Webrazzi Dijital 2017’nin Ardından!

Webrazzi Dijital 2017’de aldığım notları sizin için derledim.

Gelin sizi Webrazzi Dijital 17’ye götüreyim.

Webrazzi Dijital 2017

Pazarlamanın dijital hali Dijital 17’de; ilgi çekici kampanyalar, online reklamcılık pazarı, sosyal medyanın son trendleri, girişimler ve daha da fazlası günün konu başlıklarını oluşturdu…

Günün açılış konuşmasını Webrazzi Kurucusu Arda Kutsal gerçekleştirdi. Webrazzi’nin seri konferanslarının canlı yayınlandığını hatırlatan Kutsal, sponsorlara teşekkür etti ve 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutladı.

.
Dijital dünyayı gündeme taşıyan Webrazzi Dijital 17, ilk olarak Türkiye İş Bankası Kartlı Ödeme Sistemleri Müdürü Serkan Uğraş Kaygalak ve Türkiye İş Bankası Bireysel Bankacılık Pazarlama Müdürü  Burak Sezercan’ı ağırladı. İş Bankası’nın yeni mobil uygulaması Maximum Mobil’in lansmanı da Dijital 17’de gerçekleştirildi.

 

 

.
Burak Sezercan, İş Cep Bankacılık Uygulamasının lansmanını yaptıklarını belirtti ve dijital dünyanın neleri değiştirdiğini ve bu konuda neler yaptıklarını anlattı.

“Bu konu güneme geldiğinde ilk akla gelen mobil ve müşteri odağı. Temelde 3 şey oldu. Veriyi anlamlı hale getirebildik. Bunu müşterinin önüne koyabilir hale geldik. Telefonlarımız her yerde, bu ikisi birleştiğinde banka içerisinde geldiğinde aracısızlaştırma ortaya çıktı. Buna uyum sağlamamız gerekiyor. Müşteri hareket halindeyken hizmet bekliyor. Anında kelimesi hayatımıza girdi. Neler yaptık konusunda; anında kredi konusunda kredi alımını kolaylaştırdık. Borsa konusunda İş cep uygulamamız var. Piri Uygulamasını PoiLabs ile geliştirdik ve ses getiren bir uygulama oldu.

Spor da dijitalleşti, eSpor’u destekliyoruz ve müşterilerimiz nereye gidiyorsa biz de oraya gidiyoruz.Karşılaştırılabilir işlemlerde dijital kanalların yüzde 85 pay alıyor. İş Cep Bankacılık Uygulamasının  3 milyon 850 binden fazla kullanıcısı bulunuyor. Biz bir ekosistem yaratmak istedik. Fırsatların altında iş ortaklıklarımız bulunuyor. Gündemdeki konulardan bir diğeri şubelerde neler yapacağımız. Müşteri kendi istediği şekilde işlemleri yapabilirken, yüz yüze bankacılıkta çetrefilli işleri yapmaya fırsatı buluyorlar. ”

 

.
Serkan Uğraş Kaygalak “Maximum Mobil, kullanıcılarına ‘fırsatlar, ödemeler, kartlar’ gibi 3 başlık altında bankacılık ve dijital alışveriş özellikleri sunan bir uygulama. İş Bankası müşterisi olmayan kişilerin Kullanımına da açık olan Maximum Mobil, bir kaç gün içinde 130 bin kullanıcıya ulaştı. Bu alanda sınırlar çok keskin. Uygulamada kredi kartı borcu ödeme menüsünü çok basit yaptık. Çünkü burası çok dinamik bir alan ve aslında yaşam koçu gibi bir uygulama geliştirdik.  Uygulamanın 16 yılda geldiği nokta bu.

Maximum Mobil’deki Anında kart özelliği koşulları sağlayan müşterilere anında kart numarası üretip dijital alışverişlerini yapabileceklerini banka kartı sağlayabiliyor. Maximum Mobil, geçici kart kapatma özelliğiyle kart kontrolünü kullanıcıların eline bırakıyor. Bu özellikle kayıp olup olmadığından emin olmadığınız kartları 1 aya kadar geçici olarak kapatabiliyor, bu kartları sanal kart oluşturarak kullanabiliyorsunuz.

Kullanıcılarına çeşitli alışveriş fırsatları sunan Maximum Mobil, artırılmış gerçeklikle afişten sipariş geçmek, Petrol Ofisi istasyonlarında arabadan inmeden akaryakıt almak (yakında) gibi özelliklere sahip. Maximum Mobil, Android 4.4.2 ve üzeri işletim sistemine sahip NFC uyumlu cep telefonlarında temassız ödeme kolaylığı da sunuyor. Uygulama üzerinden Türkiye genelinde 50’den fazla kurumun faturası da kolayca ödenebiliyor.”

.

.
Accenture Türkiye Dijitalleşme Endeksi – Türkiye’nin Dijital Yol Haritası’nı Accenture Digital Yönetici Ortağı Erdal Güner’den dinledik.

Erdal Güner, Türkiye’nin önde gelen sektörlerinin ve şirketlerinin dijital dönüşümdeki mevcut durumunu tespit ederek gelişim alanlarını ortaya koymak ve dijital dönüşümün önemi konusundaki farklılığı arttırmak amacıyla hazırlanan “Türkiye Dijitalleşme Endeksi” sonuçlarını bizlerle paylaştı.

“Accenture Dijitalleşme Endeksi çalışmasına katılan 106 şirketin 23’ü yüzde 81 ve üzerinde puan alarak Dijitalleşme Öncüsü kategorisinde yer almış.

.
Güner; “Her ne kadar bazı sektörlerin diğer sektörler kadar “dijitalleşmesi” beklenmese de toplamda alınan yüzde 61’lik puan, Türkiye’de dijitalleşme alanında henüz gidilecek yol olduğunu gösteriyor.

Geçen yılın ortalaması (yüzde 60) ile bu yılın ortalama puanı (yüzde 61) arasında büyük bir fark olmaması, şirketlerin dijitalleşme konusunda gelişmediği anlamına gelmiyor. Bu yılki ortalama puan geçen yılın ortalamasıyla karşılaştırılırken iki önemli unsurun göz önünde bulundurulması gerekiyor. Birincisi, dijital dünyanın gelişmesinin bir sonucu olarak bu yıl incelediğimiz göstergelerde bazı değişiklikler yapıldı ve geçen yılın endeksinde yer almayan bazı göstergeler eklendi. Ayrıca geçtiğimiz yıl çalışmaya katılan şirketler ile bu yıl katılanlar arasında da fark var. Bu yılki çalışmaya katılan 106 şirketin 54’ü geçen yıl da Accenture Dijitalleşme Endeksi’nde yer almıştı.

Bu 54 şirketin geçen seneki puan ortalaması yüzde 67 idi ve eğer bu şirketler geçen yılın göstergeleri kullanılarak skorlanmış olsaydı ortalama puanları yüzde 71 olacaktı. Ancak bu yılki göstergelere göre skorlandığında bu puan yüzde 69 olarak gerçekleşiyor. Bu da şirketlerin dijitalleşme konusunda dikkate değer bir gelişme gösterdiklerini ancak dijital dünyanın gelişimi de devam ettiği için dijital dönüşüm yolunda çaba göstermeye ve değer yaratmaya devam etmeleri gerektiğini ortaya koyuyor. Beklendiği üzere incelenen sektörlerin ortalama puanları arasında önemli farklılıklar tespit ettik. Bu farklılıklar kısmen farklı sektörlerin dijitalleşme ihtiyaçlarının farklı olmasından kaynaklanıyor. Bununla birlikte bazı durumlarda aynı sektör grubu içinde doğrudan rakip olan şirketler arasında da belirgin farklar olduğu gözlemleniyor. 
Bir şirketin Accenture Dijitalleşme Endeksi puanıyla FVÖK marjı arasında bir ilişki olduğunu ve (toplam 100 puan üzerinden) Accenture Dijitalleşme Endeksi’ndeki 10 puanlık bir artışın, şirketin FVÖK marjında ortalama yüzde 1’lik bir artışla ilişkilendirilebileceğini ortaya koydu. Söz konusu analiz, Accenture Dijitalleşme Endeksi ile şirketin kârlılığı arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif bir ilişkiyi gösteriyor Bu bulgu, dijitalleşmenin finansal açıdan da işletmeler için önem taşıdığının altını çiziyor. Bunu bir örnek üzerinden açıklarsak, yıllık geliri 1 milyar TL olan bir şirketin, Accenture Dijitalleşme Endeksi puanı kendisinden 10 puan aşağıda olan rakiplerine göre yılda ortalama olarak 10 milyon TL ek FVÖK elde etmesi beklenir.

Gülter’in rapordan hareketle dijitalleşme yolculuğu için verdiği önerilere gelince;

  • Durum tespiti yapın ve yol haritası oluşturun.
  • Doğru yönetişim yapıları ile gelişiminizi sürekli izleyin.
  • Doğru temelleri atın.
  • Dijitalleşmeyi kullanarak şirketinizi farklılaştırın.

.

 

Google Türkiye’den Alp Refik hem Google hem de YouTube’un dijital pazarlamadaki yerleri hakkında açıklamalarda bulundu.

Google’ın her biri 1 milyardan fazla aktif kullanıcıya sahip 7 ana platforma sahip olduğunu dile getiren Alp Refik, algoritmalar sayesinde tüketici alışkanlıklarının ve tercihlerinin analiz edilebildiğini ve bu analizlerin dijital pazarlamacılar tarafından kullanılabileceğini söyledi.

Alp Refik sunumuna “Pazarlamacıların çözmesi gereken temel konunun işlerini büyütmek için doğru mesajı bulmak ve yeterli büyüklükteki tüketici kitlesine ulaştırmak” olduğunu söyleyerek başladı ve günümüzde akıllı telefona veya bir kameraya sahip olan herkesin içerik üretme konusunda özgür olduğunu belirtti ve ekledi. “Günümüzde en büyük sıkıntı ulaşmak istediğimiz kitleye ulaşıp büyümeyi sağlamakla ilgili, bu bağlamda alışkanlıklarımız değişiyor. önceden video kaset vardı şimdi stream var. Değişecek değil, değişti. Alışkanlıklarımız değişti, içeriği üreten kişiler değişti.”

.
YouTuber’ların dijital pazarlama adına önemli oyuncular olduğuna dikkat çeken Refik, dijital pazarlama sayesinde markaların büyük kitlelere ulaşabildiğini söyledi. Bu konuda Mobilin öne çıkmasıyla tüketim alışkanlıklarının da değiştiğini ve günümüzde içeriklerin hem akıllı telefonlar hem de sanal gerçeklik gibi yeni gelişen teknolojiler sayesinde tüketildiğini belirtti.

Youtube ve Google üzerinden markalara yapılan katkıların gerçek zamanlı olarak ölçülebildiğinden de bahseden Refik, YouTube’un en aktif kullanıcılarının 18-34 yaş arası kullanıcılardan oluştuğunu ve erişimlerinin çok güçlü olduğunu söyledi. Tüm yaş gruplarında en güçlü erişim ise %85 ile 18-24 yaş arası kullanıcılardan oşuşuyor.

 

IAB Türkiye’nin Ipsos Türkiye ile birlikte düzenlediği Dijital Reklamın Ekonomiye Katkısı Araştırması’nın sonuçları paylaşıldı.

Oturumda, IAB Türkiye’den Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mahmut Kurşun, Başkan Yardımcısı ve Eğitim Yürütme Kurulu Başkanı  Neslihan Olcay ve Ipsos Türkiye’den Selçuk Akbaş yer aldı.

IAB Türkiye’nin Dijital Reklamın Ekonomiye Katkısı Araştırması, IPSOS Genetik Algoritma yöntemiyle, GSYİH verileri, medya yatırımları, nüfus ve işsizlik ile modelleme yaparak, dijitalin, toplam ekonomiye doğrudan ve dolaylı etkisini hesaplanmış. Buna göre dijital reklam 2015’te ekonomide 27,5 milyar TL katkı sağladı ve 1,26 milyon kişilik istihdam yaratmış.

İnternet ve ilgili teknolojiler üzerinden gelişen iş kollarını ve geleneksel iş yapma yöntemlerini dijitale dönüştüren kuruluşları içeren dijital ekonomi dünya ekonomisinin %22,5’ini oluşturuyor.

Rapor sonuçlarına göre, reklam ve pazar araştırmacılığı sektörü çalışan başına, ücretli çalışan nüfus ortalamasından 2,9 kat daha fazla gelir üretiyor. Sektörün milli gelire doğrudan katkısı ise 15,1 Milyar TL.

 

.
Ardından KızlarSoruyor oluşumunun kurucusu Tolga Tanrıseven’i dinledik. Tanrıseven; topluluk, içerik ve satınalma odaklı sunumunda salt içeriğe yüklenmenin günümüzde yeterli gelmediğini ve bundan hareketle kullanıcılarla bağ kurmak ve kullanıcıların da derdini anlatabilmelerine olanak sağlayan bir yapı kurduklarını belirtti. En büyük önceliklerinin topluluk olduğunu ve bu topluluğun ihtiyaçlarına yönelik içeriğin yaratıldığına dikkat çeken Tanrıseven, içerik yaratımı sonrası gelen kullanıcı etkileşimine dair Elidor ile yaptıkları çalışmanın verilerini paylaştı.

 


Ahmet Buğra Ferah moderatörlüğünde “Yeni nesil influencer pazarlama: Vloggerlar” paneli ile gün devam etti.

Vlogger Merve Özkaynak ve İdil Tatari ile YouTube yayına henüz yeni başlayan ancak hızla yükselen Blogger Rüya Büyüktetik oturumun konuşmacılarıydı. Bu işe nasıl başladıklarını, ivmeyi nasıl yakaladıklarını ve nasıl bir ekiple çalıştıklarını anlatan katılımcılar deneyimlerinden hareketle yeni başlayacaklar için de bir yol haritası aktardı.

.

Webrazzi Dijital 2017, dijital alanda çalışmalar yürüten girişimlere de yer verdi.

.

Markalarla sosyal medya fenomenlerini bir araya getiren ViralKing’i Kemal Alpaydın’dan dinledik.
.

İçerik yayını, Sosyal CRM, dinleme, raporlama ve rakip analizi konularında sosyal medya yönetimini kolaylaştıran SaaS çözümü A6Social’ı Hasan Toprakkaya’dan dinledik.

.

Müşteriler ve şirketlerin iletişimi için geliştirilen mobil mesajlaşma uygulamsı SOR’un’u Oğuzhan Başeğmez’den dinledik.
.

Mobil müşteri iletişim platformu Pisano’yu Emir Bostan’dan dinledik.
.

Markaların deneme boyu ürünlerini kullanıcı ile buluşturan ve marka – kullanıcı arasında geribildirim olanağı sunan platform  Denebunu’yu Duygu Akbudak’tan dinledik.
.

Kullanıcı davranışlarını ve e-ticaret sitelerinde ürün özelliklerini gerçek zamanlı olarak takip eden, elde ettiği verileri anlamlandırarak analiz etme olanağı sunan platform Segmentify’ı Murat Soysal’dan dinledik.

.
.

Arda Kutsal Moderatörlüğünde gerçekleşen Kullanıcıyla Etkileşim ve Viral İçerik oturumunda Atilla Yurtseven ve Ersan Özer yer aldı.

 

Hedef Kitleyle Etkileşimin En Yeni Kanalı: Facebook Messenger Bot Devrimi oturumu Derya Özkaya Matraş, Cansu İncekara ve Rıfat Oğuz’un katılımıyla gerçekleşti.
Sinemia Kurucusu Rıfat Oğuz “Sinemia Uygulaması içerisinde Messenger Bot’tan attığımız içerikler çok daha fazla ilgi görüyor ve geri dönüşü daha fazla” dedi.

.

 

Konferansın son konuşmacısı 4129Grey CEO’su Alemşah ÖztürkAttention Hacking” başlıklı sunumunda, günümüzün dijital dünyasında çok fazla mesaja maruz kaldığımızı, tıklanma oranlarının çok düşük olduğunu ve markalara sadakat göstermediğimizi söyledi ve bize sorduğu sorular eşliğinde konuyla ilgili güncel verileri paylaştı. Sunumun özet metnini aşağıda bulabilirsiniz.
Milenyum kuşağı bireyleri 19 yaşına gelene dek 25 Milyon adet marka mesajına maruz kalıyor. Sonra diyoruz ki bu adamı ikna etmek neden zor. Gün içerisinde almamız gereken karar sayısı ortalama 35 bin. Sadece yemek yemekle ilgili gün içinde 226 karar alıyoruz. Düşünün bu kadar marka mesajı görmüşsünüz ve bu kadar karar almışsınız, çok meşgul bir insansınız. Kafanız ve dikkatiniz zaten çok dağınık.

Seçenekleri dörtte bir oranında düşürürseniz satışlarınız 10 katına çıkıyor. Çok fazla karar alıyoruz, çok fazla seçenek var ve çok fazla marka mesajına maruz kalıyoruz. O yüzden hepimizin dikkati zaten çok dağınık.

Markaların yıl içindeki satışlarının sadık müşteri tarafından satınalma oranı %20, markaların tipik müşterileri ise yıl içinde ortalama 2 defa bu markadan alışveriş yapıyor. Cironuzun %80’ini oluşturan bu kullanıcılar yılda sadece iki defa sizden alışveriş yapıyor ve sadık değiller, markanızı önemsemiyorlar. Müşterilerin dikkati dağınık, çok fazla karar alıyorlar ve bu yüzden sizi umursamıyorlar.

Dijital pazarlamada genel olarak yapılan bir hata var. Fan sayfası üyeleri yani sadık müşteriye hedefleme yapılıyor. Sadık müşteri zaten satın alıyor ve satınalma söz konusu ise onları hedeflemenin ve etkileşimi onlar üzerinden yapmanın bir anlamı yok.

Twitter’da 10.000 kişiye reklam gösterdiğinizde bunun tıklanma oranı %3. Yani 10.000 kişiye gösterim yaptığınızda bunun %3’ü geri dönüş sağlıyor. Reklam tıklamalarını gerçekleştiren gerçek insan tıklaması ise %30 oranında kalıyor. Günümüzde web sitelerinin genel olarak trafiğinin %60’ı non human. Bu oranın %20’si kötü amaçlı trafik. Böyle bir dünyada reklam yaptığınızda gerçekler bunlar. Bunu değiştirmek için tek yapabileceğiniz yaratıcılığınızı kullanmak. Yaratıcılık bu yüzden çok önemli. Markayla ilgilenmeyen, daha önce satın almamış veya uzun zamandır satın almamış kitlenin dikkatini çekmelisiniz, iz bırakmalı – kendinizi hatırlatmalı ve umut etmelisiniz.

İyi fikir, iyi hikaye anlatımı ve iyi bir duygu verirsen yöntemin çalışır. En iyi reklam telefondan kafamızı kaldırtandır. Reklam sırasında kanal değiştirme oranı azalmış çünkü insanlar o sırada telefonla ilgili. Tüm bunlar reklamın tanımını değiştirdi. Bu sebeple mobil reklamın geleceğini etkiliyor.

.

Yazım hoşunuza gittiyse Webrazzi E-Ticaret konferansı notlarımı da okumanızı öneririm.

Webrazzi E-Ticaret 2017’nin Ardından

 

Konferansa ait anlık bildirimleri #Dijital17 etiketi üzerinden gerçekleştirdik. İzlemeyi düşünürseniz Webrazzi Dijital 17’nin videosu aşağıda.

 

Fayda görmeniz dileğiyle.

  2Yorum

  1. gabile mobil   •  

    dijital pazarlama olayını biraz daha farklı bir boyuta taşıyacak fikirler ve projeler gerekli, mesela en önemlisi kullanıcı beklentilerinin kayıt altına alınması olabilir. bunada bankaların ve kredi kartarınıın harcamalarını elde ederek yapabilirler. Örnek Ayşe sürekli X marka telefon aksesuarı alıyor bu datalar ileride çok önem kazanıcak

  2. anne hadi   •  

    anne hadi ekibi olarak bizler de o havayı solumak isteyenlerdik bir dahaki sefere artık..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir