Ağustos ayında listeme alıp, henüz izleme fırsatı bulduğum “Ölümcül Oyuncaklar: Kemikler Şehri & The Mortal Instruments: City of Bones” sıkılmadan izleyebileceğiniz ancak fazla beklenti içerisinde de olmamanız gereken fantastik bir gençlik filmi.
Cassandra Clare’ın “Kemikler Şehri – Ölümcül Oyuncaklar” serisinden uyarlanan film, sihirli kupayı ele geçirmek için kıyasıya mücadele eden İblisler ve İblis Avcıları arasındaki savaşı anlatıyor.
Gelelim filmimizin konusuna;
Gizli güçlere sahip olduğunu bilmeden genç bir kız olan Clary (Lily Collins), annesinin üzerine fazla düşmesinden sıkılan bir ergen. Oysa annesi, kızının çizdiği semboller yüzünden tedirgin. Kimsenin görmediği kişileri ve sembolleri gören Clary, akşam arkadaşı Simon (Robert Sheehan) ile gittiği gece kulübünde bir cinayete şahit oluyor ve hayatı değişiyor. Ertesi gün semboller çizip duvarına astığı odasında uyanan Clary, bir gece önce şahit olduğu cinayeti işleyen Jace (Jamie Campbell Bower) ‘ın peşinde olduğunu görüyor ve panikliyor. Bu sırada annesi ise evde saldırıya uğruyor ve esrarengiz bir biçimde ortadan kayboluyor. Katil olduğu için kaçtığı ancak kötülerin düşmanı bir iblis avcısı olduğunu öğrendiği Jace ise onu koruması altına alıyor ve hikayemiz gelişiyor.
Clary, aniden ortadan kaybolan annesinin de bir zamanlar iblis avcısı olduğunu öğreniyor. Herkesin peşinde olduğu sihirli kupayı bulmak için, kendisini kötü güçlere karşı koruyan iblis avcılarına katılan Clary, acaba başarılı olacak ve annesini bulabilecek mi dersiniz?

Harald Zwart’ın yönettiği 130 dakik süren, ancak uzun süresine rağmen sıkılmadan izlenebilen filmimizde; vampirler, kurtadamlar, karanlık güçler, ensest aşk, pıt diye sembol şeklinde hemen kazınan dövmeler, acayip silahlar karşımıza çıkıyor. Kurgusunun idare ettiği, mekanlar ve sanat yönetimi konusuna iddialı olan film, Twilight’ın gölgesinde ancak oyunculuklar açısından (kadro sağlam olmasına rağmen) vasat bir görüntü sunuyor.
Oyuncu kadrosundaki Lily Collins’i “Pamuk Prenses’in Maceraları : Ayna Ayna Söyle Bana” dan hatırlıyoruz. Jamie Campbell Bower ise Twilight serisinin bazı bölümlerinde yer almıştı. Diğer rollerde Lena Headey, Jared Haris ve Jonathan Rhys Meyers’ın da bulunduğunu belirtiyor, özellikle Twilight hayranları için hoş bir seyirlik olabileceğini düşünüyorum. Bu tür filmleri sevenler için, az konuşulan ama benim çok beğendiğim Beautiful Creatures’ı izlemenizi tavsiye ederim 🙂




