Orson Welles demiş ki; “Doktorum bana dört kişilik samimi yemek sofralarından uzak durmamı söyledi – özellikle de diğer üç kişi olmadığında” 🙂 Bazen dört kişilik değilse bile 1,5 kişilik yeme gayreti gösterdiğimi itiraf etmeliyim. Bu sebeple hazır tatile de girmişken kulağıma küpe olsun diye bu metni hazırlıyorum.
Dr. Mehmet Öz’ü tanımayan yoktur sanırım. Digiturk Plus sayesinde bazı programlarını kayıt edip yatmadan önce izlemeye başladım. Programda hem sağlıklı beslenme hem de formda kalma konusunda basit önerileri var. O kadar hızlı konuşuyor ve konudan konuya atlıyor ki izlerken yoruluyorum ama mantıklı buluyorum.

Kilo vermek için neler yapmamız gerektiğini aslında biliyoruz. En önemlisi kendimizi yani beynimizi bu konuda ikna etmek. Hareketli hayatımızı sürdürsek ve benzer gıdaları tüketsek bile otomatik olarak kışın yarım kilo alıyoruz. Acı gerçek şu ki, kilo aldığımızda beynimiz bize yardımcı olmuyor 🙁 Şişmanlamanın, açlık çekmekten çok daha iyi olduğunu düşünüyor. Günlük enerji için depolanmış yağı kullanmak yerine tazesini istiyor. Suçluyu bulduk beynimiz hep aleyhimize çalışıyor.

Kilo vermek istediğimizde beynimiz aleyhimize çalışıyorsa, biz de onu kandırırız. Yani kilo kaybetme yöntemimizi beynimizin tepkilerini dikkate alacak şekilde ayarlarız. Metabolizma hızımızı (dinlenme esnasında kaç kalori yaktığımızı belirler) yüksek tutup, arada farklı gıdalar tüketerek ve hareketlerimizle şaşırtmaya çalışabiliriz. Elbette bu tam bir disiplin işi; tutarlı olmak, alışkanlıklarımızda yapacağımız değişiklikleri kalıcı hale getirmek zorundayız.

Mehmet Öz’ün diyetle ilgili izlediğim bölümünde alışkanlıklarımızı bir temele oturtan 7 gün çalışmasından bahsediyordu. Özetle;
- Günlük hayatta daha fazla hareket etmek, günlük rutin yürüyüşümüz esnasında arada koşarak beynimizi şaşırtmak.
- Diyete sıkı bir liste ile başlamak yerine, aldığımız gıdalardan 100 kalori eksilterek beynimizi kandırmak.
- Acı biber turşusu gibi metabolizma hızlandırıcı gıdaları tüketmek.
- 3 saatte bir azar azar yemek – özellikle 6-8 saatleri arasında sıkı bir kahvaltı yapmak.
- Haftada en az iki kere balık yemek (omega 3 faktörü)
- İlk defa duyduğum kuru fasulye tozu ve çinkoyu, yağları enerjiye dönüştürmek için kullanmak.
- Ve en çok şaşırdığım ise içeceklerimizde buz kullanmak. Soğuk hatta buzlu içecekler metabolizmamızı hızlandırdığı için hiç yormadan yarım kilo vermemizi sağlıyormuş.
Vaktiniz olduğunda mutlaka bu web sitesine de göz atın, basit ve uygulanabilir yöntemler. Ben hala yemek yemenin harika olduğunu düşünüyorum, elbiselerimin içine girebildiğim sürece sorun yok ama kilomu korumam gerektiğini unutmuyorum. Bikini – mayo içerisinde geçecek günleri özlemle beklediğimi – sonucunda hüsran yaşamamak için şimdiden kendimi frenlediğimi belirtmek isterim.



