David Fincher’ın uzun zamandır beklenen, kurgu harikası filmi Kayıp Kız & Gone Girl vizyonda.
Kadın yazar Gillian Flynn’nin büyük ilgi gören kitabından ve yine kendi yazdığı senaryo ile izlediğimiz uyarlama, haftanın en iyi filmlerinden…
Beyazperde.com’un ön gösterim olanağı ile izlediğim film, uzun süresine rağmen yaptığı ters köşelerle zevkle izleniyor.

Gelelim filmimizin konusuna;
Nick Dune (Ben Affleck) ve Amy (Rosamund Pike) evliliklerinin beşinci yıl dönümünü kutlamaya hazırlanmaktadır. Fakat o gün Amy aniden ortadan kaybolur. Polisin gözünde ise kocası Nick, baş şüpheli olarak yerini bulur. Geçmişe dönük görüntülerde ise çiftimizin ilk tanışma hikayelerini izleriz. Romantik ve oldukça entellektüel başlayan ilişki evlilikle sonlanır, ancak hikaye ilerledikçe anlarız ki çiftimiz arıza tiplerdir.

Bu arada Amy hala kayıptır ve yeni deliller onun vahşice öldürüldüğünü göstermektedir. İyice köşeye sıkışan Nick’in masumiyetine ise, ikiz kardeşi Margo (Carrie Coon) dan başka kimse inanmamaktadır.
Tam bu sırada ortaya Nick’in öğrenci sevgilisi Andie ve Amy’nin en iyi arkadaşı olduğunu söyleyen komşu Noelle çıkar ve işler iyice karışır. Kayıp eş, çocuk yaşta sevgili, karısına şiddet uyguladığını söyleyen komşuya bir de basının suçlamaları eklenince Nick, çareyi ünlü avukat Tanner Bolt’a sığınmakta bulur.

Detaylara gelince;
Öncelikle bir gerilim filmi izlemek üzere hazırlanmışken, hem bolca güldüğüm hem de alt metinleri sebebiyle üzerinde düşündüğüm bir film izledim. Temelinde kara mizah olan Gone Girl, tahmin edilemeyen entrikaları, zaman zaman düşen temposuna rağmen sonuna dek merakımızı ve ilgimizi canlı tutmayı başaran bir anlatıma sahip.
Televizyon – medya – toplum ilişkilerini, aile kavramını irdeleyerek sağlam tespitlerde bulunması ve aslında kadın – erkek ilişkilerinde siyah – beyazın dışında da renklerin bulunduğunu hatırlatması da cabası.
,
Gone Girl, David Fincher’ın mükemmel yönetimine tam bir kadın kafası ve detaycılığı ile örülen olay döngüsü eklenince bir solukta izleniyor. Yan karakterlerin bile büyük başarı kattığı film, uzun yıllar aklımızda kalacak bir kalitede. Özellikle kadın karakterler filmi sürüklüyor. Detective Rhonda Boney rolüyle Kim Dickens tadından yenmiyor. Ben Affleck ise böylesi karmaşık karakteri, abartısız ve çok iyi oynadığını söylemek mümkün.

David Fincher’ı özlemişim, tam da kendine yakışan bir öykü bulmuş ve bizler için kusursuz bir şekilde beyazperde’ye aktarmış. Mutlaka izleyin, izletin derim 🙂
Ön gösterim olanağı için Beyazperde.com’a teşekkürler 🙂



