Jojo Rabbit Filmi

Jojo Rabbit Filmi – Tavşan Jojo bu cuma vizyonda. Christine Leunens’in “Caging Skies” adlı kitabından uyarlanan, Taika Waititi tarafından yazılan ve yönetilen film hakkında merak edilenleri ve yorumumu yazımda bulabilirsiniz.

Jojo Rabbit Filmi

Thor: Ragnarok’la bir anda zirveye çıkan ve kalplerimize yerleşen Waititi, güçlü kalemini ve eşsiz bakış açısını Jojo Rabbit Filmi ile bizlere sunuyor. En iyi film, en iyi kurgu, en iyi uyarlama senaryo, en iyi yardımcı kadın oyuncu, en iyi kostüm ve en iyi prodüksiyon tasarımı dallarında Oscar adaylığı bulunan Jojo Rabbit, hem güldüren hem hüzünlendiren hem de içe dokunan etkileyici bir yapım olmuş. 10 yaşında olmasına rağmen göz kırpamayan, ayakkabılarını bağlayamayan, hayali arkadaş olarak Hitler’i seçecek kadar fanatik bir nazi hayranı olan Johannes Betzler’in gözünden 2. Dünya Savaşı dönemi Almanya’sına gittiğimiz filmin konusuna gelince. 

Film, altı dalda Oscar adayı.

Jojo Rabbit Filmi Konusu

Johannes “Jojo” Betzler (Roman Griffin Davis), annesi Rosie (Scarlett Johansson) ile Nazi Almanya’sında yaşayan küçük bir çocuktur. Babası İtalyan cephesinde görev alırken kayıplara karışan Jojo, yakın zamanda ablası Inge’yi de grip hastalığından kaybetmiştir. Dedesinin sarışın olmadığını öğrendiğinde kahrolan Jojo’nun favori arkadaşı ise onu hiç yalnız bırakmayan Hitler’dir. (Taika Waititi).

Jojo, iki numaralı en iyi arkadaşı Yorki (Archie Yates) ile Kaptan Klenzendorf’un (Sam Rockwell) yönetimindeki Hitler Gençlik eğitim kampına katılır. Fanatik bir nazi hayranı olan Jojo için bu kamp tam bir eğlence kaynağıdır. Eğitimlerin başladığı ilk gün bir tavşanı öldürmesi emredilir. O ise tavşanı serbest bırakmaya çalışır ve herkes onunla Tavşan Jojo diye alay etmeye başlar. 

Kamptan koşarak kaçan Jojo, Hitler ile kısa bir konuşma yapar ve güveni yerine gelir. Cesaretini kamptakilere ispatlamak için fırlattığı el bombası ise başına bela olur ve onu havaya uçurur. Yüzünde izler, ayağında ise aksamaya sebep olan bu patlama sonrası iyileşen Jojo, annesinin de ısrarıyla tekrar Klenzendorf’un yanına gönderilir. Jojo’nun yeni görevi ise propaganda broşürlerini duvarlara yapıştırmak ve savaş için evlerden hurda metal toplamaktır. 

Bir gün eve erken dönen Jojo, ablası Inge’nin eski sınıf arkadaşı Elsa’nın (Thomasin McKenzie) evlerinin  duvarında bulunan gizli bir bölümde yaşadığını keşfeder. Jojo bir yahudi olan Elsa’yı evinde görünce dehşete düşer ve onu Gestapo’ya teslim etmekle tehdit eder. Elsa ise bundan korkmaz ve eğer bunu yaparsa annesinin onu sakladığı için öldürüleceğini söyler. İkili aralarında bir anlaşma yapar. Jojo, Elsa’nın “Yahudi sırlarını” ifşa etmesi durumunda onu güvende tutmayı kabul eder. Elsa; zihin okuma, şeytanla anlaşma yapma, saçlarının arasında boynuz saklama, tavandan bir yarasa gibi ters sarkma gibi özelliklere sahip yahudiler konusunda Jojo’ya yardım edecek ve Klenzendorf’a sunulacak bu yararlı kitabın resimlerini çizecektir. Rutin günlük yaşam sürerken, kitabın ilk eskizleri ortaya çıkar, ikilinin arasındaki sohbet derinleşirken, olaylar gelişir. 

Komedi ve dramın çok iyi harmanlandığı film, önce bolca güldürerek başlıyor.

Jojo Rabbit Filmi Oyuncuları

İkinci Dünya Savaşı bitmeden ve Almanlar yenilgiye uğramadan birkaç ay öncesine odaklanan, Christine Leunens’in “Caging Skies” adlı kitabından uyarlanan yapım, savaş gibi trajik bir konuyu bambaşka bir bakış açısıyla insanın içine işliyor. Bunda en büyük pay hiç kuşkusuz Taika Waititi’nin benzersiz dokunuşu ile ilgili. Adolf Hitler’i bir komedi aracına dönüştüren, filmi izleyenleri ise bir çocuğun gerçek dünya ile hayal dünyası arasında kurduğu kırılgan köprüden geçiren Waititi, tüm duyguları tek bir filmde yaşatmayı başarıyor. 

Komedi ve dramın çok iyi harmanlandığı film, önce bolca güldürerek başlıyor. Ardından güleriz ağlanacak halimize deyip dram ve diğer tüm tuhaflıkları sıralıyor. Tüm bunları bir buhran yaşatarak yapmak yerine, çok başarılı ve keyifli diyaloglarla süslüyor. Denge öyle iyi ayarlanmış ki, tüm izleme boyunca duygudan duyguya koşabiliyoruz. Dünyayı anlamlandırmaya çalışırken 10 yaşında olmakla 40 yaşında olmak arasında bir fark olmadığını görmek ise yaralıyor. 

Filmin yıldızı Roman Griffin Davis’in ilk oyunculuk denemesi olduğuna inanmak güç. 10 yaşındaki bir çocuğun enerjisini, duygusunu her sahnede bizlere geçiriyor. İkinci en iyi arkadaşı Yorki’yi canlandıran Archie Yates’de keza aynı şekilde. Jojo’yla zekasını kullanarak iletişim kuran ve onun görmek istediği Yahudi portresini sunan Thomasin McKenzie’de başarılı oyunculuğu ile göz dolduruyor.

Oğlunun bir sheetler olmasına rağmen, tüm yaşanan vahşetin farkında vararak savaşın karşısında mümkün olduğunca dimdik durmayı başaran Rosie rolüyle Scarlett Johansson ise tüm yıla damgasını vuran oyunculuğu ile kalplerimizi titretiyor. Marriage Story ve Jojo Rabbit filmi ile bu yılın en başarılı kadın oyuncusu olduğuna hiç kuşku yok. Trip atan, kapris yapan, unicorn yiyen Hitler rolüyle Taika Waititi, Kaptan Klenzendorf’u canlandıran Sam Rockwell’i de unutmamak lazım. Sinematografisi, hikaye anlatımı, oyunculukları ve diyalogları ile yılın en başarılı filmlerinden birini izleten Taika Waititi’ye şapka çıkarmak lazım. 

Şimdiden hepinize iyi seyirler dilerim.

Jojo Rabbit Filmi Fragmanı

  1 Yorum

  1. Pingback: Ocak 2020 Filmleri - Fundalina

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir