Digital Age Summit 2018’in Ardından

Digital Age Summit 2018’in ardından neler oldu neler.

Gelin sizi #DASummit18’e götüreyim.

Bu yıl 12’nci defa düzenlen konferansta aldığım notları sizin için derledim.

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Artık geleneksel hale geldiği üzere Serdar Kuzuloğlu’nun sunuculuğunda gerçekleşen zirvede, dijitalleşme, teknolojik gelişim ve yeni iş modellerinin etkileri ‘güven’ teması çerçevesinde ele alındı.

Etkinliğin tümünü Atik Paşa Salonu üzerinden takip ettim. Bu sebeple aldığım notları buradaki konuşmalar üzerinden derleyebiliyorum. Hazırsanız başlayalım.

 

Digital Age Summit 2018’de Neler Konuşuldu?

“Güven” konusunun gittikçe daha da önemli bir hale gelecek.

Serdar Kuzuloğlu açılış konuşmasında, “Güven” konusunun gittikçe daha da önemli olduğuna dair tespitlerini bizlerle paylaştı ve konferansa tema olarak “Güven” konusunu önerdiğini belirtti.

 

 

Yıllar içerisinde şekillenen dijital dünyanın istismar ve kandırılmaya açık bir ortam olduğunu yaşayarak öğrendiğimizi söyledi ve ekledi “ Güven algoritmalarının kurgulandığı bir yaşamın içerisindeyiz. Yorumlar hayatımızın akışını ve  aldığımız kararları değiştiriyor. Gelecek puan sistemi zerine kurgulu. Çin’de bu benimsenen bir strateji haline geldi. Kripto paralar ve blockchain teknolojileri güven sistemi üzerine kurulu. İnsanlar hiç tanımadıkları insanlara evini açtığı günlerde yaşıyoruz. Güvenin seçimlere etkisini daha yeni gördük. İnternet üzerinden sahte haber yayan bir kişi günümüzde ilk defa hapis cezası aldı. Konferansın programı tam da tüm tüm bu kavramların bir bileşkesini oluşturuyor” dedi.

 

Dış etkinlikler ve diğer salonların programını da hatırlatan Kuzuloğlu, ilk konuşmacıyı sahneye davet etti.

 

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Türkiye İş Bankası Bireysel Bankacılık Pazarlama Müdürü Burak Sezercan

İlk olarak Türkiye İş Bankası Bireysel Bankacılık Pazarlama Müdürü Burak Sezercan’ı dinledik.

 

 

Sezercan konuşmasının başında “Güven” kavramı tamamen insan doğasıyla ilgili olduğunu belirterek, günümüz teknolojilerinin etkisiyle değişen bu kavramı irdeledi. İçinde bulunduğumuz dünyada aracısızlığın yükselişine dikkat çeken Sezercan, dijitalleşme çağında aracısızlaşmayı “mesafelerin daralması” olarak tanımladıklarını belirtti. Bir bankanın müşterilerine bize güvenin demesinin büyük bir yanılgı olduğunu ifade eden Sezercan, müşterinin her karar alma anında kusursuz bir müşteri deneyimi yaşattıklarını, çağın birinci önceliğinin bu olduğuna inandıklarını söyledi ve ekledi; “Teknoloji gelişirken ve değişirken dijital dönüşüm kaçınılmaz. Güven olmadan ilişkiler sürdürülebilir hale gelmiyor.

 

 

İçinde bulunduğumuz dijital dönüşümde aracılık kavramı, aracızsızlaşmaya doğru ilerliyor. Bir ürünü ve hizmeti üreten insanlar arasında mesafe olarak kurumlar ve kuruluşlar var. Analitik veriler sayesinde günümüzde güven, soyut olmaktan çıkıp somut bir şekilde karşımıza çıkabiliyor. Biz banka olarak müşteri deneyimini odağımıza almamız ve onlara kusursuz müşteri deneyimini yaşatmamız gerekiyor.

 

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Zihin Dengesi ile Erhan Ali Yılmaz

“Zihin Dengesi” başlığıyla Sağlık Hareketi Uzmanı  Erhan Ali Yılmaz, Dünyadaki zihinsel sağlık en önemli sağlık sorunu haline geldi. Bunun düzeltmenin yolları var dedi ve Mindfulness kavramına dikkat çekti. . Mindfulness’ı “niyetinizi, dikkatinizi, tavrınızı tek bir doğrultuda tutarlı yapmak demek” olarak açıklayan Yılmaz, kim olduğumuzu ve amacımız ne olduğunu hatırlatmak için bize egzersiz yaptırdı.

 

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Oyunların dünyayı daha iyi bir yer haline getirme gücü var.

ABD merkezli dijital medya ve yapımcılık şirketi Power Play’in CEO’su Asi Burak Video Oyunları Dünyayı Kurtarabilir mi?” başlıklı konuşması ile sahnedeydi.

 

“Video oyunları etkileşimlidir ve size geri bildirimde bulunur. Cihazlarla iletişim kurmanızı olanaklı kılar” diyen Asi Burak, yaşam öyküsü eşliğinde örneklerle nelerden ilham aldığını bizlerle paylaştı. İsrail’de askerlik yaptığı dönemde barışı vurgulayan bir oyun yapmaya karar veren Burak, her iki taraftan da olaylara bakış açısı kazandıracak bir oyun kurgulamış. Bu oyun dünyada İngilizce, Arapça ve İbranice dilinde olan tek oyun olmuş. Oyuncuların bölge ile empati kurmasına olanak sağlayan bu oyun tüm dünyada büyük ses getirmiş. Sanal gerçekliğin bir empati motoru olarak kullanımı ile ilgili güncel örnekler paylaşan Burak, oyunların tıpkı kitap ve filmler gibi dünyayı daha iyi bir yer haline getirebileceğine ve empatiyi artıracağına inanıyor. Dijital ilaçlar, sanal gerçeklik örnekleri ve eSpor müsabakalarına dair örneklerde paylaşan Burak, oyunun onu hayata geçiren kişinin mesajıyla uyumlu olmalısı gerektiğini söyledi. eSpor’a ilginin ileride daha da artacağını belirti ve ekledi;  “Oyun, onu hayata geçiren kişinin mesajıyla uyumlu olmalı. Vereceğiniz mesaj ise, yazılı veya zorunlu olmamalı. Toplumsal etki açısından başarılı bir oyun; araştırmaya, keşfetmeye izin vermeli ve belirli bir esnekliği mümkün kılmalı. Bu sayede oyuncular, oyun içinde deneye yanıla mesajınızı anlar. Bir başka zorunluluk ise testler. Bir etki yaratmak için o oyun oluştururken doğru yolda olup olmadığınızı test edip – sonuçları ölçerek anlarsınız.”

 

Ardından sahneye BKM CEO’su Dr. Soner Canko geldi.

 

BKM olarak risk konusunda tecrübeli olduklarını belirten BKM CEO’su Dr. Soner Canko, takıntılı bir şirket olduklarını ve 28 yıldır yaptıkları işin riskli olduğunu ve 7 gün 24 saat sistemlerini yönettiklerini, inovasyonların peşinde koştuklarını, markalar yarattıklarını söyleyerek sahneye Siyah Kuğu’nun Yazarı, Olasılık, Belirsizlik ve Raslantısallık Kuramcısı, Risk Mühendisiliği Profesörü Nassim Nicholas Taleb’i davet etti.

 

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Risk Mühendisiliği Profesörü Nassim Nicholas Taleb

Nassim Nicholas Taleb, kitaplarının ilham kaynaklarını bizlerle paylaştı. Kırılganlık, Antikırılganlık ve Esneklik kavramlarını irdeleyen Taleb, tüm bunların ardındaki faktörün düzensizlik olduğunu söyledi. Kırılganların düzensizliği ve hatalarını sevmediğini, bir şeyin küçük olmasının onun kırılgan olduğu anlamına gelmediğine değindi. Kırılganlık sonrası ise “düzensizlik” üzerine çalışmalarını yoğunlaştırmış.

 

 

Taleb “Canlı olan her şey stres unsurlarından faydalanır. Organik olan her şey çevreyle stres üzerinden etkileşime geçer. Büyük olduğunuzda daha kırılgan oluyorsunuz. Büyük şirketlerin kaderi bu.” dedi ve “Yeni teknolojilerin eskilerin yerini aldığını ve zamanla hayatta kalma oranımızın arttığına dikkat çekti ve kırılganlığı tam olarak böyle tanımladığını belirtti  ve ekledi;

“E-postanın ne olduğunu yavaş yavaş unutmaya başladık. Artık her şey sosyal medyada gelişiyor. Dijital dünya çok hızlı gelişiyor. Bu durum toplumun sosyal dokusunu değiştirmeye de başladı. Haberleri önceden TV den alırdık, şimdi kişiler devreye girdi. Hiç bir dönemde haberi kendi kendine aktaran organik bir durum yaşamamıştık. Monocron dönem dediğimiz 1950-2010 yılına kadar bu böyleydi, 2010 yılından sonra ise değişti.

TV denen propaganda makinesi her zaman doğruları söylemeyebilir ve görüşümüzü değiştirebilir. Sosyal medya da bundan farklı değil. Sosyal medya bize istemediğimiz kadar bol haberi sağlıyor. Önceden ilk bilgilerin alındığı yer berberlerdi ve bu haber kaynağının güvenilirliği, duruşu ve görüntüsü ile ilgiliydi. Şimdi ise daha fazla ilgi gören paylaşımlar, daha çok kabul gören paylaşımlar bunların yerine geçiyor. Sosyal medyanın yükselişi sürüyor. “Siyah kuğu”da merkezi bir dünyada monokültür şeklinde yaşanan dünyadan günümüze geçişten bahsediyorum. Gazetecilerin yazdıklarından da bu durumu görüyoruz. Hayatımızda belli uzmanlar var ve bunlara güveniriz. Ekonomist politikacı gibi mesleklerde ise güvenmek konusunda bocalarız. Eğer bedeninizi oyuna katmıyorsanız bedeniniz bu işe dahil değilse güven sorunu başlar.”

 

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Jens Binder “Bir psikoloğun gözünden dijitalleşen güven”

Siber Psikoloji Uzmanı, Nottingham Trent Üniversitesi Öğretim Görevlisi Jens Binder “Bir psikoloğun gözünden dijitalleşen güven” konuşmasıyla sahnedeydi.

 

 

Güven nedir? sorusu ile konuşmasına başlayan Binder, “Güvenle alakalı hale getirdiğimiz konular beceri dizimizdir. Sosyal etkileşim ve mantık yürütebilmek ve başkalarını anlayabilmek bizim beynimizin güven algısını artırır. “Güven”, sosyal etkileşimlerde risk alma isteğini de ifade ediyor. Güven kelimesinin dijital dünyayla bağlantılı hale getirilmesi oldukça manalı. Başka kişilere ne sosyal ağlara güvenebilmek önemli bir konu. Sosyal ağlar ve sosyal bağlar arasında kuvvetli bir birleştirici var. Zayıf bağlar bize daha ağır bir yapıdan bakabilme gücü sağlar. Kuvvetli bağlar kurmak daha uzun sürer. Belli bir zaman geçtikten sonra güven zayıflamaya başlar. Kuvvetli bağlara ulaşması zor olur. Zaman içerisinde güçlü bağlar zayıf ağlara dönüşür. Teknoloji aslında zayıf bağların kurulabilmesine olanak sağlıyor. Keza sosyal ağlar da öyle.

 

 

Offline ortamda fiziksel bir ayrım varken, online dünyada bunların tümünü kurgulayabiliyorsunuz. Teknolojiyi kullanma ve başka şeyler yapma arasındaki kesintisiz geçiş benzersiz. Akıllı telefon bizimle iletişim kurmak istiyor ve diğer insanlar telefonla bizimle etkileşime giriyor. İnsanlar bu etkileşime cevap verme konusunda güçlü bir eğilime sahip. Akıllı telefonlarımız etkileşim partnerlerine dönüştü. Dijital ayak izlerimiz oldukça özgün ve spesifik. Bu ayak izlerimiz tıpkı DNA’larımız gibi bir iz bırakıyor. Bilgiyi hangi amaçlarla inceleyeceğimizi, neden inceleyeceğimizin detayını sunan araştırmalar var. Dijital paranoyalarımız başladı. İnsanların elektronik cihazlar üzerinden izlendiği algısı ve işinini güvenliğinin kontrolünü yitirme duygusu ve endişe hissetmesi bu. Psikologlar bu durumun belli başlı kullanıcıları gerçeklikten kopardığını söylüyor. Paranoyalarımızın çaresi ise şeffaflık. Bu bizi sürdürülebilir çalışmalar üretmeye sevk edecek. Bu sevk; güven duygusunu, güven ihtiyacını da ortaya çıkıyor. Güveni gerçekleştirme şeklimiz, bu modeli geliştirme şeklimiz, güven ve online kitlelerin cihazlara ve hizmet sağlayıcılara duyacağı güven ihtiyacını karşılayacak. Şeffaflık ve tahmin edilebilirlik daha net vurgulanmalı ki bu endişeden kurtulabilelim.

 

 

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Serdar Kuzuloğlu’nun moderatörlüğünde “Trend Raporlarının Ötesinde Yapay Zeka” paneli ile Digital Age Summit 2018 sürdü.

 

 

Panelde ilk olarak Zehra Çataltepe’yi “Yapay Zeka” tanımı ile dinledik.

 

 

Yapay öğrenme uygulamaları geliştiren tazi.ai şirketinin kurucu ortağı Profesör Zehra Çataltepe “Yapay zeka, bir takım verileri daha hızlı ve daha doğru işleyen algoritmalardır. Ayrıca insan davranışlarını akıllıca taklit eden makinalar da diyebiliriz.En basit haliyle A’dan B’ye gitmeye çalışıyorsanız bunu sizin için daha hızlı şekilde yapan yapay zekadır. Bilgisayar programlarının yapacağı her şeyi yapay zeka yapabiliyor ve yapay zeka robotlarla bütünleştiriliyor. Robotlar yapay zekayı taşıyan yapan bir nesne aslında. Veri ve algoritmalar işleri daha doğru ve daha hızlı yapıyor.” dedi.

 

 

Yapay Zeka Uzmanı, Bilgisayar Mühendisliği Profesörü Varol Akman “Zekanın liberal bir tanımını yapmak lazım. Akıl ve zeka dereceleri olan şeyler. Yapay zekanın beyin gibi özel bölümleri var. Yapay zeka mühendislik disiplini. Yapay zekada yapmış olduğunuz iş neyse bunu mutlak suretli mühendislik olarak örnek vermek ve demosunu yapmak sorundasınız. Algoritmalar denetlenebilir ve transparan olmalı. Kullanılan birçok parametreyi kontrol edemiyoruz. Yapay zekanın kritik sektörlerde son derece denetlenebilir olması lazım.“ dedi.

 

 

İş Bankası Teknoloji iştiraki Softtech CEO’su Melih Murat Ertem “İstanbul dijital bankacılığın başkenti. Dijitalleşme konusunda çok öndeyiz. Softech olarak dijital girişimleri kullanmaya çalışıyoruz. Yapay zeka konusunda hem üretici hem de tüketici olmak zorundasınız. Bunun için metodolojiye ihtiyacınız var. Bu iş mühendisilikten çok matematik istatistik işi” dedi.

 

 

Aksigorta Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Gülen, eğlenceli anlatımıyla hepimizi gülümsetti ve Aksigorta’nın yapay zeka çalışmalarını aktardı.

“Teknolojinin imkanlarını finans sektörünün hedefleri doğrultusunda kullanıyoruz. Yapay zeka da bunların başında geliyor. Bizim derdimiz aslında değer yaratmak. Gelirimizi nasıl artırabiliriz, giderimizi nasıl azaltabiliriz bunu bunu düşünmemiz ve bunları veriden öğrenmemiz lazım. Önümüzdeki dönem teknolojiyi yakalayabilen şirketler ayakta kalacak. Yapay zeka konusunda sürekli öğrenme, merak, tutku ve insan gerekli. İnsanoğlu hayata tutunacak değerleri odağına almalı.“

 

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Vivaldi Technologies’in kurucu ve CEO’su Jon Von Tetzchner

Serdar Kuzuloğlu’nun, Opera web tarayıcılarının kurucusu ve Vivaldi Technologies’in kurucu ve CEO’su Jon Von Tetzchner sohbeti ile gün devam etti.

 

Browser öncesi ve sonrası dönem temel başlıklar arasındaydı. Tetzchner, Vivaldi Teknoloji şirketinin inovasyonlarla, kullanıcı talepleri doğrultusunda hizmet geliştirdiklerini söyledi ve felsefelerinin her bireyin kendisine özgü internete erişim şekli olduğu üzerine kurulu olduğunu belirtti.  Tetzchner, kullanıcı verisi biriktirmediklerini ve bu sebeple kişisel güvenlik problemleriyle karşılaşmalarının mümkün olmadığının da söyledi. Günümüzde güven sorunu karşısında ise bu tür durumlarda korkmaktan çok araştırmaya odaklanmamızı, nereye gitmeyi düşündüğümüzü sorgulamamızı ve alacağımız aksiyonlara odaklanmamızı önerdi.

 

Comodo Group CTO’su Egemen Taş’tan “Siber Güvenlik 2030”

Öğle yemeğinin ardından Comodo Group CTO’su Egemen Taş “Siber Güvenlik 2030” sunumuyla sahnedeydi. Siber güvenlik risklerinin altını çizen Taş, 2000-2018 yılları arasıki gelişim sürecini örnekler eşliğinde aktardı. Önümüzdeki 10 yıl için gelecek ön görülerine ait vizyon videoları da paylaştı. 2030 yılında kadar internete bağlı 5 milyar insan ve 125 miyar cihaz olacak diyen Taş özetler; “İnternet tıpkı soluduğumuz hava gibi hayatımızın her yerinde olacak ve varlığını bile hissetmeyeceğiz. Ülkelere göre en sık saldırı görülen sektörler finans ve teknoloji. Dünya siber salıdırı haritasında ise trojan öne çıkıyor. Fiziksel dünyadaki her hareketliliğin, siber dünyada bir yansıması var.

 

 

2018-2030 yıllarında gizlilik ve güven yeniden tanımlanacak. Büyük veri ve yapay zeka lanındaki gelişmeler yeni tehditler oluşturacak. Saldırı araçları yaygınlaşacak. Geniş çapta sansür ve denetimler başlayacak. Fikri mülkiyet hırsızlıkları artacak. iOT cihazlarında artış yaşanacak. Bu tür cihazların kullanılmaması neredeyse anormal hale gelecek.

 

 

Milli yerli siber güvenlik oluşturulması noktasında, Türkiye’de ekonomik stabilite bulunmuyor. Ülkemizde çok fazla altyapı yatırımı gerekiyor. En iyi beyinler bizde buna rağmen en ucuz kaynaklara erişimimiz yok ve bu kaynaklarımız da yok. Bu konuda yatırımlara ve yatırımcılara ihtiyacımız var.”

 

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Blockchain Paneli

Habertürk Gazetesi Ekonomi Editörü Sefer Yüksel ve Bloomberg HT Program Sunucusu Güzem Yılmaz mofderatörlüğünde gerçekleşecek Blockchain Paneli ile gün sürdü.

 

 

IBM Türkiye CTO’su Sevilay Kurt, kendilerinin gündeminde kripto paralar olmadığını söylüyor. Kurt, blockchain’de sektörler arası işbirliğinin önemine dikkat çekti ve birbirine rakip firmaların bu konudaki yürüttükleri çalışmalara değindi.

 

 

Kimlic CEO’su Gökhan Seçkin, blockchain’e olan ilginin aslında kripto paralarla arttığına dikkat çekti. Bunun sonucunda da kripto para ve yazılımı bir araya getiren girişimlerin yükseldiğini söyleyen Seçkin, ICO’larla gerekli sermayenin toplanabildiğine değindi.

 

 

 

İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdürü Şant Manukyan ise kripto paraların piyasaya etkisine yer verdi ve finansal sistemi tehdit etmediğini söyledi. Burada türev piyasa olmadığı için bu tehditin gerçekleşmediğini ifade eden Manukyan, bitcoin’in üzerinde türevlerin olması durumda bunun belireceğini aktardı.

 

 

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Web of Things’in kurucusu Dr. Vlad Trifa

Nesnelerin İnterneti konusunda öncü bir isim olan; Teknoloji Uzmanı, Girişimci, Danışman Vlad Trifa “Güven 2.0 – Blockchain Teknolojisinin Marka Bağlılığına Kazandırdığı Yeni Boyutlar” başlıklı sunumu ile sahnedeydi.

 

 

Trifa özetle; “2018 de müşteriler daha fazla akıllı ve son 10 yılda markalara duydukları güven azaldı. Markaların müşterilerine kendilerini ispatlamaları gerekiyor. Kullanıcılar ve müşteriler dürüst markaları hesap verebilir ve açık markaları seçmek istiyorlar. Aynı zamanda kendilerini marka ile özdeşleştirmek istiyorlar. Markaların müşterilerine kendilerini ispatlamaları gerekiyor.

Şirket olarak hesap verebilir durumda olmalı ve verdiğiniz vaadleri gerçekleştirebilmelisiniz. Günümüzde pek çok markanın olumsuz hikayelerini duyuyoruz ve bunlar büyük markalar. Kçük markalar ise bu olumsuz öykülerden kendilerine pay çıkarıp kendi faydalarına kullanıyorlar. Tedarik zinciriniz ne kadar verimli olursa o kadar güven telkin edebilirsiniz.

 

 

 

Blockchain, şeffaf bir yapıda, kişi veya kuruluşların denetiminde değil. Üstelik her sektöre değer katıyor ve kullanım alanı çok geniş.

Bu teknolojinin henüz daha çok başındayız. Marka ve ürünlerinizin eşsiz bir kimliği olursa, tüketici ile birebir iletişim kanalı oluşturabilirsiniz. Markalar bu teknolojinin desteği ile ürünlerinin öykülerini anlatmalı ve bunları kanıtlamalı. Gıda sektörü için bu büyük bir fırsat. Markaların kaybettikleri güveni kazanmak için blockchain teknolojilerine ihtiyaç var.” dedi.

 

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Martech Influencer’ı Tamara McCleary

Ardından “İnsanlar, Makineler ve Güvenin Geleceği” başlıklı sunumu ile Thulium’un CEO’su Martech Influencer’ı Tamara McCleary’i dinledik.

 

 

 

McCleary özetle; “İnovasyon hızı daha önceden deneyimlediğimiz her şeyin üstünde. Yıkıcılığın ve istilanın normal sayıldığı bu çağda değişmeyen tek bir kural var; iş alanında başarı “güven” ilişkileriyle sağlanıyor. Parmaklarımızın ucunda bir süper güç var, bu güçle mesajımızı dünyanın dört bir yanına yayabiliyoruz. Sosyal medyanın bu süper gücünü sonuna kadar kullanabiliriz. Oluşturacağımız etkileşim ile markamız hakkında güçlü bir kanaat önderi algısı yaratarak, güven verici ilişkiler inşa edebiliriz. Sosyal medyayla mesajımızı dünyanın dört bir yanına yayabiliyoruz. Ancak, internet topluluklarını kendi aralarında konuşan ve sürekli birbirini onaylayan değil, çeşitliliğin, farklı fikirlerin ön planda olduğu küresel topluluklar haline getirmek; sürekli kendi fikir ve kararlarımızı onaylatma hatasına düşmemek gerekiyor. Güven çerçevesi günümüzde; itibar, müşterilerin taleplerine cevap verme hızı, güvenilirlik ve ilgi gibi etkenlerle örülüyor. Tüketicinin bir markayı terk etmesinin en önemli nedeni, marka tarafından önemsenmediği hissidir. Kötü bir müşteri deneyimi sunan markalar tüketicilerini kaçırır. Bugünün markaları işlerini büyütmek ve geliştirmek istiyorlarsa tüketici odaklı olmak zorundalar. Ancak bu şekilde hem yeni müşteri kazanabilir hem de mevcut müşterilerinin sadakatini sürdürebilirler.” dedi.

 

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Digital Age Summit 2018’in Ardından

Sürdürülebilir Mobil Reklam Stratejileri ve Fraud ile Mücadele

Günün son paneli “Sürdürülebilir Mobil Reklam Stratejileri ve Fraud ile Mücadele” idi. Burak Kargın’ın moderatörlüğünde Erdem Lafcı, Mehmet Yıldırım ve Erdem Yurdanur’u dinledik.

Etkinliğe ait anlık paylaşımlarımızı #DASummit18 hashtagi üzerinden gerçekleştirdik.

 

Bu yazımla size Digital Age Summit 2018’i özetlemeye çalıştım.

Digital Age Summit 2017’de yapılan sunumlarda aldığım notları ve diğer merak edilenleri öğrenmek için aşağıda bulunan yazımı da okuyabilirsiniz.

 

Digital Age Summit 2017’nin Ardından

 

 

Gelecek sene görüşmek ve faydalı olması dileğiyle 🙋🏼

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir