Merhaba! Adım Bond… James Bond…
Her Bond filminin en önemli klişelerinden olan bu replik, şimdi de yepyeni 007 filmi Spectre ile karşımızda. Warner Bros Türkiye basın gösterimi ile izleme olanağı bulduğum film, özlediğimiz türden sıkı bir James Bond filmi olmuş.
Film, kısa süre önce üçüncü Bond filmini de (Bond 25) yöneteceği açıklanan Sam Mendes’in Skyfall’dan sonraki ikinci Bond filmi.

Yönetmenin ustalığını ortaya çıkardığı “dakikalar süren nefis bir tek plan sahne” ile açılan Spectre’de aksiyon hemen başlıyor. Filmin açılış sahnesini dikkatli izlemek lazım, gelen söylentilere göre bu sahneyi daha uzun tutmak isteyen yönetmen helikopter sahnelerinin zorluğu yüzünden kısa tutmak zorunda kalmış.
Hızlı açılışın ardından, her Bond filminin bir başka klişesi olan efsanevi jeneriklere bu kez harika bir Bond şarkısı ortaya çıkaran Sam Smith’in manidar Writings on the wall çalışması eşliğinde tanık oluyoruz. Bir video klip tadındaki jenerik için gerçekten oldukça özenilmiş, en az Girl With The Dragon Tattoo filminin açılışı kadar etkileyici olduğunun altını çizmek lazım.
[youtube id=”8jzDnsjYv9A” align=”center” mode=”normal” autoplay=”no” maxwidth=”720″]

Spectre Filminin Konusu
Kahramanımız bu filmde de yine dünyayı kötülerin eline bırakmamakta kararlı ve cesur. Spectre adındaki gizli ve kötülük dolu bir örgütün planlarını ortaya çıkarıp yok etmek için çabalayan Bond, aynı zamanda geçmişi ile ilgili bazı detaylarla da yüzleşiyor. Bir bond filmi için oldukça güncel ve fena olmayan bir konuya sahip olan Spectre baştan sonra sürükleyici bir akışa sahip.

Yeni bond filmleri tarihteki örneklerine göre daha gerçekçi ve güncel konuları ele alıyor. Ancak gene de orijinal konu bulabilmenin sıkıntıları zaman zaman filmlere de yansıyor. Roger Moore zamanlarındaki Moonraker gibi biraz fantastik konu ve mekanlara kayılsa fena olmaz mı diye düşüncelere dalsak da, günümüzün modern James Bond (Daniel Craig) karakterinin karizmasını bir astronot elbisesi giydirip Ay’a yollayarak çizdirmek de hiç olası değil elbette.
[accordion][accordion-group title=”Sony Pictures Mexico Tarafından yayınlanan 007 Spectre Albümünü buraya tıklayarak dinleyebilirsiniz!”]
[/accordion-group]
[/accordion]
Spectre’ye dönecek olursak oyunculuklar gayet yerinde. Sam Mendes’in eli iyice Bond filmlerine alışmış duruyor ki, kendisi ve ekibinin oldukça iyi bir kadraj ile görsel yönetime sahip olduğunu söylemek mümkün…

Spectre Filmi Oyuncu Kadrosu
Daniel Craig “Sarışın Bond olur mu yahu?!!” diyenlere inat seriyi gayet karizmatik ve açıkçası çok iyi götürüyor. Christoph Waltz kendine biçilen rolün altından eksiksiz kalkmış, fazlasını beklemek haksızlık olurdu. Mission: Impossible – Ghost Protocol, The Grand Budapest Hotel gibi filmlerden tanıdığımız Léa Seydoux daha olgunlaşmış yaşı ve oyunu ile iyi bir Bond kızı profili oluşturmuş. Oldukça kısa bir rolde yer alan Monica Bellucci ise kariyerinde bir Bond filminde de yer almış olmak için filme girmiş gibi durmuş ne yazık ki. Bir cümle de daha önce Guardian of Galaxy ile sevgimizi kazanan Dave Bautista için. Bir kelimelik repliğinin arkasında rolünü güzel kıvırmış! Yakında bu tip filmlerin aranan karakteri olabilir.
[pullquote align=”right”]Beyazperde sizin için en çok hatırlanan 10 Bond Güzeli’ni derlemiş![/pullquote]
Skyfall güzel ancak bir Bond filmine göre nispeten durgun bir yapımdı. Aksiyon madalyasını geri alan Spectre’de göze batan hoşluklardan biri de geçmiş Bond filmlerine yapılan ufak göndermeler. Bu sebeple sahneleri biraz daha dikkatli izlemeniz keyfinizi artıracaktır.

Yeni Bond filminde C, Q, M, Moneypenny gibi son filmlerde arka planda kalan karakterlerin biraz daha işin içinde olması meraklıları için güzel ayrıntılar olmuş.
Sonuç olarak Spectre o beklenen, özlenen sıkı Bond filmlerinden biri olmayı fazlası ile başarmış, size heyecanlı, keyifli ve hareketli 148 dakika vadediyor.
Şimdiden hepinize keyifli seyirler dilerim 🙂
Spectre Filmi Fragmanı
[youtube id=”z4UDNzXD3qA” align=”center” mode=”normal” autoplay=”no” maxwidth=”720″]



