Zamanlaması Manidar “Her & Aşk”

Sevgililer Gününde  oldukça farklı bulacağınız bir film vizyona giriyor. Spike Jonze’un yazıp yönettiği Her, Aşk olarak çevrilmiş.

Her ne kadar özünde yapay zeka ile yaşanan bir aşk olsa bile bu da bir aşk hikayesi, üstelik en unutulmaz olanlarından…

Filmimizin oldukça enteresan bir konusu ve bir o kadar da başarılı bir gelecek tasviri ile anlatılıyor. Teknoloji ile iç içe yaşadığımız şu zamanlarda, bu geleceğin çok da uzak gözükmüyor oluşu manidar elbette.

 

her_04

Geleceğin Los Angeles’ındayız. İnsanlar telefonlarıyla yakın ilişkili, adeta çevreleriyle tüm iletişimleri kesilmiş. Kendi kendine konuşan ve sanki evrim geçirmiş gibi görünen bu kalabalık, telefonlara dert yanıp, komutlar veriyor. Bu çevreyi önemsemezliğe uygun şekilde tasarlanmış yüksek belli pantolonlarda moda.

 

Kahramanımız Theodore’un işi, fotoğraflarından tanıdığı müşterileri için duygusal mektuplar yazmak. Bu bazen bir anneye, bazen bir eşe, arkadaşa veya sevgiliye olabiliyor. Yüzüne duygulu bir ifade oturtup, ekrandaki fotoğraflara bakarak söylediği kelimeler mektup haline geliyor. (aslında yazmaya üşenen ve kafasından sürekli fikirler geçen biri için ne güzel bir gelecek)

 

her_0000

Bu belirsiz gelecekte iletişimin kopuşu ile birlikte samimiyet ve duygular ısmarlama bir ürün haline gelmiş. Theodore işinden mutlu gözüküyor ama eve döndüğünde huzursuzluğu başlıyor. Bir süredir ayrı yaşadığı karısı Catherine’i hala unutamamış, onunla ilgili anıları capcanlı ve boşanma evraklarını da bu yüzden imzalamıyor. Yalnızlığını üç boyutlu oyunlar oynayarak geçiştiriyor.

 

Depresyonun dibine vurmak üzereyken, dünyanın ilk yapay zekasına sahip işletim sistemi olarak duyurulan OS’u bilgisayarına kuruyor ve hayatı değişiyor. Birkaç soruya yanıt verdikten sonra tamamen kişiselleşen işletim sistemi, kendine Samantha adını veriyor. Samantha, Theodore’un hayatına bir sihirli değnek etkisi yapıyor. Sezgileri olan Samantha, Theodore’un ses tonundan ne hissetiğini anlıyor ve onu motive ediyor. E-maillerini ona okuyarak, hayatını organize ediyor. İş yerinde kelime hatalarını düzenleyip, hayatı kolaylaştırırken, eve geldiklerinde ise bir kız arakadaş gibi Theodore’a arkadaşlık ediyor.

 

Samantha’ya gittikçe bağlanan Theodore, onunla gezmeye hatta vücudu olmamasına rağmen sevişmeye bile başlıyor. İmkansız gibi görünen bu aşk, zamanla bağlanma sorunundan klasik bir aşk ilişkisinde yaşanan tüm klişlerini de içerisinde barındırarak sürüyor.

 

her_000

Throdore rolünde izlediğimiz Joaquin Phoenix, film boyunca kimseyle göz teması kurmadan bu karakteri canlandırıyor. Eski eşi Catherine ile yaşadığı umutsuzluk, özlem, hüsran, aşk acısı gibi tüm duyguları onunla birlikte hissediyoruz. Samantha ile birlikeyken yaşadığı mutluluğu ve huzursuzluğu bizim içimize de işliyor.

 

Samantha’ya sesini veren Scarlett Johansson ayrı bir başarı hikayesi. Bazen çocuksu bazen seksi sesi ile filmi sürüklüyor. Gözünüzü kapattığınızda Samantha’nın kanlı canlı bir kadın olduğunu hayal etmek hiç zor değil.

Yenilikçi bakış açısı, mükemmel bir senaryo ile birleşince tadına doyulmaz, defalarca izleyebileceğimiz bir film ortaya koymuş Spike Jonze. Mutlaka izleyin, izlettirin 😉 Şimdiden iyi seyirler…

 

 

 

 

  7Yorum

  1. Avatar ruhkanseri   •  

    evet bu filmi ben de çok beğendim ama aşk meşk konularıyla pek ilgilenmedim. ilgilendiğim kısmı kullanılan teknoloji 🙂

  2. Avatar Ufuk   •  

    Joaquin Phoenix’in sağlam oyunculuk çıkardığı filmdir. Bu filmden sonra öz eleştiri yapmanız muhtemel kendinize. Biraz da teknolojiye karşı olan duygularınızı sorgulamaya başlıyorsunuz.

    Ben yapay zekadan tırsıyorum mesela. Kullandığım bir ürün beni tanımaya başlarsa eğer kontrolü artık ona vermiş olacağımı düşünürüm.

    Google reklamları gibi. Daha önce aradığınız terimlerden reklamlar gösteriyor. Nerde olduğunuzu biliyor. Bunlar korkutucu geliyor. Hele de filmden sonra çok tuhaf oluyor insan.

    Ha bir de Periscope çıktı mesela. Artık anı yaşar yaşamaz twetliyor oluşumuz yetmezmiş gibi direk hayatımızın canlı yayınını yapıyoruz.

    Şahsi fikirlerimdi bunlar. Tabi herkesin seçimlerine karışamam. Yalnız film izlemeye değer. 🙂

    • fundalina fundalina   •     Yazar

      Değerli yorumunuz için teşekkürler, size katılıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir