Türkiye’de Mobil Gelişim

2020 Yılında dünya nüfusunun %70’i akıllı telefon kullanıcısı olacak. Mobil, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla yükseliyor.

Türkiye, dünyada mobil üzerinden en çok alışveriş yapan üçüncü ülke, mobil ve internet kullanım açısından da (OECD’ye göre) 2. sıradayız. Mobilin yükselişinde özel çalışmalar yapan ve öncü rol oynayan şirketlerin payı büyük. Gelişimin ötesini düşünen ve geleceği kurgulayan bu şirketlerden biri de IBM.

Yakın zaman önce tanışma fırsatı bulduğum IBM Genel Müdür Yardımcısı ve Ekosistem Bölüm Müdürü Jale Akyel ile gerçekleştirdiğim sohbete ait notlarımı aşağıda okuyabilirsiniz.

 

 

İş gücünüzü mobil çağa nasıl hazırlayacaksınız?

“Mobil” hale gelen ürün ve hizmetlerin sayısı hızla artarken, Türkiye’de her şirketin organik mobil geliştirme ve yönetim becerilerini personeline kazandırması gerekiyor. Bunu yapmak için şirketlerin gerekli mobil becerilerini tanımlama biçimlerini yalnızca kod yazma becerisi açısından değil, aynı zamanda yönetim ve diğer teknolojilerle (bulut ve analitik gibi) bütünleştirme açısından ve mobil gelişmeye devam ederken yeni en iyi uygulamalara ve platformlara sürekli olarak uyum sağlayabilme açısından yeniden değerlendirmeli.

Bağımsız pazarlardaki eksikliklerin giderilmesi için diğer ülkelerden yetenek transferi de yalnızca kısa vadeli bir çözüm teşkil ediyor. Sürdürülebilir büyüme için şirketlerin odak noktalarını yalnızca kodlama ve geliştirici yetenekleri ile sınırlamadan, kendi bünyelerindeki mobil ve yazılım geliştirme becerilerinden yararlanmaya başlamalı. Uygulamaları kesintisiz bir şekilde mobil aygıtlara taşıyan istikrarlı bir üretim hattının oluşturulması da mobil yönetimi ve stratejisi uzmanlığının geliştirilmesini gerektiriyor.

Şirketler, kendi bünyelerinde mobil ve yazılım geliştirmeye öncelik verilmesi konusunda farklı hazırlık seviyelerinde bulunuyor. Bazıları geçişe karşı direnirken, bazıları ise “düğmeyi açmak” için gerekli kaynaklara sahip değil. İş gücü giderek mobil hale gelirken, kuruluşlar da geride kalma riskiyle karşılaşmamak için kendilerini dönüştürmek zorunda kalıyor.

 

IBM_Mobilin_Gelecegi2

Peki, işletmeler mobilin geliştirilmesi ve yönetilmesi için gerekli olan becerilere sahip olduklarından nasıl emin olabilir?

Mobil uygulamalar, insanların üretkenliğini artırır, işbirliğine olanak sağlar ve inovasyonun, kişiselleştirmenin ve katma değerin artırılmasına yardımcı olur. Bu durum, kurumsal mobil uygulama alanında en iyi şekilde görülebilir.

İleri görüşlü yöneticiler, bu alandaki büyük fırsatı görüyor ve mobili iş yapma biçimlerinin temel bileşeni haline getirmenin yollarını arıyor. Kurumsal mobil uygulamalar, ister Türkiye’de ister diğer gelişmekte olan ekonomilerde, önemli ölçüde büyüme kaydetmek için uygun durumda bulunuyor. Son yıllarda Türkiye’nin mobil uygulama pazarında gösterdiği büyüme, araştırma raporlarına da yansıyor. Türkiye, Doğu Asya bölgesi dışında en hızlı gelişen dört uygulama pazarından biri olurken, en hızlı büyüyen pazarlar arasında Türkiye yüzde 54’lük büyüme oranıyla 9. sırada yer alıyor.

Bazı ülkeler, altta yatan ekonomik kalkınmayı desteklemek için mobil geliştirmenin potansiyelinden yararlanmaya başladı bile. Örneğin Mısır’da, kurumsal uygulamalar geliştiren 100’den fazla yazılım firması bulunuyor, bunların çoğu ağırlıklı olarak mobile yönelik ve IBM ile Mısır İletişim ve BT Bakanlığı arasındaki ortaklık kapsamında finansman ve rehberlik ile destekleniyor.

Bankacılık, sağlık hizmetleri ve devlet sektörlerinin tamamı, daha fazla taşınabilirlik elde etmek için önemli atılımlar gerçekleştirdi. Ancak tüm sektörler çapındaki geliştiricilerin ve işletmelerin, özellikle yeni nesil çalışanların ve son kullanıcıların aradığı kuruluşlar haline gelmek için bu kurumsal değişimi göz önünde bulundurması gerekiyor.

Ancak işletmelerin sadece uygulama geliştirmesi ve devreye alması yeterli değil. Taşınabilirlik, gerçek anlamda mobil olanakları barındıran ve destekleyen “Dört Sütunun”, bir başka deyişle bulut, güvenlik, Büyük Veri ve analitiğin kurulması anlamına geliyor. Mobil uygulamanın nerede yaşadığını, nasıl bağlandığını ve verileri nasıl anladığını bilmek de ne yaptığını anlamak kadar önem taşıyor. Teknik uzmanlara danışmak, iş liderlerinin uygulama geliştirme yönetiminin ve stratejisinin oluşturulmasına ve aynı zamanda tamamlayıcı teknolojilerle bütünleştirmeye yön vermelerine yardımcı olabiliyor.

 

IBM_Mobilin_Gelecegi3 

Küresel bazda yaklaşımlarınız neler?

İşletmeler, mobil geliştirme becerilerini artırırken, küresel düşünmek zorundalar. Günümüzün birbiriyle bağlantılı toplumunda, geliştiriciler yalnızca kendi işletmeleri veya ülkeleri için uygulama üretmiyor. Türkiye’de geliştirilen bir uygulama, özellikle giderek artan sayıdaki açık veri girişimlerinin daha fazla işbirliğini ve bütünleşmeyi teşvik etmesiyle birlikte, Silikon Vadisinin de dikkatini çekebiliyor. Bir ülkedeki geliştiricilerin özellikle diğer ülkeler için uygulama ve çözüm ürettiği örneklerin sayısı giderek artıyor. Bir örnek olarak, IBM’in her yıl düzenlediği SmartCamp etkinliği birincilerinden Sentio Inter Milan’a spor analitiği ile çözümler sunuyor.

Kodun ötesini düşünmek ve açık kaynak platformlarından yararlanmak, geliştiricilerin geleceğin yaratılmasına katkı sağlamasına imkan tanıyor – fikirlerini hayata geçirmek için gerekli olan hizmetleri, çalıştırma zamanlarını ve altyapıyı sunuyor. Sayıları giderek artan ve startup’lardan oluşan gruplar; hızlı, sınır aşırı ölçeklenebilirliğin temellerini oluşturmak için açık kaynak mobil ve bulut platformlarına öncelik veriyor. IBM SmartCamp finalisti Positive Energy, enerji kullanımını izleme ve kullanıcı alışkanlıklarını değiştirme konusunda çözüm üretiyor. Positive Energy Luksemburg Clean Tech Teknoparkı’na kabul edildi ve çözümlerini diğer ülkelere taşıyor.

Esnek ve deneysel bir ortam, geliştirme sürecini hızlandırıyor ve uygulama geliştiricilerin yeni yetenekleri verimli bir şekilde test etmesine imkan tanıyor. Bu, inovasyonun ve büyümenin katlanarak artmasına olanak sağlayan bir sürekli öğrenme çevrimi oluşturuyor. Kuruluşların ve geliştiricilerin, projeleri bir uygulama mağazasına ulaştıktan sonra artık dünya çapında rekabet etmeye başladıklarını unutmamaları ve potansiyel olarak küresel ölçekteki talebi yönetmek için gerekli becerilere ve altyapıya sahip olmaları gerekiyor.

 

IBM_Mobilin_Gelecegi4

Mobil eğitim konusunda neler düşünüyorsunuz?

Şirket bünyesindeki uygulama geliştirme ekiplerini güçlendirmek isteyen işletmelerin, özellikle de genç, teknoloji bilgisi yüksek çalışanların doğal olarak sahip olduğu taşınabilirlikten yararlanmak için resmi eğitim programlarını da göz önünde bulundurması gerekiyor. Türkiye’de çalışan nüfusun tüm nüfusa oranın 2020 yılında yüzde 68’le en yüksek değeri bulması bekleniyor. Bu yeni çalışanların büyük bölümü mobil aygıtlarla birlikte büyümüş olacak ve bu aygıtların olanak sağladığı fazlasıyla esnek ve her zaman etkin çalışma biçimi doğrultusunda çalışmayı bekleyecekler. Bu da özellikle mobil ve bulut alanlarındaki ve bu teknolojilerin kesiştiği noktalardaki beceri eksikliklerini kapatmaya yönelik girişimleri desteklemeyi işletmeler için kritik hale getiriyor.

Kuruluşların mobil için yeni beceriler edinmeye ve mevcut becerilerini yenilemeye yönelik anlık bir yaklaşım benimseme lüksü bulunmuyor. Bireylerin üretkenliğinin ve inovasyonun artırılması için mobilin nasıl kullanılacağına yönelik açık ve pratik eğitim sağlayan, titiz yöntemlere odaklanmaları gerekiyor.

Kuruluşlar, bu yükselen yıldızları yukarıya doğru giderken yakalayarak ve anlamlı, işe odaklı yetenek geliştirme olanağı sunarak, çalışanlarının bugünün iş hedeflerine ulaşmak için gerekli becerilere sahip olduğundan emin olabilir ve aynı zamanda gelecekteki büyüme için güçlü bir temel oluşturabilir.

Her dönüşünde kendisini yeniden icat eden bir tekerlek gibi olan teknoloji, her dönüşünde daha da hızlanıyor. İşletmelerin de rekabet avantajı elde etmek veya mevcut avantajlarını sürdürmek için kendilerini bu yönde yeniden tanımlaması gerekiyor.

Diğerlerinin ilerisinde olmaya devam etmek, sürekli öğrenmeyi gerektiriyor ve şu anda mobil alanında lider olanlar bile, sürekli öğrenme olmadan liderliğini uzun süre sürdüremeyebiliyor. Geliştiricilerin ve kuruluşların bu öğrenme sürecini benimsemesi ve mobil ile Büyük Veri, analitik, güvenlik ve Bulut dahil olmak üzere diğer kritik alanlar arasındaki karmaşık ilişkileri araştırmaya başlaması gerekiyor.

 

Sayın Akyel’e verdiği değerli bilgiler için teşekkür eder, fayda görmenizi dilerim 🙂

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir