinde yoğunlaşmış durumdalar. Yani protez kol ve el hareket etmekle kalmayacak, aynı zamanda hissedecek. Böylelikle bir pamuk parçasını kavrarken farklı, bir çekiç tutarken farklı davranmayı başarabilecek.

diz

Akıllı Diz Kapakları

MIT’den Hugh Herr ve Ari Wilkenfeld’ın üzerinde çalıştığı proje ise akıllı elektronik diz kapakları.

Bu eklenti mevcut protezlere takılarak hem ampute kişinin hareketleri kolaylaşacak hem de sensörler sayesinde engebeli arazilerde hareket kolaylığı sağlayacak.

bobrek

Giyilebilir Böbrekler

Bir başka ilginç girişim de yine UCLA üniversitesinden  Martin Roberts ve David B.N. Lee’nin tasarımı olan giyilebilir böbrekler.

Aslında çalışma mekaniği geleneksel diyaliz makinalarından farklı olmayan sistemin taşınabilir olması, özellikle bu cihaza bağımlı hastalar için büyük nimet.

Deri Altı Çipler

Bilim adamlarının çalıştığı bir başka konuda deri altına yerleştirilecek mikro çipler.

Bu sayede tüm kimlik ve özlük bilgilerinizi daima üzerinizde taşımanızın yanı sıra çeşitli ödeme, takip ve sosyal verilerin eklenmesi ile bir anda yürüyen bir bilgisayara dönüşmeniz çok olası. O tip bir yaşam tarzı sosyal anlamda neler getirir ya da götürür bilinmez ama ilginç olacağı kesin.

hammer

Yapay Hücreler

Pensilvanya üniversitesinden Profesör Daniel Hammer’ın projesi olan yapay hücrelerin amacı, polimer tabanlı hücre taklidi yapan organik unsurlar üreterek insanlara enjekte etmek.

Bu yöntemle ağrılı geçen hastalıklara, deyim yerinde ise direkt kalenin içinden müdahale ederek uyuşturucu elemanlar taşıyan yapay hücreleri bozuk hücreler ile karıştırıp, hastanın daha az ağrılı ve acılı süreçler yaşamasını hedefleniyor.

beyintr

Beyin Protezi

Güney Kaliforniya üniversitesinden Theodore Berger’in 2005 yılından beri üzerinde çalıştığı bir proje olan beyin protezlerinin amacı, yapay beyin parçaları üreterek bozuk olan beyin bölümleri ile değiştirmek.

Bu projenin asıl amacı ise gelecekte Alzheimer hastalarının beyinlerinin hasarlı bölümlerini yenileri ile değiştirmek.

Bu çalışmalar resmi kurumlarda ve üniversitelerde devam ededursun, bir de bu işe kafayı takan amatör biohackerlar var. Onların derdi ise, başta beyin olmak üzere farklı hack yöntemleri ile insanları rutin dışına çıkarabilmek.

Başlıca ilgi alanlarını sıralamak gerekirse:

  • Mutluluk ve mod
  • Üretkenlik
  • Uyku düzeni
  • Sağlıklı yaşam
  • Atletik performanslar
  • Mental performans
  • Stres
  • Yaşlanma

Bütün bu projeler devam ederken bir başka konu ise biraz ürkütücü, biovirüsler!

biovirus

Çeşitli yeraltı laboratuvarlarında geliştirirlecek biovirüslerin insan vücuduna girerek beynini ele geçirmesi üzerine kurgulanan senaryolar korkutucu olmakla birikte hiç de yabancı değil aslında. Doğadaki bazı hayvan ırklarında benzerleri görülen organik yolla beyin ele geçirme ve istediğini yaptırma durumu insanlar üzerinde çalışırsa, bizi çok farklı bir gelecek senaryosu bekliyor olabilir.

 

İnsanoğlunu hack ederek üstün insan yaratma fikri teknolojinin de hızlı gelişimiyle birlikte önümüzdeki yıllarda daha çok söz edilecek gibi gözüküyor.

 

Teknolojinin baş döndüren hızı, günlük hayatımıza aklımızın alamayacağı bir düzende yerleşiyor. Sadece şu anda farkında değiliz ama bu teknolojik gelişmeler şu anda yaşanıyor.

 

 

  1 Yorum

  1. Pingback: Terminatör: Kara Kader Filmi - Fundalina

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir