Çantanın İçinde Ne Var? Peki Senin Neyin Var?

Çanta biz kadınlar için önemli konu. Ya sapına yapışır, ya omzumuza atarız. Bileğimizde mücevher gibi sarkıtarak kullandığımız da olur, vitrinde görüp platonik aşk yaşadığımız da…

Kadınlar için hayat memat meselesi çantayı konu alıp, işin uzmanlarına sorarak bir kitap yazmış Jean Claude Kaufmann. Can Yayınlarından çıkan kitapta; içleri döküldükçe yaşanmış hayatların izleri taşmış çantalardan.

Çantalarına tapanlar, kilolarca ağırlığın sebebini açıklamaya çalışanlar, hayatta kuramadıkları düzeni çantasında oturtmaya çalışan kadınlar… daha neler neler var bu 183 sayfalık kitapta.

Çocukluktan çıkıp ergenliğe adım attığımız andan itibaren bizimle bütünleşen, büyüdüğümüzün işareti olarak taşıdığımız çantalar çoğumuz için kutsal birer nesne. Düşünsenize içine bakmak için ısrarcı olan güvenlik görevlilerine nasıl da itiraz eder, özel hayatımıza elini sokmasını istemeyiz. Kaybolması, çalınması en büyük kabusumuz, kıyafetimize ve ayakkabımıza uyumu en büyük sorunumuz olur kimi zaman.

 

Çantalar kolayca hayat hikayenizi anlatabilir. Büyük bir çanta hem korur hem de sürprizlidir – içinden çıkabilecekleri asla tahmin edemezsiniz, küçük çantalar ise hüzünlü ve flörtöz. Berbat bir ilişkiden tutkuyla bağlanacağınız ışıltılı bir çantayla daha rahat çıkabilir, içini yeniliklerle doldurabilirsiniz.

Kitabı okuduktan sonra neredeyse hiç çanta değiştirmeyen ve çantasını teknoloji deposu olarak kullanan kadınlardan biri olduğum ortaya çıktı. Çantam o kadar ağır ki şiddetli bir darbe ile karşımdakine beyin travması yaşatıp-dişlerini eline vermem mümkün. İşte kopana kadar değiştirmeyi düşünmediğim çantamın içinden çıkanlar;

  • Kartvizitlik
  • Cüzdan
  • Gittiğim filmlerin biletleri ve önemli bulduğum faturalar (o kadar önemli ki her daim elimin altındalar)
  • Sigara paketi ve 3 adet çakmak (biterler diye ölümcül bir korku var içimde sanırım)
  • Saç fırçası (sadece yıkandığımda saçımı tararım oysa)
  • 9 Adet USB disk ( 2GB ile 16 GB arası )
  • Harici disk ve bağlantı kabloları
  • Kulaklık
  • Ses kayıt cihazı
  • MP3 player
  • iPhone telefon ve adaptörü
  • Not defteri ve 12 adet renkli, 3 tükenmez, 1 ince uçlu – 1 kalın uçlu kalem.
  • 6 adet tampon (her an kan kaybından ölmemek için)
  • 2 adet saç tokası
  • Fotoğraf makinesi (adaptörü ve bağlantı kabloları)
  • Nemlendirici
  • Kitap (bu yükümden vazgeçmem)
  • Parfüm (kokacağıma ölürüm daha iyi kafası)
  • Hiç kullanmadığım 3 adet ruj, 2 adet parlatıcı (hepsi bozulmuş)
  • 11 adet anahtar (adedi çok ama açıklayabilirim)
  • 1 paket badem (400 gram bütün metrobüse yeter)
  • 1 şişe su

Kadınların çantalarının içinden çıkanları okuduktan sonra yok artık daha neler dediklerim oldu ve yükümü daha da arttırıp onlara dönmemek için hafiflemeye karar verdim. İnanın her gün taşıdığım materyallerin yarısından kurtulmam çok kolay oldu. Bunu fark etmek için kitap okumam gerektiğini söyleseler inanmazsım, okumak hayat kurtarıyor gerçekten 🙂 Her soruna ve zorluğa çantamızdan çıkanlarla savaş açmak zorunda değiliz. Varsın şemsiyemiz evde kalsın biraz ıslanalım, akan burnumuzu kolumuzun kenarına silelim, azıcık ter kokalım, midemiz kazınacak diye koca paket yemiş ve bisküvi paketlerini yüklenmeyelim ne olacak ki.

Kitabın içinde onlarca kadına sorulan sorulardan çıkan analizler var. Toplam 22 bölümden oluşan kitabı okuduktan sonra karşınızda oturan kadının çantasına bakarak ufak çapta bir tahmin yürütmeniz mümkün. Büyük çanta ilişki için daha güvenilir olduğunuzu, küçük çanta ise tek gecelik ilişkiler ve flört için uygunluğunuzun işareti. Hafta içinde sık çanta değiştirenlerin çokeşliliğe yatkın, aynı çantaya bağlı kalanların ise tekeşli sembolü olduklarını da notlarıma ekleyeyim 😉

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir