Başlat Ready Player One Filmi

Başlat Ready Player One Filmi, 30 Mart cuma günü vizyona giriyor.

Ernest Cline’ın aynı adlı romanından uyarlanan film Steven Spielberg’in imzasını taşıyor.

Basın gösterimi ile izleme şansı bulduğum filmle ilgili merak edilenleri ve yorumumu yazımda bulabilirsiniz.

 

Başlat Ready Player One Filmi

1972 doğumlu Amerikalı yazar Ernest Cline’ın ilk romanı olan Ready Player One Başlat New York Times Best Seller listesine girmeyi başarmıştı. Soluksuz okuduğum bu romanı izlemeyi uzun zamandır bekliyordum. Steven Spielberg’in yönetmen koltuğunda olması da beklentilerimi yükseltti. CGI’ı bol olan filmi, mutlaka IMAX versiyonu ile izlemenizi öneririm.

Şimdi gelelim filmin konusunda.

 

Başlat Ready Player One Filmi Konusu

Film, 2045 yılına Colombus – Ohio’da bulunan izbe yerleşim alanında açılışını yapıyor.

Yığın adı verilen üst üste dizili karavanlar her ne kadar hurda bir görüntü sergilese bile, dron teslimatlarını alan ve özel vizörlü VR gözlükleri ile düşledikleri hayatları yaşayan insanlar, bu durumdan rahatsız görünmez.

 

2027 yılında doğan Wade, insanların sorunlarına çözüm bulmak yerine bu sorunlara alıştığı bir dönemde dünya gelmiştir. Annesi ve babası o küçükken vefat ettiği için teyzesi ile birlikte yaşamaktadır. Wade (Tye Sheridan) gerçek dünyadan kopmuş gibi görünen bu insanların arasına karışır ve çevreyi onun gözünden izlemeye başlarız.

Bu dönemde herkes gerçek hayatlarından kaçmak için sanal gerçeklik üzerinden bir arayıştadır. Devletler ekonomik olarak çöküntü yaşar. Dünya nüfusunun neredeyse tamamı, OASIS adı verilen bir sanal gerçeklik ortamında vakit geçirmektedir. OASIS’te gerçekliğin bir sınırı yoktur. İnsanlar özel vizörlü gözlük, eldiven, eğer maddi durumları yeterli ise dokunsal bir elbise ve avatarları ile dahil olabildikleri bu dünyada istedikleri yere gidebilir ve istediklerini yapabilirler. Sanal gerçeklik ortamı aynı zamanda fırsatlar ve sürprizlerle doludur.

 

Bu sanal gerçeklik ortamını yaratan James Halliday (Mark Rylance), ölmeden önce 240 milyar dolarlık mirasını OASIS içerisine 3 bulmaca üzerinden sakladığı 3 anahtarı bulan kullanıcıya vereceğini açıklamıştır. O zamandan bugüne tam anlamı ile bir ödül avı yaşanmaktadır. OASIS’e bağlı hemen herkesin tek amacı 3 anahtarı bulup, Easter Egg’e ulaşarak  bu servetin sahibi olmaktır. IOI isimli şirketin “altılık” adı ile bilinen ve adeta bir oyuncu ordusunu andıran grupları da bu servetin peşindededir. Altılıklar diğer insanlardan ve klanlardan farklı olarak çok kalabalık ekipler halinde anahtarların peşine düşer ve bir zamanlar Halliday’in stajyeri olan, IOI’nin CEO’su Sorrento’dan (Ben Mendelsohn) emir alırlar.

 

Wade bu dünyada Parzival adı ile bilinir

OASIS aynı zamanda hem insanlar için bir kaçış noktası hem de sosyalleşebildikleri tek yer olan bir dünya sunar. Wade ise bu dünyada Parzival adı ile bilinir ve bir klana dahil olmadan yalnız takılır. James Halliday’in büyük bir hayranı olan Wade, oyunlar kadar Halliday’in felsefesi ile de ilgilidir. Derken ilk anahtarı bulma yarışına yoğun katılımın olduğu bir oyun daha başlar ve Wade bu oyuna yaklaşımını değiştirerek başarılı olur, ilk anahtarı teslim almak üzere Anorak’ın huzuruna çıkar. Yıllardır hareketsiz olan puan tablosu birden değişir ve Parzival ilk sıraya yerleşir.

Bu yarış esnasında tanıştığı ve önceden beri hayran olduğu Art3mis (Olivia Cooke), oyundan arkadaşları Aech (Lena Waithe), Daito (Win Morisaki) ve Sho (Philip Zhao) bu durum karşısında şaşkınlığa düşer. Tüm gözler Parzival ‘in üzerine yoğunlaşır ve ödül oyunu gittikçe daha tehlikeli bir hal alır, olaylar gelişir.

 

Başlat Ready Player One Filmi Oyuncuları

Film, Ernest Cline’ın aynı adı taşıyan romanından, X-Men: The Last Stand’in yazarı Zak Penn ve Ernest Cline tarafından senaryolaştırılmış. Cline’ın filmin senaryosuna da katkı sağlaması çok önemli. Kitabı okurken zaten gözümüzde canlandırabiliyorduk, 500 sayfalık bir romanı özüne sadık kalmaya çalışarak ve hayal kırıklığına yol açmadan aktarabilmek kolay bir iş değil.

Steven Spielberg’in yönetmen koltuğunda olması ise filme ayrı bir değer katıyor. OASIS sahneleri çok başarılı ve her detayı, her avatarı – karakteri inceleme fırsatı bulabiliyorsunuz. Romandaki detaylar çok başarılı bir şekilde ele alınmış. Bu fantastik dünya hızlı geçiştirilmemiş ve sahneleri sindirmemize imkan tanınmış.

 

80’lere saygı duruşu…

Her ne kadar sanal gerçeklik dünyasında olsak bile, gerçek dünyada tatlı bir nostalji ve 80’lere öykünme de var. Adeta bu döneme bir saygı duruşu niteliğindeki sahnelerde Halo, Street Fighter, The Iron Giant, Godzilla, Donkey Kong, Back to the Future, Michael Jackson, Space Invaders, Jurassic Park, Chucky, The shining ve çok daha fazlası sıralanıyor. Bu işi bu kadar tadında yapan Steven Spielberg’e şapka çıkarmak lazım. Kült haline gelmiş bir romanın detaylarını başarıyla kurgulamak, yenilikler de ekleyerek özünü bozmadan izletebilmek zor bir iş. Öte yandan filmin çoğu CGI üzerine kurulu. Genel olarak CGI başarılı olmasına rağmen gerçek dünyayı neredeyse unutturacak kadar bol kullanılması (kitabı okumuş biri olarak) bir tık hayal kırıklığı yaşatmıyor değil. Romanı okurken gerçek dünyada yaşananlar da ilginizi çekiyordu ve sergilenen yaşam mücadelesi okuduklarımıza daha bir heyecan katıyordu. Romanda gerçek hayata dair de pek çok detay varken, filmde bunar pas geçiliyor. Filmin finalinin de farklı işlendiğini ancak akışı çok değiştirmediğini belirtmeliyim.

 

Filmin genç bir oyuncu kadrosu var. Wade – Parzival rolüyle izlediğimiz Tye Sheridan, fena halde Spielberg’e benziyor. Özellikle bakışları neredeyse aynı gibi. Oyunculuğunu ise ortalama buldum. Art3mis rolüyle izlediğimiz Olivia Cooke ise başarılı bir oyuncu. Avatarı kocaman gözleriyle içimize işledi, oyunculuğu ise avatarın başarısını gölgelemedi. Aech rolüyle Lena Waithe, Daito rolüyle Win Morisaki ve Sho rolüyle izlediğimiz Philip Zhao genç oyuncu kadrosunun diğer üyeleriydi. Filmimizin kötü karakteri Sorrento rolüyle  Ben Mendelsohn’ı izlemek ise keyifliydi. Deneyimli oyuncular Mark Rylance ve Simon Pegg filme değer katmıştı.

 

VR ile birleşen nostaljik ve sinematik yolculuk

Filmde akılda kalan pek çok sahne var. Açılış sahnesinde kendisini sanal dünyaya kaptırmış insanlar, ilk ödül avı sahnesi, IOI içerisindeki kurgular, Spielberg’in VR ile birleştirdiği bu nostaljik, fantastik ve sinematik yolculuk hepinize keyifli gelecektir.

Teknoloji’nin hızına yetişilmiyor her ne kadar klasik bir söylem gibi dursa da aslında gerçeklik payı var. Bundan bir kaç yıl önce ancak hayalini kurabildiğimiz, bilim kurgu filmlerinde izlediğimiz bir çok teknoloji bugün bizim için hayatımızın sıradan birer parçası oldular. Çarpıcı teknolojik potansiyelleri ile sanal gerçeklik cihazları artık yavaş yavaş elle tuttulur hale geldi ve onlarla geçireceğimiz vakitler arttı. Tatlı bir gelecek vizyonu sunmasa bile Başlat Ready Player One Filmi bu açıdan da çok değerli ve ayrıca irdelenmesi gereken bir yapım olmayı başarmış.

 

Şimdiden iyi seyirler dilerim.

 

Başlat Ready Player One Filmi Fragmanı

 

Başlat Ready Player One Filmi Yorumu

  1 Yorum

  1. Pingback: Mart 2018 Filmleri - Fundalina

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir