Fintechtime Dergisi Sonbahar 2020 Eylül Ekim Sayısı yayında. Bu sayıda sizler için, “Finansal Teknolojiler ve Pandemi Süreci” dosya konusunu kaleme aldım, özel isimlerle röportaj yaptım.
Fintechtime Dergisi Sonbahar 2020 Eylül Ekim Sayısı
Bu sayıda da yine birbirinden özel röportajları, sektörün değerli isimlerin kaleminden makaleler ve gündemi belirleyem dosya konusu ile yine dopdolu. Fintechtime Sonbahar 2020 Eylül Ekim Sayısı’nda “Finansal Teknolojiler ve Pandemi Süreci” dosya konusunu ele aldım.

Covid-19 salgınının etkilerini her geçen gün daha da fazla hissettiğimiz şu günlerde, ekosistemimizde yaşanan gelişmeler bizleri heyecanlandırmayı sürdürüyor. Tüm zorluklara rağmen her şeyin güzel olacağına ve güçlü bir geleceğin bizi beklediğine inancımız tam. Sektörel gelişmeleri ve süreci yansıtma heyecanıyla, yine emek ve bilgi dolu bir sayı hazırladık.
“Finansal Teknolojiler ve Pandemi Süreci” dosya konusunda sizleri “Covid-19’un en başına götürerek”, zaman içerisinde yaşanan gelişmeleri ve önemli başlıkları hatırlatmaya çalıştım.
Bu sayıda “Ozan’a göz atmak için her zaman geçerli bir sebebiniz olacak” diyen Ozan Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para A.Ş. CEO’su Ömer Suner, kılavuzu ışık olan ve sürdürülebilirlik çalışmaları ile sektörlere önderlik yapan Signify Türkiye ve Maghreb Bölge CEO’su Eran Görgen, kurulduğu günden beri müşteri kaybı olmadan faaliyetlerini sürdüren ve 10. yılını yeni başarılarla taçlandıran Birleşik Ödeme’nin CEO’su İlker Sözdinler ile özel röportajlar yaptım.
Fibabanka Dijital Bankacılık, Müşteri Deneyimi ve Pazarlama İletişimi Direktörü Deniz Güney, Finansal İnovasyon ve Teknoloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Demet Zübeyiroğlu ve Dassault Systèmes Türkiye Ülke Müdürü Elif Gürdal ile gerçekleştirdiğim röportajları da dergide bulabilirsiniz.
Küresel Blockchain endüstrisinde beklentiler, dijital finansal kapsayıcılık, kripto para bilinirlik araştırma sonuçları ve temassız dönemlerin öne çıkan teknolojileri, yine bu sayıda yer bulan önemli başlıklar arasında.
Sektörde 10. yıllarını kutlayan, hizmet ve çözümleri ile Fintech dünyasına değer katan Birleşik Ödeme ve BtcTurk’e nice başarı dolu yıllar diliyorum.
Fintechtime dergisine Turkcell’in Dergisine Dergilik üzerinden ulaşabilirsiniz.
Fintechtime Dergisinin bu sayısında alanında birbirinden değerli isimlerin kaleme aldığı köşe yazısı ve makale de bulunuyor.
Makale ve Köşe Yazıları:
- Fintech Ekosisteminin Beş Yapıtaşı – Doğa Karaçallık
- Fintek’lerin Pandemiyle İmtihanı – Prof.Dr. C. Coşkun Küçüközmen
- Finansal Suçlarla Mücadele Covi-19’la Birlikte Artarak Devam Etmeli – Fatih Coşkun
- Covid-19 Sonrası Yeni Dönem, Finans Sektörü ve Blockchain Teknolojisi – Çağla Gül Şenkardeş
- Bitcoin Kriz Döneminde Varlıklarınızın Değerini Korur mu? – Onur Gözüpek
- Fintech ve Covid-19: Güçlü Olan Hayatta mı Kalacak? – Aaron Sarac
- Finans Piyasalarımızdaki Son Dönemde Gerçekleşen Önemli Mevzuat Değişiklikleri – Mert Çakar
- Pandemi Sürecinin Kart Dolandırıcılığına Etkisi – İbrahim Kudret Elçiboğa
- Dijitalleştirebildiklerimizden mi Yoksa Merkeziyetsizleştirebildiklerimizden misiniz? – Devrim Danyal
- Pandemi Gölgesinde Fintech’lerin Dönüşümü – İskender Ada
- Değişime İvme Katan Zamanlar – Güneş Ergun
- Fintekler Yeni Normal Dünyada Neler Yapmalı? – Ünal Sezer
- Pandemi Bitince, E-Ticaretin Yükselişi Duracak mı? – Yakup Bayrak
- Koronavirüs Fintekleri Tetikledi – Özlem Denizmen

Finansal Teknolojiler ve Pandemi Süreci
Finansal Teknolojiler ve pandemi sürecini odağımıza aldığımız bu dosya konusunda sizleri Covid-19’un en başına götürecek, zaman içerisinde yaşanan gelişmeleri ve önemli başlıkları hatırlatacağız.
COVID-19, finansal hizmetlerde mevcut yangına bir kap benzin attı, yavaş ilerleyen zaman çizelgesini hızlandırdı.
İlk defa Çin’de ortaya çıkan ve hızla bütün dünyaya yayılan Covid-19 salgınının, “son yüzyılda görülen salgın hastalıklar içinde”, her yönüyle en yıkıcı ve en tehlikelisi olduğu âşikar. Salgının seyri hakkında isabetli bir tahmin yapmak ise imkânsız.
İlk başlarda hepimizin doğal olarak önceliği Covid-19 salgınını en az hasarla atlatmak ve bu sıkıntılı durumdan kurtulmak ile ilgiliydi. Öte yandan salgından kurtulmak için alınan önlemler, doğal olarak ekonomide çarkların yavaşlamasını beraberinde getirdi. Salgın uzun vadeli varlığını korusa ya da “yakın gelecekte kontrol altına alınsa bile” ekonomide ciddi bir tahribat yarattı.
Zorlu bir süreç bizleri bekliyor.
Krizin hızlı bir toparlanma mı yoksa uzun süreli derin bir durgunluk mu yaratacağı virüsün yayılma takvimine, izolasyon politikalarının ne kadar etkin devreye sokulabileceğine ve bu süreçten olumsuz etkilenen ekonomik birimlerin ne şekilde ayakta kalabileceğine bağlı görünüyor.
Kısa vadede gelişmelerden olumsuz etkilenen finans sektörünün, uzun vadede ortaya çıkacak olan iyileşmeye bağlı hızlı bir büyüme dönemi yaşaması mümkün. Kötü senaryoda ise, kriz sonrasında geriye çok fazla ödenmemiş borç kalacağı, bunun da bir finansal krizi tetikleme olasılığının bulunması da mümkün.
Tüm bu zorlayıcı finansal çerçevenin merkezinde yer alan Covid-19, dijital dönüşüm için hızlandırıcı bir etki gösterdi. Geçtiğimiz son on yıldır stratejik olarak dijitale yatırım yapan finans kurumları ise bu değişimleri yönetmek ve krize yanıt vermek için daha iyi hazırlandı.
Süreç, birçok finans kurumunun gizli potansiyelinin kilidini açtı. Kuruluşların geleneksel olarak dijital ortamın gerçekleştirilmesinde karşılaştıkları direnci kırdı ve engellerin çoğunu ortadan kaldırdı.
Covid-19 nedeniyle birçok ülke ekonomik zorluklarla da uğraşmak zorunda kaldı. Teknolojik gelişmelerin ve dijital akımın yarattığı etkiyle önemi bir geçiş süreci yaşandı. Nakitsiz bir toplum hedefiyle, süreçlerin dijital ortama taşınması için hem hükümet kanadından hem de şirketler nezdinde önemli adımlar atıldı.
Salgın tüm sektörlerdeki yatırımları olduğu gibi fintech sektörünü de etkiledi.
Bir yandan dünya hızla dijitalleşirken ve dijitalleşmenin yayılımı arttıkça elle dokunabildiğimiz değerlerin önemi azaldı. Amerikan oyun şirketi Zynga’ya 1.8 milyar dolara satılan Peak Games ilk unicornumuz oldu. Moka Ödeme Kuruluşu, 3,8 milyon dolar bedelle Türkiye İş Bankası’na satıldı ve bir bankanın satın aldığı ilk Fintech olarak tarihe geçti.
Pandemi döneminde Fintech girişimlerinin yatırım almakta zorlandıklarını ancak sürece kolay adapte olduklarını gördük. Çevik ve hızlı yapıları nedeniyle geleneksel yapılardan çok daha çabuk hareket ettiler. Salgın tüm sektörlerdeki yatırımları olduğu gibi fintech sektörünü de etkiledi. 2020’nin ilk çeyreğinde küresel FinTech yatırımlarında düşüş yaşandı. Yılın ilk çeyreğinde küresel fintech yatırımları 5,78 milyar dolara ulaştı (geçtiğimiz yılın aynı döneminde bu rakam 7,77 milyar dolar olarak gerçekleşmişti).
Süreçteki dengeler değerli
Müşteri beklenti ve öncelikleri belirleyici hale geldi. Bankalar müşterilerine daha iyi hizmet sunmak için iş süreçlerini fintech işbirlikleri ile dönüştürdü. Fintech’ler artık yıkıcı gerçekliğe dönüşmüş (disruption to reality) durumda. İnovasyon maliyetli bir iş, inovasyonu kurum içinde gerçekleştirmek ise çok zor. Ülkemizde özellikle orta ölçekli bankalar cesur hamlelerle yatırım yaparak FinTech’lere dönüşmeye başladılar.
Görünür hale gelen teknolojiler
Bunlar fiziksel paranın unutulmaya başlanması, tüm yapıların dijital kanallara geçişi, yapay zekâ destekli asistan yani chatbot desteğindeki artış olarak özetlenebilir. Öte yandan sektörde bu dönüşüm çoktan başlamıştı. COVID-19, finansal hizmetlerde mevcut yangına bir kap benzin attı, yavaş ilerleyen zaman çizelgesini hızlandırdı.
Paraya dokunmaktan uzaklaştığımız günler
Pandemi döneminde ilk bir ay kilitlenme yaşandı. ATM’lerin kullanım sayısı düştü ve insanlar nakit kullanımından kaçtı. Kredi katı kullanımının bir sonraki aşaması olan temassız ödemelere yoğunlaştık. Marketler eve teslimata başladı, POS cihazı olmayan KOBİ neredeyse kalmadı, teslimat yapan kargo firmalarında da kapıda nakit ödeme kaldırılınca fiziksel parayı unuttuk. COVID-19, temassız ödemelerde her ne kadar keskin bir canlanmaya neden olsa bile, uzun süredir büyüme yönünde olan bir trendi izledi.

Kartlı ödemelerdeki son dönem gelişmeler
- Türkiye’de 2018 yılında toplam kartlı ödeme tutarı 817 milyara ulaşırken, %21 artış göstermişti. Kart sayısı 66.3 milyon, banka kartı sayısı 146.4 milyon ve toplam kredi kartı sayısı 213 milyona ulaşmıştı. Bizde durum bu iken, dünyada katlı ödemeler nakit ödemeleri aşmış, İsveç, Kanada ve İngiltere dünyanın en nakitsiz ülkeleri olarak sıralanmıştı.
- 2019 yılında ise Türkiye’de toplam kart adedi 236 milyon olarak gerçekleşti. Türkiye’de kullanılan kart adedi %5’lik artışla 70 milyona, banka kartı sayısı ise 166 milyona ulaştı. Türkiye kredi kartı ve banka kartı adedinde Avrupa’da ilk sırada kalmaya devam etti. Banka kartlarıyla yapılan ödeme tutarı yüzde 37 artışla 134 milyar TL’ye, kredi kartlarıyla yapılan ödeme tutarı ise yüzde 17 artışla 844 milyar TL’ye ulaştı. Böylece, toplam kartlı ödeme tutarı 1 trilyon TL barajına yaklaşmış oldu.
- 2020 yılına geldiğimizde toplam kart sayısının 245 milyona yaklaştığını gördük. 2020 yılının ilk 6 aylık döneminde kartlı ödemelerin toplamı 500 milyar TL’ye ulaştı. İnternetten ödemeler hayatımızın vazgeçilmez bir parçası oldu. Yılın ilk 6 ayında yapılan temassız ödeme adedi de geçen yılın aynı dönemine göre 3 katına çıktı. Bankalararası Kart Merkezi’nin açıkladığı verilere göre haziran sonu itibarıyla Türkiye’de 71.9 milyon adet kredi kartı, 172.9 milyon adet banka kartı bulunuyor. 2019 yılının haziran ayıyla kıyaslandığında kredi kartı sayısında yüzde 6, banka kartı sayısında ise yüzde 11 artış söz konusu. Toplam kart sayısı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 oranında artarak 245 milyon adede ulaştı.
Benzer şekilde online bankacılığa geçiş de uzun süredir devam ediyordu.
Pandemi döneminde banka şubeleri kademeli olarak açıldı, çalışma saatleri güncellendi. Telefon hatları aktif kullanıldı, müşteriler çevrimiçi kanallar üzerinden etkileşime teşvik edildi. Şube sayıları azalmadı, ürün satışında ve daha az dijital okuryazar olanlara tavsiyelerde bulunmada önemli bir amaca hizmet etmeye devam ettiler ancak önceliklerine dijital yaklaşımı esas aldılar.
Geleneksel bankalar için COVID-19’un hem olumlu hem de olumsuz etkileri oldu.
Bir yandan bu belirsizlik ve durgunluk döneminde, müşteriler istikrar ve aşinalık istedi. Bu, zaten köklü ve geleneksel bankaların sunabileceği bir temel özellik idi. Geleneksel banka müşterileri hala paralarını ellerinde tutarak kendilerini güvende hissetti. Öte yandan uzun vadede, “müşteri deneyimi dijitalleştikçe”, meydan okuyan bankaların kendilerini güçlü bir konumda bulacaklarını söylemek bir sürpriz değil. Bu bankalar dijital yerliler olarak, en sezgisel ve ilgi çekici çevrimiçi katılımı sunmak için iyi bir konuma yerleştiler.
Şeffaflık ve verimliliği artırarak hizmet maliyetini düşüren, bankasızların bankası olan ve finansal hizmet götüren fintechler her daim yükselen değer olmayı korudu.
Bundan sonra bir geri dönüş söz konusu değil
Pandemi sürecinde gözlemlediğimiz tüm bu değişiklikler kalıcı ve finansal hizmetler sektörünün yeni normallerini oluşturuyor.
Bundan sonra bir geri dönüş söz konusu değil. Pandemi dönüştürücü bir an olmaktan çok, bu uzun soluklu koşuda bir kilometre taşı olarak görülmeli. Salgın hem kuruluşlar hem de müşteriler için dijital direnişi ortadan kaldırdı. Sürecin devamında daha fazla değişiklik olacak. Sektör şimdi her zamankinden daha fazla hazır ve zaten bu değişimi bekliyordu.
Dosya konusunda yer alan Almanak bölümünü dergide bulabilirsiniz.
Hatırlayacağınız üzere Fintechtime Dergisi İlkbahar 2020 Mart Sayısı’nda “Global Fintek Endeksi” dosya konusunu sizler için kaleme almıştım.


