Halka 3 Filmi

Halka 3 Filmi için hazır mısınız?

Ring (Halka) serisi, “Halka 3 – Rings” ile korku dolu yolculuğuna kaldığı yerden devam ediyor.

Korku klasiklerinden biri olan seri ile ilgili merak edilenler ve filmle ilgili yorumum yazımda sizi bekliyor.

Dilerseniz öncelikle üzerinden yıllar geçen Halka efsanesini hep birlikte hatırlayalım.

 

Halka Filmi Serisi

Bir zamanların kült klasiği olan serinin geçmişi, Ring filminin de öncesine dayanıyor…

Serinin ilk filmi, 1998’de çekilen orijinal bir Japon korku klasiği olan Ringu’dur. Yönetmenliğini Hideo Nakata‘nın yaptığı bu ürkütücü film, 1999 yılında çevrilen Ringu 2 ve 2000 yılında “tüm olayların öncesini anlatan” Ringu 0 ile tamamlanmıştı. Ringu 0’ın yönetmen koltuğunda, ilk iki filmin aksine Norio Tsuruta bulunuyordu.

Ringu, sonraki filmlerde Samara olarak tanıdığımız  Sadako’nun acıklı ve korkunç hikayesi anlatılıyordu…

Ringu filminin orijinal hikayesi ve etkisi Holywood’un ilgisini çekti. Hikayeyi bir de Amerikan usulü anlatan ve başrolünde Naomi Watts’ın yer aldığı,  yönetmenliğini ise Gore Verbinski’nin yaptığı “The Ring” çekildi.

The Ring, 2002 yılında vizyona girdi ve umulduğu gibi oldukça ses getirdi. Amerikan film endüstrisinin eline yüzüne buluşturmadan çekmeyi başardığı nadir uyarlamalardan biri oldu.

 

Halka filmi – The Ring

Halka filmi – The Ring, ortalıkta gezen bir video kasetin ve bunu izleyenlerin hemen ardından telefonla aranarak “eğer bu kaseti kopyalayıp bir başkasına izletmezler ise, 7 gün içerisinde öleceklerini bildiren bir mesaj” ile başlıyordu.

Filmin baş karakteri Rachel, videoda gördüklerini çözümlemek için 7 gün boyunca çabalayıp, bazı sonuçlara ulaşıyordu.

 

 

Halka 2 – The Ring Two

Gerek atmosfer, gerekse hikaye anlatımı açısından son derece başarılı olan “The Ring”’in devam filmi “Halka 2 – The Ring Two” ise, ilk filmden 3 yıl sonra 2005’de gösterime girdi. Bu sefer yönetmen koltuğuna tanıdık bir isim; orijinal Japon Ringu serisinin ilk iki filmini yöneten Hideo Nakata bulunuyordu.

İlk film kadar sağlam olmasa da, ikinci Halka filmi de gereken ilgiyi gördü. En azından Japon versiyondaki mantık hataları ve konu karmaşasından kurtulup, daha ele avuca dokunur bir devam filmi olarak izleyicilerin beğenisini kazandı.

 

Batı tarafında tüm bunlar olurken, Japonlar’ın serisinin üç filmden oluştuğunun da altını çizmek lazım. Ringu 0’da tüm bu olayların 30-40 yıl öncesine gidildi ve bu sayede Samara ya da asıl adı ile Sadako’nun hikayesinin ortaya çıkışını izleme şansına sahip olduk.

 

Eğer korku filmi seven biriyseniz, yukarıda söz ettiğim tüm filmleri izlemenizi tavsiye ederim. Korku filmi kıtlığı çektiğimiz şu günlerde, her birinden ayrı keyif alacağınızı düşünüyorum. Japon versiyonları izlerken vizyona giriş tarihlerine göre olan sırayı takip ederseniz, hikayeyi anlayıp çözümlemeniz daha kolay olacaktır.

 

 

 

Halka 3 Filmi Oyuncuları

Takvimler 2017’yi gösterdiğinde hiç aklımızda yokken Halka 3 ile tanıştık. Amerikan versiyonlarına dönecek olursak; aslında Samara’nın ürkütücü hikayesi ile ilgili gerçekleri her iki filmde de detayları ile öğrenmiştik. Ancak Samara efsanesini yeni ve yaratıcı bir konu ile yeniden beyazperdede görme fikri heyecan verici gelmişti.

Halka 3 filminin yönetmeni, daha önce bu klasmanda pek film yönetmemiş olan F. Javier Gutiérrez. Halka 3’ün senaryosunu Akiva Goldsman ve Jacob Aaron Estes birlikte yazmış.

Filmin başrollerinde; Julia rolünde Matilda Anna Ingrid Lutz, Holt rolünde Alex Roe, Gabriel rolünde ise daha önce Big Bang Theory ve Entourage’dan tanıdığımız Johnny Galecki bulunuyor. Ayrıca bir korku klasiği olan “The Cell” filminden beri hayranlıkla takip ettiğimiz Vincent D’Onofrio da, Burke rolü ile karşımıza çıkıyor.

Halka 3 Filmi 

Önceki Halka serilerinde karşılaştığımız ve izleyenleri yedi gün içerisinde korkunç bir ölüme sürükleyen “video kaset”, ilginç tesadüfler sonucu yeniden ortaya çıkıyor.

Filmimiz aşağıdaki videoda görebileceğiniz uçak kazası sahnesi ile başlıyor.

Meşhur video kasetimiz üniversitede öğretim görevlisi olan Gabriel’in eline tesadüfen geçer.  Video kaset ve hikayesi üzerinde araştırmalar yapan Gabriel, videoyu bir grup öğrenciye izleterek bir deney başlatır. Videoyu izleyen öğrenci grubunun arasında Holt’da yerini alır.

Videoyu kopyalayıp bir başka kişiye izletmediği takdirde bir haftalık ömrü kalacak Holt için geri sayım başlar. Günler çabuk geçer, Holt’tan bir süredir haber alamayan kız arkadaşı Julia ise endişe içinde yollara düşer. Holt’un videoyu izlemesinin üstünden 6 buçuk gün geçmiştir, ölümüne sayılı saatler kala yardımına kız arkadaşı Julia yetişir.

İki genç birlikte Samara’nın sırrını çözmek için harekete geçer. Bu macerada sadece Samara’nın değil, gizemli annesinin hikayesi de ortaya çıkmaya başlar. Holt ve Julia, kendilerini beklemedikleri bir dizi olayın içinde bulur, olaylar gelişir.

 

 

Halka 3, önceki filmlerdeki atmosferi yakalamaktan uzak olsa da Samara’nın esrarengiz hikayesi hala ilgi çekici ve izleyiciyi tedirgin etmeyi başarıyor. Oyunculuklara gelecek olursak, çok parlak olduğunu söylemek mümkün değil. Genç ve yeni jenerasyona hitap eden “çok yakışıklı ve çok güzel oyuncu” kadrosu, diğer halka filmlerine göre oldukça zayıf kalmış. Aralarındaki en tecrübeli isim olan Vincent D’Onofrio’da bu kadroya ayak uydurmuş. Filmin ikinci yarısına kadar ortalarda gözükmüyor.

 

 

Ancak tüm bunlara rağmen filmde bir çok yaratıcı ve hayal gücünüzü zorlayacak, izlediğinizde sizi şaşırtacak sahne de mevcut.

Yıllar sonra yeniden beyazperdeye taşınan Halka, eski serinin mirası üzerine kurgulanmış orta düzey bir esrarengiz gerilim filmi olmanın ötesine çıkamıyor. Ancak bu hali ile önceki Halka filmlerinden daha çok “Final Destination (Son Durak)” serisini anımsattığını söyleyebilirim.

 

Halka 3, serinin hayranlarının beklentilerini karşılamaktan oldukça uzak, öte yandan yeni jenerasyon izleyiciler üzerinde merak uyandıracağı kesin.

Ayrıca gişe başarısına göre, yeni Halka filmlerini de görme ihtimalimiz yüksek gibi duruyor.

 

Filmle ilgili bir çok viral video, ve klip yayınlandı. Bunlardan en ilginç olanı ise, 360 derece sanal gerçeklik videosu. Eğer yeterli ekipmanınız varsa, Samara ile canlı kanlı tanışabilirsiniz.

 

Halka 3 Filmi 360° Korku Sanal Gerçeklik Videosu

 

Halka 3 Filmi Fragmanı

 

İzlemeyi düşünenlere şimdiden iyi seyirler dilerim 🙋🏼

 

Filmle ilgili daha da fazla bilgi almak için yapım notlarını okuyabilirsiniz.

Halka 3 Filmi Yapım Notları

Rings 3 Filmi Yapım Notları

.

KUYUYA DÖNÜŞ

Efsaneyi duydunuz: Kaseti izlersiniz, telefon çalar ve yedi gün sonra ölürsünüz. Samara Morgan’ın intikam dolu lanetli ruhu 2002 yılından beri videolara rastlayan talihsiz meraklı ruhları mahvetti.

Yönetmen F. Javier Gutiérrez şunları söylüyor; “Halka, tamamen farklı bir korku filmi türüne kapı açan, yenilikçi bir filmdi. Gerçekten kanlı veya şiddetli bir film değildi ama her karesi korku saçıyordu.”

Gutiérrez, teknoloji ve etik ilişkisi, Samara’nın hikayesini devam ettirme kararında önemli bir rol oynadığını söylüyor.

Gutiérrez şöyle açıklıyor; “Kültür olarak videolara saplantılıyız ve onları izleme şeklimiz ilk iki Halka filminden bu yana dramatik biçimde değişti. Eskiden VHS izlemenin bir ritüeli vardı. Raftan bir kaset seçerdiniz, bazen geri sarmanız ya da ayarlama yapmanız gerekirdi. Hepsi çok zaman alırdı. Ama bugün çeşitli cihazlarda bir düğmeye basıyorsunuz ve video anında oynuyor.”

Gutiérrez şöyle devam ediyor; “Teknolojinin özünde nasıl değiştiğini, lanetin nasıl işlediğini ve nasıl yayıldığını incelemek istedim. Sadece videoları izlemek değil, kopyalarını almak ve laneti aktarmak da çok daha kolay. İki tıklamayla bir düzine kişiye gönderiyorsunuz ve onlar da bilgisayarlarında veya telefonlarında izliyorlar. Bugün ekranlar her yerde. Bu yüzden Samara’dan hiçbir zaman korunmuş olmuyorsunuz.”

Gutiérrez’in ilk filmi Before the Fall da benzer şekilde kötü bir olaya yaklaşan günleri sayan hazır bir tehlikeyi konu alıyordu. Fakat film, lanetli bir video kaset yerine üç gün sonra dünyaya son vermek üzere gelerek olan meteorla insanlığın çöküşünü inceliyordu.

Gutiérrez şöyle devam ediyor; “İyi insanların tehdit altındayken başkalarına zarar verme isteğinin korkunç bir yanı var. Samara’nın hayatta kalması, insanların laneti başkasına geçirmesine bağlı.”

Oyuncu Alex Role, filmde Holt’u canlandırıyor ve şunları söylüyor; “Javier düzgün bir sanatçı. Aynı zamanda Halka’nın çok büyük bir hayranı. Orijinal filmlerin duygusunu yakalamak için olağanüstü, korkunç görseller yaratmak için gereken ve aynı zamanda filmimize özel olan kusursuz kombinasyon da bu.  Kendisi görsel bir hikayeci ve gerilimi inşa etmek konusunda kesinlikle mükemmel. Befor the Fall, inanılmaz bir gerilimdi ve rahatsız ediciydi. Bu filme de aynı anlayışı taşımasını çok beğendim. Bu dünyaya, mitolojisine tamamen bürünmüş ve bu film için daha mükemmel bir tercih olamazdı.”

ŞEYTAN YENİDEN DOĞUYOR

Johnny Galecki şunları söylüyor; “VHS’nin ölümünü gördüğüm zaman ben de herkes gibi üzülmüştüm. Ama umut ışığı Samara’nın kimseyi öldürememesiydi.” Galecki, bir garaj satışında lanetli bir kasete rastlayan, eski video kasetlerle ilgilenen bir biyoloji profesörünü canlandırıyor. Gabriel merakı yüzünden bir gece kaseti izler ve bildik bir şifreli telefon çağrısı alır; bir kızın sesi akıldan çıkmayan sözcükleri iletir “yedi gün”.

Galecki şunları söylüyor; “Karakterim bazı sonuçlara varıyor. Gördüklerinin, bir biyolog olarak daha önce hiç kanıtlayamadığı bir şey olan ruhun kanıtı olduğuna işaret ettiğini düşünüyor.”

Gabriel kısa süre içinde kasetin içeriğini dijitale dönüştürüyor ve teorilerini test etmek için öğrencilerinden oluşan bir hedef grup oluşturuyor. “Karakterim, her öğrencisine kaseti izlettiriyor. İzlediklerinde laneti alıyorlar ve çılgınca şeyler görmeye başlıyorlar. Güvenlikleri için bir “takipçi” ayarlaması yapıyorum. Yani laneti aktarabilecekleri başka bir öğrenci buluyorum. Her şey kasetin doğasını incelemek ve hiç kimsenin zarar görmemesi üzerine tasarlanıyor. Tahmin edebileceğiniz gibi işler planlandığı gibi gitmiyor.”

Matilda Lutz, liseden yeni mezun olan ve sevgili Holt (Roe)nun okuldaki ilk birkaç haftasında kaybolan Julia’yı canlandırıyor. Lutz şöyle anlatıyor; “Julia ve Holtz’un çok güzel bir ilişkileri var. Bu yüzden sevgilisi üniversiteye gittiğinde hala konuşuyorlar ve mesajlaşıyorlar. Sevgilisi birkaç gün cevap vermeyince Matilda şüpheleniyor.”

Julia, kampüsü ziyaret ettiğinde ve Sky’ı (Aimee Teegarden) izleyerek Gabriel’in yeraltı operasyonuna ulaştığında korkularında haklı çıkıyor. Sky, kendisine Holt’u görmeye götürmeyi teklif ediyor ama önce Julia’nın bir videoyu izleyebilmesi için Sky’ın dairesine uğramaları gerekmektedir…

Teegarden şöyle anlatıyor; “Sky, Gabriel’le birlikte olan bir yüksek lisans öğrencisi. Kötü biri değil ama kaseti izlediğinin yedinci gününde ve zor bir hafta geçirmiş. Halüsinasyonlar görüyor ve büyük bir sinir krizi yaşıyor çünkü Gabriel ona bir takipçi bulmamış ve zamanı tükenmek üzere. Juia’nın kaseti izlemesini sağlayabilirse güvende olacak.”

Holt, Julia’yı tehlike hakkında uyarmak için tam vaktinde ortaya çıkıyor. Ama kendisinin de kaseti izlediğini ve bir takipçiye ihtiyacı olduğunu itiraf ediyor. Holt başka bir odada uyurken Julia fedakar bir şekilde videoyu izliyor ve bir şey keşfediyor. Artık sadece kendisinin görebildiği bazı sahneler vardır.

Julia, garip vizyonlar deneyimlemeye başlarken Holt’la birlikte laneti bozacak ipuçlarını çözmelerine yardım etmesi için Gabriel’e danışmaya gidiyorlar.

Roe şunları söylüyor; “Holt’un Gabriel’le ilişkisi karmaşık. Gabriel çok karizmatik biri ve gruba katılmayı bir onur gibi gösteriyor ama aynı zamanda Holt’la Julia’nın hayatlarını da tehlikeye atıyor. Holt, bu adamdan nefret edemiyor çünkü Gabriel, Samara’yı herkesten daha iyi anlıyor ve Julia’nın hayatını kurtarmak için en iyi şansları o.”

Lutz şunları ekliyor; “Johnny, sette çok eğlenceliydi. Kötü tercihleri beni öldürebilecek olsa da ona sinirli kalmak imkansızdı.”

Julia ve Holt’’un ipucu arayışları onları Samara’nın trajik geçmişiyle ilgili sırları barındırıyor olabilecek Washington’daki bir kırsala götürüyor. Orada görme engelli bir mezarcı olan Vincent D’Onofrio’nun Burke karakteriyle karşılaşıyorlar.

D’Onofrio şöyle aktarıyor; “Burke’ün hayatı da Samara’dan olumsuz şekilde etkilenmiş. Başta ne derece olduğunu bilmiyoruz. Ama önce yardımcı olmaya çalışsa da Julia, Burke’ün geçmişinden gömülü bırakmış olması gereken bazı şeyleri ortaya çıkarıyor.”

“D’Onofrio, görme engelli karakterin zorlayıcı rolünü hoş karşıladı. Görmek, verdiğiniz her kararın bilinçaltındaki bir parçasıdır. Göremediğinizde dünyaya farklı bir yerden yaklaşırsınız. Bu yüzden çok fazla araştırma yaptım, evde çalıştım ve tabii ki “Netflix’in Daredevil”ındaki rol arkadaşı Charlie Cox (dizide bir görme engelliyi canlandırıyor) ile notlarımı karşılaştırdım. Farklı oyuncu kaslarınızı kullanıyorsunuz ve bu benim için her zaman ilginç olmuştur.”

Roe şunları ekliyor; “Vincent’ten çok şey öğrendim. Role sadece ince ve orijinal bir yoğunluk katmakla kalmadı aynı zamanda diğer oyuncuları da son derece destekledi. Büyük oranda bir oyuncu oyuncusu tarzında ve en iyi performanslarımızı sergilememiz için bizi esinlendirdi.

Lutz şöyle anlatıyor; “Vincent’la çalışmak müthişti. Onun gibi muhteşem bir oyuncuyla çalıştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.  Onun yoğunluğu, tam da benim her sahnede ihtiyacım olan şeydi.”

GÜNEYDOĞUDAN KUZEYBATI

Prodüksiyon Tasarımcı Kevin Kavanaugh, yeni ama bildik bir Halka dünyası yaratmaktan sorumluydu. Şunları söylüyor; “İlk filmin Kuzeybatı Pasifik’te geçmesini çok sevmiştim. Bu yüzden bu sefer aksiyonu Seattle’ın dışına taşımak ve biraz daha kırsal ve banliyö havasında olmasını istedik. Filme tanıdık bir yerden giriyorsunuz. Sonra çok daha karanlık bir yere doğru, tavşan deliğine doğru gidiyorsunuz.”

Prodüksiyon Atlanta’daydı ve Kavanaugh’ın ekibine güneşli Georgia’yı yağmurlu Washington gibi gizlemek gibi zor bir iş yaratmış. “Neyse ki iki eyalet de oldukça yeşil Ama yağmurun büyük bölümünü kendimiz yapmak zorunda kaldık. Gerçek yağmurun çok fazla olmasındansa yapay yağmur olması çok daha iyi.”

Halka serisinin bilinen renk düzeni aynı kalmış ama Kavanaugh, önemli noktalara başka renkler eklemenin yollarını bulmuş.  “Önceki filmlerde çok soğuk, sessiz renkler, mavi tonları vardı. Bu yüzden biz aralara renkler ekleyerek çok daha modern bir hava kattık.”

Holt’un üniversitesinin çekildiği sahneler Emory Üniversitesi’nde bir fen binasıyla bir psikiyatr koğuşu kullanılarak çekilmiş. Kavanaugh şunları söylüyor; “Amaç Gabriel’in bu deneyleri gizli yapıyor olmasıydı. Kampüste kullanılmayan bir binanın anahtarlarını bulmuş, bir mekan kurmuş. Bu yüzden biz de Gabriel’in laboratuvarı için gerçek bir kampüsteki gerçek bir akıl hastanesini kullandık.”

Gutiérrez şunları söylüyor; “Georgia’da çalışmayı çok sevdim. Güzel olduğu kadar ürkütücü. Böyle bir film için kusursuz bir mekan.”

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir