Crossover Türkiye Genel Müdürü Sinan Ata Röportajı

Crossover, Türkiye’ye yüzde 100 uzaktan çalışma modelini getiren ilk şirket ve Kasım ayında ülkemizde ikinci yılını dolduracak.

Bugüne kadar 30 bine yakın başvuru alan, haftada 14000 başvuru alan, ülke ekonomisine yıllık 5 milyon dolarlık değer yaratan Crossover ile yakınlaşmaya ne dersiniz? 

Türkiye’de yeniden bir işe alım turnuvası yapmaya hazırlanan Crossover Türkiye Genel Müdürü Sinan Ata ile gerçekleştirdiğim röportajı yazımda bulabilirsiniz.

 

Türkiye’ye yüzde 100 uzaktan çalışma modelini getiren ilk şirketisiniz. Ülkemizde Kasım ayında ikinci yılınızı doldurduracaksınız.

Bu çalışma sistemi nasıl doğdu, nelerden ilham alınarak hayata geçti. Türkiye’de ilk başladığınız dönem ve şu andaki konumunuz hakkında neler söylersiniz?  

Teknolojiyle değişen bir dünyada bu dönüşümü çalışma hayatında da bolca hissediyoruz. Crossover, uzun yıllar boyunca Intel, Beyaz Saray gibi kurumlarda üst düzey görevlerde bulunan ve bir çok başarılı startup’un kurulmasına öncülük eden CEO’muz Andy Tryba’nın bir hayalinin gerçeğe dönüşmesi… Geleceğin çalışma modellerinin küresel bir düzlemde olacağına büyük bir tutkuyla inanan Tryba, yeteneği neredeyse orada bulma ve onu kendini gerçekleştirebileceği pozisyonlarla birleştirme misyonuyla yola çıktı. Bugün geldiğimiz noktada 110 ülkede 2.700 üst düzey yeteneği işe yerleştirdik. Türkiye’de operasyonumuz 2 yıl önce başladı ve 30 binden fazla başvuru aldık, bunlardan 85 kişiyi ABD’deki şirketlere yerleştirdik. Tabii ki, ilk başladığımızda kendimizi anlatmak, güven unsurunu yerleştirmek, markanın bilinirliğini sağlamak zamanımızı aldı ancak bugün geldiğimiz noktada özellikle IT alanında ciddi bir bilinirlik elde ettik.

 

 

Geleceğin yazılımda olduğunu biliyoruz. İyi yazılımcı bulmak zor mu? Nasıl bir sisteminiz var, yetenekli yazılımcıları diğerlerinden ayırmak için ne türde bir program uyguluyorsunuz?

Herhangi bir pozisyona başvuran insanlar arasından ‘iyiyi’ bulmak her zaman zor. Özellikle ileri teknoloji alanında çalışan kişilerin yeteneklerini sınamak hiç kolay değil. Adaylarımızı farklı kanallardan buluyoruz, öncelikle LinkedIn’i oldukça etkin kullanıyoruz, söz konusu mühendisler olunca StackOverflow da oldukça verimli oluyor. Yerel iş sitelerinin çok iyi çalışmadığını keşfettik zaman içerisinde. Adayları bu mecralardan bulduktan sonra kendi sınav sistemimizle online veya yerel turnuvalar yoluyla sınıyor ve kabiliyetlerinden emin oluyoruz çünkü sadece %1’lik üst düzey kabiliyetli adayları işe almak istiyoruz.
Kendi sınav sistemimizi de biraz açmam gerekirse, yazılım geliştiriciler başta olmak üzere her meslek grubundan ve seviyeden kabiliyeti bizzat kendi meslekleri ile ilgili sınav simülasyonları geliştirerek sınıyoruz. Yalnızca sınav senaryoları üzerinde çalışan 40 kişilik devasa bir ekibimiz var.

 

 

Yazılımcılar biraz asosyal olarak bilinir, sizi çok şaşırtan bir mülakat oldu mu? Sosyalleşmelerine katkılarınız oluyor mu?

Pek çok genelleme gibi bunun da hatalı olduğunu düşünüyorum. Bu insanlar yalnızca farklı düşünüyor, asosyal değiller fakat sosyal çevreleri çok dar, kendileri gibi düşünen insanlarla kolay iletişim kuruyorlar. Bizimle elde ettikleri fark ise, dünyanın her yerinden, kendileri gibi ve hatta daha başarılı insanlarla birlikte çalışma, tanışma fırsatı buluyorlar. Yalnızca Crossover çalışanlarının erişebildiği interaktif bir dünya haritamız var. Sao Paulo’ya mı gideceksiniz? Orada görüşebileceğiniz onlarca arkadaşınız var.

Aşağıdaki haritada Crossover çalışanlarının küresel dağılımını görebilirsiniz.

 

 

 

Yazılım dilleri söz konusu olduğunda en çok hangi dillerde yazılımcıya ihtiyaç var?

Talep sırasına göre Java, .NET, Javascript, Ruby.

 

Mülakatlarınız kaç aşamadan oluşuyor? Mülakata girecek olanlara neler tavsiye edersiniz?

Herkese açık ve online yapılan testlerimiz bireysel başvuru ile başlıyor. 1 Saatlik basit test, 1 günlük proje sınavı ve teknik mülakat olarak üç adımda tamamlanıyor.

Crossover’da “kendinizi 5 yıl sonra nerede görüyorsunuz” gibi sorular sorulmaz 🙂 hangi mesleğin mülakatını yapıyorsak o meslekte en az 10 yıl geçirmiş deneyimli kişiler yapar görüşmeyi ve sorularda buna göredir.

Özellikle yönetici pozisyonları için mütevaziliği abartmayın derim. Kültürümüz çok zengin ve değerli fakat aradaki kültür farkı sebebiyle bazen mütevazilikten adaylarımızın yanlış anlaşıldığı oluyor. Bunu yenmemiz lazım.

 

En yoğun başvuru dönemleri ne zamanlar ve dış talepler hangi aylarda yoğunlaşıyor?

Crossover global olarak haftada 14000 başvuru alıyor. Başvuru ağırlığı mühendislik pozisyonlarında.

 

 

Yakın zamanda çalışanlar için bir Verimlilik Rehberi hazırladınız. Ülkemizde malum uzun tatil dönemleri de var… Trafik var, kalabalık var, tavan yapmış zamlar, derin kaygılar var. Moral ve motivasyonu korumak, tam randımanlı çalışmak hiç kolay değil. Size göre ideal çalışma ortamı nasıl olmalı – motivasyonumuzu nasıl artırabiliriz?

Değişen yaşam ve çalışma koşulların verimlilik konusunda ciddi tartışmaları da beraberinde getirdi. Her ne kadar kişiden kişiye farklılık gösterse de bilimsel araştırmaların bize söylediği şey konsantrasyon için sakin bir ortamın verimlilik üzerinde olumlu etkisi olduğu. Bugün geldiğimiz noktada trafik, gürültülü iş ortamı, çalan kornalar, akıllı telefonların yarattığı sürekli mesaj kirliliği, farklı kanallardan gelen mesajlar gibi dikkati dağıtacak onlarca faktör varken, işe odaklanmak her zamankinden daha zor…Öte yandan ofise gelen çalışanların da mesaisinin büyük kısmını iş odaklı olmayan şeylerle tükettikleri gerçeğini yadsıyamayız. Verimlilik rehberimizde de kısaca bahsettiğimiz gibi mesela haftada bir gün dışarıdan çalışmak motivasyon üzerinde önemli bir etkisi var. Özellikle ABD’li şirketler bu tür uygulamaları hayata geçirerek hem çalışanlarına güven duyduklarını gösteriyor hem de onlara bu özgürlüğü tanıyarak şirkete olan sadakatlerini artırıyor. Bugün iş görüşmelerinde bile bu tip uygulamaların adaylara sunulan paket içinde verildiğini görüyoruz. Yine odaklanmayı sağlamak için bir takım teknikler var, mesela 25 dakika kesintisiz çalışma disiplinini edinmek ardından kısa molalar vermek motivasyon için önemli görülüyor.

 

 

Türkiye dışında sorumlu olduğunuz ülkeler var mı? Türkiye ile aralarında nasıl bir farklılık gözlemliyorsunuz?

2015 yılında Türkiye operasyonumuz başladı, aldığımız sonuçlar oldukça başarılı oldu. Bu noktadan sonra geçtiğimiz yıl itibariyle. Brezilya, Ukrayna, Mısır, Pakistan operasyonları da Türkiye’ye bağlandı. Örneğin Ukrayna’da 1000 kişiye düşen yazılımcı sayısı inanılmaz yüksek. Brezilya’da insanların enerjisi, deneyimi çok etkileyici. Crossover’ın yaptığı işe alım turnuvalarında rekor performans Brezilya’nın Sao Paulo şehrine ait mesela. Mısır’ın Kahire şehrinde yaptığım işe alım turnuvası en yüksek kadın katılım oranına sahipti, pek çok farklı kültür ve yaşam tarzından Mısırlı kadın mühendisler bize katıldı ve kod yazarak mücadele ettiler. Bu çok etkileyiciydi. Son olarak Pakistan’daki devlet desteği inanılmaz, mühendisliği önceleyen bir devlet anlayışları var. Şu anda Pakistan’da bir eyalet yönetimi ile Crossover arasında bir anlaşmayı imzalamak üzereyiz. Crossover’a destek olmak, bu istihdamı Pakistan’a çekmek istiyorlar.

 

 

 

Benzer bir soru ile devam edeyim. Çalışanlar açısından Türkiye ile en farklı özellik gösteren ve en yakın ülke hangisi?

Avrupa ülkelerindeki bakış açısı tamamen farklı, daha önce de farklı yerlerde söyledim fakat tekrarlamakta sakınca görmüyorum. Eğer dünyanın şeklini ve ülkelerin konumunu bilmeseydim “hangisi Türkiye’nin komşusudur?” sorusuna Almanya, Hollanda veya Doğu Avrupa ülkelerinin yerine Brezilya derdim. İnsan davranışları inanılmaz benzer.

 

Crossover olarak Türkiye’ye ekonomik katkılarınız neler? Büyüme konusunda bu ülkede engelleriniz veya destek beklediğiniz konular var mı?

Türkiye’de bugüne kadar 30 bine yakın başvuru aldık ve bunların arasında ciddi bir eleme sürecinin ardından 85 kişiyi işe yerleştirdik. Ülke ekonomisine yıllık 5 milyon dolarlık değer yaratan bir şirket haline geldik.

Kamu bizden fazlasıyla faydalanabilir. Bugün dünyanın IT alanında en iyi yetenekleri portföyümüzde bulunuyor. Bu isimlere ulaşmak, proje geliştirmek, ülke ekonomisine katkı sağlayacak yüksek teknoloji girişimlere imza atmak için bu insan gücünden çok ciddi destek almak mümkün. Bu noktada ben de Enformasyon ve Teknoloji Bakanlığı’nın hayata geçmesinin kritik olduğunu düşünüyorum. Bu alana yatırım ve uzun vadeli bir hedeflemeyle çok ciddi sonuçlar alabiliriz.

 

 

Crossover ile başlayan ve günümüze gelen başarı hikayeleri mutlaka vardır. En favoriniz olan hikayeleri öğrenebilir miyim?

Gerçekten de çok fazla hikayemiz var. Aralarından seçim yapmak çok zor ama yine de favori birkaç hikayeyi paylaşacak olursam:

Şeref Acet 28 Ankara – Comodo’dan ayrılıp Crossover üzerinden Amerikan Aurea şirketinde yılda 60.000 Amerikan doları kazanan bir yazılım mimarı olarak başladı. Şirkettin en genç yazılım mimarlarından biri olan Şeref, şıkı bir çalışma temposu sonrası sorumluluk alarak konumunu yükseltmeyi başardı. Artık Şef Yazılım Mimari olarak Aurea isimli Amerikan yazılım şirketinde çalışıyor. 10 yılın üzerinde deneyim gerektiren bu pozisyonda başarılı olan Şeref bu kademede şirketin en genç yöneticisi oldu.

Furkan Yavuz 24 İstanbul – THY’den ayrılıp Crossover üzerinden Aurea isimli Amerikan yazılım şirketinde yılda 30.000 Amerikan doları kazanan bir yazılım mühendisi olarak çalışmaya başladı. En genç yazılım mühendislerinden biri olan Furkan, 2016 yazında kendini 3 aylık bir kampa alarak yılda 60.000 Amerikan doları kazanan yazılım mimarı pozisyonuna yükseldi. Şu an şirketin en genç yazılım mimarı olarak görevine devam ediyor.

Şeref ve Furkan gibi Türkiye’nin önemli şirketlerindeki 9-5 ofise gidip geldikleri işlerini bırakıp istedikleri zaman çalıştıkları Crossover’ı tercih eden ve yeni katıldıkları Amerikalı yazılım şirketlerinde terfiler almaya başlayan arkadaşlarımızı gördükçe, bu işe olan bağlılığımız ve çalışma arzumuz her geçen gün artıyor.

 

 

Pek çok mesleğin dönüştüğü veya ortadan kalktığı zamanların henüz başındayız. Sizce yazılımcılığın ömrü ne kadar sürecek? Bu konuda bir öngörünüz var mı?

Gerçekten de teknolojiyle büyük bir değişim çağındayız. Bir çok meslek gözümüzün önünde tarihe karışırken, 3D, 4D yazıcıların hüküm sürdüğü, robotların kullanımının etiğinden bahsettiğimiz bir döneme girdik. Bu noktada yazılımın ömrünün de gelişerek devam edeceğini öngörüyoruz.

Bu süreç bütün sektörleri etkisi altına alarak büyümeye devam edecek, aslında bu noktada ‘limit gökyüzü!” diyebiliriz. Bugün otomotiv pazarının yüzde 50’ye yakını yazılıma dönüştü, yine bir yazılım sayesinde akıllı telefon ömrü 1 saat uzatıldı. Perakende, otomotiv, gıda aklınıza gelebilecek her sektörde her gün yazılım kullanımı artıyor.

Öte yandan giderek değişen ihtiyaçlarımız ve teknolojinin sağladığı rahatlık, seri üretim anlayışından uzaklaşan “kişiye özel seri üretim” anlayışını da beraberinde getiriyor. Tabii böyle bir ortamda yazılımın hızlı üretilmesinin ve önceki yazılım geliştirme faaliyetlerinde edinilen bilgi ve kurulan altyapıların yeniden kullanılmasının önemi gittikçe artıyor.

 

 

Şu anda neleri farklı yapıyorsunuz, gelecekte nasıl bir farklılık sunacaksınız. Yakın dönem planlarınızı ve hedeflerinizi öğrenebilir miyim.

 

2015 yılının Kasım ayında başladığımız Crossover Türkiye operasyonunda kısa zamanda ciddi bir başarı elde ettik ve pek çok başarılı profesyoneli kadromuza kattık. Hali hazırda özellikle Java teknolojilerinde işe alımlarımız hızla devam ediyor. Amerika’lı şirketlerin yarattığı ciddi talebi karşılamak için tüm gücümüzle çalışmalarımıza devam ediyoruz. Yakın zamanda Türkiye’de yeniden bir işe alım turnuvası yapmayı planlıyoruz.

 

 

 

Fayda görmeniz dileğiyle.

 

  1 Yorum

  1. Mete Lift   •  

    Gerçekten başarılı bir proje ya insan imreniyor. Elinize sağlık yazı için.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir