Yırtıcı Kuşlar Filmi

Yırtıcı Kuşlar Filmi – Yırtıcı Kuşlar (ve Muhteşem Harley Quinn) yarın vizyonda. Suicide Squad sonrası büyük ilgi gören Harley Quinn’i merkezine alan film hakkında merak edilenleri ve yorumumu yazımda bulabilirsiniz.

Yırtıcı Kuşlar Filmi

Suicide Squad”ın devamı niteliğindeki “Yırtıcı Kuşlar”, en popüler karakterlerden biri olan Harley Quinn’i merkezine alıyor. Joker ile ayrılan Harley’in Gotham şehrine geri dönüşünü ve Gotham’ın yeni kötüleri ile yüzleşmesini anlatan film, aksiyon sahneleri ve eğlenceli akışı sebebiyle izlenmeye değer. 

Yırtıcı Kuşlar Filmi Konusu

Film açılışını renkli bir animasyon eşliğinde karakterimizi tanıtarak başlıyor. Zor bir çocukluk geçiren Harley (Margot Robbie) yetiştirme yurdu, koruyucu aileler derken psikiyatri eğitimi alarak doktor oluyor. Ardından suç prensi Joker ile tanışıyor ve kendisini kaybediyor. Her başarılı erkeğin ardında huysuz bir kadın vardır diyen Harley, Joker’den ayrılarak yeni biri olmaya karar veriyor. 

Gotham şehrine geri dönen Harley, Joker’in yokluğunda suçlu sayısı oldukça arttığını ve şehrin yeni kötülerinin, yerlerini çoktan kaptığını görüyor. Öte yandan Joker’e olan saygı kaldığı yerden sürüyor. Harley’de bundan faydalanmak için Joker’den ayrıldığını kimseye söylemiyor. Çok içtiği bir akşam Joker’e olan aşkı depreşiyor ve ACE endüstriyi havaya uçuruyor. 

Tüm bunlar olup biterken şehrin farklı bir köşesinde dört adam bir restoranda öldürülüyor. Olay yerini incelemeye gelen Dedektif Renee Montaya (Rosie Perez), tam o sırada gökyüzünde beliren patlamayı görünce Joker ve Harley nihayet ayrılmış diyor. 

Yırtıcı Kuşlar (ve Muhteşem Harley Quinn – Birds of Prey (And the Fantabulous Emancipation of One Harley Quinn

Patlamanın ardından bu ayrılığı tahmin edenlerin sayısı artıyor ve Harley Quinn, tüm dikkatler ile birlikte geçmişte işlediği suçlar sebebiyle edindiği düşmanları üzerine çekiyor. İntikam isteyen bir şehir dolusu kötüye karşı tek başına ayakta kalmaya çalışan Quinn’in ilk peşine düşen, Gotham’ın azılı suçlusu Roman Sionis / Black Mask (Ewan McGregor) oluyor. Yüz derisi soymayı kendisine imza edinen ve Gotham’ın en zengin ailelerinden birine mensup olan Roman, çevirdiği illegal işlerle şehre sürekli zarar verdiği için aynı zamanda Batman’in azılı düşmanlarından biri olarak biliniyor. 

Roman Sionis / Black Mask, zorla ele geçirdiği Bertinelli elmasını küçük hırsız Cassandra’ya (Ella Jay Basco) kaptırdığı için öfkeden çıldırıyor. Joker ve Harley’in ayrıldığını öğrenince ise keyifleniyor. Bir zamanlar aşık olduğu Harley’in peşine adamlarını yolluyor. Joker’in korumasından mahrum ve bir başına kalan Harley, Roman Sionis’in hedef tahtası olmaktan özel bir anlaşma yaparak sıyrılıyor. 

Gotham’da adalet peşinde çırpınan bir grup kadınla yolu kesişen Harley, ortak düşmanları Black Mask’ın zorbalıklarına karşı çıkmak için güç birliği yapmaya karar verirken olaylar gelişiyor.

Yırtıcı Kuşlar Filmi Oyuncuları

Yırtıcı Kuşlar Filmi Oyuncuları

Yırtıcı Kuşlar (ve Muhteşem Harley Quinn) filminin yönetmen koltuğunda Cathy Yan bulunuyor. Kariyerinde pek çok kısa film bulunan Cathy Yan’ın bu ikinci uzun metrajlı çalışması. Senaryo ise Christina Hodson’ı teslim edilmiş. Yönetmeninden senaristine oyuncularından müzisyen ve yapımcılarına kadar tüm yapımda kadınların imzası var. 

Filmin yönetmeni Cathy Yan, DC evreni için film çeken ilk Asya kökenli kadın yönetmen. Hatırlayacağınız gibi, DC Sinematik Evreni’nde Wonder Woman’ı da Patty Jenkins yönetmiş ve tarihe geçmişti. 

Cathy Yan, karakteri işlerken ilk olarak Suicide Squad filminde Harley Quinn karakterinin cinsel bir obje olarak sunulduğunu düşünerek kostümde değişiklikliğe gitmiş. İkinci dokunuşu da Joker’siz bir Harley Quinn’i “tam da sevdiği adamdan ayrılmış kızgın ve kırgın bir kadın olarak” filmin merkezine yerleştirmiş. Çizgi romanlarda, Harley Quinn’i sadece Joker ile birlikteyken değil, tek başına veya başka gruplarla birlikte maceralara atılırken gördüğümüzü mutlaka hatırlarsınız. Her ne kadar çizgi romanların orijinal halinde “Yırtıcı Kuşlar” grubunun başında Batgirl olsa bile, bu bakış açısı bence kötü olmamış. 

Filmin genelinde sağlam aksiyon sahneler izliyoruz. Nefis müziklerin eşlik ettiği keyifle izlenen sahneler bunlar. Öte yandan sertlik olarak rahatsız etmiyor, çılgın bir tatmin duygusu da yaşatmıyor. Bu açıdan Suicide Squad veya Deadpool kadar sert bir izleme sunmuyor. Harley Quinn en nihayetinde bir süper kahraman değil. Gotham’ın en gözde sosyopatı, çılgın, güçlü, renkli ve acımasız bir kadın. Film açılışını tam da böyle yapıyor, ancak ilerleyen sahnelerde izlediğimiz Harley Quinn’in Suicide Squad’daki o güçlü ve çılgın karakterle pek ilgisi yok. Açıkçası ben bu halini fazla sakin buldum. Margot Robbie’nin Suicide Squad’da gözleri ile ateş eden tavırlarını ve bakışlarını aradım.

Gelelim Yırtıcı Kuşlar ekibine. Ekibimizin ilk üyesi eli uzun ve Batgirl’in başka bir versiyonu olan Cassandra Cain karakteri. Hikayeye fazla etkisi olmayan bu karakter Ella Jay Basco’ta teslim edilmiş. Ekibin bir diğer üyesi ise Huntress. İyi bir nişancı olan karakteri Mary Elizabeth Winstead canlandırıyor. Elinden arbalet düşmeyen Huntress’ın hikayesine “minik bile olsa” anlatımda yer verilmiş. Yaşı ilerlediği halde üstleri tarafından engellendiği için bir türlü yükselemeyen Dedektif Renee Montaya rolünde Rosie Perez’i izliyoruz. En akılda kalan ekip üyesi ise Black Canary. Black Canary, bir Meta-insan ve özel gücü ise çok yüksek desibele çıkan özel bir çığlık atabilmesi ile ilgili. Tek süper kahraman özelliği olan Black Canary karakterini Jurnee Smollett-Bell canlandırıyor. Black Canary, neredeyse Harley Quinn kadar baskın ve güçlü bir karakter. Jurnee Smollett-Bell bu karakterin hakkını veriyor ve pek çok sahnede Margot Robbie’den rol çalıyor. 

Margot Robbie’nin Suicide Squad’da gözleri ile ateş eden tavırlarını ve bakışlarını aradım.

Filmde eksikliğini duyduğum şey ise kötü adam. Ewan McGregor öyle silik bir Roman Sionis / Black Mask karakteri sergiliyor ki bana göre dillere destan. Bu kadar kadının ortak nefretini kazanmış bir karakter çok daha iyi işlenebilirdi diye düşünüyorum. Roman Sionis’im yardımcısı Victor Zsasz rolüyle Chris Messina çok daha akılda kalıcıydı. Bunun dışında filmde aklımda kalan bir sürü sahne var ama bunların geneline Harley Quinn’in ve Black Canary’nin bireysel performansları var. Genel olarak film, her ne kadar tıkır tıkır işleyen, aksiyonu dinmeyen bir film olsa bile bir bütün olarak hikayesi ve anlatımı ortalama kalıyor. Filmde Harley’in sevimli evcilleri lağım faresi ve sırtlan da unutulmamış. İsimleri de Bruce ve Wayne. 

Sonuç olarak Yırtıcı Kuşlar (ve Muhteşem Harley Quinn – Birds of Prey (And the Fantabulous Emancipation of One Harley Quinn, iyi bir aksiyon olmuş ama yüksek beklenti ile izlenmemesi gerekiyor. 

Harley Quinn “Yırtıcı Kuşlar”ın devamının “Gotham City Sirens” adıyla çekilmesi planlanıyor. Bu devam filminin, DC Sinematik Evreni’nde geçen ilk +18 yaş sınırlı film olması bekleniyor. Bekleyip, görelim. Şimdiden hepinize iyi seyirler dilerim.

Yırtıcı Kuşlar Filmi Fragmanı

  1 Yorum

  1. Pingback: Şubat 2020 Filmleri - Fundalina

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir